Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Örf ve Adetlerimiz Nelerdir Maddeler Halinde

  1. #1
    Moderator
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Örf ve Adetlerimiz Nelerdir Maddeler Halinde

    Sponsorlu Bağlantı

    Örf ve Adetlerimiz Nelerdir Maddeler Halinde
    SÜNNET DÜĞÜNÜ
    ASKER UĞURLAMA
    HIDRELLEZ GELENEĞİ
    NEVRUZ GELENEĞİ
    KINA GECESİ


    Örf ve adet nsanlar arasında tekrar tekrar yapılarak yerleşmiş olan davranışlar, kurallar. Örf, lügatte (sözlükte) “tanıma, bilme, tanınan, bilinen” manalarına gelir. adet ise, itiyat, yani alışkanlık demektir. Örf, işle ve sözle; adet yalnız işle ilgilidir. adete teamül de denir. Örf ve adete an'ane, gelenek ve görenek de denilmektedir. İslam hukukunda, yalnız dinin ve aklın güzel gördüğü, beğendiği örf ve adetler muteberdir.

    Örf ve adetler, devletin herhangi bir müdahalesi olmaksızın, müşterek ihtiyaçların baskısı altında, belli ictimai (sosyal) münasebetleri, tanzim için lazım olup, kendiliğinden meydana gelmektedir.

    Örf ve adet, toplum içinde bulunduğu şartlarla çok yakından ilgilidir. Bu sebeple toplumdan topluma, milletten millete, hatta bölgeden bölgeye farklılık arz ederler. Kabul edilmeleri ve değişmeleri zaman içinde kendiliğinden olur. Bir toplumun ahlaki değerleri ve inançlarını aksettirirler.

    Örf ve adetin çeşitli tarif ve tasnifleri yapılmıştır. Bunlardan Ünlü olan bir tasnif şekli şöyledir:

    1. Örf-i am (umumi örf): Kim tarafından ortaya atıldığı belli olmayan, genellikle ülkenin tamamına yaygın, milli vicdana seslenen örf çeşididir. Milleti millet yapan değerlerin başında gelir. Örf-i am'a “töre” de denir. Töre, İslamiyetten önceki Türk toplumunun hayatını düzenleyen en büyük değerdir.

    2. Örf-i has (hususi örf): Belirli bir meslek çevresinde veya ülkenin belirli bir bölgesinde geçerli olan mahalli örftür.

    Örfi hukuk: Örf ve adetler, zamanla hukuk kuralı haline de dönüşebilirler. Bir örf ve adetin hukuk kaidesi haline gelebilmesi için şu üç şartın gerçekleşmesi gerekir:

    1. Maddi unsur:
    Cemiyette benzer hareketlerin uzun süre tekrar edilegelmiş olması şartıdır.

    2. Manevi (Psikolojik) unsur:
    Bu kurallara uyulmasının mecburi olduğu hususunda halk arasında müşterek bir kanaatin belirmesi ve yerleşmesi şartıdır.

    3. Hukuki unsur: Bu kaidelere uymayanlara karşı, devlet tarafından bir müeyyide tatbik edilmesi demektir. Bu sonuncu unsur, bir ictimai kaideye, yani örf ve adet kaidesine hukuk kuralı niteliğini kazandırır. Onu, daha ziyade ahlak ve adap kurallarından sayılması gereken “alelade adetler”den ayırır.

    Örf ve adet, yazılı olmayan hukuk kaynaklarındandır. Tarihi bakımdan yazılı hukuktan önce gelir. Avrupa'da hukukun, yazılı hukuk halini alması on dokuzuncu yüzyılın başlangıcından itibaren başlamıştır. Sadece İngiltere bu gelişmenin dışında kalmıştır. İngiltere'de örf ve adet hukuku, yazılı hukuka nazaran çok daha yaygın bir halde bulunmaktadır. Örf ve adet şeklindeki anayasaların en Ünlüu İngiliz Esas Teşkilatı Kanunu'dur. İngiliz Anayasasının büyük kısmı örf ve adet şeklinde olup, yazısızdır.

    Örf ve adet kaideleri, eskisi kadar olmasa da muayyen bir dereceye kadar bazı hukuki münasebetleri bugün de düzenlemektedir. Çünkü kanun koyucunun sosyal münasebetleri en ince teferruatına kadar düzenlemesi imkansızdır. Günümüzde yazılı anayasa sistemini kabul etmiş memleketlerde dahi, anayasa hukuku sahasında bazı örf ve adet kurallarına rastlamak mümkündür.

    Örf ve adet hukukuna, milletlerarası alanda da rastlanmaktadır. Öyle ki, bu alanda mevcut olan örf ve adet kaideleri milletlerarası hukukta antlaşmalarla beraber başlıca kaynak sayılmıştır. Adalet, hakkaniyet, nesafet, mütekabiliyet (karşılık) esası gibi kaideler, hep milletlerarası hukukta, devletlerin karşılıklı olarak uymaya çalıştıkları örf ve adet kaideleridir.

    Bugünkü Türk hukukunda örf ve adet: Gerek batı ülke kanunlarında, gerekse bugünkü Türk hukukunda örf ve adet kaidelerine bir hukuki değer verilmiştir. Bugün yürürlükte bulunan ve İsviçre medeni kanunlarından iktibas edilmiş olan Türk Medeni Kanununun 1. maddesinin 2. fıkrasında; “Hakkında hüküm bulunmayan meselede hakim örf ve adete göre... hükmeder.” cümlesi mevcuttur. Keza Türk Ticaret Kanununun 1. maddesinde; “Hakkında ticareti bir hüküm bulunmayan ticari işlerde mahkeme, ticari örf ve adete göre... hüküm verir.” cümleleri vardır.

    Önceki Türk hukukunda örf ve adet: Türkler, İslamiyeti kabul ettikten sonra fert ve devlet olarak, İslam dininin bütün kurallarına uymakta büyük bir hassasiyet ve gayret gösterdiler. Devlet hayatını düzenleyen amme hukuku sahasında İslamiyetin esaslarına muhalif olmayacak şekilde örf ve adete dayanan bir takım düzenlemelere gidildi. İslamiyette devlet reisine böyle düzenlemeler yapma yetkisi verilmiştir. Sultanın bu şekilde vaz ettiği, koyduğu kaide ve kurallara “örf-i sultani” denirdi. Bu isim hükümdarın, cemiyetin hayrına, faydasına gördüğü hususlarda kendi iradesine dayanarak çıkardığı her türlü kanunnameler için kullanılıyordu. Bu kanunların hepsine örf-i hukuk denir. Bu usul, İlhanlılarda diğer Türkmen devletlerinde ve Osmanlılarda çok kullanılmıştır.

    Örfi hukukun, Osmanlı Devletinde ilk tatbikatı, Sultan Osman Gazi zamanında yapılmıştır. Osman Gaziyi takiben Orhan Gazinin mali konulara ait kendi iradesine dayanarak koyduğu kanunlar mevcuttur. Yine Sultan Birinci Murad Han devrinde örfi hukukun gelişmesine gayret eden vezirleri görülür.

    Ayrıca örfi vergiler ve toprak hukukuna ait takrir sistemiyle alakalı en eski kayıtlar Sultan Birinci Bayezid Han devrine; teşkilata dair kanunnameler Fatih devrine aittir. Fatih, Nişancı Mehmed'e divanda uyulacak prensipleri gösteren bir kanunname hazırlamasını emretmişti. O da Fatih'ten önce mevcut bulunan kanunnameleri toplamıştı. Sultan Fatih bunun eksiklerini tamamlıyarak:

    Kaynak: Rehber Ansiklopedisi



    Örf -Adet -Gelenek -Görenek

    ÖRF

    Örfler,çoğu zaman toplumun katı beklentileri olarak nitelenen birtakım örnek tutum ve davranışlardır.Örfler, aynı zamanda toplumu,herhangi bir değer sisteminin bünyesini oluşturan temel taşlarını da temsil ederler.Bu değerler sistemi,toplumsal yapının durumuna göre giderek özel bir hukuk sistemine göre ya da o sistemdeki bir yasa maddesine de gerekçe olur.

    Örflerin bireyle birey,bireyle aile,bireyle komşular ve akrabalar,bireyle halk ve ulus arasındaki ilişkileri,davranışları,tutum ve tavırları düzenleyen ve belirleyen işlevleri vardır.Toplumun her üyesini sürekli olarak baskı altında tutan örfler,zorlayıcı yaptırıcı ya da yasaklayıcı yaptırımlarıyla bireyin grupla cemaatle ya da toplumla uygun olmasını sağlarlar.

    Öte yandan cins,yaş,sınıf ve mesleklere göre belirlenmiş çeşitli örfler bunlar arasında bağlantıyı koruma,kollama,pekiştirme ve denetleme işlevleriyle de yüklüdürler.Örflere karşı çıkma kimi toplumlarda yasaya karşı çıkmayla bir tutulur;hatta zaman zaman yasaların da üstünde tutularak katı ve bağışlamasız bir tutumla birey cezalandırılır.

    ADET

    Adetler, tıpkı örfler gibi birçok sosyal içerikli ilişkiyi düzenlemekte,yönetmekte ve denetlemektedirler.Toplumsal yaşamın düzenli gitmesinde,kuralların uygulanmasında adetler etkili olmaktadırlar;örneğin karşılama ve uğurlamalar;yemek ve sofra düzenleri;geçiş dönemleriyle ilgili kutlama ve kutsamalar;kız isteme,nişanlılık ve evlenme usulleri;cinsler,yaş grupları,meslek mensupları arasındaki ilişkilerin biçimleri;selamlaşma, hatır sorma sırasında uyulması gereken kurallar;bayramlar,mevsimler,önemli günlerle ilgili davranış biçimleri;"yas alma","baş sağlığı dileme" gibi durumlarda söylenecek sözler,takınılacak tavırlar ve tutumlar adetlerin alanına girerler.

    Adetler çeşitli kökenlerden kaynaklanmış ve biçimlenmişlerdir; bunlar içerisinde geçmiş zamanların yaşama biçimleri,dünya görüşleri,ilginç rastlantı ve olaylar önemli bir yer tutarlar.Bir toplumda, toplumun bütününü ilgilendiren adetler olduğu gibi,çeşitli mesleklerin,mezheplerin,etnik grupların v.b. kendilerine özgü adetleri vardır.Adetlerin pratikteki uygulanışını giderek gelenekleşmesini sağlayan bu konuda bilinçli yada bilinçsiz görev üstlenen yaş ve cins gruplarıyla dinsel liderler,dernek yöneticileri,oyun grubu başkanları bulunmaktadır.

    Kimi adetler oldukça durağan ve sürekliyken,kimisi de zamanla değişebilen niteliktedir.Adetlerden bir bölümü toplumun büyük değişim çalkantısına ayak uydurarak özlerinde ve biçimlerinde sınırlı değişmelere uyarak benliklerini bir dereceye kadar korurken,bir bölümü de tıpkı canlı organizmalar gibi etkinliği ve diriliğini zamanla yitirerek gün gelir ortadan kalkarlar.

    GELENEK

    Gelenekler geniş anlamıyla bir kuşaktan ötekine geçirilebilen bilgi,tasarım,boş inanç,yaşantı biçimi;daha geniş anlamıyla maddi olmayan kültürdür.Dar anlamda ise,kuşaklar boyunca bir toplumun örneğin kutsal ya da politik işleri gibi önemli konulardaki görüşlerdir.Gelenekler sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılırlar.

    Tıpkı adetler gibi,ama onlardan daha güçlü olarak toplumsal yaşamın düzenlenmesinde ve denetlenmesinde önemli rol oynarlar.Nitelikleri bakımından genellikle tutucu olan gelenekler aile,hukuk,din ve politika gibi toplumsal kurumlar üzerinde etkilidirler;bilim ve sanat,geleneklerin daha az etkisi altındadırlar.

    Bireyin bağlı bulunduğu grubun yada toplumun geleneklerine karşı çıkması,bu karşı çıkışın derecesine göre bireyin toplulukça aforozundan saldırıya uğramasına,hor görülmesinden alaya alınmasına kadar genişleyen tepki türlerinde biçimlenir.

    Geleneklerin tıpkı örfler gibi yasalarla belirlenmiş türleri vardır.Yasa,geleneklere ve onlara aykırı davranışlar için verilecek olan cezaları bir ölçüye sokmaya çalışır.Gelenekler,genellikle yasalardan çok daha geniş bir alanı yönetirler.

    GÖRENEK


    Göreneğin örfe, adete, geleneğe bakarak yaptırım gücü daha zayıftır. Örfteki yapılma zorunluluğu, adet ve gelenekteki yapılmalı özelliği görenekteki yapılabilme özelliğini alır. En yalın tanımıyla bir şeyi görüle geldiği gibi yapma alışkanlığı olan görenek, öteki sosyal alışkanlık gibi gerekli ve uygun görülenleri kapsar.Ama bunların mutlaka yerine getirilmesini istemez. Öteden beri yapıla gelmekte olan, fakat henüz adet durumunu kazanmamış olan bu davranış biçimlerine grubun, toplumun gelişmesin uygun yenilikler eklenir. Bunlar süreklilik kazandığı gibi, bir süre sonra ortadan kalkabilirler. Görenekler,günlük yaşantımızın gerekli gördüğü ilişkilerin düzenlenmesinde,bireyler arasındaki sürtüşmeleri azaltmakta, toplumsal ilişkilerin kolaylaşmasında, belirleyici rol oynarlar. Komşu ziyaretlerinde, hasta yoklamalarında alış-verişte,ortak taşıtlara inip binmede, tanışma ve tanıştırılmalarda nasıl davranılacağını belirleyerek ilişkilerin düzenli gitmesine yardımcı olurlar.



    kültür ve turizm bakanlığı sitesinden alıntıdır..





  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Örf ve Adetlerimiz Nelerdir Maddeler Halinde

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 1 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 5,00 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Gazların Özellikleri Nelerdir Maddeler Halinde
    By Nephthys in forum Fizik & Kimya
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.09.13, 13:05
  2. Suyun Görevleri Nelerdir Maddeler Halinde
    By MaqiwoL in forum Nedir
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.12.12, 01:23
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.02.12, 20:04
  4. Trafik Kuralları Nelerdir Maddeler Halinde
    By LaDyRoSe in forum Soru Cevap
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.01.12, 14:17
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.01.11, 22:34

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.