Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 3/6 İlkİlk 12345 ... SonSon
26 sonuçtan 11 ile 15 arası

Konu: Matematikçiler - Ünlü Türk Matematikçiler - Ünlü Türk Matematikçilerimiz

  1. #11
    LaDy

    Yeni Ünlü Türk Matematikçi (Kadızade Rumi)

    Ünlü Türk Matematikçi (Kadızade Rumi)


    16. yüzyılın sonlarında Osmanlılarda müspet ilim konusunda bir isim dikkat çekmektedir. Bu kişi, Musa Paşa b. Mahmut b. Mehmet Salahaddin olarak anılan Kadızade Rumi adıyla ün kazanmış olan Türk matematikçisi ve astronomudur. Çeşitli önemli kitaplar hakkında "şerh" adı verilen yorumlar yazmış ve bu konuda ünlenmiştir. Bunlardan bir tanesi Osmanlı Medreselerinde okutulan el-Harezmi'nin Mülahhas fi'l-hey'e adlı astronomi kitabına yazdığı şerhdir. İkinci olarak da Şemseddin-i Semerkandi'nin geometri ve üçgenlerin niteliklerine dair kaleme aldığı Eşkalü't-te'sis'i şerh etmiştir. Bir de Muhtasar fi'l-hisab adında bir Arapça eseri vardır ki, birinci kısım aritmetik, ikinci kısım cebir ve denklemler, üçüncü kısım ise ölçmelerden ibarettir.
    Kadızade'nin en önemli eseri ise, Gıyaseddin Cemşid'in Risale fi'istihraci'l-ceyb-i derece vahide eseri için yazdığı şerhdir. Sadece kitap hakkındaki yorumlarını belirtmesine rağmen Kadızade burada bir derecelik yay sinüs hesabı usulünü yazardan daha iyi ve daha basit bir şekilde açıklamıştır. Kadızade'den zamanın en ciddi ve gerçek astronomu olarak bahsedilir. Tüm bu sebeplerden dolayı Kadızade'yi Osmanlı Türklerinin birinci gerçek astronomu ve matematikçisi olarak kabul edebiliriz.
    Mahmut Şirvani
    Şirvani, 15. yüzyılın ilk yarısında yaşamış Osmanlı tıbbının en önemli hekimlerinden biri, belki de birincisidir. Şirvan doğumlu bir ailenin oğlu olarak Anadolu'da doğmuştur. Yaşadığı dönem boyunca 11 tane eser vermiş ve tüm eserlerini dönemin devlet büyüklerine ithaf etmiştir. Fatih Sultan Mehmet'e ithaf edilen son eseri ve eserleri arasında en önemlisi olan Mürşid, Osmanlı tıbbında göz hastalıklarına ait en hacimli eser olarak karşımıza çıkmaktadır.
    Yazdığı bir başka eser olan Tuhfe-i Muradi ise, içerdiği bilgiler nedeni ile Anadolu'da yazılan ilk tıp eserleri listesine alınmıştır. Konu, temelinde kıymetli taşlara dayansa da bu taşların tıpta kullanımının da anlatılmasından dolayı tarihçiler tarafından bir tıp kitabı olarak kabul edilmektedir.
    Şirvani'nin eserlerinin 4'ü Arapça, 6'sı ise Türkçe olarak kaleme alınmıştır. İlk devir Osmanlı tıbbında bu kadar üretken ikinci bir tıp yazarı yoktur. Eserlerinin, döneminin ilmi zihniyetini en açık şekilde yansıtmasının yanında, şu an bile herkesin anlayabileceği sade bir Türkçe ile yazılmış olması da son derece önemlidir.
    Mukbilzade Mümin
    Osmanlı döneminde önemli ilim adamlarından bir diğeri de II. Murat döneminde yetişmiş ve iki önemli eser bırakmış olan Mukbilzade Mümin'dir. Mümin, göz hastalıkları konusuna özel ilgi göstermiş olan Şirvani ile birlikte ilk Osmanlı hekimlerindendir.
    Yazarın ilk eseri padişaha ithaf edilmiş olan Zahire-i Muradiye'dir. İkinci eseri Miftahü'n-nur ve hazainü's-sürur da aynı şekilde padişaha ithaf edilmiş önemli bir tıp kitabıdır. Kitapta teşhis ve sağlık bilgisinden genel olarak bahsedildikten sonra, göz hastalıklarına dair ayrıntılar anlatılmaktadır. Bu önemli eserde, baş ve kafatası yapısı ve hastalıkları, göz hastalıkları, göz kapağı rahatsızlıkları, konjoktiva ve kornea hastalıkları detaylı olarak tarif edilmekte, hastalıklara karşı önlemler ve çözümler anlatılmaktadır.
    Osmanlılarda bütün Darüşşifa vakıflarındaki hekim listelerinde Mukbilzade Mümin'in isminin mutlaka bulunması dönemin son derece önemli bir hekimi olduğunu kanıtlamakta, aynı zamanda o dönemde göz hastalıklarına verilen önemi de yansıtmaktadır.

  2. #12
    LaDy

    Yeni Ünlü Türk Matematikçi (SALİH ZEKİ) - (1864 - 1921)

    Ünlü Türk Matematikçi (SALİH ZEKİ) - (1864 - 1921)


    XIX. yüzyılın ikinci yarısında yetişmiş, değerli eserler vererek, 57 yaşında hayata gözlerini kapamış, bir ilim ve fikir adamıdır. Salih Zeki Bey, 1864 yılında İstanbul'da doğmuştur. Ortaöğrenimini Darüşşafaka'da görmüş, yüksek öğrenimini Paris'te elektirk mühendisliği bölümünü bitirmiştir.
    Salih Zeki, Darüşşafaka ve Mühendis Mektebi'nde matematik ve fizik dersleri okutmuştur. Daha sonraki çalışmalarının tümünü üniversiteye vermiştir. Bugünkü gerçek üniversitenin kurucusu salih Zeki'dir. Türkiye'ye, matematik, fizik ve fen derslerini batılı yöntemleriyle ilk getiren odur. Birçok gazete ve dergide çıkan güzel yazılarıyla Türk gençliğini edebiyat kadar matematiğe yönelten ve matematiği sevdiren yine o olmuştur.
    Salih Zeki, aydın fenciler silsilesinin en dikkate değer son halkasıdır. İlk ve ortaöğrenimin ihtiyacı olan matematik, geometri, cebir, astronomi, trigonometri ve fizik kitaplarından başka binlerce sahifeyi bulan, yüksek seviyedeki Darülfünun ders kitapları yazmış; felsefi konularda telif-tercüme eserler bırakmış, bilim tarihi ile ilgili incelemeler yayınlamış, bizzat Mizan-ı Tefekkür adlı bir matematik kitabı yazmış, anıt bir eser olarak Kamus-ı Riyaziyat'ı hazırlayarak bunun ilk cildini yayınlamıştır

  3. #13
    LaDy

    Standart Cevap: Matematikçiler - Ünlü Türk Matematikçiler - Ünlü Türk Matematikçilerimiz

    Salih Zeki

    Matematikçi Bey İstanbul'da mütevazı bir aileden doğdu. Darüşşafaka'da okudu. 1882'de mezun olduktan sonra Posta Telgraf Nezareti'nde çalıştı. Burada çalışırken bakanlığın bursu ile 1883'de yüksek öğrenimini tamamlamak üzere Paris'e gönderildi. 1887'de elektrik mühendisi olarak yurda döndü.. 1895'de Rasathane müdürlüğüne tayin edildi.1908 inkılabından sonra Maarif Meclisi üyesi, 1910'da Tevfik Fikret'in basında hayli yankı uyandıran istifasının ardından Galatasaray Sultanisi'ne müdür oldu. 1912'de maarif
    Müsteşarı, bir yıl sonra da Darülfünun Umum Müdürü (rektör) oldu. 1921'de öldü. Fatih Camii bahçesinde yatmaktadır.

    HAKKINDA YAZILANLAR

    Bey Hayatı ve Eserleri
    Celal Saraç
    Yayına Hazırlayan Yeşim Işıl Ülman
    Kızılelma Yayıncılık İstanbul - Şubat 2001

    "Doğulu matematikçilerin tam bir tarihinin yazılabilmesi için, o zamanın insan bilinci üzerindeki kültürel gelişmelerin etkilerini bütünüyle bilmek gerekir; aksi halde böylesine bir çalışma spekülasyonlardan ve şahsi yargılardan asla âri olamaz. Bununla birlikte kitabımda doğulu matematikçilerin eserleri hakkında bilgi vermeğe; Eski Yunan'dan, matematiğin batıya nakledilişine kadar geçen zaman içinde Doğu matematikçilerin eserleriyle matematik bilimine yaptıkları katkıları ele almağa çalıştım. Doğu halklarının milliyetçi duygularını okşayarak doğulu matematikçileri göklere çıkarmak gibi bir amacım yok. Asıl amacım, yüzyıllardır doğunun kütüphanelerinde unutulmağa terkedilmiş eserleri gün yüzüne çıkarmaktır. Kitabımı dört bölüme ayırdım ve ona, meşhur matematikçi ve filozof Ebu Reyhan el-Biruni'nin hatırasına ithafen Asâr-ı Bâkiye adını verdim."Bey'in Asâr-ı Bâkiye için yazdığı önsözden.

  4. #14
    LaDy

    Yeni Ünlü Türk Matematikçi (Ali Kuşçu)

    Ünlü Türk Matematikçi (Ali Kuşçu)


    Ali Kuşçu asıl adı Ali Bin Muhammed (d. 1403, Semerkant - ö. 16 Aralık 1474, İstanbul), Türk. gökbilimci, matematikçi ve dilbilimci. Gökbilimci ve kelam alimi olan Ali Kuşçu, 15. yüzyıl'da Semerkant'ta doğdu. Babası Muhammed, Timur İmparatorluğu Sultanı ve astronomu Uluğ Bey'in kuşçusu olduğu için, ailesi "Kuşçu" lakabıyla meşhur oldu. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu, Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman'a gitti. Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdı. Ali Kuşçu, Semerkant ve Kirman'da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey'e yardımcı ve rasathanesine müdür oldu. 1449'da hacca gitmek istedi. Tebriz'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve Osmanlı Devleti ile barış görüşmelerinde yardımını istedi. Ali Kuşçu, Uzun Hasan'ın sözcülüğünü yaptıktan sonra II. Mehmed'in davetiyle İstanbul'a geldi. Osmanlı - Akkoyunlu sınırında II. Mehmed'in emriyle büyük bir törenle karşılanan Ali Kuşçu, Ayasofya medresesine müderris oldu. Ali Kuşçu, 16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul'da öldü.

    Osmanlı kültüründe ve uygarlığında önemi

    Osmanlı Devleti padişahı II. Mehmed adına kurulan müessir ilk Osmanlı Üniversitesi olan Fatih Medresesinin (Sahn-ı Seman) kuruluş akademik müfredatını kaleme aldı.
    Hoca Sinan Paşa, Molla Lütfi, Mirim Çelebi (Mahmud B. Muhammed B. Musa Kadızade), gibi alimler onun derslerinde bulundular ve yetiştiler.
    Ali Kuşçu'nun soyundan olanlar 18. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devletinde önemli devlet görevlerinde bulundular. Torunlarından olan Ebussuud Efendi ve Mirim Çelebi ile onların çocukları şeyhülislam, kazasker, müderris gibi görevlere gelmişlerdir.
    Ali Kuşçudan sonra Osmanlı Türkçesi dil olarak tüm İslam dünyası için bilim dili olmuştur. Farsça ve Arapça önemini bu dönemden sonra kaybetmiştir.
    Risale Fi'Hey'e: (1457 yılında Semerkand'da, Farsça olarak yazmıştır) Osmanlı İstanbul Mühendishanesinde (İstanbul Teknik Üniversitesi) XIX. yüzyıl başlarına kadar temel ders kitabı olarak okutulmuştur.
    Osmanlı Medreselerinde matematik ve diğer fen bilimleri derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur.

    Astronomi


    • Risâle Der İlm-i Hey’e (Gökbilim Risâlesi, Farsça): Bir giriş ve iki makaleden oluşmuştur ve Fethiyye’nin temelini oluşturur.
    • Fethiyye (Arapça)
    • Risâle fî Asl el-Hâric Yumkinu fî el-Sufliyyeyn (İç Gezegenlerde Eksantrik Kuralı, Arapça): Batlamyus’un Merkür ve Venüs gezegenlerinin hareketleri konusundaki görüşlerinin eleştirildiği bir makaledir.
    • Risâle fî enne Hükm el-Hâric, Hükm el-Tedvîr bi Aynihi fî Vukûf el-Kevâkib (Gezegenlerin Durma Anlarında Eksantriğin Episikl ile Aynı Olması Üzerine, Arapça): Gezegenlerin durma anlarında eksantriğin hükmünün episiklin hükmü gibi olduğunu savunan bir makaledir.
    • Risâle fî Hall Eşkâl Muaddil li’l-Mesîr (Ekuant Probleminin Çözümlenmesi Üzerine, Arapça): Merkür gezegeninin hareketlerine ilişkindir.
    • Şerh el-Tuhfe el-Şâhiyye fî el-Hey’e (Gökbilimde Hükümdarlığın Hediyesi’ne Yorum, Arapça): Kutbeddîn el-Şîrâzî’nin (ö. 1311) el-Tuhfe el-Şâhiyye fî el-Hey’e (Gökbilimde Hükümdarlığın Hediyesi) adlı meşhur gökbilim eserinin yorumudur.
    • Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey (Uluğ Bey Zîci’ne Yorum, Farsça): Zîc-i Uluğ Bey üzerine yapılmış bir yorumdur.

    Matematik

    • Risâle fî enne külle mâ Yust‘melu bi’l-Şekleyn el-Mugnî ve el-Zıllî Yumkinu an Yusta‘melu bi’l-Mıstara ve el-Fercâr min Gayrı Hisâb (Arapça); Sinüs ve tanjant teoremlerinde bilinmeyen değerlerin cetvel ve pergel yardımıyla bulunması konusundadır.
    • Risâle Der ‘İlm-i Hisâb (Farsça); Bir giriş ile üç makaleden oluşur ve Risâle el-Muhammediyye’nin temelini oluşturur.
    • Risâle fî İstihrâc Makâdîr el-Zevâyâ min Makâdîr el-Adlâ‘ (Arapça); Küresel üçgenlerde kenarların büyüklüklerinden açılarının büyüklüklerinin çıkarılmasına ilişkin bir risâledir.
    • Risâle fî el-Kavâ’id el-Hisâbiyye ve el-Dalâ’i el-Hendesiyye (Arapça)
    • Risâle el-Muhammediyye fî el-Hisâb (Arapça)

    Kimya ve Fizik

    • Unkud-üz-Zevahir fi Man-ül-Cevahir (Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım)

    Mekanik

    • Tezkire fî Âlâti'r-Ruhâniyye

    Dil ve Belagat

    • Şerhu'r-Risâleti'l-Vadiyye
    • El-İfsâh
    • El-Unkûdu'z-Zevâhir fî Nazmi'l-Cevâhir
    • Şerhu'ş-Şâfiye
    • Risâle fî Beyâni Vadi'l-Mufredât
    • Fâ'ide li-Tahkîki Lâmi't-Ta'rîf
    • Risâle mâ Ene Kultu
    • Risâle fî'l-Hamd
    • Risâle fî İlmi'l-Me'ânî
    • Risâle fî Bahsi'l-Mufred
    • Risâle fî'l-Fenni's-Sânî min İlmihal-Beyân
    • Tefsîru'l-Bakara ve Âli İmrân
    • Risâle fî'l-İstişâre
    • Mahbub-ül-Hamail fi keşif-il-mesail
    • Tecrid-ül-Kelam
    • Muhammediyye
    • Risâle fî Hall Eşkâl el-Mu‘adil li’l-Mesîr (Ekuant Probleminin Çözümlenmesi Üzerine)
    • Risâle fî Asl el-Hâric Yumkinu fî el-Sufliyyeyn (İç Gezegenlerde Eksantrik Kuralı, Eksantrik Varsayımın Diğer Gezegenlerde Olduğu Gibi İki İç Gezegen İçin de Kullanılabileceği Üzerine Risale)
    • Fethiyye

  5. #15
    LaDy

    Yeni BİLİME İKİ TEMEL KURAM VEREN TÜRK KÖKENLİ MATEMATİKÇİ Ünlü Türk Matematikçi HARZEMLİ

    BİLİME İKİ TEMEL KURAM VEREN
    TÜRK KÖKENLİ MATEMATİKÇİ
    Ünlü Türk Matematikçi HARZEMLİ (Al-Harezmi, Al-Khowarizmi)

    Eski çağlardan arta kalan, dünyanın matematiksel düşünce hayatını

    değiştirmiş, bu nedenle, bilim tarihine ismini yazdırmış, kuramlarının kullanımı

    günümüz bilimi içinde gelişerek süren, çok az çalışma vardır. Bu tür

    çalışmalardan birinin yaratıcısı, ülkemizde çok az tanıtılan Türk kökenli,

    müslüman ve gerçek adından çok, takma sanı ile ünlenmiş bilim adamı :

    Arapça deyişle Al-Harezmi, batılıların değişi ile Al-Khowarizmi ve

    Türkçe deyişle Harzemli dir.

    Ortaçağ bilim dünyasının en önde gelen matemetikçilerinden olan Harzemli,

    matemetiğin önemli ana dallarından biri olan 'cebir' dalının kurucusu, bu

    konunun öğretiçisi ve bu konuda kuramsal içerikli ilk yapıt veren bilim

    adamıdır.Harzemli, yalnızca cebir adı verilen bir hesaplama yöntemini

    geliştirmekle kalmamış; sayı, sayısal hesap ve sayısal problem çözümleme

    yönteminin de ilk kurucusu, tanıtıcısı ve öğreticisidir. Harzemli, hesaplamayı

    herkesin kolaylıkla yürütebileceği sistemli bir yöntemle anlatmıştır ki, bu

    yaklışımı, ve onlu sayılarla hesaplaması Batıda, isminden esinlenerek algorism

    daha sonra Algebra ve özgün yöntemi, algoritmik çözüm ya da algoritma adını

    almıştır. Özellikle Harzemli algoritma-sının süregelen zaman içinde geliştirilerek,

    bir yanı ile, günümüzün bilgi çağını oluşturan bilgisayarın, bilgisayar bilimlerinin -

    programlama yöntemi olması, Harzemli'ye bir kat daha yüce ün kazandıracak

    bir gerçekdır. Harzemli cebrini inceleyenler çoğunlukla mate-matik bilim

    tarihçisi olduğundan, denklem çozümleri üzerinde durmuşlar, algoritmik çözüm

    tasarımının ve onun günümüz bilgisayarına uzanan gelişimini açıklıkla
    görememişlerdir.*

    Harzemli, "Arap sayıları " diye de anılan on tabanlı sayı sisteminin sayılarıyla,

    işlemsel çözüm yöntemi geliştiren matematiksel sistemi, bilimsel bir kuram

    özeni çerçevesi içinde, ama herkesin anlayabileceği yalınlıkta dünyaca

    ünlü "Cebir Kitabı" n da anlatır. Harzemli bu kitabı ile, cebirsel çözüm yöntemini

    ilk açıklayan, dolayısıyla dünya bilimine bu konuda yeşerecek ilk filizi diken bilim

    adamıdır. Bu gelişim yalnızca matematik dalının yeni konusu olmayı aşmış, çok

    yönlü kuramsal düşünce yapılarının doğmasına da etken olmuştur. Bu

    nedenlerle, bilime katkısı en az bugün bir Euiclides, bir Naiper kadar övgü ve

    günçel yer almayı ve anlaşılmayı çoktan hak etmiştir.

    Harzemli Kimliği

    Onun, nüfus kütüğü isimi, dedesi Abdullah olan, Musa oğlu Muhammed'dir.

    M.S. 810 Tarihlerinde; Abbasi İmparatoru halife Memun 'un daveti üzerine,

    doğum yeri olan, o günkü adı ile Harzem gölü, bugünkü adı ile Aral gölünün (

    Hazer Denizinin kuzey doğusu) güneyindeki bölgeye adını veren Harzem

    (Harizm, Hiwa) kentinden Bağdat'a göç etmiştir. Harzemli ona ün kazandıran

    çalışmalarını Bağdat Sarayının en haşmetli döneminde gelişen ve ün kazanan

    bilimsel araştırma merkezi "Dar-Ül Hikme" de yapmıştır. Dar- Ül Hikme , devrinin

    en zengin kütüphanesini, gözlem evini ve çoğunlukla matematik, astronomi ve

    yer bilimleri ağırlıklı, çeşitli çalışma birimlerini içine alan, çevrenin en yetkin

    bilim adamlarını toplayan, bir araştırma merkezi ve akademisidir. Bu merkez,

    bilim tarihinde "Bağdat Okulu" olarak anılır ve bir çok araştırmacı ve bilim adamı

    burada yetişmiştir. Bunlar arasında; Sabit bin Kurre, Al-Tabari, Al-Usturlabi,

    Farabi, Fergani, Harani sayılabilir. Avrupada başta Pisa'li Loenardo, diğer adı ile

    Fibonacci olmak üzere bir çok bilim adamı onun yapıtlarından ve bu okuldan

    yararlanarak çalışmalarını geliştirmiştir.

    Harzemli' ye Ün Kazandıran "Cebir Kitabi"

    Harzemli'nin bilim tarihinde kısaca, "Cebir Kitabı" adı ile anılan yapıtı, " Kitab-ül

    Muhtasar Fi Hesab al-Cebr Ve'l Mukabele" , Türkçe deyişle; "Özetlenmiş ,

    Benzer terimleri yoketme-Mukabele ve Bilinenleri bir tarafta toplama-Cebir,

    Hesaplamasının Elkitabi " dir. Harzemli Dar Ül Hikmede , çesitli matematiksel

    problemlerin çözümü üzerinde çalışırken, Hindli matemetikçilerin yeni bir

    aritmetik üzerinde çalıştıklarını öğrenir. M.S. 825 Tarihlerinde Halife Memun'un

    izni ile, Hint matematiğini izlemek üzere Hindistan'a gider. Hint

    matemetikçilerinin kullandığı yeni sayı sistemini ve aritmetiği bütün yönleri ile

    inceler, notlar alır ve bilgi yükü ile Bağdat'a döner.

    Bilim tarihçilerinin bir konuyu işleme zenginliğini görmek ve bu yaklaşımın

    ulaşımlarını değerlendirmek için, bilim tarihçisi B. K. Stonaker'in , "Famous

    Mathematicians" (1966, N.York) isimli kitabındandan Harzemli'nin Bağdat

    dönüşü hikayesini okuyalım:

    " Kervan Bağdat'a doğru tekrar yola çıktı. Havanın sıcaklığından, çölde

    yolculuk çok zor geçiyordu. Kervan bin güçlükle Bağdat'a ulaştı. Harzemli'yi

    Halife Memun karşiladı. Ve "Harzemli sağlıkla döndüğüne sevindim." Dedi.

    Harzemli, "Allah ve sana bin şükürler olsun!" yanıtını verdi ve ekledi, " Allah,

    bana çok yararlı ve başarılı bir gezi bahşetti." .. Harzemli koltuğunda bir deste

    kağıt ve kitap taşıyordu. Bir ara kağıtların bir bölümü yere düştü. Birinin

    üzerinde şifre gibi bilinmeyen simgeler vardı. Halife bu acayip şekilleri görünce

    kızar gibi oldu ve "Bunlar nedir?"diye sordu. Harzemli." Bunlar Hint sayılarıdır."

    Diye yanıtladı. Ve ekledi. "Bunlar sayıların tanımlanmasını ve aritmetik işlemleri

    çok kolaylaştıracaktır efendim.".Bu yararlı bilgiler - sonradan Arap sayıları diye

    anılan onlu sayı sistemini oluşturmuştur. Aritmetiğe onlu sayı sisteminin girişi

    Harzemli'nin yapıtının çevirileri ile dünyaya yayılmıştır. Halife, Harzemli'nin

    Hindistan'dan getirdiği yenilikleri iyi karşıladı ve "geliştirip herkese yararlı hale

    getirmesini ve diğerlerine öğretmesini buyurdu."..

    Harzemli, Hint gezisi dönüşünde, orada matematik işlemlerde kullanımını

    incelediği onlu sayı birimleri (1,2,3,.,9 )ile kurulan sayıların işlemsel kullanımı

    yöntemlerini geliştirdi, cebrinde, güncel problemlerin çözümünde kullanmak için

    çalışmalar yaptı ve kendine özgü bir yöntem geliştirdi, yöntemini öğretmeyi

    amaçlayan bir kitap hazırladı.

    Harzemli "Cebir Kitabı"nın önsözünde :" Lütüfkar ve merhametli Allah adına, bu

    eser Harzemli Musa Oğlu Muhammed tarafından yazılmıştır. O şöyle bir

    başlangıç yapmak ister: Allah'a şükürler olsun ki, onun iyilikseverliğine ve

    korumacılığına sığınabildim. Onun emirlerine uydum. Şükürler olsun ki, görevimi

    yapmak için Onun değerli ve sürekli yardım severliğinden yararlandım. Onun

    kudretli, eksilmeyen yüceliğini ve saygın büyüklüğünü kabul ederim. O

    Muhammedi Allah'ın elçisine yakışır bir görevle görevlendirdi. Ne zaman haklılık

    zayıflasa, doğru yolda ilerlemek çaresiz kalsa, Onun yardımları yetişti. Allah,

    sadık komutan Al-Memun 'u ilim sevgisi ile ünlü kıldı öyle ki, O bilim

    adamlarından yardım ve desteğini hiç eksik etmedi. Onları güçlüklerden korudu.

    O halifeliği yanında, yüceltmede, ödünlendirmede , adalet ve hak dağıtmada

    da çömertti.. Beni "bir araya getirme-cebr ve sadeleştirme-mukabele" kuralları

    ile hesaplama üzerine özlü bir yapıt yazmaya teşvik etti, bana cesaret verdi.."

    Bir kaynağa göre, Harzemli "cebir Kitabı"ni yazar ve Halife Memun'na sunar.

    Memun:" Harzemli çok güzel ama bunları halkım anlayıp kullanamaz. Haydi git

    yeniden, öyle yaz ki herkez bu kurallarla problem çözebilsin" der. Bu buyrukla,

    Harzemli konuyu yeniden inceler ve kitabını yeniden herkesin anlayıp,

    uygulayabileceği sistemli bir anlatım yapısı düzeni ile düzenler. Gerek, Harzemli'

    nin önsözünde belirttiği; Memunun'nun "Özlü bir kitap yaz." Gerekse, yukarda

    sözü edilen; " yeniden öyle yaz ki herkes anlayıp kullanabilsin"

    cümlelernin içinde yatan anlamı, Harzemli öylesine değerlendirmiş ki, özgün bir

    anlatım yöntemi yaratarak, çığır açan üç kavramı birbirinin bütünleyicisi olarak

    ortaya koymuştur. Bunlar; onlu sayı sistemi , denklem kuramı ile çözüm ve

    yeni çözümleme yöntemi ya da algoritmik anlatımlardır ve ayrı ayrı önem

    taşıyan Ortaçağ biliminin ilkleridir.

    Harzemli'nin çalıştığı ortam gereği Arapça el yazması ile hazırladığı "Cebir Kitabı",

    11. Yüzyılın sonlarında, İspanya yolu ile Avrupa'ya ulaştıktan sonra , birkaç

    kez Latince, Italyanca ve sonra İngilizce'ye, çevrilmiş, bu çevirilerde özgün

    elyazmasının farklı kopyaları kullanılmıştır. Ayrıca yüzden çok araştırmacı, Onun

    kitabı üzerine değerlendirme ve yorum yayımlamıştır. Çevirilerden en yaygın

    kullanılanı; M.S. 1145 yılında Chester'lı Robert sanı ile tanınan araştırmacının

    İspanya'nın Segova kentinde Latinceye çevirdiği "Al-Khwraizmi's Al-Jabr" isimli

    kitabı ile Frederic Rosen'ın 1831 deki İngilizce çevirisi " The Algebra of

    Muhammed Ben Musa" isimli kitabıdir. 19. Yüzyılda en çok yararlanılan

    kaynaklar

    ise, L.C. Karpinski'nin Chester çevirisinden yararlanarak , 1915 deki İngilizce,

    " Robert of Chester's Latin Translation of Al-Khowarizmi" çeviri ve

    değerlendirmesi ile 1989 Yılında Barnabas B. Hughes'in değerlendirme,

    karşılaştırma ve yorumu içeren İngilizce "Robert of Chester's Latin Translation

    of Al-Khwarizmi's Al-Jabr " adlı yapıtlarıdır.

    Harzemli'nin "Cebir Kitabi" kısaca; On tabanlı sayi sisteminin ve dört işleminin

    tanımı, birinci ve ikinci derece denklem oluşturma öğelerinin tanımı.( kök-

    bilinmeyen, kare- bilinmeyenin karesi, kare ya da kök olmayan yalın sayı) ,

    birinci ve ikinci derece eşitlik-ya da denklem kurma, cebr ve mukabele

    işlemleri, cebirsel ifadeler üzerine çeşitli işlemler, karekök, İkinci derece

    denklemin kökünü bulma yöntemi ve geometrik ispatını içerir .Yer alan, birinci

    ve ikini derece denklem türleri: bx = c, ax2 = c, ax 2 = bx, ax2+bx=c, ax2+c

    = bx ve ax2 = bx+c tanımı ile denklem kurma yolu ile çözümü verilen, miras,

    alan, faiz ve arazi problemlerinin sistemli-açıklamalı, çok sayıda çözüm

    örnekleri sıralanmaktadır.

    İlginç problem çözümlerinden biri ; " Neyin karesi ile kendisinin on katı otuz

    dokuz eder ?" problemindeki çözüm yolunu genelleştirmesidir. Bu problemin

    çözümünü şöyle anlatıyor:

    "çözüm şöyledir: kare ve kok eşittir sayı biçimde tanımlanabilir. Bir kare ve on

    kök eşttir otuz dokuz demektir. ( x 2+10 x = 39 ):

    Çözüm

    Şimdi, kökün katsayısının yarısını bul (10/2 = 5) beş dir.

    Kendisi ile çarp (5.5 = 25) Çarpım yirmi beştir.

    Buna yalın sayıyı otuz dokuzu ekleyelim (25+39 = 64) toplan altmiş dört eder.

    Şimdi bunun kökünü alalım, sekiz dir.

    Bundan kökün yarısını çıkaralım (8-5 = 3) üç kalır.

    Bu aradığımız karenin kökü yani yanıttır.. Kare ise dokuz olur. Kare birden çok

    ya da az olursa, çözüm yolu aynıdır. Yapacağınız tek şey kareleri işleyerek bire

    indirgemektir. Bunun için, kök ve yalın sayı fazla kareye bölünür.

    Harzemli, problem çözümünde analitik düşünüşü öyle geliştirmiştir ki,

    tanımladığı yapıyı daha geliştirme ile değiştirmek bugün bile olanaklı olmamıştır.

    Kurduğu denklem de önünde x, x2 kadar azaldığı kurgusu, onu x2

    ile "tamamlamak" gereğinden hareketle "cebir" sözcüğünü vermeyi

    öngörmüştür. Bilinenleri birleştirme zorunda kaldığında "birleştirmek"

    için "mukabele" işlemini geliştirmiştir. Kendine özgü işlemsel tanım akışını her

    aşamada vermiştir. örneğin, cebirsel çarpmayı tanımlarken yaptığı gibi :

    "Şimdi sizlere, sayı ve kökleri birbirleri ile, yalnız ya da birlerine eklendiğinde,

    çıkarıldığında birbirine bir, eklendiğinde ve çıkarıldığında nasıl çarpılacağını

    öğreteceğim. Bir sayı diğeri ile çarpılacaksa, biri diğerinin sayısı kadar yinelenir.

    Eğer sayılara eklenmiş ya da çıkarılmış birimler dört kez çarpma gereklidir.

    Şöyle ki; "öndeki sayıyı, diğer öndeki sayı ile; öndeki sayı diğer ikinci sayı ile ;

    ikinci sayı diğer öndeki sayı ile; ikinci sayı diğer öndeki sayı ile çarpılır."

    Sayılar pozıtıf ise çarpım pozitif eğer ikisi de negarif ise pozitif ve benzerlerde

    dört çarpma pozitiftir. Örnek:

    On artı birin ? (10+1) , On artı iki ? (10+2) ile çarpımı: On çarpı On? 100 olur;

    Bir çarpı On ? artı On ; On çarpı iki? artı yirmi, Bir ve İki ? artı iki , hepsi

    toplanırsa yüz otuz iki. Örnekler:

    (10-x)*10 ; (10+x)*10 ; (10+x)(10+x); (10-x)(10-x); (10+1/2 ) (1/2 -5x),.

    İki sayıyı çarparken aynı kuralı uygulayın:

    Örnek: 8 ile 17 yi çarpmak için: sayıları bir üst onluya tamamlayanın farkını

    olarak tanımlayın ve çarparak toplayın: (10-2) * (20-3) = (200-40 -30+6) = 136 .

    Unutmayın ; eksi çarpı artı: "çıkart" ve eksi çarpı aksı:" ekle"..

    "Cebir Kitabı" n daki tüm örnekler ve kurallar, yukardan aşağı ,işlem sırası

    gözetilen ve hesaplamalar yalın, açık ve anlaşılır biçimde, yani algoritmik

    yapıda anlatılmıştır.

    Harzemli'nin Matematik Tarihindeki Yeri

    Matematik tarihi Sümer, Mısır, Babil- Mezepotamya, İyonya, İskenderiye, Hint

    ve Arap matematiği ile başlangıçlar yaparak, Ortaçağda İslam medeniyetinin

    geliştirdiği yükselen pozitif bilimlere yönelmesi ile, bilimsellik kazanmaya

    başlamıştır. Bu kazanımda, dokuzuncu yüzyılda Arap yarım adasında

    "hesaplama" nın bilgi ve bilim .olmaya yönelmesi, kuşku edilemeyecek ağırlık ve

    önem taşır. Matematiğin gelişimini yedi bölüme ayıran bilim tarihçileri; Arap

    matematiğinin gelişiminin yer aldığı sekiz ve onikinci yüzyıllar arasındaki

    dönemde, en önemli iz bırakan matematikçinin Harzemli olduğunu özenle

    belirtir. Örneğin, matematik tarihçilerinin pek çoğu, matematiğin gelişimindeki

    nirengi taşlarını sıralarken:

    ( M.Ö 165 )-Ahmes ya da Rhind, ( M.Ö. 600 )-Thales, ( M.Ö.450 )- Pythegoras,

    ( M.Ö. 440 )-Hippocrates, ( M.Ö 300 )-Euiclides , ., ( M.S.150 )-Ptolemy,

    ( M.S.250 )- Diophantus, ., ( M.S. 830 )-Harzemli, ,., ( M.S.1614 )-Naiper,.

    ( M.S.1635 )-Fermat,.,( M.S.1750 )-Euler, . , ( M.S.1820 )-Gauss,.,

    (M.S. 1899)-Hilbert ,.. Sıralamasını yaparlar.

    Dikkat edilecek olursa, bu matematik ünlüleri arasında , islam Türk kökenli tek

    isim Harzemli'dir. Bilim tarihine baktığımızda, Harzemli cebrinin , özellikle 12. Ve

    16. Yüzyıllar arasında Avrupa'da "yüksek bilim-ars magna" olarak

    değerlendirildiğini, üniversitelerde özel ders olarak okutulduğunu, matematik

    çalışmalarında sürekli tartışıldığını, bilimsel dergi ve ansiklopedilerde genişce

    yer aldığını görüyoruz. Harzemli cebrnin yayılmaya başladığı dönemlerde, eski

    sayma ve zihinden hesap yöntemini kullananlara "abacist", onlu sayılarla

    Harzemli cebrini kullananlara "algorist" denilerek üstün bir sınıfa sokulmuştur.

    Not: Özetlemeye çalıştığımız "Harzemli Cebiri" çalışmasının değerini ve

    onu değerli kılan içeriğini bir kaç sayfa ile aktarabilmek olanaksızdır.

    Bu yazı, Harzemli cebri üzerine 50 den çok kitap ve makale ile 30 dan çok

    ansiklopedi ve sözlük inceleme ve araştırmasi ile, yirmi yıldan buyana

    sürdürdüğüm ve basıma hazırladığım, " Harzemli Mehmed'den Bilgisayar

    Algoritma " isimli kitabımdan özetlenmiştir.

    Sanırım yeni bir yazı ile kaldığımız yerden sürdürmek daha çok bilgi ve bu

    çalışma ile ilgili kaynakları vermek, gelecek sayıda olanaklı olacaktır."

    Harzemli ve Harzemli Cebrinin Avrupa' ya Etkisi

    Harzemli'ye ün kazandıran "Cebir Kitabı" ve diğer yapıtları ile; Avrupa bilim

    çevrelerinden başlayarak dünya fen bilimleri dallarına, uzun süre etki etmiş,

    Harzemli'den başka, bir bilim adamı göstermek olanaksızdır. Avrupa, başta

    matematik ve astronomi olmak üzere-fen bilimleri dallarında, hiç bir müslüman

    ve batıdan olmayan bilim adamına yer verilmediği ölçüde Harzemli yapıtlarına ,

    400 yıl boyunca yer vermiş ve etkilenmesini sürdürmüştür. . Bu etkilenme o

    denli ve çok boyutludur ki , Avrupa'nın tüm ülkeleri; Harzemli'nin çeşitli

    yapıtlarını ayrıntılı inceleyerek, yorumlayarak; ileri bilgilenme ve onun başlangıç

    kaynaklarından hareket ederek bilimi geliştirme olanağı bulunmuştur. Bu

    konuların başında, bilim dalına kitabının, ismi verilen, matematiğin diğer dallarla

    en çok ortaklığı olan "Cebir" konusu gelir. Bir bakıma Avrupa'nın

    aydınlanmasında Harzemli yapıtlarının payı incelenmeğe değer boyutlarda dır.

    Ne yazık ki, Türk kökenli (2) bilim adamının bu başarısı, yeterince toplumumuz

    ve eğitimcilerimizce bilinmemektedir.

    Harzemli 'nin başta matematik dalındaki yapıtları olmak üzere, astronomi ve yer

    coğrafyası konularında yazdığı bilimsel değeri yüksek "elyazması" yapıtları 12.

    Yüzyıl başlarından başlayarak, İspanya Arapları ve ticaret gemileri ile

    Ortadoğu'ya gelen bilim ilgilileri tarafından Avrupa'ya taşınmıştır. Harzemli

    yapıtları içinde, kısaca "Cebir Kitabı" adı ile anılan yapıtı, " Kitab- ül Muhtasar fi

    Hesab al-Cebr Va'l Mukabala"(Cebr ve Mukabele yolu ile Hesaplamanın

    Elkitabı ). O' nun yapıtları içinde ayrıcalık taşır. Yeni bir hesaplama yöntemi ve

    yeni bir çözümleme yolunun tanıtıldığı yapıt, Avrupa için tümüyle yeni, şaşırtıcı

    hatta olağan üstü bir bilgi içeriği taşıyordu. Bu nedenledir ki, 1145 Yılından

    başlayarak, 1831 yılına kadar Latince, İtalyanca, İspanyolca, İngilizce ve

    Almanca dillerine çevrilmiş ve üzerinde sayısız inceleme, değerlendirme ve

    yorumlar yapılmıştır. Kısaca onlu sayılarla aritmetik ve cebirsel işlemlerin

    tanıtılıp, birinci ve ikinci derece denklem kurma yolu ile problem çözümlemenin

    örneklerle anlatıldığı kitap, o denli etkili olmuştur ki, Avrupa Harzemli

    cebrine "üstün bilgi" değerlendirmesini yapmış, onu öğrenenleri ayrıcalıklı

    görmüştür. O güne kadar "yaklaşık" kavramının önde geldiği değerlendirme

    yolları, Harzemli cebri ile " kesinlik" kavramını kazanmıştır. Problem

    çözümlemede kolayca yanıt veremeyen aritmetik, yeni olanaklar kazanarak

    yeni ufuklara uzanma yolunu bulmakla kalmamış, cebri öğrenmekle dünya

    görüşü değişenlerin sayısı her gün biraz daha artmıştır. Aristo felsefesinin

    götürdüğü hayalcilik, yerini bilimsel gerçekciliğe yönelime bırakmıştır.

    Yapıtları içinde en iyi bilinen Cebir Kitabı, cebrin bağımsız bir matematik disiplini

    olarak ayrılmasını sağlaması nedeni ile matematik tarihinde seçkin bir yeri

    vardır. Bilim tarihçisi J. K. Baugart (1969) "Hesap el-Cebr Vel-Mukabele" terimi

    için en iyi çevirinin "Denklemler Bilimi" olmasını önerir. Uygulamalı bir matematik

    kitabı olan Cebir Kitabı'nda , bugün kullandığımız cebirsel kavramların bir çoğu

    Harzemli'nin kullandığı tanımlamalardır. Örneğin; bilinmeyen nicelik "şey" ya

    da "kök", "kare" ve "ka'b= küp" gibi.

    Harzemli cebrinin etkisini yalın bir örneğini, cebir kitabının İngilizce çevirilerinin

    birinin ilk cümlelerinde yer alan : " Bizi yaratan Tanrı'ya şükürler olsun ki,

    Algoritmi (Harzemli Cebrini)'yi öğrenmeyi bizlere olanaklı kıldı.." cümlesi

    yeterince anlatıyor..

    Harzemli, "Cebir Kitabı" ile hesaplama alanını olduğu kadar, insanın düşünce

    dünyasına da ulaşan geniş bir etki yaratmıştır. 12 ve 17. Yüzyıllar arasında

    yayınlanan Harzemli öğretileri anlamlı bir kanı edinmeğe yeter çokluktadır.

    Örneğin; Harzemli cebrini tanıtma ve öğretme çalışmalardan önemli

    yayınlarından bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

    Chesrer'lı Robert, 1183 "

    Leodorda ,1202 ve 1228 "Liber Abbaci"

    Vincent, 1275 "De Computo et Algorismo"

    A.Magnus, 1275 "Zu Speccukem Astronomicum des Albertus Magnus"

    Roger Bacon, 1290 "Algebra et al-Machabala" ve "Scriptum Principle"

    Paciulo, 1424 "Summa d'arithmetica"

    R. Recorde, 1446"Ars Rei et Cansus"

    Plimpton, 1456 "Liber Mahucmetide Algebra at Almucabala"

    J.Widmann, 1487 "Die Algebre Der Al-Khowarizmi"

    Aurel,1494 "Primero Arithmetica"

    Ghaligai, 1521 "Comosta de ona hame Arabo di grade Intelligentia il

    qualnome wera Geber"

    Riese, 1521 "Etlichen Regeln Cosse"

    Riese, 1524 " Die Coss"

    J. Scheybl, 1551 "Algebrae Compendiosa"

    Aurel, 1552 " Libro Primero de Arithmetica"

    Cardan,1552 "Arz Magda"

    Boncempagni, "Tratti D'aritmetica"

    Rocha, 1565 "Arithmetica"

    Ramus, 1586 "Nomen Algebrea

    A. Helmerich, 1588 "Gebra Und Atuthabalo"

    B. F. Rosen, 1831 " Algebra of Muhammad Ben Musa"

    Nesselman, 1842 "Die Algebra der Griechen"

    Wappler, 1887 "Zu Geschichte der Deutschen Algebra"

    Johannes de Muris, 1890 "Quadripatitum Numerorum

    G. Werhein, 1896 "Die Arithmetic des Elia Misrachi Brauncshweig"

    Avrupa'da Harzemli cebrinin yayılmasına önemli katkıları olanlardan biri de

    Adam Riese'dir. Riese 1524 yılında "Die Coss" isimli kitabini yayınlamış ve bu

    yapıtında Harzemli'nin x2+21 = 10x denkleminin çözümünü incelemiştir.

    Ayrıca, "Gebro and Almucabala" başlığı altında Harzemli Cebir kuralarını

    anlatmıştır. Riese 'in, "Algum" adı ile verdiği cebir çalışmaları ve "Die Coss" isimi

    ile verdiği cebir dersleri ün kazanmıştır. Ders notlarını 1521 yılında "Etlichen

    Regeln Cosse" adı ile yayınlamıştır. Riese'nin ders notlarında yer alan şu anısı

    ilginçtir. " O günlerde cebir öğrencilerime "schreiber" ya da " Scriptor" adları

    veriliyordu. Öğrencilerimden Schreiber Hans Conrad bana coss ile ilgili denklem

    çözümlerini öğrenmek için, cebir hocası Adreas Alexanrda 'ya problem başına

    bir altın Florin vermak zorunda kaldığını söylemiştir."

    Harzemli cebrine verilen "coss" isimi ilginçtir. "coss" ismi İtalyancada "cosa"

    sözcüğünden gelir. Harzemli'nin cebir kitabında bilinmeyenin birinci kuvvetine

    verdiği isim olan , Arapça "shai" sözcüğü, Latinceye "res", İtalyancaya "cosa",

    İngilizce'ye "thing" sözcükleri ile çevrilmiştir. Uzun yıllar Harzemli cebri

    Almanya'da "coss" sözcüğü ile anılmıştır. Benzer şekilde İngiltere'de 13. Yüzyıla

    kadar, hesaplamanın adı: "computus", Harzemli cebrinin girmesi ile "The art of

    cossike numbers" ya da kısaca "cosslike" olarak anılmış daha sonra yerini,

    modern İngilizcede "computation" sözcüğüne bırakmıştır.

    Harzemli, matematik, astronomi ve yer coğrafyası alanlarında önemli yapıtlar

    üretmiştir. Ancak bu yapıtlardan kimilerinin özgün yazımı, kimilerinin de kopyası

    ya da çevirisi bugüne ulaş kimileri de kaybolmuştur. Harzemli'nin Bağdad'taki

    yaşamı dönemde ( M.S. 820-850) "Bağdat Okulu"n da iki ayrı matematik göze

    çarpar. Bunlardan biri Yunan ve Mezepotamya kökenli, diğeri Harzemli'nin

    başlattığı Hint kökenli Harzemli matematiği ya da Cebridir. Harzemli Hint

    matematikçi ve astronumlarının yapıtlarının zengin olduğu saray

    kütüphanesinde (ki kendisi kütüphanenin de başkanıdır) , Hint aritmetiğini

    inceleyerek etkilenmiş, eski Yunan ve Mezepotamya aritmetiğini inceleyip

    öğrenmesine karşın, ondan uzak durmaya ve mantık yapılı kuramsal

    matematiğini geliştirip kullanmayı ve çevresine öğretmeyi yeğlemiştir.

    Harzemli' nin geometri bilimine de katkı veren yer coğrafyası kitabı; "Kitab

    Süret el-Arz" (Yer Yüzünün Şekli). Harzemli'nin oldukça çok ilgi toplayan

    yapıtlarından biridir.

    Kitap, M.S.628 yılında yazılmıştır. Kitap ve çevirileri üzerinde pek çok inceleme

    yayınlanmıştır. Bunlardan en çok başvurulanı 1896 Yılında C. A. Nallino'nın

    yayınladığı ve Harzemli ve Pytoleme coğrafyalarının karşılaştırıldığı çeviridir.

    Daha sonra Latince, Almanca, ve Çin dillerine çevrilmiştir. Yeri; enlem boylam

    listesi ile şehirler dağlar, akarsular koordinatları ile verilmiştir. Kitabın eki olarak

    gökyüzünü de işleyen tüm dünya haritasının varlığından söz edilir ise de bu ek

    bulunanamıştır. "El-Suret el-Me'muniyye" adı ile anılan haritası, tarif üzerine

    Hintli araştırmacı S. R. Jafri tarafından yeniden yapılmıştır. 1968 Yılında Bon

    Üniversitesinden Hubert Danicht bu yapıtın sonunda yer alan ölçekli dünya

    haritası üzerine bir doktora tezi hazırlamıştır.

    Harzemli'nin bilimsel yaklaşımları bu gün bile değer verilecek düzeydedir.

    Örneğin; Kuzey doğu Afrika 'nin nehir ve gölleri ile coğrafyasını da içine alan

    haritada, Nil nehrinin o günkü inanışına göre cennetten değil de, bir gölden

    çıktığını belirten ilk bilim adamıdır. Harzemli'nin bu kıymetli yapıtının elyazması

    kopyası Strazburg Milli Kütüphanesinde bulunmaktadır.

    Yahudi takvimi hesaplamasına ilişkin bilgi ve yöntemleri içerdiği bir çok

    kaynakta tanıtılan "İstihlrac Tarih el-Yahud" (Yahudi takviminin Çıkarılması) ile.

    Güneş ve güneş saatine ilişkin bilgi ve hesaplamaların yer bilinen "Kitab-ül

    Tahrikh" ve "Kitab-ül Rukhmet" isimli yapıtların özgün kopyaları bulunamamıştır.

    Harzemli'nin önemli ve çağına yenilik getiren yapıtlarından biri de "Kitab-ül

    Muhtasar fi Hesab-ül Hint" ya da "Kitab Hesab el--Aded el-Hindi" adı ile de

    anılan, Harzemli 'nin 840 yılında Bağdat' yazdığı ve Hind sayıları dediği onlu

    sayılarla hesaplama yönteminin anlatıldığı Arapça özgün elyazması kayıptır. Bu

    yapıtın bir Latince çevirisi, "Algorithmi de Numero Indorum" , bugün Cambridge

    Üniversite Kütüphanesinde bulunmaktadır.

    Harzemli cebirinin "gnarismo", "algorithm" ve "cipher" terimlerle anlatıldığı bu

    yapıtın Bath'lı Adelard tarafından Kurtuba (İspanya) kentinde ele geçirilen

    Harzemli Arapça-elyazmalarından Latince'ye çevrildiği sanılmaktadır. Bu Latice

    çeviriden 1857 de B. Boncompagni tarafından İtalyanca'ya çevrilerek,

    "Thattati d'aritmetica" adı ile Roma'da yayınlanmıştır. Kitapta alfabenin harfleri

    ile gösterilen sayılar yerine on tabanlı Hint rakamları ve konumsallık tanımı ile

    onlu sayıları bilinçli kullanmış olması önem taşır.. Hem altmış hem de on tabanlı

    sayıların dört işlemi, kesirlerin toplaması, iki kat yapılması ve ikiye bölünmesi,

    çarpılması ile tamsayı ve kesirlerin karekökün çıkarılması anlatılmaktadır.

    Harzemli'nin bu yapıtında verdiği ve kimi Arapça aritmetik kitaplarında görülen:

    r < n+1 iken, karekökün ? n2 + r 'nin yaklaşık hesabı yerine, Harzemli ? n2 + r

    = n + ( r / 2n ) kuralını günümüzden 1180 yıl once vermesi onun cebirsel.

    işlem düzeyinin gelişmişliğini göstermesi bakımından önem taşır. Onlu sayılarla

    dört işlemi anlattığı, kimi kaynaklarda Harzemli'nin Aritmetiği adı ile de anılan

    yapıtının değişik çevirilerine rastlanmaktadır, Bunlardan biri,

    Onlu sayılarla dört işlemin açıklandığı ; Sevillalı John'ın 12. Yüzyıl sonlarında

    Latince çevirisi : "Liber Algoarismi de Practica Arismetica" ve Avrupa' nin

    bilimsel çevrelerini çok etkilemiş Toledo çevirisi olan "Algorisimi de indeorum" dur.

    İspanyolca'daki "gnarismo-algoritma" ve "cipher-sıfır" ile

    İngilizce'deki "algorithm" terimleri bu yapıtın etkisiyle doğmuştur.

    Harzemli'nin bir diğer önemli yaptı; "Zij-ül Harezmi", 820 Tarihlerinde yazılan

    bu yapıt, astronomi gözlem çizelgelerini içerir. Ay , güneş gözlemleri zaman ve

    yer dönüşüm hesapları ile bunlara ilişkin sinüs ve tanjant çizelgeleri yer alır.

    Uzun yıllar doğu ve batıda astronamların ilk başvuru kitabı olarak kullanıldığı

    bilinmektedir. Harzemli'nin cebir kitabından sonra içeriği ile en çok yankı yapan

    yapıtıdır. İlk kez 12. Yüzyılda Bath'lı Adelard tarafından " Ez-zich Djafris Al-

    Karezmi" adı ile Latince'ye çevrildiği bilinmektedir. Bu çeviri, Oxford

    Kütüphanesinde bulunmaktadır. 1000 Yılında bu yapıt üzerinde İspanyol

    Astronom Maslama Al-Majriti çalışmış ve aynı isimle İspanyolca'ya çevirmiştir.

    Daha sonra İspanyolca çeviri üzerinde incelemeler yapan R. Bostborn ve H.

    Suter çalışmalarını, 1914 de " Die Astronomischen Taeln des Muhammed İbn

    Musa Al-Khwarizmi" adı ile Kopenhag'ta yayınlamışlardır. Aynı çalışma O.

    Neugebauer tarafından 1962 yılında "The Astronomical Tables of

    Al_Khwarizmi "adı ile yine Kopenhag'da yayınlanmıştır.. Yazar kitabında

    Harzemli yapıtının 1187 de Cremono'lı Gerard 'ın Latinçe çevirisinden

    yararlandığından söz etmektedir. Harzemli'nin kitabının sonunda yer alan sinüs

    ve tanjant çizelgeleri, A. Björbo tarafından 1909 da " Al-Chwarismi's

    Trigonometrishe Tavler" adı ile Kopenhag'da yayınlanmıştır. Harzemli'nin

    astronomi çizelgelerinin bir kopyası Bodlean Kütüphanesinde (İngiltere)

    bulunmaktadır. Harzemli'nin Batıda sözü edilen bir başka yapıtı; El-Mesahat,

    Pratik geometri bilgileri veren bu kitap, cebir kitabının bir eki gibi

    harzırlanmıştır. 1846 Yılında Ariste de Marre taafından "Le Meashate de

    Muhammed ben Musa" adı ile Fransızca'ya çevrilmiş ve Pariste "Nouveles de

    Mathematica" adlı derginin 51. Cildinde yayınlanmıştır. Ayrıca Harzemli'nin

    kaybolmuş fakat kimi kaynaklarda sözü edilen kitapları arasında; "

    Usturlab", "Kitab el-Tarih ve Kitab el-Ruhama" adlı yapıtları da vardır.

+ Cevap Ver
Sayfa 3/6 İlkİlk 12345 ... SonSon
  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Matematikçiler - Ünlü Türk Matematikçiler - Ünlü Türk Matematikçilerimiz


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.11.11, 23:24
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.05.11, 03:36
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.05.11, 20:33
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.12.10, 05:08
  5. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17.11.09, 19:31

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.