Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Adananın Tarihi Mekanları-Adana Tarihi Mekan Resimleri-Adana'nın Tarihi Fotoğrafları

  1. #1
    AdministratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Adananın Tarihi Mekanları-Adana Tarihi Mekan Resimleri-Adana'nın Tarihi Fotoğrafları

    Sponsorlu Bağlantı

    Adana Tarihi Mekan Resimleri, Adana Efsaneleri

    YILAN KALE


    Misis yol ayrımından sonra Ceyhan yönüne doğru devam ederken, 8. km’de , doğu yönünde Yılan kalesini göreceksiniz. 12. km’de sağa ayrılan yola girip 3 km. daha devam edildiğinde kalenin altına kadar geliniyor.

    Kalenin antik adı bilinmiyor. 11. yüzyılda yapılmış bir Haçlı kalesi olduğu tahmin ediliyor. Evliya Çelebi, Ramazanoğulları kaleyi zaptettiklerinde, kale içindeki Ermeni papazlarının yılan sokmasından helak olduklarının, kalede boynuzlu ve ensesi tüylü yılanların da görüldüğünün söylendiğini anlatır.

    Bu söylence şimdi de devam etmekte. Çevre sakinleri, kaleye çıkanlara yılan öyküleri anlatmakta.

    Çevreye hakim bir tepe üzerindeki kalenin 8 burcu var. Kilisesi ve sarnıcı bulunan kaleye güney giriş kapısından giriliyor ve taş basamaklı merdivenlerle çıkılıyor. Kaleden Ceyhan ovasına hakim ve çok geniş bir alana kapsayan manzara, kaleye tırmanıştaki yorgunluğunuzu alıp götürecek.

    Dik kaya ve patika yoldan kaleye tırmanış yarım saat sürüyor. Kale eteğinde bulunan Yılankale Turistik Tesisleri’nden istenirse rehber alınabiliyor.




  2. #2
    AdministratoR

    Icon2 Cevap: Adananın Tarihi Mekanları-Adana Tarihi Mekan Resimleri-Adana'nın Tarihi Fotoğr

    Şahmaran Efsanesi

    Çukurova efsanelerinden birisi de Şahmaran Efsanesi’dir. Adana’da halk arasında Misis yılana, Ceyhan Yel’le, Adana Sel’le gidecektir, diye bir söylenti vardır. Adana-Ceyhan arasındaki Yılan Kale’nin adı Şahmaran Efsanesi’ne karışmıştır.

    Söylentiye göre Yılan Kale’de çok yılan yaşarmış. Yılanlar sütle beslenirmiş. Günün birinde sütsüz kalacaklar ve kaleden çıkıp Misis’e inerek orada yaşayanları sokacaklarmış.

    Diğer bir söylentiye göre; çevrede yaşayan beylerden biri çaresiz bir derde tutulmuş. Yapılan ilaçlar hiç fayda vermez olmuş. Bir doktor, Beyi iyi edecek şeyin yılanların padişahı Şahmaran’ın gözleri olduğunu söylemiş. Ama kimse Şahmaran’ı bulamamış. Yılanlar padişahı insanoğullarından birine büyük bir iyilikte bulunarak onu yılanların sokup öldürmesinden kurtarmış işte bu insanoğlu Şahmran’ın saklandığı yeri biliyormuş. Bu insanoğlu beyin vereceği ödülü kazanmak için Şahmaran’ı yakalamaya karar vermiş. İnsanlar arasında Şahmaran’ın saklandığı yeri bilen tek kişi o imiş. Bu arada Şahmaran çok güzel bir kıza aşık olmuş. Bu kızı daha iyi görebilmek için kızın gittiği hamamın tepesine çıkmış ve oradan kayıp hamamın ortasına düşmüş. İşte onu takip eden ve onu bilen insanoğlu Şahmaran’ı bu hamamda öldürüp, gözlerini götürmüş. Gözleri yiyen bey iyi olmuş

  3. #3
    AdministratoR

    Standart Cevap: Adananın Tarihi Mekanları-Adana Tarihi Mekan Resimleri-Adana'nın Tarihi Fotoğr

    ANAVARZA KALESİ (Anazarbus)

    Anavarza Efsanesi

    Çukurova’nın kuzeydoğusunda, Savrun suyunun Ceyhan Irmağı’na kavuştuğu yerin yakınında bir kale vardır. Adına “ Anavarza Kalesi” derler. Ceyhan’dan Kadirli’ye giderken, Anavarza Kalesi sağda, ovadan bitercesine birden bire yükselir. Kale yalçın bir kaya üzerindedir. Şehir kalenin eteklerine kurulmuştur. Bugün şehir ve kale kalıntısı halen ayakta durmaktadır. Bu tarihi kalıntının güzel bir efsanesi vardır.

    “ Vaktiyle Anavarza yiğit insanların, güzel kızların yaşadığı büyük bir şehirmiş. Kent ve kale dıştan gelecek her tehlikeye karşı koyabilecek durumdaymış. O zamanlarda şehirde yaşayan taş ustaları taştan oymalarla evleri, meydanları süsler, insana şaşkınlık verecek hayranlık uyandıracak eserleri yaratırlarmış.

    Gündüzleri halk, kentten çıkar, tarlada bayırda işini görür, akşam olduğunda kente geri dönermiş. Kentin dışı derin hendeklerle ve yüksek duvarlarla çevriliymiş. Kentin kapısındaki asma köprüden başka içeri girilebilecek hiçbir yer yokmuş.

    Halk bu güzel kentte huzur içinde yaşarmış. Akşamları her ev kahkahayla dolarmış, ağıtlar şarkı diye söylenirmiş. Halk mutluymuş, tabii ki kentin kralı da mutluymuş, günler böyle gelir geçermiş.

    Anavarza Kralı’nın (Aya sen doğma, ben doğayım) diyen dünya güzeli bir kızı varmış. Bu kız akıllı mı akıllı, güzel mi güzelmiş. Gel gör ki, günlerden bir gün işte bu kız yüzünden kentin huzuru kaçmış, Kralın o gülen yüzü kararmış, kaşları çatılmış.

    Bir gün Sis Kralı’nın elçisi, Anavarza Kralı’na gelmiş.

    - Ulu Sis Kralı adına yüce Anavarza Kralına saygılarımı sunarım, demiş.
    Kral :
    - Söyle bakalım ne diler kralın bizden? Deyince de elçi :
    - Kralım kızınızı oğluna ister.
    - Yaa, öyle mi?
    - Evet yüce kralım.
    - Ya isteğini kabul etmezsem?
    - Ulu Kralım bunu da düşünmüştür. Kızınızı oğluna vermezseniz, Krallığınıza savaş açacağını bildirmekle görevli bulunuyorum.
    - Savaş diler demek?
    - Hayır … Ama …
    - Sis Kralına söyle, bu işi düşünmemiz gerekir.

    Anavarza Kralı işte böyle demiş.

    Dert geldi mi üst üste gelirmiş. Sis Kralı’nın elçisi gidince bu defa Misis Kralı’nın elçisi kapıya dayanmış. O da Misis Kralı’nın oğluna istemeye gelmiş. O da aynı istek ve tehditler de bulunmuş.

    Anavarza Kralı, çok halim selim, iyi yürekli bir insanmış. Ne yapacağına karar verememiş, dalmış kara düşüncelere. Durum çok çetin. Kızını bu krallardan hangisinin oğluna verse diğeri yine kendi halkına savaş açacak. Belki de ülkesi elden gidecek. Hiçbirine vermezse bu defa iki ülke halkı ile savaşmak zorunda kalınacak diye düşünüp durmuş.

    Kız babasının haline çok üzülmüş yüerğinden vurulmuş, babasına :

    - Olur mu Kral babam. Ben senin kızın değil miyim? Bana derdini niçin açmazsın? Diye kahırlanmış.

    Kral :

    - Kızım, güvercen topuklu yavrum demiş. Çok haklısın. Bilmem ki ne etsem. Sis Kralı elçi göndermiş, oğluna seni ister. Misis Kralı da elçi göndermiş. O da oğluna seni ister. Vermezsem, savaş açılacak, hangisine peki desem yine olacağı bu. Ne yapmalı bilemedim demiş.

    Kız gülmüş :

    - Ondan kolay ne var?
    - Şeytan bile çözemez bu düğümü kızım, demiş Kral.

    Kız :

    - Hayır Kral babam; bundan kolay bir şey yok. Dersen ki onlara, ben kızımı veririm, veririm ama, bir koşulum var. Anavarza’nın suyu az. Buraya bol suyu ilk önce kim getirirse, onun oğluna veririm kızımı. Onlara böyle söyleyin siz. Gerisine karışmayın.
    - Bak işte, bunu hiç düşünmemiştim. O zaman savaşsız çözeriz bu işi.
    - Elbette babacığım. Halkımız rahat, huzur içinde yaşıyor. Onların benim yüzümden acılara katlanmalarını, ölmlerini istemem hiç, demiş.

    Böylece aradan günler geçmiş her iki kralın elçileri, Anvarza Kralı’nın kararını öğrenmek üzere Anavarza’ya gelmişler. Kral onlara kızının öğrettiğini söylemiş.

    - Anavarza’ya bol suyu ilk getirenin oğluna kızımı vereceğim. Kararımı krallarınıza böyle iletiniz.

    Elçiler bu kararı hemen kendi krallarına iletmişler.

    Bunun üzerine, Sis Kralı yukardan, Misis Kralı aşağıdan başlamışlar su yolunu yapmaya, Sis Kralı su yolunu yontma taşlardan, çok güzel, sağlam biçimde yaptırmaya uğraşırmış. Bu yüzden işi geciktirmiş. Misis Kralı da ker****ten yaparmış su yolunu. Bu yüzden Misislilerin su yolu görünmüş. Sislilerden bir haber yok. Misilsilerin su yolunun kente yaklaşmakta olduğunu gören kızı almış bir üzüntü. Meğer içten içe yiğitliğini duyduğu Sis Kralı’nın oğlunu seviyormuş. Ona adamlar göndermiş ve :

    - İyiye kötüye bakma. Elini çabuk tut, demiş.

    Ama taş yol bu. Peynir değil ki doğrana, çamur değil ki sıvana. Sonunda Misislilerin yolu bitmiş. Sı gelmiş kentin kapısına dayanmış. Dayanmış dayanmasına ama, kız buna dayanamamış. Kaldırmış kendisini kayalıklardan aşağı atmış.

    Derler ki, Anavarza o günden sonra bir daha şenlik nedir bilmemiş. Kentin evlerinden neşe dolu kahkahalar yükselmemiş.

  4. #4
    AdministratoR

    Standart Cevap: Adananın Tarihi Mekanları-Adana Tarihi Mekan Resimleri-Adana'nın Tarihi Fotoğr

    ADANA TAŞ KÖPRÜ


  5. #5
    AdministratoR

    Yeni Cevap: Adananın Tarihi Mekanları-Adana Tarihi Mekan Resimleri-Adana'nın Tarihi Fotoğr

    BÜYÜKSAAT KULESİ :

    Vali Abidin Paşa tarafından 1881 yılında yaptırılmıştır. Tamamı kesme taştan olan kule 32 metre yüksekliğindedir.

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Adananın Tarihi Mekanları-Adana Tarihi Mekan Resimleri-Adana'nın Tarihi Fotoğrafları


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.02.11, 17:38
  2. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 12.06.09, 23:12
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.04.09, 00:37
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.03.09, 17:10
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.03.09, 02:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.