Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Haberleşme - Haberleşme Nedir? - Haberleşme Türleri - Haberleşme Çeşitleri

  1. #1
    AdministratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Icon14 Haberleşme - Haberleşme Nedir? - Haberleşme Türleri - Haberleşme Çeşitleri

    Sponsorlu Bağlantı

    Haberleşme - Haberleşme Nedir? - Haberleşme Türleri - Haberleşme Çeşitleri

    Haberleşme iki nokta arasında haber alıp verme usüllerine ve bu usüllerin tatbiki sırasındaki faaliyetlerin tamamına verilen ad. Bir verici ve bir alıcı arasında mesaj, bilgi ve haberlerin alınıp verilmesi faaliyeti. bilgi, duygu ve düşüncelerin paylaşılması için kurulmuş sistemler.
    Haberleşmeden maksat sadece bilgi vermek veya almak değildir. Zaten bilginin kıymeti, bir harekete, bir işe, bir faydaya yol açmasıyla yakından ilgilidir.Tehlikedeki geminin S.O.S. işareti vermesi, yangındabeyaz mendille teslim işareti verilmesi, trenin düdüğünü, otoların kornasını çalması hep bir harekete, bir işe yol açmak içindir.

    insan beyni haberleşmenin merkezi durumundadır. Beynin hafıza kabiliyeti, bilgileri tasnif ve biraraya getirme fonksiyonları, insanın çevresinde olup bitenleri takip edebilmesine imkan vermiştir. Yine bu kabiliyetler, insanlar arası haberleşme vasıtalarından biri olan lisanın ve kültür adı verilen ortak hatıralarınile Allahü teala ona kitap gönderdi ve ona birbirleriyle konuşmalarını öğretti. Hazret-i ademin çocukları çoğalınca beraber konuştukları bir lisan meydana geldi. Lisanın böylece ilk defa meydana çıkmasından sonra, değişik beldelerde yaşayan milyonlarca insan değişik lisanlar kullandılar. Bunlar zamanla gelişti.


    yazının mükemmelleşmesinde, Uzakdoğuda keşfedilip, avrupaya getirilen kağıt ve mürekkebin devreye girmesinin önemli tesirleri olmuş ve 15. yüzyıldan itibaren baskı teknolojisi gelişmeye başlamıştır. elkitaplara, oradan gazete ve dergilere ulaşılmıştır.


    Konuşma ile gelişmeye başlayan haberleşme vasıtalarının tekamülünde teknolojik gelişmelerin büyük tesiri olmuştur, olmaktadır ve olacaktır. Zira mesajlar, her zaman akmak için en kolay, en çabuk ve en ucuz vasıtalara meyletmektedir.
    James Watt 1736-1819ın geliştirdiği buhar makinasından güç alan Alman yapısı baskı makinaları ile Times gazetesi o yıllarda inanılmaz bir hızla, Saatte 1100 adet basılıyordu. 1886 da linotip dizgi makinaları piyasaya çıktı. On dokuzuncu yüz yılın sonunda 12 sayfalık bir New York gazetesinin rotatifteki baskı hızı saatte 96.000e ulaşmıştı.
    matbaa ve basın, yazılı haberleşmenin ve dolayısıyla lisanın standartlaşmasını ve karadan, denizden ulaşabilen, her yere yayılmasını sağladı. Böylece yazılı-basılı mesajların iletilme hızı büyük ölçüde artmış oluyordu.
    Mesajların kaynaktaki vericiden varış noktasındaki alıcılarına ulaşması için gerekli süre olan iletim süresi, artık taşıma araçlarının hızı sınırına dayanmıştı. Bu sınır mesajların önce elektriki, sonra elektronik olarak ulaştırmasıyla ortadan kaldırılarak, mesafenin bir haberleşme engeli olmasına son verildi. Bir bakıma eski Yunancada uzak manasına gelen tele devri açılmış oldu.
    Telelerin ilki olan telgraf telegraf, elektriğin kontrolünü gerçekleştiren Benjamin Franklin, Volta Galvani, Ampere, Joseph Henry, Faraday, Maxwell, Heinrich Hertz ve diğer araştırmacıların çalışmalarına dayanan Samuel B.Mors tarafından geliştirildi. 1837de patentini aldığı bu buluş u ile Mors, harfleri temsil eden elektrik sinyallerini kotlanmış olarak atölyesinde dolaştırdığı 16 kmlik bir tel üzerinden aktarmayı başardı. ilk ticari telgraf hattı 1845 yılında Washington-Baltimore arasında kuruldu. Bu hatta Morsun çektiği ilk telgraf şöyle idi allah bizlere neler gösterdi! Bkz. Telgraf
    Daha avrupa ile Amerika kıtaları arasındaki 3240 kmlik ilk telgraf kablosu atılmadan 1958, Osmanlı Devletinde ilk telgraf hattı Sultan abdülaziz devrinde 1854 yılında Kilyos-Varna arasındaki Denizaltı kablosu ile gerçekleştirilmiştir.
    ikinci tele olan telefona gelince, Alexander Graham Bellin, 1876 yılında tele fonu bulmasıyla haberleşmede yeni bir devir açılıyordu. ilk ticari telefon ABD de aboneli olarak kurulmuş, Siemens, 1922 de ilk kadranlı telefonu imal etmiştir. Bugün kadranlı, tuşlu, hatta görüntülü tele fonlar, otomatik ve Elektronik santrallarda gelişmesine devam etmektedir.
    Ülkemize ilk Telefon makinası Sultan ikinci Abdülhamid han zamanında Bellin keşfinden sadece üç yıl sonra 1879 da gelmiş ve 2 yıl sonra da 1881de istanbulda posta ve Telgraf Nezareti ile Postane arasına ilk telefon tesisi kurulmuştur. 1909da 50 hatlık manyetolu lokal batar yalı bir santral şimdiki Büyük Postahaneye monte edilmiştir. Düzenli ve teşkilatlı ilk telefon şebekesi 1911 yılında faaliyete
    başlamış, 1914 te 9600 hatlık Tahtakale, 6400 hatlık Beyoğlu ve 200 hatlık Kadıköy merkezi hizmete verilmiştir. 1926 yılına kadar istanbuldan başka yerde telefon şebekesi yoktu. ilk şehirlerarası telefon 1929 da ankara, istanbul, ilk milletlerarası konuşma 1931 de istanbul-Sofya arasında yapılmıştır.
    Ülkemizde 1923 te 13 santralda 8450 telefon abonesi varken, 1984 sonunda abone sayısı 1.197.000 olmuştur. Memleketimizde 100 kişiye 2 telefon düşerken, dünya ortalaması 8,6dır. 1993 yılında ilave edilecek yeni hat kapasitesiyle telefon abone sayısı 10,2 milyona ulaşacaktır. Telefon abone yoğunluk oranının ise % 16,5 seviyesine yükselmesi beklenmektedir. Bkz. Telefon
    radyo, telli haberleşmenin özel, şahsi ve sınırlı olma özelliğini ortadan kaldıran yaygın bir haberleşme vasıtasıdır. radyonun esası olan elektromanyetik dalgaların Heinrich Hertz tarafından bulunuşundan sonra 1895 te Guglielmo Marconi, Mors kodunu kullanarak ilk telsiz mesajını gönderdi. Aynı yıl benzer bir deneyin Rusyada Aleksandır Popov tarafından da yapıldığı bildirilmiştir. 1906da Edisonun
    yanında çalışan Kanadalı Regina Fenenden, insan sesini ilk olarak radyo ile göndermeyi başardı. Radyoda yayınlanan ilk haber 1916da ABDde Başkanlık seçimi sonuçlarının duyurulması idi. müzik yayınlarıyla ilgi kazanan radyo ve radyo yayıncılığı hızla yayıldı.
    fotoğraf oldukça eski bir haberleşme vasıtasıdır. Ancak görüntünün dondurulması bir asır kadar sürmüştür. Bir asırlık bir durgunluktan sonra resimlerin hareketi zaptetmesi, bir yerden bir yere anında nakledilmesi mümkün olabilmişti. Önce sessiz, sonra sesli sinema ve daha sonra televizyon, görüntünün durgunluğunu harekete dönüştürmüş ve büyük bir hız kazandırmıştır. On dokuzuncu yüzyılın başlarında Fotoğraf keşfedildi. Bu asrın sonlarında fotoğrafın baskı ve basın hayatına, daha sonra hareketle birlikte sinema hayatına girmesi büyük bir hadise oldu.
    Fotoğrafa benzer olarak seslerin dondurulması ve saklanması fotoğrafla mümkün olmuştur. Thomas A.Edison 1877 de mumlu silindirik fonoğrafı buldu. Daha sonra seslerin önce optik sesli sinema doğdu, sonra manyetik olarak saklanıp, yeniden canlandırılması devri açıldı. sinemanın ve manyetik ses kayıt cihazlarının sosyal hayat, kültür ve eğitim alanlarındaki tesirleri hala devam etmektedir.
    Haberleşme araçları içinde insanlar üzerinde en büyük ve en derin etkiyi televizyon sağlamaktadır. Hem göze hem kulağa hitap etmesi ve sahib olduğu muazzam hız, bir yandan televizyonun yayılmasını bir yandan da toplumlara hükmeden bir araç haline gelmesini sağlamıştır. Asrımızın müthiş silahı olan televizyonun temeli, 1904 yılında ilk telli fotoğrafın Münihten Nüremberge gönderilmesi ile atılmıştır, denebilir. 20 yıldan az bir zaman içinde resimler New York ve Filadelphia arasında telsiz olarak gidip gelmeye başladı. ilk faksimile haberleşme 1938de başladı. Televizyon öyle hızlı yayıldı ki, 1967de ABDde 10 evden 9unda televizyon alıcısı bulunuyordu. Bkz. Televizyon
    Ses ve görüntünün anında manyetik kaydı ve anında tekrar görünüp dinlenebilmesini sağlayan videolarla birlikte televizyon şimdilik haberleşme teknolojisinin zirvesine oturmuş görünüyor. Onu da zirveden indirecek yeni teknolojik gelişmeler elbette var olacaktır. Çünkü yapılan keşifler ve yenilikler haberleşme sahasında muazzam bir rekabete yol açagelmiştir. Bazıları birbirini tamamlayan, biribirine yardımcı olan yeni haberleşme vasıta ve şekilleri hemen hemen daima birbirleriyle rekabet etmiştir. Her yeni buluştan sonra, bu buluşla herşeyin altüst olacağı iddia edilmiştir. Bu iddialar bir ölçüde doğru çıkmıştır. Yeni haberleşme imkanları eskilerin pırıltısını ve üstünlüğünü ortadan kaldırmıştır.
    Haberleşme uyduları Uzak mesafe veya denizaşırı haberleşmede kullanılan yer yörüngesindeki araçlar. Mesajlar yerdeki bir istasyondan diğerine uydular yoluyla gönderilir.
    1946 da Arthur C.Clarke adlı bir ingiliz, uzayda uygun yerlere yerleştirilecek üç aktif haberleşme uydusundan ibaret dünya çapında bir haberleşme sistemi teklif etmiştir. John R.Pierce, 1955te Bell Telefon Laboratuvarlarından uydularla haberleşmede hazırlanan ilk farklı metodu analiz etti. Bu metodlardan birinde sinyaller herhangi bir elektronik cihazı olmayan pasif bir uydudan yan sıtmaya diğeri ise sinyalleri alacak, güçlendirecek ve tekrar yer yüzüne aktaracak cihazlara sahip aktif uydular kullanmayı öngörüyordu. Bugün her iki cinsten uydular da kullanılmaktadır.
    Echo 1 ve 2 uyduları gibi pasif haberleşme uyduları sinyalleri yansıtan metal yüzeylere sahiptirler. Sinyaller yerdeki bir verici istasyondan bu uydulara sevk edilir, uydudan yansır ve yerdeki alıcı istasyonda güçlendirilir. Alınan sinyaller çok güçsüz olduğundan, sınırlı miktardaki sinyali almak için bile çok büyük ve çok hassas alıcı istasyonlara ihtiyaç duyulur. Bu sebeple, pasif uydular, bol miktarda bilgi sinyal taşıyan ticari haberleşme sistemlerinde pek kullanılmazlar. Echo 1, ilk haberleşme uydusu olarak 12 Ağustosekim 1960ta fırlatılan ilk başarılı uydulardır. 1960ta, Courier 1B, 10
    Telstar 1, Relay 1 ve Syncom 2 gibi aktif haberleşme uyduları ise, kendilerine gelen sinyalleri alan,dalga cihazlarına sahiptir. Bu cihazlarla, mütevazi büyüklükteki alıcı yer istasyonlarına büyük miktarlarda bilgi aktarılabilmektedir.



    Syncom 2, Syncom 3 ve Intelsat 1,2 ve 3 adlı ticari haberleşme uyduları hep aktif uydulardır. Ekvatordan 35.200 km yüksekte yörüngeye oturtulmuşlardır. Bu yükseklikte uydunun dönüş hızı ile yer kürenin dönüş hızı birbirine eşittir. Bu sebeple bu uydulara senkronize uydular denir.Yerdeki bir gözlemciye göre senkronize bir uydu hareketsiz görünür. ilk senkronize uydu, 26 temmuz 1963te fırlatılan Syncom 2 uydusudur.
    Uydu aracılığı ile bütün dünyaya ilk ses nakli, 19 aralık 1958de ABD başkanı Eisonhowerin yeni yıl mesajının basit bir sinyal tekrarlama cihazına sahib olarak yörüngede bulunan bir Atlas Füzesi ile gerçekleştirilmiştir.
    Telotar 1 10 Temmuz 1962de fırlatıldı. ABD ve Avrupa arasındaki TV sinyalleri taşıyordu. 4800 km yükseklikte bir yörüngede bulunduğu için senkronize olmadığından ancak kesikli hizmet yapabiliyordu. Sürekli hizmet için çok sayıda yerleştirilmesi gerekiyordu. Halbuki senkronize uydulardan üç tanesi yer kürenin her noktasına sürekli hizmet edebilir.
    Early Bird Intelsat 1, ilk ticari haberleşme uydusu 6 nisan 1965te Atlantik üstüne fırlatıldı. Senkronize bir uydudur. Bir TV kanalı ve 240 telefon hattı taşır Denizaltı kablosu 480 kanallıdır. intelsat 2 Bu seriden üç uydu vardır. Kapasitesi Intelsat 1 kadardır. Biri Pasifik, diğeri Atlantiktedir. Intelsat 3 Serisi dört uydudan meydana gelir. 4 TV kanalı ile 1200 telefon kanalı vardır. Sovyetlerin 1965te fırlattıkları Molniya 1 uydusu Moskova Vladivostok arasındaki 30 yer istasyonuna TV yayınlarını aktarmaktadır.


    Dünyanın her tarafından gelen siyasî, ekonomi, malî, spor ve çeşitli alanlardaki hareketleri,telgraf ve telefon yolu ile ve özel bültenlerle halka ve gazetelere yayan kurum.

    Dünyada ilk ajans Fransa'da Birinci İmparatorluk devrinde kurulan Havas ajansıdır. Bu örneğe göre başka memleketlerde de ajanslar kurulmuş ve haberleşme tekniğinin ilerlemesi ile bugünkü ileri ve modem seviyelerine ulaşmışlardır.

    Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde muhabirleri olan ajanslar, çeşitli olayları telgraf, telefon,radyo yollan ile en kısa zamanda merkezlere bildirirler ve bu merkezler de en kısa zamanda haberleri memleketlerine ve dünyaya bildirecek olan gazetelere, radyolara ulaştırırlar.

    Doğrudan doğruya hükümetlerin kontrolü altında olan ajanslar olduğa gibi özel teşekküllerin işlettiği ajanslar da vardır. Memleketimizde bu işi gören en büyük ajans yan resmî bir hüviyeti bulunan Anadolu Ajansıdır.





  2. #2
    AdministratoR

    Icon7 Cevap: Haberleşme - Haberleşme Nedir? - Haberleşme Türleri - Haberleşme Çeşitleri

    Haberleşme - Haberleşme Nedir? - Haberleşme Türleri - Haberleşme Çeşitleri - Haberleşme Tarihi

    DMO
    , TETRA standardında Operation'un kısaltmasıdır. TETRA Baz istasyonlarının kapsamı dışında da terminallerin birbirleri ile haberleşebilmelerini sağlar. Bu modda çalışabilen iki terminalden herhangi biri kapsama alanında ise diğer terminalin kapsama alanıdaki terminal üzerinden TETRA altyapısıyla haberleşebilmesine imkân sağlayabilir. Bu sayede, kapsama alanı sınırlarında, kapsama alanının genişlemesini ve kapsama alanının olmadığı yerlerde de haberleşmenin kullanıcılar arasında devam edebilmesini sağlayan özelliktir.
    İlk insanlar çeşitli tehlikelerden korunmak yatacak yer bulmak yiyecek sağlamak için birbirlerinden yardım görmek zorundaydılar.Bu da, sonradan,konuşmak ihtiyacını doğurdu.İlk insanların konuşmaları çok değişikti.Az sayıda kelimeleri bir araya getirerek dertlerini anlatmaya çalışıyorlardı.Başlangıçta bir fikri belirtebilmek için bir çok sesleri bir araya getirmeyi denediler.Zamanla belli şeyleri anlatabilmek için daima aynı sesleri kullanmanın gerekli olduğunu düşündüler.Böylece, tek tek kelimeler geldi,bunlar sonradan cümlecikler halina aldı,çeşitli diller doğdu. Zaman geçtikçe toplumlar kalabalıklaşıyor,ihtiyaçlar da ona göre artıyordu.Çiftçilik,sürücülük,balıkçılık yaparak geçimlerini sağlayan insanlar,büyük topluluklar halinde birlikte çalışmayı uygun buluyorlardı.Zamanla çeşitli topluluklar arasında ticaret de başladı.Böylece,yeni haberleşme ihtiyaçları ortaya çıkınca, insanlar da daha kolay, daha çabuk haberleşmenin yollarını araştırmaya başladılar.Denizdeki gemilere yol göstermek için kıyılarda ateş yakmak adet oldu.Köyler,kasabalar arasında gidip gelen haberciler türedi.Birbirine yakın köylerde geceleri ateş yakılarak haberleşme sağlandı.Bir süre sonra sert zeminlere bir takım şekiller çizerek haberleşmeyi düşündüler.Haberci- nin aline verilen bu üzeri çizilmişcisimler,bir nevi mektuptu.Fikirleri resimlere belirtmek alfabenin icadına yol açtı. Yazının icadından sonra insanlar ellerine geçirdikleri her eşyanın üzerine yazı yazmayı denediler.En sonunda,Mısır'da "papirüs" denilen kağıdın bulunmasıyla önemli bir sorun daha çözülmüş oldu.kağıdın bulunmasından sonra insanlar yazı yazmayı bir sanat haline getirdiler.Böylece edebiyat doğdu.Edebiyat yolundan haberleşme haberleşme çeşitli milletlerin kültür durumları hakkında bilgi edinilmesini sağladı.İnsanlar bu yazılı vesikaları toplayıp saklamaya başladılar.Bu da kütüphanenin temelini teşkil etti.baskı makinesinin bulunması,haberleşmenin kolaylaşmasında çok önemli rol oynadı.xvııı. yüzyılda endüstri devri başlayınca,insanlar haberleşmede daha ziyade çeşitli makinelerden faydalanmaya başladılar.Buharla işleyen gemiler,telefon,telgraf,radyo,telsiz,sinema,televi zyon haberleşmeyi basit bir hale getirdi.


    Haberleşme Alanında Geçmişten Günümüze Kullanılan Araçlar


    " M.Ö 3000 civarında Mısırda HİYOROGLİF adı verilen yazı sistemi bulundu. Bu yazılar insan hayvan ve eşya şekillerinden ve bazı sembollerden oluşmaktaydı


    " M.Ö 1300 Civarında Mezopotamyada ( Bugünkü Suriye ve Irak toprakları) ilk alfabenin kullanıldığı bilinmektedir.


    " M.S 1045 Mısırlılar tarafından bulunan papirus adlı kağıdı geliştiren çinde ilk kez Pi CHENG adlı mucid matbaa harflerini icad etmiş ve kitap basmıştır. Daha sonraları 1645Avrupada Guttenberg adlı mucit matbaa makinasını icad etmiştir.


    " 1820 yılında Danimarkalı OERSTED adındaki bilim adamının elektromanyetik akımı keşfetmesiyle günümüzde kullanılan modern iletişim araçlarının temel çalışma prensipleri doğmuştur.


    " 1826 da günümüzde en yaygın iletişim araçlarından biri olan Fotoğrafı Fransız NIEPCE tarafından bulmuştur.


    " 1936 da İngiliz Cooke ve arkadaşı elektrikli telegrafı icad ettiler.


    " 1843 de Amerikalı li bilim adamı kendi adı olan ve (.) ve (-) lerden oluşan MORS alfabesini icad etmiştir. Böylece Fransızcada Uzaktan yazma denilen

    Tele-Graph : Telgraf aleti herkes tarafından kolay kullanılır hale gelmiştir.

    " 1867 yılında Amerikalı politikacı ve mucit SHOLES ilk daktilo makinasını icad etmiştir.Bu makina yazıyla iletişimde devrim yaratmıştır.


    " 1876 Yılında Amerikada sağırlar okulunda öğretmenlik yapmakta olan ve bu arada ses üzerine araştırmalar yapan İskoçya asıllı araştırıcı A.Graham BELL elektrik telleri üzerinden ilk insan sesini iletmeyi başarmış ve bu aletin adına Tele-Phone : Telefon yani uzaktan konuşma adını vermiştir. BELL ile yardımcısı Watson arasında 10Mart 1876 da odadan odaya gerçekleşen bu buluş modern iletişimin başlangıcı sayılmaktadır.


    " 1877 yılında Amerikalı araştırmacı EDİSON FonoGraf denilen ve ses kaydetmeye yarayan ilk aleti icad etmiştir. İlk kez köpeğinin sesini kaydettiği bu cihaz günümüzde kasetçalarların ve CD çalarların temelini yaratan buluş olmuştur.


    " 1894 de Fransız LIMUERE kardeşler İlk sinama makinasını icad etmişlerdir. Böylece görüntünün kayıt edilmesi
    , saklanması ve yeniden gösterilmesi imkanlı hale gelmiştir. Bu buluş iletişimde devrim sayılmaktadır.

    " 1896 yılında İtalyan MARCONİ ilk mors alfabesiyle yaptığı Radyo yayınını başarmıştır. ( daha sonra 1901 de ilk okyanus aşırı radyo yayını yapılmıştır . 1907 Yılında ise kanadalı FESSENDEN adındaki bilim adamı insan sesiyle ilk radyo yayınını yapmıştır.)


    " 1922 yılında KORN adlı Alman bilim adamı elektrik tellerinden fotograf gönderebilen ilk fax makinasını icad etmiştir.


    " 1926 yılında Logie BAİRD adındaki iskoçyalı bilim adamı insan yüzünün görüntüsünü radyo dalgalarıyla çok uzaklara gönderebilen ve Tele-Vision: Televizyon denen ve uzaktan görme anlamına gelen aleti icad etmiştir.


    " 1936 yılında İngilterede İlk kez siyah beyaz TV yayınları BBC tarafından başlatılmıştır.


    " 1938 yılında CARLSON adındaki Amerikalı bilim adamı PhotoCopy :Fotokopi cihazını icad etmiştir.


    " 1946 yılında Amerikalı J.ECKERT ve arkadaşı MAUCHLY adlı bilim adamları askeri amaçlı hesaplar yapmak için dünyanın ilk bilgisayarını icad etmişlerdir. ENİAC adını verdikleri bu bilgisayar 30 ton ağırlığında ve 4 apartman dairesi büyüklüğünde olup içinde 18 000 elektronik tüp (Lamba) bulunmaktaydı. Bu alet günümüzde kullanılan modern bilgisayarların babası sayılmaktadır.


    " 1962 yılında Amerikalılar dünyanın ilk iletişim uydusu olan TELSTAR'ı uzaya fırlatmışlardır. Bu uyduyla kıtalar arası Telefon konuşmaları Telefax Telex haberleşmeleri ve TV -Radyo yayınları yapılması olanaklı hale gelmeiştir


    " 1970 li yıllarda Amerikada üniversiteler arası bilgi iletişiminde kullanılmak üzere ARPA denilen yeni bir iletişim sistemi gerçekleştirilmiştir. Bu sistemle ayrı şehirlerdeki bilgisayarların birbirlerine bağlanabilmeleri mümkün olmuştur. 1974 de bu iletişime standart getirilmiş ve adına TCP/IP protokolu denmiştir. Ayni yıllarda Amerikada IBM şirketi bilgi depolamada ve bunun farklı makinalarda kullanılmasını sağlayan ve Floppy denilen disketleri acad etmiştir.


    " 1981 Amerikada IBM şirketi İlk kişisel bilgisayar denilen ve bugün iletişimde devrim sayılan ve PC adını verdiği bilgisayarı üretmeye beşladı.


    " 1982 de Hollandalı PHİLİPS ve Japon SONY şirketleri Compact Disk (CD) denilen aleti üretmişlerdir Bu cihazlar çok düşük seviyeli LAZER ile çalışmaktadırlar


    " 1983 de Amerikalı MikroSoft firması günümüzdede hala kullanılmakta olan ve iletişimde çığır açan Windows adını verdiği yazılım sistemini icad etmiştir.


    " 1985 yılında amerikada kullanılmakta olan ARPA iletişim sisteminin adı INTERNET adıyla değiştirilmiştir. İnternet bilgi otobanı anlamına gelmektedir.


    " 1990 yılında yaşadığımız çağa adını veren ve iletişimde bu gün son nokta olan WWW yani world Wide Web icad edilmiştir.



    GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ULUSLARARASI RADYOLAR


    İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve aynı anda
    , pek çok dilde yayın yapan ve hemen hemen dünyanın tamamını kapsayan sınır ötesi radyoların artışı ile toplumlara ulaşma ve etkileme süreci de giderek kolaylaşmıştır. Ülkelerin uluslararası yayın yapan radyoları, bir anlamda temsil ettikleri ülkenin dünyaya yönelik sesi olup, masraflarını karşılayan ülkelerin ifade aracı olma işlevini taşımaktadır. Bu yazının temel amacı, yabancı ülkelere yönelik radyoların tarihsel gelişiminden yola çıkarak ve alana yönelik literatür taramasına dayalı olarak, o dönemde ve günümüzün değişen koşullarında (özellikle ortaya çıkan farklı politik tabloda) işlevlerini eleştirel bir perspektifle irdelemektir.
    Çalışmada, uluslararası radyolar İkinci Dünya Savaşı öncesi, Savaş, Soğuk Savaş ve günümüz olmak üzere farklı dönemler çerçevesinde incelenmiştir. Uluslararası radyo yayınları incelendiğinde, kamusal yayın kuruluşu kökenli oluşları dikkat çekici olup, radyo yayınları, Maxwell, Murdoch, AOL-Time Warner,, hâlâ büyük grupların denetimi dışındadır.
    Buna neden olan etkenlerin başında, radyonun her şeyden önce yerel bir iletişim aracı olması, insanların topluluklarına bağlı hizmet ve enformasyon beklemesi ile kendi ortamlarıyla bütünleşen istasyonlara güvenmesi yer almaktadır. Radyo, tutkulu gönüllerin iletişim aracı olup, genellikle medya profesyonelleri ile kolaylıkla bağdaşmamaktadır.
    Bu ise büyük radyo gruplarını, özerk ve aşırı özel yetenekler isteyen bu iletişim aracında zorlamaktadır. Kaldı ki radyo, uluslar arası büyük bir gruba bağlı olduğunda genellikle verimsizleşmektedir.(Pierra,1992:238) 1947’den 1960’a kadar ki yıllar, kısa dalgada yayın yapan büyük uluslararası radyoların gelişimine tanık olmuştur. Bu radyoların önem sıralarının hesabında yayın saatleri, vericilerin gücü, hedef ülkelerin sayısı, kullanılan dalga uzunlukları gibi farklı kriterler ortaya çıkabilse de 70’li yılların sonundan günümüze dek dereceye giren radyolar kabaca şöyle sıralanabilir: - British Broadcasting Company World Service (BBC Word Service): Haftada 43 dilde, 1.120 saatle ulaştığı 143 milyon dinleyicisi olup bütçesi 280 milyon dolardır. - Voice of America (VOA) : Haftada 51 dilde, 870 saatle ulaştığı 91 milyon dinleyicisi olup, bütçeşi 106 milyon dolardır. - Deutsche Welle (DW) : Haftada 36 dilde, 718 saatle ulaştığı 28 milyon dinleyicisi olup, bütçesi 336.6 milyon dolardır. - Radio France International (RFI) : Haftada 20 dilde, 313 saatle ulaştığı 45 milyon dinleyicisi olup, bütçesi 125.6 milyon dolardır. Güç ve etkinlik bakımından yukarıda belirtilen radyoların arasında yer alan Türkiye’nin Sesi Radyosu’nu incelediğimizde ise, Türkiye’de ilk dış yayının, 5 kw. gücünde Ankara Radyosu’ndan yapıldığını görmekteyiz.
    Sony vd. gibi büyük gruplar için uygun gözükmemektedir. Avrupa’da Hachette ya da ABD’de Capital Cities/ABC gibi bazı girişimlerin dışında radyo

    BİLGİSAYAR


    Mesleki işlevleri kesintisiz yerine getirmek için bilgisayara ve internete ihtiyaç var. İnternet farklı bir kültür
    , toplumumuz için henüz yeni sayılır. Kullanımı için bir takım kurallarını bilmemiz ve bunları uygulamamız gerekiyor. Bunların başında internetin güvenli kullanımı geliyor. Bu konu hakkında ADSL servisi sağlayan kurum veya kamu tarafından toplumu bilgilendirme çalışmasının yapılması gerekiyordu, maalesef çok ihmal edildi. Ülke olarak güvenliğin bilincinde değiliz ve internet güvenliğimiz yok. Bilmenizi isterim ki, internet asla korkulmaması, her şeyi ile kullanılması, yararlanılması gereken bir alemdir. Ancak gerekli kuralları yerine getirmeniz gerekmektedir. Tıpkı karayolundaki trafik gibi kuralları var, yaya ve sürücüler olarak bu kurallara riayet ettiğimiz sürece emniyette oluruz.
    Son bir-kaç yıldır internet kullanımı yaygınlaştı. İnternet üzerinden yapılan veri transferleri, bankacılık işlemleri, gümrük-maliye beyannameleri, SSK bildirgesi işlemleri başladı ve bu yılın başlarında E-Türkiye’ ye geçiş için E-Dönüşüm projesi yapılandırıldı. Türkiye’ nin Bilişim Toplumu olması hedeflendi. İnternet ortamının hukuksal alt yapısı için bir çok kanunumuzda uyarlamalar yapıldı, en önemlisi, dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu 5070 sayılı E-İmza Kanunumuz çıkarıldı, 2005 yılı uygulamaya hazırlık, 2006 yılı tam uygulama başlangıç yılı olarak belirlendi, günlük hayatımızın bir parçası olma yolunda.
    Birey ile toplum arasındaki bağı oluşturmada iletişimin ne kadar önemli olduğu da fark edilmektedir. İletişim ne kadar kuvvetli ve sağlam olursa toplum ve birey arasındaki çatışma da o denli az olacaktır.İnsanoğlu varolduğu günden bu zamana kadar tek başına yaşamamış, toplum olarak varlığını sürdürmüştür. İnsan,, her şeyden önce bir insan etkinliğidir. Ünsal Oskay, iletişimin tanımını şu şekilde yapmıştır. "İletişim, birbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar, olgular ile ilgili değişmeleri haber veren, bunlara ilişkin bilgilerini birbirlerine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu topluluk ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimleridir."
    İletişimin insanlar için ne kadar önemli olduğunu gösteren bir başka delil ise bireyler arasındaki haberleşmenin sağlanmasında etkili bir rol oynamasıdır. İnsanoğlu geçmişten günümüze kadar çevresinde olup bitenleri hep öğrenmek istemiştir. Öğrendiklerinin ya da kendi ürettikleri bilgilerin yayılmasında çeşitli haberleşme yolları bulmuşlardır. Yazılı kültürün gelişmesi ya da bilgilerin taşınmasında tek bir canlının kullanılması ilk haberleşme şekillerinden bazılarıydı. Ama gelişen bilim ve teknoloji sayesinde ortaya çıkan yeni buluşlar bir çok alanda olduğu gibi iletişim konusunda da kendini göstermiş ve teknolojik yönden faydalı olabilecek her türlü araç iletişimde de kullanılmaya başlanmıştır. Böylece görsel ve işitsel pek çok kitle iletişim araçları ile haber alış verişi hızlı bir şekilde işler hale gelmiştir.
    birey olarak bir grubun üyesi olmuş ve kültürü oluşturmuştur. Gerek kültürü oluşturmasında gerek de kendisinden sonra gelen kuşaklara bu kültürü aktarmasında elbette en önemli rolü iletişim oynamıştır. İletişim
    Günümüzden geleceğe Telekomünikasyon alanında yaşanacak olan değişimi ve gelişimi değerlendirmek için kısaca dünden bugüne nereye gelmişiz, KISACA;
    M.Ö. IV bin.yy – M.S. IV.yy...Mısır’da Hiyoroglif adı verilen, insan, hayvan, eşya şekilleri ve sembollerdan oluşan yazı sisteminin kullanılmaya başlaması(taş üzerine anıt yazılar).
    M.Ö. XVIII.yy – M.S. VIII.yy... Papirus bitkisinin Mısırlılar tarafından kağıt olarak kullanılması.
    M.Ö. XIV. yy... Bilinen ilk alfabenin kullanılması(seramik, ahşap, papirus üzerine)
    1436... Matbaa’nın icadı, Gütenberg.
    Tipografi basım yönteminin bütünü, ana kalıpların yapımı, dökümevlerinin kurulması, metinlerin dizilmesi ve el baskısıyle basım Gütenberg tarafından gerçekleştirildi.
    1727... Türkiye’de ilk defa matbaa’nın kuruluşu.
    Türkiye’de basım işlerinin Türkçe’ye uygulanması, III. Ahmed’in sarayında aslen Macar asıllı olan Kolozsvar’lı İbrahim Müteferrika sayesinde oldu. Kendisini Yirmisekiz Çelebizade Said Efendi ve Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa da destekledi. Şeyhülislam Abdullah Efendi’nin fetvasından ve III.Ahmed’in fermanından sonra, Darüttıbaa denilen basımevi, Sultanselim’de, İbrahim Müteferrika’nın konağında kuruldu.Dizgiye 1727 Aralığında başlandı. Ocak 1729’da ilk Türkçe kitap basıldı(Vankulu Mehmet Efendi’nin, Cevheri’nin Sıhah adlı arapça sözlüğünün türkçe tercümesi olan Kitab-ı Lugat-ı Vankulu).
    1820... Danimarkalı bilimadamı Oersted elektromanyetik akımı keşfetti.
    Bu buluş günümüzde kullanılan modern iletişim araçlarının çalışma prensiplerinin temeli olmuştur.
    1827... Fotoğrafçılığın keşfi, Nicephore Niepce.
    O yıllarda bir tek manzara resmi için, Yuda bitümü sürülmüş duyar tabakaya tam sekiz saat poz vermek gerekiyordu.
    1840... Bilinen ilk pulun kullanılmaya başlanması
    1840 yılında, İngiltere’de posta arabaları mahalleleri dolaşır, boru çalarak vatandaşları mektupların almaya çağırırdı . Postacı, zarflardan isimleri okur, ismi okunan kişi de ücretini ödeyip mektubunu alırdı. İngiltere Parlamentosu Lordlar Kamarası Vekili Sir Rowland Hill, Dolaşırken postacının adını okuduğu bir genç kızın arabaya yaklaştığını, kendisine gelen zarfı eline alıp baktıktan sonra postacıya iade ettiğini gördü.
    Kızın posta ücretini ödeyecek parası olmadığını anlayan Hill, posta ücretini ödeyerek zarfı kıza uzattı. Bunun üzerene kız, Hill’e dönerek şöyle dedi: “Boşuna zahmet ettiniz. Ben öğreneceğimi zaten öğrenmiştim. Mektup, askerdeki kardeşimden geliyor. Yoksul olduğumuz için askere gitmeden önce aramızda kararlaştırdık. Birbirimize yazdığımız mektupların zarfına bir çarpı işareti koyacaktık. Çarpı işareti sağlıklı olduğumuz ve bir sıkıntımızın olmadığı anlamına gelecekti.” Hill, o gün, bu olayı parlamentoda konu etti ve parlamento, posta ücretini mektubu alanın değil, gönderenin ödemesine, ödemenin yapıldığı belirtilmesi için zarfın üzerine bir kağıt yapıştırılmasına karar verdi.

    İngiliz James Chalmer’ın denemeleri pula son biçimini verdi (1834-1838)
    , Chalmers’ın bu buluşu, birçok tartışmalardan sonra, Rowland Hill’in teklifi üzerine 1840’tan itibaren İngiltere’de kullanılmaya başlandı (10 Ocak’ta bütün İngiltere toprakları üzerinde tek ücret uygulaması başladı; 6 Mayıs’ta da ilk posta pulu olan 1 penny’lik siyah pul çıkarıldı). 1840 yılında satışa sunulan, 1 penny değerindeki pulun üzerinde, dönemin kraliçesi Victoria’nın portresi yer alıyordu.
    1843... Elektriğin işaret iletiminde kullanılması Morse’ın çalışmalarıyle 1843’te gerçekleşti. Elektromıknatısla çalışan ilk telgraf patenti Morse tarafından alındı.
    Telgraf sistemi Telekomünikasyon alanında kullanılmış en eski sistemdir.
    Halkların tarihinde ne kadar eskiye gidilirse gidilsin, işaretlere(gündüz duman, gece ateş veya tamtam) dayanan bazı ilkel haberleşme metodlarına daima rastlanır.
    Telgrafın icadı Telekomünikasyon alanındaki en önemli dönüm noktalarından biridir.
    1863... Türkiye’de ilk posta pulunun kullanılması.
    Türkiye’de bir sivil haberleşme Kurumu kurulmasına yönelik ilk girişim, Sultan II. Mahmut döneminde oldu. Tarihe “Tuğralı Pullar” olarak geçen ilk Türk pullarının üzerinde ise sultan Abdülaziz’in imzasını temsil eden tuğra bulunuyordu. Sultan II. Mahmut, bir kararname yayınlayarak, halkın haberleşme ihtiyacını karşılayacak bir haberleşme teşkilatı kurulması emretti ve 1840 yılında Posta Nezareti kuruldu. İlk posta Kanunu, 16 Kasım 1840 tarihinde yürürlüğe girdi. 1863 yılında, Sultan Abdülaziz döneminde, Posta Nazırı Agah Efendi hükümete posta pulu basılmasını teklif etti. Komisyon da posta pulu kullanılmasını onayladı. İlk Türk pulu, 13 ocak 1863’te satışa sunuldu.
    1867... İlk pratik daktilo makinasının icadı, Cristofer Sholes
    Yazıyla iletişimde devrimin başlangıcı sayılabilir.
    1876... Telefonun icadı, Graham Bell.
    Şehir içi bir telefon şebekesi Avrupa’da ilk defa Paris’te 1879 yılında kuruldu.
    Türkiye’de ise ilk telefon 1908’de Meşrutiyet’in ilanından sonra kullanıldı. Bölge Santrallarının kurulması için bir İngiliz firmasıyle anlaşmaya varıldı ve Beyoğlu,
    Istanbul ve Kadıköy Santralleri 1911’de işletmeye açıldı.

  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Haberleşme - Haberleşme Nedir? - Haberleşme Türleri - Haberleşme Çeşitleri

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 2 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 3,00 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.07.11, 15:23
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.02.11, 20:40
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.03.10, 16:35
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.09.09, 13:57
  5. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 27.04.09, 00:56

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.