Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Şiir Antolojisi Örnekleri

  1. #1
    ModeratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Şiir Antolojisi Örnekleri

    Sponsorlu Bağlantı

    Şiir Antolojisi Örnekleri




    Âşık Veysel

    SEN OLMASAN BEN OLMAZDIM

    Sen bir aşksın ben bir mecnun
    Sen olmasan ben olmazdım
    Sen bir gülsün ben bir bülbül
    Sen olmasan ben olmazdım

    Kalbimde yaşarsın her an
    Varım yoğum sensin inan
    Kalbimdeki aziz mihman
    Sen olmasan ben olmazdım

    Ansızın kalbime girdin
    Türlü türlü dertler verdin
    Beraberce çeker derdin
    Sen olmasan ben olmazdım

    Sensin benim cümle varım
    Yoktur başka kisb ü kârım
    Hem yazımsın hem baharım
    Sen olmasan ben olmazdım

    Bağrımdaki açan çiçek
    Türlü koku türlü irenk
    Bu bendeki olan gerçek
    Sen olmasan ben olmazdım

    Dokun Veysel tele dokun
    Coştu gönül etti akın
    Sensin bana benden yakın
    Sen olmasan ben olmazdım



    KARACAOĞLAN


    BEN GÜZELE GÜZEL DEMEM

    Ben güzele güzel demem
    Güzel benim olmayınca
    Muhannetin kahrın çekmem
    Gel deyip de gelmeyince

    Gelirim amma döverler
    Bizi bu ilden kovarlar
    Güzel olanı severler
    Ben ölürüm görmeyince

    Var ol yürü var ol yürü
    Kara bağrın yere sürü
    Döğün döğün ağla bari
    Benim gönlüm olmayınca

    Senin çağın geçer olur
    Bu dünyalar kime kalır
    Tomurcuk gül gazel olur
    Vaktında derilmeyince

    Karac’oğlan sözün haktır
    Düşmanın dostundan çoktur
    Bizim’çin aynlık yoktur
    Ya sen ya ben ölmeyince



    Ümmî Sinan

    (? – 1551)
    BUGÜN BEN PÎRİMİ GÖRDÜM

    Bugün ben pîrimi gördüm
    Pîrin eşiği güldür gül
    Eğildim yüzümü sürdüm
    Pîrin eteği güldür gül

    Gülden terazi yaparlar
    Gülü gül ile tartarlar
    Gül alırlar gül satarlar
    Çarşı pazarı güldür gül

    Gülden değirmeni döner
    Onun ile gül öğünür
    Akar arkı döner çarkı
    Bendi pınarı güldür gül

    Gel ha gel ha can Hatâyî
    Dostun nefesi güldür gül
    Şu öten garip bülbülün
    Derdi figanı güldür gül




    Eşrefoğlu

    (? – 1469)
    ADI AŞK


    Cihânı hiçe satmaktır adı aşk
    Döküp varlığı gitmektir adı aşk

    Elinden şekkeri ayrığa sunup
    Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk

    Belâ yağmur gibi gökten yağarsa
    Başını ona tutmaktır adı aşk

    Bu âlem sanki oddan bir denizdir
    Ona kendini atmaktır adı aşk

    Var Eşrefoğlu Rûmî bil hakîkat
    Vücûdu fâni etmektir adı aşk




    Abdal Musa Sultan
    KİM NE BİLİR BİZİ


    Kim ne bilir bizi nice soydanız
    Ne zerrece oddan ne hod sudanız

    Bizim meftûnumuz mârifet söyler
    Biz Horasan mülkündeki boydanız

    Yedi deniz bizim keşkülümüzde
    Hacı’m ummân ise biz de göldeniz

    Hızr ü İlyas bizim yoldaşımızdır
    Ne zerrece günden ne hod aydanız

    Yedi Tamu bize nevbahâr oldu
    Sekiz Uçmak içindeki köydeniz

    Bizim zahmımıza merhem bulunmaz
    Biz kader okunda gizli yaydanız

    Tûr’da Mûsâ durup münâcât eyler
    Neslimizi sorar isen Hoy’danız

    Abdal Musa oldum geldim cihâna
    Ârif anlar bizi nice soydanız




    Hacı Bayram Velî

    (1352 – 1429)
    N’OLDU BU GÖNLÜM

    N’oldu bu gönlüm n’oldu bu gönlüm
    Derd ü gam ile doldu bu gönlüm
    Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm
    Yanmada derman buldu bu gönlüm

    Yan ey gönül yan yan ey gönül yan
    Yanmadan oldu derdine derman
    Pervâne gibi pervâne gibi
    Şem’ine aşkın yandı bu gönlüm

    Gerçi ki yandı gerçeğe yandı
    Rengine aşkın cümle boyandı
    Kendide buldu kendide buldu
    Matlabını hoş buldu bu gönlüm

    Sevâd-ı âzâm sevâd-ı âzâm
    Belki oluptur arş-ı muazzam
    Mesken-i cânân mesken-i cânân
    Olsa acep mi şimdi bu gönlüm

    Seyr-i billâhtır seyr-i billâhtır
    Lî mâ’Allahtır fenâfillâhtır
    Âyînesinde âyînesinde
    Gird-i sivâyı buldu bu gönlüm

    El fakru fahrî el fakru fahrî
    Demedi mi o âlemler fahri
    Fahrini fakrin fakrini fahrin
    Mahv u fenâda buldu bu gönlüm

    Bayramî imdi Bayramî imdi
    Bayram edersin yâr ile şimdi
    Hamd ü senâlar hamd ü senâlar
    Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm



    Âşık Paşa

    (1272 – 1333)
    DİLİM BÜLBÜL OLDU ÖTER

    Dilim bülbül oldu öter
    Âhım câna kılar eser
    Türlü türlü yemiş biter
    Mâmûr oldu bostanımız

    Geçenler n’etti n’eyledi
    Her birisi bir ad koydu
    Leylâ ile Mecnûn gibi
    Söyleniser destânımız

    Aşk ile başım hoşdürür
    Kande varsam yoldaşdürür
    Yıl onki’ay sarhoşdürür
    Aşk meyin içti cânımız

    Mutî olduk aşk hâline
    Bakmadık dünya malına
    Girdik erenler yoluna
    Tamâm oldu îmânımız

    Ne kaşadır ne gözedir
    Meylimiz görklü yüzedir
    Dâima solmaz tâzedir
    Bu bizim gülistânımız

    Kim buldu dermân ecele
    Görsek geri kim ki gele
    Dahi gideriz ol yola
    Menzildedir kervânımız

    Âşık Paşa’m nice nice
    Devlet onun ol göz aça
    Bizden dahi gelip geçe
    Bu yabancı devrânımız



    GEVHERİ

    (18. yy.)
    KARA GÖZLÜ YÂRİM…

    Kara gözlü yârim ben gider oldum
    Sakınıp zülfünü yoldurmayı gör
    Ağlama sevdiğim yine gelirim
    Hasretle aklını aldırmayı gör

    Sen benim açılmış gonca gülümsün
    Sağ kalır gelirsem yine benimsin
    Gündüz hayâlimde gece düşümsün
    Gülüne yad bülbül kondurmayı gör

    Kara gözlü yârim bana yanıp da
    Geleni geçeni beni sanıp da
    Ağlayı ağlayı kahırlanıp da
    Gül benzini sakın soldurmayı gör

    Gevheri de der ki sakın açılma
    Yanılıp da dilden bir söz kaçırma
    Ellerin yanında göğsün geçirme
    Düşmanı kendine güldürmeyi gör



    SEN VARSIN ORDA


    Aşkımın temeli sen bir âlemsin
    Sevgi muhabbetsin dilde kelamsın
    Merhabasın dosttan gelen selamsın
    Duyarak alırım sen varsın orda

    Saklarım gözümde güzelliğini
    Her neye bakarsam sen varsın orda
    Kalbimde gizlerim muhabbetini
    Koymam yabancıyı sen varsın orda

    Çeşitli çiçekler yeşil yapraklar
    Renklerin içinde nakşını saklar
    Karanlık geceler aydın şafaklar
    Uyanır cümlâlem sen varsın orda

    Mevcudiyetteki kudreti kuvvet
    Senden hasıl oldu sen verdin hayat
    Yoktur senden başka ilânihayet
    İnanıp kanmışım sen varsın orda

    Hu çeker iniler çalınan sazlar
    Kükremiş dalgalar coşar denizler
    Güneş doğar perdelenir yıldızlar
    Saçar kıvılcımlar sen varsın orda

    Veysel’i söyleten sen oldun mutlak
    Gezer daldan dala yorulur ahmak
    Sen ağaç misali biz dalda yaprak
    Meyva çekirdeksin sen varsın orda
    Âşık VEYSEL





    ON BİRİNDE BİR YÂR SEVDİM


    On birinde bir yâr sevdim,
    Taze açmış güle benzer.
    On ikide şeker, şerbet,
    Oğul vermiş bala benzer.

    On üçünde gözün süzer,
    Zülfünü gerdana dizer,
    Kargı, kamış gibi uzar,
    Boyu selvi dala benzer.

    On dördünde bedir bedir,
    Dostunun ikrarın güder,
    Nere çeksen ora gider,
    Boynu toklu kula benzer.

    On beşinde yaşar yaşın,
    Her örnekten bağlar başın,
    Tenhalarda arar eşin,
    Tez alışkın tele benzer.

    On altıda kurt bilekli,
    Ünler de Hakk’a dilekli,
    Sağrısı yeşil örekli,
    Esen poyraz yele benzer.

    On yedide deli dolu,
    Hiç bilmez gittiği yolu,
    Has bahçenin gonca gülü,
    Kız turnada tele benzer.

    On sekizde göçer göçü,
    Kız oğlanda bulur suçu.
    Gelinin ibrişim saçı,
    Kızıl altın tele benzer.

    On dokuzda olur hasta,
    Zülüfleri deste deste.
    Gelin şeker, şerbet tasta,
    Kız petekte bala benzer.

    Naçar Karac’oğlan, naçar,
    Aşkın kitabını açar.
    Yirmisinde vakti geçer,
    Geçmez akça pula benzer.
    KARACAOĞLAN







    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ



  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Şiir Antolojisi Örnekleri

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 21 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 3,52 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Şiir Antolojisi Nasıl Hazırlanır
    By RedBuLL in forum İlköğretim
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21.10.13, 17:06
  2. Şiir Antolojisi Oluşturma
    By RedBuLL in forum İlköğretim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.04.12, 22:41
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.05.11, 21:55
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.03.11, 19:45
  5. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07.11.10, 16:40

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.