Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 3/5 İlkİlk 12345 SonSon
21 sonuçtan 11 ile 15 arası

Konu: Şiir Bahçesi - Çocuklar İçin En Güzel Şiirler - Çocuklara Göre Şiirler-Çocuk Şiirleri

  1. #11
    Administrator

    Standart Cevap: Şiir Bahçesi...

    Babamın Uçurtması
    Salih KALENDER





    Bir hafta sonu erkenden
    Kıra çıktık babam ve ben
    Uçurtma yaptık birlikte
    Nasıl oldu dedi sence
    Bu uçurtma biraz kaba
    Olmadı mı dedim baba
    Hayır, oğlum kararında
    Güzel oldu ayarında
    Bence biraz ağır sanki
    Rüzgâr hafif uçar mı ki
    Gör bak nasıl da uçacak
    Kuşlar bile şaşıracak
    Hayli zaman oldu ama
    Uçmadı bizim uçurtma
    Dayanamadım nihayet…
    Babam dedi biraz sabret
    Uçmadı üç saattir baba
    Eve mi dönsek acaba
    Oğlum rüzgârın yönü ters
    Kırılmasın sende heves
    Güneş battı oldu akşam
    Sararıp da soldu babam
    Allah’tan annem aradı
    Babam makarayı doladı
    Şöyle baktım akşam vakti
    Zaman ne de güzel geçti
    Tutmasa da planımız
    Babamla çok iyi aramız
    Babam mesut mutlu şen
    Omzuna bindim hemen
    Dedim uçurtma bahane
    Baba senle olmak şahane



  2. #12
    Administrator

    Standart Cevap: Şiir Bahçesi...

    Küçük Kuş
    Mustafa TOPÇU





    Mevsimlerden iken kış
    Ormanda bir küçük kuş
    Nerdeyse kara batmış
    Belli ki rüzgâr atmış

    Kalmış yardıma muhtaç
    Hem de pek hâlsiz ve aç
    Öldürecekken soğuk
    Haykırmış boğuk boğuk

    Bunu duyan bir çocuk
    Koşmuş hemen çarçabuk
    Bir öpücük boynuna
    Kondurmuş ve koynuna

    Basmış eve götürmüş
    Su ile yem getirmiş
    Kalbi neşeyle dolmuş
    Çünkü kuş iyi olmuş

    Sonra bahar gelince
    Yaşlar akıtmış ince
    O masmavi gözünden
    Giden kuşun yüzünden


  3. #13
    Administrator

    Standart Cevap: Şiir Bahçesi...

    Benim adım Her güzelliğin başı, bir şifreyi bilmektir.
    Bütün işlerimizde, “Ya Bismillah!” demektir.
    Öyleyse bu kuralı uygulayalım biz de.
    “Bismillah” inci gibi, parlasın şiirimizde,

    Bu mübarek kelime, İslam’ın nişanıdır.
    Onu bilip kullanmak, Müslüman’ın şanıdır.
    Hem “Bismillah” bitmeyen, tükenmez hazinedir,
    Rabbimizi andıran, sonsuz bir definedir.

    Kâinatta ne varsa; atlar, balıklar, kuşlar…
    Dağlar, taşlar, ağaçlar hep “Bismillah”la başlar.
    Şimdi bunu anlatan bir mesel okuyalım.
    Verdiği mesajlardan güzel dersler alalım:

    Evvel zaman içinde… Kalbur saman içinde…
    Bir uzak ülke varmış, Arabistan çölünde.
    Ülke çok tehlikeli, bazen korkutucuymuş.
    Dört bir yanı yol kesen asilerle doluymuş.

    Birine sığınmadan, gezmek yürek istermiş.
    Çöllerde yalnız olmak, ölümden de betermiş.
    Seyahat edilmezmiş korkmadan, sakınmadan
    Bir reise bağlanıp adına sığınmadan.

    İnsan dik başlı olup, reise dayanmazsa,
    Kendine güvenerek bir yardımcı bulmazsa,
    Rahat bırakmıyormuş bir türlü eşkıyalar.
    Huzur bulamıyormuş bu zulümden yayalar.

    Bunu bilse de herkes, kimsecikler uymuyormuş.
    Bazıları yardıma, hiç gerek duymuyormuş.
    İki insan yaşarmış bu korkulu diyarda.
    İlki pek gururluymuş, burnu epey havada.

    Hiç kimseyi beğenmez; kimseye güvenmezmiş.
    “Bana bir şey olmaz!” der, nasihat dinlemezmiş.
    Diğeri mütevazı, pek alçak gönüllüymüş.
    Bütün hareketleri; nizamlı, ölçülüymüş.

    Bu iki adam bir gün, seyahate çıkmışlar.
    İkisi de kendince, bir yola koyulmuşlar.
    “Bana ne!” demiş ilki, “Kimse ilişmez bana.”
    Kendine güvenerek, tedbirsiz çıkmış yola.

    “Ne olur ne olmaz…” demiş önlem almış diğeri
    “Bir şey olmaz!” diyerek bırakmamış tedbiri.
    Demiş, “Madem reis var, neden tanımayayım?”
    “Neden o güzel ismi yanıma almayayım?”

    Gidip reislerinden imzalı belge almış.
    Yolculuğu boyunca rahat ve esen kalmış,
    Yollarını kesseler, “Benim iznim var.” dermiş.
    Belgesini gösterip rahat rahat gezermiş.

    Kimse dokunmuyormuş belgesini görünce,
    “Ben reisimin adıyla geziyorum.” deyince.
    Gururlunun haliyse, hiç de iyi değilmiş.
    Ne kadar zalim varsa, tamamına rast gelmiş.

    Bir güzel dayak yemiş, her birinin elinden,
    Sopa eksik olmamış zavallının belinden.
    Şimdi hikâyemizi burada bırakalım,
    Meseldeki olayın esasına bakalım:

    Bizler meselde geçen, o aciz yolcularız.
    O korkulu çöl ise; şu ihtiyar dünyamız.
    Çevremizde korkacak o kadar çok şey var ki,
    İnsanoğlu kaçmaktan usanıyor inan ki.

    Öyleyse Rabbimize sığınıp güvenelim.
    Ta ki her bir olayda korkup titremeyelim.
    Başta da söylemiştik “Bismillah” hazinedir.
    Bitmek tükenmek bilmez, mükemmel definedir.

    İşte bu hakikati, hepimiz bilmeliyiz.
    Bir hayra başlıyorken, “Bismillah!” demeliyiz.

  4. #14
    Administrator

    Standart Cevap: Şiir Bahçesi...

    Benim adım Her güzelliğin başı, bir şifreyi bilmektir.
    Bütün işlerimizde, “Ya Bismillah!” demektir.
    Öyleyse bu kuralı uygulayalım biz de.
    “Bismillah” inci gibi, parlasın şiirimizde,

    Bu mübarek kelime, İslam’ın nişanıdır.
    Onu bilip kullanmak, Müslüman’ın şanıdır.
    Hem “Bismillah” bitmeyen, tükenmez hazinedir,
    Rabbimizi andıran, sonsuz bir definedir.

    Kâinatta ne varsa; atlar, balıklar, kuşlar…
    Dağlar, taşlar, ağaçlar hep “Bismillah”la başlar.
    Şimdi bunu anlatan bir mesel okuyalım.
    Verdiği mesajlardan güzel dersler alalım:

    Evvel zaman içinde… Kalbur saman içinde…
    Bir uzak ülke varmış, Arabistan çölünde.
    Ülke çok tehlikeli, bazen korkutucuymuş.
    Dört bir yanı yol kesen asilerle doluymuş.

    Birine sığınmadan, gezmek yürek istermiş.
    Çöllerde yalnız olmak, ölümden de betermiş.
    Seyahat edilmezmiş korkmadan, sakınmadan
    Bir reise bağlanıp adına sığınmadan.

    İnsan dik başlı olup, reise dayanmazsa,
    Kendine güvenerek bir yardımcı bulmazsa,
    Rahat bırakmıyormuş bir türlü eşkıyalar.
    Huzur bulamıyormuş bu zulümden yayalar.

    Bunu bilse de herkes, kimsecikler uymuyormuş.
    Bazıları yardıma, hiç gerek duymuyormuş.
    İki insan yaşarmış bu korkulu diyarda.
    İlki pek gururluymuş, burnu epey havada.

    Hiç kimseyi beğenmez; kimseye güvenmezmiş.
    “Bana bir şey olmaz!” der, nasihat dinlemezmiş.
    Diğeri mütevazı, pek alçak gönüllüymüş.
    Bütün hareketleri; nizamlı, ölçülüymüş.

    Bu iki adam bir gün, seyahate çıkmışlar.
    İkisi de kendince, bir yola koyulmuşlar.
    “Bana ne!” demiş ilki, “Kimse ilişmez bana.”
    Kendine güvenerek, tedbirsiz çıkmış yola.

    “Ne olur ne olmaz…” demiş önlem almış diğeri
    “Bir şey olmaz!” diyerek bırakmamış tedbiri.
    Demiş, “Madem reis var, neden tanımayayım?”
    “Neden o güzel ismi yanıma almayayım?”

    Gidip reislerinden imzalı belge almış.
    Yolculuğu boyunca rahat ve esen kalmış,
    Yollarını kesseler, “Benim iznim var.” dermiş.
    Belgesini gösterip rahat rahat gezermiş.

    Kimse dokunmuyormuş belgesini görünce,
    “Ben reisimin adıyla geziyorum.” deyince.
    Gururlunun haliyse, hiç de iyi değilmiş.
    Ne kadar zalim varsa, tamamına rast gelmiş.

    Bir güzel dayak yemiş, her birinin elinden,
    Sopa eksik olmamış zavallının belinden.
    Şimdi hikâyemizi burada bırakalım,
    Meseldeki olayın esasına bakalım:

    Bizler meselde geçen, o aciz yolcularız.
    O korkulu çöl ise; şu ihtiyar dünyamız.
    Çevremizde korkacak o kadar çok şey var ki,
    İnsanoğlu kaçmaktan usanıyor inan ki.

    Öyleyse Rabbimize sığınıp güvenelim.
    Ta ki her bir olayda korkup titremeyelim.
    Başta da söylemiştik “Bismillah” hazinedir.
    Bitmek tükenmek bilmez, mükemmel definedir.

    İşte bu hakikati, hepimiz bilmeliyiz.
    Bir hayra başlıyorken, “Bismillah!” demeliyiz.

  5. #15
    Administrator

    Standart Cevap: Şiir Bahçesi...

    Fetih Müjdesi
    Bestami YAZGAN




    Buyruk geldi Mehmet Han’dan erlere:
    Zafer kapısını açmalı bugün!
    Yağ dökülsün, gül dökülsün yerlere,
    Gemiler, karadan geçmeli bugün!

    Beyaz at üstünde ışıktan dehâ,
    Boyun büküp dua etti Allah’a.
    İmanla, azimle kalkarak şaha,
    Güneş gibi ışık saçmalı bugün!

    Gönülleri süsler bir kutlu haber:
    “İstanbul’u alan ne güzel asker...”
    Meleklerle, şehitlerle beraber
    Cennet-i âlâya uçmalı bugün.

    Yalın kılıç ser düşmanı yere hey!
    Ölüm ne ki bize korku vere hey!
    Haydi Ulubatlı, haydi bre hey!
    Şehadet şerbeti içmeli bugün.

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Şiir Bahçesi - Çocuklar İçin En Güzel Şiirler - Çocuklara Göre Şiirler-Çocuk Şiirleri


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.10.11, 23:41
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.12.09, 20:33
  3. Cevaplar: 61
    Son Mesaj: 16.12.09, 15:39
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.03.09, 17:47
  5. En Güzel Çocuk Masalları Serisi- Çocuklar masallarım var
    By ѕυρєяisi in forum Çocuklar İçin Hikayeler
    Cevaplar: 40
    Son Mesaj: 01.03.09, 21:59

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.