Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Yaratılış Mitleri Mitler Hakkında Mitler Bilgi Mitler Tanımı Mitler Genel

  1. #1
    Mavi Admin
    Sponsorlu Bağlantı

    Yaratılış Mitleri Mitler Hakkında Mitler Bilgi Mitler Tanımı Mitler Genel

    Sponsorlu Bağlantı

    Yaratılış Mitleri Mitler Hakkında Mitler Bilgi Mitler Tanımı Mitler Genel

    İnsanlar evrende kendi yerlerini,yaşadıkları toplumun yapısını,kendileri ile algıladıkları dünya arasındaki ilişkileri ve doğal olayların anlamını sürekli sorgulamışlardır.Bu konular için yaptıkları bazı açıklamalar masal veya gelenekler içinde değerlendirilmiştir.Bunların hepsi Mit’leri oluşturur.Yaşamakta olduğumuz bu dönemde bilimsel olarak kanıtlanmış gerçeklerin yanısıra kanıtı olmayan inanç ve düşünceler de vardır.Bu ikisi arasında kesin bir ayrım yapma bugünkü dünyamızda başvurulan bir yöntemdir.Bugün için bir düş ürünü olarak nitelediğimiz mit’ler bir zamanlar insanların yaşamlarını yönlendiren olgulardı.
    *
    Mit’lere dünyanın her yerinde rastlanmıştır.Çok çeşitli olmalarına rağmen aralarında bir takım ortak noktalar bulunur.Böyle benzerliklerin oluşu çok normaldir.Zira insanlar her yerde aynı sorunlarla karşılaşmışlar ve aynı soruları sormuşlardı.Geçmiş dönemlerde bilimin henüz emekleme süreci bile başlamamışken,herkesin kendisinin ne olduğunu sorgulaması,doğanın niye acımasız davrandığını merak etmesi ve olayların nedenleri ile sonuçları arasındaki ilişkileri öğrenmek istemeleri her yerde aynıydı.
    *
    Bugünden geriye doğru baktığımızda mitlerle o dönemlere ait dinler arasında ortak yanlar görürüz.Her ikisi de nedenleri ve gerekçeleri içerir,yani her ikisi de evrenle ilgili olayların hem nasıl olduğunu hem de niçin böyle olduğunu açıklarlar.Ancak mitler dinlere oranla insanlara yaşantılarının doğru yönünü göstermeye daha az yer verirler.Mitler kendi yapıları içinde ahlak dersi bulundururlar ama amaçları bunu insanlara kabul ettirmek değildir.Mitler,evrendeki varlıkların sayısız olan özellikleriyle olduğu gibi insanların doğal yaşantılarıyla ilgili öykülerdir.Doğaüstü olaylar ise bu öykülerin vazgeçilmez bölümleridir.
    *
    Mitolojilerin geçerli olduğu dönemlerde yaşayan birisine göre doğrudan doğruya algıladığı dünya,biricik dünya değildir.Ona göre bir doğum olayı fiziksel bir süreçtir.Bunu bilir.Ama bu doğum olayını aynı zamanda doğaüstü bir olay olarak ta kabul edecektir.Örneğin bu doğum olayını yeniden doğuş veya yeniden dünyaya dönüş olarak düşünecektir..Böyle mitolojik dünya görüşlerinin yıkılması elbette bilimin ilerlemesi ile mümkün olmuştur.Ancak bilgilerin elde edilmesi,bu bilgilerin mantıksal düşünüş sürecini başlatması ve bütün bunların topluma yayılması uzun zaman alır.Bu süreç içinde mitlerin varlığını devam ettirmesi normaldir.Bilimi işin içine katmadan her olayda karşılaştırmalar yapmak,bu olaylar arasında benzerlikler bulmak mümkündür.Mitler de aynı yöntemi uyguluyordu.Doğadaki anlaşılmaz olayları, herkesin bildiği ve anlaşılması daha kolay olan olaylarla karşılaştırıyor ve arasında paralellik kuruyordu.
    *
    Herhangi bir yerde yanan ateş ısı ve enerji verir.Güneş te ısı ve enerji verir.Şu halde ateş ve Güneş’in ortak özellikleri vardır.Diğer taraftan altın hem parlaktır hem de rengi Güneş’e benzer.Altın aynı zamanda tıpkı Güneş gibi paslanmaz ve eskimez.O da Güneş gibi ölümsüzlüğü simgeler.Böylece ortak olan fiziksel özelliklerden,simgesel eşitlikler elde edilir.Artık bir şey ötekinin niteliklerini almıştır.
    Yumurta, yaşamı ortaya çıkarır.Dünya yaşam olduğuna göre bir yumurtadan yaratılmıştır.Bu görüş oldukça yaygındı.Birçok mitolojide yumurta,dünyanın simgesi olarak kullanılır.Eski Mısır’a ait yaratılış mitlerinden biri,Memfis’li Ptah’ın dünyayı bir çömlekçi tekerleği üzerinde yumurta biçiminde yaratmasıdır.
    *
    Eski dönemlerdeki insanlar doğa olayları karşısında oldukça korkulu günler yaşıyorlardı.Günlük yaşamı etkileyen bu tip olaylar onlar için olağanüstü nitelik kazanırdı.Bu nedenle garip yaratıklar insanın çevresindeki güçlerin ona verdiği korku yüzünden mitlerde önemli rol oynadılar.Ağzından ateş üfleyen canavar Khimaira,içinde yaşadığı volkanların gücüdür.Mitlerde adı geçen yaratıklar ve meydana gelen olaylar,gerçek olaylara benzetilmiştir..Örneğin Herakles’in bataklık canavarı Hydra ile mücadelesi,eski bir kralın bataklıkları kurutuşunu yansıtıyor olabilir.Belki de yarı at yarı insan olan Kentuarlar bir bölgenin çok ünlü binicilerini simgeliyordu.
    Çok rastlanan bir örnek te kendi kuyruğunu yiyen yılan mitolojisidir.Kendi kuyruğunu yiyen yılan,evrende her şeyin çevrimsel yapısını gösteren bir çemberdir.Eski dönemlerden kalan bir belgeye göre,Japonya’da kuyruğunu yiyen yılan yeraltında kımıldadıkça deprem olmaktadır.
    *
    Yeryüzündeki dağlar,eski dönemlerin insanı için ulaşılmaz yerlerdir.Aynı zamanda heybetli ve korkutucu görünüşleri vardır.Elbette Yunan tanrılarının yeri Olympos dağı olacaktır.Gök gürlemesi ve yıldırım tanrıların öfkesidir,Zeus kızmış olmalıdır.Yunanlılar mitlerinde insan biçiminde tanrılar yaratmışlardı.İnsanlar, kendilerine özgü olan güzellik,öfke ve sevgi gibi özelliklerini ölçüyü aşırı hale getirerek kendi biçimlerindeki tanrılara yansıttılar.Hermes tanrıların habercisi,Apollon müziğin koruyucusu,Demeter bereketin tanrısıydı.Tanrılar biçim ve özellik olarak insana benzerler ama ne de olsa tanrıdırlar,onun için insandan fazla olan yanları olmalıdır.Örneğin ölümsüzdürler,korkunç güçleri vardır.Ama zaman zaman insana ait olan özelliklerini göstermekten kendilerini alamazlar.Kıskanırlar,aşık olurlar,bazen de Zeus’un yaptığı gibi ölümlü kadınlarla sevişirler.
    *
    Mitler,insanın ve içinde yaşadığı dünyanın niçin böyle olduğunu açıklarlar.Ancak işlevleri bu kadarla kalmaz.İnsanlar yaşamları boyunca birçok olaylar karşısında umutsuz halde kalırlar,diğer insanlarla giriştikleri mücadelelerde galip gelirler veya mağlup olurlar,doğum ve ölüm zaten herkesin bildiği olgulardır.Buna uygun olarak hemen hemen her ruhsal durum ve her soruyu yanıtlayacak bir mit vardır.Mitler dış dünyaya ait gerçeklerle insanların düşlerine ait umut,istek ve korkuları arasında bir köprü kurmuşlardı.
    KAYNAK:
    The Joy of Knowledge Encyclopaedia
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!



  2. #2
    Mavi Admin

    YaratiliŞ mİtlerİ

    YARATILIŞ MİTLERİ

    Mitler,içinden çıktıkları uygarlık merkezleri esas alınarak birtakım bölgelere ayrılırlar.Bir ayırım da ana konuları bakımından yapılan sınıflandırmadır.Burada dikkat çeken bir özellik görülür.Yanıtlar değişse bile bazı ana konular bütün bölgelerde aynıdır.Yaratılış mitleri böyledir.
    *
    Yaratılış mitleri evrenin ortaya çıkışını ele alır.Bu hali ile başlangıçta yaratılmamış bir şey bulunduğu varsayılmıştır.Bu yaratılmamış şey,bugün de adlandırdığımız gibi boşluk veya kaos olarak karşımıza çıkar.Eski Mısır döneminde yaratılışı içeren mit,kaosu Nun olarak niteler.Büyük ve karanlık olan Nun,yaratılış öncesi okyanusun içinde,yaratılıştan önceki bütün canlı ve nesnelerin tohumlarını barındırır.
    Yunan ve Mısır mitlerinde tanrının biyolojik yönü ağırlık kazanmıştır.Bu nedenle tanrılar düşmanlık ve ölümle karşı karşıya idiler.Tanrıların birbirlerinin yerine geçmesi hemen hemen bütün mitolojilerin ortak özelliğidir.Bu özellik,bir bölgenin başka insanlar tarafından istila edilmesini yansıtır.Başka bir ifade ile,istila sonucu bir bölgeye yerleşen yeni sahiplerin tanrıları,bölgedeki eski sahiplerin tanrılarının yerini alır.
    *
    Mısır tanrısı Atum,verdiği izlenimle erkek olarak algılanır.Ancak konu edildiğinde hem erkek hem de dişi olarak çağrılırdı.Atum kendisini yalnız hissedince bir eş ihtiyacını duyar.Masturbasyon yaparak ilk yaratıkları oluşturur.Bunlardan biri havayı simgeleyen erkek Shu,diğeri ise nemi simgeleyen dişi Tefnut’tur.Bir diğer yorum ise Atum’un Shu ile Tefnut’u tükürerek yarattığı şeklindedir.Atum,her ikisine de bir çeşit ruh diyebileceğimiz Ka’yı,yani yaşam özünü vermiştir.Aslında daha önce ortaya çıkmış olan Mısır mitlerinde Atum,boşluğun karanlık sularında yaşayan mitolojik bir yılandı.Bu yılanın dış kıvrımları dünyanın sınırlarını oluşturuyordu.Daha sonraki yorumlarda ise yaratıcı rolünü firavun faresi alır.Ama gözümüze çarpan en önemli nokta,bütün bu oluşumların yeryüzü ve gökyüzü birbirinden ayrılmadan ve ışık yaratılmadan önce karanlıklar içinde yeralmasıdır.
    *
    Mısır yaratılış miti,mitoloji ile ilgili iki tane ilkeyi ortaya çıkarır.Bunlardan biri mitolojinin çeşitli katmanlardan oluştuğunu gösterir.Nitekim eski ve yeni yorumlar birbirlerine karışmış haldedirler.Diğeri ise değişik bölgelerin mitlerinde ortak ögeler bulunmasıdır.
    İskandinav mitlerinde ilk canlının adı Dev Ymir’dir.Bu Ymir erimekte olan buzlardan doğmuştur.Beslenmesi Audumulla adlı bir inek tarafından emzirilmesi ile gerçekleşmiştir.Ymir’in ölümünden sonra beden kısmı yeryüzünün kara parçalarını,kanı denizleri,kafası gökyüzünü,kemikleri dağları ve saçları da ağaçları oluşturmuştur.Burada mitlerin bulunduğu bölgelerin coğrafi şartlarından etkilendiği açıkça görülmektedir.Ymir,İskandinavya’da her yerde bol olarak bulunan buzlardan doğmuştur.
    *
    Hint mitolojisindeki yaşam ağacı Asvattha’dan İskandinav dünya ağacı Yggdrasil’e kadar ağaçlar,mitolojide önemli rol oynarlar. Yggdrasil’de bütün dünya bir ağaç olarak gösterilir.Dallar gökyüzüne kadar çıkar.Kökler yer altı dünyasına iner.
    İzanagi ve İzanami kardeş olan Japon tanrılarıdır.Gökyüzünün yüzen köprülerinde otururlarken kutsal bir mızrakla Okyanus’u karıştırıp Onokoro adasını yaratırlar.Yeryüzüne inince İzanagi soldan, İzanami sağdan başlayıp adayı dolaşırlar. İzanami değişik cinsiyetleri olmalarının yararlarını belirtir. İzanagi de aynı kikirdedir ama kadının daha önce fikrini söylemesine kızmıştır.Gene de iki çocukları olur.Doğon çocuklardan biri sülük,diğeri köpük adası olduğu için reddedilirler.Tanrılar,bunun sorumlusunun İzanami olduğuna karar verirler.Böylece geri dönüp Japon adalarını yaratırlar.
    *
    Bir yaratıcı ve deniz tanrısı olan Tangaroa,birçok Polinezya mitinde vardır.Bu mitlere göre Tangaroa,suların üzerinde yaşarken attığı bir taşla karaları yaratmıştı.Bir kuş cinsi olan haber kuşu toprağa asma ekmişti.Ancak bu asma çürüdü ve bozuldu.Bu bozulan maddede oluşan kurtçuk yığınından kadın ve erkek ortaya çıktı.
    Bir Avustralya mitine göre doğu rüzgarı sabah yıldızlarını gökyüzünden sürükleyince gün ışığı yaratılmıştır.Geceleri gökyüzünü incelemek, Avustralya yerlilerine zamanın sonsuz bir çevrim olduğu düşüncesini vermiştir.
    Eğer bir gün
    dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa,
    Rabb'ine dönüp "benim büyük bir derdim var" deme!

    Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Yaratılış Mitleri Mitler Hakkında Mitler Bilgi Mitler Tanımı Mitler Genel


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Anı Anı Nedir Anı Tanımı Anı Hakkında Anı Bilgi Anı Genel
    By Sword_of_HeLL in forum Edebiyat & Türkçe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.09.09, 22:10
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.05.09, 19:00
  3. Saç Kaybı Hakkındaki Mitler ve Gerçekler
    By MaqiwoL in forum Saç Bakımı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.03.09, 02:49
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.02.09, 14:32
  5. Çin Mitolojisinde Yaratılış mitleri
    By angelsss_aylisss in forum Mitoloji
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.01.09, 17:21

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.