Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Kukla - Kuklalar Alemi - Kukla Tarihi - Kukla Çeşitleri

  1. #1
    AdministratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Kukla - Kuklalar Alemi - Kukla Tarihi - Kukla Çeşitleri

    Sponsorlu Bağlantı

    Kukla - Kuklalar Alemi - Kukla Tarihi - Kukla Çeşitleri


    Kukla
    Tarihi neredeyse insanlık kadar eskidir Kuklaların...
    “Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz
    Kuklacı felek usta, kuklalar da biz
    Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer;
    Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz”

    Ömer Hayyam

    Kuklalar Alemi

    İnsanoğlunun kontrol arzusu kimi zaman ortaya hoş sonuçlar çıkarabiliyor. Kuklacılık sanatı da bunlardan biri.

    Kukla; iple, ele geçirilerek, mekanik bir aracıyla ya da elektronik olarak yönlendirilebilen, dışarıdan kontrol edilebilen oyuncaklara denir. Karagöz gibi gölge tiplemeler de doğal olarak kukla kapsamına girerken, son dönemde iyice gelişen dijital animasyonlar da kukla sayılıyor. Bununla birlikte, çizgi film kahramanları kukla olarak kabul edilmiyor.

    Sadece eğlence olarak değil, eğitimde, psikolojik tedavilerde, edebiyatta kendine geniş yer bulan bir kavram kukla. Ama son zamanlarda kukla sanatı eskisi kadar popüler değil. Özellikle ülkemizde dekorasyon amaçlı olarak daha çok kullanılıyor kuklalar, desek yeri var.

    Gerçek bir geleneksel kukla sanatçısı, kuklasını kendisi yapan, senaryosunu yazan, sahneyi tasarlayan, oyunu yöneten kişidir. Kuklacı, gösterilerini kukla tiyatrosunda sunar. Kendinize basit bir kukla tiyatrosu kurmaya niyetlenirseniz, talimatlar ve kolay birkaç kuklanın yapım tarifi burada.
    Tahtadan, alçıdan ya da bezden yapılmış elle, iple ya da sopayla oynatılan küçük bebeklere kukla; bu bebeklere yapılan gösteriye de kukla oyun adı verilir. İnsana, hayvana ya da çeşitli nesnelere benzetilerek biçimlendirilen ve boyanan kuklalar, sahne arkasına gizlenmiş bir “kuklacı” tarafından oynatılır. Kukla oyunlarının çoğu sözlü ve müzikli, bazıları da sözsüzdür. Sözlü oyunları perde arkasına gizlenmiş bir konuşmacı seslendirir. Sahne gerçek bir tiyatro sahnesinin küçük bir kopyasıdır. Gösteri sırasında kuklalar izleyicilerin daha iyi görebilmesi için parlak ışıklarla aydınlatılır. Parmak boyunda, çok yalın kuklaların yanı sıra, insan boyunu aşan çok süslü ve en küçük ayrıntısına kadar düşünülerek yapılmış kuklalar da vardır. En yaygın kukla çeşidi eldiven gibi giyilerek parmaklarla hareket ettirilen el kuklalarıdır. El kuklalarının uzaktan daha iyi görülebilmesi için yüz çizgileri abartılı, gözler, burun ve kulaklar oldukça iridir.

    Bir başka kukla türü de batıda Marionette adı verilen ipli kukladır. Kukla, eklem yerlerine, başına, elleri ve ayaklarına bağlı olan ipler çekilerek hareket ettirilir. İpli kuklaların yapımı ve oynatılması el kuklalarına daha karmaşık ve güçtür.


    İpler kuklacının elinde tuttuğu, kontrol çubuğuna bağlıdır. Kuklacı çubukları çeşitli yönlerde hareket ettirerek kuklayı oynatır. Kuklanın karmaşık bir yapısı ve çok sayıda ipi varsa, kuklayı birden çok kişi oynatır. Bazen de bir kuklacı iki kuklayı birden de oynatabilir. İpli kukla gösterisinde, kuklacı sahnenin üstünde yerleştirilmiş kukla köprüsü denilen yere çıkarak kuklaları buradan yönetir.

    Kısa Kukla Tarihi


    Kuklacılık tarihi binlerce yıl öncesine dayanıyor ama kesin başlangıç tarihini bilen yok. İlk gölge kuklalarının Yunan felsefesinde yeri var. Yunanlılar, teatral sunumlara çok meraklıymış; ama büyük organizasyonların çok pahalıya mal olması da tiyatro oyunlarının az sergilenmesine neden oluyormuş. Üstelik her şehirde büyük tiyatro salonları yokmuş. Bu da sanatsever Yunanlıları başka arayışlara itmiş ve hikâye anlatıcıları, tek kişilik performans sanatçıları ve kuklacılar, köyden köye dolaşıp gösteriler yapmaya başlamış. Aristo ve Plato’nun eserlerinde kukla tiyatrolarından bahsedilir.

    Başka bir görüşe göre de kuklacılık ve gölge oyunu ilk defa Çin’de ortaya çıkmış. Çinli kukla sanatçıları, çeşitli hayvan derilerinden yapılan kuklalar kullanmışlar. Dünyanın çeşitli yerlerinde yerleşmiş olan kabilelerin dini seremonilerinde de kuklaların kullanıldığı biliniyor. Ortaçağ’da da Hristiyan kilisesi öğretilerini halka aktarmak için kuklalardan faydalanılmış. Mısırlılar’ın kilden ve topraktan kuklalar yaptıkları da kanıtlanmış durumda.


    14. ve 15. yüzyıllarda kukla gösterilerine mizah unsuru eklenmiş. Sokaklar ve fuarlarda oynatılan kuklalar halkın en büyük eğlencelerinden biri olmuş. 16. yüzyılda kuklacılık Avrupa’nın her yerine yayılmış. İpli kukla operaları çok popüler olmuş.


    17. yüzyılda el kuklaları yaygınlaşmaya başlamış. Kullanması ipli olanlardan daha kolay olan bu kuklalar taşınabilir küçük sahnelerde sergilenirmiş. Bazı kukla karakterleri halk arasında çok ünlü olmuş. Bu dönemde kukla sahnelerinde politik konulara sıkça yer verilmiş.


    Kuklacılık geçmişi çok eskilere dayanan ülkemizde pek çok kukla geleneği yaşanmış olmasına rağmen, bugün bunlardan sadece geleneksel gölge oyunu hayatta kalmayı başarmış durumdadır. Osmanlı döneminden kalan belgelerde, kuklacılık sanatının gölge oyunundan daha da eskiye dayandığı anlatılır. O zamanlardan beri kukla perdesine “çadır” dendiği anlaşılıyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya geldiği düşünülen ipli kukla gösterisine de “çadır hayal” denir. İpli kukla bizim topraklarımızda çok gelişememiş olsa da, bu gösterilerde ağırlığı müzik eşliğinde yapılan yöresel danslar ve oyunların aldığı bilinmektedir. Tarihimizde profesyonel bir kukla tiyatrosu olduğuna dair bir bilgiye rastlanmasa da, bağımsız kukla oyunlarına çeşitli eğlencelerde çokça yer verildiği anlaşılıyor. Gölge oyunu ve ipli kukladan ayrı olarak el kuklasının da tarihimizde yeri vardır ki en bilinen karakter de İbiş’tir.


    Ülkemiz, son senelerde büyük kukla organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. En son 2006’ın Mayıs ayında dokuzuncusu gerçekleştirilen Uluslararası İstanbul Kukla Festivali’nde, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen değişik kukla gösterileri kuklaseverlerin beğenisine sunuldu.

    Kukla Çeşitleri

    El kuklası: Çoraptan yapılan en basit versiyonlarından tutun da, vantrilokların kucaklarına oturtup ağız ve çene bölgelerini tek elleriyle oynattıkları tiplere kadar pek çok çeşidi var el kuklalarının. Büyük tipte olanların göz kapakları bile kuklacı tarafından içeriden bir mekanizma ile idare ediliyor. Küçük el kuklalarının bu kadar komplike parçaları yok, ağız ve gözleri açılıp kapanmıyor. Sadece el parmaklarının yardımıyla başı ve kolları hareket ettirilebiliyor.

    Kol kuklası: Oynatmak için iki kişi gerektiren kol kuklası da benzer bir mekanizmaya sahiptir. Daha komplike bir şekilde hareket eden kolları da olduğu için bir oynatıcıya daha gerek vardır.


    Parmak kuklası: Daha basit bir mekanizma olamaz herhalde. Parmağa takılan minicik bir kuklacık.


    Çubuklu kukla: Yine aşağıdan idare edilen ama ayakları da olan kuklalardır. Arka taraftan vücudun çeşitli kısımlarına bağlı olan bir değnek mekanizmasıyla idare edilirler. Endonezya adalarında yaygın olarak oynatılan geleneksel “wayang golek” kuklaları bunlara örnektir.


    İpli kukla: İple kontrol edilen kuklalara aynı zamanda Fransızca bir kelime olan ‘marionette’ de deniyor. Bu romantik isim, Fransızca’da Hz. İsa’nın annesi Meryem’in Orta Çağ zamanına ait figüründen gelen bir isim. İpli kuklaların vücutları tamdır. Genel olarak ellerden, ayaktan ve baştan bağlı olan iplerin uçları, artı ya da “H” şeklindeki çıtaların uçlarına ve ortalarına bağlıdır. İki eline bu çıtaları alan oynatıcı, bunları ustaca hareket ettirerek kuklalarını her şekle sokabilir.


    Düz kuklalar: Kuklalar genellikle üç boyutlu olurlar. Ama düz figürler, birbirine bağlı çeşitli vücut parçalarından oluşur ve aradaki eklem parçalarının aşağı yukarı oynayıp alçalıp yükselmesine bağlı olarak hareket eder. İpli kuklalar gibi yukarıdan oynatılırlar.

    Gölge oyunu kuklaları: Deri ya da başka bir mat malzemeden yapılan iki boyutlu kuklalar, arkalarına sabitlenen çubuklarla, yarı geçirgen bir ekranın arkasında hareket ettirilirler. Mantık olarak oldukça basit görünse de, ortaya çıkan sonuç oldukça renkli ve keyiflidir. Elbette Karagöz ve Hacivat aklımıza ilk gelecek örnek olsa da, Çin gölge oyunu kuklaları da meşhurdur.


    Siyah ışık kuklası: Sadece asıl oynatıcının göründüğü, diğer kişilerin ise siyah giysileri nedeniyle izleyicilerin fark edemediği, karartılmış sahnede oynatılan, yarım insan vücudu büyüklüğündeki kuklalardır. En ünlüsü, Japon “bunraku” kuklalarıdır.


    Su kuklası: Kökenleri Vietnam’a dayanan su kuklaları, haliyle tahtadan mamul ve sahne olarak da havuz kullanılan kuklalardır. Su altında gizlenen uzun çubuklarla idare edilirler.


    Zıplayan Jack, Humanette, kablo kontrollü kukla, uzaktan kumandalı kukla gibi pek çok kukla türü daha sayabilir, yine de eksik bırakmış oluruz ama dünyadaki bütün kuklalara yer vermemiz olanaksız. Yine de bir fikriniz oldu diye düşünüyoruz.


    Kuklalı Notlar

    * Dünyanın en ünlü kuklası belki de yaramaz tahta çocuk Pinokyo.

    * Dünyanın en acımasız kuklası meşhur cani oyuncak Chucky olabilir.


    * Modern zamanların en ünlü kukla gösterisi pek tabii ki Muppet Show!


    * Susam Sokağı’nı, Kurabiye Canavarı başta olmak üzere tüm komik kahramanlarını da anmadan geçecek değiliz ya...


    * Kuklaların başrole soyunduğu filmlere iki iyi örnek: “Being John Malkovich” ve “Dummy”.







  2. #2
    Senior Member

    Standart Cevap: Kukla - Kuklalar Alemi - Kukla Tarihi - Kukla Çeşitleri


  3. #3
    Senior Member

    Yeni Kukla - Kuklalar Alemi - Kukla Tarihi - Kukla Çeşitleri

    Kukla - Kuklalar Alemi - Kukla Tarihi - Kukla Çeşitleri

    Geleneksel kültürümüzün ortaoyunu ve meddah ile birlikte en önemli köşe taşlarından biri olan gölge oyunumuz KARAGÖZ HACIVAT oyunları günümüzden yüz yıllarca önce ortaya çıkmış, insanları eğlendirirken düşündürmüş, zaman zaman toplumsal bilinç oluşmasında öncü bir rol oynamıştır. Gölge oyunlarının ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte Asya (Java, Endonezya, Çin) kökenli olduğu bilinmektedir. Gölge oyununun Türk kültüründe ne zaman ortaya çıktığı, Karagöz ve Hacivat olarak ne zaman biçimlendiği ise bir muamma olma özelliğini korumaktadır. Her ne kadar bu konuyla ilgili bir takım tezler ortaya atılmış ise de bunların hiç biri kesin değildir. Zaten bu tezlerin bir bölümü söylenti olmaktan öteye gidememiştir. En çok bilineni ise Karagöz ile Hacivat’ın Bursa Ulucami’de inşaat işçisi olarak çalıştıkları ve şakalaşmaları yüzünden inşaatın yavaş ilerlemesinden dolayı Padişah Sultan Orhan'ın ikisini idam ettirmeleri üzerine olan söylentidir..


    Gölge oyunumuz Hacivat Karagöz bir zamanlar toplumun en önemli eğlencesiydi. Eskiden ramazan gecelerinde mutlaka ramazan eğlencesi yapılır, büyük bir sabırla beklenen iftar topu atıldıktan sonra iftariyelikler sofraya gelirdi. İftar yemeğini yiyen herkes doğruca Karagöz ve Hacivat gösterisi seyretmeye giderdi. Önce perde arkasındaki ışık yanar, nâreke zırıltısı ve tef velvelesi ile göstermelik kalktıktan sonra Hacivat Çelebi şarkı söyleyerek gelir ve "Ne olur şu dört köşe perdede bana da bir kafadar olsa ah bana bir eğlence medett amannnnnnnnnnnnnnn amannnnnnnnnnnnnnnn..." diye Karagözü çağırmaya başlardı. Ve tabii herkes kahkahaları patlatırdı. Muhavere denilen Karagöz ve Hacıvat'ın atışması bittikten sonra fasıl bölümü başlar, bu bölümde oyunun akışına göre Zenne , Çelebi , Tuzsuz Deli Bekir , Beberuhi , Tiryaki , Acem , Laz , Matiz , Zeybek gibi tipler perdeye gelirler, oyunlarını oynarlar ve sonunda bir çengi ya da köçek çıkarak seyircileri eğlendirirlerdi. Tabii ki sünnet düğünü denilince de akla hemen Karagöz Hacivat oyunu gelirdi. Karagöz Hacivat gösterisi yapılmayan bir sünnet düğünü gelen davetlilerden tam not alamazdı. Şeyh Küşteri’den beri deriden yapılan ve kök boya kullanılarak boyanan tasvirler hayali’nin elinde can bulurdu.


    Karagöz hakkındaki yanlış bilgileri düzeltmek ve dünyada bu sanatın bir Türk sanatı olduğunun bilinmesi amacıyla
    Bu arada şunu da belirteyim; Karagöz oynatan kişiye HAYÂLÎ denir, hayali’nin yardımcısına ise yardak adı verilir. Hayâlî sıfatı, bir usta yanında uzun yıllar yardaklık (yardımcılık, çıraklık) yapmış ve hakkıyla karagöz hacivat oynatabilecek kıvama gelmiş kişilere ustası tarafından verilir. Hiç kimse kendi kendine “Ben Hâyalî’yim” diye ortaya çıkamaz. Bazen bir yerlerden bir karagöz hacivat tasviri bulup ben Hayali’yim diye ortaya çıkan insanları gördükten sonra bu bilgiyi de buraya ekleyeyim dedim... Zira Karagöz sanatında bir usta yanında yetişmiş olmayan, dolayısıyla ehil olmayan kişiler karagöz sanatımıza büyük zararlar vermektedirler. Aslında son derece eğlenceli olan karagöz ve hacivat oyunları ehil olmayan insanların elinde sade suya tirit misali eğlenceli hiç bir yönü olmayan sıkıcı bir gösteri olmaktan öteye gidememektedir. Bu yüzden de iyi bir ustadan Karagöz seyretmemiş olan insanlar “Karagöz’de bu muymuş” deyip bir daha karagöz seyretmeye gitmemektedirler. Ayrıca bir de asetat ya da benzeri şeffaf malzemeler ile tasvir yapıp karagöz oynatmaya kalkanlar var ki bu durum tam bir faciadır, zaman zaman evinde çocuklarına amatörce karagöz hacivat oynatmak isteyen insanlar tavsiye ettiğim asetat ile karagöz tasviri yapımı elbette ki profesyonel bir karagözcünün yapacağı iş değildir. Gerçek bir karagöz ustası tasvirlerini kök boya kullanarak deriden yapar ve tüm tiplemeleri farklı ses tonu ve farklı şive ile seslendirir, (kadın sesleri de dahil olmak üzere).

    BİR DE TABİİ KARAGÖZ HACIVAT KOSTÜMÜ GİYEREK SAHNEYE ÇIKANLAR VAR, KOSTÜM GİYİLEREK YAPILAN GÖSTERİ KARAGÖZ DEĞİLDİR, KARAGÖZ BİR GÖLGE OYUNUDUR, DERİDEN TAPILMIŞ TASVİRLER İLE BEYAZ BİR PERDE ÜZERİNDE OYNATILIR...

    karagöz sanatımızın gelmiş geçmiş en büyük ustalarından biri olan Hayâlî Safderî Metin Özlen’in Ustadır.

  4. #4
    Moderator

    Standart Cevap: Kukla - Kuklalar Alemi - Kukla Tarihi - Kukla Çeşitleri

    Kukla Çeşitleri


    Kuklacılık geçmişi çok eskilere dayanan ülkemizde pek çok kukla geleneği yaşanmış olmasına rağmen, bugün bunlardan sadece geleneksel gölge oyunu hayatta kalmayı başarmış durumdadır. Osmanlı döneminden kalan belgelerde, kuklacılık sanatının gölge oyunundan daha da eskiye dayandığı anlatılır. O zamanlardan beri kukla perdesine “çadır” dendiği anlaşılıyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya geldiği düşünülen ipli kukla gösterisine de “çadır hayal” denir. İpli kukla bizim topraklarımızda çok gelişememiş olsa da, bu gösterilerde ağırlığı müzik eşliğinde yapılan yöresel danslar ve oyunların aldığı bilinmektedir. Tarihimizde profesyonel bir kukla tiyatrosu olduğuna dair bir bilgiye rastlanmasa da, bağımsız kukla oyunlarına çeşitli eğlencelerde çokça yer verildiği anlaşılıyor. Gölge oyunu ve ipli kukladan ayrı olarak el kuklasının da tarihimizde yeri vardır ki en bilinen karakter de İbiş’tir.
    Ülkemiz, son senelerde büyük kukla organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. En son 2006’ın Mayıs ayında dokuzuncusu gerçekleştirilen Uluslararası İstanbul Kukla Festivali’nde, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen değişik kukla gösterileri kuklaseverlerin beğenisine sunuldu.


    Kukla çeşitleri

    El kuklası: Çoraptan yapılan en basit versiyonlarından tutun da, vantrilokların kucaklarına oturtup ağız ve çene bölgelerini tek elleriyle oynattıkları tiplere kadar pek çok çeşidi var el kuklalarının. Büyük tipte olanların göz kapakları bile kuklacı tarafından içeriden bir mekanizma ile idare ediliyor. Küçük el kuklalarının bu kadar komplike parçaları yok, ağız ve gözleri açılıp kapanmıyor. Sadece el parmaklarının yardımıyla başı ve kolları hareket ettirilebiliyor.


    Kol kuklası: Oynatmak için iki kişi gerektiren kol kuklası da benzer bir mekanizmaya sahiptir. Daha komplike bir şekilde hareket eden kolları da olduğu için bir oynatıcıya daha gerek vardır.

    Parmak kuklası: Daha basit bir mekanizma olamaz herhalde. Parmağa takılan minicik bir kuklacık.

    Çubuklu kukla: Yine aşağıdan idare edilen ama ayakları da olan kuklalardır. Arka taraftan vücudun çeşitli kısımlarına bağlı olan bir değnek mekanizmasıyla idare edilirler. Endonezya adalarında yaygın olarak oynatılan geleneksel “wayang golek” kuklaları bunlara örnektir.


    İpli kukla: İple kontrol edilen kuklalara aynı zamanda Fransızca bir kelime olan ‘marionette’ de deniyor. Bu romantik isim, Fransızca’da Hz. İsa’nın annesi Meryem’in Orta Çağ zamanına ait figüründen gelen bir isim. İpli kuklaların vücutları tamdır. Genel olarak ellerden, ayaktan ve baştan bağlı olan iplerin uçları, artı ya da “H” şeklindeki çıtaların uçlarına ve ortalarına bağlıdır. İki eline bu çıtaları alan oynatıcı, bunları ustaca hareket ettirerek kuklalarını her şekle sokabilir.


    Düz kuklalar: Kuklalar genellikle üç boyutlu olurlar. Ama düz figürler, birbirine bağlı çeşitli vücut parçalarından oluşur ve aradaki eklem parçalarının aşağı yukarı oynayıp alçalıp yükselmesine bağlı olarak hareket eder. İpli kuklalar gibi yukarıdan oynatılırlar.


    Gölge oyunu kuklaları: Deri ya da başka bir mat malzemeden yapılan iki boyutlu kuklalar, arkalarına sabitlenen çubuklarla, yarı geçirgen bir ekranın arkasında hareket ettirilirler. Mantık olarak oldukça basit görünse de, ortaya çıkan sonuç oldukça renkli ve keyiflidir. Elbette Karagöz ve Hacivat aklımıza ilk gelecek örnek olsa da, Çin gölge oyunu kuklaları da meşhurdur.


    Siyah ışık kuklası: Sadece asıl oynatıcının göründüğü, diğer kişilerin ise siyah giysileri nedeniyle izleyicilerin fark edemediği, karartılmış sahnede oynatılan, yarım insan vücudu büyüklüğündeki kuklalardır. En ünlüsü, Japon “bunraku” kuklalarıdır.


    Su kuklası: Kökenleri Vietnam’a dayanan su kuklaları, haliyle tahtadan mamul ve sahne olarak da havuz kullanılan kuklalardır. Su altında gizlenen uzun çubuklarla idare edilirler.
    Zıplayan Jack, Humanette, kablo kontrollü kukla, uzaktan kumandalı kukla gibi pek çok kukla türü daha sayabilir, yine de eksik bırakmış oluruz ama dünyadaki bütün kuklalara yer vermemiz olanaksız. Yine de bir fikriniz oldu diye düşünüyoruz.

    Kuklalı notlar

    - Dünyanın en ünlü kuklası belki de yaramaz tahta çocuk Pinokyo.
    - Dünyanın en acımasız kuklası meşhur cani oyuncak Chucky olabilir.
    - Modern zamanların en ünlü kukla gösterisi pek tabii ki Muppet Show!
    - Susam Sokağı’ nı, Kurabiye Canavarı başta olmak üzere tüm komik kahramanlarını da anmadan geçecek değiliz ya...
    - Kuklaların başrole soyunduğu filmlere iki iyi örnek: “Being John Malkovich” ve “Dummy”.




  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Kukla - Kuklalar Alemi - Kukla Tarihi - Kukla Çeşitleri


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.10.11, 01:21
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.07.11, 12:17
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.12.09, 15:15
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.12.09, 08:53
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.03.09, 23:22

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.