Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Organik Bileşiklerin Özellikleri Nedir?

  1. #1
    AdministratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Organik Bileşiklerin Özellikleri Nedir?

    Sponsorlu Bağlantı

    Organik Bileşiklerin Özellikleri Nedir? Organik Bileşiklerin Özellikleri Nelerdir?

    ORGANİK BİLEŞİKLER



    Yapısında C
    , H, O bulunduran biyomoleküllerdir. Canlılık olayları ile ilgili olduklarından organik maddeler adını alırlar organik maddelerden bazıları enerji verici olarak, bazıları yapı maddesi olarak, bazıları da düzenleyici olarak görev yaparlar. Biyolojik olarak önemli olan bazı organik bileşikler şunlardır:
    - Karbonhidratlar
    - Yağlar
    - Proteinler
    - Enzimler
    - Nükleikasitler
    - ATP
    - Vitaminler v.b.

    KARBONHİDRATLAR (C,H,O)
    Bitkiler de fotosentezle üretilir.

    • Birinci derece enerji kaynağı olarak kullanılır. (1 gr. karbonhidrattan 4,2 kcal enerji açığa çıkar.
    • Yapısında O2 oranı yüksek olduğu için (yağ ve proteinlere göre) yıkımı kolay.
    • Yapı maddesi olarak kullanılır. Hücre zarı ve hücre çeperi yapısına katılır. (Yağ ve proteinlere göre daha az katılır)
    • Nükleik asitlerin yapısına katılır.

    MONOSAKKARİTLER (MONOMER)
    5 C' li Şekerler (Pentoz)
    *riboz (RNA ve ATP'nin yapısına katılır.) *deoksiriboz (DNA)

    6C'lu şekerler (Hektoz)

    *Glikoz (üzüm şekeri)
    *Fruktoz (meyve şekeri) ---} C6H12O6
    *Galaktoz (süt şekeri)

    • Hidrolize uğramaz (monomer yapıda yani sindirilmiştir.)
    • Suda çözünürler
    • Hücre zarından geçerler.

    Sağlıklı bir insanın kanında ağırlıkça yaklaşık %0,1 oranında glikoz bulunur. Oranın bu düzeyin altına düşmesi halinde ilk zarar görecek organ beyindir.
    Not: Beyin hücreleri ancak glikoz ve oksijen varlığında çalışabilir. Beyin hücreleri glikozu depo etmez.

    DİSAKKARİTLER (ÇİFT ŞEKERLER)
    İki monosakkarittin birbirlerine glikozid bağı ile bağlanması ile oluşur.


    Not : İki veya daha çok bileşiğin su açığa çıkarak birleşmesine dehidrasyon sentezi denir. Büyük bir bileşiğin su alarak daha küçük bileşiklere ayrışmasına hidroliz denir. Tüm sindirim olayları birer hidrolizdir.

    POLİSAKKARİTLER

    Çok sayıda monosakkaritin birleşmesiyle oluşur.En önemlileri nişasta,glikojen,selüloz.Hepsinin temel yapı birimi glikozdur.
    Nişasta; bitkilerin depo ettiği en önemli besindir.Hayvan hücresinde bulunmaz.Sindirim sisteminde nişastayı sindirecek enzim bulunur.
    Glikojen; hayvansal hücrelerin hazır enerji deposu.Glikozun fazlası hayvansal hücrelerde glikojen olarak depolanır.Hayvansal nişasta da denir.
    Not : Glikozun fazlası karaciğerde yağa dönüştürülür.Yağların yapı taşları da karaciğerde glikoza dönüştürülebilir.
    Selüloz; suda çözünmeyen çok sert bir maddedir.Bitki hücrelerindeki Çeperin ana yapı maddesidir.
    Not : İnsan ve omurgalı hayvanların selülozu sindiren enzimleri yoktur.Ot yiyen hayvanların sindirim sistemlerinde yaşayan bazı bakteriler ve bir hücreli canlılar selülozu sindirip glikoz açığa çıkararak glikozun kullanılmasını sağlarlar.

    YAĞLAR

    Yapı Birimleri
    *Yağ asitleri Kısa zincirli : Suda çözünür.
    Uzun zincirli : Polimer yapıda.Suda çözünmez.
    *Temel yağ asitleri : Dışarıdan alınması gereken.
    *Vücudun yaptığı yağ asitleri
    *Gliserol : 3 C'li alkol
    *Nötral (depo) yağlar:3 yağ asidinin 1 gliserinin (gliserolün) ester bağı ile birleşmesiyle oluşur.
    *Fosfolipitler : Hücre zarına katılırlar.
    *Steroidler : Hormon ya da vitamin olarak görev yaparlar.

    • İkinci derece enerji kaynağı olarak kullanılır.(1 gr. yağdan 9,2 kcal enerji elde edilir.) Protein ve karbonhidratlara göre oksijen oranı düşük hidrojen oranı yüksektir.Bu nedenle yıkımı karbonhidratlara göre daha zordur.Yağ asitlerinin yıkılabilmesi için çok fazla oksijene ihtiyaç vardır.Yağ asitleri yıkıldığı zaman çok fazla enerji ve su oluşturulur.
    • Yapı maddesi olarak kullanılır.



    • Düzenleyici özelliği vardır.
    • Organların etrafını çevirir,onları mekanik etkilerden korur.
    • Isı yalıtımında görev alır.
    • O2 ile yakıldıklarına çok fazla su ve enerji çıkar.
    • Suda çözünmez.

    PROTEİNLER (C,H,O,N ve bazılarında Fe,P)

    Yapı Birimi
    Aminoasitlerdir.Suda çözünürler.20 çeşittir.
    Aminoasitler ::: Vücudun kendisi ürettiği aminoasitler : 10 tanedir.
    ::: Dışarıdan alınan aminoasitler : Temel aminoasitlerdir.
    İki aminoasit aralarında peptid bağı ile bağlanarak dipeptidi oluştururlar.


    • Yapıcı,onarıcı besin maddeleridir.
    • Düzenleyici maddelerdir.(Hormon,enzim=katalizör.)
    • 3. derece enerji kaynağı olarak kullanılır.(1 gr. protein 4,5 Kcal enerji açığa çıkarır.)
    • Genlerin kontrolünde sentezlenir.
    • O2 ve CO2 taşımada görev alır (örn. Hemoglobin )
    • Kanın ph'sını düzenler.
    • Kanın Osmotik basıncını düzenler.
    • Bağışıklık sisteminde görev alır. (antikor gibi)
    • Solunumda elektron taşıma sisteminde görev alır.

    ENZİMLER

    Hücreler, sürekli olarak kimyasal değişmelerin meydana geldiği canlı birimlerdir. Metebolizma denilen bu hücresel olaylar sırasında birçok maddenin paraçalanması ve yeni maddelerin sentezlenmesi gerçekleşir. Hücredeki kimyasal değişmeler vücud dışında gerçekleşme koşullarına göre hızlı, düşük sıcaklıkta ve dar bir pH aralığında olur. Bu nedenle hücresel olaylar canlıya zarar vermeden, canlı koşullarında gerçekleşir. hücresel olayların canlı koşullarında gerçekleşmesi, ENZİM denilen biyolojik katalizörlerle sağlanır.
    Enzimler oldukça büyük moleküllü özel proteinlerdir. Sadece proteinlerden oluşan bazı enzimler tek başına aktif olarak çalışır. Canlının DNA larındaki bilgilere göre sentezlenen protein yapılı kısım, enzimin hangi maddeye etki edeceğini belirler. Bazı bazı enzimler ise bir başka etkileşerek aktifleşir. Bazı enzimlerde KOENZİM veya KOFAKTÖR denilen yardımcı maddelere bağlanarak aktif duruma gelir. Böyle protein yapılı kısmının yanında koenzim ya da kofaktör bulunduran enzimlere apoenzim denir.
    Bazı enzimler, vücudun tüm hücrelerinde bulunur. Örneğin solunum enzimlşeri. Bazı enzimler ise belirli hücrelerde bulunur. Örneğin: Karaciğer hücrelerindeki amonyağı üreye dönüştüren üreaz enzimi bunlardandır.
    Bazı Özellikleri:

    farklı molekül yapısı ve şekli olan her enzim çeşidi ayrı genler tarafından sentezlenir. bu nedenle enzim çeşitleri , molekül yapısı ve şekli kendine uygun maddeleri katalizler, yani reaksiyona girer. Bir Enzimin reaksiyona girdiği kendine uygun maddeye substrat denir. Bu özelliklerinden dolayı enzimler özgül maddelerdir.

    Enzimleri katalizledikleri reaksiyonlarda harcanmayıp tekrar tekrar kullanabilir. Çünkü enzimler
    , girdikleri reaksiyonlarda değişmeden çıkar. Bu nedenle çok miktarda substrat, çok az enzimle reaksiyonun son maddesi olan ürünlere dönüştürebilir.Ancak belirli bir süre kullanılan enzimler yıkılıp yerine yenileri sentezlenir.

    VİTAMİNLER

    Vitaminler, hücrelerin normal metobolizma faaliyetleri için gerekli olan organik maddelerdir. Vitaminleri çoğu bitkiler tarafından yapılır. Bazı vitaminler insan vücudunda bir kısım bileşiklerin değiştirilmesi ile yapılır. İnsan vücudunda yapılan vitaminler vücuda işlendikten sonra vitamine dönüşecek provitaminin denilen ham madde şeklinde alınıp şeklinde alınıp vücutta vitaminlere dönüştürülür.

    VİTAMİNLERİN ÇEŞİTLERİ: Vitaminlerin vücutta kullanılabilmeleri için bir çözücüde çözünmesi gerekir. Bunlar vücutta depolanabilirler. Yağada ve suda çözünen vitaminler olmak üzere iki grupta incelenirler.

    Vitaminler iki grupta incelenebilir, bunlar yağda ve suda eriyenler olarak iki gruba ayrılırlar.

    Yağda eriyen vitaminler: A
    , D, E ve K vitaminleridir

    Suda Eriyen Vitaminler: B grubu vitaminleri ve C vitaminidir.


    Vitaminlerin önemleri;


    A vitaminiEnfeksiyonlara karşı direnci arttırır normal büyüme
    , üreme, kemik ve diş gelişimi, görme için gereklidir. Cildin tırnakların ve saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Diş ve dişetleri için büyük önem taşır .
    D vitaminiİnce bağırsaklardan kalsiyumun emilmesine yardımcı olur, kalsiyumun kemiklerde ve dişlerde tutulmasını sağlar .

    E vitaminiAntioksidan etkilidir. Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatıyor Yaşlı kişilerde bağışıklık sistemini güçlendirir. Hücrelerin daha uzun yaşamasını ve yenilenmesini sağlar .

    K vitamini Karaciğere gelen Kvitamini burada üretilen bazı pıhtılaşma faktörlerinin yapımında rol alır. Kvitamini takviyesi yanlızca kanamalı hastalarda verilir.
    B1 vitamini Kasların ve sinir sisteminin faliyeti için gereklidir.Yetersizliğinde iştahsızlık, huzursuzluk, bellek zayıflığı ve dikkat azalması görülür.
    B2 vitamini Eksikliğinde dilde kızarma, yanma hissi, ağız çevresi ve dudaklarda kızarma, tahriş, çatlaklar, gözlerde kaşıntı, yanma hissi, katarakt oluşumu, saçların dökülmesi, çocuklarda büyüme yavaşlaması, kilo kaybı, sindirim sorunları oluşur .
    B3 vitamini Yetersiz beslenme sonucu deriyi sinir sistemini tutan pellegra adlı hastalık ortaya çıkar. Hücrelerin oksijeni kullanabilmeleri için gereklidir. Midede sindirimin temel taşları olan asitlerin üretimini sağlar.
    B5 vitamini Doğada bol olduğu için eksikliğine rastlanmaz. Ayrıca bir miktar bağırsaklarda da yapılmaktadır. Eksikliği kan şekerinde düşme, ellerde titreme, kalp çarpıntıya neden olur .
    B6 vitamini Sinir sistemi ve hormonların çalışmasını düzenler.Vücudun savunmasında antikor ve akyuvar oluşumunda rol oynar. Eksikliğinde migren tipi baş ağrısı, kansızlık, ciltte kuruluk, görme problemleri, uyuşukluk, adele zayıflığı ve krampları oluşur .
    B11 vitamini Kırmızı kan hücreleri ve sinir dokularının oluşumunda aktif rol oynar. Hücre bölünmesi için gereklidir. Bu etkisi ile büyümeyi de sağlar. Anne karnındaki bebeğin sinir sisteminin gelişimi için de gereklidir. Eksikliğinde iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı, kusma, ishal, baş ağrısı, unutkanlık, çarpıntı gibi bazı kalp sorunları oluşabilir .
    B12 vitamini Besinlerle veya sigara gibi alışkanlıklarla vücuda giren siyanürü etkisiz hale getirir. Eksikliğinde dilde hassasiyet, şişme, kızarma, hayal görme, depresyon, adalelerde kasılmalar, sinir iltihaplarına bağlı olarak el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma şikayetleri oluşur .
    C vitamini Vücudumuz C vitaminini üretemez bitkiler ve bazı hayvanlar bu vitamini üretebilmektedir. Besinlerle alınan vitamin 2 saat içersinde kullanılır 4 saat sonunda kandan uzaklaşır. Yaraların iyileşmesini, damarların sağlıklı olamalarını sağlar.Vücudun savunma sistemini artırıcı etkisi vardır. Histamin yapımını azaltarak allerjik olayların şiddetini düşürür. Eksikliğinde diş eti kanamaları ve çekilmeleri olur.

    NÜKLEİK ASİTLER


    •Bu moleküller ilk defa Friderich Miescher tarafından balık spermi ve akyuvar çekirdeğinde tespit edilmiştir.En çok çekirdekte bulundukları için nükleik asitler(çekirdek asitleri) diye isimlendirilmiştir.

    •Asidik özelliğe sahiptirler.Hücre yönetiminden sorumludurlar.
    •DNA ve RNA olmak üzere 2 tiptir.Bunlar hücrenin en büyük dev moleküllerdir.
    •Nükleotitlerden oluşmuştur.Onun için DNA ve RNA birer polinükleotidtir.

    •Bütün nükleotitlerde aynı fosforik asit (H3PO4) bulunur.
    •Nükleotitlerin farklı yapıda olmasının sebebi yapısındaki şeker ve organik baz moleküllerinin farklı olmasındandır.
    •Nükleotitler birbirlerine şeker-fosfat bağlarıyla bağlanırlar.
    •Nükleotitler taşıdığı baza göre,nükleik asitler ise taşıdığı şekere göre isimlendirilir.



    NOT: Fotosentezde ve kemosentezde ATP sentezlenir. Bu enerji besinin yapısının oluşumunda kullanılır. Başka hayatsal faaliyetlerde kullanılmaz



  2. #2
    LaDy

    Yeni Cevap: Organik Bileşiklerin Özellikleri Nedir?

    Canlıların Temel Bileşenleri (İnorganik ve Organik Bileşikler) Nelerdir?

    Canlıların Temel Bileşenleri nelerdir
    Canlıların Temel Bileşenleri hakkında bilgi


    Canlıların Temel Bileşenleri

    Canlıların Temel Bileşenleri İnorganik Moleküller Organik Moleküller Su, asit, baz, tuz ve minareller Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, enzimler, vitaminler ve nükleik asitler den oluşur.

    Kimyasal yapılarına göre:

    • İnorganik Moleküller: Su, Mineraller, Asitler,Bazlar ve Tuzlar
    • Organik Moleküller:Karbonhidratlar,Yağlar,Proteinler, Vitaminler, Nükleik asitler ve ATP



    Görevlerine göre:

    • Enerji Vericiler:Karbonhidratlar,Yağlar,Proteinler,ATP
    • Yapıcı Onarıcılar:Proteinler,Yağlar,Karbonhidratlar, Vitaminler,Su ve Mineraller



    İNORGANİK MOLEKÜLLER

    SU:Su iyi bir çözüdür.Tüm canlı yapıların büyük bir kısmı sudan oluşur.Enzimatik reaksiyonların gerçekleşmesi için gereklidir.

    MİNERALLER:
    Magnezyum (Mg):Bitkilerde klorofil pigmentinin ve bazı enzimlerin yapısında yer alır.
    Demir (Fe):Hemoglobin yapısına katılır. Eksikliğinde anemi görülür.
    İyot (I):Tiroit bezinin çalışmasında etkilidir.Eksikliğinde guatr hastalığı oluşur.
    Kalsiyum (Ca):Kasların kasılmasında etkilidir.Ayrıca kemik ve dişlerin yapısına katılır.Kanın pıhtılaşmasında görev alır.Eksikliğinde kemik ve diş rahatsızlıkları ortaya çıkar.
    Fosfor (P):Kemik dişlerin yapısına katılır.
    Sodyum (Na),Potasyum (K):Sinirsel iletimde,hücrede asit ve baz dengesinin sağlanmasında,kas faaliyetlerinde görev alır.

    ORGANİK MOLEKÜLLER
    En çok enerji veren organik bileşikler sırayla:
    Yağlar
    Karbonhidratlar
    Proteinler
    Enerji hammaddesi olarak kullanım sırası:
    Karbonhidratlar
    Yağlar
    Proteinler

    KARBONHİDRATLAR
    -C,H,O elementlerinden oluşurlar.
    -Enerji vericidirler.
    -Zar ve çeper yapısına katılırlar.
    -Üç grupta incelenirler:Monosakkaritler,Disakkaritler, Polisakkaritler

    1.MONOSAKKARİTLER
    - Karbonhidratların yapıtaşlarıdır.
    - Sindirilemeden kana geçerler.
    - Glikozit bağı içermezler.
    - 3-7 arasında karbona sahip olabilirler.
    3C'lu (triozlar):Gliseraldehit,Pirüvik asit,Gliserik asit
    5C'lu (pentozlar):Riboz,Deoksiriboz
    6C (heksozlar):Glikoz,Fruktoz,Galaktoz
    Glikoz:Kan şekeri olarak bilinir.Beynin yakıtıdır.
    Fruktoz:Meyve şekeridir.Enerji verici olarak kullanılır.
    Galaktoz:Süt şekeridir.hayvanlarda bulunur.

    2-DİSAKKARİTLER:
    -İki monosakkaritin birleşmesiyle oluşurlar.
    -Monosakkaritler birbirlerine glikozit bağlarıyla bağlanırlar.Bu bağ oluşurken su açığa çıkar.
    -Sindirildikten sonra kana geçerler.

    Önemli disakkaritler ve formülleri:
    Glikoz + Glikoz MALTOZ+H2O
    Glikoz+ Galaktoz LAKTOZ+H2O
    Glikoz+Fruktoz SAKKAROZ +H2O

    Maltoz:Arpa şekeridir.Bitkisel kaynaklıdır.
    Laktoz:Süt şekeridir.Hayvansal kaynaklıdır.
    Sakkaroz:Pancar şekeridir.(çay şekeri) Bitkiseldir.

    3-POLİSAKKARİTLER:
    -Çok sayıda monosakkaritin glikozit bağıyla bağlanması sonucu oluşurlar.
    -Sindirdikten sonra kana geçerler.

    Nişasta:Bitkilerin depo maddesidir.Fotosentez sonucu oluşan fazla glikozlar nişasta şeklinde depo edilir.Suda çözünmez.Ayıracı iyottur,mavi renk oluşturur.

    Glikojen:Hayvanların depo maddesidir.Fazla alınan glikozlar karaciğer ve kas dokusunda glikojen şeklinde depo edilir.Suda çözünür.Ayıracı iyottur,kahverengi renk oluşturur.

    Selüloz:Bitkilerde hücre çeperinin yapısını olşturur.İnsanlar ve hayvanlar selülozu sindiremezler.Otçul hayvanların bağırsaklarında selüloz sindiren bakteriler bulunur.Ancak bu şekilde selülozu sindirebilirler.Suda çözünmez.İyotla boyanmaz.

    Kitin:Eklembacaklıların dış iskeletini oluşturur.
    Keratin:Sürüngenlerin derilerinde su kaybını engelleyici olarak,ayrıca boynuz, tırnak gibi yapılarda yer alır.

    YAĞLAR (Lipidler)
    -C,H,O, elementlerinden oluşurlar.Bazılarında P ve N elementleri bulunur.
    -Suda çözünmezler.Alkol,eter,aseton,benzen gibi maddelerde çözünürler.
    -Yapıtaşları yağ asitleri ve gliserollerdir.
    -Yağ asitleri ve gliserol ester bağları ile bağlanırlar.
    -En çok enerji veren bileşiktir.
    -Yağlar deri altında depo edilerek ısı yalıyımı sağlar ve çarpmalara karşı iç organları korur.
    -Yağların yıkımı sonucunda su açığa çıkar.Çölde yaşayan hayvanlar ise depo ettikleri yağ ile su ihtiyacını karşılar.

    Basit yağlar:
    -Nötral yağ veya trigliseritte denir.
    3Yağasidi + 1Gliserol Yağ +3H2O
    -Karbonhidratlara göre daha fazla enerji vericidirler.
    -Yıkımları zor olduğu için enerji için önclikli karbonhidratlar kullanılırlar.
    -Karbonları arasında tek bağ olan yağlara doymuş yağlar denir.Genelde hayvansal kökenlidirler. -Karbonları arasında çift bağ olan yağlara ise doymamiş yağlar denir.Bitkisel yağlar denir.

    Bileşik yağlar:
    -Fosfolipidler:Yapılarında nötral yağlardan farklı olarak fosfat ve azot bileşikleri bulunur.Fosfo lipidler hücre zarının yapısına katılırlar.
    -Glikolipidler:Glikoz ile bağ yapmiş yağlardır.Hücre zarının yapısında yer alırlar.
    -Steroitler:Hormonların ve vitaminlerin yapısına katılırlar.
    -Yağ Asitleri:Yağların yapıtaşlarındandı.Genelde bileşikler halinde bulunurlar.

    PROTEİNLER
    -C,H,O, ve N elementlerinden oluşurlar.Bazı proteinlerde kükürt ve proteinde bulunur.
    -Yapıcı onarıcı bileşiklerdendir.
    -Enerji verici olarakta kullanılırlar.Ancak metabolik faaliyetlerde önemli görevleri olduğu için gerek duyulmadıkça enerji verici olarak kullanılmaz.
    -Yapıtaşları aminoasitlerdir.
    - Aminoasitler peptit bağları ile birbirlerine bağlanarak proteinleri oluştururlar.
    -Çok sayıda aminoasidin bu şekilde birleşmesiyle polipeptidler oluşur.
    -Oluşan her peptid bağında bir molekülde su açığa çıkar.Bu nedenle n sayıda aminoasitten oluşan bir proteinin oluşumunda n-1 sayıda su ve yine n-1 asyıda peptid bağı oluşur.
    -İhtiyaç olduğunda DNA şifresiyle ribozomlarda sentezlenirler.
    -Aminoasitler 20 çeşittir.Bunlardan 8 tanesi temel aminoasit olarak adlandırılır.İnsanlar ve hayvanlar tarafından üretilirken kalan 12 tanesi bitkilerden karşılanır.
    -Tüm canlıların proteinleri birbirinden farklıdır.Akrabalarda ise benzerdir.

    Proteinlerin farklı oluş nedenleri:
    -Aminoasitlerin sıralanışı
    -Aminoasitlerin sayısı
    -Aminoasitlerin çeşidi
    -Aminoasitlerin tekrarlanma sıklığı
    -DNA şifresiyle oluşmaları da proteinleri farklı kılar.Çünkü tüm canlıların DNA'ları farklıdır.


    Aminoasitlerin Yapısı:
    H
    (Amino grubu)NH2 C COOH (Karboksil grubu)
    R(Değişken grup)
    Aminoasitlerin yapısında bulunan H,NH2,COOH her aminoasitte aynı iken Rdeğişkeni aminoasitlerin farklı olmasını sağlar.Amino grubu asit ortamda baz gibi,karboksil grubu ise bazik ortamda asit gibi davranır.Bu nedenle aminoasitler amfoter özellik gösterir.Proteinleri yapısal proteinler ve düzenleyici proteinler olmak üzere ikiye ayırırız.

    a-Yapısal proteinler hücre zarında ve bazı organellerin yapısında yer alır.
    b-Düzenleyici proteinler ise enzim ve hormonların yapısını oluşturur.

    Proteinlerin yüksek sıcaklıkta yapıları bozulur.Bu yapı bozukluğuna denatürasyon denir.

    ENZİMLER
    Tepkimelerin başlaması için gerekli olan aktivasyon enerjisini düşürürler.Tepkimeleri hızlandırırlar.Biyolojik katalizörlerdir.
    Örneğin
    A + B ----> C + D Bu tepkimenin gerçekleşebilmesi için aktivasyon enerjisine ihtiyaç vardır.


  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Organik Bileşiklerin Özellikleri Nedir?

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 3 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 3,00 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.08.11, 01:57
  2. Organik Nedir, Ne Demek?
    By Lugati't TürK in forum Nedir
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.06.11, 03:03
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.01.11, 21:16
  4. Organik Bileşiklerin Sınıflandırılması
    By Crash in forum Fizik & Kimya
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.12.10, 23:38
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.01.10, 23:22

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.