Sponsorlu Bağlantı

2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Sinüzit ve astım ilişkisi nasıldır? Sinüzit astımı tetikler mi?

  1. #1
    Junior Member
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Sinüzit ve astım ilişkisi nasıldır? Sinüzit astımı tetikler mi?

    Sponsorlu Bağlantı

    Astım ve sinüzit birlikteliği sık görülen bir durumdur Yapılan çalışmalarda sinüzitin astım ataklarını artırdığı gösterilmiştir. Sinüzit tedavi edildikten sonraastım atakları da azalmaktadır. Son yıllarda üst ve alt hava yolları yapısalolarak tek hava yolu kabul edilmekte ve bu anlamda her iki bölge hastalıklarıda birbirini etkilemektedir. Astım ve sinüzit hava yolu epitelinin rol aldığı enfeksiyonabağlı olmayan iltihabi bir oluşumla birbirine bağlıdır. Araştırmalarda astımlıhastaların %30'unda çekilen sinüs grafilerinde çok belirgin sinüzit bulgularısaptanmıştır. Astımlı hastalarda da aynı rinit gibi sinüzitin de görülmesıklığı normal toplumdan daha yüksektir. Astımlı hastalarda uygun tedaviyeyanıt alınamıyorsa altta sinüzit olabileceği düşünülmelidir. Erişkinlerde sıkgörülen sinüzit genellikle astıma öncülük eder. Sinüzit; allerjik rinit, astımve nazal polip gibi birçok hastalıkla yakın ilişkiye sahiptir. Kroniksinüzitlerin % 40-67'sinde allerjik rinit saptanmaktadır. Akut sinüzitliolguların % 25-40'ında ise allerjik rinit bulunmaktadır.Astım tanısıkonulan hastalarda kronik sinüzitin tedavisi astımın kontrolünükolaylaştırmaktadır. Sinüzit düşünülen durumda hastaya paranazal sinüs grafisiçekilmesi uygun olur. Özel durumlarda sinüs kanallarında gelen akıntı, bakteri araştırması için laboratuvara gönderilebilir. Sinüzit tedavisinde sinüslerin havalanmasını kolaylaştıran burun damlası, bakterilere karşı antibiyotikler, burun içi yıkama solüsyonları sıklıkla kullanılır.




  2. #2
    ModeratoR

    Standart Cevap: Sinüzit ve astım ilişkisi nasıldır? Sinüzit astımı tetikler mi?

    Kronik rinosinüziti olanlarda risk artıyor
    Kronik rinosinüziti olanlarda astım görülme riski diğer kişilere göre çok daha yüksek oranlarda oluyor. Bu birliktelik her iki hastalığın da aynı mekanizmaların tetiklemesinden oluştuğu varsayımını destekliyor. Ayrıca bu hastalıklar beraber görüldüğünde daha zor tedavi ediliyor. Öyle ki biri tedavi edilmeden diğerinin tedavisinde başarısızlığa uğranabiliyor.

    Belirtisi sadece baş ağrısı veya öksürük olabiliyor
    Rinosinüzit hastalarının en büyük şikayetleri burun ve geniz akıntısı ile burun tıkanıklığı oluyor. Her iki şikayet hastaların yaklaşık yüzde 95’inde görülüyor. Bunun sonucunda da ‘burnu tıkanmayan ya da akmayan hastada rinosinüzit olma ihtimali çok az’ düşüncesi büyük ölçüde doğru oluyor. Ancak rinosinüzit bazen sadece baş ve yüz ağrısı veya öksürükle de ortaya çıkabildiği için dikkatli olmak gerekiyor. Bunların yanı sıra ağız kokusu, koku alma bozukluğu, ateş de görülebiliyor.


    En sık görülen nedeni üst solunum yolu enfeksiyonları
    Viral üst solunum yolu en sık görülen rinosinüzit nedeni. Öyle ki her viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının yaklaşık yüzde 2’si akut bakteriyel rinsinüzite dönüşüyor. Sinüs içlerine bakteri ulaşınca veya sinüslerin ağızları kapanınca içeride bulunan bakteriler hızla çoğalmaya başlıyor. Bunun sonucunda da burundan ve/veya genizden koyu renkli bir akıntı gelmeye başlıyor.

    Alerjik rinit atakları da sinüslerde sorun oluşturuyor
    Alerjik rinit atakları da viral üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra en büyük rinosinüzit nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Alerji nedeniyle burun boşluğunda ve sinüslerde ödem olması, salgının artması hem sinüslerin ağızlarının tıkanmasına hem de temizlenmenin engellenmesine yol açıyor. Sigara dumanı direkt olarak burun içinde enflamasyona yol açması ve burun temizliği mekanizmasını durdurması nedeniyle önemli etkenlerden biri olarak ifade ediliyor. Duman altı olmak da sigara içmiş gibi olumsuz etki yaratıyor. Silialarda hareketin durması nedeniyle burun boşluğu ve sinüsler kendi temizliklerini yapamıyor ve hastalık üretebilecek bakterilerin sinüslerde yerleşebilmesine imkan sağlıyor.
    Kötü çalışma ortamına dikkat
    Kötü çalışma ortamları da sinüzitin oluşmasına yol açabiliyor. Bunun aksine iyi havalanan ve ısısı yerinde olan bir çalışma ortamında viral üst solunum yolu enfeksiyonları fazla görülmüyor. Bunun sonucunda da çalışanların birbirine hastalık bulaştırmalarının önüne geçilebiliyor.

    Bağışıklık sisteminin zayıflaması da etkiliyor
    Bağışıklık sisteminin zayıflaması ve bu sistemi bozan hastalıklar rinosinüzit oluşumuna özellikle katkıda bulunuyor. Bazen hızla ölümcül olabilen mantar sinüzitleri bu durumlarda ortaya çıkıyor. Ayrıca genellikle çocuklarda görülen bazı genetik bozukluk hastalıkları sırasında da sık rinosinüzit atakları ve kronik rinosinüzitler görülüyor.

    Tanı rahatlıkla konabiliyor
    Çoğu hastada şikayetlerin dinlenmesi ve basit muayeneler ile tanı rahatlıkla konulabiliyor. Endoskopik muayene ile doğru tanı konulma olasılığı ise çok daha yüksek oluyor. Tanı koymada sıkıntılar olduğunda veya tedavi sonrası belirli bir sonuç alınamayan hastalarda ise tomografi çekilmesi ve tanının doğrulanması gerekebiliyor.

    İlaç tedavisi rahat bir nefes aldırıyor
    Akut sinüzitlerde antibiyotik, burun damlaları ve ateş düşürücü ağrı kesiciler ile hastalar genellikle 10-14 günlük tedavi sonrasında tümüyle iyileşebiliyor. Hastalık sadece küçük bir kısmında kronikleşiyor. Kronik rinosinüzit hastaları da daha uzun süreli antibiyotik tedavisi, kortizonlu spreyler ve tuzlu su lavajları ve ihtiyaç duyulursa ameliyat ile sorunlarından tamamen kurtulabiliyor. Ancak kronik rinosinüzit bir hastalık olmaktan çok birçok hastalığın veya rahatsızlığın birleşiminden oluşuyor ve altta yatan bu sorunlar tedavi olduğu sürece geçebiliyor.

    Kronikleşen rinosinüzite ameliyat ile çözüm mümkün
    Akut sinüzitlerde şiddetli baş ağrısı oluşmuşsa, hastalık uzun süreli tedaviye rağmen geçmiyorsa veya bir komplikasyon söz konusu olduğunda endoskopik sinüs cerrahisine başvuruluyor. Kronik rinosinüzit hastalarında ise 1-2 ay süren tıbbi tedaviye yanıt alınamadığında bu tedaviye destek vermek amacıyla ameliyata karar veriliyor. Dolayısıyla ameliyat sonrasında tıbbi tedaviye mutlaka devam etmek gerekiyor. Ameliyat ile kronik rinosinüzit hastalarının yaklaşık yüzde 80’i tümüyle iyileşiyor. Son yıllarda uygulanan balon sinuplasti tekniği de daha hafif bir girişim ile daha erken iyileşme olanağı sağlıyor. Ancak bu teknik hastaların sadece yüzde 10’una uygulanabiliyor. Balon sinuplasti yeni bir teknikten ziyade yeni bir alet olarak görülmeli ve ancak gerektiğinde kullanılmasına özen gösterilmelidir.


    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Sinüzit ve astım ilişkisi nasıldır? Sinüzit astımı tetikler mi?


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.03.14, 17:01
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.03.12, 23:22
  3. Sinüzit Tehlikeli Midir? Sinüzit Hakkında Bilgi
    By Sword_of_HeLL in forum Biyoloji
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.04.09, 16:31
  4. Sinüzit - Sinüzit Nedir? Sinüzitden Korunma - Sinüzit Tedavisi
    By CaDı KıZ in forum Kulak & Burun & Boğaz Sağlığı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.05.08, 22:27
  5. Sinüzit - Sinüzit Solunum Yolları Hastalıklarının Tedavisi Hakkında
    By mehmet__ibili in forum Solunum Yolu Hastalıkları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.05.08, 09:08

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.