Sponsorlu Bağlantı

3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Elektronik Hobi Devreleri Şemaları

  1. #1
    Senior Member
    Sponsorlu Bağlantı

    Elektronik Hobi Devreleri Şemaları

    Sponsorlu Bağlantı

    Transistör
    TRANSİSTORUN YAPISI
    İlk Transistör
    Transistor ya iki n- ve bir p-tipi malzeme tabakasından veya iki p- ve bir n-tipi tabakasından oluşan üç katmanlı yarı iletken bir elemandır. İlkine npn-transistör ikincisine ise pnp transistörü denmektedir. Her ikisi de, uygun de öngerilimleme durumu ile Şekil 1'de görülmektedir. 5. Bölümde de öngerimlemesinin, ac yükseltme için uygun bir çalışma bölgesi yaratma bakımından gerekli olduğunu göreceğiz. Transistorun dış tabakaları, sandviç benzeri arada bulunan p- veya n-tipi malzemelerdekinden çok büyük olan genişliklere sahip yüksek katkılı yarıiletken malzemelerdir. Şekil 1'de gösterilen transistörlerde toplam kalınlığın merkezi tabakanın kalınlığına oranı 0.150/0.001=150:1'dir. Sandviç tabakasının katkılanma düzeyi de dış katmanlara göre oldukça düşüktür. (tipik olarak 10:1 veya daha az). Bu düşük katkılama düzeyi "serbest" taşıyıcıların : sınırlayarak malzemenin iletkenliğini düşürmektedir (direncini arttırmaktadır).

    Gösterilen öngerilimlemede uçlar, baş harflerle gösterilmiştir: E için emetör (emitter) ,C için kollektör (collector) ve B için baz (base). Notasyonun bu şekilde kullanılmasının nedeni, transistörün çalışmasını ele aldığımızda anlaşılacaktır. İki kutuplu (bipolar) jonksiyon transistörünün kısaltması olan BJT terimi, bu üç uçlu eleman için sık sık kullanılmaktadır. İki kutupluluk terimi elektron ve deliklerin, zıt polarizasyonlu malzemedeki enjeksiyon işlemine katıldıklarını gösterir. Yanlızca bir taşıyıcı kullanıldığında (elektron veya delik) tek-kutuplu eleman olarak anılır./*


    TRANSİSTÖRÜN ÇALIŞMASI
    Şimdi, şekil 1 a 'daki pnp transistörünü göz önüne alarak bir transistörün temel çalışması anlatılacaktır. Elektron ve deliklerin rolleri karşılıklı olarak değiştirildiğinde, bir npn transistörünün çalışması pnp transtörünki ile tıpatıp aynıdır. Şekil 3.43'deki pnp transistörü baz-kollektör öngerilimlemesi olmadan yeniden çizilmiştir. Boşaltılmış bölgenin genişliği uygulanan ön-gerilimleme dolayısıyla azalmıştır ve dolayısıyla p- tipi malzemeden n-tipi malzemeye büyük bir çoğunluk taşıyıcısı akışı olmaktadır.
    Şimdi Şekil 1a'daki pnp transistorunun baz-emetör öngerilimini, Şekil 2b'de görüldüğü gibi kaldıralım. Bu durum ile bölümde ters-öngerilimi diyodun durumu arasındaki benzerliklere dikkat edin.

    Bu nedenle, özetlersek, bir transistörün bir p-n jonksiyonu ters öngerilimliyken diğer jonksiyonu ileri öngerilimlidir.

    Led
    Led ismi, ingilizce Light Emitting Diode (Işık Yayan Diyot) kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır.Bu ışıklı diyotlar, kullanışlı ve pratik olmalarının yanı sıra oldukça ucuz olmaları nedeniyle indikatör (gösterge) olarak diğer tip lambaların yerini almışlardır. Piyasada çok değişik şekil, ebad, renk ve fiyatta LED bulunduğundan herhangi bir devrede ne tip bir led kullanılabileceği, genellikle bir soru işareti oluşturmaktadır. Burada LED 'ler ile ilgili bazı aydınlatıcı bilgi verilmeye çalışılmıştır. Böylece LED seçiminde kolaylık sağlayacağını umuyoruz.
    Işık yayan diyotlar, ilk olarak 1954 yılında bulunmuştur. Galyum Fosfat (GaP) ile yapılmış bir diyotun, iletim yönünde akım geçirildiğinde kırmızı bir ışık yaydığı farkedilmiştir. Böylece bir yarıiletken ışık kaynağı keşfedimiştir, ancak yarıiletkenlerdeki ışık yayımının fiziği pek anlaşılamadığı ve seri üretim için yeterli teknolojik düzeye erişilemediği için led 'ler yakın zamana kadar pek popüler olamamışlardır. Bu sorunların aşılmasıdan sonra ledler inanılmaz bir şekilde kendilerine çok geniş bir uygulama alanı bulmuşlardır.
    İlk led 'ler TO-18 transistör kılıfı içerisinde ve uçları şeffaf plastik mercek şeklindeydi. Mevcut ışık rengi sadece kırmızıydı ve verim, yani uygulanan güce karşı elde edilen ışık miktarı son derece yetersizdi.Zamanla yarıiletkenlerde yayılan ışık ile ilgili teorik bilgiler geliştikçe GaP diyotlarından yayılan kırmızı ışığa, bu yarıiletken madde içerisinde bulunan çinko ve oksijen atomlarının sayesinde oluştuğu anlaşılmıştır. Daha saf GaP maddesiyle yapılan Led 'lerin, bu sefer yeşil bir ışık yaydıkları gözlenmiştir. Daha sonra ise çok çeşitli yarıiletken maddeler denenmiş ve kullanılmıştır. Günümüzde ise en çok kullanılan madde ise Galyum Arsenit Fosfat (GaAsP) 'tır. Bu maddenin avantajı, arsenik ve fosfat oranlarını değiştirmek suretiyle infraruj (infra-red) ile yeşil arasında pek çok renk elde edilebilmesidir.

    Günümüzde kullanılan Led 'ler arasında en popüleri, kırmızı olanıdır. Bu tip led 'ler GaAs0,6P0,4 formülü ile yapılmaktadır. Yani As : P oranı 6 : 4 'tür. Kırmızı Led 'ler yapımı en kolay, dolayısıyla en ucuz, bunun yanında da verimi en yüksek olanlarıdır. Yeşil Led 'ler ise verimi en düşük LED çeşididir. Ancak bu dezavantajı insan gözünün yeşile kırmızıdan daha hassas olması nedeniyle ortadan kalkmaktadır.
    Herhangi bir uygulama için renk seçimi yaparken bazı hususlara dikkat edilmelidir. Kırmızı, genellikle ikaz devreleri için tercih edilmelidir. Ancak sarı, turuncu ve yeşil Led 'ler, diğer bazı amaçlar için daha estetik olabilmektedir.
    Led seçiminde verim önemli bir faktördür. Yeşil ve sarı Led 'lerin verimleri, kırmızı Led 'lere nazaran daha düşüktür. Ancak pille çalışan küçük cihazlar dışında bu durum bir problem teşkil etmemekte, verim düşüklüğü biraz daha fazla güç tatbikiyle ortadan kalkmaktadır. Yeşil bir Led 'den kırmızı Led 'lerdeki kadar ışık elde edebilmek için iki katına yakın LED akımına gereksinim duyulmaktadır. Ancak şebekeden beslenen cihazlar için bu bir sakınca teşkil etmemektedir.

    Tristör
    Tristör, p-n-p-n olmak üzere dört tabakadan oluşan, bir pozitif geri besleme etkisi ile iletim durumundan kesim durumuna veya kesimden iletime kolaylıkla geçilebilen,diğer bir deyişle çift kararlı (bistabil) çalışma özelliği gösteren bir eleman ailesine verilen addır. İki, üç ve dört terminalli, tek yönde veya her iki yönde de akım geçiren tipleri vardır. Ailenin en çok kullanılan elemanı, SCR (silicon controlled rectifier: silisyum denetimli doğrultucu) olarak bilinen, anot, katot ve kapı olmak üzere üç terminalli, tek yönde akım geçiren elemandır. SCR, ailenin o kadar önemli bir elemanıdır ki gerek yabancı gerekse Türk literatüründe aile ismi ile de anılır. Bu eğilime bizde uyacak ve bundan sonra SCR ve tristör sözcüklerini eşanlamlı kullanacağız. Tristör ailesinin diğer önemli elemanları arasında triyaklar, kapıdan tıkanabilen tristörler, diyaklar ve ünijoksiyon tranzistörler sayılabilir. Bunlar ve diğer elemanlar aşağıda birer birer incelenecektir. Silisyum Denetimli Doğrultucu Tristörler SCR kapı terminaline uygulanan bir işaretle güç akımını denetleyebilen bir elemandır. Fiziksel yapısı ve piyasada bulunan tiplerine bazı örnekler Şekil 2.5’de verilmiştir. Küçük güçlü elemanların imalinde basit bir pnp yapısında hareketle aşağıdaki işlemler yapılır. a) pnp yapı bir bakır başlık üzerine yüksek sıcaklığa dayanıklı lehimle tutturulur. b) Katot temas yüzeyi alaşımlanır, böylelikle JI eklemi de gerçekleştirilmiş olur. c) Kapı ucu yerine kaynaklanır. d) Katot ucu yerine lehimlenir. e) Enkapsülasyon yapılır. Daha büyük güçlü (daha büyük yarı iletken alanlı) elemanların imalinde tabakasal bir yöntem uygulanır. Bu yöntemde bütün yüzey bir SiO2 tabaka ile kaplandıktan sonra gerekli pencereler açılır. J1 ekleminin difüzyonla gerçekleştirilmesi daha hassas bir fabrikasyona olanak verir. (Şekil 2.5.b). Son yıllarda elemanların di/dt ’ye dayanma yeteneğini arttırabilmek için interdijitasyon olarak bilinen bir yöntemle daha karmaşık kapı yapıları gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bu yöntemde bir çok kapı parmağı bir merkezden bütün yarı iletken alanına yayılır veya spiral bir yapı gerçekleştirilirtristörlerin triyakla çalıştırılması --------------------------------------------------------------------------------Tristör, gazlı lambaların thayratron ve civa buharlı redresörlerin yerini alan yarı iletkendir. İlk yapıldığı 1957 yılından ber büyük gelişme göstererek 600 amper 1800 voltluk tristörler yapılmıştır. Tristörler elektrik ve elektronikte çok geniş bir kullanma alanına sahiptirler. Örneğin, kumandalı redresörler, elektronik kontaktörler, zaman röleleri, DC ve AC motorların hızlarının ayarlanması ve dönüş yönlerinin değiştirilmesi gibi. Tristörler sırasıyla birbirini takip eden “P” ve “N” tipi silisyumdan yapılmış dört tabaka yarı iletkenden meydana gelmiştir. Bu dört tabakanın en dışındaki “P” tabakası anaot diğer dıştaki “N” tabakası katod görevi yapar. Bu uçlardan geçecek akım kontrol elektrodu (geyt, kapı) denen üçüncü uç ile kontrol edilir. tristör --------------------------------------------------------------------------------1597 yılında Amerika Birleşik devletlerinde çok katmanlı yarı iletkenler üzerinde yapılan deneyler General Electric şirketi tarafından prototip bir güç elemanın üretimiyle sonuçlandı ve adına tyristor denildi.Kısaca SCR olarak da tanımlanaır. Tristörlerin; - Boyutlarının küçük olması, - Hafif olması, - İletim yalıtım sırasında ark oluşturmaması, - Güç harcamalarının düşük olması, - Sökülüp takılmaları kolay olması, - İletim yalıtım zamanlarının kısa olması, - Bakım gerektirmemeleri, Uygulamada giderek artan bir oranda kullanılmalarına sebep olmuştur. Tristor üzerinde yapılan çalışmalar değişik özellikte yeni tristörler elde edilmesiyle sonuçlanmıştır. Böylece tristör tek bir elemanın değil güç elemanlarının oluşturduğu ailenin genel adı olmuştur. Tyristör ya da Türkçe'leştirilmiş adıyla tristör tetiklenerek iletime sokulabilen bir tek yönlü bir anahtar gibi düşünülebilir.Kumanda akımlarıyla büyük güçleri kontrol etmeye yarar.Yalıtımdayken açık devre, iletimdeyken doğrultucu diyot gibi davranır.PNPN yapıdadır ve üzerinde üç adet uç bulunur. Bunlar katot, anot ve gate (tetikleme) uçlarıdır. İletken olduğu anda üzerindeki akımı katottan anoda doğru geçirir. Gate ucu ise tristörün iletime geçirilmesi için kullanılır.Eğer tristör katot gate'li ise pozitif gerilim ile tetiklenir. Anot gate'li tristörler ise katoda göre daha negatif bir gerilim verildiğinden tetiklenirler

    Transformatör
    Tranformatör sargılarından birisine uygulanan bir alternatif gerilim elektromanyetik endüksiyon yolu ile diğer sagılardan aynı frekansta fakat değişik gerilimde ve akımı da dönüştüren ve hareketli parçası olmayan elektrik makineleridir. Tranformatörler daha çok enerji iletimi ve dağıtımında kullanılır. Bunun yanı sıra elektronikte de kullanıldığı yerler vardır. Elektrik enerjisinin santralardan kullanımı olanlarına iletimi sırasında hatlarda ısı şeklinde güç kaybı ve gerilim düşümü olur. Bunu önlemek veya askariye indirmek için güç sabit tutulup gerilim yükseltmesi gerekir. Gerilim yükselince güç sabit kaldığına göre akım değeri düşer. Böylece hatlarda kullanılan iletken kesitleri küçülür ve sonuçta gerilim yükseltilmesi hem güçü kaybını azaltmış hem de ekonomik açıdan fayda sağlamış olur. Armatürlerde 400 W ile 35 KW arasında üretilen alternatif gerilim transformotürler aracı ile daha büyük gerilim değerlerine yükseltilerek enerji iletimi hatları ile dağıtım bölgelerine iletilir. Dağıtım bölgelerine gelen bu yüksek gerilim ile transformatörlerle kullanılacak gerilim değerine düşürülürTanımı ve Çalışması: Trafolar hareket etmeyen elk. Makinaları olup belli bir gerilimdeki elektrik enerjisini diğer bir gerilimdeki enerjiyi çevirmeye yararlar. Özellikle enerji iletiminde rolleri çok büyüktür. Bir ve üç fazlı olarak kullanılırlar. Trafoların en büyük özelliği diğer elektrik makinalarına göre veriminin yüksek olmasıdır. Çünkü hareket etmeyen elektrik makinası olduğundan sürtünme ve rüzgar kayıpları yoktur. Verimleri %99,5 a kadar yükseltilebilmiştir. Kullanıldıkları yer neresi olursa olsun prensip bakımından daima aynıdırlar ve genel olarak bir diğerine ve toprağa karşı izole edilmiş iki sargı ile üzerlerinde taşıyan demir çekirdeklerden oluşurlar. Uyarılan sargıya primer diğerine sekonder denir. Trafolar yükseltici ve alçaltıcı olmasına göre primer gerilimi sekonderden büyük veya küçük olabilir. Generatör çıkış gerilimleri 0,4 - 3,3 - 6,3 – 10,6 – 13,0 – 14,7 – 15,8 – 35 kv. değerlerindedir. Bu gerilimler enerjinin uzak yerlere taşınmasını sağlayacak kadar büyük değildir. Enerji hatlarındaki kayıpların büyük olmaması için gerilimin büyütülmesi gerekir. Gerilimlerin büyütülmesi ise transformatörler ile mümkün olmaktadır. İletim gerilimleri ise orta – yüksek – çok yüksek olarak üçe ayrılır. Orta gerilim : 6,3 – 10 – 15 – 20 – 33 – 45 – 66 Kv. Yüksek gerilim : 110 – 154 – 220 Kv. Çok yüksek gerilim: 380 – 500 – 750 Kv.

    Triyak
    Triyaklar, bir alternatif akım anahtarıdır. Triyak (triac) İngilizce Triode Alternating Current (üç elektrodlu alternatif akım elemanı) kelimelerinden türetilmiştir. Tristörlerden farklı olarak iki yönde de akım geçirirler. Ayrıca hem pozitif hem de negatif geyt sinyalleri ile tetiklenme özelliği ile de tristörlerden ayrılırlar. Triyaklar, mekanik ve elektromanyetik anahtarlara göre daha ekonomik ve daha doğru A.C. güç kontrolü sağlarlar. Bu bakımdan pek çok üstünlükleri vardır. Triyakların anahtarlama işlemi rölelere göre çok hızlıdır. Açma kapama işlemleri sırasında elektrik arkı oluşturmaz. Triyak ile A.C. ‘de minimum ile maksimum arasında güç kontrolü yapılabilir. Triyağın 220 V altında 10 A gibi yüksek akım geçirirken uçlarında bulunan gerilim 1.5 V dolaylarındadır. Bu anda Triyak üzerinde harcanan güç 15 W dolayında iken yük üzerinde harcanan güç, 220.10=22.2Kw dır. Triyak üzerinde harcanan güce sarf (disipasyon) denir. Triyak uygun bir soğutucuya bağlanarak bu güç kaybının yaratacağı ısı dağıtılabilir. Triyak bu özelliğinden dolayı iyi bir güç anahtarıdır.Triyak ile büyük akımların küçük akımlarla kontrolü yapılabildiği gibi A.C. akımların D.C. akımlarla kontrolü yapılabilir. Triyak kristal yapı içerisinde iki tane PN PN bileşiminin birbirine zıt olarak yerleştirilmesinden meydana gelmiştir. Triyağın, kapısına (+) ve (-) D.C. gerilim ile A.C. akımının (+) ve (-) alternasları, pals akımları şeklinde ayrı ayrı uygulansa dahi, triyaktan iki yönde akım geçebilir. Triyak anot katot terimleri yerine A1 – A2 kullanılır. Üçüncü uç gate ise, tristörlerde olduğu gibi, küçük akımlarla triyağın tetiklenmesini sağlayan kontrol ucudur. Triyak yük akımı devresini A1-A2 terminallerinden tamamlar. Bu nedenle yük akımını taşıyan bu iki uca esas devre terminalleri (main terminal) denir. Yük A2 terminaline bağlanır.

    Direnç
    Devreye uygulanan gerilim ve akım bir uçtan diğer uca ulaşıncaya kadar izlediği yolda birtakım zorluklarla karşılaşır. Bu zorluklar elektronların geçişin etkileyen veya geçiktiren kuvvetlerdir. İşte bu kuvvetlere DİRENÇ denebilir. Kısaca ohm ile gösterilir İlk olarak direncin tarifiyle başlayalım. Elektrik akımına karşı gösterilen zorluğa direnç denir. Genel olarak "R" harfi ile sembollendirilir. Birimi ise "W" Ohm' dur.Aşağıdaki gibi çeşitli sembollerle gösterilir. Ohm Kanunu Kapalı Bir elektrik devresinde direnç ; devre gerilimi ile devreden geçen akımın bölümüne eşittir, Elektriksel devrelerde kullanılan direnç Kapalı Bir elektrik devresinde gerilim; devre direnci ile devreden geçen akımın çarpımına eşittir, Kapalı Bir elektrik devresinde akım; devre gerilimi ile devre direncinin bölümüne eşittir,gibi üç sekilde ifade edilir. Yeri gelmişken gerilim ve akımıda tanımlayalım: Gerilim:Bir elektrik devresinde, iki nokta arasındaki potansiyel farka gerilim denir.Gerilim genellikle "U" harfi ile sembollendirilir,Fakat bazı kaynaklarda "E" olarak da gösterilebilir.Birimi ise "V" Volt' tur. Akım:Bir elektrik devresinde serbest elektronların bir taraftan diğer tarafa yer değiştirmesidir.Bu yer değiştirme güç kaynağı içinde "-" den "+" ya doğru olur,devre içinde ise "+" dan "-" ye doğru olur.Buna elektron akışı - akım denir.Akım "I" harfi ile sembollendirilir,Birimi ise "A" Amper' dir. Ohm Kanunun formülsel ifadesi ise şöyledir; R = U / I Û W = V / A Direnç Şekilleri ve yapıları Dirençler yapıldıkları malzemeye göre; 1. Karbon Dirençler , 2. Telli Dirençler olarak ikiye, Kullanılışlarına göre ise: 1. Sabit Dirençler 2. Ayarlı Dirençler olarak ikiye ayrılırlar. Dirençler şekildeki gibi tasarlandıkları gibi farklı maddelerden farklı şekil ve bağlantılarla da tasarlanabilirler.direnç --------------------------------------------------------------------------------Direnç Nedir? Direnç kelimesi, genel anlamda, "bir güce karşı olan direnme" olarak tanımlana bilir" Elektrik ve elektronikte direnç, iki ucu arasına gerilim uygulanan bir maddenin akıma karşı gösterdiği direnme özelliğidir. Kısaca; elektrik akımına gösterilen zorluğa DİRENÇ denir. Direnç "R" veya "r" harfi ile gösterilir, birimi ohm (W) dur. Direnç Sembolleri: (Eski) (Yeni) (Eski) (Yeni) Sabit dirençler Ayarlı dirençler Şekil 1.1- Dirençli bir devre Direncin devredeki rolü: Bir "E" gerilim kaynağına "R" direncinden, Şekil 1.1'de gösterilmiş olduğu gibi, bir " I " akımı akar. Bu üç değer arasında Ohm kanununa göre şu bağlantı vardır. E=I.R Birimleri: E: Volt I: Amper R: Ohm (W) Direnç Türleri: Dirençler iki gruba ayrılır: 1) Büyük güçlü dirençler 2) Küçük güçlü dirençler BÜYÜK GÜÇLÜ DİRENÇLER: 2W üzerindeki dirençler büyük güçlü direnç grubuna girer. KÜÇÜK GÜÇLÜ DİRENÇLER: Küçük güçlü dirençlerin sınıflandırılması: 1. Sabit dirençler 3. Termistör (Termistans) 2. Ayarlı dirençler 4. Fotodirenç (Fotorezistans) Gerek büyük güçlü olsun, gerekse de küçük güçlü olsun, bütün dirençlerin belirli bir dayanma gücü vardırdirençlerin bağlanması --------------------------------------------------------------------------------Elektrik devrelerinde birden fazla direnç bulunabilir. Bir devredeki dirençler birbirleriyle seri, paralel veya karışık denilen biçimlerde bağlanmış olabilir. Böyle bir devrede hangi dirençten ne kadar akım geçeceğini, dirençlerin her birinin uçları arasındaki potansiyel farkını bulmak için eşdeğer direnç denilen bir kavram kullanılır. Devredeki dirençlerin yerine kullanılabilecek tek dirence EŞDEĞER DİRENÇ denilir. Eşdeğer Direnç, diğerlerinin ayrı ayrı sahip oldukları işlevlere tek başına sahiptir. DİRENÇLERİN SERİ BAĞLANMASI : V1 V2 Şekildeki gibi birer uçlari birbirine bagli, diger uçlari üretece bagli, R1=3 ve R2=6 dirençleri birbirine seri bağlıdır. Üretecin kutupları arasındaki potansiyel farkı V=36 Volttur. I1 ve I2 akım şiddetlerini, dirençlerin uçları arasındaki V1 ve V2 potansiyel farklarını bulalım. Dirençlerin seri bağlanmasını kesitleri farklı iki su borusunun şekildeki gibi ucuca eklenmesine benzetilebilir. Boruda su moleküllerinin akışı ile dirençlerden elektron akışının benzer kuralları vardır. p basınç farkı oluşturulunca seri bağlı boruların kesitlerinden birim zamanda geçen su miktarları (debiler) birbirine eşit olmak zorundadır. Buna göre su akışı geniş boruda yavaş, dar boruda hızlı olacaktır. Bu nedenle boruların uçları arasındaki p1 ve p2 basınç farkları aynı olmayacaktır. Örneğimizdeki küçük kesitli borunun uçları arasındaki p2 daha büyük olacaktır. Su borusu sistemindeki debinin elektrik devresindeki karşılığı (I) akım şiddetidir. p basınç farkının karşılığı da (V) potansiyel farkıdır

    Termistör
    Termistör
    Yapisi : Termistör isi ile direncini degistiren bir dirençtir. Aynen foto dirençlerde oldugu gibi termistöre bünyesine uygulanan isiya göre direncini degistirir. Termistörler iki çesittir; 1. NTC (Negative Temperature Coefficient); Negatif isi katsayili termistördür. Isindikça direnci azalir, sogudukca direnci artar. 2. PTC (Positive Temperature Coefficient); Pozitif isi katsayili termistördür. Isindikça direnci artar, sogudukca direnci azalir. Termistörler foto dirençlerin kullanildigi tüm devrelerde kullanilabilir. Bu durumda devre yaptigi isi isik siddetinin degismesi ile degilde isinin degismesi ile gerçeklestirir. Saglamlik Kontrolü : Ohm metre X 100 konumuna alinir ve uçlar yön farketmeksizin termistöre baglanir ve termistör isitilir. Eger termistör PTC ise direnci yükselir, NTC ise direnci azalir. Bu sekilde davranan bir termistör saglam demektir



  2. #2
    Senior Member

    Standart Cevap: Elektronik hobi

    Temel Basic ve QBASIC Programlama
    BASIC programlamaya DOS ortamında giriş yapılarak genel Değişkenler, Döngüler, Sayaçlar gibi BASIC dilinin genel prensipleri tanıtılmaktadır.
    2 li ve 16 lı Sayı Sistemleri
    Bilgisayarın verileri "1" ve "0" değerlerine nasıl dönüştürdüğü ve bu verilerin işlemci tarafında nasıl değerlendirildiği, 16 lık sayı sistemi ve verilerin bellekte kullanımı anlatılmaktadır.
    Paralel Port ile Veri Çıkışı
    Paralel Port ile iletişimin temelleri ile "1" ve "0" değerlerinin port aracılığı ile nasıl gönderildiği anlatılıyor ve LED uygulaması ile bu değerler fiziksel olarak izleniyor. Lojik voltaj uygulamalarına giriş yapılıyor.
    Led Kontrolü uygulaması
    Bu derste QBASIC aracılığı ile döngü ve sayaç kullanarak LED oyunları yapılmaktadır. Sıralı yanan led uygulamaları vb. led uygulamaları gerçekleştirilmektedir.
    Visual Basic'e Giriş
    QBASIC ile öğretilen temel BASIC yapısı, Windows tabanlı görsel etkileşimli bir derleyici olan Visual Basic üzerinde anlatılmaktadır. Visual Basic'in temelleri, objelerin, olayların ve özelliklerin kullanımı anlatılmaktadır.
    Visual Basic ile LED Oyunları
    Öğretilen Visual Basic tekniklerinin, LED 'ler üzerinde fiziksel olarak uygulanması, button, kaydırma çubuğu gibi objeler ile etkileşimli LED oyunlarını içermektedir.
    Visual Basic Kullanımı
    Temel olarak öğretilen Visual Basic derleyicisi üzerinde, değişkenleri, döngüleri ve koşulları kullanarak Paralel Port etkileşimli uygulamaları geliştirmeyi ve standart VB objelerini kullanmayı içerir. Örneğin ekrandaki bir form ile elektrikli bir cihazın kontrolü vb.
    Transistör ile Röle Kontrolü
    Paralel port aracılığı ile elde edilen çıkışlar ile transistör devresi ile tetikleme yaparak yüksek voltaj ile çalışan (Lamba, Kombi vb) elektronik cihazların açılıp kapatılması anlatılmaktadır.
    Paralel Port ile Veri Girişi
    Paralel port aracılığı ile dışarıdan fiziksel butonlar ile bilgisayara veri girişi ve tetikleme yapılması, hırsız alarmı ve sensör uygulamalarında bu sinyallerin uygulanması anlatılmaktadır.
    Paralel Port ile Step Motor Kontrolü
    Yazıcı, DVD Rom, Disk sürücüler, Fabrikasyon cihazları, Kesici, CNC tezgahları gibi bir çok elektronik cihazda kullanılan Step (Adım) Motorun yapısının ve çalışma prensibinin anlatılması ve üzerinde uygulama geliştirilmesini içermektedir. Örneğin bir form aracılığı ile kaç derece döneceğini girerek motoru konumlandırabilme uygulaması gibi.
    Paralel Port ile RF(Uzaktan Kumandalı) Model Araba Kontrolü
    Uygulama temel olarak paralel port aracılığındaki sinyalleri kullanarak elektronik cihazların kumandalarını kontrol etmeyi anlatmaktadır. Kurulan devre, uzaktan kumandalı bir arabanın kumandası ile birleştirilerek yazılan bir VB programı sayesinde bilgisayar ekranından model arabayı kumada etmek sağlanmaktadır. Bu uygulama her türlü uzaktan kumanda için kullanılabilir. (TV, Klima vb)
    Paralel Port ile DC Motor Hız ve Yön Kontrolü
    Paralel port aracılığı ile elde edilen sinyaller ile PWM sinyallerinin üretilmesi ve bu sinyaller aracılığı ile oyuncak DC motorun hız konrolünün, L293B entegresi aracılığı ile yön kontrolünün sağlanması uygulanarak anlatılmaktadır.
    Paralel Port ile LCD Panel Uygulaması
    Günlük hayatımızda sık kullanılan birçok elektronik cihazda (Beyaz Eşyalar, Cep telefonu, Telsiz telefon, Otopark bilet makinaları vb.) bulunan LCD ekranların paralel port aracılığı ile programlanması, yazı yazdırılması, kaydırma yapılması, VB altından form ile yazı yazdırılması gibi uygulamaları içermektedir.
    Seri Port Temelleri
    RS232 olarak bilinen seri port aracılığı ile verilerin nasıl iletildiği, USB portu, Ethernet Kartı (Ağ Bağdaştırıcısı) gibi aygıtların seri iletişim prensipleri anlatılmakta ve NULL Modem Bağlantısı ile Hyperterminal Kullanım uygulaması gerçekleştirilmektedir.Bununla birlikte PIC Basic ile hazırlanmış bir terminal devresine seri port ile bağlanma uygulaması anlatılmaktadır.
    TCP/IP Ağ yapısı ve Portların Kullanımı
    Genel ağ yapısı ve protokolleri, Switch, Hub gibi cihazların kullanımı, TCP/IP protokolü, ADSL modem port yönlendirme işlemleri ile TCP/IP üzerinden VB altındaki Winsock objesi ile seri bağlantı uygulamalarını içermektedir.
    İnternet Üzerinden Elektronik Cihazların kontrolü
    TCP/IP üzerinden bilgisayara, internet aracılığı ile bağlanarak VB ile geliştirilmiş bir sunucu-istemci yazılımı aracılığı ile paralel port üzerindeki bir röle devresini kullanarak elektronik cihazların internet üzerinden kontrolü anlatılmaktadır.


  3. #3
    ModeratoR

    Standart Cevap: Elektronik Hobi Devreleri Şemaları

    Elektronik Hobi Devreleri Şemaları





    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Elektronik Hobi Devreleri Şemaları


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.06.11, 05:37
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.03.10, 18:54
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.03.10, 11:52
  4. Metal Dedektörlerinin Çalışma Prensipleri Elektronik Devre Şemaları
    By YıLKı in forum Elektronik Hobi Araçları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.10.09, 13:50
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.10.09, 00:16

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.