Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Destek ve Hareket Sistemi ( Konu Anlatımı )

  1. #1
    Senior Member
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Destek ve Hareket Sistemi ( Konu Anlatımı )

    Sponsorlu Bağlantı

    Destek ve Hareket Sistemi ( Konu Anlatımı )

    DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ :

    Bir canlının canlılık özelliğini taşıyan en küçük yapı birimine hücre denir. Aynı yapı ve görevdeki hücreler birleşerek dokuları, benzer görevdeki dokular birleşerek organları, benzer görevdeki organlar birleşerek sistemleri, sistemlerde birleşerek canlı organizmayı yani canlı vücudunu oluştururlar.
    İnsan vücudunda destek ve hareket sistemi, dolaşım sistemi, bağışıklık sistemi, solunum sistemi, sindirim sistemi, boşaltım sistemi, üreme sistemi, denetleyici ve düzenleyici sistemler gibi sistemler bulunur. Bu sistemler insan vücudunda düzenli ve uyumlu bir şekilde çalışırlar. İnsan vücudundaki herhangi bir sistemin ya da sistemleri oluşturan organlardan herhangi birinin görevini yapamaması, vücudun çalışma düzenini bozar ve canlı vücudu hastalanır.
    Destek ve hareket sistemi, iskelet sistemi ve kas sistemi olmak üzere iki sistemden oluşur.


    Bitkilerde pek ve sert dokular, hayvanlarda ise iskelet ve kaslar desteklik sağlar. Canlının hareketini sinir sistemi ve endokrin sistem düzenler.


    a) Bir Hücrelilerde Destek ve Hareket


    Bir hücrelilerde gelişmiş bir destek yapı olmamasına rağmen, bazılarında pelikula, bazılarında da pelikulanın yapısına kalsiyum ve silis minerallerinin birikmesi ile kabuk oluşur. Bir hücreliler iki şekilde hareket eder.


    1. Pasif Hareket


    Canlı hareket etmek için enerji kullanmaz, ortamın hareketi ile yer değiştirir.


    2. Aktif Hareket


    Hareketi sağlayan yapılarla (sil, kamçı, yalancı ayak) enerji harcanarak yer değiştirmedir.


    b) Bitkilerde Destek ve Hareket

    Destek yapıları:
    1-Hücre çeperi ve turgor: Otsu bitkilerde ve ağaçsı bitkilerin genç yapılarında desteği oluşturan temel yapıdır.

    2-Destek dokusu: Ağaçsı bitkilerde destek ödevi için farklılaşmış özel hücrelerden oluşmuş dokudur.(Kollenkima ve sklerankima)

    3-İşletim demetleri ve çeper kalınlaşması gösteren dokular:Bu dokulara ait hücreler sahip oldukları kalın çeperlerle esas görevlerinin yanısıra bitkilerde destek ödevide görürler.

    Bitkide Hareket

    Bitkilerde konum ve yer değiştirme hareketleri görülmez. Bitkilerde gözlenen hareket biçimleri;




    1. Tropizma Hareketi


    Uyarının yönüne bağlı olan yönelme hareketidir. Hareket uyarana doğruysa (+), aksine ise (-) dir. Uyaranın çeşidine göre kısımlara ayrılır.
    Örneğin; Işığa yönelme (+) fototropizm, ışıktan kaçma (-) fo-totropizm’dir. Köklerin yerçekimi boyunca büyümesi {+) geot-ropizm, gövdenin yerçekiminin zıttına büyümesi (-) geotro-pizm’dir.


    *Fototropizma (Uyaran: ışık) Gövde pozitif tepki kök ise negatif tepki verir.


    Jeotropizma (Uyaran:Yerçekimi) Gövde negatif kök ise pozitif tepki verir.Bataklık ve sulak ortam bitkilerinin bazı kökleri negatif jeotropizma gösterir. Bu tip kökler havalandırma kökleri olarak adlandırılır ve bataklık toprağında O2 nin az olmasından dolayı köklerin gaz alış verişinde rol alırlar.


    *Hidrotropizma (Uyaran :Su) Kökler pozitif hidrotropizma göstererek suyun fazla olduğu ortamlara doğru yönelirler.

    *Kemotropizma (Uyaran:Kimyasallar=asitler,bazlar,gübre) Kökler kimyasallara karşı pozitif (Gübre) veya negatif (Asit) tropizma gösterirler.


    *Travmatropizma (Uyaran:Yaralanma) Kökler yaralanmaya neden olan faktörlere karşı negatif tropizma gösterir.


    *Haptotropizma (Uyaran:Temas) Sarmaşık ve fasulyenin sülük gövdelerinde değmeye karşı pozitif tropizma gösterir.



    2. Taksi Hareketi


    Uyarının yönüne bağlı yerdeğiştirme hareketidir. Bir yere bağlı olmayan su bitkilerinde görülür. Hareket uyarana doğruysa (+), aksine ise (-) dir. Uyaranın çeşidine göre kısımlara ayrılır.
    Örneğin; Işığa doğru hareket etme (+) fototaksi, ışıktan kaçma (-) fototaksidir. Kimyasal maddeye doğru hareket etme (+) kemotaksi, kimyasal maddeden kaçma (-) kemotaksi’dir.


    3. Nasti Hareketi


    Uyarının yönüne bağlı olmayan irkilme hareketidir. Turgor basıncı ile olur, açılıp kapanma hareketleridir. Örneğin; Akşam-sefasının ışıksız ortamda kapanması fotonasti’dir. Küstümo-tu’nun dokununca kapanışı sismonasti’dir.

    *Fotonasti.......(Uyaran:ışık):Papatya çiçeklerinde
    *Termonasti....(Uyaran:Isı):Çiğdemin yaprak hareketlerinde
    *Sismonasti....(Uyaran:Sarsıntı,Değme):Küstüm otunda
    *Tigmonasti....(Uyaran: Dokunma):Böcek kapan bitkilerde



    III. Omurgasız Hayvanlarda Destek ve Hareket
    Gelişmiş omurgasızlarda iskelet sistemi bulunur. Bir çok hayvan grubunda vücut sıvısı ve kan desteklik görevi yapar (Hidrostatik iskelet). Halkalı solucanlarda vücudun ortasında bulunan vücut sıvısı hidrostatik iskelete iyi bir örnektir.

    Hayvanın enine ve boyuna kasları kasılırken vücut sıvısı öne veya arkaya itilerek hareket sağlanır.Hareket düz kaslarla olursa yavaş, çizgili kaslarla olursa hızlıdır.


    IV. Omurgalılarda Destek ve Hareket


    Köpekbalıklarında iskelet tamamen kıkırdaktır. Diğer omurgalılarda ise embriyo döneminde kıkırdak olan iskelet, kemik dokuya dönüşür.


    Kuşlarda uzun kemiklerin içi boştur, buralara hava keseleri girer, bu da ağırlığı azaltır.


    Hareket, sinirler, duyu organları ve hormonlarla sağlanır. Hayvanlarda iki çeşit iskelet sistemi bulunur:


    B- Dış İskelet


    Omurgasızlardan eklembacaklılar ve yumuşakçalarda görülür. Üzerinde canlı vücut örtüsü bulunmaz. Bu iskelet hücrelerin salgıladığı organik ve inorganik maddelerden oluşur. SiO2 CaCO3 ve kitinden oluşur.


    Görevleri:
    - Dış iskelet vücudu dış etkenlerden korur.
    - Su kaybını önler. Kaslar iskelete iç yüzeyden bağlanır.
    - Dış iskelet büyüme ve hareketi olumsuz etkiler. Bu nedenle böcekler büyüme evrelerinde kabuk değiştirirler.


    B- İç İskelet


    Omurgasızlardan süngerlerde, derisi dikenlilerde ve omurgalıların tümünde bulunur. İskelet canlı vücut örtüleri ile örtülüdür. Kaslar iskelete dış yüzeyden bağlanır.


    Özellikleri;
    - İç iskelet vücudu dış etkenlerden korur.
    - Büyümeyi sınırlandırmaz.
    - Su kaybını engellemez.
    - Kemik ve kıkırdak dokudan oluşur.
    - iç organlara desteklik sağlarr






    1- İSKELET SİSTEMİ :


    İnsan vücudundaki kemiklerin, kıkırdakların ve eklemlerin birleşerek oluşturduğu sisteme iskelet sistemi denir. İskelet sistemi kemik doku ve kıkırdak dokudan oluşmuştur. İskelet sistemindeki kemik doku kemikleri ve eklemleri oluşturur. Yetişkin insan iskeletinde 206 (207), yeni doğmuş bebeklerde ise 300 kemik bulunur.

    – Genel şeklini kazandırır.

    – Aktif hareketi sağlar.

    – İç organlara desteklik sağlar.

    – Merkezi sinir sistemini dış etkilerden korur.

    – Kan hücrelerini üretir ve mineral depolar.

    İnsan iskeleti özelliğine göre 3 kısımdan oluşur.

    a. Baş iskeleti : Kafatası kemiklerini oluşturur. Beyin ve beyinciği dış etkilerden korur. Çene kemikleriyle beslenmeyi sağlar. Yapısında yüz, elmacık, burun, çene ve şakak kemikleri bulunur.



    b. Gövde iskeleti : Vücudun karın ve göğüs kısımlarını oluşturur. İç organları tutar. Kalp ve akciğeri korur. Yapısında omurga, kaburga, kürek, köprücük, göğüs kemikleri bulunur.



    c. Üye iskeleti : Kol ve bacakların oluşmasını sağlar. Aktif hareket ve ellerin oluşmasında etkili olur. Uyluk, kaval, baldır, pazu, dirsek, parmak kemiklerinden oluşur.

    Şekil ve büyüklüğüne göre 4 çeşit kemik bulunur.

    Kısa kemik : Eni boyuna yakın olan kemiklerdir. El ve ayaklardaki parmak ve bilek kemikleri bu gruba girer.

    Uzun kemik : Boyu eninden uzun olan kemiklerdir. Kol ve bacaklarda bulunur.

    Yassı kemikler : Yüzeyi geniş, levha şeklindeki kemiklerdir. Kafatası, kaburga, kürek, köprücük, çene kemiği bu gruba girer.

    Düzensiz şekilli kemikler : Belli bir şekle sahip olmayan omurlar bu gruba girer.

    a) Kıkırdak Doku :

    Bulunduğu yere şekil veren, desteklik ve esneklik sağlayan dokuya kıkırdak doku denir. (Burun ve kulağa şekil veren kıkırdak dokudur). Kıkırdak doku omurgalı (kemikli = iskelet sistemine sahip) hayvanların tamamında bulunur.
    İnsanların iskelet sistemini oluşturan kemikler, yavru anne karnında iken yani embriyo döneminde iken kıkırdaktan yapılmıştır. Yavru doğduktan sonra kıkırdaklar sertleşerek kemikleri oluştururlar. Yetişkin insanların burun, kulak, soluk borusu, yemek borusu, kaburgaların ve eklem yerlerindeki kemiklerin uç kısımlarındaki kıkırdaklar ise kemikleşmemiştir.
    Köpek balığının erişkinlerinde iskelet sistemi kemikten değil kıkırdaktan oluşmuştur.

    Kıkırdak Dokunun Görevleri :

    1- Eklem yerlerindeki kemiklerin birbirine sürtünüp aşınmasını önler.
    2- Yemek ve soluk borusunun duvarlarının birbirine yapışarak kapanmasını önler.
    3- Eklem yerlerindeki kemiklerin hareketini kolaylaştırır.
    4- Uzun kemiklerde kemiğin büyümesini sağlar ve boyca uzamaya yardımcı olur.
    5- Bulunduğu yere şekil verir.

    b) Kemik Doku :

    İnsanların ve omurgalı hayvanların iskelet sistemindeki kemikleri ve eklemleri oluşturan dokuya kemik doku denir. Kemik doku, kemik hücreleri (osteosit), kan damarları, sinirler ve hücrelerin arasını dolduran ara maddeden (osein) oluşur.
    Kemik dokudaki hücrelerin arasını dolduran ara madde protein ve madensel tuzlardan (kalsiyum, magnezyum, fosfor) oluşur. Proteinler kemiklerin esnek olmasını, madensel tuzlarda kemiklerin sert olmasını sağlarlar.
    İnsanların yaşı ilerledikçe kemik dokudaki ara maddede biriken kalsiyum ve fosfor gibi madensel tuzların miktarı artar, protein miktarı azalır. Bu nedenle kemiklerin sertliği artar, esnekliği azalır, kemikler kolay kırılır fakat geç iyileşir. Kemiklerdeki madensel tuz miktarının yaşlanmaya bağlı olarak değişmesi sonucu kemik erimesi hastalığı da oluşabilir.

    NOT :
    1- Köpek balıklarının yetişkinlerinde iskelet sistemi kemikten değil kıkırdaktan oluşur.
    2- Besin maddeleri ile vücuda yeterli miktarda madensel tuz alınmazsa, vücudun madensel tuz ihtiyacı kemiklerden karşılanır. Bu da kemik erimesine yol açar.


    c) İskelet Sisteminin (Kemiklerin) Görevleri :

    1- Vücuda şekil verir.
    2- Vücudun dik durmasını sağlar.
    3- Kaslarla birlikte vücudun hareket etmesini sağlar.
    4- İç organları dış etkilere karşı korur.
    5- Kan hücrelerini (alyuvarlar, akyuvarlar, kan pulcukları) üretir.
    6- Madensel tuzları (mineralleri) (kalsiyum, magnezyum ve fosfor gibi) depolar.
    7- Kasların ve organları vücutta tutunmasını sağlar (onlara tutunma yüzeyi oluşturur).
    d) İskelet Sistemindeki Kemik Çeşitleri :
    İskelet sistemini oluşturan kemikler şekillerine göre; uzun kemikler, yassı kemikler ve kısa kemikler olmak üzere üç çeşittir.

    1- Uzun Kemikler :

    Uzunluğu kalınlığından fazla olan silindir şeklindeki kemiklerdir. Kol ve bacaklarda bulunan kemiklerin çoğu uzun kemiktir. İnsan vücudundaki en uzun kemik uyluk kemiğidir.
    Uzun kemiğin yapısında; eklem kıkırdağı, süngerimsi kemik doku, sert kemik doku, kırmızı kemik iliği, sarı kemik iliği, kemik zarı, kan damarları ve sinirler bulunur.

    Kollardaki Uzun Kemikler : Bacaklardaki Uzun Kemikler :

    • Pazı kemiği • Uyluk kemiği
    • Dirsek kemiği • Kaval kemiği
    • Ön kol kemiği • Baldır kemiği
    • El tarak kemiği • Ayak tarak kemiği
    • El parmak kemiği • Ayak parmak kemiği

    2- Yassı Kemikler :

    Uzunluğu ve genişliği fazla, kalınlığı az olan kemiklerdir.
    Yassı kemiğin yapısında; eklem kıkırdağı, süngerimsi kemik doku, sert kemik doku, kırmızı kemik iliği, kemik zarı, kan damarları ve sinirler bulunur. Yassı kemikte sarı kemik iliği bulunmaz.

    • Kürek kemiği
    • Kalça kemiği
    • Kaburga kemiği
    • Göğüs kemiği
    • Kafatası kemikleri
    3- Kısa Kemikler :
    Uzunluğu, genişliği, kalınlığı birbirine yakın olan kemiklerdir.
    Kısa kemiğin yapısında; eklem kıkırdağı, süngerimsi kemik doku, sert kemik doku, kırmızı kemik iliği, kemik zarı, kan damarları ve sinirler bulunur. Kısa kemikte sarı kemik iliği bulunmaz.

    • El bilek kemiği
    • Ayak bilek kemiği
    • Omurgayı oluşturan omur kemikleri

    e) Uzun Kemiğin Yapısı :

    Uzun kemiğin yapısında; eklem kıkırdağı, süngerimsi kemik doku, sert kemik doku, kırmızı kemik iliği, sarı kemik iliği, kemik zarı, kan damarları ve sinirler bulunur.



    1- Kemik Ucu (Kemik Başı) :

    Uzun kemiğin iki ucundaki şişkin kısma kemik ucu (başı) denir.

    2- Kemik Gövdesi :

    Uzun kemikte iki kemik ucu arasında kalan uzun kısma kemik gövdesi denir.

    3- Kemik Zarı (Periost) :

    Kemiğin dış kısmında bulunan, kemiği dış etkilere karşı koruyan, kemiğin beslenmesini, enine kalınlaşmasını ve kırılan, çatlayan kemiklerin onarılmasını sağlayan kısma kemik zarı (periost) denir.
    Kemik zarı görevini yerine getiremezse kemiklerin enine büyümesi gerçekleşmez, kırılan kemikler iyileşemez, kemikler beslenemez ve buna bağlı olarak kemik gelişiminde bozukluklar görülür.

    4- Eklem Kıkırdağı :

    Kemik başının uç kısmında bulunan, kemiklerin boyca uzamasını sağlayan, eklem yerlerindeki kemiklerin uç uca değerek sürtünüp aşınmasını önleyen yapıya eklem kıkırdağı denir. (Eklem kıkırdağı 2–5 mm kalınlığındadır. Kan damarları ve sinir uçları kıkırdağa girmez. Kıkırdak, sinir ucu içermemesi nedeni ile ağrıya duyarsızdır).

    5- Süngerimsi Kemik Doku :

    Kemik başının içini dolduran sünger şeklindeki yumuşak dokuya süngerimsi kemik doku denir. Süngerimsi kemik doku, düzensiz boşlukların bulunduğu gözenekli yapıya sahiptir. Süngerimsi kemik dokunun yapısında bulunan boşluklar kemiğin dayanıklılığını azaltmaz, kemiğin esnekliğini arttırır.
    Süngerimsi kemik doku görevini yerine getiremezse kırmızı kemik iliği üretilemez.

    6- Kırmızı Kemik İliği :

    Süngerimsi kemik dokunun içinde bulunan ve alyuvarlar denilen kan hücresini üreten kısma kırmızı kemik iliği denir.
    Kırmızı kemik iliği görevini yerine getiremezse kan hücresi üretimi gerçekleşmez.

    7- Sarı Kemik İliği :

    Kemik gövdesinin içini dolduran, yağ depolayan (dokudan oluşan), akyuvarlar denilen kan hücresini üreten, içinde kan damarları ve sinirlerin bulunduğu kısma sarı kemik iliği denir. (Kırmızı kemik iliğinin yetersiz kaldığı durumlarda kan hücresi üretir).
    Sarı kemik iliği görevini yerine getiremezse yağ depolanamaz ve kan hücresi üretimi gerçekleşmez.

    8- Sert (Sıkı) Kemik Doku

    Kemiğin dış kısmında bulunan, madensel tuzlar ile sertlik kazanan ve kemiğin sert olmasını sağlayan ve kemik zarının (hemen) alt kısmında bulunan dokuya sert (sıkı) kemik doku denir. Sert kemik dokunun 2/3’ ü madensel tuzlardan (minerallerden = Ca ve P), 1/3’ ü kemik hücrelerinden oluşmuştur. (Sirke, kemiğin yapısındaki kalsiyumu uzaklaştırdığı için sirkede bekletilen kemik yumuşar ve bükülebilir hale gelir).

    f) İnsan İskeletinin Bölümleri :

    İnsan iskeleti; baş iskeleti, gövde iskeleti ve üyeler (kollar ve bacaklar) iskeleti olmak üzere üç bölümden oluşur.

    1- Baş İskeleti :

    Vücutta beyin ve beyincik gibi kısımları koruyan, göz, kulak, burun gibi duyu organlarının yerleştiği, genellikle yassı kemiklerden oluşan bölümdür.
    Baş iskeletini oluşturan yassı kemikler birbirlerine oynamaz eklemlerle bağlanmıştır. Sadece alt çene kemiğinde yarı oynar eklem bulunur.
    Yeni doğan çocuklarda kafatasında bıngıldak (kıkırdaksı kemik) bulunur. Bıngıldak daha sonra sertleşerek kemikleşir.
    Baş iskeleti; kafatası ve yüz kemikleri olarak iki kısımdan oluşur.

    2- Gövde İskeleti :

    Gövde iskeleti omurga, göğüs kafesi, omuz kemeri ve kalça kemeri olarak dört kısımdan oluşur.

    Omurga :

    Omurga, boyundan başlayıp kuyruk sokumuna kadar gider ve omur denilen 33 kısa kemikten oluşur. (Omurga, bel kemiği olarak bilinir). Omurganın ortasında omurilik kanalı, omurilik kanalında da omurilik denilen sinirler bulunur. (Üst üste dizilmiş omurların sürtünerek birbirini aşındırmaması için kıkırdak yastıklar bulunur. Gelişimini tamamlamış bir insanda omurga S harfi şeklinde kıvranabilen bir yapıdadır. Bu eğrilik omurgaya yaylanma yeteneği ve dengede kolaylık sağlar).
    Omurga, hem omuriliği korur, hem de iskelete arkadan destek verir.
    Omurgayı oluşturan omur kemikleri birbirlerine yarı oynar eklemlerle bağlanmıştır. Yalnızca sağrı ve kuyruk sokumu omurları arasında oynamaz eklemler bulunur.
    Omurga, beş bölümden oluşur. Bunlar; boyun, sırt, bel, sağrı ve kuyruk sokumudur.

    Göğüs Kafesi :

    Göğüs kemiği (vücudun göğüs bölgesinde bulunan üst kısmı geniş aşağıya doğru sivrilen yassı bir kemiktir ve üç kemiğin birleşmesinde oluşur), 12 çift kaburga ve sırt omurlarından oluşur. Kaburga kemiklerinin 10 çifti önden göğüs kemiğine, 12 çifti arkadan sırt omurlarına bağlanır. Öndeki iki çift kaburga, göğüs kemiğine bağlı değildir. Bu iki çift kaburga göğüs kafesinin (nefes alıp verme sırasında) hareketini sağlar. (Ön tarafta ilk yedi çift kaburga kemiği göğüs kemiğine eklemlerle bağlanmıştır. 8, 9, 10. çift kaburga kemikleri kıkırdak parçalarla önce birbirlerine sonrada 7’inci kaburga çiftine bağlanarak göğüs kafesini oluşturur. Son iki kaburga kemiğinin ön uçları serbesttir ve bunlara yüzücü kaburgalar denir).
    Akciğerler ve kalp göğüs kafesinde bulunur ve göğüs kafesi hem bu organları korur hem de soluk alıp vermede görevlidir.

    Omuz Kemeri :

    Kolların gövdeye bağlanmasını sağlayan kemiklerden oluşan kısma omuz kemeri denir. Her kol için 1 kürek kemiği ve 1 köprücük kemiğinden oluşur. Omuz kemeri ile pazı kemiği arasında omuz eklemi bulunur. Omuz eklemi oynar eklemdir.

    Kalça Kemeri :

    Bacakların gövdeye bağlanmasını sağlayan kemiklerden oluşan kısma kalça kemeri denir. Kalça kemeri, iki tane kalça kemiği ile bir tane sağrı kemiğinden oluşur. (Her kalça kemiği leğen, oturga ve çatı kemiklerinin birleşmesiyle oluşmuştur).
    Kalça kemeri ile uyluk kemiği arasında kalça eklemi bulunur. Kalça eklemi oynar eklemdir.
    3- Üyeler (Kollar ve Bacaklar) İskeleti :
    Kol ve bacak kemiklerinden oluşur.

    g) Eklemler

    İki ya da daha fazla kemiğin birbirine bağlandığı yere eklem denir. Eklemler, kemiklerin hareket etmesini ve birbirlerine bağlanmasını sağlarlar. Eklem yerlerindeki kemikler birbirlerin kuvvetli eklem bağı ile bağlanmışlardır.
    Eklemler, bulundukları yere ve hareketlerine göre oynar, yarı oynar ve oynamaz eklemler olarak üç çeşittir.

    1- Oynar (Hareketli) Eklemler :

    Her yönde rahatça hareket edebilen eklemlerdir. Oynar eklemler vücudun hareketini sağlarlar. Oynar eklemlerde, kemikler arasında boşluk bulunur ve bu boşluk eklem sıvısı ile doludur. Eklem sıvısı ile kemiklerin uç kısımlarındaki kıkırdak kemiklerin kolay hareket etmesini sağlar ve kemiklerin birbirine sürtünüp aşınmasını önler.
    • Omuz eklemli
    • Kalça eklemi
    • Kol ve bacaklardaki eklemler
    2- Yarı Oynar Eklemler :
    Çok az hareket edebilen, hareketleri sınırlı olan eklemlerdir. Yarı oynar eklemi oluşturan iki kemik arasında sadece kıkırdak bulunur, eklem sıvısı ve kemikler arasında boşluk bulunmaz. (Bu eklemlerdeki kemikler, kıkırdakların esnekliği oranında hareket edebilirler).
    • Alt çene kemiğini bağlayan eklem
    • Omurgadaki omur kemiklerini bağlayan eklemler

    3- Oynamaz (Hareketsiz) Eklemler :

    Kemiklerin birbirine sıkıca kaynamasıyla oluşan ve hiç hareket etmeyen eklemlerdir. Oynamaz eklemi oluşturan kemikler arasında hiç boşluk bulunmaz.
    • Kafatası kemiklerini bağlayan eklemler
    • Kuyruk sokumu ve sağrı omurlarını bağlayan eklemler

    2- KAS SİSTEMİ :

    İskelet sistemindeki kemiklerin üzerini örten, iç organların yapısına katılarak vücudun ve iç organların hareket etmesini sağlayan kasların oluşturduğu sisteme kas sistemi denir.

    a) Kasların Yapısı :

    Kaslar, kas hücrelerinden oluşur. Kas hücreleri kasılıp gevşeme özelliğine sahip olduğu için kaslar da kasılıp gevşeme özelliğine sahiptir. Kasların en önemli görevi vücudun ve iç organların hareket etmesini sağlamaktır. Vücuttaki hareketlerin tamamı kasların kasılıp gevşeme özelliği sayesinde yapılır. (Göz bebeğinin büyüyüp küçülmesi, kılların dikleşmesi, kalp, mide ve bağırsak gibi organların boşluklardaki madde akışı, kasların kasılması ile sağlanır).
    Kaslar, kas teli veya lif denilen uzun, ince, ipliksi (iplik şeklindeki) yapılardan oluşur. Kas tellerinin oluşturduğu topluluğa kas demeti denir. Kasların kemiklere bağlandığı yere de tendon veya kiriş denir.
    Kasların içinde sinirler (sinir uçları) bulunur. Kaslar beynin (veya omurilik soğanının) sinirlerle gönderdiği emre göre kasılıp gevşeyerek kemiklerin yani vücudun (ve iç organları) hareket etmesini sağlarlar.

    b) Kas Çeşitleri :

    Kaslar özelliklerine, vücutta bulundukları yere ve çalışma şekillerine göre düz (beyaz) kas, çizgili (kırmızı) kas ve kalp kası olarak üç çeşittir.

    1- Çizgili (Kırmızı) Kaslar :

    İskelet sistemindeki kemiklerin üzerini örten (kemikleri saran) ve vücudun hareket etmesini sağlayan kaslara çizgili (kırmızı) kaslar veya iskelet kasları denir.

    Çizgili kasların özellikleri

    - isteğimizle çalışır. .
    - Kol, bacak gibi organlarda bulunur.
    - Somatik sinir sistemi kontrolünde çalışır.
    - Hızlı kasılır, çabuk yorulur.
    - Liflerinde çok çekirdek görülür ve kenardadır.
    - Kasılmayı sağlayan miyofibriller bulunur.
    - Miyofibrillerde enine koyu bantlar bulunur. Bu bantlara Z bandı denir. Bu bantlar arasındaki boşluğa sarkomer denir. Sarkomerlerde kasılmayı sağlayan aktin ve miyozin proteinleri bulunur.

    Z bandı
    - Enine koyu bantlardır.
    - Kasılma ve gevşemede boyu değişmez.
    - iki Z bandı kasılmada birbirine yaklaşır, gevşemede birbirinden uzaklaşır.

    A bandı
    - Miyozin proteinlerinin boyuna denir.
    - Kasılma ve gevşemede boyu değişmez.
    - İki A bandı kasılmada birbirine yaklaşır, gevşemede birbirinden uzaklaşır.

    I bandı
    - iki miyozin arasındaki meşaledir.
    - Kasılmada küçülür, gevşemede büyür.

    H bandı
    - İki aktin arasındaki mesafedir.
    - Kasılmada küçülür ve kaybolur, gevşemede büyür.


    2- Düz (Beyaz) Kaslar :

    İç organların yapısında bulunan ve iç organların çalışmasını sağlayan kaslara düz (beyaz) kaslar denir. (Kanın damarlarda pompalanmasını, doğum sırasında rahmin kasılmasını sağlarlar).

    Düz kasların özellikleri;

    • Bizim isteğimiz dışı çalışırlar (istemsiz kaslardır).
    • Yavaş ve uzun süre yorulmadan çalışırlar.
    • Zayıf kasılıp gevşerler ve az enerji harcarlar.
    • Hücreleri uzun, ince, iplik (iğ) şekilli ve beyaz renklidir.
    • Mide, bağırsak, yemek borusu, böbrek, akciğer, damarlar gibi iç organlarda düz kaslar bulunur. (Midenin besinleri öğütmesi, doğum sırasında rahmin genişlemesi).
    • Enine bantlaşma görülmez.

    3- Kalp Kası :

    Kalbin yapısında bulunan ve kalbin çalışmasını yani kasılıp gevşemesini sağlayan kasa kalp kası denir.

    Kalp kasının özellikleri;


    - İsteğimiz dışında çalışır.
    - Kalbin yapısında bulunur.*
    - Otonom sinir sistemi kontrolünde çalışır.
    - Orta hızda kasılır ve yorulmaz.
    - Liflerinde çok çekirdek görülür ve ortadadır.
    - Kasılmayı sağlayan miyofibriller bulunur.
    - Miyofibrillerde bantlaşma vardır.

    c) Kasların Çalışması :


    Kemikler ve eklemlerle birlikte vücudun hareket etmesini sağlayan kaslar vücutta çift olarak bulunurlar. Bu çift kaslar aynı yönde veya zıt yönlerde kasılıp gevşeyebilirler.

    Vücuttaki kemiklerin hareket etmesini sağlayan kaslar zıt yönde çalışırlar. Kemiklerin üzerinde karşılıklı bulunan iki kastan biri kasılırken diğeri gevşer ve kasılma anında kemiği çekerek kemiğin eklem yerinde hareket etmesini sağlar. Zıt çalışan kasların birbiriyle uyumu vücudun daha kolay hareket etmesini sağlar.

    3- Destek ve Hareket Sisteminin (Kasların) Çalışması :

    İnsan vücudunun hareket edebilmesi için iskelet sistemi, kas sistemi, eklemler ve sinir sisteminin birlikte çalışması gerekir.
    İnsan vücudunun hareket edebilmesi için eklem yerlerindeki kemiklerin hareket etmesi gerekir. Eklem yerlerindeki kemiklerin hareket edebilmesi için kasların çalışması yani kasılıp gevşemesi gerekir. Kasların kasılıp gevşemesi için de beynin emir vermesi ve bu emrin sinirler yarımıyla kaslara gelmesi gerekir.

    Hareket etmek istediğimizde beyin emir verir, beynin verdiği emir sinirler yardımıyla kaslara gelir ve kaslar bu emre göre kasılıp gevşeyerek kemiklerin eklem yerlerinde hareket etmesini sağlar. Kemikler hareket edince vücutta hareket etmiş olur.

    Kemikler hareket ederken, kemiklerin üzerindeki karşılıklı bulunan iki kas birbirlerine zıt olarak çalışırlar. Kaslardan biri kasılırken diğeri gevşer ve kasılma anında kemiği çekerek hareket etmesini sağlar.

    Kasılma mekanizması

    Kasların kasılması için; uyarı, kalsiyum ve enerji gereklidir.

    1. Uyarı

    Kasları motor sinirler uyarır. Motor sinirler çizgili kaslara düz kaslardan daha çok sinaps yapmıştır. Motor sinirler kasları asetil kolin ile uyarır. Uyarılar;
    - Eşik şiddetinin altındaysa kasılma olmaz.
    - Eşik şiddetindeki uyanlar kasılmaya neden olur.
    - Eşik şiddetinin üstündeki uyarılarda kasılma şiddeti artar.
    Buna ya hep ya hiç kuralı denir. Uyarı şiddetinin artması kasılma boyunu değiştirmez. Kasılma süresi kısalır. Dolayısıyla kasılma şiddeti değişir. Kaslar dinlenirken bile biraz kasılıdır. Buna kas tonusu denir. Çizgili kasa gevşeme fırsatı vermeden ikinci uyarı verilirse kasılma devam eder. Buna da fizyolojik tetanoz denir.

    2. Kalsiyum

    Motor sinirlerden salgılanan asetil kolinin etkisiyle kas hücrelerinin endoplazmik retikulumunda bulunan kalsiyumlar aktin ve miyozin arasına yayılır. Gevşemede geri alınır. Kalsiyumlar ATP’de depolanan enerjinin açığa çıkmasını sağlar.

    3. Enerji fATP)

    Hem kasılma hem de gevşeme için enerji gereklidir. Bu enerji ATP’den sağlanır. Kaslarda ATP oksijenli ve oksijensiz solunumla elde edilir. Kaslarda ATP’nin yedeği kreatin fosfattır. Bunun yanında, sırayla glikoz, glikojen, yağ ve proteinlerden enerji elde edilir.


    Örnek : • Kolumuzu bükerken pazı kası kasılır, arkasındaki kas gevşer.
    • Kolumuzu açarken pazı kası gevşer, arkasındaki kas kasılır.

    NOT :
    1- Kasılan kas kısalır, kalınlaşır, sertleşir, şişer ve enerji harcar.
    Gevşeyen kas incelir, uzar, yumuşar ve enerji harcar.
    2- Kaslar sadece kemiği değil deriyi de hareket ettirebilir. Göz kapakları, dudak ve yüzün hareket etmesini de kaslar sağlar.
    4- Destek ve Hareket Sisteminin Sağlığı ve Korunması :

    Destek ve hareket sisteminin sağlığının korunması için;

    1- Dengeli beslenilmelidir.
    2- İskelet ve kasların gelişmesi için yaşa uygun spor yapılmalıdır.
    3- Kemiklerin ve dişlerin gelişmesi için kalsiyum ve fosfor içeren (et, süt, yumurta ve peynir gibi) besinlerle birlikte D vitamini alınmalıdır. (D vitamini eksikliğinde çocuklarda raşitizm, büyüklerde osteomalizi denilen kemik erimesi hastalığı oluşur).
    4- Kemiklerin gelişmesi için yeterince (D vitamininin görev yapabilmesi için) güneş ışığı alınmalıdır.
    5- Sivri burunlu, dar ve yüksek topuklu ayakkabılar giyilmemelidir.
    6- Ağır yük taşınmamalıdır.
    7- Aşırı kilolardan ve spordan kaçınılmalıdır. (Kemiklerde şekil bozukluğu oluşur).
    8- Duruş ve oturuş biçimlerin dikkat edilmelidir. (Sandalyeye dik oturulmalıdır, kambur durulmamalıdır). (Kemiklerde şekil bozukluğu oluşur).
    9- Dik yürünmelidir.
    10- Yük taşınırken veya kaldırılırken dengeli (iki elle) tutulmalıdır. (Çanta tek omuzda taşınmamalıdır, yükler dizleri bükmeden kaldırılmamalıdır). (Kemiklerde şekil bozukluğu oluşur).
    11- Kasların güçlenmesi için protein içeren besinler alınmalıdır.
    12- Kırık, çıkık ve burkulmalarda (çıkıkçıya ve kırıkçıya değil) doktora gidilmelidir.

    NOT :
    1- D vitamini eksikliğinde çocuklarda raşitizm, büyüklerde osteomalizi denilen
    kemik erimesi hastalığı oluşur.
    2- Hareketsizlikten dolayı eklem yerlerinde kireçlenme ve buna bağlı olarak ağrılar yani romatizma hastalığı oluşur.
    3- Tetanos bakterisi, istemsiz kasılmalara yol açar. Tetanos iğnesi yaptırılmalıdır.
    4- Ani bir darbe ya da zorlamalarda kemikler kırılabilir. Kırıklar genelde kemiğin zarar gören kısmı alçıya alınarak tedavi edilir.
    Teknolojiye bağlı olarak platin çubuklarla kemiklerin kaynaştırılması, doku mühendisliği uygulamaları ile kırık bölgenin kemik yamalarla onarımı ile de kırılan kemikler iyileştirilebilir.
    Teknolojiye bağlı olarak geliştirilen uygulamalardan biri de protez kullanımıdır. Engelli kişiler protez kol veya bacak sayesinde günlük yaşantılarına devam edebilirler.

    İnsanlarda İskelet Sistemi

    İnsanlarda iskelet;
    - Hareketi sağlama,
    - Organları koruma,
    - Kaslara ve organlara tutunma yüzeyi oluşturma,
    - Mineral depolama,
    - Kan hücreleri yapma işlevlerini görür.

    1. Baş İskeleti

    Kafatası ve yüz kemiklerinden oluşur. Kafatası kemikleri doğumdan önce ince, yumuşak ve kaynaşmamış haldedir.

    2. Gövde İskeleti

    Omurga ve göğüs kafesinden oluşur. Omurga boyundan kuyruk sokumuna kadar 33 omurdan oluşur. Omurlar arasındaki kıkırdak harekete yardımcı olur. Göğüs kafesi göğüs kemiği 12 çift kaburga kemiğinden oluşur. İlk 7 çift göğüs kemiğine bağlıdır. 8. 9. ve 10. çiftler önce kendi aralarında birleşir, sonra göğüs kemiğine birleşir. 11. ve 12. çiftlerin ön ucu serbesttir.?

    3. Üyeler İskeleti

    Kollar ve bacaklardır. Kollar;1 pazu, 1 önkol, 1 dirsek, 8 el bilek, 5 el tarak, 14 el parmak kemiği olmak üzere 30 parça kemikten oluşur. Bacaklar ise; 1 uyluk, 1 baldır, 1 kaval,1 diz kapağı, 7 ayak bilek, 5 ayak tarak, 14 ayak parmak kemiği olmak üzere 30 parça kemikten oluşur.

    Kemik Doku

    Kemik hücrelerine osteosit, kemik hücreleri arasındaki boşluğu dolduran ara maddeye osein denir.
    Kemiklerde organik ve inorganik maddeler bulunur. Organik maddeler kemiklere yumuşaklık verirken, inorganik maddeler de kemiklere sertlik verir. Çocuklarda organik madde inorganiklerden çok olduğu için kemikler esnek, yaşlılarda inorganik madde çok olduğu için kırılgandır.
    Kemik hücreleri havers ve volkman kanallarında bulunan kan ve lenf kılcalları ile beslenir. Bu kanallarda sinir telleri de bulunur.

    Kan ile kemik arasında mineral dengesi vardır. Bu denge;
    - Hormonlar, (Kalsitonin, Parathormon)
    - Vitaminler, (D vitamini)
    - Beslenme,
    - Kalıtsal faktörlerle ayarlanır.

    insan vücudunda üç çeşit kemik bulunur.

    1. Uzun Kemik
    Ortasında uzunlamasına ilik kanalı denen bir boşluk vardır. Burada sarı ilik bulunur ve akyuvar hücreleri yapılır. Kemik uçları gevşek, sünge-rimsi yapıdadır. Bu yapının boşluklarında kırmızı ilik bulunur ve alyuvar hücreleri yapılır.
    Kemik üzerini örten kemik zarı (periost) bulunur. Bu da enine büyümeyi ve kemik onarımını sağlar. Baş kısımlarında kıkırdak doku bulunur. Bu da boyca uzamayı sağlar ve aşınmayı engeller. Örneğin; Kol ve bacak kemikleri.

    2. Kısa Kemik
    Kemik kanalı bulunmaz, kırmızı ilik bulunur. Boy ve genişliği birbirine yakın olan kemiklerdir. Örneğin; El ve ayak parmak kemikleri.

    3. Yassı Kemik
    Genişliği fazla olan kemiklerdir. Sarı ilik bulunmaz, kırmızı ilik bulunur. Örneğin; Kafatası, kürek ve kalça kemikleri.


    Kemikler birbirlerine eklemlerle bağlıdır. İnsanlarda üç çeşit eklem bulunur:

    1. Oynamaz Eklem
    İskeletin hareket etmeyen kısımlarında bulunur. Kemikler birbirine çok sıkı bir şekilde girinti ve çıkıntılarla bağlanmıştır, örneğin; Kafatası kemikleri birbirine oynamaz eklemlerle bağlıdır.

    2. Yarı Oynar Eklem
    Hareket yeteneği sınırlıdır. Örneğin; Omurlar arasında ve kaburgaların göğüs kemiklerine yaptığı eklem de yarı oynar eklemdir.

    3. Oynar Eklem
    Tam hareketli eklemdir, iki kemik arasında sinaviyal boşluk olduğundan, kemiklerin serbest hareket etmesi sağlanır. Eklem kıkırdakları kemiklerin ucunu örttüğünden kısmen esneklik kazandırır. Sinoviyal boşluğu içten saran sinoviyal zar vardır. Sinoviyal zar, kan ve lenf damarlarından sinoviyal sıvıyı süzmeye yarar. Bu sıvı eklemin kaygan olmasını sağlar, ileri yaşlarda eklem katılaşmaları bu süzme görevinin bozukluğundan kaynaklanır. Örneğin; Kalça, omuz, bilek eklemleri oynar eklemlerdir.



  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Destek ve Hareket Sistemi ( Konu Anlatımı )


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 25.02.14, 23:53
  2. Destek ve Hareket Sistemi Hastalıkları
    By Nephthys in forum Sağlık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.03.13, 14:34
  3. Soru ve Cevaplar ile Destek ve Hareket Sistemi
    By Nephthys in forum Biyoloji
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.03.13, 22:13
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.03.13, 21:39
  5. Destek Ve Hareket Sistemi Destek Ve Hareket Sistemi İskelet
    By Sword_of_HeLL in forum İlköğretim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.01.11, 19:28

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.