Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Ergonomi Nedir? Ergonomi Ergonomi Teknolojisi Ergonomi Hakkında

  1. #1
    Mavi Admin
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Ergonomi Nedir? Ergonomi Ergonomi Teknolojisi Ergonomi Hakkında

    Sponsorlu Bağlantı

    Ergonomi Nedir? Ergonomi Kapsamı Ergonomi Teknolojisi Ergonomi Hakkında Ergonomi Tanımı Ergonomi Bilgi Ergonominin Pratik Ve Kapsamının Tespiti
    Ergonomi nedir?
    Günümüzde üretim sırasında giderek daha fazla makina kullanılmaktadır. *****izasyon ve otomasyondaki bu artış iş hızını da arttırmakta ve zaman zaman çalışmayı daha az enteresan kılmaktadır. Diğer taraftan hala emek yoğun üretim sürmekte ve yoğun fiziksel sıkıntılarla karşılaşılmaktadır. Her iki durumda da işçiler sırt, boyun ağrıları çekmekte, bilek, kol, bacak ve göz rahatsızlıkları görülmektedir.
    Ergonomi iş çevresi ile işçi arasında ilişki kuran bir çalışma olarak ortaya çıkmış bir yapıdır. Ergonominin amacı değişik sağlık problemlerinin ortadan kaldırılabilmesi, verimin arttırılabilmesi için çalışma ortamının nasıl dizayn edileceği ve işçiye nasıl adapte edileceğidir. Başka bir ifade ile, işçinin işe değil işin işçiye uydurulmasının sağlanmasıdır. Örneğin çalışma masasının yüksekliğinin arttırılması işçinin bir çok kez işine ulaşmak için gereksiz yere aşağıya doğru eğilmesini önleyecektir. Ergonomi ile uğraşanlara ergonomist adı verilir ve ergonomistin çalışma alanı işçi, işyeri ve iş dizaynıdır.

    Ergonomi uygulamaları işyerinde önemli kazançlar sağlamaktadır. Bu kazanç işçi için sağlık ve güvenlikli bir ortamda çalışmak, işveren için ise daha çok üretim ve daha çok kazançtır.
    Ergonomi işyerlerinde işçileri olumsuz etkileyen çalışma koşullarının iyileştirilmesi ile ilgilendiği için geniş bir bilimsel yelpazeyi içine alır. Örneğin, gürültü, aydınlatma, ısı, titreşim, çalışma alanının dizaynı, el aletleri dizaynı, makina dizaynı, sandalye dizaynı, ayakkabı dizaynı ve iş dizaynı gibi. Ek olarak, mesai saatleri, vardiya, mola saatleri, yemek rejimi gibi konularla da ergonominin temel konularıdır.
    Bu yazı ergonominin temel prensipleri olan oturarak ve ayakta çalışma, el aletleri, ağır fiziksel çalışma ve iş dizaynı ile sınırlı tutulmuştur.
    Herne kadar gelişmiş ülkelerde öncelikli olarak karşılaşılan sağlık ve güvenlik problemleri içinde ergonomik problemler büyük oranda yer almıyorsa da, artan sayıda işçi kötü işyeri dizaynı gibi ergonomik problemlerden etkilenmektedir. Sonuç olarak, sağlık problemlerinin sıklığı ve önemi zayıf ergonomik ilişkişlerden doğmaktadır ve bu sorunlar bir çok sendikanın sözleşmelerinde pazarlık konusu olmaktadır.
    Ergonomi daha önce de ifade edildiği gibi, kötü çalışma ortamının yarattığı yorgunluk, sağlıksızlık ve rahatsızlık sorunlarını çözmek için biyoloji, psikoloji, anatomi ve fizyoloji bilimlerinin yöntemlerini kullanır. Ayrıca ergonomi işyeri ve el aletleri dizaynı gibi işlerle de uğraşır.
    Son yıllarda, işçiler, sendikalar ve işverenler, üreticiler ve araştırmacılar ergonominin işçinin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerin saptanması üzerine ergonomiye daha fazla önem vermeye başladılar. Ergonomik prensiplerin uygulanmadığı işyerlerinde işçiler kötü kolşullara alışmaya zorlanmaktadır
    ERGONOMİNİN TANIMI
    Ergonomi, Fransızca “ergonomi” sözcüğünden dilimize ergonomi okuyuşu şeklinde geçmiş olup aslında eski Yunanca iş anl***** gelen ERGON ve doğal yasa veya düzen anl***** gelen NOMOS ‘tan türetilmiş bir sözcüktür.
    Ergonomi; işletmede gerek çalışma koşulları, gerekse üretkenliği iyileştirme açısından işin nicelik ya da nitelik olarak incelenmesidir. İşçiler ve iş çevresiyle aralarındaki optimal ilişkinin başarısıyla ilgili bir bilim dalıdır.
    Prof. Dr. Bedri Işıl “Ergonomi”adlı kitabında ergonomiyi şöyle tanımlamaktadır.
    Ergonomi; araç,gereç ve makinaların insan tarafından maksimum konfor emniyet ve temkinlikle kullanılabilmesi için gerekli olan ve insanların bilimsel özelliklerine ait bilgilerin toplamıdır. A.Wismer’ e göre ise ergonomi; iş-insan ilişkilerinden doğan problemlere uygulanabilen bir teknoloji olarak kabul edilmekte, bu nedenle çalışan insana yönelik etüd ve çalışmalar şeklinde tanımlanmaktadır.
    ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi End.Y. Müh. Ekrem Sarısoy’ un bir bildirisinde de belirttiği gibi; ergonomi, insan ve çalışma ortamı arasındaki bilimsel ilişki olarak tanımlanabilir. Burada çalışma ortamından kasıt sadece insanın içinde bulunduğu ortam değil buna ilaveten kullandığı makina, alet ve malzemeyi, çalışma metodunu, organize eden ergonomi, teknolojiden biyolojik (fizyoloji) ve toplumsal bilimlerden (psikoloji, toplum bilim) alınan yöntemlerin kesişme noktasındaki çalışma konusunda, insanın karşılaştığı sorunlara bir yaklaşım biçimidir. Ergonomi, işi insana uyarlamak için bir araştırma ve eylem programı içerir; ergonomi kavramı, işçinin kullandığı araçlarla gereçleri, çalışma yöntemlerini, işin gerek bireysel gerek küme çalışması düzeyinde tasarımlanıp örgütlendirilmesini kapsar. Çalışma araçlarıyla gereçlerinin insanın gövde yapısı ile onun iç işleyişine uygun düşecek bir biçimde düzenlenmesi, işin bireysel yeteneklere olduğu kadar genellikle insan doğasına da uygun olarak düzenlenmesi, makinaların çalıştırma düğmesi ya da kollarıyla denetim göstergelerinin en uygun bir düzen içinde bulunması, devinimlerin en az yorgunluk doğuracak biçimde bölünüp düzenlenmesi, elverişli ışık, ses, havalandırma, ısı, nem gibi çalışma koşullarının sağlanması ergonominin başlıca koşulları arasındadır.
    Makina ve araçlar düzenlenirken veya işyeri planlanırken, ergonomik kurallara göre düzenleme ve planlama yapılırsa, iş ile işçi arasında iyi bir uyum sağlanması ve böylece en az yorgunlukla, en yüksek verime ulaşma sorunu daha kolay ve daha ucuz çözümlenir.
    İş ortamı insan davranışlarını etkileyen çok değişik faktörleri içerdiğinden, ergonominin ilgi alanı gittikçe genişlemektedir. Ergonominin temel amacı, bireylerin ve onların iş çevreleri ile aralarındaki ilişkinin optimal olmasını sağlamaktır. Ergonomistler iş sistemlerini yeniden inceleyip, sistemdeki iş streslerini minimize etmeye uğraşırlar. Ergonomi prensipleri aşağıdaki alanlarda uygulanır;
    Ø Dizayn etme, değişiklik yapma, düzenleme yapma, yüksek ürün prodüktivitesi, iş yaşamı ve ürün kalitesini arttırmak için ekipmanların bakımında,
    Ø Kolay ve hızlı işlem,servis ve bakım için iş alanlarının dizaynında,
    Ø Operatörler ve makinalar arasındaki görev tahsisatını içeren iş metodlarının düzeninde,
    Ø Yüksek prodüktivite ve işçilerin güvenliği için işyerlerindeki fiziksel faktörlerin (sıcak,soğuk, gürültü, nem, aydınlatma, titreşim) kontrolünde.
    Ergonomi sadece işle ilgili problemleri değerlendirmek değil ayrıca bir çözüm bulma branşıdır da. Ergonominin amacı, işçinin refahını ve prodüktiviteyi, iş streslerini azaltarak optimize etmektir. Ergonomi buluşları, tıbbi müdahaleye gerek kalmadan, herhangi bir kaza oluşmadan, önceden önlem almaya yöneliktir.
    İş yerlerindeki stres faktörleri ise şunlardır;
    Ø İşyerlerinde kullanılan araç-gereçlerin miktarı ve karmaşıklığı,
    Ø Yapay çevre koşulları (gürültü, titreşim, zehirli materyaller, vs.)
    Ø Mental ve fiziksel iş yükü.
    Ergonomi uygulamalarının sonuçları ise şöyledir;
    Ø Yapılan işin, işçilerin bedenleri ve performansları üzerindeki etkilerinin anlaşılması,
    Ø İşin, işçi üzerindeki uzun dönemli potansiyel veya kümülatif etkilerini önceden tahmin etmek,
    Ø Bir işin yapılması için iş yerinin ve/veya araçlarının, işçilere uygunluğunun saptanması,
    Ø Prodüktivitenin geliştirilmesi ve işçilerin refahının sağlanmasında “personelin göreve uyması” veya “görevin personele uyması” yolunun optimal olanının seçimi.
    Bu tarz bir girişimin sonucunda, işçi kapasitesi ve işin gerektirdikleri arasında iyi bir uygunluk sağlanabilir.
    ERGONOMİNİN ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİKTEKİ YERİ
    Ergonomi çok geniş bir bilim dalı olduğundan başarılı ergonomik programlar, sınırları çok geniş olan bu bilimi anlayıp, tüm alanından yararlanmaya çalışan ergonomik çözümler araştırmaya yöneliktir. Bu yüzden eğer bir mühendis, mühendislik dışı faktörleri (veya bir psikolog, psikolojik olmayan faktörleri) göz ardı ederse yapılan değerlendirmeler kısa dönemli olacaktır. Bu değerlendirmeden de, işin gerektirdikleri ve insan kapasitesi ile limitlerinin tutarlı bir şekilde karşılaştırması beklenemez.
    İş ortamı insan-makina sistemlerinin “makina” bölümüne indirgenemez. Çünkü işi koşullandıran, kuşkusuz, her zaman çevre sıcaklığı ve gürültü, oturma yerlerinin biçimi ve bedenin sıkıntılı konumu, işaretlerin ve kumanda öğelerinin düzenlenişidir. Bütün bu çözümleme konuları ile ergonomi uğraşır. Ayrıca işi koşullandıran etkenlere; işin bölünmesi, görevlerin küçük parçalara ayrılması, ara dinlenme sayısı ve süresi, yönergelerin sayısı ya da çokluğu, yapılan işin sonuçlarını bilme ya da bilmeme, yapılan işle alınana ücret arasındaki ilişki, vb. eklenebilir. Bütün bunlar işletmede özel bir “ergonomi” servisi kurma yerine, işletmenin bütün bölümlerine (özellikle iş organizasyonu bölümüne) ergonomik yaklaşımın girmesini sağlamanın daha yararlı olacağını gösterir.
    Bilim ve teknolojinin hızla gelişmesi sonucu, gittikçe daha kompleks makinaların dizaynı ve bunların ayrıntılı işlerde kullanılması olayı, insanın çalışma şekil ve standartlarının daha hassas bir biçimde incelenmesini zorunlu kılmıştır. Bunun yanı sıra hafifmiş gibi görünen ancak monotonluk ve dikkat unsurunu içinde bulunduran işler de bir takım ruhsal bozukluklara yol açmaktadır. Ayrıca yapay ve doğal çevre şartlarının da çeşitli faaliyetler üzerinde önemli etkisi vardır. Üretim tekniklerinin gelişip, makinaların daha kapsamlı hale dönüşmesi yatırımın tutarları ve maliyet artışı konularını beraberinde getirir. Bu sebeple teknoloji seçimi çok önemlidir. Teknik zorunluluklar ve özellikle ekonomik şartlar, yatırımlardan devamlı ve maksimum bir şekilde yararlanmak için o tesisin 24 saat aralıksız çalıştırılmasını gerektirir. Böyle bir durum ise vardiya sistemi ve gece çalışmalarını ve dolayısıyla işçilerde devamsızlık , işi bırakma gibi önemli maliyet artışına sebep olur.
    İşletmelerde verimliliğin arttırılıp karın yükseltilmesi için,insan sağlığı pahasına üretim temposunun hızlandırılması, aşırı işbölümü, gürültü, toz, titreşim, ışık , dönüşümlü vardiya sistemi gibi durumların işçiler tarafından iyi karşılanmaması, çalışma şartlarının incelenmesi ve üretim araç ve gereçlerinin dizaynına ilişkin bazı çalışmalar olması gerekliliğini doğurmuş ve bu tarz bir düşünüşün geliştirilmesini zorunlu kılmıştır.
    Yukarda bahsedilen ihtiyaçlardan doğan ergonomi bilimi, bir üretim ünitesinin etkinliğinin arttırılmasına yönelik olduğu kadar çalışanların iş yüklerini azaltmayı da hedeflemektedir. Baş döndürücü bir hızla gelişmekte olan teknolojiyi kullanmakta olan insanoğlu da Ergonomiye ne kadar gereksinmesi olduğunu anlamıştır. Artık bilimsel çalışmalar, Ergonomi ile aynı paralellikte gelişmekte olup birbirlerini besleyerek yeni dünyayı biçimlendirmektedirler. Ergonomik düzenlemeleri uygulayacak olan en uygun mühendislik de endüstri mühendisliği olduğundan ve bu bilim dalının yerinin ve öneminin tartışılmaz olduğu böylece ispatlanmıştır.

    Ergonominin hedefleri:
    İnsancıllık ve Ekonomiklik : İnsancıllık ve ekonomiklik amaçlar göz önünde bulundurarak insana ait özelliklerin, bilgilerin, yeteneklerin ve becerilerin bilinmesi ve bunlara ait alt ve üst sınırların belirlenmesi insana yaraşır bir iş düzenlemesinin en önemli değerlendirme ölçütleridir.
    Sağlığın Korunması: Sağlığın korunması geniş anlamıyla çalışma koşullarından ileri gelen hastalıkların önlenmesi veya azaltılması anlamındadır.
    İşin Sosyal Uygunluğu : İşin sosyal açıdan insana uygunluğu, insan yaşamını toplumsal normlar (bunlar, yasalar, yönetmelikler ve yönergeler ya da toplu sözleşmelerle karşılanmış da olabilir) içinde sürdürebileceği ortamın sağlanması ve bireyler arası ilişkilerin özendirilmesi anlamını taşır.
    Teknik Ekonomik :Teknik-ekonomik rasyonellik, insan-makine sistemini fonksiyonel açıdan doğru biçimde düzenlenmesi, bu tür sistemlerin performans yeteneklerinin sürekliliğinin sağlanması ve insanların sistem içinde ekonomik açıdan en doğru biçimde görevlendirilmesi anlamını taşır.
    İnsanın değişen ortamlarda ne gibi yüklenmelerle karşı karşıya kaldığını, bireyler açısından hangi zorlanmaların doğduğunu, işin gerektirdiği özellikler ile insanın uygunluk özelliklerini birbiriyle en iyi biçimde nasıl bağdaştırılabileceğini saptamaktır.

    İş Etüdü ve Ergonomi İlişkisi
    Ergonomi(Türkçe karşılığıyla İşbilim), geniş anlamda insan makine çiftinin birlikte çalışması sırasındaki uyumluluğunu artırmayı, insanın fiziksel özelliklerini, fizyolojik ve psikolojik yeteneklerini en uygun biçimde kullanarak en iyi çalışma ortamını sağlamayı amaç edinen bir bilim dalıdır. Bu tanımdan da görülebileceği gibi ergonominin temel amacı iş ile insan arasındaki uyumluluğu artırmaktır. Verimlilik artışı, bu amacın gerçekleştirilmesi sonucunda sağlanacaktır. Günümüzden 50 yıl öncesine kadar fabrika ve bürolardaki işçilerin çalışma koşullarına önem verilmiyordu. Ancak, zaman içerisinde alternatif iş alanlarının yaratılması ve işçi birliklerinin güç kazanması dolayısıyla bu kötü koşullarda iyileşmeler sağlanmıştır. Son 20 yılda ise ergonomi, tüm boyutları ile çalışma ve günlük yaşamımızda yerini almıştır.
    Ergonomiyi çalışma alanları itibariyle farklı boyutlarıyla ele almak ve fonksiyonlarını incelemek mümkündür.(Singleton, sh:17). Laboratuar düzeyi olarak tanımlanabilecek makine, araç-gereç ve tezgahların tasarımı aşamasındaki ergonomik çalışmalar, ilk boyut olarak ifade edilebilir. Burada makinelerin fiziksel özelliklerinin, kumanda anahtarlarının ve göstergelerinin, onu kullanacak insan veya insanlar tarafından en kolay ve rahat nasıl algılanabileceği ve kontrol edilebileceği çalışmaları yapılır. Bu çalışmalardaki başarı derecesi, insanın fiziksel ve psikolojik özelliklerinin ölçümlendiği antropometrik ve biyo*****ik ölçülerine bağlıdır. Bu ölçüler de yine ergonominin önemli çalışma boyutlarından birini oluşturur. Böylece tasarımı yapılan makineleri kullanacak insanların söz konusu özellikleri hakkında standart verilerin tutulduğu bir veri tabanı yaratılır.
    Ergonominin diğer bir fonksiyonel boyutu da yukarıdaki çalışmalar sonucunda üretilen makinelerin insanlar tarafından kullanılması aşamasında yani iş görme sırasında yaratılacak çevre ve çalışma koşulları ile ilgilidir. Bu amaçla çalışma ortamının titreşim, ışıklandırma, gürültü, ses ve toz açılarından uygun hale getirilmesi fonksiyonunu gerçekleştirir.
    Genel olarak ergonomik önlemler deyimiyle ifade edilen ve yukarıdaki boyutların tümünde dikkate alınması gereken prensipler, kriterler ve benzeri unsurlar son derece önemli bir yere sahiptir. Zira ergonomik önlemlere dikkat edilmemesi veya yanlış uygulanması halinde bunun düzeltilmesi genellikle uzun süre alır ve maliyeti oldukça yüksektir. Bu da iş etüdüyle olan en önemli farklarından biridir. Ancak her iki yaklaşım aslında birbirlerinden fazla uzak kavramlar değildir. Aksine, asıl uğraş alanlarının insan olması dolayısıyla birbirleriyle içiçedirler.
    Ergonominin temel unsurlarını ve aralarındaki etkileşimleri gösteren sisteme ergonomi kapalı çevrimi denir. Çevrimde, ergonomik önlemlerin beş temel unsuru yeralmaktadır. Bunlar;
    i. Bilgiler
    ii. Algılama
    iii. Değerleme
    iv. Eylem
    v. Ortam
    olarak ifade edilebilir. Bu çevrim negatif geri beslemeli bir akım halindedir. Önemli olan, buradaki unsurların iyi tanımlanması ve birbirleriyle uyumlu hale getirilmesidir


    Ergonomi Teknolojisi
    GİRİŞ
    Ergonomi disiplini anlatılırken, en sık kullanılan yöntem onun tanımlayıcı bir ifadesini kullanmak şeklinde olmaktadır. Örneğin, son zamanlarda Uluslararası Ergonomi Kurumu (IEA) ergonomiyi şu şekilde tanımlamaktadır:
    “Ergonomi ya da İnsan Faktörleri Mühendisliği, insanın refahını, mutluluğu ve genel sistem performansını geliştirecek bilgi ve teoriyi bulmayı, uygun yöntemlerin uygulanmasını, ve bir sistemin diğer elementler ve insanlar arasındaki etkileşimlerini temelde anlamaya çalışan bilimsel bir disiplindir.”
    Eski IEA tanımı ise Ergonomiyi “İşleri, sistemleri, ürünleri ve çevrelerini insanların sınırları ve zihinsel-fiziksel yetenekleri ile uyumlaştıran insan bilimlerinden çıkarılan bütün bir bilgi (IEA 1997)” şeklinde tanımlamaktadır.
    Kuzey Amerika Profesyonel Ergonomi Sertifika Kurulu (BCPE) ise Ergonomiyi, insanın yetenekleri, sınırları, ve diğer tasarımla ilgili insan karakteristiklerine ilişkin bir bilgi bütünü olarak tanımlamaktadır.Başka bir deyişle, Ergonomik Tasarım ya da Mühendisliği, etkili insan işlevleri ile güvenli ve konforlu çevreler, ürünler, sistemler, işler, görevler, makinalar, ve aletlerin tasarımı bilgisinin kullanılmasıdır (BCPE 1999). BCPE’nin bu tanımı 1988 yılında Chapanis tarafından orijinal olarak geliştirilmiştir. Benzer tanımlayıcı ifadeler dünya çapında diğer ergonomi kuruluşlarınca da kullanılmaktadır.
    Bu tanımlayıcı ifadelerin bir kaçının içeriğini analiz eden BCPE, ergonominin pratik faaliyetlerle yakından ilgili olan, analiz, test ve değerlendirmeyle insanın yetenekleri, sınırları ve diğer karakteristik özelliklerine ilişkin tasarım bilgisinin uygulanmasını, ergonomi pratiğinin temel odak noktası olduğunu belirtmiştir.
    Daha çok son zamanlarda HFES, ileride burada tanımlanacak bazı çalışmaların yeniden incelemeleri ve üyelerinin faaliyetlerinden, ergonomi teknolojisinin uygulamaları olarak ergonominin tanımına, sistemlerin kontrol ve standartlaştırılması da eklenmiştir. Böylece ergonomi teknolojisi, sistemlerin kontrolü, standartlaştırılması, test edilmesi, değerlendirilmesi, ve analizi ile tasarımına uygulanması şeklinde tanımlanmıştır (HFES 1999:389).
    HFES’in 1999 yılındaki stratejik planında teknoloji terimi, bir bilimsel disiplince geliştirilen ve uygulayıcıların başarı ile kullandıkları araçlar, yöntemler, spesifikasyonlar, kılavuzlar, tasarım prensipleri olarak anılmaktadır. Bu da burada kullanılan işlevsel teknoloji tanımı ile aynıdır.
    Bazı amaçlar yönünden yararlı olmasına rağmen, bir disiplinin tanımlayıcı ifadeleri bazen onun tekliğini ve sınırlarını açıkça tanımlamaz. Örneğin, burada daha önce belirtilen ergonominin tanımlayıcı ifadeleri endüstriyel ve kurumsal psikoloji ile endüstri mühendisliği disiplinlerini açıkça birbirinden ayırmaz. Gerçekten de ergonomi ile ilgili bu her iki disiplinin, sistemlerin tasarımı ve insanın yetenek ve sınırları ile ilgili olduğu tartışılabilir. Aslında, bir araştırma ve uygulama alanlarının araçları tamamen tanımlayıcı olduğunda, bu alanın tek bir disiplin mi yoksa sadece birkaç diğer disiplinin alt alanlarının bir birleşimi mi olduğunu tespit etmek zordur. Gerçekten herkes için bu durum, ergonomiye ilişkin bir karmaşa yaratmaktadır. 1996 yılında HFES tarafından bütün üyelerine yapılan araştırmada, üyelerinin %50’si insan faktörlerini/ergonomiyi tek başına ayrı bir disiplin olarak gördüğünü belirtmişlerdir. Bunun yanında diğer %50’si ise insan faktörlerini/ergonomiyi disiplinler arası bir çalışma ve uygulama alanı olarak gördüklerini kaydetmişlerdir. Çoğunlukla bu kişiler ergonomiyi endüstri mühendisliği veya uygulamalı-deneysel endüstri psikolojisinin bir kombinasyonu olarak görmektedirler. Bazı ülkelerde örneğin Danimarka ve Avustralya’da, iyileştirme (rehabilitation) disiplinleri aynı zamanda ergonominin disiplinler arası bütünsel bölümü olarak görülmektedir.
    Tanımlayıcı ifadelere dayanmak yerine, bir disiplini onun tek bir teknolojisi olarak tanımladığımızda bir disiplinin doğası ve kapsamı açığa çıkmaktadır. Aslında bu sadece, ayrı bir disiplin bile olsa, açıkça tespit edilebilen bir alanı, teknoloji yönünden araştırma ve uygulama alanı olarak tanımlama girişimidir.
    ERGONOMİNİN PRATİK ve KAPSAMININ TESPİTİ
    1970’ler ve 1980’lerin sonu ile 1990’ların başlarında Kuzey Amerika Profesyonel Ergonomi Sertifika Kurulu (BCPE) ile Batı Avrupa Ergonomi Topluluğu'nun görüşleri ve Uluslararası Ergonomi Kurumu (IEA) tarafından ergonominin pratik ve kapsamını tespit etmek için yapılan kapsamlı araştırma çalışmaları, 10 Ergonomi Topluluğunun temsilcilerinin toplanmasıyla bir çok kez ABD’de yaplmıştır. ABD’de yapılan bu toplantılardan ilki dışında, diğer toplantılarda bu incelemelerin ana amaçları, profesyonel ergonomi eğitim programlarının gerekliliklerini tespit etmek ve ergonomi alanında profesyonel bir sertifika programı geliştirmekti.
    AMERİKA HAVA KUVVETLERİ ÇALIŞMASI
    1978 yılında Hava Kuvvetlerinden doktoralı insan faktörleri profesyoneli olan Albay Joseph Birt yönetiminde geniş bir proje ekibi, genelde ve özelde hava kuvvetlerinde savunma bölümlerinin araştırma-geliştirme faaliyetleri, test edilmesi ve değerlendirilmesi ile işletim süreçlerinde insan faktörleri mühendisliğinin bütün yönlerini incelemek amacıyla bir girişim başlattı. Projenin değişik aşamalarında bir çok ergonomist/insan faktörleri profesyoneli dahil olduysa da, çekirdek kadroda Virginia Tech’den Profesör Bob Williges ve Profesör Harry Snyder, St Louis de McDonnel Dougles’da İnsan Faktörleri Mühendisliği Şefi Ed Jones, o zamanlar Güney California üniversitesinde insan faktörleri doçenti olan bu satırların yazarı Hal W. Hendrick bulunuyordu. Önde gelen insan faktörleri profesyoneli L. McIIvane Parsons’tı. Parsons o zamanlar hayli deneyimli sistem programı ofis proje yöneticisiydi. Albay Birt aynı zamanda aktif bir biçimde bütün projeye katılıyordu.
    Projenin sorumluluğunda ve çalışmalarda önemli çakışmalar olmasına rağmen, Bob Williges değişik ergonomi yöntemleri ve şu anda bile savunma bölümlerinde kullanılmakta olan aletlerin hepsinin dokümantasyonun baş sorunlusuydu. Hanry Snyder, profesyonel bir insan faktörleri mühendisi oluşturabilmek için eğitim ve yetiştirme gereklerini tespit eden baş üsleniciydi. Ed Jones ve Hal Hendrick ana hava kuvvet sistemi geliştirme projelerinde araştırma, geliştirme, test, değerlendirme ve işletme süreçlerinin her bir aşamasında insan faktörleri mühendisliğinin nasıl dokümante edileceği ile görevliydi. Bu çabanın parçası olarak, Ed Jones ve Hal Hendrick aynı zamanda savunma bölümlerinin insan faktörleri mühendislerinin ve endüstrideki meslektaşlarının araştırma, geliştirme, test etme, değerlendirme ve işletme süreçleri sırasında yapmaları gerekli şeylerin nasıl kapsanacağına ilişkin bir seri davranışsal amaçlar geliştirdi. Genelde savunma bölümlerinin sistem geliştirme süreçlerinin hem zayıf hem de güçlü yönlerini tanımlayan ve özelde insan faktörleri teknolojisinin uygulama ve geliştirme projesinin çoğu işi sınıflandırılmıştır. Bununla birlikte, insan faktörleri mesleğine yararı dokunan bir çok yararlı ürün bu projeden çıkmıştır. Örneğin, Harry Snyder ve eğitim gerekliliklerinde görevli diğerleri, HFES için profesyonel insan faktörleri/ergonomi yüksek lisans eğitim programı için akredite programı geliştirmede temel bir çalışma sağladılar. Harry ve arkadaşları eğitim ihtiyaçları ile aslında profesyonel insan faktörleri eğitim programlarında var olanı karşılaştırdılar. Bu çalışma çoğu programın yetersiz olduğunu gösterdi ve böylece o zamanlar İnsan Faktörleri Topluluğu (HFS), şimdi ise İnsan Faktörleri ve Ergonomi Topluluğu olan HFES, bir akredite programı kurmak ve eğitim standartlarını oluşturmak için özel bir önem verdi. İşi, profesyonel insan faktörleri mühendisleri için davranışsal amaçlar üzerine çalışmak olan Ed Jones ve Hal Hendrick ise BCPE’nin profesyonel sertifika programı geliştirmesinde doğrudan yardımcı oldular (Hendrick 1981, BCPE 1998: 7-8). Bob Williges ve diğer çalışma arkadaşlarının işi, insan faktörleri/ergonomi araç ve yöntemlerini bir listesini oluşturmaktı ve bu çalışmayla o zamanlar teknolojinin yönünü tanımlamış oldular. Bununla birlikte, çalışmanın bu bölümü gerçekte endüstride kullanılmakta olan yöntemler ve araçlar ile profesyonel eğitim programlarında düşünülenlerde bazı farklılıklar olduğunu işaret etmiştir. İnsan faktörleri ve ergonomi disiplininde türünün en genişi olan bu projenin özellikle önemi, insan faktörlerinin/ergonominin tanımlanabilir bir teknoloji olduğunu göstermesidir. O zamanlar Albay olan Birt bu teknolojiyi İnsan-Makine Ara Kesit Teknolojisi olarak tanımlamıştı. Makine terimiyle sadece makine ve araçları değil bilgisayarları da kapsayan aynı zamanda makinenin içerisinde bulunduğu fiziksel çevre de kullanılıyordu.
    İNSAN FAKTÖRLERİ TOPLULUĞU ÇALIŞMALARI
    1980 yılında, Harry Snyder HFS’nin başkanı olarak insan faktörlerinde profesyonel bir sertifika programı geliştirmenin mümkünü olup olmadığını araştırmak için bir komite oluşturdu. Bu ilk komite HFS üyeleri Jeff Koonce, Diane Damos ve Hal Hendrick’ten meydana gelmişti. Alanındaki ilk inceleme olan yukarıda bahsi geçen Hava Kuvvetleri Çalışması’nın sonuçları bu düşünceye yardım ederek ve insan faktörleri/ergonomi bilgi ve tecrübesinin çekirdeğinin profesyonel bir sertifika progr***** hizmet etmek için tanımlanabilir olduğunu gösterdi. Böylece sadece spesifik bilgi ve tecrübeyi tanımlayacak izlenimci bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiş oldu. O zamanlar Hal Hendrick, Jeff Koonce’den komitenin başkanlığını devraldı. Kısa bir süre sonra da o zamanlar yeni oluşan HFS profesyonel standart komite, alt komitelere ayrıldı. İki alt komite oluşturuldu. Birinin görevi etik kuralları geliştirmek, diğerinin görevi ise insan faktörleri/ergonomi alanında profesyonel yüksek lisans eğitim programları için bir akredite programı geliştirmekti.
    1984 yılında Profesyonel Standart Komite, insan faktörleri için hava kuvvetlerinin mesleki veritabanını geliştirmek için hava kuvvetleri ile bir sözleşme yaptı ve bu işbirliği başarılı oldu. Bunun üzerine hem Hava Kuvvetleri hem de HFS diğer uygulamalar arasında bu veritabanını da hem akademik bir akredite hem de profesyonel bir sertifika programı olarak tanıdığını bildirdi. Sözleşme Evrensel Enerji Sistemleri ile, Albay Birt ise Hava Kuvvetleri Program Yöneticisi olarak ödüllendirildi. Fonksiyonel İş Analizi (Functional Job Analysis/FJA) olarak bilinen yöntem, insan faktörleri pratisyenlerinin iş faaliyetlerini analiz eden ve tanımlayan bir yaklaşım olarak kullanıldı. Yöntem Dr. Sydney A. Fine tarafından Amerika Çalışma Kurumu’nda (US Employment Service) araştırma yöneticisi iken geliştirilmişti ve Mesleksel Ünvanlar Sözlüğü’nün 3. basımında (1965) kullanılan meslekler, sınıflandırma sisteminin gözden geçirilmesinde neden oldu. Çalışma diğer uygulamalarının yanında, deniz personeline lisans kriteri, nitelikleştirme ve yetiştirmeyi geliştirmede Amerika Sahil Güvenlik Kurumu tarafından da kullanılmıştır. Fonksiyonel İş Analizi yöntemini kullanarak, Dr. Fine kendi uygulama alanlarında önde gelen insan faktörleri uzmanları ile iki atölye çalışması gerçekleştirdi. İlk atölye çalışması askeri sistemlerin araştırma, geliştirme, test, değerlendirme ve işletme süreçlerinde insan faktörlerinin kapsama alanını, ikinci atölye çalışmasında ise ticari-tüketici ürünlerinin tasarımında insan faktörlerinin çalışma alanını tanımlamaktı. Atölye çalışmaları kullanılan teknolojiyi, gerekli yetenekleri ve tecrübeleri tanımladı (Eckstrand et al. 1985). Bu bilgiler HFES akredite programının gerçek gelişmesinde çok yararlı oldu. Sertifikaya göre, bu bilgiler bir sertifika programının gelişiminin mümkün olduğu güvencesini daha da kuvvetlendirdi. Böylece bu belge ile özel olarak bu bilgiler çalışmada kapsanan uygulama alanlarında insan faktörlerinin var olan teknoloji alanını ve doğasını tanımlamış oldu.

    ERGONOMİ MESLEĞİ İÇİN AVRUPA YETİŞTİRME PROGRAMI UYUMU ÇALIŞMASI (HETPEP)
    1990’lı yılların başlarında Avrupa ergonomistleri uluslar arası çalışma gurubu profesyonel ergonomistler için eğitim ve yetiştirme gereklerini tespit etmek için ergonomi alanında bir analiz gerçekleştirdi. Bu çalışma ERGONOMİ MESLEĞİ İÇİN AVRUPA YETİŞTİRME PROGRAMI UYUMU çalışması (HETPEP) olarak bilinmektedir. HETPEP grubu, profesyonel bir Avrupa Ergonomist Derecesi (Rookmaaker et. al., 1992) için çekirdek içeriklerin altının çizildiği bir bulgular raporu yayınladı. Ergonomist Formasyon Modeli - EFM olarak bilinen bu model, daha sonra Avrupa Ergonomistleri Kayıt Merkezince (CREE) bir Avrupa Ergonomist Profesyonel Kayıtlı Sertifika’yı geliştiren temel bir program olarak kullanıldı. Model, 6 içerik alanında eğitim temasını kapsamaktaydı. Bu alanlar, ergonomi prensipleri, insan karakteristikleri, iş analizi ve ölçümü, insan ve teknoloji, eğitim ve yetiştirme sırasında kişiler tarafından sürdürülen uygulama projeleri, ve profesyonel konuları içermekteydi. Bugün bu 6 içerik alanı ya da kategorisi sırasıyla değişik alt alanlara ayrılmıştır. EFM böylece Avrupa’da ergonomi mesleğinin çalışma alanını belirlemekte ve ergonomi teknolojisinin değişik yönlerini tanımlamaktadır. EFM aynı zamanda Amerika’da Kuzey Amerika Profesyonel Ergonomi Sertifika Kurulu (BCPE) tarafından da kurumun profesyonel ergonomi ve insan faktörleri sertifikaları için eğitim gerekliliklerini belirlemede uyarlanmıştır.

    PROFESYONEL ERGONOMİ SERTİFİKA KURULU (BCPE) ÇALIŞMASI
    Uluslar arası profesyonel sertifika programını geliştirirken BCPE, tam nitelikli profesyonel pratisyen düzeyinde gerekli olan deneyim, bilgi ve tecrübelerin ne olduğu ve ergonomistlerin ne yaptıklarını ilk kez uluslar arası olarak tespit etme göreviyle karşı karşıya kalmıştı. Kurul yukarıda bahsi geçen üç çalışmanın sonuçlarını, HFES akredite program kriterini, Avrupa ve Amerika’da önde gelen ergonomi/insan faktörleri ders kitapları (textbooks) ile el kitaplarını (handbooks), Bernotat ve Hunt (1977), Jahns (1991), Van Cott ve Huey (1992), ve Rentzsch (1994) gibi ergonomistlerin tecrübe, yetiştirme ve eğitimlerindeki bilgilerini gözden geçirmişti. O zamanlar bu satırların yazarı, seçilmiş kurulun başkan yardımcısı ve daha sonra başkanı oldu, etkin bir biçimde bu çalışmalarda yer aldı. Bu gözden geçirmeler profesyonel ergonomistlerin pratik ve çalışma alanlarının bir çizgisinin gelişmesine yol açtı (BCPE 1999:9-12). Ayrıca ergonomi teknolojisine göre BCPE, bu yazıda ileride detaylı bir şekilde incelenen ergonomi teknolojisinin kısa bir tanımını içeren HFES Stratejik Planı’na da başvurdu.
    1998 YILINDA 10 ERGONOMİ TOPLULUĞUNUN TEMSİLCİLERİ İLE YAPILAN IEA TOPLANTISI
    1988 yılında Avustralya’nın Sydney kentinde Uluslararası Ergonomi Kurumu’ nun (IEA) kongresi, 25 farklı ülkeden temsilcinin katıldığı dünyadaki 10 adet ulusal ve bölgesel ergonomi topluluğun temsilcilerinden oluşan bir toplantı yaptı. Toplantının amacı, bu katılan 10 topluluk tarafından temsil edilen değişik ülkelerdeki ergonominin çalışma alanını, konularını, ve karakteristiklerini gözden geçirmekti. Bu satırların yazarı, toplantıda Amerika’yı temsil eden temsilcilerden biriydi ve sonradan bir çok temsilcinin yorumlarının bir özetini yayınladı (Hendrick 1989). Hendrick için bu toplantının sonuçları aşağıda belirtilenleri doğrulamıştır. Bir kere uluslararası olarak ergonominin ortak noktası, donanım, yazılım, işler, iç ve dış çevre, iş sistem yapıları ve süreçleri gibi diğer sistem bileşenleri ve sistemin insan bileşeni arasındaki ara kesitin tasarımına odaklanmasıdır. İkinci olarak ergonomistlerin pratisyen olarak uyguladıkları ve bilimsel araştırma yoluyla geliştirdikleri bu teknoloji, insan-sistem ara kesit tasarımı amacında olduğu ortaya çıktı.
    Takip eden 6 yıl içerisinde, IEA’nın genel sekreteri ve başkanı olarak hizmet eden bu satırların yazarı değişik vesilelerle dünya çapında 20 ergonomi kurumunu ziyaret etmiş ve bunların bir çok yıllık toplantılarına katılmıştır. Bu ziyaretler kendisine bu ülkelerdeki ergonomi pratikleri ve bilimi hakkında birinci elden öğrenme fırsatı tanımıştır. Bu deneyimler yukarıda bahsi geçen IEA toplantısında oluşan ergonomi teknolojisi ve uygulamasına odaklanmasına ilişkin iki sonucu kuvvetlendirmiştir.
    FEDERAL TOPLULUKLARIN IEA ÖZEL ARAŞTIRMASI
    1990 yılında IEA politika ve planlama komitesi üye toplulukların kapsamlı bir araştırmasına başladı. Bu araştırmanın amacı, dünya çapında hem profesyonel ergonomi toplulukları hem de ergonominin durumu hakkında daha iyi bir anlayışı kazandıracak IEA icra komitesine yardım etmekti. 1992 yılında araştırma tamamlandı. 1996 yılında çalışmaların tam raporu IEA tarafından yayınlandı( Brown et. al. 1996). 25 ulusal ve bölgesel insan faktörleri/ergonomi topluluğu ve 35 ülkeyi aşkın temsilci araştırmaya katıldı. Diğer katkıları yanında, araştırma hem şu anki hem de dünya çapında ortaya çıkan pratik ve araştırma alanlarını tanımladı. Aşağıda Tablo 1, toplulukların çalışma alanlarında verdiği yanıtlara göre, toplam çalışılan alanların yüzdesini vermekte ve ergonominin her geçen gün genişleyen alanlarının listesini göstermektedir. Ayrıca Tablo 2, iki ve daha fazla topluluk tarafından listelenen, ortaya çıkan ilgi alanlarını ve önemli temaların listesini vermektedir. Yine, topluluklar arasındaki ana eğilim, insan-sistem ara kesitinin tasarımına ergonomi teknolojisini uygulamak ve geliştirmek yönündedir.
    Tablo 1. Ergonomide uygulama alanları (IEA’nın 1992 yılında 25 üye topluluğuna yaptığı araştırmasından)
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!



  2. #2
    Mavi Admin

    Yeni Cevap: Ergonomi Nedir? Ergonomi Ergonomi Teknolojisi Ergonomi Hakkında




    Konu % Yanıtlar Konu % Yanıtlar
    Güvenlik 84 Test ve Değerlendirme 64
    Endüstri Mühendisliği 84 Kurumsal Psikoloji 62
    Bio*****ik 76 Gösterge/Kontrol 62
    İş Yükü 76 Tüketici Ürünleri 56
    İnsan-Bilgisayar 76 Medikal Aletler 56
    Çevre-Mobilya Tasarımları 76 Havacılık Endüstrisi 52
    Eğitim 72 İletişim 44
    Antropometri 72 Zaman/Hareket 36
    Psikoloji 68 Taşıma 32
    Görsel Performans 64 Fizyoterapi 08
    İş Fizyolojisi 64 Psikofizik 08
    Tablo 2. Önemli temalar ve ortaya çıkan ilgi alanları (IEA’nın 1992 yılında 25 üye topluluğuna yaptığı araştırmasından).



    * İş organizasyonu ve tasarımını değiştirecek yöntem bilim
    * İş ile ilgili kas-iskelet sitemi rahatsızlıkları
    * Elektronik tüketici eşyalarının kullanılabilirlilik testleri
    * İnsan-Bilgisayar Arakesiti: Yazılım
    * Kurumsal tasarım ve psiko-sosyal iş organizasyonu
    * Fiziksel iş çevresinin ergonomik tasarımı
    * Nükleer santralın kontrol odası tasarımı
    * Ergonomistlerin yetiştirilmesi
    * İleri teknoloji ile arakesit tasarımı
    * İnsan güvenilirlik araştırması
    * Zihinsel iş yükü
    * İş gücü maliyet hesaplama yöntem bilimi
    * Ürün sorumluluğu
    * Yol güvenliği ve otomobil tasarımı
    * Gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi
    ULUSLAR ARASI ERGONOMİ HFES STRATEJİK PLAN YÖNETME KOMİTESİ GÖZDEN GEÇİRMESİ
    HFES 1993 yılında, başkan seçilen Deborah Boem-Davis yönetiminde, kurum için stratejik bir gelişim planı başlattı. İlk taslağın gelişimini izleyerek, Stratejik Plan Yönetme Komitesi 1994 yılında başkan olarak Tom Eggemeir’ı seçti. Komitenin ana amacı üyelerin görüşlerini tasarıya bütünlemekti. Bu satırların yazarı Tom’dan sonra başkanlığı devraldı ve 1995 ve 1996 yıllarında tasarının gelişimini devam ettirdi. Diğer faaliyetlerin yanında, yukarıda bahsi geçen çalışmaların çoğu, dünya çapında deneyimlenen ergonominin amaç ve hedefleri ile ergonomi teknolojisinin doğasını açık bir biçimde geliştirmeye çalışması ve uluslararası alanda ergonominin daha iyi anlaşılması için olanak sağladı. Bundan sonraki kısım ise yazarın bu süreçten öğrendiklerinin yorumlanmasından ibarettir.
    ERGONOMİ TEKNOLOJİSİ VE UYGULAMALARI
    Başlıca araştırmalar 20. Yüzyılın ilk zamanlarına gidilerek izlenmesine rağmen, tanımlanabilir bir pratik ve çalışma alanı olan insan faktörleri/ergonomi biliminin gelişimi ise 2. Dünya savaşı sıralarında 1940’larda başlamaktadır. Amerika, İngiltere ve Almanya’da insan faktörleri/ergonomi çalışmaları, askeri silah sistemlerinde insan performansını artıracak araştırma ve uygulamaları gerçekleştirmek amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda bulunmuştur. Örneğin, bu üç ülke, insanların daha etkili bir biçimde silahları daha iyi kullanmaları için silahların görüş tasarımlarını nasıl daha iyi geliştirebiliriz sorusu ile ilgilenmişlerdir. Amerika’da mühendislik psikologları, pilot hatası olarak atfedilen çoğu askeri uçak kazalarının niçin olduğunu daha iyi anlamaya çalışmak için bu kazaları araştırmaya çalıştılar. Araştırmaların sonucunda ortaya çıkan temel bulgu ise gerçekte pilot hatası olarak anılan durumun mühendisliksel tasarım hatası olduğunun anlaşılması olmuştur. Bu tasarım hatasına, kontrol araçlarının, göstergelerin, çalışma alanı düzenlemelerinin insanın yetenek, sınır ve diğer karakteristik özellikleri ile uyumlu olmaması durumu yol açmıştı. Böylece, bu tasarımlar pilotların hata yapmalarına yol açıyordu. Amerika’da bu bulgular, insan-makine ara kesiti tasarımıyla ilgili insan faktörlerini daha iyi anlamaya yarayacak araştırmalara yöneltti ve böylece insan faktörleri tanımlanabilir bir araştırma ve uygulama alanı olarak gelişti. İlk zamanlar, ana odak noktası, insanın algılama, reaksiyon ve öğrenme faktörleri üzerineydi ve insan makine teknolojisi olarak bilinen gelişmesi ise daha sonra laboratuar çalışmaları şeklinde oldu. 2. Dünya savaşını izleyen yıllarda Avrupa ve Japonya fabrikalarını tekrar inşa etme görevleriyle karşılaştılar. Sonuçta, sistematik olarak insanın iş doğası üzerine nasıl çalışılacağı yani ergonomiye karşı bir ilgi gelişti ve daha sonra bu bilgi işyeri tasarımına uygulandı. Daha sonra ana ilgi noktası ise, ergonomi teknolojisini geliştirmek için sistematik alan gözlem çalışmalarına, biyo-*****iğe, antropometrik karakteristiklere ve insan fizyolojisine doğru kaydı. Zamanla Amerika ve Avrupa birbirine uydu ve çalışmalar genişledi. Günümüzde, insan faktörlerini ve ergonomiyi uygulama ve geliştirme amacıyla kullanılan yöntemler ve çalışma alanları ise benzerdir ve ergonomi ile insan faktörleri IEA tarafından aynı disiplin olarak resmen tanınmaktadır.

    İNSAN-SİSTEM ARA KESİT TEKNOLOJİSİ (HSIT)
    Yukarıda bahsi geçen görüşler temelinde, HSEF Stratejik Plan Yönetme Komitesi, insan faktörlerinin/ergonominin geçen 60 yıl içerisinde bilimsel araştırma yoluyla geliştirdiği tek bir teknolojiye sahip olduğunu tespit etmiştir. HSEF bu teknolojiyi İnsan Sistem Ara Kesit Teknolojisi olarak tanımlamıştır (HSIT). Bir bilim olarak ergonomi, sistem bileşenlerinin insan ara kesit yönünün tasarımıyla ilgili olduğu sürece, insan yeteneklerinin, sınırlarının ve diğer karakteristiklerine ilişkin gelişen bilgi ile ilgili var olacaktır. Bu bilimsel bir biçimde gelişen bilgi, öncelikle HSIT’ı geliştirmek için kullanılır. Daha önce belirtildiği gibi bu teknoloji ergonomi tasarım prensiplerini, kılavuzlarını, spesifikasyonlarını, yöntemlerini ve araçlarını kullanır. Pratik olarak ergonomist, güvenlik, sağlık, konfor, performans ile verimlilik ve kaliteyi de içeren sistem değişiklikleri ve tasarımına, insan sistem ara kesit teknolojisini uygular. Bütün ergonomi topluluklarının amacı, insanın yaşam kalitesini geliştirecek insan sistem ara kesit teknolojisini uygulamak ve geliştirmektir. Bu ise sistemlerin kontrolü, standartlaştırılması, test ve değerlendirilmeleri, tasarımları ve analizlerini insan sistem ara kesit teknolojisini kullanma yoluyla başarılabilir (HFES 1999 : 389). HSIT açık bir biçimde ergonomiyi tek, bağımsız bir disiplin olarak tanımlayan bir teknolojidir. Bu aynı zamanda ergonomi mesleğinin rolünü ve ergonominin çalışma alanını da açıkça tanımlayan tek teknolojidir.
    İnsan sistem ara kesit teknolojisi en az beş adet tanımlanabilir ana bileşene sahiptir. Bunlar, İnsan makine ara kesit teknolojisi ya da donanım ergonomisi (hardware ergonomics), insan çevre ara kesit teknolojisi ya da çevresel ergonomi (environmental ergonomics), insan yazılım ara kesit teknolojisi ya da bilişsel ergonomi (cognitive ergonomics), insan iş ara kesit teknolojisi ya da iş tasarım ergonomisi (job design ergonomics), ve insan organizasyon ara kesit teknolojisi ya da makro ergonomi (macroergonomics)dir.

    İNSAN MAKİNE ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – DONANIM ERGONOMİSİ
    Daha önce belirtildiği gibi, insan makine ara kesit teknolojisi çalışması “pilot hatası” olarak tanımlanan askeri havacılık kazalarının nedenlerini açıklamak üzere başlamıştı. Probleme neden olan bulgu, mühendislik tasarım hatasıydı ve bu hata, insan faktörleri araştırmalarında insan makine ara kesit teknolojisinin gelişimine yol açtı. Özelde ilgi, insanın konfor ve verimliliğini geliştirmek, insanın iş yükünü azaltmak ve hata yapmasını düşürecek oturma, çalışma alanı düzenlemesi, göstergeler ve kontrol panellerinin tasarımına yönelikti. Bu gelişmenin ve insan makine ara kesit teknolojisinin uygulanmasının erken bir sonucu o tarihten beri havacılık güvenliğini geliştirmesi oldu. Avrupa ve Japonya da operatör üzerine yapılan çalışmalar, özellikle endüstriyel sistemlerde çalışma alanı düzenleme ve kontrol araçlarının tasarımı yönünden bio*****ik ve antropometriği uygulayarak benzer insan makine ara kesit teknolojisinin gelişimine yol açtı. Günümüzde insan makine ara kesit teknolojisi, tüketici ürünleri, iş istasyonları, endüstriyel ve ofis donanımı ve taşımacılığın bütün şekillerinde tasarım yoluyla geniş bir yelpazede teknolojinin kullanımını ve güvenliğin gelişimini mümkün kılmaktadır.
    İNSAN ÇEVRE ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – ÇEVRESEL ERGONOMİ
    HSIT’ın ikinci yönü aydınlatma, sıcak, soğuk, gürültü ve titreşim gibi değişik çevresel durumlarda yüklenen taleplere göre insanın yeteneği ve sınırlarıyla ilgilidir. Verimliliği artıran ve performansı geliştiren konfor, sağlık, ve güvenlik gibi insanın performansı üzerindeki çevresel stres faktörlerini minimize etmek için insanın fiziksel çevresinin tasarımına uygulanmasıdır. Belki de çevresel ergonominin kökeni 1900’lerde başlayan ve 1930’lara kadar devam eden İngiliz Endüstriyel Yorgunluk Araştırma Kurulu’nun çalışmalarına dayanır. Çevresel stres ve insan performansının değişik yönlerinde otuzun üzerinde mükemmel çalışma gerçekleştirildi. 1960’larda araştırma, İngiltere’de Aston, Loughborough, Wales ve Birmingham üniversitelerinde, Amerika da değişik savunma birimlerinde, NASA ve Cornell gibi üniversitelerde başlatıldı. Yine aynı tarihlerde Batı Avrupa ülkelerinde, Japonya’da, Sovyetler Birliğinde, ve Avustralya’da da insan çevre ara kesit teknolojisini uygulama ve geliştirme yönünde paralel araştırmalar yapılıyordu.
    Son birkaç on yılda insanın hem doğal hem de kurgusal çevresini anlamanın önemi uluslar arası boyutlarda artmaktadır ve konuyla ilgili ekolojik yönelimli insan çevre ara kesit teknolojisi sürekli gelişmektedir. Bu artan ilgi merkezinin bir yönü de Amerika’da NIOSH (Sağlık ve Güvenlik Kurumu) tarafından geliştirilmekte olan California’da gerçekleştirilen sağlık ve güvenlikle ilgili yasal zorunluluklar sonucunda artan bir ergonomi eğilimidir. Bu yasa özellikle işten kaynaklanan kas iskelet rahatsızlıkları ile ilgili insanın rahatsızlık ve incinmelerini önleme amacıyla sistemlerin hem insan-çevre hem de insan-makine yönlerini kapsamaktadır.
    İNSAN YAZILIM ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – BİLİŞSEL ERGONOMİ
    Bu üçüncü HSIT, 1960’larda silikon chip’in keşfedilmesi ve izleyen yıllarda gerçekleşen bilgisayar devrimiyle hayat bulan ergonomi disiplini içerisinde gelişen, görece yeni bir teknolojidir. Bu teknoloji başlıca insanların nasıl düşündüğü ve bilgiyi nasıl işlediğiyle ilgili olduğu için genellikle bilişsel ergonominin ana ürünü olarak görülmektedir. İnsanın düşünme ve bilgiyi işleme şekli ile diyalog kuran yazılımları mümkün kılan, kullanılabilir yazılımı geliştirmek için gerekli yöntem, spesifikasyon, kılavuz ve prensiplerin tasarımından oluşmaktadır.
    Amerika’da insan yazılım ara kesit teknolojisi ile ilgili, bilişsel ergonominin gelişmesi ve endüstri tarafından uygulamalarına olan talepler 1970’lerin sonunda ve 1980’lerde HSEF üyesi ergonomistlerin sayısında %25’lik bir artış şeklinde sonuçlanmıştır. Bu artış 1990’larda sabitleşmiştir. Aslında, HSEF işe yerleştirme servisinde boş olan işlerin bulunması, insan yazılım ara kesit teknolojisinin profesyonel bilgisine sahip olan ergonomistlere şu sıralar olan ihtiyacı yansıtmaktadır.
    Yazılım teknolojisi ve uygulamalarında devam eden artış ve kullanılabilir etkili yazılım tasarımına insan yazılım ara kesit teknolojisinin artan önemi nedeniyle, ergonominin bu yönü disiplin içerisinde çok güçlü bir büyüme alanı olarak gelişmeye devam ediyor. Yapay zeka teknolojisindeki artış ve uzman sistemlerin gelişimindeki yüksek potansiyel, ergonomi disiplininin teknoloji geliştirme ve uygulama bölümü olan bu kısmının gelişimini ileride daha da hızlandıracaktır.
    İNSAN İŞ ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – İŞ TASARIM ERGONOMİSİ
    İnsan iş ara kesit teknolojisinin kökleri, Hugo Munsterberg ve endüstriyel psikolojinin gelişimi, Fredrick W. Taylor ve Frank B. Gilberth’in çalışmaları ile endüstri mühendisliğinin gelişimindeki (Helander 1997) kişilerin çalışmalarına dayanmaktadır. Endüstriyel psikoloji, söz konusu özel işlerdeki talepleri karşılayabilecek kişisel özelliklere sahip işler için gerekli kişilerin seçimindeki hem iş gerekleri hem de insanın yetenekleri ve sınırları konularındaki çalışmalarla gelişmiştir. İş analizi ve doğal yetenek testi gibi iş karakteristikleri ve diğer karakteristikler ile insanın yetenek ve sınırları konusundaki çalışmaların çoğu yöntemleri ve araçları endüstriyel psikoloji disiplinince geliştirilmiştir. Benzer biçimde, iş yapış yöntemleri ve prosedürleri ile ilgili çalışmalardaki çoğu teknoloji de endüstri mühendisliği disiplininin bir parçası olarak gelişmiştir (Helander 1997). İş tasarım ergonomisi, kendi başına tek iş teknolojisini geliştirmek için bu teknolojiler üzerinde gelişmiştir. Bu çalışmalar, iş modülleri geliştirecek yöntemler ve bu modülleri işlerle birleştirerek fiziksel ve zihinsel iş yükü gibi insan sınırlarını zorlayan streslerden kaçınmak, insanın yeteneklerinden daha çok yararlanmak, ve içsel olarak insanları güdüleme gibi çalışmalardır. Bu çalışmalar hem işverenlere hem de çalışanlara katkılar sağlamaktadır. İşverenler için daha az ödemeyle, daha az devamsızlık, daha az şikayet, artan çalışan sorumluluğu, artan verimlilik ve performans gelişimidir. Çalışanlar için ise öz-değerin gelişimi, kişisel sağlık, ve iş yaşamının kalitesinin artırılmasıdır.
    İNSAN ORGANIZASYON ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – MAKRO ERGONOMİ
    Tanımlanabilir bir alt disiplin olarak makro ergonomi mesleğin en yeni konusudur. İlk dört teknoloji için mesleğin ana ilgi noktası bireysel operatörle ilgili ve bir noktaya kadar da operatör takımları ve alt sistemlerle ilgilidir. Bu yüzden bu dört teknolojinin ana uygulama alanı mikro ergonomi düzeyindedir. Aksine, iş sistemi süreçleri ile ilgili ve bütün yapıyı optimize etmekle ilgili olduğu için insan organizasyon ara kesit teknolojisi, ana ilgi merkezi açısından makro eğilimindedir ve bu yüzden makro ergonomi olarak anılmaktadır. Kavramsal olarak, makro ergonomi, baştan aşağıya iş sisteminin tasarım karakteristiğini insan-iş, insan-makine, insan- yazılım ara kesiti tasarımıyla gerçekleştiren, iş sistemi tasarımına sosyo-teknik sistem yaklaşımı olarak tanımlanabilir. Sosyo-teknik sistem yaklaşımı sistematik olarak iş sisteminin şu ana karakteristik özelliklerini düşünür:
    a- Teknolojik alt sistemi
    b- Personel alt sistemi
    c- İş sisteminin organizasyon yapı ve süreçlerinin tasarımında, organizasyonun hayatta kalması ve başarısı için, organizasyonun bağımlı olduğu dış çevre unsurları (hükümet politikaları ve düzenlemeleri, malzeme kaynakları, müşteriler ve hissedarlar gibi).
    İş sisteminin yapı ve süreç karakteristiklerine bir organizasyonun bu ana sosyo-teknik karakteristik ilişkilerinin deneysel modelleri, organizasyonun iş sistemi tasarımına ve analizine yardımcı olarak geliştirilmiştir (Hendrick 1991, 1997). Bu teknoloji insan organizasyon ara kesit teknolojisi olarak anılmaktadır. Çünkü organizasyonun yapı, politika ve prosedürleriyle verilen bir iş sistemi ara kesitleriyle çoğunlukla doğrudan ilintilidir.
    Kavramsal olarak baştan aşağıya bir yaklaşım olmasına rağmen, gerçek pratikte makro ergonomi genellikle bütün organizasyonel düzeylerde çalışanların katılımını içermektedir. Bu yüzden işletme ve analiz yönünden, bütün düzeylerde başlıca tasarım süreci olma eğilimindedir.
    Makro ergonominin amacı iş sisteminin süreçlerini ve yapısını dış çevre, personel alt sistemi, ve organizasyonun teknolojik alt sisteminin ana karakteristikleriyle uyumunu sağlamaktır. İkinci olarak da, iyi tasarımlanmış iş sistemi karakteristiklerini mikro ergonomik unsurların tasarımına taşıyarak sonuçta tam olarak uyumlu bir iş sistemi oluşturabilmektir. Tam uyumlu bir iş sistemi kötü tasarımlanmış bir sistemle karşılaştırıldığında değişik organizasyonel performans ölçüleri %60-90 seviyelerinde geliştirilebilir ( örneğin, kazalardan kaynaklanan kayıp zamanların ve incinmelerin azaltılması, şikayet ve ıskartaların düşürülmesi gibi, Hendrick 1997a, b).
    Organizasyonel faktörler genellikle ergonomik tasarımlarda düşünülmesine rağmen, tanımlanabilir bir meslek olarak ergonominin başlangıcından bu yana, tanımlanabilir bir alt disiplin olan makro ergonomi, 1980 yılında İnsan Faktörleri Topluluğu tarafından tamamlanan “Gelecekte Ergonomik İhtiyaçlar” çalışmasında ilk kez kendini hissettirmeye başlamıştır (Hendrick 1991). Bu çalışma, şu faktörleri tespit etmiştir.
    * Teknolojide meydana gelen hızlı değişimler temelde işin doğasını değiştirmektedir.
    * İş gücü değer sistemlerinde değişimler olmaktadır.
    * Özellikle iş gücünün yaşlanmasıyla ortaya çıkan demografide değişimler oluşmaktadır.
    * Dünya rekabetinde artış olmaktadır.
    * Hem Sistem güvenliği, sağlığı, kaliteli iş yaşamı amaçları ile ilgili potansiyel başarılara ulaşmanın getirileri hem de üretim maliyeti olarak bütün sistem yönetimi verimliliğini geliştirmek için mikro ergonomik müdahaleler yetersizleşmektedir.
    Diğer çalışmaların arasında bu çalışma, 1986’ya kadar insan organizasyon ara kesit teknolojisi, ergonominin ayrı bir alt disiplini şeklinde makro ergonomi olarak tanımlanarak geliştirilmiştir. Ayrıca, 2000’li yıllarda ergonomistlerin kendi teknoloji ve pratikleriyle organizasyonel tasarım ve yönetim faktörlerini bütünleştirerek de bu konunun üstünden geleceği açıktır.
    SONUÇ
    Bir disiplin, bilim yoluyla gelişen ve her zaman pratik olarak uygulanan tek bir teknoloji olarak tanımlanır. En az 60 yıldan beri insan sistem arakesit teknolojisi; HSIT, deneysel olarak gelişmekte ve tek bir teknoloji olarak yalınlaşmaktadır. Geçen 20. Yüzyılın yarısından fazla bir süredir ergonomi pratisyenleri, verimlilik ve kalite hedefi dahil, insanın sağlık, güvenlik, konfor ve performansını geliştirmek için HSIT’ı kullanmaktadırlar. Ergonomistler, HSIT’ı sistemlerin kontrolü, standartlaştırılması, test edilmesi ve değerlendirmesi, tasarımı ve analizine uygulayarak bu birikimi geliştirmişlerdir. Bununla birlikte uluslararası boyutta. ergonominin nihai amacı, insanın yaşam kalitesini iyileştirmektir.
    Özet olarak, ergonomi artık disiplinler arası araştırma ve uygulama alanı değildir. Açık bir biçimde hala genç olmasına rağmen, tek ve bağımsız bir disiplin olarak gelişmiştir. Ayrıca onun bu tek teknolojisi açıkça insan faktörleri/ergonomi pratiğinin doğasını ve disiplinin çalışma alanını tanımlamaktadır. HSIT’a ilişkin genel kamuoyunu eğiterek, insanın şartlarını geliştirmek için ergonominin muazzam gizil gücünün ve doğasının anlaşılması çalışmaları artırılmalı ve genişletilmelidir.
    Bu çaba başarılı olursa, açıkça yeni milenyumun ilk yüzyılı ergonomi çağı olabilir.


    Ergonominin Ortaya Çıkışı Üzerine Kısa Tarihçe

    Endüstrileşme, 17'nci yüzyıl sonunda ve çeşitli yeni keşiflerin ışığında, emekleme düzeyinden başlayarak 18 ve 19'uncu yüzyıllarda hızlanan teknolojik atılımlar ile otomasyon aşamasına kadar ulaşmıştır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda ise, robotların kullanımı ve bilgisayar teknolojisi gibi güçlü yaklaşımlar ile büyük bir hız kazanan endüstrileşme sürecinde insanların yetenekleri, bedenleri ve zekâları çok zorlanmaya başlamıştır. Endüstrileşmenin her adımında; üretken, yapıcı, yaratıcı ve kurulmuş sistemleri kontrol edici bir faktör olarak görev alan insanın sağlık, güvenlik ve verimlilik gibi sorunlar ise ancak 20'nci yüzyılın ilk yarılarında ele alınabilmiştir.
    Endüstriyel kalkınmanın ilk ve orta çağlarında; daha çok mal üretmek, ,daha çok kazanmak, piyasanın istediği kalitede ve sayıda imalatı gerçekleştirmek gibi öncelikler arasında, insan varlığı önemli ölçülerde gözardı edilmiştir. Vasıflı ya da vasıfsız olsun, insanların yaşam gereksinimlerini karşılayabilmek için bir iş aramaları büyük ölçüde istismar edilerek, insan faktörüne gereken önem verilmemiştir.
    Oysa, endüstri ortamında insanlar, tüm kapasitelerini ortaya koyarak; hammaddelerin madenlerden çıkarılması, işlenebilir bir hale getirilmesi, her türlü araç, gereç ve makinaların tasarımı, üretimi, işletilmesi ve endüstrilerin giderek gelişmesi için devamlı çaba harcamaktadırlar. Ancak, insanların belli yapısal özellikleri (anatomik) ve boyutları (antropometrik) vardır. Biyolojik varlıklar olarak insanların merkezi sinir sistemi kendi özgü temellerle (biyokimyasal ve nörofizyolojik) işlerlik gösterir. İnsanların zekâ, beceri ve fizyolojik yeteneklerinin kişiye özel boyutları vardır. İnsan organizmasının algı organları belli sınırlar içinde duyarlıdırlar. İnsanların fiziksel iş verimi ve *****ik etkinliği için, iskelet - kas sisteminin biyo*****iği, kasların biyokimyasal enerji gereksinimi ve bunları destekleyen; solunum ve dolaşım sistemlerinin sağlıklı bir şekilde işleyişi önemli etkenlerdir.
    İnsan, her türlü işini, ölçülebilir düzeylerde ve iş formülleri ile ifade edilebilecek, bir fiziksel iş yaparak gerçekleştirir. Makinalar ile kıyaslandığında, insanların fiziksel iş kapasitesi önemli ölçülerde sınırlı görünür. Bu nedenle, insanlara verilecek işler, onların gün boyu gerçekleştirebileceği bir düzeyde kalmak zorundadır. Gücünün üzerinde iş yapmaya zorlanan insan yorulur. Yorgunluk; çalışanların iş verimi, sağlığı, güvenliği ve psikolojik denge açısından olumsuz etkiler yaratabilir.
    İnsanlar iş görürken; çeşitli el aletlerini, *****ik araç ve gereci, iş makinalarını, belli bir iş programlanmış sistemleri (robotlar, bilgisayarlar ve uzaktan kontrol sistemleri gibi) kullanırlar. Bu işbirliğinden amaç, insanların fizik ve mental yeteneklerini desteklemektir. İnsanların kullandığı her türlü araç ve gerecin en etkin bir şekilde hizmete sokulması ise, onları kullananların; duruş, oturuş, genel sağlık, güvenlik ve sisteme uyum konularının dikkate alınmasını gerektirir. Bu nedenle, insan varlığının bedensel ve ruhsal gereksinimlerini dikkate almak, davranışlarını tanımlamak, insanların kullanımı için tasarlanmış tüm sistemleri onlara uygun ve üstün verim ile çalışan sistemler olarak düşünmek gerekir.
    İnsanlar endüstriyel ortamda; soğuk, sıcak, yüksek ya da alçak basınç, rutubet gibi çeşitli ortam stresleri ile karşı karşıya kalabilirler. İş ortamında ayrıca; toz, duman, zehirli gaz ve buharlar, zehirleyici maddeler, iyonizan radyasyon gibi çeşitli sakıncalar da bulunabilir. Bu arada, endüstriyel gürültü, titreşimler, yetersiz ya da fazla ışık gibi çevre faktörleri de, insan sağlığını ve iş verimini etkileyebilir.
    Bütün bu sorunlar karşısında, İNSAN - MAKİNA - ÇEVRE ilişkilerini inceleyerek, böyle bir ortamda insanların sağlıklı ve üretken bir şekilde çalışabilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmak gibi önem kazanmıştır. Bu alanda yapılan çalışmalar son yarım yüzyılda ERGONOMİ bilim alanının gelişimine gerekçe teşkil etmiştir
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Ergonomi Nedir? Ergonomi Ergonomi Teknolojisi Ergonomi Hakkında


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.01.12, 17:02
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.11, 02:36
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.05.11, 11:59
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.01.11, 20:18
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.10.10, 16:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.