Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 1/7 123 ... SonSon
34 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Zeynep'in Günlüğü - Küçük Zeynepin Hikayesi - Küçük Zeynep'in Günlük Öyküleri Serisi.

  1. #1
    Administrator
    Sponsorlu Bağlantı

    Zeynep'in Günlüğü - Küçük Zeynepin Hikayesi - Küçük Zeynep'in Günlük Öyküleri Serisi.

    Sponsorlu Bağlantı

    Zeynep'in Günlüğü

    Zeynep ÖNCÜ


    Kurallara Uyalım Lütfen!
    Canım canım canım günlüğüm,
    Ah neler oldu bir bilsen. Gece gelince sana öyle bir sarıldım ki. Çok korktum biliyor musun. Rabbim bizleri korusun, diye çok dua ettim. Tabi sen şimdi neler olduğunu merak ediyorsun değil mi?
    Tamam tamam anlatacağım.

    Biliyorsun bu hafta sonu yoktum. Dedem hastalanmış, köye onu ziyarete gittik. Durumu ciddi ise buraya getirecektik. Giderken çok kolay gittik. Dedemi tahminimizden daha iyi görünce çok rahatladık tabi ki. Okul, babamın işi derken ayrılık vakti gelmişti. İstemeyerek de olsa yola çıktık. Bir müddet yollar çok iyi idi, ama işlek bir caddeye çıktığımızda yolun tıkandığını gördük. Çok şaşırdık. Sanki şehir içindeki gibi trafik tıkanmıştı. Bir taraftan da endişeleniyorduk. Sonra hareket ettik ama çok az ilerleyebiliyorduk. Biraz gidince aman Allah’ım o da ne? Bir kaza olmuş. Çok kötü idi. Üzüldük onlar için. Sonra çok dua ettik. Arabalar bir türlü ilerlemiyordu. Biraz daha gidince bir de ne görelim bir kaza daha. Babam “Biraz dikkatli olsanız, kurallara uysanız ne olur ya. Azıcık yavaş gitseniz olmaz mı!” diye söylenmeye başladı. Arabalar çekilecek ve yaralılar taşınacaktı. Epeyce onları bekledik. Moralimiz çok bozulmuştu. İnsan ister istemez etkileniyor. Kuralları ne güzel düşünüp koymuşlar. Neden ihmal edip kendimize zarar veriyoruz, bilmem ki. Bu durum bana epeyce ders oldu. Kurallara daha fazla uyacağım. Üstelik uymayanları da uyaracağım. Yol boyunca dört tane kaza gördük. Herkes kazaların sebebinin aşırı hız ve uykusuzluk olduğunu söylüyordu. Canım günlüğüm ben de düşündüm. Karşıdan karşıya geçerken daha dikkatli olacağım.

    Kaldırımları kullanmaya özen göstereceğim. Bisiklete binerken kenardan süreceğim. Asla ellerimi bırakmayacağım. Karşıdan karşıya geçmek için mutlaka yeşil ışığı bekleyeceğim. Duran araçların arasından karşıya geçmeyeceğim. Yolda top oynamayacağım. Arabaya bindiğimde asla camdan sarkmayacağım. Kısacası beni düşünerek konan kurallara uyacağım. Sence de doğrusu bu değil mi? İşte böyle canım günlüğüm. Şimdi duamı edip yatmalıyım, zaten çok geç geldik. İyi geceler! “Allah’ım! Görünen görünmeyen kaza ve belalardan beni, ailemi ve bütün sevdiklerimi koru.”

    Bir Kitap Okudum:
    Bu ay, sizlere Mevlâna’nın Mesnevisindeki hikâyelerden meydana gelen Mesneviden Hikâyeler kitabından bahsedeceğim. Selim Hancıoğlu’nun bizler için hazırladığı bu kitap, Muştu Yayınlarından çıktı. Kitabın içindeki hikâyeleri okurken karşılaştığımız birçok meselenin de çözümünü bulacaksınız.
    Altı Çizili Satırla Altı Çizili Satırlar
    Edebi olmayan yalnız kendine kötülük etmiş olmaz. Belki bütün dünyayı ateşevermiş olur. MEVLÂNA
    Soru da bilgiden doğar, cevap da; diken de toprakla sudan biter, gül de. MEVLÂNA
    Ey Müslüman, edep nedir diye arar sorarsan bil ki; edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektir. MEVLÂNA
    Allah’a verdiğin söze vefa edersen, Allah da kereminden senin ahdini korur. MEVLÂNA



  2. #2
    Administrator

    Standart Cevap: Zeynep'in Günlüğü

    Çok mutluyum, canım günlüğüm bilemezsin. İçim kıpır kıpır. Annem hep “Ramazan ayına kendimizi hazırlamamız lâzım.” derdi. İşte hazırım demek geliyor içimden. Sahi, sen şimdi benim bu heyecanıma anlam veremiyorsun değil mi? Ama anlatınca hak vereceksin. Akşam babam, yemekten sonra biraz konuşacağını söyledi. Babamın ne diyeceğini çok merak etmiştim. Yemekten sonra salonda yerlerimizi almış, babamın diyeceklerini bekliyorduk.
    Babam:
    — Bakın, bu yıl da Ramazan’ı yaşamak, çok şükür, kısmet oldu. Ben diyorum ki bu yıl hepimize ait bir Ramazan programı çıkarsak ve Ramazan’ı dolu dolu yaşasak.
    Ben hemen:
    — Ne güzel, ne güzel deyiverdim. Babam devam etti:
    — Herkes Ramazan’da ne yapmak istediğini söylese ve onu sıraya koysak, her günümüzü doldursak; ayın sonunda da şunu yapamadık demesek, ne dersiniz?

    Hepimiz olumlu karşıladık tabi. Babam da, kâğıt kalem alıp 30 günü ve isimlerimizi içeren bir tablo yaptı. Sonra herkes yapmak istediklerini söyledi. Gerçekten de her günümüz dolmuştu. Neler var
    programda, diye merak ediyorsun değil mi?
    İlk gün ailecek camileri dolaşıp dua edeceğiz. Ertesi gün kabristana gidip vefat eden akrabalarımızı ziyaret edeceğiz. Sonra yakınlarımızdan başlayarak sırayla komşularımızı, babamın iş arkadaşlarını, ağabeyimin arkadaşlarını ve benim sınıf arkadaşlarımı iftara davet edeceğiz. Bu listede Çocuk Esirgeme Kurumu’nda ve yurtlarda kalan, ailelerinden uzak olan, öğrencileri de unutmadık. Bu arada tabi bazı günleri de gideceğimiz yerler olabilir, diye boş bıraktık. Yapacaklarımızın arasında o kadar hoş şeyler var ki söylemeyi unutmamak için acele ediyorum. Mesela bu yıl ailecek teravihleri
    hiç kaçırmama, Kur’ân okuma yarışması yapma kararı aldık. Babam, hatim indirene büyük bir ödül verecek biliyor musun? Bir de yardım kampanyası yapmayı planladık. Her gün kenara bir erzak koyup hafta sonunda onu ihtiyacı olan bir aileye vereceğiz. Böylece dört defa kumanya vermiş olacağız. Ayrıca bir de dua listesioluşturduk. Evet evet yanlış duymadın; bir dua listesi oluşturduk.
    Bu listede kimler yok ki. Ramazan boyunca her gün bu kişilere de dua edeceğiz. Daha neler var neler. Heyecanlandığım kadar var değil mi? “Allah’ım! Ne olur, bizden razı olacağın bir Ramazan yaşat bize.”


  3. #3
    Administrator

    Standart Cevap: Zeynep'in Günlüğü

    Canım günlüğüm! Sayfalarını heyecanla açıyorum bugün. Hani sana bir ara yazmıştım, annemle odamı temizledik diye. Hatırladın mı? Hah! İşte o gün bazı kıyafetlerimi, muhtaç insanlara vermek üzere ayırmıştım. Dün babam ayırdığım kıyafetlerimi katlayıp koyduğum poşetleri kapının arkasında görünce, “Bunlar ne Zeynep’im!” diye sordu. Ben de anlatıverdim. Bitirince babam, “Bu kadar olur ya!” dedi. “Rabbim sen ne büyüksün, sen ne kadar merhametlisin.” Biz ne olduğunu anlayamadık tabii ki. Annemle birlikte şaşırdık kaldık. Sonra babam anlatmaya başladı:

    — Bugün bizim iş yerine yeni bir temizlik işçisi alındı. Hali perişan bir kadıncağız. Belli ki paraya çok ihtiyacı vardı. Akşama kadar kadına baktım ve içim o kadar acıdı ki. İş çıkışı kadına vaziyetini (durumunu) sordum. Meğer kadın bir sene evvel (önce) eşini kaybetmiş. Dört çocuğuyla ortada kalakalmış. Gecekondu gibi bir yerde yaşıyorlarmış. Vaziyetleri çok fena imiş. Yakındaki marketten bir şeyler aldım. Paranı alana kadar biraz idare eder, dedim. Sonra da evine kadar bıraktım. Çocuklarını gördüm. Kıyafetleri perişandı. Aklımdan Zeynep’in eşyaları geçmişti. Ama Rabbim bir ay öncesinden hazırlatmış size, görüyor musunuz?

    Babamın anlattıklarından çok etkilendim. Annem de hemen ağladı zaten. Bugün de iş çıkışı babam bizi ellerimizde poşetlerimizle o teyzenin evine götürdü. O kadar mutlu oldular ki. Onların yüzündeki sevinç, her şeye değerdi doğrusu. Biraz oturduk. Onlarla sohbet ettik. Dertlerini dinledik. Benden bir yaş küçük bir kızı vardı. Ona kitaplarımdan hediye edeceğime söz verdim.

    Canım günlüğüm, inan enfes bir gündü benim için bugün. Teyzelerden ayrılırken babam, herhangi bir ihtiyaçları olduğunda söylemelerini rica etti. Babam ne kadar hayırsever, değil mi? Allah’ıma şükürler olsun. Hem biliyor musun, eğer kendi gücü yetmezse konudan komşudan, arkadaşlarından da yardım topluyor. Öte yandan daha bir sürü yardıma muhtaç insan var bizim ulaşamadığımız. Keşke herkes babam gibi duyarlı olsa.

    Hem zaten Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi vesellem, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” demiyor mu? İnşallah ben de büyüyünce babam gibi olacağım. Bugün karar verdim. Bundan sonra harçlığımı artırıp ihtiyaç sahibi arkadaşlarıma yardım edeceğim. Büyüyünce de muhtaç çocukları okutacağım inşallah. Ama bunun için çok ders çalışıp kitap okumam lazım. Şimdi halamın verdiği kitapları okuyacağım. Sonra da merhametin asıl sahibine dua edip yatacağım. Hem zaten merhametlilerin en merhametlisine, Yüce Rabbimize dua etmeden olur mu? Hazinesi ondan geniş kim var ki? Öyle değil mi?

    Bir dua…
    Allah’ım! Kalbimi ve bütün insanların kalplerini cömertlik hisleriyle dopdolu kıl. Veren ellerin, alan ellerden üstün olduğunu bütün insanların idrak etmesini (anlamasını) sağla. Amin!

  4. #4
    Administrator

    Standart Cevap: Zeynep'in Günlüğü



    Canım günlüğüm, seninle neler paylaştım bugüne kadar değil mi? Bazen hatalarımı, bazen sevinçlerimi… Bazen de üzüntülerimi. Bugün de yine bir şey paylaşacağım seninle: Bir hatamı! Biliyor musun bugüne kadar annemi nasıl da üzmüşüm. Ama telafi etme yolunu buldum çok şükür. Tabi yine canım annem sayesinde. Merak ettin değil mi şimdiye kadar anlattıklarımı. O zaman hazır ol, başlıyorum. Bugün sabah annem: “Kızım artık odanı şöyle inceden inceye bir temizlesek nasıl olur?” diye sordu. Ben de canım annemi kırmamak için “Olur tabi anneciğim.” dedim.

    Kahvaltıdan sonra temizliğe başladık. Öyle böyle değil, her şeyi güzelce elden geçirdik. Bu arada ben de annemden inceden inceye temizlik nasıl yapılırmış öğrenmeye çalıştım. Annem kitaplıktaki kitaplarla uğraşırken ben de giymediğim küçük kalmış kıyafetlerimi bir tarafa ayırdım. Onları muhtaçlara (ihtiyaç sahiplerine) götüreceğiz biliyor musun? Neyse annem bir ara;

    — Zeynep, kızım ben senin böyle kitaplarının olduğunu bilmiyordum, dedi. Ben de baktım. Hakikaten benim değildi. Karıştırdım, karıştırdım, sonra birden hatırladım. Bir yıl önce sınıf arkadaşım Reyhan ve Ayşe’den aldığım kitaplardı. Nasıl da unutmuşum. Annem;

    — Emanet olarak aldığın bir şeyi zamanında yerine ulaştırmalısın kızım. Bir yıldır sende duruyorlarmış. Sen de unutmuşsun, onlar da unutmuş. Ama bu çok kötü bir şey. Peygamberimizin bize tavsiye ettiği güzel ahlâka hiç uymuyor değil mi, güzel kızım benim? Şimdi bunları ayrı bir yere koyalım. En kısa zamanda sahiplerine iade edersin. Özür dilemeyi de unutma oldu mu?

    Annemin söyledikleri üzerine ben kızararak “Olur anneciğim de Reyhanların tayini çıktı. Artık bu şehirde değiller ki. Ayşe de okulunu değiştirdi.” dedim.
    Annem;
    — Ah güzel kızım! Şimdi düşün ve bir çaresini bul bakalım. Eminim güzel bir çare bulabilirsin. İstersen yol göstereyim: Onlara ulaşabilecek birilerini düşün, dedi.

    Ben de düşünmeye başladım tabi. Sonunda bir yol buldum. Reyhan’ın amcası halamın okulunda memur olarak çalışıyordu. Halama gittiğim bir gün onunla karşılaşmıştık. Ona götürebilirim diye düşündüm. Emine’nin bir akrabası da Ayşelerle aynı apartmanda oturuyordu. Bu da tamamdı. Artık rahatlamıştım biliyor musun? Anneme anlattım düşündüklerimi; o da kitaplar yerine ulaşacak diye çok sevindi.

    Bundan sonra canım günlüğüm, her şeyi zamanında halletmeye çalışacağım. Kimsenin hakkına girmek istemem doğrusu. Verdiğim sözü tutayım ki Peygamber Efendimizin şefaatine ulaşabileyim değil mi? Şimdi duamı edip uyumalıyım. Yarın emaneti yerine ulaştırma gibi önemli vazifelerim var

  5. #5
    Administrator

    Standart Cevap: Zeynep'in Günlüğü

    Canım günlüğüm merhaba,

    Bugün canım çok sıkkın. Bir arkadaşım için çok üzüldüm. Onun için dua edeceğim; çünkü o çok acı çekiyor. Şimdi onun için neden bu kadar üzüldüğümü merak ediyorsundur? Anlatacağım; bak üzülmeme sen de hak vereceksin.

    Sınıf arkadaşlarımdan Serap vardı ya; hani nisan bir şakası ile annesini hastanelik etmişti. Çok iyi bir arkadaş ama biraz yaramazlıkları var işte. Aslında hiç kötü niyeti yoktur, üstelik ben onu çok seviyorum da. Ama şu an o kadar çok acı çekiyor ki. Onun için dua etmekten başka bir şey elimden gelmiyor. Okulun son günleri diye okula gelmiyor zannetmiştik; meğer hastanede yatıyormuş. Öğretmenimiz söylemese öğrenemeyecektik. Bu sebeple kendime de çok kızdım. “Üç gün bir arkadaşın okula gelmiyor, sen bir aramıyorsun.” diye epeyce söylendim durdum. Hemen Emine ile okul çıkışı annelerimizden izin alıp hastaneye koştuk. Niye mi hastanede yatıyor?

    Bizim Serap üç gün önce mahalle arkadaşları ile yakan top oynamış. O kadar çok susamış ki su içmek için eve koşarak gitmiş. O sırada mutfakta lavabonun altındaki dolap açık kalmış. Bir gazoz şişesi görünce o susuzlukla şişeye adeta saldırmış. Bir yudum içince feryadı basmış. Annesi koşmuş ama iş işten geçmiş. Çünkü o içtiği gazoz değil; gazoz şişesine konmuş çamaşır suyu imiş. Tabi yemek borusu harap olmuş. Şimdi doktor amcalar çare arıyorlar. Bir şey yiyemiyor. Farklı şekillerde karnından besliyorlar. O kadar kötü bir halde ki...

    Annesi perişan olmuş bir halde; kendini suçlayıp duruyor. Tamam, belki çamaşır suyunun gazoz şişesine konulması bir hata ama Serap’ın da “Anneciğim bunu içebilir miyim?” diye sorması gerekmez mi? Hem gazoz şişesinin lavabonun altındaki dolapta ne işi olur; değil mi? İşte olacak ya... Bu bize de iyi bir ders oldu. Ne olursa olsun yapacaklarımızı, büyüklerimize danışmadan yapmamanın önemini bir kez daha öğrendik.

    İnşallah Serap bu yaz iyileşir de önümüzdeki yıl aramıza geri döner.

    İşte canım günlüğüm! Bana hak verdin, değil mi? Arkadaşım için çok üzüldüm. Şimdi de onun için dua edeceğim.

    Allah’ım! Serap arkadaşıma ve onun gibi hasta olmuş bütün kardeşlerime şifa ver.


    Bir Kitap Okudum:
    SERÇE YUVASI/Erdoğan TÜCAN

    “Bir öğle üzeri sokaklardan insanlar çekilmiş, gölgelik bir yerde dinlenirken birden bir gürültü duyulur. Sevimli bir Anadolu kasabamızda macera başlamak üzeredir. Sokağın ucundan bir köpek koşarak çıkar.” Benzeri olayların olduğu Serçe Yuvası kitabı Gonca Yayınlarından çıkmıştır.
    Kimi hikâyede meraklanacak, kimisinde üzülecek kimisinde de güleceksiniz. Bu hikâyeler sizi sevecek siz de hikâyeleri seveceksiniz.


    Altı Çizili Satırlar

    Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz. (Montaigne)

    Akıllı bir kimse, düşmanından da akıl öğrenmeyi ihmal etmez.(Beydeba)

    Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılamayacak kadar güçlü olurlar. (Benjamin Dizraelli)

    Düşünmek ve söylemek kolay, fakat yaşamak, hele başarı ile sonuçlandırmak çok zordur. (Ziya Gökalp)

+ Cevap Ver
Sayfa 1/7 123 ... SonSon
  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Zeynep'in Günlüğü - Küçük Zeynepin Hikayesi - Küçük Zeynep'in Günlük Öyküleri Serisi.


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.06.11, 14:45
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.02.11, 22:20
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.01.11, 03:28
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.10.10, 02:17
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.11.08, 19:34

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.