Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Besinler ve Ayıraçlar Karbonhidratlar,Yağlar,Proteinler,Vitaminler

  1. #1
    Senior Member
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Besinler ve Ayıraçlar Karbonhidratlar,Yağlar,Proteinler,Vitaminler

    Sponsorlu Bağlantı

    Besinler ve Ayıraçlar Karbonhidratlar,Yağlar,Proteinler,Vitaminler

    Bütün canlılar, canlılık faaliyetlerini sürdürebilmek için besin maddelerini kullanmak zorundadır. Dışarıdan alınan besin maddeleri, canlılık faaliyetleri için gerekli enerji üretiminde (ATP) kullanılır veya yapı taşlarına parçalanarak tekrar canlının yapısına uygun şekilde sentezlenirler. Sentezlenen bu yeni maddeler hücrenin yıpranan kısımlarının tamirinde veya yeni hücrelerin yapımında kullanılır.
    Yapılarına Göre Besinler
    Besin maddeleri kimyasal yapılarına göre başlıca ikiye ayrılır;
    1.Organik besin maddeleri; proteinler, yağlar, karbonhidratlar ve vitaminlerdir.
    2.inorganik besin maddeleri; su ve minerallerdir.
    Görevlerine Göre Besinler
    Besin maddeleri organizmalarda yaptıkları görevlere göre üç gruba ayrılır;
    1. Enerji Verici Besinler
    Enerji verici besinler hücresel solunuma katılarak enerji (ATP) eldesinde kullanılırlar. Bunlar; Karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerdir. Enerji verici besin maddeleri kendi aralarında değişik şekillerde sıralanabilir;
    1 gr Yağ: 9,45 K. kalori
    1 gr Protein: 4,30 K. kalori
    1 gr Karbonhidrat: 4,20 K. kalori enerji verir.
    Sağladıkları enerji miktarına göre;
    Yağlar, Proteinler, Karbonhidratlar
    Sindirim kolaylığı sırasına göre;
    Karbonhidratlar, Proteinler, Yağlar
    Solunumda kullanım sırasına göre;
    Karbonhidratlar, Yağlar, Proteinler
    2. Yapıcı – Onarıcı Besinler
    Canlının yıpranan kısımlarının tamirinde ve yeni hücre yapımında kullanılırlar. Bunlar; proteinler, yağlar, karbonhidratlar, mineraller ve sudur. Örneğin; Kalsiyum kemiğin yapısına katılır. Selüloz hücre çeperinin yapısına katılır. Bütün canlıların ana yapı maddesi proteinlerdir.
    3. Düzenleyici Besinler
    Hücredeki metabolik olayların düzenlenmesinde rol oynar. Bunlar; proteinler, vitaminler, mineraller ve su’dur. Örneğin; protein ve vitaminler enzimlerin yapısına katılarak hücredeki olayların düzenlenmesinde görev yaparlar.
    A. Karbonhidratlar
    Yapısında C, H, O elementleri bulunur. Solunumları sonucu CO2 ve H2O oluşur. Genel formülleri CnH2nOn dır.
    C Örnek: Glikoz:6H12O6
    Şeker sayılarına göre; monosakkaritler, disakkaritker ve polisakkaritler olmak üzere karbonhidratlar üçe ayrılır.
    a Monosakkaritler (Tek şekerliler):
    Karbonhidratların yapıtaşıdır. Sindirim enzimleri ile daha küçük yapıtaşına parçalanmazlar. Karbon sayılarına göre 2’ye ayrılır;
    Pentozlar (5C): Riboz ve Deoksiriboz şekerleridir. Yapıya katılır.
    Heksozlar (6C): Kapalı formülleri C6H12O6 dır. Solunumda kullanılırlar. Disakkarit ve polisakkaritlerin yapısına katılırlar.
    b Disakkaritler (Çift şekerliler):
    Kapalı formülleri C12H22O11 dir. İki monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesiyle oluşurlar. Bir molekül su açığa çıkar. Sindirilmeden hücre zarındaki porlardan geçemezler.
    Maltoz: İki glikoz, Sükroz: glikoz ve früktoz, Laktoz: glikoz ve galaktoz molekülünden oluşmuştur.
    c Polisakkaritler (Çok şekerliler):
    Glikoz1 + Glikoz2 + ... + Glikozn Polisakkarit + (n–1) H2O
    Sindirilmeden porlardan geçemezler. n tane glikoz birleşir. (n–1) tane glikozit bağı kurulur ve (n–1) tane su açığa çıkar.
    Nişasta: Bitkilerdeki glikozun depo şeklidir. Sadece bitki hücrelerinde bulunur. Suda az çözünür.
    Glikojen: Hayvansal hücrelerde, mantar ve bakterilerde bulunur. Suda çözünür. insanda karaciğer ve kaslarda depolanır.
    Selüloz: Sadece bitki hücre çeperinin yapısını oluşturur. Suda çözünmez. Otçul hayvanlar, termitler ve tohumla beslenen kuşlarla mutualist yaşayan bir hücreli canlılar selülozu sindirebilir. Bu sayede bu canlılar selülozdan yararlanabilir.
    Kitin: Eklembacaklıların çoğunluğunda, dış iskeletin yapısını oluşturur. Azotlu glikozlardan oluşmuştur.

    B. YAĞLAR
    C, H, O atomlarından oluşurlar. N ve P atomlarını da bulundurabilirler. Yağlar suda çözünmez veya çok az çözünür. Yağları alkol, eter, aseton, kloroform gibi çözücülerde çözünürler. Karbonhidratların ve proteinlerin fazlası vücutta yağ olarak depolanır.
    Yağların yapısındaki oksijen oranı şekerlerden azdır. C ve H sayısı fazla olduğu için solunumları sonucu fazla miktarda su ve enerji açığa çıkar. Bu özelliği adaptasyon olarak kullanan canlılar vardır. Göçmen kuşlar, kış uykusuna yatan canlılar ve çöl hayvanları vücut için gerekli su ve enerjiyi bu yolla sağlar.
    – Hücre zarının yapısına katılırlar.
    – Enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Yıkımı ve kullanımı uzun sürdüğünden hücrelerde, enerji kaynağı olarak karbonhidratlardan sonra tercih edilirler.
    – Deri altında depolanarak ısı kaybını engellerler.
    – İç organları *****ik etkilere karşı korur.
    – Bazı hormonların yapısına katılır. (Steroidler)
    Yağlar; yağ asitleri, nötral yağlar, fosfolipitler ve steroidler gibi çeşitleri vardır.
    Yağ asiteri: yağların yapıtaşıdır, sindirilemezler. Bazı çeşitleri hücre zarından geçemez.
    Bitkisel yağlar doymamış yağ asidi taşır. Bu tip yağ asitlerinin karbonlarından bazıları arasında ikili hidrojen bağı bulunur. Normal oda sıcaklığında sıvıdırlar. Bitkisel yağların yüksek sıcaklık ve basınçta hidrojenle doyurulmasıyla margarinler elde edilir.
    Hayvansal yağlar ise doymuş yağ asidi taşır. Bunlarda karbonlar arasında çift bağ olmadığı için tüm karbon atomları hidrojene doymuştur. Normal oda sıcaklığında katıdırlar.
    Nötral Yağ: Üç yağ asidinin bir gliserol ile birleşmesi sonucu nötral yağlar oluşur. Birleşen üç yağ asidi aynı veya farklı olabilir. Aralarındaki bağa ester bağı denir.
    Nötral yağlar: 1 gliserol + 3 yağ asidinin birleşmesi ile oluşur.
    Fosfolipid: Gliserolle birleşen üç yağ asidinden birinin yerine fosforik asit bağlanırsa fosfolipid oluşur. Fosfolipidler hücre zarının yapısında bulunur.
    Steroidler: bazı hormon ve vitaminlerin yapısına katılabilir. Ayrıca metabolizma olaylarında görev alabilir.

    C. PROTEİNLER
    Yapılarında C, H, O, N atomu bulunur. Bazıları S atomunuda taşıyabilirler. Yapı taşları amino asittir. Ribozomda DNA'nın kontrolünde sentezlenirler. Gerektiğinde enerji verici olarak da kullanılırlar Solunumda kullanıldıklarında CO2, H2O ve NH3 gibi artıklar oluşur. Organellerin ve hücre zarının yapısına katılırlar. Bazıları, enzim veya hormon olarak fonksiyonel görev alır.
    Canlılar tarafından protein sentezinde 20 çeşit amino asit kullanılabilmektedir. Bir amino asitin yapısında üç grup vardır. Bunlar;
    a. Karboksil grubu (COOH): Asidik özellik verir.
    b. Amino grubu (NH2): Bazik özellik verir.
    c. Radikal (değişken) grup: Amino asit çeşidine göre farklılık gösteren tek gruptur. Amino asitin kapalı formülü;
    Proteinlerin sentezinde bütün canlılarda 20 çeşit amino asit kullanılmasına rağmen canlıların sentezledikleri proteinler birbirinden farklıdır. Bu farklılıkta etkili olan faktörler şunlardır;
    – Amino asit sayısı
    – Amino asit dizilişi
    – Amino asit çeşidi
    Amino asitler peptit bağları ile birbirlerine bağlanır ve her bağ oluşurken bir molekül su açığa çıkar. Bu bir dehidrasyon olayıdır. Peptit bağı amino asitlerden birinin karboksil gurubu ile diğerinin amino gurubu arasında kurulur.
    Peptit bağı oluşumu:
    Protein sentezinde kullanılmak üzere vücudumuzda 20 çeşit amino asit vardır. 12 çeşidi vücudumuzda sentezlenir. Vücudumuzda sentezi olmayan dışarıdan aldığımız 8 çeşit amino asite temel (esansiyel) amino asit denir. Tüm insanların protein şifreleri farklıdır (Tek yumurta ikizleri hariç). Bu yüzden organ naklinde problem meydana gelmektedir.

    D. ViTAMiNLER
    Yapısında C, H, O, N, S ve P atomlarını bulundurabilir. Sindirilmeden hücrelere alınabilen organik besin maddeleridir. Çoğunluğu bitkiler tarafından sentezlenir. Hayvanlar ise hazır olarak alır. Enzimlerin yapısına katıldıkları için (koenzim), eksikliklerinde vücutta bazı anormallikler ortaya çıkar. Vitaminler solunuma katılmazlar bu yüzden enerji verici olarak kullanılamazlar. Vitaminler 2’ye ayrılır. Bunlar; yağda çözünen vitaminler ve suda çözünen vitaminler. A, D, E, K vitaminleri yağda çözünür ve fazlası depolanır. B ve C vitaminleri ise suda çözünür ve fazlası depolanmayıp dışarı atılır. Bu yüzden B ve C vitaminleri taze olarak alınmalıdır. Vitaminler günümüzde laboratuvarlarda sentetik olarak üretilebilmektedir.
    A ve D vitaminlerin öncül maddeleri dışarıdan alınarak vücudumuzda sentezlenir. A vitamini karaciğerde, D vitamini deri altında güneş ışığı etkisiyle sentezlenir.
    Bağırsağımızda yaşayan E. coli bakterileri B ve K vitaminlerini sentezler. Sentezlenen bu vitaminleri insanlar kullanabilir.

    E. MiNERALLER
    Suda erimiş olarak alınan inorganik besin maddeleridir. Mineraller, yapıya ve onarıma katılır. Ayrıca düzenleyici görevleri vardır. Diğer bazı önemli görevleri;
    – Bazı enzimlerin yapısına katılır. (Kofaktör)
    – Kemik ve diş yapısına katılır. (Ca, P)
    – Dokularda, hücrelerin osmotik basıncını ayarlar. (Na+, CI–)
    – Hemoglobin (Fe) ve Klorofil (Mg)’in yapısına katılırlar.
    – Sinir hücrelerinde impuls oluşumu ve iletimini (Na+, K+) sağlar.
    F. SU
    Suyu doğal olarak aldığımız gibi, besinlerden de alırız. Canlı hücrelerinde % 70–80 oranında su bulunur. Eğer % 15’in altında su bulunursa enzimler çalışamaz. Bal ve reçel bu yüzden bozulmaz. Vücudumuzda suyun bazı fonksiyonları şunlardır;
    – İyi bir çözücüdür. Bu yüzden sindirimde rol alır.
    – Besinlerin emilimi ve taşınmasında rol alır.
    – Terlemeyle vücut ısısını ayarlar.
    – Boşaltım artığını (NH3, üre, ürik asit) seyreltir.
    – Enzimlerin çalışması için gereklidir. (En az %15 olmalı)

    AYIRAÇLAR
    Maddeleri, asit ve bazları ayırabilmek için özel yöntem ve teknikler kullanılır. Biyolojide kullanılan ayıraçlar;
    1 İyot: Nişastanın ayıracıdır, mavi siyah (mor) renk verir.
    2 Benedikt ve fehling çözeltisi: Glikozun ayıracıdır, ayıraçla birlikte ısıtılınca tuğla kırmızısı renk oluşur.
    3 Nitrik asit: Proteinlerin ayıracıdır. Protein taşıyan çözelti bu ayıraçla birlikte ısıtılınca sarı renk oluşur.
    4 Biüret çözeltisi: Proteinlerin ayıracıdır. Menekşe renk verir.
    5 Eter: Yağları tespit etmede kullanılır.
    Yağ + Eter Kâğıt üzerine damlatılıyor Kâğıtta saydam görünüm
    6 Sudan lll: Yağların ayıracıdır. Pembe renk oluşur.
    7 Fenol kırmızısı: Ortamın asidik olup olmadığını belirleyebilmek için kullanılır. Asitlerle sarı renk verir.
    Fenol kırmızısı + CO2 Sarı renk
    8 Turnusol kâğıdı: Asit ve bazları ayırmada kullanılır. Asitlerle kırmızı, bazlarla mavi renge dönüşür.
    9 Kongo kırmızısı: Asit ve bazları ayırmada kullanılır. Asitlerle mavi, bazlarla kırmızı renge dönüşür.
    10 Kireç Suyu: Karbondioksit ayıracıdır.
    Kireç suyu + Nefes üfleme Bulanma ve CaCO3 oluşumu
    11 Bazlar: Ba(OH)2, Ca(OH)2, NaOH, KOH gibi bazlar O2’li solunum, fermantasyon deneylerinde CO2 tutucu olarak kullanılır.



  2. #2
    AdministratoR

    Standart Cevap: Besinler ve Ayıraçlar Karbonhidratlar,Yağlar,Proteinler,Vitaminler

    Enerji vericiler : Karbonhidrat, yağ, protein
    Enerji verimi : Yağ, protein, karbonhidrat
    Yapıcı-onarıcı : Protein, yağ, karbonhidrat
    Düzenleyiciler : Protein, vitamin, mineraller, su
    Açlık anında kullanım sırası : Karbonhidrat, yağ, protein
    Sindirim kolaylığı : Karbonhidrat, protein, yağ


    KARBONHİDRATLAR
    • C,H ve O 'den meydana gelmiştir.3 çeşittir.
    • İki önemli görevi vardır.1)Enerji kaynağı 2)Yapısal madde(Bitkilerde çeperin yapısına,bütün
    canlı hücrelerde de zarın yapısına katılarak görev yapar.ATP,DNA,RNA,NAD,NADP,FAD’ da bulunur.

    1) MONOSAKKARİTLER
    • Sindirime uğramazlar.
    • Yalnızca ototroflar tarafından sentezlenir.
    • İçerdikleri C sayısına göre 2'ye ayrılırlar.
    a) 5C'lu şekerler : Riboz, Deoksiriboz (Pentozlar)
    b) 6C'lu şekerler : Glikoz, Galaktoz, Fruktoz (Hegsozlar)
    • Monosakkaritlerin difüzyon hızları şöyledir. Galaktoz > Glikoz > Fruktoz
    • Riboz --> ATP ve RNA'da bulunur. Deoksiriboz --> DNA'da bulunur.
    • Glikoz --> Bal,üzüm ve incirde bol bulunur.Açlık ve koma anında kullanılır.
    • Fruktoz --> Bal ve olgun meyvelerde bol bulunur.(=meyve şekeri)
    • Galaktoz --> Süt ve süt ürünlerinde bol bulunur.(=süt şekeri).Tabiatta az bulunur. Hayvansal
    bir besin kaynağıdır.

    2) DİSAKKARİTLER
    • İki monosakkaritin birleşmesinden meydana gelir.
    • Glikoz + Glikoz = Maltoz (meyve şekeri)
    Glikoz + Fruktoz = Sakkaroz = Sükroz (Çay = Pancar şekeri)
    Glikoz + Galaktoz = Laktoz (süt şekeri)
    • Maltoz ve sükroz bitkilerden, laktoz da hayvanlardan ve insanlardan sağlanır.
    • Disakkaritler arasında glikozit bağı vardır.

    3) POLİSAKKARİTLER
    • Çok sayıda monosakkaritin birleşmesinden meydana gelir.
    • Glikoz + Glikoz + Glikoz +................................+ Glikoz = Nişasta
    Glikoz + Glikoz + Glikoz +................................+ Glikoz = Selüloz + (n-1) H2O
    Glikoz + Glikoz + Glikoz +................................+ Glikoz = Glikojen
    -----------------------------------------------------------------
    n tane
    • Son ürünlerin farklı olmasının sebebi glikozların bağlanma biçimleridir.

    A) Nişasta
    • Bitkilerde glikozun depo şeklidir.
    • Düz zincirlidir ve alfa glikozit bağı ile bağlanmışlardır.
    • Suda az çözünür.İyot ile maviye boyanır.
    • Nişasta,lökoplastta depolanır.Yumru ve tohumlarda daha çok depolanır.

    B) Glikojen
    • Hayvanlarda glikozun depo şeklidir.
    • Dallıdır ve alfa glikozit bağı ile bağlanmıştır.
    • Suda çözünür.İyot ile kahverengiye boyanır.
    • En fazla karaciğer ve kaslarda bulunur,depo edilir.

    C) Selüloz
    • Bitkilerde yapı maddesidir.Çeperin yapısına katılır.
    • Düzdür ve beta glikozit bağı ile bağlanmıştır.
    • Suda çözünmez
    • Geviş getirenlerde ve termitlerde sindirilir.

    YAĞLAR
    • C,H ve O'den meydana gelmiştir.Yapısındaki oksijen miktarı şekerlerdekinden azdır.
    • 3 Yağ asidi + Gliserol = Yağ + 3 H2O
    • Ester bağı ile bağlanırlar.
    • Yağlarda çeşitliliği yağ asitleri sağlar.
    • Suda çözünmezler.Organik çözücüde çözünürler.(Alkol,eter gibi)
    • Isı ve darbeye karşı koruyucudur.
    • Yağların enerji verimlerinin çok olmasının sebebi karbon sayılarının çok olmasındandır.
    • Yağların 2. dereceden enerji verici olarak kullanılmasının sebebi sindiriminin çok zor
    olmasındandır.
    • Karbonhidrat ve proteinlerin fazlası yağa dönüştürülür.Bunun sebebi ise yağların enerji
    verimlerinin yüksek olması ve uzun süreli kullanılabilmesidir.
    • Solunumla yıkılmaları sonucunda fazla su açığa çıkarırlar.Onun için özellikle kış uykusuna
    yatan,uzun süreli göç eden ve suyun az olduğu ortamlarda yaşayan hayvanlarda iyi bir depo ve enerji maddesidir. Aynı zamanda hafif olduğu için uçmada hayvana avantaj sağlar.
    • Yağ asitleri en basit lipitler olup,uzun karbon zincirlerinden oluşurlar.Karbonlar arasındaki
    bağlar tek ise doymuş,çift ise doymamış yağ asitleridir.Doymamış yağlar bitkiseldir ve sıvıdır. Doymuş yağlar ise hayvansaldır ve katıdır.Doymamış yağların yüksek sıcaklık ve basınçta hidrojenle doyurulmasıyla margarin yapılır.
    • Oleik asit --> zeytinyağında; Linoleik asit --> tohumlarda; Butirik asit --> tereyağında
    Steroid --> zarların yapısına katılır.Aynı zamanda vitamin ve hormon olarak iş görür.
    Fosfolipid --> hücre zarı yapısına katılır.

    PROTEİNLER
    • C,H,O,N ve bazılarında S,P bulunur.
    • Yapı taşları 20 çeşit aminoasittir.
    • a.a+a.a+a.a+..............................+a.a = Protein + (n-1)H2O
    --------------------------------------------
    n tane
    • Peptit bağı ile bağlanırlar.
    • DNA şifresi ile sentezlenen tek moleküldür.
    • Enzim,hormon ve hücre zarı yapısına katılır.
    • Solunumla ancak zor durumlarda yakılırlar.Solunum ürünleri H2O , CO2 , H2S , NH3 , üre
    ve ürik asittir.
    • Aminoasitler anfoter özellik gösterirler.
    • Proteinler virüslerden insanlara kadar bütün canlılarda yaşamsal rolleri olduğundan
    hücrelerde en çok bulunan organik moleküllerdir.
    • Proteinler enerjiyi hemen kaybettiklerinden dolayı 3. dereceden enerji kaynağıdır.
    • Proteinler vücutta enerji kaynağı olarak kullanılırsa vücutta zayıflama ve dengesizlik
    görülür.
    • Proteinler her canlı türüne özgü olup antijen özellik gösterirler.Yani farklı özelliğe
    sahip bir canlıya aktarıldığında antikor oluşumuna sebep olur.

    VİTAMİNLER
    • Vücut direncini arttırırlar.
    • Enzimlerin yapısına katılırlar.
    • Düzenleştiricidirler,enerji vermezler,sindirilmezler.
    • Bir kısmı besinde bulunduğu şekliyle vitamin özelliğinde değildir.Bunlar vücuda
    alındıktan sonra vitamin özelliği kazanır.Bunlara provitamin denir.
    • Yağda eriyen vitaminler A,D,E,K
    Suda eriyen vitaminler B,C 'dir.
    • İnsan vücudunda A,B,D,K sentezlenir.
    A --> karaciğerde
    B,K -->bağırsakta bakteriler tarafından
    D --> deride
    • A,D,K karaciğerde depolanır.Diğerlerinin fazlası atılır.
    A vitamini --> Balık yağı,yumurta sarısı,süt,peynir,karaciğer,yeşil sebzelerde bulunur.
    *Büyüme ve gelişmeyi sağlar,vücudu enfeksiyonlara karşı korur,gece körlüğünü önler.
    B vitamini --> Tahılların kabuklarında,et,süt,karaciğer ve yeşil sebzelerde bulunur.
    * Karbonhidrat,yağ ve proteinlerin vücut içinde kullanılmasında katalizör olarak görev yapar.Kansızlığı önler.
    C vitamini --> Yeşil sebze ve meyvelerde bulunur.
    * Bağ dokusunun oluşması için gereklidir.Skorbit hastalığını önler.Vücudu enfeksiyonlara karşı korur.
    D vitamini --> Balık yağı,karaciğer,yumurtada bulunur.Ultraviyole ışınlarının etkisi ile deride üretilir.
    * Vücuttaki Ca,P dengesini sağlar.Kemiklerin gelişmesini sağlar.Çocuklarda raşitizmi önler.
    E vitamini --> Yeşil sebze,karaciğer,et ve bitkisel yağlarda bulunur.
    * Üreme organlarının gelişmesini sağlar ve kısırlığı önler.
    K vitamini --> Yeşil sebzeler,karaciğer ve yumurtada bulunur.Bağırsaktaki bakteriler tarafından sentezlenir.
    * Eksikliğinde kanın pıhtılaşması gecikir.

    MİNERALLER
    • İnorganik maddelerdir.Sindirime uğramazlar.
    • Enzimlerin yapısına katılırlar.Düzenleştiricidirler.
    • Minerallerin vücut içindeki görevleri şunlardır:
    1)Enzimlerin ve hemoglobinin yapısına katılır(Fe,P).
    2)Kemiklerin ve dişlerin gelişmesini sağlar(Ca,P,Mg).
    3)Vücut ve hücre sıvısının osmatik basıncını ayarlar(Bunlardan hücre içi sıvıda Na,Cl;
    hücre dışı sıvıda K,Mg ve P bulunur).


    SU
    • İnorganik maddedir ve sindirime uğramaz.
    • Enzimlerin çalışması ve kimyasal reaksiyonların meydana gelebilmesi için su şarttır
    (ÖRNEK:Hidroliz )

  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Besinler ve Ayıraçlar Karbonhidratlar,Yağlar,Proteinler,Vitaminler

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 2 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 3,00 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Vitaminler ve Bulundukları Besinler
    By Hırs Adamı in forum Biyoloji
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.03.12, 22:24
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.03.11, 18:24
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.01.10, 20:29
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.04.09, 17:48
  5. Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 21.04.09, 17:02

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.