Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Etnomüzikoloji Sözlük Anlamı - Etnomüzikoloji Ne Demek?

  1. #1
    ModeratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Etnomüzikoloji Sözlük Anlamı - Etnomüzikoloji Ne Demek?

    Sponsorlu Bağlantı

    Etnomüzikoloji Sözlük Anlamı - Etnomüzikoloji Ne Demek?

    basitçe müzikoloji ve antropolojinin birleşimi..
    toplum ile bu toplumun kültürünü müziksel anlayışları ağır basacak şekilde inceleyen bilim dalı..
    (°bkz: Gomidas Vartabet)
    (°bkz: Bela Bartok)
    (°bkz: Yetkin Özer)

    etnomüzikoloji, yaşadığımız yüzyılda, dört model ya da kabul dizisinin temel taşı olarak kullanılışına olanak vermiştir ki. Birincisi karşılaştırmalı müzikolojidir. İkincisinin ingilizceye çevirisi müzik folklörüdür. Doğu avrupa için tipiktir, ve son zamanlara kadar İngiltere'de de öyle idi. Müzik folklörü, drleme, notaya alma, inceleme ve karşılaştırmayı içermesine rağmen, bunlara dört ayrı özellik daha katmaktadır; milliyetçilik ideolojisi, araştırılan toplumsal bağlam üzerindeki etnografik vurgu, etik boyut ki dünyanın hemen her yerinde tehlikeye düştüğüne inanılan vegeleneksel olan müzik düşünüşünün korunmasını içerir ve eğitsel amaçlar ki müzik, devlet okulları müfredatının belirli bir bölümünü oluşturacak ve yetişkinlere iyi olarak sunululacaktır. Bela Bartok'un derleme, sınıflama ve analitik çalışmaları ile constantin Bralloiu'nunkiler müzik folklörünü temsil eder.

    Üçüncü model, etnomüzikoloji'nin kendisidir. 1950'lerde, amerikan antropolojisine bağlı olarak Etnomüzikoloji derneği'nin kurulmasıyla birlikte, saha çalışması ve kültür konularına dalma üzerindeki vurgusuyla, bir inceleme çalışmasından daha ziyade, Etnomüzikologlar, kültürleşme (acculturation) ve değişim üzerinde odaklanmaktadırlar, Milliyetçilikle, korumacılıkla ilgilenmeyen etnomüzikologlar, müzik eğitimi alanıyla da uğraşmaktadırlar. Doğal bakış açısı, etnomüzikologlar için önemlidir. Merriam'ın üçlü modeliyle açılarsak: düşünceler, davranış ses (sound)

    Titon, dördüncü evreyi, henüz tek bir isimle adlandırmanın kolay olmadığına değinerek, genel bir ifadeyle, insanların müzik yapmalarının araştırılması ya da insanların müzik deneyimlerinin araştırılması olduğunu belirtmektedir.



    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ



  2. #2
    ModeratoR

    Standart Cevap: Etnomüzikoloji Sözlük Anlamı - Etnomüzikoloji Ne Demek?

    Bilimsel ve insanbilimsel araştırma yöntemlerini birleştirerek insanın müziğe dayalı iletişimiyle uğraşan bir disiplindir. Etnomüzikolojinin iddialannın bilimselliği fonograf (gramafon) ve insanların, işitme yoluyla aktarılmış gösterimin incelikleriyle karmaşıklıklarını birçok kez dinlemesini ve çeşitli müzik dizilerini doğru bir biçimde Ölçmesini olanaklı kılan elektrikli aletlerin kullanmayla desteklenmektedir.

    Etnomüziklolojinin amaçları ve yöntemleri insanbilimseldir. Müziğin evrensel bir tanımını kabul etmez. Müziği daha çok, toplumsal olarak biçimlenmiş kav rayışlar ve müzik yapımcılarının tanımlamaları içinde ele alır. Bu durum, etnomüzikologların algılayışlarını içerdiği için, -Ortodoks Müslümanlar ilahiyi (Qur'anic chant) bir müzik olarak görmeseler de- bir gözlemci ilahiyi (Qur'anic chant) karşılaştırma amaçlı ya da akord-metni çalışması için bir müzik olarak ele alabilir.

    Etnomüzikoloji, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki insanların müzik dinleme alışkanlıklarına ve müzik ile ilgili görüşlerine farklı müzik sistemlerinin etkisine verilen yanıtların bir parçası olarak, ortaya çıktı. Bir disiplin olarak etnomüzikolojinin temeli, Paris'te, Claude Debussy ve diğer müzisyenlerin dikketlerini Endonezya'nın ses özellikleriyle Afrika müziğinin çekmesinden kısa bir süre önce, Britanyalı dil uzmanı ve fizikçi A.J. Ellis'in 1885'te yayınlanan bir makalesinde açıkça önerilmişti. Ancak, etnomüzikoloji kelimesi 1940'lara kadar ortaya atılmadı. Ellis'in anlayışının bütün anlamları ise 1960'lara kadar ciddi bir biçimde dikkate alınmadı. Çalışmayı, 1980'lerde bile hâlâ "karşılaştırmalı müzikoloji", öncelikle "etnik"i göz önünde tutan müzik biliminin bir dalı ve Batı ya da Avrupa dışı müzik sistemleri olarak gören bazı etnomüzikologlar vardı. Böylesi girişimlerin amaçlarından biri de müzik tarihindeki boşlukların doldurulması olarak görülmekteydi. Ellis'in söz konusu yapıtındaki çıkarımları ve kanıtı, bir iletişim aracı olarak düzenlenmiş seslerin insanlar tarafından gittikçe daha bilinçli kullanıldığını gösteren basitten karmaşığa doğru giden tekçizgisel müzik evrimi görüşünü kabul etmedi. 1885'te müziğin toplumsal bir gerçek ve kültürel bir değişken olduğunu ileri sürdü. Çeşitli ulusların müzik dizilerini saptadıktan sonra ise şu sonuca vardı. Müzik dizisi bir tane değildir, "doğal" değildir, ne de Helmholtz tarafından çok güzel bir biçimde tamamlanan ama çok farklı, çok zorlama ve çok keyifli olan müziksel ses yapılarının yasaları üzerine zorunlu olarak kurulmuştur.

    Ellis, insanın yaratıcı gücünün müzikteki önemini vurguladı. Buna bağlı olarak da müzik sistemlerinin, toplumsal etkinliklerin başka biçimleriyle ilişkilendirilerek düzenlenmiş ilkeler olan kültürel sistemler olduğunu ileri sürdü. Bu sistemlerin toplumsal yaşama etkisi ise insanların, sistemlerin farklı türdeki deneyimleri ile nasıl bir ilişkisi olduğuna bağlıdır.

    Max Weber, The Rational and Social Foundations of Music (Müziğin Irksal ve Toplumsal Temelleri) (1921)'de düşünce sistemleri ile toplumsal ve müziksel düzenlemeler arasındaki ilişkilerle ilgili olarak benzer sonuçlara ulaştı. Çalışmasında, Avrupa müziğinin ton sistemleri içinde temellendirilmiş olduğunu ileri sürdü. Müzik aletleri üzerindeki gerçek aralıklardan farklı olarak (örneğin testereler ve fülütün boşlukları arasındaki eşit aralık), Rönesans döneminde ortaya çıkan bilimsel tutumun müziğe mantıksal bir uygulamasını yaparak, armonik aralıklarla ilgili görüşü tartıştı.

    Erich von Hormbostel ve onun Berlin Fonogram Arşivindeki meslektaşları (1906-1933), müzik sistemlerinin kültür tarihindeki genel kalıplardan bağımsız olarak gelişmediğini ve Avrupa müziğinin artık insanın müzik yaratma gücünün doruk noktası olarak görülmediğini ileri sürerek, karşılaştırmalı çalışmalar yaptılar. Buna göre, artık sadece farklı değer ve karmaşıklıktaki müzik sistemleri değil, Polyphony (çoksesli) ve özel etkiler için ses uyumsuzluklarının kullanımı gibi farklı zamanlarda, farklı yerlerde icat edilmiş olan ve Avrupalı yenilikler olarak adlandmlan farklı müzik sistemleri de karşılaştırılabilirdi.

    Etnomüzikolojinin gelişimi, fonografinin icadından ayrı kavranılamaz. Fonografi, gerçek ifadeler aracılığıyla müziksel yapılann basitliği ve karmaşıklığıyla ilgili tahminlerin değişmesine yardımcı oldu. Yinelemeli dinleme ise, bilim adamlarının sesin bilinmeyen kalıplarının inceliklerine duyarlılaşmasını sağladı. Kulak yoluyla ezberlendikten sonra kaydedilen müzik çok karmaşık olup, belli bir düzeyde nesnel olarak yazıya geçirilmekte ve çözümlenebilmekteydi. Fonografiyle, işitme yoluyla aktarılmış müziklerin tekbiçimliği, kendiliğindenliği ya da geri kalmışlığıyla ilgili mitiler yok edilmişti. Etmüzikolojik araştırma, 1950'lerde ve 1960'larda taşınabilir ses kayıt cihazlarının gelişmesinin yanı sıra, sonagramların kullanımı ve gösterimi gerçekleştirenlerle dinleyicilerin gözlemlerini, kulak yoluyla ezberlendikten sonra yazıya geçirilen kayıtlarla karşılaştırabilecek görsel olarak temsil edilmiş ezgi sırasını ortaya koyan melografın icadıyla da artmıştı.

    Besteci Percy Grainger ve Bela Bartök, fonograf ile düzenli alan araştırmalarını gerçekleştiren ilkler arasındaydı. Grainger, 1908'de, İngiliz halk şarkıcılarının bireysel yaratıcılıklarını ortaya koydu; Bartök ise, 1940'larda, Macar halk müzisyenlerinin bireyselliklerini, toplumsal ve kültürel çeşitlemelere uygun, bölgesel tarz ve türlerin sistematik bir çerçevesine de yerleştirerek gösteren kayıtlar yaptı.

    Gösterimler ile gösterimlerin toplumsal ve kültürel bağlamlarındaki farklı müzik türlerinin kaydedilmesi çalışmaları; müziğe dayalı iletişimin nitelik ve karmaşıklığının, dünyadaki müziklerin sözlü ve yazılı ya da halk, popüler ve sanat gibi kategoriler içinde bölümlenerek kullanışlı bir biçimde açıklanamayacağını göstermiştir. Örneğin, herhangi bir sözlü gelenekteki bir müzik parçasının yinelendiği gösterimlerde bir durağanlık var olduğu gibi; farklı orkestraların ve orkestra şeflerinin gösterimlerinde aynı orkestra düzenlemesinin bir çok çeşitlemesi ya da doğaçlaması
    vardır.

    Benzer bir biçimde, popüler müzik "inceliğin ya da klasikleşmiş zevklerin cezbetmesi"ni araştırmayan - ki bu, söz konusu müziği dinleyen kişilerin kibarlık düzeyiyle belirlenemez- bir müzik olsa da {Orford English Dictionary [Oksford İngilizce Sözlüğü]nde tanımlandığı gibi), müzikle ilgili yetenekler sanat müziğine oranla halk ve popüler müzik için daha az gerekli değildir.

    Ritim, ton, ezgi ya da (timbre) tınının belirli kalıplarının, bu kalıplara kültürel olarak alışmış ya da böylesine bir ön hazırlığı olmayan gösterimi gerçekleştiren kişi ve dinleyicilerde psikolojik tepkilere neden olabildiği ileri sürülmüştür. Gerçekten de, insanlar, bir yandan ton vurgusu ve devinimi, bir yandan da sinirsel gerilim ve itici güç arasında kurgulandığı için müzik, titreşim aracılığıyla son derece duygulandıncı olabilir. Fakat, müzik tek başına bir güç değildir. Sesler ve koşullar, insanların kendisiyle ya da ötekiyle ilgili düşünceleri ya da bedensel duygulan ile tutarlı bir biçimde ilişkilendirilmedikçe müzik, toplumsal etkinliğin sonuçlan ya da beden üzerinde bir etkiye
    sahip değildir.

    İnsanlann esrime durumuna erişmesinde, sahip olunan kült müziğinin ayuıcı etkileriyle ilgili çalışmalar, gündelik yaşamın deneyimlenmesinde bedensel durumlann değişmesiyle ilişkili olan başka birçok zorunlu simge bulunduğu için; müzik gösterimi ve esrime arasında doğrudan nedensel bağıntılar olmadığını göstermiştir. Örneğin, doğru hızdaki doğru müzik gösterimi, bedensel dönüşüm için temel olabilir. Fakat insanlar bu müzikle doğru yerde (örneğin, atalarının evlerinin yanında) dans etmiş olsalar da müzik sadece kült grubunun üyeleri üzerinde etkili olabilir.

    Etnomüzikolojinin başlıca görevi, insanların gösterimde bulunma, dinleme ve konuşma aracılığıyla müzik olarak tanımladıkları şeyin müziksel duyumunu nasıl yaptıklarını keşfetmektir. Müzik bestesi ise müzik gösterimini bir başka yönü olduğu için bestelemeyi ayrı bir etkinlik olarak ele almak gerekmemektedir. Beste, temel olarak farklı müzik yeteneklerinin bir sonucu olmaktan ziyade müzik yapmanın ayrı bir kategorisi ve toplumdaki emeğin farklı bir ürünü olarak nispeten yeni bir başlangıçtır.

    Etnomüzikolojik keşif, farklı toplumsal bağlamlardaki farklı bireyler tarafından yapılarak anlam verilen müziğin tasarım sürecini ortaya çıkaracak duyusal-bağlamlı alan araştırması aracılığıyla en iyiye ulaşmaktadır. Müzik yapma kalıplarındaki sabitliği ya da değişmeyi eninde sonunda açıklayacak şey; insanların, müzik simgelerinin estetik gücüne ve bunların bir toplumsal bağlamdaki -ruhsal, duygusal durumlar ile insanların uyduğu ve bir anlam çıkardığı kültürel sistemlerdeki tarzlar arasındaki gerilimler- konumlarına uyma yönündeki kararlarıdır. Bu nedenle bazı etnomüzikologlar, kültürel adetleri ve konuşma gibi düşünce sisteminin temel bir biçimi olabilecek belirli bir müziksel bilgi birikimine ya da doğuştan gelen müzik yeteneğine sahip olma olasılığını aşmış olan müziğe dayalı iletişimin hem bilişsel hem de duygusal görünüşleriyle daha fazla ilgilenmeye başlamıştır.

    Ellis'in yukarıda sözü edilen yapıtı ve "doğal olmayan" diziler, aralıklar ile müzik sistemleri üzerine sonraki araştırması, müzik sisteminin bir parçası olarak akustik yasalarına tam uyulmadıkça, müzik çözümlemelerinin akustik yasalar aracılığıyla kararlı tonal ilişkiler üzerine temellen-direlemeyeceğini göstermiştir. Fakat, insanda bu müzik yeteneklerinden bazılarının var olması olasıdır; ki insanın müzik yeteneklerinin doğuştan gelen kısmının gerçek olduğu, Batı müziği yapma bağlamında, psikologlarca saptanmıştır. Söz gelimi, insanların tam olarak belirli bir müzik sisteminde çalışıp çalışmadığını, ezgilerdeki ton merkezleri ve ton kümeleriyle bulanabileceği ileri sürülmektedir. Böylesi evrensel yeteneklerin olması ise dünya üzerindeki birçok bölgede çağdaş pop müziğinin belirli tiplerinin müziksel çekiciliğinin açıklanmasında da yardımcı olabilir. Etnomüzikolojinin gelecekteki araştırması, farklı toplumların müzik gelenekleri ve bu yapıda doğuştan gelen müzik yetenekleri arasında bireylerin nasıl bir arabuluculuk yaptığını açıklamaya gerek duyacaktır.

    Kaynak:
    Folklör/Edebiyat dergisi


    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ

  3. #3
    ADAM Kinq
    Guest

    Icon14 Cevap: Etnomüzikoloji Sözlük Anlamı - Etnomüzikoloji Ne Demek?

    Sağolun yapmasaydım yarın sözlüde 0 alıyodum

  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Etnomüzikoloji Sözlük Anlamı - Etnomüzikoloji Ne Demek?

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 9 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 2,67 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.05.12, 23:23
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.03.12, 00:51
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.07.11, 18:33
  4. Örüntü Ne Demek Sözlük Anlamı
    By YıLKı in forum Nedir
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21.02.11, 22:50
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.02.11, 13:06

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.