Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 3/3 İlkİlk 123
15 sonuçtan 11 ile 15 arası

Konu: Parazitler (Asalaklar) İÇ PARAZİTLER Biyoloji

  1. #11
    Mavi Admin

    Kene Felci

    Kene Felci : Bazı kene türlerinin dişileri,kan emme sırasında belli dönemlerde bir nörotoksin üreterek sinirsel impuls geçişini bozar.Hastalık bulaşan köpeklerin arka bacaklarında ilerleyen bir felç ve nadir vakalarda solunum felcine bağlı ölüm meydana gelir.Kenelerin kısa sürede uzaklaştırılmaları ile semptomlar 24 saat içinde kaybolur. Pire enfetasyonu-büyüyen bir problem: Köpek sahipleri sık sık pire probleminden yakınır ve ilaç kullanmalarına rağmen baş edemediklerini ifade ederler.Bu parazitlerin yoğun enfetasyonu birkaç sebebe bağlıdır. · Pet hayvanları sayısı sürekli olarak artmaktadır. · Parazitler zamanında teşhis edilemezler,bu da sıcak mevsimlerde süratli bir çoğalmaya yol açar. · Kaşınma ve ısırma gibi ilk enfestasyon belirtilerinin sebebi araştırılmaz. Sadece hayvanın üzerindeki pirelere karşı ilaç uygulanır.Parazitin çeşitli gelişme dönemlerini yaşadığı çevre ilaçlaması ihmal edilir. Bu çerçevede pet hayvanlarının ve çevrelerinin yoğun bir parazitasyon meydana gelmesi beklenmeden koruyucu olarak ilaçlanmaları gereklidir.Aksi takdirde mücadele masraflı ve zaman alıcıdır.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!



  2. #12
    Mavi Admin

    Pirelerin verdikleri zararlar

    Pirelerin verdikleri zararlar:

    1)Kan Kaybı:Küçük köpek ırklarında veya yavru hayvanlarda yoğun pire enfeksiyonu şiddetli kan kaybına,anemiye hatta ölüme yol açar.


    2) Barsak Parazitlerinin Taşınması:Pireler d.canimum adlı şeridin ara konakçısıdır.Bu şekilde enfekte köpekler dışkıyla çevreye kabak tohumu şeklindeki halkaları yayarlar.Halkalar içerisindeki yumurtalar pire larvaları tarafından yutularak burada larva formu gelişir.Şerit larvasını taşıyan ergin pire çiğneyerek yutulursa,larvalar gelişmelerini tamamlayarak konakçının bağırsağında şerit haline dönüşür. Bu bakımdan pire teşhis edilen köpeklere,bu şeritlere karşı koruyucu amaçla etkili bir şerit ilacı uygulamak gereklidir.

    3)Pire Enfetasyonuna Bağlı Deri Hastalıkları:Pireler ısırdıkları noktada lokal tahrişe,deri hastalıklarına(pire ısırığı detarmasisi) ve sitemik karakterde alerjik reaksiyonlara (pire alerjisi detarmatisisi) yol açarlar.Isırık detarmasisleri özellikle karında,bacak içlerinde ve kuyruk altında,ısırma ve kaşınmadan kaynaklanan kızarıklık,kabarcık oluşumu ile seyreder. Evcil hayvanlarınızda kene ve pirelerden kaynaklanabilecek problemleri önlemenin en etkin yolu,veteriner hekiminizin tavsiye edeceği güçlü ve uzun etkili antiparaziter ürünleri kullanmaktan geçer. Rahatsız edilmediği sürece bu minnacık korkunç pire,dörtayaklı dostlarımız üzerinde 100 günden daha uzun süre yaşayıp üreyebilir.Bir uzay gemisinden 50 kat daha hızlı bir şekilde hız kazanabilir ve bazıları kendi boylarının 150 katı yükseğe zıplayabilir.Bu bir insanın 3.500 metre yükseğe zıplamasına benzer.Veteriner hekimlerin pireye böyle savaş açmalarına şaşmamak gerekir. Pireler sıcak havalarda ortaya çıkar ama ev içinde yaşayan hayvanlarda ve kapalı mekanlarda tüm yıl boyunca görünebilirler.Pireler kan ile beslenen asalak böceklerdir.Onların üzerinde veya evinizde küçük,karabiber tanelerine benzeyen lekeler görebilirisiniz,minnacık kara lekeler.Bu kara lekelerin pire olup olmadığını anlamanın en kolay yolu,onları ıslak beyaz bir kağıdın üzerine koymaktır.Kızıl ya da kahverengiye dönüşürler ise,başınız pireler ile dertte demektir.Lekeler kanla dolmuş pire dışkıları veya larvalardır. Ama asla pireleri önemsiz bir baş belası olarak görme yanılgısına düşmeyin.Peki pireleri nasıl kontrol altına alabilirsiniz.?Hem dostunuzu hem de yaşadığı yeri ortamı temizlemek gerekir.

    ŞAŞIRTICI BİLGELER:

    · Dört adet dişi pire,1000 gün süre ile günde kez beslendiğinde 1600 kez ısırır.

    · Pirelerin yaşadığı bir evde büyük olasılıkla %95 oranında yumurta ve sadece %5 oranında yetişkin pire bulunur.

    · Pire,tropik iklim böceğidir ve dondurucu soğuklarda uzun süre dayanamaz.

    · Kış aylarında pireler genellikle tedavi edilmeyen köpekler üzerinde yetişkin halde yaşarlar.

    · Larva halindeki pireler etrafa sürünür ve halılara veya ev hayvanlarının üzerinde yaşayan yetişkin pirelerin dışkılarındaki kurumuş kan ile beslenir.

    · Dişi pireler;ilk kanlı öğünlerini yedikten 39 ila 48 saat içinde yumurta bırakmaya başlarlar. Bazı pire türleri,aylarca yemek yemeden hayatta kalabilirler.

    En başarılı pire kontrolü için her bir durumu özelliğine göre tedavi etmek gerekir.Bazı köpekler,pek çok başka köpek ile aynı evi paylaşır,bazı evlerde kedi ve köpekler bir aradadır,kimi köpek ev içinde kimisi ise dışarıda yaşar.Bu kadar çok farklı ortam olasılığında pire kontrol yöntemlerinin bireysel olarak ele alınması gerekir. İşe etrafı iyice temizleyerek başlayın.Evi tepeden tırnağa elektrik süpürgesi ile temizleyin.,mobilyalar dahil olmak üzere ve elektrik süpürge torbasını dışarıya atın.Evdeki tüm yatakları süpürün ve silin.Tabii onun yatağını da.Dostunuzu her gün fırçalayın ve bir pire tarağı kullanın.Piyasadaki pire ilaçlarında birini seçin,pire tasmaları,şampuanlar,ev içi ve bahçe için spreyler-ve üretici tavsiyelerine de kesinle uyun.Ancak birkaç ürünü bir arada kullanırken toksik reaksiyonların oluşmayacağından emin olun. Avrupa ve Amerika'da pek çok şirket,ev hayvanlarının üzerine konaklayan pire ve kenelerle baş edebilmek için pek çok kişi değişik yöntemler üzerinde çalışmakta.İşleri zor çünkü,ister inanın ister inanmayın dünya da 2000'in üzerinde değişik pire türü bulunmakta.

    PİRELERİ YOK EDİN

    · Pire mevsimi başlamadan bir ay önce.pire savaş gününüzü tespit edin ve takviminize yazın.

    · Sık sık evinizi elektrik süpürgesi ile temizleyin.Zeminde hiçbir santimetrakareyi atlamayın,duvardan duvara halı,parke veya ne olursa olsun,koltukların,masaların,yatakların altını her yeri temizleyin,köpeğinizin gitmediği bölgeler olmasa bile.

    · Elektrikli süpürge torbalarını dışarıdaki,kısa süre sonra boşaltıcak bir çöp kutusuna atın.Torba henüz tam dolmadığından onu atmazsanız ya da torbayı evin içindeki bir çöp kutusuna atarsanız,büyük olasılıkla pireler kaçacak veya savaşınızda tek bir muharebeyi kazanmış olacaksınız.

    · Bahçenizde bir pire spreyi kullanın.

    · Bir pirenin en iyi temizlenmiş eve bile dönebileceğini unutmayın.Onun için her yeri pire spreyleri ile iyice yıkayın.

    · Daha serin aylarda da pire savaşına devam edebilirisiniz.Pire mevsimi bittikten bir ay sonra yeniden evinizi temizleyin.Pireler tropik iklim böcekleri oldukları ve soğuk havalara dayanamadıkları halde,sıcak evlerde mutlu bir şekilde üremeye devam edebilirler. Yiyecekleri kapalı kutular veya buzdolabında saklayın.Köpeğiniz yemeğini yedikten sonra kabını yıkayıp kaldırın.Yemek kırıntılarını toplayın ve etraftaki su birikintilerini giderin
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  3. #13
    Mavi Admin

    Standart Parazİtler

    PARAZİTLER

    Ökaryotlari prokaryotlardan en önemli özellik
    , DNA larini muhafaza eden bir nukleusa ve hücre içi organellere sahip olmalaridir. Ökaryotlardan en bilinenleri ise maya hücreleri, alg, amip, terliksi hayvan vb canlilardir.Bu canlilar çok genis bir yasam alani yelpazesine sahiptir.Denizlerde, okyanuslarda, derelerde, göllerde, havuzlarda ve su birikintilerinde yasayabilirler.





    Soldaki resimde nukleusu oldukça belirgin olan (hücrenin ortasinda) bir tatli su mikroorganizmasini
    , sagdaki resimde ise bir ekmek mayasinin karmasik halini görmektesiniz.Tekhücreli bu canlilar bakterilere çok benzemekle birlikte gerek organelleri gerekse hücre içi metabolik faaliyetlerinin karmasikligi ile bakterilerden ayrilirlar.
    Maya hücreleride tipki bakteriler gibi koloni kurabilirler.Bu sayede hem kimyasal maddeleri ortak olarak kullanirlar hemde DNA degis tokusu yaparlar.Bu degis tokus islemi ise yanyana gelip köprü kurmalari ile gerçeklesir.Bu olaya ise "
    konjugasyon " adi verilir.





    Tatli sularda yasayan çogu tek hücreli canlilar " Ameboik " hareketler ile yer degistirirler. Bu hareketleri nasil meydana getirdikleri ise tam olarak anlasilamamistir.

    Ameboik hareket
    , canlinin vücudunun sekilden sekile girmesiyle meydana gelir.(Bkz :Yandaki resim ve ana sayfadaki hareketli resim).Bu canlilarin beslenmeleride yine ameboik hareketlerle gerçeklesir.
    Hücre zarlarinin disarisinda bulunan bir besini içeriye almak için canli ilk olarak besinle temas eder ve hücre zarindan içeriye dogru bir çöküntü olusturur.

    Besin bu çöküntünün içerisine girer girmez çöküntü ters taraftan kapanir ve kese halini alir.Daha sonra olusan bu kesenin agizi, besin maddesi hücrenin iç tarafina gelecek sekilde tekrar açilir.Ve böylelikle besin maddesi hücre içerisine alinmis olur.




    Üstteki resimde
    , ameboik hareketlerle bir bitki artigini hücresinin içerisine almis olan bir " Alg " görülüyor.
    Alg
    , besin maddesini hücre içerisine alir almaz Lizozom yani enzim keselerini faaliyete geçirir ve besini sindirmeye baslar.Sindirilen besin artiklari yine ayni sekilde kese olusturma yöntemiyle disari atilir.
    Resme dikkatlice baktiginizda hayvanin vücudunun içerisindeki karmasik yapilari görebilirsiniz.Bu yapilar canlinin organellerini temsil etmektedir ve kimyasallarla boyanmadigi zaman isik mikroskobunda seffaf olarak görünürler.


    Bazi mikroorganizmalar ise ameboik hareketlerden ayri olarak sahip olduklari flagellalarla hareket ederler.Bu flagellalar canlinin arkasindan uzanan kamçi benzeri yapilar olup
    ATP enerjisi kullanirlar.Buna karsin çok üstün bir hareket kabiliyetine sahiptirler.




    Resimde de gördügünüz gibi canlinin arkasinda fazla sayida flagella bulunmaktadir.

    Bu flagellalar bazi canlilarda mitokondri de üretilen ATP (
    adenin Tri Fosfat) yi kullanirken bazilarinda ise çiplak (+) yüklü protonlari kullanirlar.

    Flagellalarin çok hizli ve kivrak olarak hareket etmesi hayvana olagan üstü bir hiz kazandirir.Eger bu canli bir insan kadar büyük olsaydi suya birakildiginda saatte 200 km. hizla yüzecekti.

    Ancak mikroskopla görülebilen bu minicik canlilar aslinda bizlerin gözünden kaçan çok büyük bir görevi yerine getirmektedirler.

    Eger
    bakteri ve diger tüm mikroorganizmalar yer yüzünde var olmasaydi yere düsen bir yaprak, ölmüs bir hayvan veya gömülen bir insan cesedi asirlar boyunca hiç bir degisiklige ugramadan yerlerinde kalacakti.Iste bu mükemmel yaratiklar kendilerine yaratilistan verilen emir dogrultusunda hareket ederek dogayi sürekli olarak temizlemekte ve ekolojik dengeyi saglamaktadirlar.
    Diger bir mikroorganizma türü ise " Mantarlar " dir.Bu canlilar genellikle nemli yerlerde yasamayi severler.Insanlarda özellikle ayak parmaklari arasinda görülen mantar hastaliginin kaynagi ise ayaklarin yikandiktan sonra nemli birakilmasidir.
    Genellikle ormanlarda agaç diplerinde ve sulu ortamlarda yasayan mantarlar
    , spor denilen bir tür esey hücresi ile ürerler.



    Soldaki resimde bir mantar spor hücresini
    , sagdaki resimde ise tipki bakteriler gibi koloni kurmus bir mantar hücre grubunu görmektesiniz.Bu canlilarda tipki diger mikroorganizmalar gibi denizel ve karasal ekolojik dengelerin korunmasina yardimci olmaktadirlar.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  4. #14
    Mavi Admin

    Baliklarda bulunan parazİtler

    BALIKLARDA BULUNAN PARAZİTLER




    Tatlı su vede Deniz balıklarında görülen parazitler,Balık eti tüketimi ile insanlara geçerek çeşitli sağlık sorunlarına sebeb olurlar,Bu gibi durumlara sebeb olmamak için Parazit türlerini biraz tanıyalım.


    1PİSTORCHİS FELİNEUS.
    OPİSTORCHİS FELİNEUS 8 İla 11 mm uzunluğunda 1.5 -2 mm genişliğinde TREMATODDUR.Vücudunun ön kısmı sivri ve kırmızıya yakın bir renktedir,Yumurtaları oval kapaklı ve açık kahve rengidir.Boyları 25-30 mikron genişlikleri 11 ila 15 mikrondur.


    2:YNİA LEACHİ
    Derilerinin üzeri mukoza ile kaplı tatlı su balıklarının derilerinden girerek kaslara yerleşir ve orada kistleşirler.
    Tatlı su balıklarında en çok rastlanan Sazan,Kızılkanat ve çitaridir.
    Kistleşmiş larvalar balık etinde normal ısı derecesinde üç gün canlı kalır, Tuzlanmış balıklarda 10 güne kadar canlı kaldıkları bilinmektedir.
    Balıkların az pişirilmiş olarak ve çiğ olarak tüketimlerinde 2 ün içerisinde olgun formlar gelişir ve bu formlar karaciğerede
    tehlikeli tahribata yol açar, Bu gibi balıklar tüketilmemeli ve derhal imha edilmelidir.


    3 İPHYLLOBOTRİUM LATUM L
    İnsan tenyası (DİPHYLLOBOTRİUM LATUM)Gelişmesini birçok balık türünde tamamlar.Şerit 9 metreyi aşan uzunlukta ve yaklaşık 2cm genişliğindedir,Badem şeklindeki SCOLEXİ 2-3 mm uzunlukta olup boyun kısmı kısadır,Sayıları 3000 ile 4000 arasında değişen halkalardan oluşur. İnsanların bağırsaklarında olduğu zaman iştahsızlık başlar.Çıkardığı toksinler insanlara zarar verir, İnsan vücudunda fazla kaldıkları zaman anemiye sebeb olur.
    Turna ve sazan gibi balıklar parazit içeren maddeleri yerler ve balıklarda bu parazit oluşarak bağırsak duvarından karna ve kaslara geçerler.


    4:LİGULA SİMPLİCİSSİMA
    Su kuşlarında yaşayan tenyanın rengi beyazdır 10 ila 40 cm uzunluğundadır 1 metre olanlarıda vardır.
    Su kuşlarının dışkısı ile balıklara geçerler, Bunlara meraklı olan sazan kara balık parazitleri büyük miktarda alır, Bunun gibi balıkların karın boşluğunda gelişmelerini tamamlar ve 35-50 CM uzunluğa erişirler ve aşırı derece büyüyen karın duvarı herhangi yerinden yırtılarak balık ölür.


    5:ASKARİTLER
    Bir çok balık türünde kaslarda rastlanır,Özellikle Morina ,Ringa,Turna,Som, Tatlı su levreği(Testere balığı olarakta bilinir)sık bulunurlar. Balıklarda yerleştikleri bölge karın boşluğu ve karın sırt kaslarıdır.Kaslarda genelde kıvrılmış olarak bulunurlar, Bunlar pişirme sırasında ölürler.



    6:HOLOSTOMUM PERLATUM CİUREA

    Sazanların pullarının dökülmüş olduğu noktalarda ve kaslarda toplu iğne başı kadar modüller oluştururlar.



    7 İSCİCOLA GEOMETRA
    Balıkların deri üstünde pek çok sayıda bulunan 4 cm uzunluğunda gri ve yeşil renkte üzerinde kahve rengi noktaların olduğu bir solucandır.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  5. #15
    Mavi Admin

    Asalaklar

    ASALAKLAR


    Alm. Parasit, Fr. Parasite, İng. Parasite. Bir canlının içinde veya üstünde yaşayan ve onun sırtından geçinen varlıklar. Dünyadaki bütün canlılar beslenir, çoğalır ve nesillerini devam ettirirler. Canlılar yaşayabilmek için, çok defa diğer canlılarla yarışmak ve savaşmak mecburiyetindedirler. Bazıları ise yaşayabilmek için, uyum ile başka canlılardan istifade durumundadır. Böyle canlılara asalak(parazit); bu yaşama durumuna da asalaklık (parazitlik) denir. Parazitlik, canlılar arasındaki münasebetlerin bir çeşididir. Bir ortak yaşama şekli olup, birarada yaşayan iki bireyden biri, diğeri zararına ortaklıktan faydalanır. Asalaklığa “tufeylilik” de denir. Parazitin istifade ettiği canlıya “konak” denir. Virüs, riketsiya, bakteri, mantar gibi bitkiler dünyasının alt gruplarında da parazitlik vardır. Fakat parazitlik denince daha çok hayvanlar dünyasındaki durum anlaşılmaktadır. Bitkisel parazitlere “fitoparazit”; hayvansal parazitlere de “zooparazit” denir.

    Hayvansal asalaklar (Zooparazitler): Parazitlerin bir kısmı, bazı hayvan ve insanlarda asalak olarak yaşarlar. Bir kısmı ise hayatlarının belirli bir bölümünü hayvan türlerinde, diğer bir bölümünü ise insan vücudunda geçirirler. Parazitler gelişmeleri esnasında morfolojik ve fizyolojik değişmeler geçirerek olgunlaşırlar. Parazitin gelişmesi için bir konağa ihtiyacı vardır. Gelişmeleri esnasında bazan bir, bazan da birden fazla konak kullanırlar. Parazitin, konak vücudunda bulunuşu üç şekil içinde gösterilebilir:

    1- Bazı parazitler için ancak bir tür canlı konak olabilmektedir. Bazı sivrisineklerin yalnız insan kanını tercih etmeleri gibi.

    2- Parazitlerin bazıları muhtelif konaklarda yaşayabilir. Kenelerin birçok hayvan ve insanda asalaklık yapabilmeleri gibi.

    3- Birçok durumda insan, parazitin tesadüfen yerleştiği bir konaktır.

    Parazitlerin muhtelif çeşitleri vardır. Parazit bir canlı bütün hayatı boyunca mecburi olarak bir konakta yaşayabilir, tesadüfen bir konağa yerleşebilir yahut da bütün hayatı süresince parazit olarak yaşaması gibi devamlılık arzedebilir. Mesela bit ve uyuz böceği insanda devamlı parazit halinde yaşar. Bundan başka özel olarak belirli bir hayvanın belirli dokularında ve organlarında yaşayabilen parazitler olduğu gibi, doku ve organlarda gezici olarak yaşayan parazitler de bulunmaktadır.

    Parazitlerin, konağın dış yüzeyinde veya deri altında bulunmasına dış parazitlik denir. Bit, tahtakurusu, uyuz böceği gibi.

    Parazitin sindirim yolları, idrar yolları, safra yolları gibi boşluklarda, karaciğer, akciğer gibi dokularda ve kanda olmak üzere konak vücudunun içinde yaşaması genel olarak iç parazitlik olarak adlandırılır.

    İç parazitlerle meydana gelen parazitliğe infeksiyon denir.

    Parazitlerin bulaşması; kirlenmiş toprak veya su, parazitin olgunlaşmamış dönemini ihtiva eden besin, kan emen diğer bir parazit, parazitin bulunduğu hayvan, parazitli şahıs ve bunun elbisesi, yatağı, diğer eşyası ve çevresi ile olur.

    Parazitin insana bulaşması direkt veya dolaylı yoldan olur. Parazit, insan vücuduna muhtelif yerlerden girebilir. Barsak parazitleri bilhassa ağız yolundan vücuda girerler. Solunum yollarıyla veya idrar yollarından bulaşanlar da vardır.

    Bir kısım parazitlerin konak organizma üzerinde zehirli ve allerjik etkileri olmasına mukabil, bazı parazitler ise yaşadıkları organizmada besin kaybı, kansızlık, şok, kanser, iltihab vb. gibi önemli etkilere sebeb olabilirler.

    Sayıları çok kabarık olan asalakları kabaca sınıflandırmak mümkündür:

    A) Protozoonlar: 1- Kamçılı protozoonlar: Leishmania tropica (Bkz. Şark çıbanı). Giardia intestinalis (Bkz. Lambliyazis). Trichomanas vaginalis v.s. gibi.

    2- Amipler: Entamoeba histolytica (Bkz. Dizanteri). Entamoeba coli v.s. gibi.

    3- Sporozoonlar: Plasmodiumlar (Bkz. sıtma). Toxoplazma gondii gibi.

    4- Kirpikli protozoonlar: Balantidium coli.

    B) Helmentler: 1- Trematoda’lar: Pasciola hepatica, Schistosomalar v.s. gibi.

    2- Cestoda’lar: Diphyllobothrıumlatum, Hymenolepis nana ve diğer tenya türleri (Bkz. Tenya). Kist hidatik (Bkz. Kistler) v.s. gibi.

    3- Nematodalar: Ascaris lumbricoides (solucan). Enterobius vemiculoris (Bkz. Kılkurdu). Trichuris trichiura, Trichinella spiralis (Bkz. Trişin).

    C) Arthropodalar: Carcoptes scabiei (Bkz. Uyuz). Pediculus humanus (Bkz. Bit) v.s.

    Solucanlar: En mühimi Ascaris lumbricoides’tir. Boyları 15-30 cm arasında değişir. Yuvarlaktırlar, her iki uçları sivridir. Kirli beyaz veya kırmızımtrak sarı renktedirler. Ara konakçısı yoktur. Dışkı ile çıkan döllenmiş yumurtaları dışarda uygun ısı, nem ve oksijen bulduklarında 2-3 haftada gelişirler. Bu yumurtalar, besinler ve sularla mideye gelince larvalar açığa çıkar. İnce barsaklara, oradan karaciğere, oradan da kalb ve akciğerlere gelirler. Bronşlarla gırtlağa, oradan da yutularak tekrar barsağa gelip yerleşirler ki, bu süre 90 gün kadardır. Yurdumuzda çok sık rastlanır. Barsağı tıkayabilir, kanamalara sebeb olabilir ve delebilirler. Sindirimi bozarlar, allerjik etkiler yaparlar (kurdeşen, öksürük, yüzde kızarma vb.), iltihaba sebep olabilirler. İştah bozuklukları, karın ağrıları, ishal yaparlar. Ağızdan, burundan, gözyaşı kanallarından dışarı çıkabilirler. Karaciğerde iltihaba ve sarılığa yol açabilirler. Teşhis, bizzat kendisinin veya yumurtalarının mikroskop altında görülmesiyle konulur.

    Tedavide; en çok piperazihe tuzları kullanılır. Hekim tavsiyesine göre hareket etmelidir.

    Korunmada; temizliğe riayet, çiğ sebze ve meyvelerin iyi yıkanıp yenilmesi ve sağlık eğitimi önemlidir.

    Bitkisel asalaklar (Filoparazitler): Kendilerine lüzumlu olan organik besin maddelerini üzerinde yaşadıkları diğer bitkilerden, onların zararına sağlayan organizmalardır. Parazit bitkiler havstor (emeç) adını alan sömürme organlarını besleyici bitkinin iç kısımlarına gönderirler.

    Bitkiler aleminde parazit organizmalara başta bakteri ve mantarlar olmak üzere, bazı kamçılılar, su yosunları ve yüksek bitkilerde rastlanır.

    Parazitler ekseriya, belirli bitkilerde, hatta bazan tek bitki türünde yaşayacak tarzda özelleşmişlerdir.

    a) Yarı parazitler: Klorofil ihtiva eden ve fotosentez yapabilen bitkiler olup üzerinde parazit olarak yaşadıkları bitkiden (konaktan) yalnız su ve suda erimiş maddeleri alırlar. Birçok meyve ağaçlarına zarar veren ökseotu böyle yarı parazit bitkilere misaldir.

    b) Tam parazitler: Bütün besinlerini üzerinde yaşadığı konak bitkiden alan, klorofilsiz ve yaprakları puslu gelişme gösteren bitkilerdir. Cistus (laden) türlerinin altında yaşayan kırmızı renkli puslu yaprakları ile dikkati çeken gelin parmağı da tam bir parazittir. Tarla ve bahçe bitkileri üzerinde yaşayarak bu bitkilere zarar veren canavar otu da önemli parazit bitkilerdendir.

    c) Parazit mantarlar: Parazit mantarlar konak bitkinin ya üzerinde dış parazit veya dokuları içinde iç parazit olarak yaşarlar. Asma yapraklarında külleme hastalığına sebep olan külleme mantarı bir dış parazittir. Bu mantar yaprakların yüzeyini örümcek ağı gibi örterek emeçlerini doku içine gönderir. Yine asmalarda “mildiyo” adı ile anılan önemli bir hastalığa sebep olan mildiyo mantarı bir iç parazittir.

    d) Parazit bakteriler: Bakterilerden bir kısmı insan, hayvan ve bitkilerde parazit olarak yaşayarak önemli hastalıkların sebebi olurlar. Meyve ağaçlarındaki bitki kanseri, sığır ve koyunlardaki şarbon, ruam, insanlarda verem, kolera, zatürre, difteri hastalıklarına sebeb olurlar.

    Netice olarak asalaklar, insan, hayvan ve bitkiler üzerinde yaşayan ve yaşadığı canlının aldığı gıdalara ortak olarak onunla birlikte beslenen canlılardır. Genellikle bütün ömürlerini bu canlılar üzerinde yaşıyarak geçirirlerse de hayatının belli bir bölümünü bir canlı sırtında geçirdikten sonra o canlıyı terkederek başka canlılar üzerine geçen parazitler de vardır. Dış parazitler dediğimiz parazitler genel olarak bu çeşittendirler.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Parazitler (Asalaklar) İÇ PARAZİTLER Biyoloji

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 1 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 1,00 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.06.12, 14:36
  2. Parazitler - Parazitlerin Neden Olduğu Hastalıklar Nelerdir?
    By RedBuLL in forum Bulaşıcı Hastalıklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.04.12, 18:43
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.01.11, 18:12
  4. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.12.09, 16:39
  5. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21.04.09, 15:45

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.