Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 1/2 12 SonSon
6 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Bir Metin Üzerinde Kelime Türlerinin İncelenmesi

  1. #1
    ModeratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Bir Metin Üzerinde Kelime Türlerinin İncelenmesi

    Sponsorlu Bağlantı

    Bir Metin Üzerinde Kelime Türlerinin İncelenmesi

    Annesiz Bir Güne Uyanmak

    Gece çökünce, uzun beyaz florasanlar ile aydınlatılan koridorlarda, üzerlerine ilaç kokuları sinmiş hasta yakınları, korku, umut ve endişeyle beraber, geceyi sırtlayıp sabaha taşırlardı.

    Hastanenin ikinci katında bulunan yoğun-bakım odasındaki sessizlik, karanlığı bile kıskandırmaya yeterdi. Azrail`in sık sık uğradığı bu yerde, umut zincirlerine sarılmış yaşamlar; insanca bir çaba ile sürdürülürdü. Belki anneme bir faydası olur düşüncesiyle, görevlilerin izin verdiği kadar bu odanın önünde beklerdim. Beni terk etmesine izin vermediğim umudumla...

    Salı gününü çarşamba gününe bağlayan gece de, yoğun-bakım odasındaki hareketlilik gözüme çarptı. Ses avına çıkmış kulaklarımla, tüm olup biteni anlayabilmek için yaklaştığımda, görevlilerin her zaman yaptıkları gibi yaşam savaşını kaybeden birini, sarıp sarmalayıp, zemin katta bulunan morg odasına götürmek üzere çabaladıklarını gördüm. Ölen kişinin annem olabileceği korkusu, yüreğime oturdu. Üzerine bastığım mermer zemin sanki ayaklarımın altından çekildi, dengem bozuldu ve vücudumun her yeri titremeye başladı. Kendimi biraz olsun toparladıktan sonra görevlilere ; ''bu kez kim?'' diye soracakken, birgün önce hastanenin kantininde çay içip, sohbet ettiğimiz hemşirenin dost elini sırtımda hissettim. —Yaşlı amca!'' dedi. —Bir haftalık yaşam mücadelesi sona erdi. Dayanılmaz acılar çekiyordu. Ölüm belki de kurtuluşu oldu.''

    Hemşirenin söyledikleri beni rahatlatmıştı ama her gün birilerinin ölmesi, sıranın anneme de gelebileceği korkusunu üzerimden atmama yetmemişti. Yine de tüm olumsuz düşünceleri beynimin duvarlarından kazımak üzere, hemşireye teşekkür edip yanından ayrıldım.

    Hastanenin karşısında bulunan cami minaresinden yükselen ezan sesi; insanları sabah namazına davet ederken, İstanbul sisli bir sonbahar sabahına uyanıyordu.

    Sigara içmek için kantine geldiğimde, kardeşlerimin ve babamın ayrı ayrı masalarda oturduklarını, sildikçe yenileri gelen gözyaşlarını, nafile çabalarla birbirlerinden sakladıklarını gördüm. Beni fark ettiklerinde, sorgulayan gözleri suratımdaydı.

    İnandırıcılıktan uzak sözcükleri bile bulmamın günbegün zorlaştığı, kimin, kimi kandırdığının bilinmediği, insanca oynanan bir oyunun kim bilir kaçıncı sahnesindeydim. Benimle beraber umut biriktiren bu insanların, morallerini yüksek tutma zorundalığım, beni yalan üreten bir makineye çevirmişti.

    Daha fazla beklemeden aklıma gelen yalanları sıralamaya başladım. ''Yoğun bakım odasında bulunan yaşlı amcayı hatırladınız mı? Hani annemin solunda bulunan. İşte o amca iyileşmiş. Ölüm riskini atlatmış olacak ki, yukarı katta bir odaya aldılar. İnşallah annem de iyileşecek! Hep beraber evimize gideceğiz!''

    Söylediklerimi onaylarcasına başlarını sallayıp, hep bir ağızdan ''inşallah!'' dediler. Beraber, yoğun-bakım odasının sorumlu doktorunun, hasta yakınlarını bilgilendirmek amacıyla, saat 10.30`da yapacağı görüşmeyi beklemeye koyulduk.

    Saati görebileceğim bir masa bulup oturdum. Ismarladığım demli çayımı içerken, bir de sigara yaktım. Zaman genişliyordu, genişledikçe yüreğimden gelen kabul edilmez öfke ve direniş giderek artıyordu. Henüz hayatının baharında olan annem, lanet olası bir odada ölüm-kalım savaşı veriyordu. Şuurunu kaybetmiş, kalbi de bir cihaz yardımıyla çalışıyordu. Sığındığım Allah`a dua etmekten başka elimden hiçbir şey gelmiyordu. ''Ya annem ölürse'' düşüncesi, beynimi kemiren kocaman bir kurt oluyor ve her geçen dakika daha fazla kemirgenleşiyordu. Gözlerimde tıkalı olan yaşlar, bir yol bulup akmaya başladı. Ağladım çokça...

    Saatler 10.30`u gösterdiğinde, yoğun-bakım odasının sorumlu doktoru, bir sonraki günün getireceklerine kendimizi hazırlamamız gerektiğini söylüyordu. Annemin beyninde oluşan ödem, yaşama şansını neredeyse sıfıra indirmişti.

    Günlerdir hastanede uykusuz, sağa-sola koşturan bedenim, doktorun söyledikleri karşısında direncini iyice yitirdi. Göz kapaklarım kendiliğinden kapandı. Eve kiminle geldiğimi, üzerimdekileri çıkartıp, yatağa nasıl uzandığımı hatırlamıyorum. Derin bir uykudan sıçrayarak uyandığımda, kardeşimin -''Hastaneye gitmemiz gerek!'' feryadının yankısı, hastaneye gitmek üzere bindiğimiz taksinin içerisinde bile sürüyordu.

    Hastaneye geldiğimde, annemin parmak uçlarından kayan yaşam yıldızı, veda için bekliyordu. Henüz ısısını kaybetmemiş yanağına bir öpücük kondurduktan sonra, hıçkıra hıçkıra ağlayarak, morg odasından dışarıya çıktım. Adımlarım beni, günlerdir annemi bize bağışlaması için dua ettiğim c*****n avlusuna götürdü. Kulağıma fısıldanan, nereden ve kimden geldiğini bilmediğim ''Takdir İlahi'' sözcüğü, beni ne kadar teselli edebilirdi ki?

    Aynı gün, ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazından sonra, annemi son yolculuğuna uğurladım.

    Ertesi günü, İstanbul yine bir sonbahar sabahına uyanırken, annesiz geçireceğim ilk gün başlıyordu. Canımın yarısının olmadığı...






    Çökmek : Yan Anlam
    İlaç : Terim anlam
    Sinmiş : Temel Anlam
    Sırtlayıp : Yan Anlam
    Sessizlik : Temel Anlam
    Bağlayan : Yan Anlam
    Gözüme çarptı : Deyim Anlam
    Yüreğime oturdu : Deyim Anlam
    Sabah Namazı : Terim Anlam
    Kıskandırmaya : Soyut Anlam
    Yalan üretmek : Mecaz Anlam
    Zaman genişliyordu : Yan Anlam
    Sağa - sola : Zıt Anlam
    Dua etmek : Terim AnlamAzrail : Terim Anlam
    Sigara yaktım : Yan Anlam
    Yaşam yıldızı : Yan Anlam
    Oturdum : Temel Anlam
    İnandırıcılıktan Uzak : Yan Anlam
    Ayrıldım : Temel Anlam



    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ



  2. #2
    Misafir
    Guest

    Standart Cevap: Bir Metin Üzerinde Kelime Türlerinin İncelenmesi

    Baska yok mu ya

  3. #3
    Misafir
    Guest

    Standart Cevap: Bir Metin Üzerinde Kelime Türlerinin İncelenmesi

    Bu Ne Manyakça bi hikayedir

  4. #4
    ModeratoR

    Standart Cevap: Bir Metin Üzerinde Kelime Türlerinin İncelenmesi

    Türkçede isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir. Edatlar ise tek başlarına anlam ifade etmezler; ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar. "için, kadar, -E kadar, gibi, göre, ile, üzere, yalnız, -E karşı, sanki, ancak, -dEn beri, -E doğru"
    Kelimeler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurduğu için edatlara yardımcı kelimeler de denir. Ders çalışmak için odasına çekildi. (amaç)
    Kurt gibi acıkmıştım. (benzerlik)
    Edatlar önceki kelimeyle sonraki kelime arsında anlam ilgisi kurar. Bağlaçtan ve zarflardan farkı, yeni bir anlam ilgisi koruyor olmasıdır. Sözlüden yine zayıf almış. (zarf)
    Eve gittim, fakat onu bulamadım. (bağlaç)
    Konuşmak üzere ayağa kalktı. (edat)
    Edatlar cümleden çıkarılınca cümlenin anlamında bir eksiklik, daralma veya bozulma olur. Güneş gibi başı göklere erdi. >edat çıkarılınca> Güneş başı göklere erdi.
    Tek başlarına kullanamazlar. Başka kelimelerle birleşerek sıfat ya da zarf görevli öbekler oluştururlar. Dağ gibi adam yok oldu gitti. (sıfat öbeği)
    Sen de benin kadar çalışsan... (zarf öbeği)
    Tek başlarına iken isim, sıfat, zarf, bağlaç olarak kullanılabilir. Bu durumda edat olmaktan çıkar: Karşı köyde akrabaları vardı. ( sıfat)
    Derenin karşısına geçtik. (ad)
    Her söylenene karşı çıkıyor. (birleşik fiilde isim)
    Bana doğruyu söyle. (isim)
    Doğru söze ne denir? (sıfat)
    Lütfen doğru oturun. (zarf)
    Beride bir adam duruyor. ( isim)
    Beri taraf oldukça dikenli. (sıfat)
    Biraz beri gel. (zarf)
    Bir ömür boyu yalnız yaşadı. ( zarf)
    Biz bu dünyada hep yalnızız. (isim)
    Parkta oturan yalnız adam onun babasıydı. ( sıfat)
    Meyveler güzel, yalnız biraz renksiz. (bağlaç)
    Bazı edatlar sadece hâl ekleri ile birlikte kullanılırlar. Bazıları da üzerlerine ek alabilirler: -e kadar, -e doğru, -den beri
    bu kadarını, senin gibisi
    Cümlede veya isim tamlamasında isim görevi alabilir; ek-fiil alarak yüklem olabilir. Bu paranın ne kadarı sizin? (iyelik eki almış, isim gibi kullanılmış, nesne olmuş)
    Her şey bıraktığım gibiydi. (ek-fiilin "di"li geçmiş zaman çekimi ile isim gibi kullanılmış, yüklem olmuş)
    Edat grupları (edat ve edattan önceki kelimenin oluşturduğu kelime grubu) cümlede çoğunlukla zarf veya edat tümleci olur. Sabaha kadar ders çalıştık. (zarf tümleci)
    Eve doğru yürüdüm. (edat tümleci)


    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ

  5. #5
    Misafir
    Guest

    Standart Cevap: Bir Metin Üzerinde Kelime Türlerinin İncelenmesi

    Son Yorum ne ya usteki metinle ayni degil ???

+ Cevap Ver
Sayfa 1/2 12 SonSon
  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Bir Metin Üzerinde Kelime Türlerinin İncelenmesi

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 15 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 3,40 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Bir arada yaşamak ile ilgili kelime ve kelime grupları
    By Kayıtsız Üye in forum Soru Cevap
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.10.12, 21:14
  2. Anlatmaya Bağlı Metin Türlerinin Tarihi Oluşum Sırası
    By RedBuLL in forum Edebiyat & Türkçe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.05.12, 22:02
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.06.11, 16:42
  4. Metin 2 Metin 2 Resimleri Metin 2 Oyunundan resimler
    By DERF in forum Metin2 Oyun Resimleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.10.09, 17:10
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.09.09, 18:20

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.