Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 1/4 123 ... SonSon
39 sonuçtan 1 ile 10 arası
Like Tree3Likes

Konu: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

  1. #1
    Mavi Admin
    Sponsorlu Bağlantı

    Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Sponsorlu Bağlantı

    Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi


    23 ncü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sayın Hüseyin KIVRIKOĞLU'nun
    ATATÜRK ve Kurtuluş Savaşı Müzesi Açılış Mesajı

    20 nci yüzyılın ilk çeyreği Türk ulusu için tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar önemli bir varoluş mücadelesine sahne olmuştur. Bu dönem içinde Türk ulusu, düşmanları ve onların ülke içindeki işbirlikçileri tarafından yok edilmeye çalışılmış, çeşitli entrika ve bahanelerle Türk yurdu işgal edilmiştir.

    Büyük Türk milletinin bu en büyük varoluş mücadelesinin mimarı Ulu Önder, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, yıllardır devam eden savaşlarda bütün kaynakları harcanmış ve yetişmiş insan gücünü kaybetmiş bir imparatorluğun yıkıntılarından kahraman bir ordu-millet çıkarmayı yeniden başararak, Anadolu'daki yüzlerce yıllık Türk varlığına kastedenleri tarihe gömmüş ve çağdaş bir devlet kurabilmiştir. Türk tarihinde bir dönüm noktası olan bu mücadele, Türk ulusunun kudret ve kahramanlığını altın harflerle tarihe bir kere daha geçiren muazzam bir eserdir.

    Kurtuluş Savaşı ve kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti devleti, Türk milletinin hürriyet ve istiklal mücadelesinin ölümsüz bir abidesidir. Bu mücadele ile eşsiz Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün yaktığı özgürlük ateşi, yalnızca Türklerin değil dünyadaki ezilmiş bütün ulusların da hürriyet meşalesi olmuştur. Bunun en canlı kanıtlarından biri, her yıl Anıtkabir'i ziyaret eden onbinlerce yabancıdır.

    Türk milletini yok etmeye ve Türk vatanını istilaya kalkışan düşmana karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen emsalsiz mücadele ve kahramanlık asil Türk milleti tarafından daima şükran ve minnetle anılacaktır. Bu bağlamda, Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'nın ve onun ulu önderinin bu eşsiz mücadelesinin gelecek nesillere ve bütün dünyaya anlatılması herkese düşen çok önemli bir görevdir. Böyle yüce bir amaç için uzun ve yorucu çalışmalar sonucu oluşturulan "Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi"nin, Türkiye'nin kalbi olan Amtkabir' de tesis edilmesi son derece anlamlı ve yerindedir.

    Asil Türk milletinin tarihine verdiği değerin bir göstergesi olan bu müzenin; Türk ulusunun, Büyük Atatürk önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nda verdiği zorlu mücadelesini nesilden nesile aktarmada çok önemli yararı olacaktır. Bu müze ile, Atatürk'ün yıllar önce yaktığı medeniyet meşalesinin ışığı bütün dünyaya daha güçlü olarak yayılacaktır. Bu müzenin tesis ve işletilmesi için emeği geçenleri en içten dileklerimle kutluyorum.



    RedBuLL likes this.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!



  2. #2
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Müze Hakkında



    Anıtkabir'de Atatürk'ün mozolesinin bulunduğu şeref salonunun altında bulunan 3 bin metrekarelik sütunlu alanda kurulan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, özellikle farklı sergileme teknikleri ile Çanakkale, Sakarya, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Muharebeleri'ni, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarını ve Atatürk dönemini çarpıcı biçimde sunuyor.

    Tören alanından Anıt bloğuna doğru bakıldığında, sağda yer alan Misak-ı Millî Kulesi'nin kapısından girilen müze, dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Atatürk'ün özel eşyaları sergilenmekte; ikinci bölümde panorama ve yağlı boya tablolarla Çanakkale Muharebeleri ile Kurtuluş Savaşı; üçüncü bölümde ayrı ayrı tonozlarda Millî Mücadele ve devrimler anlatılmaktadır. Dördüncü bölümde ise Atatürk'e ait kitaplar ile bu kitapları okurken altını çizip notlar aldığı kısımlardan örnekler sergilenmektedir.

    Misak-ı Millî ve İnkılap kuleleri arasındaki ilk bölümde bulunan ve Atatürk'ün özel eşyalarının sergilendiği Atatürk Müzesi, yeni sergileme teknikleriyle düzenlenerek ve diğer bölümlerle birleştirilerek, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi adını almıştır. İlk olarak 21 Haziran 1960 tarihinde açılan bu bölümde Atatürk'ün kullandığı eşyalar ile kendisine yabancı devlet adamları tarafından hediye edilen eşyalar sergilenmektedir. Müzede Atatürk'ün manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen'in müzeye hediye ettikleri Atatürk'e ait eşyalar da bulunmaktadır.
    RedBuLL likes this.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  3. #3
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Müzenin üçüncü bölümü, Panorama Bölümünü çevreleyen koridordaki 18 tonozda yer alan tematik sergi alanlarından oluşmaktadır. 1919-1938 yılları arasında, Atatürk dönemine ilişkin olayların anlatıldığı Tonozlu Galeriler, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi'ne farklı bir atmosfer kazandırmaktadır. Mozolenin bulunduğu şeref salonunu ayakta tutan sütunlu salon ile Anıtkabir'in temel duvarları arasında kalan koridorda yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları'ndan ebediyete intikal edenlerin defnedilmesi amacıyla inşaa edilen, ancak kullanılmayan tonozlu odacıklardaki vitrin düzenlemelerinde Kurtuluş Savaşı ve Atatürk Devrimleri'ne ilişkin 3 bin kadar fotoğraf ile bunların Türkçe ve İngilizce açıklamalarına yer verilmektedir. Değerli sanatçılar tarafından hazırlanmış rölyefler de tonozlu galerilerin görselliğini güçlendirmektedir. Ayrıca tonozlu galerilerin bulunduğu koridor boyunca Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında büyük hizmetleri görülen asker-sivil 20 kahramanın büstü ve kısa özgeçmişleri de yer almaktadır.


    Müzenin dördüncü bölümü olan Atatürk Özel Kitaplığı modern müzecilik anlayışına uygun olarak 11 Haziran 2005 yılında yeniden düzenlenmiş ve böylece kitaplar daha özenli bir şekilde koruma altına alınmıştır. “Düşünce Adamı Atatürk” fikrinden ilham alınarak düzenlenen bölümde yerli ve yabancı ziyaretçilerimizin “Atatürkçü Düşünce Sistemi”nin ne olduğu ve bundan ne anlaşılması gerektiği hakkında bilgilenmeleri hedeflenmiştir. 26 Ağustos 2002 tarihinde açılan Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde Atatürk’ün askeri dehası vurgulanırken, burada ise Atatürk’ün “düşünce adamı” yönü vurgulanmaktadır.

    Bu bölümde Atatürk'ün kendisine ait özel kitapları bulunmaktadır. 3123 adet olup, 26 konu başlığı altında toplanarak vitrinlerde sergilenmektedir.

    Kitapların dillere göre dağılımına bakıldığında ağırlıklı olarak Türkçe ve Fransızca olduğu görülür. Bunun yanında İngilizce, Romence, Yunanca ve Latince kitaplar da bulunmaktadır. Konu bazında değerlendirildiğinde ise ilk sırayı tarih, ikinci sırayı ise dil ve edebiyat almaktadır.


    Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, başta Büyük Önder Atatürk olmak üzere, şanlı Türk tarihinin en büyük olayı olan Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu için çaba sarf etmiş değerli insanların aziz hatırasına adanmıştır.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  4. #4
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    SAVAŞ PANAROMALARI - ÇANAKKALE SAVAŞI (1915)


    Osmanlı devleti Ekim 1914 sonunda, Almanya'nın yanında Birinci Dünya Savaşı'na girdi. İngiltere ve Fransa, daha savaşın başında Osmanlı Devleti'ni kalbinden vurmak ve müttefikleri Rusya ile bağlantı sağlayabilmek için İstanbul'u düşürmeye karar verdiler.

    Bunun için Çanakkale Boğazı'nı zorla geçmek gerekiyordu. Bu amaçla önce bir Birleşik Donanma kuruldu. Boğaz'ın girişindeki ve orta kısmına kadarki tabyalar 35 kez bombalandıktan sonra, Birleşik Donanma 18 Mart 1915 sabahı harekete geçti. 22 zırhlı ve kruvazör, birçok yardımcı savaş ve mayın tarama gemisi Çanakkale Boğazı'na girdi. Güçlü savaş gemileri ile sayıca yetersiz Türk tabyalan arasında benzeri olmayan cehennemî bir savaş başladı. Yedi saat süren savaşta, üç büyük savaş gemisi, üç torpidobot batacak, üç savaş gemisi ağır yara alacaktı. Birleşik Donanma, kuvvetinin üçte birini yitirmişti. Donanma Komutanı geri çekilme emrini verdi. Boğaz'ın yalnız donanma ile geçilemeyeceğini anlayan İngiltere ve Fransa, kara ve deniz kuvvetlerinin birlikte kullanılmasını kararlaştırdılar.



    Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar'da yaptığı başarılı savunma muharebeleriyle
    savaşın kaderini değiştiren Kur. Alb. Mustafa Kemal Çanakkale'de siperde (1915).
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  5. #5
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Bunun için çok büyük bir hazırlığa girişiIdi. Dört bir yandan getirilen gemiler, silahlar ve askerler, Çanakkale Boğazı' nın karşısındaki adalarda toplanmaya başladı. 24 Nisan 1915 gecesi, 308 savaş ve nakliye gemisi, çıkarma aracı ve yetmiş beş bin asker, Gelibolu yarımadasının bir hamlede ele geçirilip İstanbul yolunun açılması için Çanakkale Boğazı'na doğru yola çıktı. Donanma, 25 Nisan 1915 günü sabaha karşı çıkarma yapılacak yerleri çok yoğun bir ateş altına aldı.


    Gelibolu Yarımadası sahilinde İngiliz çıkarma birlikleri ve savaş gemileri

    Artık canlı kimsenin kalmadığına inanılınca, Gelibolu yanmadasının çeşitli yerlerine ve şaşırtmaca için de Anadolu yakasına çıkarma başladı. Kıyılardaki küçük birlikler barınaklarından çıktılar ve güçlü düşmanın karşısına dikildiler. Ölümüne direndiler. Tarihin kaydettiği en kanlı boğuşma başlamıştı.

    Gelibolu yarımadasının güneyinde yalnız bir tümen vardı. Bu tümenin küçük birlikleri düşmanı durdurmak için kahramanca dövüşüyorlardı. Ama düşman dalga dalga kıyıya çıkıyor ve her an çoğalıyordu. Bu tümenin gerisinde ise, Yarbay Mustafa Kemal'in 19. Tümeni bulunuyordu. Ama bu tümen ordu ihtiyatı idi. Asıl çıkarma bölgesinin Saros körfezi olacağı önyargısı içindeki Ordu Komutanı, çıkarma başlayınca, bir talimat bırakmadan, kuzeye, Saros' a gitmişti.


    Çanakkale'de bir uçaksavar topu, düşman uçaklarını avlamak üzere gözetlemede (1915).

    Oysa Arıburnu'na çıkan Anzac Kolordusu, küçük birlikleri ezerek, iterek, adım adım yarımadanın ortasındaki çevreye egemen tepeler kitlesine ilerlemekteydi. Burayı ele geçirdiği takdirde, belki de savaşın sona ermesini sağlayabilirdi. Bu an, Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih sahnesine çıktığı andır. Emir ve izin almadan ve duraksamadan, önce bir alayını, sonra da tümenini harekete geçirdi. Anzac Kolordusu durduruldu ve kıyıya kadar sürüldü. Tehlikeyi fark eden donanmanın çılgınca ateşi yardımına yetişmeseydi, denize dökülecekti. Savaş bitene kadar dar bir kıyı şeridine yapışıp kalacaklardır.
    RedBuLL likes this.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  6. #6
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Düşman yarımadanın güney burnuna da üç tümen çıkarmıştı ama bunlar da ilerleyemediler. Türk askeri aynı özveriyi ve savaş yeteneğini bu kesimde de gösterdi. Gelibolu yarımadasında karşılıklı yüz binlerce asker aylar boyunca kıyasıya savaştılar. Bazı kesimlerde siperlerin arası 15-20 metre kadardı. Herkes ölümle yüzyüzeydi. İngilizler bu çıkmazdan kurtulmak amacıyla büyük bir taarruz hazırlığına giriştiler. Anzac Kolordusu yirmi beş bin kişiyle takviye edildi, Arıburnu'nun kuzeyindeki Suvla koyuna dolgun bir kolordu çıkarıldı. Yeni kolordu ile Anzac Kolordusu, savaşı sona erdirmek amacıyla, iki koldan, çevreye egemen tepeler kitlesine ilerleyerek o kesimi ele geçireceklerdi.



    18 Mart 1915 Çanakkale deniz savaşlarında 215 okkalık (275 kg) top mermisini sırtında taşıyan Edremit-Havranlı Mehmet oğlu Seyit Onbaşı.



    18 Mart 1915 günü yapılan deniz muharebelerinden bir görünüş

    6 Ağustos'ta (1915) taarruz başladı ve hızla gelişti. Ama bu kez de karşılarında Albay Mustafa Kemal'i bulacaklardı. Bu kesim komutanının kararsızlığı dolayısıyla yerine Mustafa Kemal getirilmişti. 9 Ağustos gece yarısı görevi devraldı ve 10 Ağustos sabahı birliklerini karşı taarruza kaldırdı. Düşman aynı gün ezildi ve Suvla koyunun kıyısına kadar kovalandı.

    Ertesi günü de egemen tepeler kitlesinin bir bölümünü işgal etmiş olan Anzac Kolordusunu çıkış hattına kadar geri sürdü. İngilizler bütün ihtiyatlarını karaya çıkarıp talihlerini 21 Ağustos'ta bir daha denediler. Bu, asker sayısı bakımından Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. Ama Alb. Mustafa Kemal'in komutası altındaki Anafartalar Grubu bu taarruzu da şiddetle kıracak, düşman büyük kayba uğrayacaktır. Bu yenilgi İngilizler için sonun başlangıcı oldu. Aralık 1915 sonunda ve Ocak 1916 başında Gelibolu'yu boşalttılar.



    Yaralı Türk askerine yemek yediren Kızılay hemşiresi

    Çanakkale Savaşı ile ilgili İngiliz resmi harp tarihi Mustafa Kemal Atatürk için diyor ki:

    "Çanakkale Savaşları'nın kaderinde tek tayin edici rolü oynamış, Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir. Kısacası Gelibolu Savaşları, bütünüyle Mustafa Kemal'in üstün deha ve zekasıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır."
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  7. #7
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Çanakkale zaferinden 19 yıl sonra, Atatürk, dünyaya şu eşi olmayan barış, hoşgörü ve uygarlık mesajını verir: "Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükün içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz! Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

    Bu destanı yaratan bütün kahramanları derin bir saygı ile anıyoruz.



    Çanakkale geçilmez sözünün yaratıcısı Mehmetçikler ve komutanları siperde düşman taarruzunu kararlı bir yüz ifadesiyle bekliyorlar (1915).




    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  8. #8
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    SAVAŞ PANAROMALARI - SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ (1921)






    Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri'ndeki yenilgileri üzerine Yunan hükümeti, kuruluş halindeki yeni Türk ordusunu daha da güçlenmeden ezip dağıtmaya karar vermişti. Bu amaçla ordu mevcudunu 225.000 kişiye çıkarttı. Birliklerini yeni silah ve araçlarla donattı. Üç aylık bir hazırlıktan sonra Temmuz başında taarruza geçti.



    Sakarya'da savaşmak üzere cepheye ilerleyen bir topçu birliği. Sakarya Meydan Savaşı için piyadeler Ankara, Kastamonu, Karaman, ve Kayseri'de topçular Çankırı'da, süvariler Kırşehir'de yetiştirilmiştir.

    Türk cephesi, bir alay komutanının aymazlığı sonucu, Kütahya doğrultusunda yarılacaktır. Sonuçta Afyon, Kütahya ve Eskişehir elden çıkar. Ordu, savaşı daha elverişli bir alanda kabul etmek üzere Sakarya nehrinin doğusuna çekilir. Düşmana hiçbir birlik kaptırılmamıştı ama ordu, kaçaklar yüzünden yarı yarıya erimişti. Ordu, hızla takviye edilmeli, donatılmalı, savaş boyunca ihtiyaçları karşılanmalıydı. Oysa para yoktu, zaman da yoktu. Umut Mustafa Kemal Paşa' da idi.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  9. #9
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal Paşayı başkomutanlığa getirdi. Başkomutan ard arda 10 emir yayımlayarak halktan varlığının yaklaşık yüzde 40'ını orduya vermesini istedi. Eski gaziler de silah altına çağrıldı. Yılgınlık ve umutsuzluk yayılmadan sona erdi. Yerini Sakarya destanını yazacak olan ruh aldı. Gençler silah altına koştu. Halk, varlığını bu son ordunun ayaklarına serdi.



    Sakarya Meydan Muharebesi'nde Türk subay ve Mehmetçikleri, her karış vatan toprağını canları pahasına savundular. Sakarya'da savaşmak üzere cepheye ilerleyen bir topçu birliği.



    Sakarya Meydan Muharebesi'ni yöneten komutanlar Duatepede.


    Yunan ordusu 14 Ağustos günü üç koldan Sakarya'ya doğru yürüyüşe geçti. Yunan ordusunun planı Türk ordusunun batıya dönük cephesi karşısına bir tümen bırakıp bütün birliklerini Sakarya güneyinde toplamak, Türk cephesini yarmak ve sol kanadını kuşatmaktı. Böylece milli orduyu sona erdirmiş olacaklardı. General Papulas ve kurmay kurulu bu sonucu alacaklarına güveniyorlardı. 23 Ağustos (1921) Salı sabahı Sakarya Meydan Muharebesi başladı. Yunan ordusu bütün gücüyle taarruza geçti. Türk sol kanadını kuşatmak için sağ kanadını sürekli uzatıyordu ama karşısında daima o kanada kaydırılmış fedakar bir Türk birliğini buluyordu. Cephenin uzunluğu 100 kilometreyi bulmuştu. Mustafa Kemal Paşa ünlü emrini verdi. Bu yepyeni bir savunma anlayışıydı: "Savunma hattı yoktur, savunma alanı vardır. O alan bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." Kesin olarak gerekmedikçe bir küçük tepecik bile terk edilmeyecekti. Subaylar da Mehmetçikler gibi bir karış toprak için kanlarını dökecek canlarını feda edeceklerdi.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  10. #10
    Mavi Admin

    Cevap: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Bu alışılmamış ve özverili savunma düzeni karşısında Yunan ordusu hızla erimeye başladı. On binlerce kaybına karşı Yunan ordusu, cephe boyunca ortalama sadece on kilometre ilerleyebilmişti. Cephe gerisine sızan Türk süvarileri ikmal kollarını vurduğu için cephane, yiyecek ve benzin sıkıntısı da çekmeye başlamışlardı. Yunan karargâhındaki iyimserlik yerini giderek derin bir kaygıya bıraktı. Durum olgunlaşmış, taarruz sırası Türk ordusuna gelmiştir:



    Yunan ağır topçu birlikleri Eskişehir yakınlarında.

    10 Eylül 1921 Cumartesi günü sabahı Türk karşı taarruzu başlar.Sağ kanatta ilk hamlede Duatepe geri alınır ve süngü pırıltıları içinde al sancaklar göğe yükselir. Sol kanatta da süvari kolordusu kaçan düşman artçılarının peşine düşmüştür.



    Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa, Sakarya Meydan Muharebesi'nde
    Yunan birliklerinden ele geçirilen topları incelerken karargah subaylarıyla birlikte.

    Yunan hükümeti ordunun geri çekilmesini onaylar. Oysa Yunan ordu karargahı Sakarya batısına geçmiştir bile. General Papulas, ordusunu, bütünüyle mahvolmadan savaşın dişlerinden kurtarıp geriye çekebilme telaşı içindedir. Yunan Genelkurmay Başkanı General Dusmanis durumu şöyle özetleyecektir: "Kaçmaktan başka bir karar verebilecek güçleri kalmamıştı." Yunan ordusu muharip kuvvetinin yarısını Sakarya'da bırakmış, taarruz gücünü yitirmiş bir şekilde bütünüyle Sakarya nehrinin batısına geçmişti.

    22 gün ve gece süren Sakarya Meydan Muharebesi sona ermiştir. 13 Eylül 1921 günü bir bildiriyle millete ve dünyaya Türk zaferi ilan edilmiştir.

    Ünlü tarihçi Toynbee diyor ki: "Bu savaş 20. yüzyılın en büyük savaşlarından biridir."

    Gazeteci Claire Price da şöyle diyor: "Batı 200 yıldan beri ihtiyar Osmanlı Devleti'ni parçalamaya çalışıyordu. Fakat Sakarya'da Türk'ün kendisiyle karşılaşmış ve ona dokunduğu anda da tarihin yönü değişmiştir. Tarih bu olayı devrimizin en büyük olaylarından biri olarak kaydedecektir."

    Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk tarihinde bir dönemeç niteliği kazanan bu büyük savaş ve görkemli zaferden sonra Başkomutan Mustafa Kemal Paşaya "mareşallik" rütbesi ve "gazi" sanı verdi. Bundan sonraki aşama emperyalizmin desteklediği son düşmanı da denize dökmekti. Bunun için 26 Ağustos 1922'ye kadar bir hazırlık yılı beklemek gerekecekti.

    Bu destanı yaratan bütün kahramanları derin bir saygı ile anıyoruz.



    Başkomutan Mustafa Kemal Duatepe'de Skarya Meydan Muharebesi'ni yönetirken
    (10 Eylül 1921)
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

+ Cevap Ver
Sayfa 1/4 123 ... SonSon
  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi
    By mavi_su in forum Atatürk Resimleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.05.12, 02:14
  2. Atatürk Ve Kurtuluş Savaşı Müzesi
    By mavi_su in forum Mustafa Kemal Atatürk
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.05.12, 18:33
  3. Kurtuluş Savaşı Müzesi Nerededir
    By lug in forum Ne Nerede ?
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.04.12, 15:25
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.03.11, 20:19
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.01.11, 20:50

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.