Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkileri Nelerdir? Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkisi

  1. #1
    ModeratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkileri Nelerdir? Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkisi

    Sponsorlu Bağlantı

    Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkileri Nelerdir? Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkisi


    Hidroelektrik Santrallerin Çevre Üzerindeki Etkileri
    Hidroelektrik santraller iklimsel, hidrolojik, ekolojik, sosyo-ekonomik ve
    kültürel etkilere sahiptir. Üretime geçen bir hidroelektrik santralın su toplama
    kısmı (baraj), çevresel etki yaratmaktadır.Baraj gölünün yüzey alanı
    itibariyle nehre göre daha geniş olması ve buharlaşmanın artmasından
    dolayı iklimsel etkiler oluşmaktadır. Bu şekilde havadaki nem oranı artmakta
    ve hava hareketleri değişmekte sıcaklık, yağış, rüzgar olayları
    farklılaşmaktadır. Bu durumda yöredeki doğa bitki örtüsü tarım bitkileri sucul
    karasal hayvan varlığı ani bir değişim içine girmekte uyum sağlayabilen
    türler yaşamlarını devam ettirmektedirler.

    Hidrolojik etkiler akarsuyun akış rejimi ve fiziko-kimyasal parametrelerin
    değişmesi ile ortaya çıkmaktadır. Nehirlerin engellenerek, baraj gölü haline
    getirilmeleri baraj gölündeki suyun bir miktarının buharlaşması ile su
    içindeki tuz miktarı ve diğer minarellerin artmasına neden olmaktadır.
    Akarsudan göle geçişte su hızı difizyon ve oksijen alma kapasitesinin
    düşmesine bağlı olarak doğal temizleme kapasitesi düşmekte göl,
    ötrüfikasyon sürecine girmektedir.Göl su kalitesinde meydana gelen
    değişimler sucul canlı yaşamını değiştirmektedir

    Barajın fiziksel yapısının su ve kara ortamında göç yollarının kesilmesi,
    yaşama alanlarının su altında kalması ve bazı önemli türlerin yok olması
    sonucunda ekolojik etkiler ortaya çıkmaktadır. Yüksekten düşen sular
    nedeniyle hava azotunun aşırı doygunluk düzeyinde çözülmesi, balıklar için
    öldürücü olmaktadır.

    Diğer taraftan, sosyo-ekonomik ve kültürel etkiler* barajın inşaat
    aşamasından itibaren olumlu olumsuz şekilde hissedilmektedir. Yapım
    aşamasında sualtında kalan arazinin niteliği ve büyüklüğüne bağlı olarak
    yapılan kamulaştırma neticesinde iç-dış göç olayları yaşanmakta ve arazinin
    kıymeti değişmektedir. Ancak yapım aşamasında iş gücü akımı sebebiyle
    yöresel ekonomi canlanmakta alt yapı hizmetleri ile sosyal hizmetler ( okul,
    sağlık tesisi vb.) özellikle entegre projelerde olumlu etki yapmaktadır. Baraj
    gölü ayrıca, rekreasyon ve su ürünleri üretimi için bir kaynaktır. Ancak,
    yöredeki tabiat ve tarih varlıklarının korunmaması neticesinde kültürel
    değerlerin kaybı söz konusu olmaktadır.

    -Termik Santrallerin Çevreye Etkileri
    Termoelektrik güç üretimi en genel anlamıyla kömür, petrol ve doğal gaz
    yakıtlı olarak yapılmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda ülkemizde tüketilen toplam
    elektrik enerjisinin % 60'ının üretildiği termik santrallerimizde 1950 yılında
    kullanılan yakıtın % 68'ini taşkömürü oluşturuken 1970'li yıllardan itibaren
    yerli enerji kaynaklarımız arasında önemli bir potansiyele sahip linyit
    kömürleri devreye girmiştir. Santrallerden enerji elde edilmesi sırasında
    baca gazları, baca külleri, kül ve kömür stok sahasındaki küller, açık kömür
    işletme sahaları, dekapaj sahaları, kömür nakil yolları, kömür ve küllerin
    bantlarla taşınması esnasında çevre olumsuz yönde etkilenmektedir.
    Termik santrallerde yakıtın yanması sonucu oluşan ve atmosfere verilen
    başlıca kirletici emisyonlar kükürtoksitleri, azotoksitleri, karbonoksitler ve
    partikül maddelerdir. Bu emisyonlar, kullanılan yakıtın türüne, yakıtın
    bileşimine ve kullanılan yakma teknolojisine bağlı olarak değişiklikler
    göstermektedir.

    Yakıtlar yanarken içerdikleri kükürtlü bileşiklerde yanar. Kükürdün yüksek
    sıcaklıklarda kararlı olan bileşiği kükürtdioksitdir, ancak az miktarda
    kükürttrioksit de oluşur. Kükürtoksitler su ile birleşerek sülfirik asit oluşturur.
    Sudaki çözünürlükleri yüksek olduğu için yağmur damlacıkları ile birleşerek
    asit yağmurları olarak yeryüzüne ulaşırlar.

    Termik santrallerin baca gazındaki azotoksitlerin yaklaşık % 95'ini NO, %5'ini
    ise N02oluşturmaktadır. Azotmonoksit atmosferdeki oksijenle tepkimeye
    girerek azotdioksiti oluşturur. Azotoksitlerde su ile tepkimeye girerek asit
    oluştururlar. Bu oksitlerin atmosferde ortalama kalma süreleri yaklaşık bir
    haftadır ve büyük bir kısmı asit veya nitratlar halinde çökerek çevre
    kirliliğine neden olur

    Yere ulaşan asidik kirleticiler toprak ve suların pH değerini düşürürler.
    Toprak ve sulardaki kimyasal ve biyolojik olaylar pH değerinden önemli
    ölçüde etkilenirler. Asit yağmurları ağaçları yapraksız hale getirerek
    öldürmektedir. Asit yağmurları toprakların asitlik derecesini artırarak,
    alüminyum ve civa gibi toksik metalleri mobilize ederek, topraktaki azot
    fiksasyonunu engelleyerek ve nitratları mobil hale getirerek ve bitkilerin
    gelişmesini tahrik ederek zararlı etki yapmaktadır.

    Termik santrallerde uçucu kül ve kazan atıklarının açıkta depolanmaları
    durumunda içerdikleri metaller veya diğer bileşiklerin yağmur ile su
    kaynaklarına sızmaları veya rüzgar ile atmosferde sürüklenmeleri çevreye
    zarar vermektedir.Termik santrallerimizin hepsinde elektrofiltreler mevcut
    olmakla birlikte çeşitli nedenlerle çalıştırılamaması nedeniyle çeşitli çevre
    sorunları yaşanmaktadır. Bu uçucu küllerin çevreye yayılması ile doğal ve
    kültür bitkilerinin yapraklarını örterek bunların solunum ve fotosentez yapma
    imkanını azaltmakta veya ortadan kaldırmaktadır. Hava kirliliği yaratarak
    insan sağlığını etkilemekte, küldeki radyoaktif maddeler nedeniyle çevresini
    etkilemektedir. Ayrıca kül stok sahaları ekonomik nedenler ön planda
    tutularak termik santrallere çok yakın alanlarda seçilmiştirler. Böylece
    yerleşim yerlerine yanlış olarak çok yakın kurulan termik santraller
    nedeniyle kül stok sahaları da yerleşim yerlerine çok yakın tesis
    edilmişlerdir. Bu atıklar yörede peyzaj değerlerini bozmakta arazının
    değerini düşürmektedir.

    Termik santrallerin çalışması esnasında karbondioksitin atmosferde birikip
    atmosferin özelliklerini etkileyerek ve uzun vadede sera etkisi yaratarak
    dünyamızda ciddi iklim değişikliklerine yol açacağı beklenmektedir.
    Karbonmonoksit ve uçucu organik maddeler yanma verimini azaltan ve
    hava kirliliğine yol açan parametrelerdir.

    -Nükleer Santrallerin Çevreye Etkileri
    Nükleer santrallerin çevre üzerindeki etkileri uranyum ve toryum çıkarma,
    yakıt hazırlama,zenginleştirme, üretim, kullanılan yakıtın yeniden
    işlenmesi, depolanması ve işletme ömrü bitip kapatılan reaktörlerin
    sökülmesi sırasında ortaya çıkmaktadır. Nükleer Santrallerde kullanılan
    uranyum ve toryum cevherlerinin çıkarılması ve işlenmesi esnasında
    düşük ışımalı atıklar yayılmaktadır. Bu atıkların bir bölümünün geçmişte
    yapı malzemesi olarak kullanılması, bu tür malzemeden yapılmış evlerde
    barınan insanların, uranyum madencilerinden daha yüksek dozda ışımaya
    maruz kalmalarına yol açmıştır. Nükleer santrallerden çevreye olabilecek en
    büyük etki bir kaza sonucu büyük miktarlarda radyoaktif maddenin çevreye
    yayılmasıdır. Nükleer Santrallerden yayılan gaz ve sıvı radyoaktif atıklar
    önemli çevre sorunları yaratmaktadır. Ancak, olası kaza durumunda
    radyasyonun çevreye olan etkileri kazanın şiddetine, reaktörün tipine ve
    reaktör dış emniyet sistemine göre değişmektedir. Şayet kaza sonucunda
    çevreye çeşitli radyoizotoplar yayılmışsa su, toprak ve hava alıcı ortamına
    radyasyonun yayılması, çevre ve insan sağlığını etkilemektedir. Radyasyon
    gerek ışınlama ile gerekse bitki ve deniz ürünlerinin yenmesi sonucu
    insanlara geçmektedir. Radyoaktif maddelerin (sezyum ve stronsyum) yarı
    ömürleri uzun olup (28 yıldan fazla) vücuttaki tabi elementlerle kimyasal
    benzerlikleri bulunduğundan insan vücudunda birikmesi sözkonusudur.
    Örneğin kalsiyumun kemik oluşumunda potansiyumun da çeşitli hücre
    fonksiyonları ile ilişkisi bulunmaktadır. Kimyasal olarak da stronsiyum
    kalsiyum ile sezyum ise potansiyum ile olan benzerliklerinden dolayı bu
    maddeler alınan besinlerle vücutta birikerek çeşitli kemik hastalıkları ve
    kemik kanserine sebep olmaktadırlar. Radyoaktif serpintiler sonucu toprağın
    bu atıkları absorblaması ve toprakta yetişen bitkilerin doğrudan yenilmesi
    veya bunları yiyen hayvanların et ve sütünün besin olarak alınması ile insan
    vücudunda radyoaktif maddeler birikmiş olacaktır. Yine atmosfere yayılan
    radyoaktif gazlar bulutlardan ışınlama ile veya gıda zinciri ile insanlara
    bulaşmakta ve insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.
    Burada önemli olan yakıtın kullanım ömrünün tamamlanmasından sonra
    ortaya çıkan ve çok yüksek düzeyde ışıma yayan artıkların iyi saklanmaları
    ve depolanmalarıdır.

    -Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkileri
    Jeotermal enerji, genel olarak çevre yönünden temiz bir enerjidir. Ancak
    jeotermal akışkan bünyesindeki bor minerali atık akışkanı tarım sulama
    sularına karışmasıyla tarım için büyük bir tehlike oluşturmaktadır.
    Reenjeksiyon metodu ile sorun çözümlenebilmektedir.
    Rüzgar enerjisi en az çevre sorunu yaratan yenilenebilir enerji kaynağıdır.
    Karşılaşılan sorunlar uygun tasarım ve sağlam tesisatla önlenebilmektedir.
    Kanatlar elektromanyetik dalgaları yansıtarak haberleşme ve görüntü
    sinyallerini etkilemektedir. Ancak bu etki metal kanatlar yerine fiberglas
    malzeme kullanılarak önemli ölçüde giderilebilir. Rüzgar tirbünleri genellikle
    yerleşim bölgeleri dışında inşa edildiklerinden gürültü ve görüntü kirliliği en
    az düzeydedir.

    Güneş enerjisi kullanımını sağlayan teknolojilerinin yarattıkları çevre
    sorunları diğer teknolojilere kıyasla önemsizdir. Düzlemsel kollektör
    sistemlerinin çevreye zararlı etkileri yok denebilecek düzeydedir. Ancak
    bazı çalışmalarda zehirli niteliğe sahip ısı aktarım akışkanları veya yüksek
    sıcaklıklar nedeniyle sağlık açısından tehlikeli olabilecek durumlar
    görülmektedir. Diğer taraftan güneş pili imalatı sırasında işçilerin zehirli
    maddelere maruz kalması sorunu olabilmektedir.

    -Isınma Amaçlı Kullanımdan Kaynaklanan Çevresel Etkiler
    Evsel ısınma amaçlı yakılan kömür ve fuel-oil emisyonlarının alçak
    bacalardan atmosfere atılması, kullanılan yakıtın yüksek oranda kükürt ve
    kül içermesi, ısıtma sistemlerinde yanmanın genellikle tam olmaması gibi
    faktörler inversiyon gibi meteorolojik faktörlerle bir araya geldiğinde özellikle kış aylarında hava kirliliği ortaya çıkmakta ve insan sağlığı olumsuz yönde
    etkilenmektedir.

    Özellikle 1950'li yıllardan sonra görülen hızlı kentleşme, Türkiye'deki hava
    kirliliğinin en önemli sebeplerindendir. Büyük kentlerimizde kış aylarında
    görülen hava kirliliği başlıca ısınma amacıyla tüketilen yakıtlardan
    kaynaklanmaktadır.

    Şehirlerimizde hava kirliliğinin tespit edilmesi için sürekli ölçümler
    yapılmaktadır. Ancak hava kirletici emisyonlardan sadece kükürtdioksit ve
    partikül madde ölçümleri yapılmakta diğer kirleticiler hiç ölçülememektedir.
    Ülkemizde genelde ısınmada en fazla odun ve biomas kullanılmakta, daha
    sonra fuel-oil, LPG, motorin ve gazyağından oluşan petrol ürünleri
    gelmekte, daha sonra ise linyit ve taşkömürü gelmektedir.Doğalgaz ise
    gerilerde kalmaktadır. Ancak hava kirliliğinin yoğun olduğu şehirlerde
    ağırlıklı olarak yerli linyit kömürü, yerli ve ithal taşkömürü, 6 nolu fuel-oil ve
    kalorifer yakıtı kullanılmaktadır


    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ



  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkileri Nelerdir? Enerji Kaynaklarının Çevreye Etkisi


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 13.06.13, 16:30
  2. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.04.13, 16:52
  3. Enerji Kaynaklarının Çevreye Zararları Nelerdir?
    By RedBuLL in forum Küresel Isınma
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.05.12, 00:21
  4. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.04.12, 19:30
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.01.11, 18:07

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.