Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Atatürkün Kişisel Özellikleri İle İlgili Kısa Yazılar

  1. #1
    AdministratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Atatürkün Kişisel Özellikleri İle İlgili Kısa Yazılar

    Sponsorlu Bağlantı

    Atatürkün Kişisel Özellikleri İle İlgili Kısa Yazılar


    Ulu Önder Atatürk'ün hayatını, yaptıklarını ve başarılarını bir yazının veya bir kitapçığın satırları arasına sığdırmak mümkün değildir Olsa olsa O’nu yakından tanıyabilmek için, yaşantısından bazı kesitler alarak O’nu ve kişiliğini küçük bazı pencereler açarak izlemek yolunu seçebiliriz Bu bağlamda, Atatürk'ün kişiliğini yakalayabilmek için, anektodlar çok işimize yarayabilir Ancak, Atatürk'ü bir tüm olarak ele alıp, O’nu bütün heybeti ve haşmeti ile daima göz önünde bulundurmadıkça, bütününü bırakın ayrıntıları bile zor yakalayabiliriz Bakınız, O’nu yakından tanıyan ve hakkında ciltler dolusu kitap yazan bir edibimiz ne diyor!

    (Falih Rıfkı Atay, 'Çankaya', 1968, s 13)

    "Herkes gibi Atatürk'ün insanlığı iştahlardan, hırslardan, heyecanlardan, gurur ve öfkelerden, zaaf ve kuvvetlerden, iç varlığın düzlerinden, iniş ve çıkışlarından yoğrulmuştur Eseri bu insanlığın derinliklerinden gelme, kaynaklarından doğmadır Atatürk'ü ayıklayarak değil, bir tabiat parçası gibi, toplu ve tam ele almalıdır"

    Dolayısı ile, anektodlara geçmeden önce, O’nu bir bütün olarak ele almalıyız Her şeyden önce, O engin bir Türk Milliyetçisi ve bir Türk Hümanisti idi Sıksanız her damlasından buram buram Türklük akardı İkinci en önemli belirgin özelliği tüm insanları ve tüm diğer milletleri de sevmesi ve sayması idi Bu konuda şunları söylemiştir:

    Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar

    Gerçi bize milliyetçi derler Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz

    Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız Bizim milliyetçiliğimiz her halde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir

    Askerliğe de, savaşlara da, hep mecbur olduğu için girmişti Türk milliyetçiliğinden sonra derdi, günü hep evrensel barıştı O’nun için kurtuluştan hemen sonra 'Yurtta sulh! Cihanda sulh!' O’nun ilk özdeyişlerinden biridir İşte bu yönü ile, ebedi insan sevgisi ile dolu evrensel bir hümanistti Ona hangi pencereden bakarsanız bakınız, O’nun sözlerinin ve yaptıklarının, daima biri Türk Milliyetçiliği, diğeri evrensel barış olmak üzere iki belirgin kalıtımsal özelliğin ışığı ve bu iki temel kişilik yapısının güdümü altında olduğunu görürsünüz

    Ulu Önder Atatürk'ün söz ve eylemlerinde Türk Milleti sevgisi bir yandan, insan sevgisi ve evrensel barış diğer yandan olmak üzere, daima bu iki engin sevgi yumağının etkisi vardır İşte bu yoğun sevgi ve inanç yumağı, kısacık ömrü içinde, O’nu bir değil beş kere 'dahi' yapmıştır, O’na beş ayrı lider vasfı kazandırmıştır

    "Dahi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit, herkes onlara delilik der", 1926 (Mustafa Kemal Atatürk)

    Mısır'da, MÖ 15OOO' lerde yaşadığı rivayet edilen ve Kuran’da kendinden iki yerde sitayişle bahsedilen Hz İdris (Hermes) 'e de, Lâtince trimegistus, yani üç kere majestik denilirdi Çünkü, Hermes hem bir devlet adamı, hem bir dini lider ve hem de bir bilim adamı olarak üç ayrı mümtaz vasfı birden üzerinde taşıyordu İşte bu nedenle, Antik Mısır tarihinden esinlenerek , Atatürk'e de Lâtince quintimegistus yani beş kere majestik demek yanlış olmaz Atatürk'ün beş kere majestik olduğu özelliklerini kısaca şöyle sıralayabiliriz:

    1 Atatürk askeri bir 'deha' idi
    2 Türkiye Cumhuriyeti O’nun 'Dehası’nın eseridir
    3 Barışçı, örnek ve 'dahiyane' bir devlet adamı idi
    4 Atatürk 'dahiyane' bir devrimci idi
    5 Atatürk kalıcı ve yaşayan bir dehadır

    Atatürk'ün belli başlı bu beş deha özelliği, sözlerinden ve başarılarından alınan bazı kesitler yardımı ile, aşağıda sırası ile açıklığa kavuşturulacaktır Atatürk'ün Türk gençliğine çeşitli zamanlarda verdiği şu öğütler bile aslında O’nun eylem plânını ve başarıya ulaşmadaki sırlarını veciz bir şekilde özetler :

    "Kalbinde ve vicdanında manevî ve kutsal değerlerden başka zevk taşımayan insanlar için, ne kadar yüksek olursa olsun, maddi makamların hiç bir kıymeti yoktur Bir insan, hayatında büyük bir muvaffakiyet gösterebilir, fakat yalnız onunla övünerek kalmak isterse, o muvaffakiyet de unutulmaya mahkûm olur Onun için çalışmak ve daima muvaffakiyet aramak herkes için esas olmalıdır"

    "Ben bir işte nasıl muvaffak olacağımı düşünmem O işe neler mani olur diye düşünürüm Engelleri kaldırdım mı, iş kendi kendine yürür "

    "Verdiğiniz emrin yapılmasından emin olmak istiyorsanız, tâ en son gerçekleşme ucuna kadar kendiniz onun başında bulunmalısınız"

    "Muhterem gençler, hayat mücadeleden ibarettir Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır Galip olmak, mağlup olmamak Size, Türk gençliğine devir ve emanet ettiğimiz vicdani görev, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız Milletin yücelmesi uğrunda yapılacak işlerde, atılacak adımlarda katiyen tereddüt etmeyin Milleti o yüce hedefe götürmek için konulacak engellere hep birlikte mani olacağız Bunun için dimağlarınıza, malûmatınıza, icap ederse bileklerinize, pazılarınıza, bacaklarınıza müracaat edecek, fakat neticede mutlaka ve mutlaka o gayeye varacağız"

    "Her gün, sabah, akşam, gece, ne zaman sırasına getirebilirseniz bir çeyrek, yarım saat, ne kadar vakit ayırabilirseniz kendi içinize çekilin, o gün yaptığınız işi göz önünden ve düşüncelerinizin tartısından bir defa geçirin, ne ettiğinizi, ne işlediğinizi her gün bir defa kendi kendinize yoklayın Şuurunuzdan alacağınız cevapların ne kadar faydalı olacağını tasavvur edemezsiniz "

    "Büyüklük odur ki, kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için hakikî mefkure ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır İşte sen bunda mukavemetli olacaksın Önünde namütenahi manialar yığılacaktır Kendini büyük değil küçük, vasıtasız, hiç telâkki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine kani olarak bu maniaları aşacaksın, ondan sonra sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere güleceksin"



    1 ATATÜRK ASKERİ BÎR DEHA İDİ

    Atatürk, Filistin, Trablus garp, Bin gazi, Muş, Suriye cephelerinde, daha sonra Ana fartalar, Arı burnu, Sakarya ve Dumlupınar savaşlarında, daima başarılı ve çarpıcı komutanlıklar sergiledi Daha genç bir subay iken, kendi ülkesinde ve Avrupa'da katıldığı çeşitli manevralarda gösterdiği ustalıklar ve uyguladığı taktikler, verdiği emirler ve harp sahalarında kazandığı zaferlerle Atatürk, ne kadar başarılı bir komutan olduğunu tarih sayfalarına altın harflerle yazdırmıştır Şu altı küçük anekdot bu askeri dehanın emarelerini bütün çıplaklığı ile yansıtmaktadır:

    11 "Az olur!"

    (Falih Rıfkı Atay, 'Çankaya', 1968, s89)

    Aşağıdaki anekdot, Atatürk'ün ağzından kaleme alınmıştır:

    Karargâhı ( Eceabat İlçesi ) Yalova'da bulunan Ordu Komutanı Liman Von Sanders Paşa telefonla beni aradı Konuşmamıza aracılık eden Kurmay Başkanı Kâzım Bey idi Sorduğu şu idi: "Durumu nasıl görüyorsunuz ve nasıl tedbir almayı düşünüyorsunuz? " Durumu nasıl gördüğümü ve nasıl tedbirler almak gerektiğini çoktan bütün ilgili olanlara belirtmiştim Hepsi cevapsız kalmıştı, dedim ki;

    - "Durumu nasıl gördüğümü çoktan size bildirmiştim Şimdi alınabilecek tek bir tedbir kalmıştır!"
    - O tedbir nedir?
    - Bütün komuta ettiğiniz kuvvetleri emrime veriniz Tedbir budur!
    Alaylı bir sesle,
    - Çok gelmez mi?
    - Az gelir ! dedim

    Telefon kapandı 8/9 Ağustos gecesi saat 21:50'de bana Anafartalar Grubu Komutanlığına tayin edildiğimi bildirdiler Gerçi böyle bir sorumluluğu almak basit bir şey değildir Fakat, ben vatanım yok olduktan sonra yaşamamaya karar verdiğim için bu sorumluluğu yüklendim! Daha önce kararlaştırdığım saldırıyı kendim yöneterek düşmanın üstün kuvvetlerini gerilettim 10 Ağustos sabahı tan yeri ağarırken düşman üzerine süngü ile atılmak için hazırladığım asker saflarının önüne geçerek kuvvetlerimi düşman üzerine attım Düşman ortalık ağardıktan sonra Conkbayırı'nı denizden ve karadan büyük çapta toplarla dövmeye başladı Bütün Conkbayırı dumanlar ve ateşler içinde kaldı Herkes tevekkülle sonunu bekliyordu Etrafımız şehitler ve yaralılarla doldu Olan bitenleri seyrederken, bir şarapnel parçası göğsümün sağ tarafına çarptı Cebimdeki saati paramparça etti Etime giremedi Yalnız deride bir kan lekesi bıraktı Bu parçalanmış saati sonra bu günün hatırası olarak Liman Von Sanders Paşaya verdim O da aile armalı saatini bana hediye etti

    12 "Zaferini tebrik ederim Paşam!"

    (F Rıfkı Atay, 'Çankaya', 1968, s 293)

    Sakarya muharebelerinin sonlarına doğru idi Erkân-ı harp zabiti cepheden alınan son malûmatı umutsuz bir ses tonu ile, kaburgaları kırık olduğu için yatakta yatan Başkumandan Müşir Gazi Mustafa Kemal'e okuyordu Malûmat meyanında, cephe kumandanlarından biri Seyit Gazi veya Döğer'in şark veya şimalinde düşmanın taze kuvvetler aldığından ve yeni bir düşman fırkası görüldüğünden bahsediyordu Paşa kaşlarını çatarak " Hayır! Orada düşman fırkası olamaz ve yoktur! Yazınız, iyi baksınlar ! " dedi Başkomutan, raporu verenin, Yunan cephesinin bir kanadından diğer kanadına geçen kuvvetleri yeni kıtalar sanmış olduğunu anlamakta gecikmedi Bu aktarma ancak bir çekilme hareketi olabilirdi Erkân-ı harp zabiti dışarı çıktıktan sonra Başkomutan İsmet Paşaya dönerek ; " Zaferinizi tebrik ederim Paşam! Hemen karşı taarruz emri veriniz!" dedi Erkân-ı harp zabiti gittikten sonra orada iki saat daha kaldı Öğle yemeği yenilirken zabit tekrar geldi "Haber aldım, filhakika orada düşman fırkası yokmuş efendim!" dedi Cephedeki kumandan gözle görülen bir düşman fırkasından bahsederken, Gazi Paşa yattığı yerde, altı yüz kilometre uzaktan, orada düşman fırkası olmadığım görüyor ve ihtar ediyordu

    13 Yerine Çavuş gönderirim !"

    (F Rıfkı Atay, 'Çankaya', 1968, s 293)

    Sakarya muharebeleri sırasında bir kibrit kıvılcımından atı ürkünce, Atatürk yere düşüp kaburgalarını kırmıştı Başkomutan cephede, oradan oraya sedye ile dolaştırılıyordu Savaşın kritik bir anında, yukarıdaki anekdotta adı geçen hemen karşı taarruz emri verildikten çok kısa bir süre sonra, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa ( Çakmak ) odasına geldi Kolordu Komutanı Kemal ettin Sami Paşadan bahisle ; "Kendisini taarruza kaldıramıyoruz Emri doğru bulmuyor Sedye ile de olsa telefon başına kadar gidip konuşabilir misiniz ? "dedi Sedye ile telefon başına giden Başkomutan, Kolordu komutanına hitaben ;" Taarruz olacaktır ! Sen olmazsan yerine bir çavuş gönderirim, gene taarruz ettiririz! " dedi Mustafa Kemal Paşanın biraz sertçe olan sesini tanıyınca Kemal ettin Paşa, " Ya Böyle mi tensip buyurdunuz, emredersiniz ! " dedi Kolordu taarruza geçmiş ve sonuç alınmıştır

    14 "Emrim kemiklerinin orada gömülmesidir!"

    (F Rıfkı Atay, 'Çankaya1, 1968, s 299)

    Sakarya savaşı sırasında bir defa, İsmet Paşayı telefonla arayan Yusuf İzzet Paşa (Tengirşek), lüzumu halinde, geri çekilmenin nereye kadar ve nasıl olacağı hususunda bilgi alamayınca, Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek istediğini söyler Telefonu Mustafa Kemal'e verirler ;
    - "Beni aramışsınız, buyurun!"
    - "Gizli emirlerinizi bildirmediniz Yani, geri çekilme lâzım geldiği vakit istikametimiz ne olacaktır?"
    Pek kızan Mustafa Kemal, daha savaşa girmeden kaçmayı düşünen bu komutana :"Paşa ,paşa! Gizli emrim senin kemiklerinin orada gömülmesidir!" der Başkomutan, o meşhur "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır O satıh bütün vatandır Vatanın her karış toprağı şehit kanı ile sulanmadıkça, o yer terk edilemez !" emrini Yusuf İzzet Paşa ile yaptığı bu telefon görüşmesinden sonra vermiştir




  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Atatürkün Kişisel Özellikleri İle İlgili Kısa Yazılar


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Atatürkün Kişisel Özellikleriyle İlgili Kısa Anıları
    By MaqiwoL in forum Atatürk'ün Hayatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.12.12, 20:45
  2. Atatürkün Kişisel Özellikleri İle İlgili Yazılar
    By MaqiwoL in forum Atatürk Genel
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.12.12, 20:30
  3. Atatürkün Kişisel Özellikleriyle İlgili Kısa Şiirler
    By MaqiwoL in forum Atatürk Şiirleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.12.12, 20:27
  4. Atatürkün Kişisel Özellikleri Hakkında Kısa Bilgi
    By MaqiwoL in forum Mustafa Kemal Atatürk
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.12.12, 20:18
  5. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 13.11.12, 17:09

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.