Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: 10.Sınıf Mesleki Gelişim Modülü- Mesleki Gelişim Öğrenme Faaliyeti Konusu

  1. #1
    DaMaRcı
    Sponsorlu Bağlantı

    Icon14 10.Sınıf Mesleki Gelişim Modülü- Mesleki Gelişim Öğrenme Faaliyeti Konusu

    Sponsorlu Bağlantı

    2. RAPOR YAZMA
    2.1.Araştırmanın Kısımları
    Bilimsel araştırma çabasının son halkası yapılan araştırma sonucu elde edilen
    bulguların bir rapor haline getirilmesidir. Bu aşama araştırma süreci içerisinde elde edilen bilgilerin başkalarıyla paylaşılacak düzeye getirilmesi ve bu amaçla uygun biçimlendirmenin yapılabilmesini içerir. Bu nedenle incelemelerin uygun şekilde rapor haline getirilebilmesi için bir takım ortak kurallar luşturulmuştur. Yapılan incelemenin başkaları tarafından anlaşılabilmesi ve değerlendirilebilmesi için araştırmaların elirlenen bu kurallara uygun olarak raporlaştırılması gerekir.Araştırma ne kadar iyi çalışılmış ne kadar amaca uygun olursa olsun eğer yazılırken başkalarının anlayacağı ve kabulleneceği bir biçimde kaleme alınmamışsa eksik kalmış demektir. Çünkü araştırmaların bir amacı da bilgiyi paylaşabilmektir. İyi yazılarak paylaşıma sunulamayan bir araştırma amacını tamamlayamamış demektir. Araştırmalar neticesinde elde edilen bulguların paylaşımında anlaşılırlığı sağlamak amacıyla genellikle kabul gören bazı kurallar oluşturulmuştur. Bunlara rapor yazma kuralları denir.

    Bilimsel açıdan rapor yazılırken ilk yapılacak iş araştırmanın kısımlarını
    oluşturmaktır. Raporlaştırılmış bir araştırma üç temel kısımdan oluşur. Bunlar; birinci kısım,
    metin kısmı ve son kısımdır.
    Raporun birinci kısmında aşağıdaki bölümler bulunur.
    * Birinci Kısım
    -Kapak Sayfası
    -Özet
    -Anahtar Kelimeler
    -Önsöz
    -İçindekiler
    -Kısaltmalar veya simgeler.


    *Metin Kısmı
    -Giriş
    -Bölümler
    -Sonuç

    *Son Kısım
    -Ekler
    -Kaynakça
    -Dizin


    Yazım aşamasına gelmiş bir araştırmanın kurallara uygun olarak rapor haline
    getirilebilmesi için yukarıda belirtilen her bölümde uyulması gereken temel noktaları
    sırasıyla ele alalım.

    Kapak sayfası

    Hazırlanan bir raporun ilk sayfası kapak sayfasıdır. Genel olarak kapak sayfasında şu
    bilgiler bulunur.
    Raporun hazırlandığı kurumun adı.
    Raporun adı.
    Raporu hazırlayan kişi veya grubun adı.
    Varsa raporu denetleyen kişi ya da gurup adı.
    Raporun yazıldığı yer ve yıl.
    Raporun
    kısımları

    Yukarıdaki bilgilerle oluşturulacak kapakta genelde kullanılan bir biçim ve
    sıralama yöntemi şöyledir.


    Hacettepe Üniversitesi
    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü



    LİSELERDE CUMHURİYET TARİHİ
    DERS KİTAPLARI (1935 – 1990)


    İSMAİL KOÇAK


    YÜKSEK LİSANS TEZİ



    ANKARA 2000

    Özet
    Araştırma hakkında genel bilgilerin, amacının, kullanılan yöntemlerin ve elde edilen
    bulguların kısa ve genel bir biçimde tanıtıldığı bölümdür. Bu bölüm genelde uzun tutulmaz.
    Özet bölümü yazılırken araştırmanın önemli noktaları ön plana çıkarılır. Okuyan kişi bu
    bölüm sayesinde tüm rapor içerisinde neleri bulabileceğine dair genel fikirler edinir. Bazı
    araştırmalara özetin yabancı dile çevrilmiş şeklide eklenir.

    Anahtar Kelimeler
    Bazı raporlar belli kuruluşlar ya da kütüphaneler tarafından saklanır. Bu raporların
    içeriklerini görmek isteyen, çalışmaların temel konularını taramak isteyen kişi ya da
    araştırmacıların aradıkları konularla ilgili çalışmalara ulaşmalarını kolaylaştırmak amacıyla
    raporda kullanılan esas kavramlar anahtar kelimeler bölümüne yazılır.
    Anahtar kelimeler. Raporların ilgilenenler tarafından kolayca bulunmasını sağlamak
    amacıyla yazılır. Raporu yazan kişi kendi raporunda bulunabilecek temel konuları belirler ve
    bunları anahtar kelimeler bölümüne yazar. Anahtar kelimeler genelde üç beş kelime
    civarında oluşturulur.

    Önsöz
    Bu bölüm her rapor yazımında oluşturulması zorunlu bir bölüm değildir. Çalışmanın
    hazırlanış ortamı karşılaşılan güçlükler çalışmada emeği geçen kişiler varsa eksik ya da
    sınırlı kalan konular bu bölümde belirtilir. Çalışmanın oluşumunda katkısı olan kişi ya da
    kuruluşlara bu bölümde teşekkür edilir.

    İçindekiler
    Rapor içeriğinin bir sıra dahilinde ve sayfa numaralarına göre yer aldığı konu
    başlıkları ve alt başlıkların bir sıra ve düzen içerisinde gösterildiği kısımdır.

    Kısaltmalar
    Eğer yazar genellikle herkes tarafından bilinenlerin dışında kısaltmalar yapmışsa
    bunları bir liste halinde araştırmanın ön kısmında gösterebilir. Kısaltmalar listesi alfabetik
    sıraya göre oluşturulur. Yalnız unutulmaması gereken nokta, kısaltmalar listesi oluşturulmuş
    olsa bile metin içersisinde kısaltmayla ifade edilen kelimeler ilk kez kullanıldıkları yerde
    uzun şekliyle yazılır. Daha sonra kısaltılmış biçimi kullanılır.

    Örneğin
    A.g.e. : Adı geçen eser
    A.g.m. : Adı geçen makale
    AKM : Atatürk Kültür Merkezi
    Bak. : Bakanlığı
    bkz. : bakınız
    34
    Böl. : Bölümü
    C. : Cilt
    Haz. : Hazırlayan
    İÜK. : İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi
    s. : sayfa
    S. : Sayı

    Metin kısmı
    Araştırmanın yer aldığı bölümdür. Raporda ifade edilecek bulgular bu bölümde
    aktarılır. Metin kısmı girişle başlar ve sonuçla biter. Raporda açıklanmak istenen fikirler
    bölüm ya da bölümler halinde sunulur.
    Giriş; araştırmanın metin kısmının başlangıcıdır. Girişte araştırmanın çözümlemeye
    çalıştığı soru ya da sorunlar açıklanır. Raporun hangi bölümlerden oluştuğu, bölümlerde
    nelerin ele alındığı gibi konular girişte işlenir.
    Bölümler; raporun ana gövdesidir. Raporu hazırlayan kişinin anlatmak, açıklamak,
    ispatlamak istediği görüşlerini ifade ettiği metin kısmıdır. Bölümlerin içeriği ve sayısı
    araştırmaya göre değişir. Her bölüm raporun vermek istediği ana düşünceyi desteklemelidir.
    Bölümler bazen alt bölümlere de ayrılabilir. Bölümlendirmede rakam ya da harf gibi
    semboller kullanılır. Bazı kısa çalışmalarda ise alt bölümler bulunmayabilir.
    Sonuç; inceleme sayesinde elde edilen bulguların net bir şekilde anlatıldığı ya da varsa
    hipotezlerin ispatlandığı kısımdır. Bu kısımda çözülen sorun ya da sorunlar, üretilen bilgiler,
    geliştirilen yöntemler veya elde edilen faydalar kısa ve net bir biçimde dile getirilir.

    Son kısım
    Ekler; metinde verilmesi araştırmanın bütünlüğü ya da akıcılığı açısından sakıncalı
    olan ama incelemeyi destekleyecek bulgular metin sonunda ek olarak konulabilir.
    Eklerde uzun, ayrıntılı tablolar, anket formları, çizelgeler, belgeler, uzun alıntılar vb.
    verilebilir.
    Her ek ayrı bir sayfada ve numaralandırılarak verilir.
    Kaynakça; araştırmanın oluşturulmasında yararlanılan tüm kaynakların sistemli bir
    biçimde yazıldığı bölümdür.
    Dizin; bazı raporlarda aranan konuların kolaylıkla bulunabilmesi için hazırlanan her
    kelimenin yer aldığı sayfayı gösteren bir düzenlemedir.

    2.2. Kaynak ve Dipnot Gösterme Kuralları

    Rapor içerisinde kullanılan farklı kaynaklardan edinilen bilgilerin nereden alındığının
    gösterilmesi gerekir. Raporda farklı bir kaynaktan alınan ve olduğu gibi kullanılan
    cümlelerin ya da rapor hazırlayan kişinin faydalandığı düşüncelerin hangi kaynaklardan elde
    edildiği gösterilmelidir.
    Rapor yazarken kaynak gösterilmesi; savunulan görüşlerin doğruluğunu desteklemeyi,
    araştırmacının kendi katkısının ne olduğunu belirtmeyi, sunulan bilgilerin denetimine imkân
    vermeyi, yeni araştırmacılara yol göstermeyi mümkün kılar.
    Rapor yazılırken kaynak gösterilmesi gereken bilgiler genellikle şunlardır;
    - Genel bilgilerin dışında kalan ve başkaları tarafından ifade edilmiş görüşler
    - Başka kaynaklardan edinilen fikir ya da düşünceler
    - Tablo ya da çizelgenin alındığı kaynaklar
    Kaynak gösterme metin içerisinde yapılabileceği gibi dipnotlarla da
    gerçekleştirilebilir.
    Kaynaklar metin içerisinde gösterilirken kullanılan kaynaktan aktarılan cümle ya da
    cümlelerin sonunda parantez açılarak gösterilir.
    Dipnotlu sistemden bahsetmeden önce şu açıklamanın yapılması faydalı olacaktır.
    Dipnotlar yalnızca yararlanılan kaynakları göstermede kullanılmaz. Rapor hazırlayan kişi
    bahsettiği konuda ayrıntılı bilgi, farklı görüş, hatırlatma vb. yapmak istediğinde de dipnot
    kullanabilir. Metin içerisinde ilgili bölüme dipnot numarası vererek gerekli açıklamayı o
    numaralı dipnotta yapabilir.
    Dipnotlar raporlarda üç ayrı şekilde düzenlenebilir.
    1.Sayfa sonunda; metin içerisine dipnot numarası konulur ve aynı sayfanın alt kısmına
    yararlanılan kaynakla ilgili açıklamalar yazılır.
    2. Bölüm sonuna; metin içerisinde verilen rakamlar bölüm sonunda dipnotlar olarak
    toplanır ve bölüm sonlarında toplu olarak gösterilir. Eğer birden çok bölüm varsa her
    bölümde dip not numaralandırılması tekrar birden başlatılarak verilir ve her bölümle ilgili
    dipnotlar o bölümün sonuna yerleştirilir.
    3. Rapor sonunda; Metin içerisinde kullanılan dipnotlar bir araya getirilir ve
    araştırmanın sonunda ayrı bir bölüm olarak düzenlenir.

    Bu üç yöntemden en uygunu sayfa sonuna dipnot düşülmesidir. Çünkü okuyucu
    görmek istediği dipnotu, okumasını bozmadan kolayca görebilir.
    Kaynak göstermede dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Bu kurallar
    yararlanılan kaynağın türüne göre değişiklik gösterir. Bunları sırasıyla inceleyelim.
    Kitaplar: Eğer kaynak olarak bir kitap gösterilecekse düzenleme şu şekilde yapılır.
    Yazarın Adı ve Soyadı, Kitabın Adı, Yayınlandığı Şehir, Yayın Yılı, Sayfa numarası.
    Örnek; Cemil Meriç, Bu Ülke, İstanbul, 1993, s. 45
    Eğer bir kitabın birden çok yazarı varsa yazarların adları ve soyadları tek tek yazılır.
    Diğer kısımlarda farklı bir uygulama yapılmaz.
    Örnek; Serdar Keskin, Mahmut Biçer, Aksi Seda, Ankara, 2006, s. 46
    Eğer bir kitabın birden çok sayfası ifade edilmek istenirse sayfa numaralarının arasına
    ( , ) ya da ( - ) işareti konur. ( - ) işareti konunun belirtilen sayfalarda başladığı ve bittiğini
    gösterir. ( ,) ise konunun gösterilen ilk sayfada başladığını ve son sayfaya kadar aralarda
    işlendiğini gösterir.
    Örnek; Ömür Ceylan, Tasavvufi Şiir Şerhleri, İstanbul, 2000, s. 65,69
    Hüseyin Ağca, Yazılı Anlatım, Ankara, 1999, s. 79-84
    Bir kaynak dipnotlarda ilk kez kullanılıyorsa yukarıda bahsedilen şekilde yapılır. Aynı
    kaynak rapor içerisinde birden çok kere gösterilecekse kısaltma yapılır.
    Yazarın Soyadı, a.g.e., sayfa numarası
    age; adı geçen eser demektir.
    Örnek; Meriç, a.g.e., s. 83
    Şeklinde kaynak gösterilirse, Cemil Meriç’in daha önceki dipnotta ayrıntılı gösterilen
    eseri kastedilmiş olur.
    Aynı soyadı taşıyan yazarların kitaplarını tekrar kaynak göstermek gerektiğinde
    karışıklık olmasın diye yazar adları da belirtilir.
    Rapor içerisinde aynı yazarın birkaç farklı kitabı kullanılmışsa açıklayıcı olması için
    yazarın soyadından sonra kitabın adı yazılır.
    Örnek; Meriç, Kırk Ambar, a.g.e., s.89
    Örnek;Meriç, Mağaradakiler, a.g.e., s.99
    Bu yöntemle kitabın yayın yeri ve yılını tekrar tekrar yazmak gerekmez.
    Makaleler: Eğer kaynak olarak bir makale gösterilecekse şu düzen gerçekleştirilir.
    Yazar Adı Soyadı, “Makalenin Adı”, Bulunduğu Kitabın Adı, Yayın Yeri, Yayın
    Yılı, Sayfa numarası
    Örnek; Mete Tunçay, “İlk ve Orta Öğretimde Tarih”, Felsefe Kurumu Seminerleri,
    Ankara, 1977, s.276,277
    Aynı makale birden çok yerde kaynak olarak gösterildiğinde kaynağın sonraki
    gösterimi şu şekilde yapılır.
    Yazarın Soyadı, a.g.m., s.276
    a.g.m.; adı geçen makale demektir.
    Kaynak gösterirken makalede uyulacak kuralların diğer ayrıntıları kitaplarla aynıdır.
    Orada gösterilen değişiklikler makaleye uygulanır.
    Ansiklopedi: Kaynak gösterilen eser bir ansiklopedi ise şu yekilde kaynak gösterilir.
    Ansiklopedinin Adı, Cilt Numarası, Yayın yeri, Yayın Yılı, Sayfa Numaras4ı.
    Örnek; Tanzimat’tan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi, 6.cilt, İstanbul, 1985, s.
    1934
    Dergi: Bir süreli yayın içerisinde bulunan bir makale dipnotta şöyle gösterilir.
    Yazar Adı ve Soyadı, “ Makalenin Adı”, Derginin Adı, Cilt Numarası, Sayısı, Sayfa
    Numarası.
    Örnek; İlhan Akçay, “Yakutiye Medresesi”, Vakıflar Dergisi, Sayı 6, İstanbul, 1965,
    s.146
    2.3. Metin Aktarımları
    Araştırma yazılarında bazen başka kişi veya kişilerin görüşlerine yer vermek gerekir.
    Araştırmacı; fikirlerini desteklemek, araştırmasını zenginleştirmek için ya da benzeri
    amaçlarla başka kaynaklardan alıntı yapabilir.
    Bir araştırmada farklı kaynaklardan iki şekilde aktarım yapılabilir.
    Doğrudan aktarma: Bir başka kaynakta yazılmış olan fikir veya düşüncelerin
    cümlelerde hiçbir değişiklik yapmadan araştırma içerisinde kullanılmasıdır.
    Bu tür kaynak aktarımlarında kullanılan cümleler ( “ )işareti arasına alınır, italik yazı
    tipiyle yazılır ve cümlelerin bittiği yere dipnot numarası konularak cümlelerin alındığı
    kaynak dipnotta gösterilir.
    Doğrudan kaynak aktarımında bazen cümlelerin tamamına ihtiyaç duyulmaz ve
    aktarılan metin içerisinden bazı cümleler çıkarılabilir. Bu durumda aktarılan metinden
    çıkarılan cümlelerin olması gereken yere ( … ) işareti konularak gösterilir.
    Dolaylı Aktarım: Başka kaynaktaki cümlelerin olduğu gibi değil sadece anlatmak
    istediği düşüncelerin aktarımıyla gerçekleştirilir. Araştırmayı yapan kişi kaynak olarak
    kullandığı metnin cümlelerini olduğu gibi almayıp yalnızca düşüncelerini ifade etmekle
    yetinebilir. Aktarım yaparken kendi üslubunu kullanabilir.
    Bu tür aktarımlarda ( “ ) işareti kullanılmaz. Cümleler italik olarak yazılmaz. Fakat
    araştırmada düşüncelerin aktarıldığı bölüme yine dip not numarası konulur ve yararlanılan
    kaynak orada gösterilir.

    2.4.
    Tablo Şekil ve Grafikler

    Bazı veri ve bilgilerin sözlü anlatımı karmaşık ve zordur. Özellikle rakamlara dayalı
    verilerin sözlü anlatımla okuyucuya ulaştırılması büyük güçlüklere neden olabilir. Bu amaçla
    araştırmalarda karmaşık durumların okuyucuya daha kolay aktarılması amacıyla tablo, şekil
    ya da grafikler kullanılır.
    Tablo: Bilgileri sistemli ve sıralı olarak gösterebilmek amacıyla düzenlenen
    çizelgelerdir. Bir raporda tablo kullanılırsa tablo başlığı ve numarası mutlaka bulunmalıdır.
    Eğer tablolar bir başka kaynaktan alınmışsa tablonun alındığı kaynak tablonun altında
    gösterilmelidir.
    Şekiller: Araştırmayı zenginleştirmek ve anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla
    kullanılan figür, grafik ya da resimlerdir.
    Araştırmalarda bu amaçla kullanılan şekillerin altında şekil numarası ve açıklaması
    verilir. Eğer şekiller başka kaynaklardan alınmışsa burada kaynak gösterilir.

    2.5. Etkili Yazma ve Yazım Kuralları

    Bir araştırmada elde edilen bulgular ne kadar çarpıcı olursa olsun kullanılan aktarım
    şekli başarısızsa araştırma da başarısız olmuş demektir. Çünkü; raporlaştırmada amaç
    bilgilerin en iyi şekilde okuyucuya aktarılmasıdır. Eğer okuyucu araştırma metninden
    faydalanamıyorsa yapılan araştırma sadece araştırmacı için bir şeyler ifade edebilir. Okur
    için bir anlam taşımaz. Bu nedenle araştırmaların aktarımında kullanılan dil ve yöntem son
    derece önemlidir.
    Araştırmalarda anlatımın açık ve kolay anlaşılır olması gerekir. Cümleler düzgün,
    kurallı ve net olmalıdır. Kelime seçimlerine özen gösterilmeli, anlamı bilinmeyen
    kelimelerin, özellikle yabancı kelimelerin kullanımından kaçınılmalıdır. Paragraflar
    oluşturulurken paragraf içerisindeki düşünce bütünlüğüne özen gösterilmeli, her paragraf bir
    ana fikri anlatacak şekilde düzenlenmelidir. Anlatımda kullanılan şahıs ve zamanlara dikkat
    edilmelidir. Araştırma yazılarında genellikle üçüncü şahıs ve geniş zamanlı anlatımlar
    kullanmaya özen gösterilmelidir.
    Etkili bir metin, iyi bir anlatımın yanı sıra yazım kurallarına uyulmasını da gerektirir.
    Bu amaçla aşağıda dikkat edilmesi gereken yazım kuralları kısaca açıklanmıştır.

    2.5.1. De, Da Bağlacının Yazılışı

    De, da bağlacı ayrı yazılır; ancak, kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı
    olarak büyük ünlü uyumuna uyar ve da, de biçimini alır: Kızı da geldi, gelini de.
    UYARI: Ayrı yazılan de, da hiçbir zaman te, ta şeklinde yazılmaz.
    UYARI: Ya sözüyle birlikte kullanılan da mutlaka ayrı yazılır.( ya da)
    UYARI: da, de bağlacını kendisinden önceki kelimeden kesme işareti ile ayırmak
    yanlıştır. Bu bağlacı tamamen ayrı yazmak gerekir: Ayşe de geldi (Ayşe’de geldi değil).
    UYARI: Bulunma hâli eki olan –da, -de, -ta, -te’nin da, de bağlacı ile hiçbir ilgisi
    yoktur; bulunma hâli eki getirildiği kelimeye bitişik yazılır: devede kulak, evde kalmak,
    ayakta durmak.

    2.5.2. Ki Bağlacının Yazılışı

    “Ki” bağlacı ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, bilmem ki.
    Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.
    Ancak “ki” bağlacı, birkaç örnekte kalıplaşmış olduğu için bitişik yazılır: belki, çünkü,
    mademki, halbuki, meğerki, oysaki, sanki.
    Şüphe ve pekiştirme göreviyle kullanılan ki sözü de ayrı yazılır: Babam geldi mi ki?
    Başbakan konuşacak mı ki?
    -ki aitlik ekinin yazılışı
    -ki aitlik eki ünlü uyumlarına uymaz: akşamki, yarınki, duvardaki, onunki, yoldaki.
    Yalnız birkaç örnekte bu ek ünlü uyumlarına uyar: dünkü, öbürkü, seninki.

    2.5.3. Mı, Mi, Mu, Mü Soru Ekinin Yazılışı

    mı, mi, mu, mü soru eki gelenekleşmiş olarak ayrı yazılır; ancak, kendisinden önceki
    kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar ve mı, mi, mu, mü biçimlerini alır:
    Kaldı mı? Sen de mi Brutus? Olur mu? İnsanlık öldü mü?
    Soru ekine birtakım ekler de getirilebilir. Bu ekler soru ekiyle bitişik yazılır: Verecek
    misiniz? Okuyor muyuz? Çocuk muyum? Gelecek miydi? Ölür müsün, öldürür müsün?
    Bu ek sorudan başka görevlerde kullanıldığı zaman da ayrı yazılır: Güzel mi güzel!
    Yağmur yağdı mı dışarı çıkamayız.

    2.6. Noktalama İşaretleri

    Nokta (.)
    1- Cümle sonlarında kullanılır. Belli bir duraklama yapılacağını gösterir.
    2- Şiir, kitap, gazete, dergi, yazı başlıklarından sonra nokta kullanılmaz. Bölüm
    başlıklarından sonra da kullanılmaz.
    Büyük Nutuk, Gün Eksilmesin Penceremden, Giriş, V. Bölüm
    Başlıklardan sonra satır başı yapılmamış, söze açıklamayla devam edilmişse nokta kullanılır.
    3- Kurum ve kuruluş isimlerinden sonra nokta kullanılmaz.
    4- Sık geçen kısaltmalarda nokta kullanılır. (Prof., Dr.) Ancak kimi kısaltmalarda nokta
    kullanılmaz: TBMM, AET, NATO, TDK, cm, kg
    5- Sıra bildirmek için sayılardan sonra konur. II. Mehmet III. Selim 5. Cadde XX. yüzyıl
    6- Tarihleri yazmada gün, ay ve yılı ayırmak için aralarına konur. 1.3.1967. Tarihlerde ay
    adları yazıyla olursa ay adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz. 23 Nisan 1920
    7. Saat ve dakikaları ayırmak için kullanılır.
    Okul saat 8.30'da başlar.
    8- Kelimelerin bir veya birkaç harfi alınarak yapılan kısaltmalarda kullanılır. Psikol. sos. snt.
    9- Sıra göstermek için satır başlarına konan harflerden ve sayılardan sonra kullanılır. a, b.
    1.1. A. B.
    10-Üçlü gruplara ayrılarak yazılan büyük sayılarda gruplar arasına konur. 8.375.562,
    27.870.197.

    Virgül (,)

    1-Yazıda arka arkaya gelen eş görevli kelimeler arasına konur. Ali, Mahmut ve Veli samimi
    arkadaştırlar.
    2- Eş görevli cümleler arasına konur. Hızla içeri girdi, çantasını aldı.
    3- Cümle içindeki ara sözleri ayırmak için kullanılır. Bütün okullar, İstanbul Lisesi hariç,
    eylül sonunda açılıyor.
    4- Cümle içinde özel olarak vurgu yapılması gereken kelimeden sonra kullanılır. Böylece,
    her istediğini almış oldu.
    5- Sayılarda ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır. 45,9 999,9 13,5 587,3
    6- Çok uzun cümlelerde özneden sonra kullanılır.
    7- Tekrarlanan kelimeler arasına konur. Akşam, yine akşam. A.Haşim. Ancak, ikilemelerde
    kelimeler arasına virgül konmaz. Akşam akşam, bata çıka.
    8- Hitap kelimelerinden sonra konur. Sayın Başkan, Sevgili kardeşim,
    9- Ve, veya bağlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz.
    10-Bir düşünceyi kabul veya kabul etmeme sözlerinden sonra kullanılır. Hayır, sizin gibi
    düşünmüyorum. Evet, sizi dinliyorum.
    11-Yazışmalarda yer isimlerini tarihlerden ayırmak için kullanılır.
    Beşiktaş, 9 Aralık 1986, Ankara, 3 Mayıs 1960.
    12-Ünlem grubu oluşturmak için cümlede ünlem gibi kullanılan kelimeden sonra konur,
    ünlem ise cümle sonuna alınır.
    Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!
    13- Sayıların yazılışında, kesirleri ayırmak için konur. 38, 6 19,5 0,25
    14- Biyografik künyelerde yazar, eser, basım evi vb. maddelerden sonra konur.
    Noktalı virgül ( ; )

    1- Şekil ve anlamca bağları bulunan cümleleri ayırmak için kullanılır.
    At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
    2- Cümle içinde aynı değerde olup virgül ile ayrılmış türleri, grupları ayırmak için kullanılır.
    Sınıfın öğrencilerinden Ali, Hasan ve Veli 3-A sınıfına;
    Murat, Mehmet, Onur da 3-B sınıfına gönderildiler. Olan oldu, iş işten geçti; gelmese de
    olur.
    3- Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak için konur.
    İtalya, İngiltere, Fransa; Roma, Londra, Paris.

    İki nokta ( : )

    1- Bir cümlenin sonunda açıklama yapılacaksa, örnek verilecekse konur.
    Başarmanız için bir tek şart vardır: Çalışmak. İnce sesli harflerimiz şunlardır: e, i, ü, ö.
    2- İki noktadan sonra gelen açıklama bağımsız bir cümle ile başlıyorsa, cümlenin ilk
    kelimesi büyük yazılır. Annesi merak ederek sordu: Bu çalışmadan kırık mı aldın?
    3- İki nokta işaretinden sonra örnekler sıralanacaksa ilk kelimenin birinci harfi küçük yazılır.
    Sınıfın hali şöyleydi: kırık iki masa, yerde sandalyeler.
    Üç nokta (...)
    1- Bir sebeple bitirilmemiş cümlelerin sonuna konur. Burada kırlar o kadar güzel ki...
    2- Açıkça yazılması istenmeyen kişi ve yer adları yerine kullanılır. Onun A... geldiğini kimse
    bilmiyordu.
    3- Kaba sayılan, yazılması istenmeyen sözlerin yerine konur. Yaptığı... kötülüğünü sonradan
    anladım diyordu.
    4- Bir konuda birtakım örnekler verilirken başkalarının da bulunduğunu belirtmek için
    kullanılır. Bu gezide her öğrenci bir yemek getirmişti: köfte, dolma, helva...
    5- Alıntılarda; başta ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konur.
    ...Türkçenin çekilmediği yerler vatandır, ancak çekildiği yerler vatanlıktan çıkar... Yahya
    Kemal

    Soru işareti (?)

    1- Soru bildiren cümlelerin sonuna konur. Nereden geliyorsunuz?'
    2- Soru bildiren kelimelerden sonra da konur. Kimsin? Parola nedir? '
    3- İçinde soru eki olduğu halde soru anlamı vermeyen cümlelerde bu işaret kullanılmaz.
    Buradan bir çıktım mı doğru sendeyim. Buldum mu kaçırmam.
    4- Bazı kelimeler ve cümlelerde soru bildiren kelime olmadığı halde soru anlamı vardır. O
    zaman kullanılır. Adınız? Doğduğunuz yer?
    5- Bir söze inanılmadığını, sözün şüphe ile karşılandığını bildirmek için sözden sonra veya
    cümle sonunda soru işareti parantez içinde konur.
    Öğrenci çok çalıştığını(?) söylüyordu. Çok yoruldum de-' di(?).
    6- Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır. Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum
    yeri: ?)

    Ünlem işareti (!)

    1-Sevinç, acı, korku, hayret, nefret, bunalma duygularını anlatan cümlelerin sonuna konur.
    Ne mutlu Türküm diyene! - Atatürk. Hey, baksanıza! Dur yolcu! Aferin! Alçak! Zalim! Öf!
    Çok karışmasana be!
    2- Ünlem niteliğinde yapılan seslenmelerden sonra da ünlem işareti konur.
    Arkadaş! Simitçi!
    3- Söylevlerde kullanılır.
    Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!
    4- Ünlem işareti parantez içinde bir kelimeden veya cümleden sonra kullanılırsa,
    küçümseme, alay, dikkat çekme anlamı verir.
    Gençliğinde büyük bir atıcı olduğunu söyledi (!). Fizik sınavının birincisi (!) olduğunu
    söylüyordu.

    Çizgi (-)

    1- Konuşmaları göstermek için kullanılır.
    - Kimsin?
    - Parola nedir?
    2- Karşılıklı konuşma şeklinde olmayan sözler de konuşma cizgisi ile verilebilir.
    Öğretmeninin yanına sokuldu.
    - Bana izin veriniz gideceğim, dedi.

    Birleştirme Çizgisi (-)

    1- Satır sonuna sığmayan kelimeleri birleştirmek için kullanılır.
    (Sana dar gelmeyecek mak-beri kimler kazsın. M. Akif)
    2- Cümle içinde ara sözleri belli etmek için kullanılır.
    Bunu anlatmamdaki maksat -açıklamak gereksiz ya- sizi uyarmaktır.
    3- Eski Arapça ve Farsça sözlerde kök ve ekleri ayırmak için kullanılır.
    Kelam-ı kibar Servet-i Fünün, Cemiyet-i Akvam, Ateş-perest
    4- Kelimeler arasında "-den... a, ve, ile, arasında" anlamları-nı vermek üzere kullanılır. Türk-
    Alman işbirliği, Türkçe-ingilizce sözlük
    5- İki veya daha fazla özel kişi ve yer adı arasına konur. (İstanbul-Ankara yolu, Koç-Sabancı
    anlaşmazlığı)

    Tırnak işareti (" ")

    1-Bir yazıda başkasından söz alınıp kullanılacaksa olduğu gibi aktarılan başkasının sözünün
    başına ve sonuna konur.
    Atatürk, "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sözünü bizzat söylemiştir.
    2- Söylendiği şekilde yazıya aktarılmayan kişilerin sözleri tırnak içine alınmaz.
    Atatürk Türk olmanın mutluluğunu belirtmiştir.
    3- Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır.
    Çok kullandığımız "bay" kelimesi aslında zengin demektir.
    4- Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem) tırnak içinde
    kalır. "İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!" diyorlar.
    Yahya Kemal Beyatlı
    5- Parça içinde geçen edebî eser isimleri, bilimsel yayınların isimleri de özellikle birkaç
    kelimeden oluşuyorlarsa tırnak içinde gösterilir.
    "Çalıkuşu" "Babanız Atatürk" "Otuz Beş Yaş"

    Parantez ( )

    1- Cümle içinde açıklayıcı bilgiler verilecekse kullanılır.
    O kitabın çıkış tarihinde (1968) sen okuma yazma bilmiyordun.
    2- Cümle içinde kullanılan ara sözlerin veya cümlelerin başına sonuna konur. Bugünkü
    medeniyet yolunda ilerleyişimiz (Daha önceki Müslüman Türk medeniyetleri düşünülürse)
    pek de büyük bir ilerleme olmasa gerek.

    Kesme işareti (')

    1- Özel isimlere getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. Ali'den, Asya'da, Atatürk'üm, Türk'e,
    Venüs'ü
    Ancak kurum ve kuruluş adlarından sonra kesme işareti kullanılmaz.
    Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumuna.
    Ayrıca kişi adlarından sonra kullanılan unvanlara gelen ekler de ayrılmaz.
    Sevinç Hanıma, Ender Beyden, Ali Efendinin.
    2- Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. TBMM'nin ABD'nin
    3- Sayılardan sonra getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. Cumhuriyet 1923'te ilan edildi.
    4- Bir harf veya ekten sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır.
    5- Metre (m), litre (l), kilometre (km) şeklindeki kısaltmalardan sonra kesme işareti
    kullanılır.
    Ankara-İstanbul yolunun 300 km'lik kısmının yapımı bitmişti.
    6- Basım sırasında bazı harfler değişik şekilde dizilse bile (italik, çok belirgin siyah) kesme
    işareti yine de kullanılır. Faruk Nafiz'in Han Duvarları'nı okudunuz mu?
    7- Gazete ve dergi başlıklarına ek getirilmişse kesme işareti ile ayrılır.
    Anayasa'yı, Resmi Gazete'de
    8- Özel isimlerden türetilmiş kelimelerde (isim, mastar şeklinde fiil ve sıfatlarda) kesme
    işareti kullanılmaz.
    Türklük, Türkleşmek, Türkçülük, İstanbullu, Ankaralı,
    Araplaşmak, Romalı, Londralı, Parisli, Türkçenin, Hıristiyanlığın, Aydınlıdan.
    9- Yabancı özel adların sonundaki çokluk ve yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılır.
    Bordo'lu

    2.7. Bitişik Yazılması Gereken Kelimeler

    1- Birleşen iki kelimede anlam kaymasına uğrayanlar: Hanımeli (bir bitki), kadıngöbeği (bir
    tatlı), devetabanı (bir bitki), aslanağzı (bir çiçek).
    2- Bileşik kelimelerin bir kısmında sesli harf düşmesi meydana gelmiş olanlar: Pazartesi
    (pazar ertesi), kaynana (kayın ana), niçin (ne için).
    3-Pekiştirilmiş sıfatlar. Sapsarı, sipsivri, dümdüz.
    4-Yapı bakımından tam olarak birleşmiş, bileşik kelime halini almış bazı kelime ve
    deyimler. Zıpçıktı, çıtkırıldım, dedikodu, gecekondu, külbastı.
    5- Farsçadan alınan (hane) kelimesi ile yapılan birleşik kelimeler. Kahvehane, çayhane,
    yatakhane.
    6- Dilimizde bulunan bazı kelimeler, etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birleşirken
    ses fazlalaşması (Kelimeler yabancıdır, asıllarına benzer duruma gelir) meydana gelir:
    Affetmek, halletmek, hissetmek.
    7- Dilimize yabancı dillerden girmiş, bugün çok kullandığımız bazı kelimeler etmek,
    eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birleşirken ikinci hecedeki sesli harflerini düşürür
    (Asılları gibi olurlar). Emir - emretmek, nakil- nakletmek, şükür o şükretmek, sabır -
    sabretmek.
    8- (a-e-ı-i-u-ü) ekleri kullanılarak yapılmış bileşik fiiller. Uyuyakalmak, bakakalmak,
    yapabilmek, yazıvermek, öle-yazmak.
    9- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş Türkçe yer adları (İI, şehir, köy).
    Çanakkale, Eskişehir, Pınarbaşı
    10- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş mahalle ve semt adları. Çengelköy,
    Beşiktaş, Yenimahalle, Sarıyer.
    11- Dağ, tepe, akarsu, göl, deniz adları: Uludağ, Kızıldeniz, Karasu, Acıgöl, Aksu.

    2.8. Ayrı Yazılması Gereken Kelimeler

    1-Sıfatlarda derece göstermeye yarayan (en, daha) gibi zarflar: En güzel, daha iyi, en fazla,
    daha soğuk vb.
    2- İkilemeler, (İkilemeler dilimizde çok geniş yer tutar.): Düşe kalka, gide gide, eski püskü,
    şıpır şıpır, kem küm, allak bullak.
    3- İkilemelerden bazıları bugün kullanılmayan kelimelerden meydana gelir. Anlamsız gibi
    görünen bu kelimelerin zamanında anlamlı birer kelime olduğu bilinmektedir. Bunlar da
    diğer ikilemeler gibi yazılır. Ev bark, soy sop.
    4- (m) ile yapılmış ikilemeler: Dolap molap, kapı mapı, kitap mitap.
    5- İsim hal ekleri ile yapılan ikilemeler: iç içe, göz göze, elden ele, yıldan yıla, yan yana.
    6- İyelik eki almış ikilemeler: Boşu boşuna, günü gününe.
    7- İsimleri tekrarlamak şeklinde yapılan ikilemeler: Akın akın, kucak kucak, takım takım.
    8- Sıfatların tekrarlanması ile yapılan ikilemeler: Tatlı tatlı, diri diri, ağır ağır, güzel güzel.
    9- Kökü yabancı olup (be) getirilerek söylenen ikilemeler: Öz be öz, ay be ay.
    10-Deyimler (Dilimizde çok sık kullanılmaktadır): Yuvasını yapmak, devede kulak, ununu
    elemiş eleğini asmış, çalım satmak.
    11- (Ev, yurt) kelimeleri ile kurulan bileşik kelimeler. Radyo evi, sağlık yurdu, öğrenci
    yurdu, aş evi.
    12- Ardı sıra, peşi sıra, önü sıra, yanı sıra gibi sözler.
    13- İki kelimeyi birleştirip bir bileşik kelime yapıldığında her iki kelime de eski anlamını
    koruyorsa. Arnavut kaldırımı deniz yolu, Tatar böreği, kuru soğan, tahin helvası, tulum
    peyniri, çam fıstığı, badem şekeri, bağ bozumu.
    14- İsim soylu bir kelime ile etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile yapılan bileşik
    fiiller. Yarış etmek, borç etmek, gelin olmak, sağ olmak, el etmek,,
    15- Yer adlarında kullanılan Batı, Doğu, Güney, Kuzey, Aşağı, Orta, Yukarı, Küçük,
    Büyük,: Eski, Yeni, iç ve benzeri, kelimeler. Doğu Anadolu, Batı Trakya, Orta Anadolu,
    Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Anadolu, Uzak Doğu, İç Anadolu, Küçük Çekmece, Büyük
    Çamlıca, Büyük Menderes.



  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    10.Sınıf Mesleki Gelişim Modülü- Mesleki Gelişim Öğrenme Faaliyeti Konusu

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 2 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 1,00 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 26.12.10, 15:31
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.11.10, 03:04
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07.11.10, 21:52
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.10.10, 22:43

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.