Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: 6 Sınıf Edat Bağlaç Ünlem Konu Anlatımı

  1. #1
    ModeratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart 6 Sınıf Edat Bağlaç Ünlem Konu Anlatımı

    Sponsorlu Bağlantı

    6 Sınıf Edat Bağlaç Ünlem Konu Anlatımı

    EDAT BAĞLAÇ ÜNLEM
    EDATLAR
    Tek başlarına anlamları olmayan, başka kelimelerle öbekleşerek değişik ve yeni anlam ilgileri kuran, birlikte kullanıldıkları kelimelere cümlede anlam ve görev kazandıran kelimelere edat denir.
    Bazı dil bilgisi kitapları bağlaçları, edatları ve ünlemleri bir araya getirerek edatlar başlığı altında şu şekilde sınıflandırır:
    Bağlama edatları bağlaçlar
    Son çekim edatları edatlar
    Ünlem edatları ünlemler

    Özellikleri ve Örnekler

    • Türkçede isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir. Edatlar ise tek başlarına anlam ifade etmezler; ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar.

    “ile”

    • “Araç, alet, neden, zaman, birliktelik” ilgisi kurar.

    Ankara’ya uçakla giderler. (araç)
    Bizi boş vaatlerle kandırdılar. (araç)
    Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. (beraberlik)
    Arabanın gürültüsüyle irkildi. (neden)
    Baharla birlikte leylekler de geldi. (zaman)


    • “-le” şeklinde bitişik de yazılabilir.

    Çocuk ile›çocukla
    Araba ile›arabayla


    • “ne ile, kiminle” sorularına cevap verir.

    Sözünüzü balla kesiyorum. (araç)
    Yar ile sohbet ne güzel. (birliktelik)

    Not: “ile” kelimesi “ve” gibi kullanılırsa bağlaç olur.
    Bir kola ile simit aldım. (kola ve simit)

    “kadar, -E kadar”
    Benzetme edatlarındandır.
    Yalın hâldeki veya –E yönelme eki almış kelimelerle kullanılır.
    “kadar” şeklinde kullanıldığında üzerine ek alabilir.


    • Karşılaştırma, benzerlik, eşitlik, yaklaşıklık, ölçü” anlamları katar.

    Biz de onlar kadar başarılıyız. (eşitlik, benzerlik, ölçüsünde)
    Gül kadar güzelsin. (benzerlik)
    Mektubu okuyunca köyünü görmüş kadar sevindi. (gibi)
    Bir ton kadar kömür almış (ölçü, aşağı yukarı)
    Yüz kadar asker evin önünden geçti. (ölçü, aşağı yukarı)


    • Birlikte kullanıldığı kelimeyle isim, sıfat ya da zarf oluşturur.

    Biz bu kadarına da alışığız. (isim)
    İçmiş kadar olduk. (zarf)
    Ne kadar güçlü bir adam... (zarf)
    Evin deniz kadar havuzu var. (sıfat)

    “için”
    -“Amaç, neden, özgülük, görelik, karşılık” bildirir.
    -“Hakkında, nedeniyle, yüzünden, maksadıyla” anlamlarını ifade eder.
    -Yalın hâldeki ya da iyelik eki almış kelimelerle birlikte kullanılır.
    -İsim olarak kullanıldığında üzerine ek alabilir.

    • Bu edatla kurulan söz öbekleri, cümlede genellikle edat tümleci olarak kullanılır.

    Çalışmak için başvurdu. (amacıyla, başvurunun amacı, sebebi)
    Sınavı kazanmak için çalışmak gerekir. (sınavı kazanmanın şartı)
    Sıkıldığı için dışarı çıktı. (neden, dışarıya çıkmanın sebebi)
    Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük)
    “üzere, üzre”


    • Amaç, koşul, zamanda yakınlık, gibilik” anlamları katar.

    Sorunu halletmek üzere gidiyorum. (amaç, için)
    Kitabı yarın vermek üzere alabilirsin. (şartıyla, koşul)
    On dakika konuşmak üzere kürsüye çıktı. (için, amaç)
    EDAT İLE BAĞLACIN KARIŞTIRILMAMASI

    1. Edatlar cümlenin bir öğesi olurken, bağlaçlar bir öğe özelliği göstermez. (Öğe içinde yer alabilirler). Sabaha karşı eve gelmişlerdi. (Edat-Zarf Tümleci) / Kitapları ve defterleri çantasına koydu. (Nesne) (“Ve” bağlacı nesneleri birbirine bağlamıştır.)

    2. “İle, yalnız, ancak” gibi kelimeler hem edat hem bağlaç görevinde kullanılabilir. Cümle içindeki anlamı bu nedenle önemlidir. Ayrıca şu pratik yolla bu kelimelerin edat mı, bağlaç mı olduğunu anlayabiliriz:

    • “İle” yerine “ve” getirilebiliyorsa; “ile” bağlaçtır. Defter ile kalemi çantaya koydum. / Arkadaşları ile konuşmuyordu. (Birincisinde “ve” gelebildiği için bağlaç; ikincisinde “ve” kullanılamadığı için edattır.)
    • “Yalnız, ancak” kelimeleri yerine “ama” bağlacı getirilebiliyorsa, bu kelimeler bağlaçtır. “Sadece” kelimesi getirilebilirse bu kelimeler edat olur. Almak isterim ancak param kalmadı. / Bu işi ancak sen yapabilirsin.

    3. Edatlar cümleden atılamaz. Cümle anlamsızlaşır. Bağlaçlar cümleden çıkartılınca cümlenin anlamı daralsa da cümle anlamsızlaşmaz.
    Senin gibisini görmedim. / Senin görmedim. (Cümle anlamsızlaştı. Bu nedenle “gibi” edattır.) Koştum ama yetişemedim. / Koştum yetişemedim. (Cümle anlamını pek kaybetmedi. Bu nedenle “ama” bağlaçtır.) DİKKAT! Bu özellik her zaman için geçerli olmayabilir...
    Bağlaç
    Özellikleri
    ]Edatlardan farkı, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar.
    ]Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir.
    ]Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz, ama daralabilir. Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Bitişik yazılanlar bağlaç değil, ektir.
    Eve gittim, fakat onu bulamadım. (bağlaç)
    Konuşmak üzere ayağa kalktı. (edat)
    Sözlüden yine zayıf almış. (zarf)
    Ben de seninle geleceğim. (bağlaç)
    Evde rahat çalışamadı. (çekim eki)



    “ve”
    Cümleleri, anlam ve görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri, sözleri ve öğeleri birbirine bağlar.
    Duygu ve düşünce bir olmalıdır. özneleri
    Köyünü, yaşlı dedesini ve ninesini özlemişti. nesneleri
    Şiir ve roman okuma alışkanlığı edinin. nesneleri
    Bana baktı ve güldü. cümleleri


    ile, -lE”
    “ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. “ile”nin kullanım alanı daha dardır.
    “ile” cümleleri birbirine bağlamaz; sadece aynı görevdeki kelimeleri bağlar.

    Duygu ile düşünce bir olmalıdır.
    Yaşlı dedesi ile ninesini özlemişti.
    Edebiyatımızda en çok eser verilen türler şiir ile romandır

    “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki”
    “ama, fakat, lâkin” aynı anlamlı bağlaçlardır. “yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” de bunlara yakın bağlaçlardır.
    ]“ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları, aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi, cümleyi birbirine bağlar.
    Çok tembeldi, ama başarılı oldu.
    Yemek az, ama doyurucu.
    Yerinde ve zamanında konuşmaya dikkat ediyorum, ama bazen yanlış anlaşılıyorum.
    Hızlı yürüdü, ancak yetişemedi.
    Bu işe başlıyorum, ancak bugün bitiremem.

    “çünkü”
    “Şundan dolayı, şu sebeple” anlamlarına gelir.
    Neden bildirir.
    Eve gittim, çünkü babam çağırmıştı.
    Otobüse yetişemedik; çünkü evden geç çıkmıştık.

    “madem(ki)”
    Madem gelecektin, haber verseydin.
    “zira”
    “çünkü” anlamında kullanılır.
    Allah'a sığın şahs-ı halîmin gazabından
    Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir

    “yoksa”
    Ver diyorum, yoksa yersin dayağı.
    “ki”
    Sadece “ki” biçimi vardır.
    Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır.
    Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.

    ]Anlam bakımından birbiriyle ilgili cümleleri birbirine bağlar.
    Bir şey biliyor ki konuşuyor. (sebep-sonuç)
    Baktım ki gitmiş. (şaşkınlık)
    Ancak ne yazık ki böyle olmadı.

    ]Birisinden alıntı yapılacağı zaman kullanılır.
    Atatürk diyor ki: ... (açıklama)
    “ise”
    Karşılaştırma ilgisi kurar, karşıtlığı güçlendirir.
    Yağmur yağıyor, evim ise çok uzakta. (bağlaç)
    Adam konuşuyor, çocuksa hep susuyordu. (bağlaç)

    Ek-fiilin şart çekimiyle karıştırılabilir.
    Çocuk başarılıysa sınıfını geçer. (ek-fiilin şartı)
    ÜNLEMLER
    Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan, bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimelerdir veya sözlerdir.
    Bu kelimelerin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir.
    Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir:
    1. ASIL ÜNLEMLER

    Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar.
    Seslenme Ünlemleri
    Ey Türk Gençliği! Hey! Biraz bakar mısın?
    Bre melûn! Ne yaptın? Hişt! Buraya gel!
    Şşt! Sus bakayım!

    Bunların yanında adlar ve özel adlar da seslenme ünlemi olarak kullanılabilir.
    Anne! Hemşehrilerim! Tanrım! Mehmet!
    Duygu Ünlemleri
    Ee, yeter artık! Aa! Bu da ne? Ah, ne yaptım!
    Eh! Fena değil. Ay, elim! itme ha!
    Hah, şimdi oldu! Hay Allah! Vah zavallı!
    Vay sersem! Aman dikkat! Eyvah! Geç kaldım!
    İmdat! Boğuluyorum!

    2. ÜNLEM DEĞERİ KAZANMIŞ KELİME ve SÖZLER
    Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ünlem değeri kazandırılabilir. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır.
    Komşular! Babacığım! Simitçi! Çok ilginç!
    Ne kadar güzel! Çabuk eve git! Ne olur yardım et! Çık dışarı!

    Yansıma kelimelerin hemen hemen tümü ünlem olarak kullanılabilir.
    Şır! Çat! Güm! Hav! Miyav! Tıs!



    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ



  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    6 Sınıf Edat Bağlaç Ünlem Konu Anlatımı

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 6 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 3,50 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Ygs Edat Bağlaç Ünlem Konu Anlatımı
    By RedBuLL in forum Dil Bilgisi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.03.12, 22:24
  2. Edat Bağlaç Ünlem Nedir?
    By RedBuLL in forum Dil Bilgisi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.03.12, 22:21
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.03.12, 22:20
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.03.12, 21:40
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.01.12, 15:37

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.