Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Teknolojinin hayatımıza etkileri nelerdir?

  1. #1
    AdministratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Teknolojinin hayatımıza etkileri nelerdir?

    Sponsorlu Bağlantı

    Teknolojinin hayatımıza etkileri nelerdir?

    Teknolojinin insan üzerindeki etkileri
    İnsanlar yaşamları boyunca birçok engelle karşılaşır Parasızlık ve onun sağladığı zor yaşam koşulları değişik deneyimler ve değişik insanlar Hepsi hayatımızı tamamlayan ve yenmek için uğraştığımız unsurlar Peki ya Sağlık? Sağlık olmadan bütün bunlarla savaşmak mümkün mü? Tabi ki hayır Bütün bu yaşam savaşı yanında sağlık problemleri ile de savaşmak insanların en önemli uğraşlarından biri olmuştur Gelişen dünyamızda birçok yenilik ve de birçok hayat kolaylaştırıcı şey var
    Bunların çoğu hızla ilerleyen teknoloji sayesinde hayatımıza girmeye başlamıştır Televizyonlar bilgisayarlar, fakslar ve bunun gibi birçok cihaz günümüz hayatında olmazsa olmazların başında gelmektedirler Son yıllarda hayatımıza giren cep Telefon ları bu “olmazsa olmazlar” listesinde baş sıraya gelmek üzereler Ülke nüfusumuzun neredeyse yarısı cep telefonu olmadan hayatlarını sürdüremeyeceklerini söylüyorlar Kimi iş adamları, mankenler ve birçok iş alanında insanlar işlerini cep telefonu üzerine kurmuşlar

    Cep telefonunun yokluğu çoğu insan için bir panik meselesi haline gelmiştir. Peki, hiç düşünmeden sarıldığımız bu cep telefonlarının bize sağladığı yararlar zararlarından daha mı etkili Kesinlikle hayır Cep telefonları birçok yararı ve birçok kolaylığı olmasına rağmen sağlığımıza olan olumsuz etkileri yüzünden kullanılmaması gereken bir cihazdır.

    Cep telefonlarının hayatımızda gözle görülür birçok olumlu etkisi vardır Günümüzde kullanımı çok yaygınlaşmış olan cep telefonları sadece telefon değil iletişim konusunda birçok ihtiyacımızı giderecek teknolojiye sahipler GPRS ve WAP gibi sunulan servisler, sadece evde veya internet kafelerde kullanabildiğimiz interneti cebimize taşıyor Buradan, her türlü hizmete ulaşmak çok kolay. Elektronik postalar, bankacılık işlemleri veri gönderimi ve alımı ve bunlar gibi daha birçok hizmet cep telefonlarıyla çok daha kolay hale gelmiştir. Faks özellikli olan cep telefonları bütün bu özelliklerin üzerine faks hizmetini de cebiniz kadar yakın bir mesafeye taşımaktadır.

    Cep telefonları sadece bu özellikleriyle değil çok acil durumlarda imdadınıza koşmasıyla da insanların gönlünü fethediyor. Çok ıssız bir yolda arabayla gittiğinizi ve lastiğin patladığını bir hayal edin hele bir de lastik değiştirmek konusunda bilginiz olmadığını Yapmanız gereken sadece bir iki tuşa basıp yardım çağırmak Panik yapmadan gayet kolay bir şekilde hallettiğimiz birçok iş cep telefonlarının bize getirdiği güven ve kolaylık sayesinde gerçekleşmektedir Her güzel şeyin olduğu gibi cep telefonlarının da kötü yanları vardır bunları da unutmamak gerekir
    Madalyonun diğer yüzüne baktığımızda cep telefonlarının hayatı kolaylaştırdığı kadar faydalı nesneler olmadığını da açıkça görüyoruz Evet hayatımızı kolaylaştırdığı apaçık ortada fakat sağlığımıza verdiği zararla bir katil bile olabiliyor Bu konuda yapılmış birçok araştırma bunu açıkça ortaya koyuyor Mesela Oxford Üniversitesi’nde yapılmış bir çalışmaya göre düşük doz radyasyonun bile hücre ve dokular üzerinde olumsuz etki gösterdiği vurgulanıp ve önlem alınması gerekliliği önemle belirtilmiştir Örnek olarak çocukların gösterildiği çalışmada çocuk beyinlerinin küçük ve henüz gelişmekte olduğu kafatası kemiklerinin ince olduğu ve telefonlardan yayılan radyasyonun onlar için büyük tehlike teşkil ettiğinin ve başta çocuklar olmak üzere insanların cep telefonu kullanımından kesinlikle vazgeçmeleri gerektiğinin altı çizildi
    Cep telefonları bu örnekte de belirtildiği üzere insanları direkt olarak etkilediği gibi dolaylı olarak da hayatımıza kötü anlamda yol çizmesi mümkün Son yayınlanan Amerikan kaynaklı bir raporda telefona bağlı 699 kaza bildiriliyor Telefonla konuşurken frene basmada 0,5 sn. gecikme olduğu ve bunu da kaza riskini belirgin olarak arttırdığı gösterilmiş ve bu nedenle halen 4 Avrupa ülkesi ve 3 Asya ülkesinde arabada cep telefonuyla konuşmak yasak durumda Görüldüğü gibi cep telefonları bize çok güzel şeyler çağrıştırmıyor. Hayatı hızla kolaylaştıran cep telefonları aynı hızla yaşamlarımızdan parçalar koparıyor.
    Son olarak insan hayatını kolalaştıran teknolojinin aynı zamanda hayatımızla oynadığı apaçık ortada Cep telefonu kullanımının hızla yaygınlaştığı ve teknoloji üzerine kurulu bir hal alan dünyamızda insan hayatı büyük tehlike altına girmektedir Hiç düşünmeden kullandığımız cep telefonları da bu tehdidin başında gelen unsurlardan biri ve en tehlikelisi Yapılan araştırmalar ve deneyler cep telefonlarının insan hayatıyla oynayan katiller olduğunu gösteriyor Küçücük insanların ellerine tutuşturulan telefonun gözle görülmeyen zararları, seneler geçtikçe ortaya çıkar ve bunu engellemek için de bayağı geç olacaktır Bütün toplumların bazı teknolojik aletleri kullanma konusunda bilinçlendirilmesi ve özellikle de cep telefonlarının gözle görülmeyen uzun vadede ortaya çıkan zararları anlatılmalıdır
    Aksi takdirde insanlık teknolojinin esirliğinden kurtulamayıp kendi sonunu hazırlama yolunda ilerleyecektir Her geçen gün ömrümüzden biraz daha alıp götürüyor Evet teknoloji hayatımızın çok önemli bir parçası her şeyimiz ona bağlı hayatımız bile Teknolojisiz bir hayatın düşünülemeyeceği kesin fakat biz sağlıklı olmadığımız sürece teknolojiyi kullanmamız imkansız



  2. #2
    AdministratoR

    Standart Cevap: Teknolojinin hayatımıza etkileri nelerdir?

    Teknoloji ve İnsan
    İnsanlığın Bilinen Geçmişi


    İnsan olarak anılan canlı varlık, üzerinde yaşadığımız Dünya gezegeninin ve güneş sistemimizi oluşturan tüm gezegenlerin en akıllı canlısıdır. İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en önemli özelliği aklı ve yetenekleridir.
    İnsan, bilinen geçmişi süresince çevresinde oluşan hareketle*ri ve bunların nedenlerini, üzerinde yaşadığı dünyayı, güneş sis*temini, kendi galaksisini ve tüm evreni algılama yolunda sürek*li çaba sarf etmiştir. Et ve kemikten oluşan vücudu ile yapama*yacağı işleri, yarattığı âletlerle yapabilmek için çalışmıştır. Bir bakış açısı ile sanki yapısının derinliklerinde, yani genetik enfor*masyonunda, "Varoluşunun Keşfedilmesi" görevi yatmaktadır.
    Bilinen ya da tahmin edilen insanlık tarihi MÖ 50.000 yılı*na kadar uzanır. Bu döneme ilişkin fosil kalıntılar, yazılı yapıt*lar ve efsaneler günümüze kadar gelmiştir. Bilindiği gibi can*lıların ve insanların yeryüzünde varoluşlarına ilişkin çeşitli yaklaşımlar ve dogmatik inanışlar vardır. Skolâstik yaklaşıma göre tüm canlılar sembolik bir anlatımla ilâhi bir güçle bir günde yaratılmışlardır. Evrim teorisine ve genel bulgulara gö*re ise Homo Erectus günümüzden 200 ile 500 bin yıl önce de*nizlerden karalara çıkarak iki ayağı üzerinde dikilmiş, sürecin devamında ise düşünebilen insan yani Homo Sapiens oluşmuş*tur. Günümüzden 200 bin yıl önce düşünebildiği varsayılan in*san, günümüzden sadece 6.000 yıl önce dev adımlar atmaya başlamış ve yeryüzünde geçmişi bilinen bir insanlık tarihi oluşmuştur. İnsanlığın son 6.000 yıllık geçmişinden önceki dö*neme ilişkin ise çeşitli düşünceler vardır. Bu düşüncelerin te*melinde, tüm kutsal kitaplarda ve semavî dinlerin ortaya çıkı*şından önceki dönemlere ilişkin tarih kitapları ve sanatsal ya*pıtlarda anlatılan olaylar yatmaktadır. Bunlardan "Büyük Tufan Efsânesi", "Kıyamet Tanımlanışı" geçmişe yönelik düşün*celerin ve insanlığın varoluşu olgusunun büyük bir merakla araştırılmasına neden olmaktadırlar. Bir diğer yaklaşıma göre tüm canlıların yeryüzüne içinde yaşadığımız galaksinin kıyamet sonucu yok olan bir gezegenin*den gelmiş oldukları da düşünülmektedir.
    Bilindiği gibi dünya gezegeni Samanyolu olarak adlandırı*lan gezegenler topluluğu içinde bulunmaktadır. Samanyolu ga*laksisi Evrende bulunan milyarlarca galaksiden sadece biridir. Samanyolu galaksisi de kendi içinde milyarlarca güneş siste*minden oluşmaktadır. İçinde bulunduğumuz güneş sistemi bel*ki de Samanyolu galaksisinin en ücra köşesinde kalmış, belki de en unutulmuş parçalarından biridir.
    İnsan, bizim bildiğimiz kendini tanıma ve bilme zamanından bu yana sürekli olarak varoluşunu irdelemiş, yaşadığı günün ga*ilelerinden bir an uzaklaşıp tefekküre dalarak "nereden gelip ne*reye gidiyoruz" sorusunu kendi kendine sürekli sormuştur. Du*varları ve sınırları olmayan bir uzayda ara sıra sanki bir tefek*kür hücresine girmiştir. Bu sorgulamayı aklını bildiğimiz anlam*da kullanmaya başladığı dönemlerde sembolik anlamda da ger*çekleştirmeye devam etmiştir. Naacal tabletlerinden öğrendiği*miz kadarı ile Mu uygarlığında bu sorgulamayı tefekkür hücre*lerinde kendi kendine yapmıştır. Mu uygarlığının devamı olarak kabul edilen Mısır uygarlığının yarattığı Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinin (MÖ 3000) altında bulunan hücrelerde de ara sıra tefekküre dalarak çözemediği bu soruya cevap bulmak için çaba sarf etmiştir. Binlerce yıl sonra da keşfedilen onca bi*linmeyen olmasına rağmen halâ aynı soruyu kendi kendine sor*makta ve sembolik anlamda tefekkür hücresine girmektedir.
    İnsan bu araştırma sürecinde, hedefine ulaşabilmek için ya*şamını kolaylaştıracak âletleri yaratma, icat etme yolunda iler*lemektedir. Geçen binlerce yıllık süre içinde sarf edilen sürekli çabalar nicel birikimler oluşturmuş, bu birikimler bazı zaman*larda parlatılan kıvılcımlarda nitel dönüşümler yaratmışlardır.
    Yeryüzündeki insan yaşamını tümü ile etkileyen bu büyük dönüşümler çağ olarak adlandırılmışlardır. Çağ kavramı insan*lık tarihinde yaşanan kültürel gelişmelerde elde edilen büyük aşamaları belirlemektedir. İlkçağ, Ortaçağ, Yeniçağ derken, "çağ" kavramı bu anlamda kullanılmaktadır.
    Yaşamın bilinen ilk çağında insan dünyanın zor doğal koşul*ları içinde yaşam mücadelesi vermekteydi. Bu döneme ilişkin bulgular yaşanılan dönemleri Taş ve Maden devirleri olarak adlandırmamıza neden olmaktadır. Yontma Taş ve Cilâlı Taş dönemlerinde insan dünya üzerindeki yaşam mücadelesini sürdürebilmek için yararlanabileceği diğer canlıları öldürebilmek amacı ile taştan silâhlar yapmıştır. Sürecin devamında ateşi kullanarak madenleri işlemiş, gelişimini ve doğa ile mücadele*sini sürdürmüştür.
    Âlet yapma yeteneği, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerinden biridir. İnsan, bildiğimiz başlangıç döne*minden bu yana teknoloji üreten bir varlıktır. Bu bakış açısı ile de teknolojinin tarihi insanlığın tüm evrimini içerir. Teknoloji insanlığın ilk dönemlerinde zanaatkarlar tarafından üretilmek*tedir. Eski Yunanlılar teknoloji kavramım "Techno" yani "zanaat" ve "logos" yani "söz" sözcüklerinden oluşan bir tanımlama ile ifade etmekteydiler.
    İnsanlık tarihi içinde doğanın zor koşullarına karşı verilen yaşam mücadelesi binlerce yıl sürmüştür. Yapılan âletlerin ya*şamı kolaylaştırıcı özelliklerinin kullanılması ve bu sürecin ar*tarak hızlanması ile teknolojik ilerlemeler yaşamı belirlemeye başlamıştır.
    İnsanın evrim süreci içinde, bilginin, bunu değerlendirerek ve yargılayarak sonuç elde eden aklın, akıl ve mantığın sonucu ortaya çıkan teknolojinin, birbirini etkileyen ve ilerleme kayde*den bir süreç olduğu görülür. Bilgi bir süreç ve birikim ile elde edilmiş,akıl ile değerlendirilmiş, elde edilen sonuç yeni keşif ve icatların yani yeni âletlerin yapılmasını sağlamıştır. Bunların kullanımı ile yeni güzellikler ve yeni bilgiler elde edilmiştir.

    RÖNESANS
    Bilinen tarihte ilkçağ, insanın doğa ile yoğun mücadelesi ile geçmiştir. Bu çağın devamındaki antik çağ olarak adlandırılan MÖ 700 - MS 500 yılları arasında araştırıcılık, felsefe, keşifler ve icatlar ön plândadır.
    Tarih boyunca insanların sürekli sorguladığı "Varoluş" olgu*su antik çağda da yoğun bir şekilde araştırılmıştır. Gerçek bili*min henüz varolmadığı bu dönemde düşsel tasarımlara bilim denilmektedir. Tanrıların, Evrenin ve insanın yaratılışı üzerinde felsefî anlamda düşünce üretilmektedir. Yunan filozofları Evre*nin oluşumunu tabiat olayları ile araştırmışlardır. Evreni oluş*turan ana maddeyi Thales "Su" olarak tanımlamıştır. Anaximenes buna "Hava", Herakleitos "Ateş" Anaximandros "Sınırsız ve Vasıfsız Bir Madde" demiştir. Demokritos ise Evreni "Boş Uzaydaki Atomlar" olarak tanımlamıştır. Antik çağ boyunca araştırılan "Nereden Geliyoruz" sorusuna tek tanrılı dinlerin or*taya çıkması ile bir cevap bulunmuştur. Bu olgu belki de araş*tırmaktan yorgun düşen insanın bir teslimiyeti olmuş ve ortaçağ boyunca düşünce, yerini inanışa bırakmıştır.
    Ortaçağ, bireysellik bilincinin bastırıldığı, insanların din bir*liği içinde toplumsal bir kimlikle yaşadığı bir dönemdir. Özel*likle batı ülkelerinde yaşamın ve devlet yönetiminin temel un*suru kilise teşkilâtıdır. Kilisenin dogmalarına dayalı yönetimi altındaki halk, yaratma özgürlüğünün tanrılara özgü bir etkin*lik olduğuna inanmakta ve bu dünyadaki yaşamını öteki dünya*ya hazırlık için sürdürmektedir. Dogmalara dayalı bu karanlık yaşam uzun sürmemiştir. Kilise dışında etkin bir güç olan derebeyleri barutun Çin'de icadı, batıya gelmesi ve teknolojinin ge*lişmesi sonucu etkinliklerini kaybetmeye başlamışlardır. Tek*nolojik gelişme ile batı toplumunda bireysellik bilinci de uyan*maya başlamış, atölyeler bazında yapılmaya başlayan üretim, zamanla, sermaye birikiminin oluşmasını da beraberinde getirmiştir. 15. yy'ın sonlarında yani Dünyada büyük coğrafya keşif*lerinin yapılmaya başlandığı sırada önce İtalya'da başlayan sonra da diğer Avrupa ülkelerine yayılan edebiyat ve sanat ala*nındaki yeniliklere Rönesans denilmektedir. Ortaçağın din top*lumuna dayanan toplumsallık bilincinden bireysellik bilincinin filizlenmesi Rönesans'la birlikte olmuştur. Bilindiği gibi bu dö*nemde özellikle sanatçıların bireysel çabaları ile dogmalara dayalı düzen çökmüş ve dünya bugünkü medeniyetin başlangıcı olan aydınlanma çağını yaşamaya başlamıştır.

  3. #3
    AdministratoR

    Standart Cevap: Teknolojinin hayatımıza etkileri nelerdir?

    Teknolojinin Zararları:
    Teknoloji ürünlerinin neredeyse tamamı elektrikle çalışmaktadır. Elektrikle çalışan her alet bir elektromanyetik alan oluşturur. İnsan beyninin de kendine ait bir elektromanyetik alanı vardır. Çünkü sinirler nöronlar aracılığıyla elektriksel uyarıları beynin çeşitli yerlerine ulaştırarak çalışırlar. Bu nedenle günlük hayatta kullandığımız her elektrikli cihaz mutlaka bizi olumsuz etkilerler. Örneğin cep telefonu ile bize en az zarar verecek şekildeki konuşma süresi doktorlarca günlük azami 5dk olarak açıklanmıştır. Tabiki bu 5dk süresince telefonun yaydığı elektromanyetik dalga miktarı maksimum seviyesine çıkar ve insanın beyin ısısının artmasına neden olur. Beyindeki bu manyetik düzensizlik, uzun vadede beyin hücrelerinin ölmesine ve özellikle kulaktaki birtakım organların görevini yitirmesine yol açmaktadır. Bu da duyu kaybı ve denge bozuklukları gibi etkilere neden olabilmektedir.
    Elektromanyetik alan konusunda en çarpıcı ve tehlikeli örnek olarak cep telefonunu verdik. Fakat günlük yaşamımızda kullandığımız bluetooth cihazlar, kablosuz ürünler(modemler, fareler, klavyeler, oyun kumandaları vs.), televizyonlar, crt ve lcd monitörler gibi birçok alet oluşturdukları manyetik alan miktarlarına göre insan vücudunu ve kimyasını olumsuz etkilemektedir.
    Benzer şekilde yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan çocuklarda Amerikan Bilimler Akademisi tarafından yapılan incelemeye göre lösemi görülme riskinin diğerlerine göre 1.5 katı fazla olduğu tespit edilmiştir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları ve elektrikli aletlerin kanser riskini artırdığını göstermektedir. 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, troid, kas, gastrointestinal sistem, prostat ve testis dokuları olarak açıklanmıştır. Yani gün içinde teknolojiden yararlandığımız ölçüde giderek artan oranlarda zarar görmekteyiz.
    Baz istasyonlarına veya büyük çanak antenlere yakın yerler de manyetik kirlenmenin fazla olduğu bölgelerdir.
    Bu nedenle teknolojiyi mümkün olduğunca ve sadece olmazsa olmaz önemdeki ihtiyaçlarımız için kullanıp, özellikle cep telefonu görüşmelerimizi kısa tutmaya ve cihazı mümkün olduğunca vücudumuzdan uzakta bulundurmaya özen gösterelim.

  4. #4
    AdministratoR

    Standart Cevap: Teknolojinin hayatımıza etkileri nelerdir?

    Teknolojinin Yararları


    Teknolojinin geçmişten günümüze kadar insan yaşamına birçok olumlu etkisi olmuştur.İnsanlar bilimsel araştırmaları insanların doğası gereği merak edip sorgulamaları sonucu yaptıkları çalışmalarla meydana getirirler.’technoslogos’ teknolojinin Latince karşılığıdır.’techne’yapmak,‘logos’ bilmek anlamına gelmektedir.Alet ve edevatın yapılması için gerekli olan bilgi ve yetenektir.
    Sanayinin en belirgin ögesi teknoloji üretebilmektir.Uluslar teknoloji üretip,bilgiyi ürün tasarlamada kullanabildiği ölçüde ticarette rekabet üstünlüğünü,savunmada da caydırıcılığı sağlayabilir.Bu yüzden ülkelerin teknoloji üretmesi gelişmişlikleriyle doğrudan ilgilidir.
    Günümüz dünyasında bir ülkenin diğer ülkeler üzerindeki saygınlığı ve dünya ülkeleri arasındaki konumu teknolojisinin gelişimiyle yakından ilgilidir.Teknolojik gelişmelerin sağlığa ,eğitime,haberleşmeye ve her alana olumlu katkısı mutlaka ama mutlaka vardır.
    Teknolojik gelişmelerin eğitim üzerine etkisinin 19.yy’a kadar pek fazla değiştiği söylenemez.19.yy’a kadar eğitimde hep klasik uygulamalar kullanılmıştır.tahta;sıra,tebeşir vb gibi…uygulamalar varken 19.yüzyılda bu durum değişime uğramıştır.Günümüzde bir kütüphane dolusu kitabın içinde bulunan bilgi bir diskin içine sığabilmektedir.Uydu ve internet teknolojisi sayesinde dünyanın bir ucundaki kütüphanede bulunan bilgilere ulaşabilmekteyiz.


    1-) internet ağı sayesinde Dünya’nın bir ucundaki bilgiye ulaşıyoruz.
    Teknolojinin gelişimi yaşam standartlarını artırmakta ve insana daha rahat bir yaşam sunmaktadır.Milattan öce 5000 yılında saatte 2-3 km hız yapabilen kızaklarla taşımacılık yapılırken 20.yy’da jet motorlarının yapılmasıyla saatte 1000 km’lik hızın üzerine çıkılmıştır.
    2-)Teknoloji sayesinde insanlar daha rahat yaşam koşullarına sahip olurlar ve işlerini daha çabuk ve daha rahat yaparlar böylece ömürleri uzar.Evlerimizde kullandığımız çamaşır bulaşık makinelerinden tüm teknolojik aletler işlerimizi daha rahat yapmamıza olanak sağlar.
    Evlerimizde kullandığımız teknoloji ürünü araçlar sayesinde işlerimizi daha kısa sürede,daha rahat ve daha az enerji harcayarak yapabilmekteyiz.


    3-)Teknoloji tıp alanında da çığır açan ürünlerle insanların hayatına olumlu etki etmektedir.
    Sinirbilim alanında kullanılan son teknolojiler (fonksiyonel beyin görüntülemesi, ruhsal durum ve beyin fonksiyonları üzerinde etkili ilaçlar, beyin yapısı, fonksiyonu ve düzeni ile ilgili araçlar) bir çok etik sorunun tartısılmasına neden olmaktadır. Bu sorunlardan en önemlisi; bu teknolojilerin herhangi bir tıbbi endikasyon olmadan, bireylerin zihinsel ve beyinsel yetenek ve kapasitelerinin gelistirilmesi veya güçlendirilmesi amacıyla kullanılmasıdır.
    Vücut üzerinde standard noktalara yerleştirilmiş elektrodlar arasındaki kalbe ait voltaj-zaman fonksiyonunu kaydeden elektronik cihazlara elektrokardiograf denir. Bu cihazlar kayıt yapılacak elektrod çiftlerinin seçildiği bir devre, kalbe ait olmayan elektriksel potansiyel değişikliklerinin süzüldüğü bir filtre devresi, amplifikatör (yükseltici) ve kayıt ünitelerinden oluşur. Voltaj-zaman fonksiyonu kağıt üzerine yazdırılabildiği gibi, bir monitörden de izlenmesi mümkündür.
    Ekg ve Defibrilatör
    Mamografi ; yoğunlukları ve atom numaraları birbirine yakın olan kas , yağ ve memenin glandüler yapılarını incelemek amacıyla kullanılan bir yumuşak doku radyografisi yöntemidir.
    İlk olarak Albert Solomon 1913’te mastektomi spesimenlerinde tümörün aksiller lenf nodlarına yayılımının gösterilmesinde radyografilerin yararlı olabileceğini bildirmiştir.Daha sonraki dönemde, 1930 yılında L. Warren Stanford in vivo mamografi uygulamasını gerçekleştirmiştir.
    Mamografi
    Voltametri, bir indikatör veya çalışma elektrodunun polarize olduğu şartlarda uygulanan potansiyelin fonksiyonu olarak akımın ölçümüne dayanır. Voltametride kullanılan mikroelektrot iç çapı 0,03 – 0,05 mm olan cam bir kapiler borudan akarak büyüyen ve belli bir büyüklüğe geldiği zaman koparak düşen bir civa damlasıysa, yöntemin adı Polarografi ve elde edilen akım-gerilim eğrisinin adı ise polarogram olur. Civa damlaları kapiler borudan sabit bir hızla ve dakikada 10-60 kez olmak üzere düşer. Civanın damlama hızı kapiler borunun bağlı olduğu civa haznesinin yüksekliği ile ayarlanır.
    Voltametri cihazı
    Görüldüğü gibi teknolojinin gelişiminin tıbba yararı büyüktür.


    4-)Eğitimde de teknolojinin yararı vardır.Episkop,projeksiyon makinesi,televizyon,dvd-vcd,video oynatıcı gibi cihazlar okullarda kolaylık sağlamaktadır.
    opak baskıları yansıtmak için projektör
    Episkop
    Tepegöz projeksiyon cihazı


    5-)Günümüzde teknolojinin olumlu bir sonucu da bilgilerin,düşüncelerin,duyguların geniş insan kitlelerine daha kolay aktarılabilmesidir.Matbaayla birlikte Avrupada birçok kitab basılmış ve aydınlanma çağı başlamıştır.Günümüzde internet,gazete,televizyon,radyo ve çeşitli iletişim araçları sayesinde daha çok insana duygularımızı,düşüncelerimizi,yapmak istediklerimizi aktarabilmekte dünyadaki insanların fikirlerinden de haberdar olmaktayız.Ayrıca teknoloji ulaşımda da çok işimize yaramaktadır.Uzun yollara kısa sürelerde gidebilmekteyiz.
    Matbaa makinesi kitapların,gazetelerin,dergilerin vb… hızlı basılmasını sağlayarak toplumu aydınlatmakta yardımcı olmaktadır.
    Teknolojinin ürünü olan ulaşım araçları sayesinde uzun mesafelere kısa zamanda ulaşabiliyoruz.

  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Teknolojinin hayatımıza etkileri nelerdir?

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 8 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 3,63 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Teknolojik Ürünlerin Günlük Hayatımıza Etkileri Nelerdir
    By Noяa in forum Performans Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.03.13, 23:00
  2. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.03.13, 22:22
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.02.12, 23:06
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.02.11, 22:50
  5. Teknolojinin insan üzerindeki etkileri nelerdir?
    By ѕυρєяisi in forum Soru Cevap
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 30.10.10, 20:01

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.