Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Bursa (doğal mekanlar)

  1. #1
    Administrator
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Bursa (doğal mekanlar)

    Sponsorlu Bağlantı

    Bursa (doğal mekanlar)


    Doğal Mekanlar

    • Aras şelalesi
    • Suuctu Şelalesi(Mustafakemalpaşa)


    • Ayvaini MAğarası (Mustafakemalpaşa)
    • Görecik Yaylası (Büyükorhan)


    • Kocayayla (Keles)
    • Sadağ Kanyonu (Orhaneli)


    • Sansarak kanyonu (İznik)
    • cumalıkızık


    • Gölyazı nilüfer
    • uludağ milli parkı (Osmangazi)


    • iznik gölü

    Suuçtu Şelalesi
    Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine 18 km. uzaklıkta bulunan ve ilçenin içme suyu ihtiyacını karşılayan Suuçtu Şelalesi 38 metre yükseklikten dökülür. Çataltepe mevkiinde, Muradiyesarnıç Köyü yakınlarında, Karadere üzerinde fay hattının çökmesi ile oluşmuştur. Kayın, meşe, çam ağaçlarının gölgesinde serin bir dinlenme alanı olan bu alan, etrafındaki ahşap piknik masaları ve ocakları sayesinde piknikçilerin çok rağbet ettiği bir mesire yeridir.
    Ayvaini Mağarası
    Uluabat Gölü'nün güney bölümünde yer alan Ayvaini Mağarası'nın iki girişi vardır. Birinci giriş Bursa, Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Kazanpınar'da, diğer girişi yeraltı sularının yer üstüne çıktığı Nilüfer İlçesi'ne bağlı Ayvaköy'ü yakınında yer alır. İki girişi arasında 4 km mesafe vardır. Bursa'yı Mustafakemalpaşa'ya bağlayan eski yol mağara yakınından geçer.
    Her iki yönden girişi bulunan mağara, girişlerinin sarp olması nedeniyle turizme kapalı olmakla beraber profesyonel dağcı ve mağaracılar tarafından tercih edilebilir. Hidrolojik olarak aktif bir mağaradır. Güney Marmara Bölgesi'nin en uzun mağarasıdır. Ayvaini Mağarası görünümleri ilginç ve büyüleyici damlataşlar (sarkıt, dikit, duvar damlataşları, sulu damlataş havuzları) ve göller ile kaplıdır. Gezi için rehber alınması gerekmektedir. Turistik gezilere açılması için çalışmalar sürdürülmektedir.
    Hidrolojik olarak aktif bir mağaradır. İki girişi arasında 4 km mesafe vardır. Güney Marmara Bölgesi'nin en uzun mağarasıdır. Ayvaini Mağarası görünümleri ilginç ve büyüleyici damlataşlar (sarkıt, dikit, duvar damlataşları, sulu damlataş havuzları) ve göller ile kaplıdır. Gezi için rehber alınması gerekmektedir. Turistik gezilere açılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

    Sansarak kanyonu
    İznik Merkezindeki Ayasofya Kilisesi'nden yaklaşık 17 km uzaklıktaki Sansarak Köyüne ulaşarak, Köy ahalisinden suyun yüksekliği vs bilgiler alınarak Kanyon içine girilmesi tavsiye edilir. Yaklaşık 4 saat boyunca dere içinden kanyon boyunca zorlu bir yürüyüş yapılmaktadır. Daha önce mutlaka bir kaç kez dere içi yürüyüşü yapmış deneyimli kişilerin katılmaları gerekmektedir. Yürüyüş boyunca irili ufaklı bir çok şelale ve gölet sizleri bekliyor. İsteyenler bu göletlerde serinleme imkanı bulabilmektedir. Dönüş yolunda İznik'in merkezindeki Ayasofya müzesini, çini atölyelerini ve İznik Gölü kenarındaki restoranlarda balık ziyafeti ile kendilerine ödül verebilir ve böylece doğa'da güzel bir gün daha geçirmiş olmanın mutluluğu yaşarsınız.
    Not: Küresel Isınmanın olumsuz sonuçları diğer trekking parkurlardaki su seviyesi Sansarak Kanyonu'ndada çok düşmüştür. Eskiye göre çok geçişler çok zorlamasada yinede yürüme tekniğini bilen kişilere tavsiye edilir.


    cumalıkızık
    Bursa'daki Uludağ'ın güney eteklerine kurulmuş 5 Kızık köyünden biridir. Kuruluşu yaklaşık 700 yıl öncesine denk gelmektedir.
    Bir vakıf köyü olarak kurulan köyde, tarihi doku çok iyi korunmuştur ve Osmanlı erken döneminin kırsal kesim sivil mimari örnekleri günümüze ulaşmayı başarmıştır. Bu özelliği nedeniyle çok ilgi çeken ve ziyaret edilen bir yerleşim yeri olmuştur. Sık sık tarihsel filmlere mekan olmaktadır.
    Uludağ etekleri ile vadiler arasında sıkışıp kalan köylere kızık adı verilmiştir. Diğer kızık köylerindeki köylülerin eskiden Cuma namazı için toplandığı yer olduğundan bu köyün Cumalıkızık adıyla anıldığı söylenir. Bir başka söylence de, Osman Bey'in köyün kurulduğu günün cuma günü olması sebebiyle bu köye "Cumalıkızık" adını vermiş olduğudur.
    Köy meydanında köy geçmişine ait eşyaların sergilendiği bir de müze (Cumalıkızık Etnografya Müzesi) bulunur. Köyde, Haziran ayında "Ahududu Şenliği" yapılmaktadır. Ünlü "Cumalıkızık evleri" moloz taş, ağaç ve kerpiçten yapılır, genelde üç katlıdır. Üst katlardaki pencereler kafesli veya cumbalıdır. Ana giriş kapılarındaki kulplar ve tokmaklar dövme demirden yapılır. Evler sarı, beyaz, mavi, mor renklere boyalıdır. Evlerin arasında kaldırımsız, taş döşeli, çok dar sokaklar bulunur.
    Köyün camisi, caminin yanındaki Zekiye Hatun Çeşmesi ve tek kubbeli hamamı Osmanlı devrinden kalmadır. Köyde, Bizans devrinden kalma bir kilise kalıntısı da bulunur. Köyde narenciye, ceviz, kestane yetişir.


    gölyazı
    Gölyazı, Nilüfer, Bursa-İzmir karayolunda Uluabat gölü (Apollont gölü) kıyısında küçük bir yarımada da kurulmuştur. Tarihi Roma dönemine kadar gider. Roma döneminden kalanları evlerin temel taşlarında görmek mümkündür. Tarihi ve coğrafi orijinal özellikler taşır. Apollon Krallığı'nın merkezi olarak bilinir. Köyün başlıca geçim kaynağı günümüzde balıkçılık ve zeytincilik'tir.
    uludağ milli parkı
    Uludağ Milli Parkı 1961 yılında Millî Park olarak ilan edildi. 1961 yılında koruma altına alınan alanı 12 762 hektar'dır.Daha sonra milli park alani 27,300 hektara cikarilmistir. Milli parkta ulasim karayolu, teleferik ve telesiyej ile yapilabilmektedir. Dagin Kuzey ve Guney yamaclarinda cok sayida patika ile vadiler ve tepeler arasinda ulasim mumkundur.
    Milli Parkin uc boyutlu haritasi onemli bolgeleri gostermektedir. Milli parkin yol ve teleferik ile ulasilabilen alanlari toplam alaninin cok kucuk bir parcasidir. Ayrica ikinci oteller bolgesinden Wolfram Madenine uzanan yamaclardan sonraki bolum "Dokunulamaz Tabiat Alani olarak" kabul edilmektedir.
    1963 yilindan 1972 yilina kadar Uludağ Milli Parki Orman Bolge Sefligi olarak 1500 metre yuksekliktedki Kirazliyayla'dan idare edildi. Yuksek Orman Muhendisi Orhan Camci milli parkin kurucu bolge sefi olarak 1972 yilina kadar alt yapinin gelistirilmesi calismalarini yonetmistir. Bu donemde tamamlanan projeler arasinda Kirazliyayla yonetim merkezinin gelistirilmesi, Sarialan yolunun acilmasi, Birinci Oteller Bolgesinin gelistirilmesi, Karabelen Milli Park giris alaninin duzenlenmesi, onlarca cesme'nin insasi, Sarialan kamp alaninin insasi ve Cobankaya kamp alanlarinin duzenlenmesidir. Orhan Camci'nin milli park icinde yaptigi en onemli katkilardan birisi de o donemde park idare merkezi ve tabiat tarihi muzesi olarak 1900 metre oteller bolgesinde yapilan yonetim merkezi olmustur. O donem de Etibank'in islettigi Wolfram madenine elektrik getirilmesi , maden yolunun park standardlarina uygun olarak acilmasi, kayak alanlarinin duzenlenip gelistirilmesi ve Yesiltarla'daki geyik uretme alaninin gelistirilmesi ve kamp alanlarinda yol isaretleri ve tabelalarin belli bir milli park standardina gore uretilmesi de dikkate deger calismalardandir. 1972 yilinda bolge sefligi MIlli Park Orman Isletme Mudurlugu haline getirilmistir.
    2873 sayılı Milli Park Yasası Milli Park Alanlarının korunmasına yönelik önemli bir kalkan kararı 1983 yılında çıkarıldı.
    Bu yasa hükümlerine göre Milli Park olarak ilan edilmiş alanlarda;
    1. Doğal ve Ekolojik denge ve Ekosistem değeri bozulamaz.
    2. Yaban Hayatı Tahrip edilemez.
    3. Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine neden olan veya olabilecek müdahale, toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz.
    4. Doğal Dengeyi bozacak her türlü Orman Ürünü üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz.
    5. Kamu Yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz.

    Bakanlar Kurulu 13 Şubat 2006 tarihinde almış olduğu bir kararla; toplam 1.600 Hektar sahayı Milli Park alanı dışına çıkarmıştır. Bu karar ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Milli Parkın büyük bir doğa harika olan kısmını savunmasız bıraktı.


    iznik gölü
    İznik Gölü, Marmara Bölgesi'nin güneydoğusunda, Bursa ilinin sınırları içerisinde kalan Türkiye'nin 5. büyük gölü, Marmara bölgesinin en büyük gölüdür. Eskiçağda Askania adıyla anılan göl.
    Bugünkü adını kıyısındaki İznik kasabasından alır. Gemlik Körfezi'nin doğusunda bir çukur alanın ortasındadır. Yüzölçümü 298 km², denizden yüksekliği 85 m'dir. Genişliği en dar yerinde 11 km, doğu-batı doğrultusunda uzunluğu 32 km'dir. Derinliği kuzeyden güneye doğru artan gölün en derin yeri 65 m'dir. Gölün suyu tatlıdır. Artık sularını batı kenarındaki kum ve çakıl yığınları arasından sızarak Garsak Deresi'yle Gemlik Körfezi'ne boşaltır. Kış ve ilkbahar mevsimlerinde yükselen suları yaza doğru alçalır ve sonbaharda en düşük düzeyine ulaşır. Gölün suyu tuzsuz olmakla birlikte tarlaların sulanması için elverişlidir. En çok sazan balığı yetiştirilir. Çevresi zeytinlikler, bağlar, meyve ve sebze baçeleriyle kaplıdır.



  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Bursa (doğal mekanlar)


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 27.01.12, 14:30
  2. Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 30.04.09, 20:48
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.03.09, 15:33
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.03.09, 12:43
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.03.09, 12:41

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.