Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 1/2 12 SonSon
7 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı) Hakkında Bilgiler Nelerdir?

  1. #1
    Moderator
    Sponsorlu Bağlantı

    Icon5 Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı) Hakkında Bilgiler Nelerdir?

    Sponsorlu Bağlantı

    Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı) Hakkında Bilgiler Nelerdir?



    1915'te üç lise tek mezun bile veremedi... çünkü bütün öğrencileri şehit oldular..
    Çanakkale ve İstiklal Savaşı'na katılan çok sayıda çocuk vatan savunmasında kahramanlık örnekleri sergiledi.
    Öyle ki bütün öğrencileri şehit düşen Galatasaray, Konya ve İzmir liseleri 1915'te tek bir mezun veremedi

    Çanakkale ve İstiklal Savaşı'na katılan çok sayıda çocuk, vatan savunmasında destan niteliğinde kahramanlık örnekleri sergileyerek, "meçhul çocuk askerler" olarak Türk tarihinde yerini aldı. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuri Köstüklü, Türk milletinin vatan savunması verdiği dönemlerde erkek ve kadınlar kadar çocukların da çok önemli görevler üstlendiğini söyledi. Türk çocuklarının milli bir sorumluluk şuuru içinde gösterdikleri fedakarlıklar, çektiği çileler ve eziyetlerin tam olarak bilinmediğini vurgulayan Köstüklü, Anadolu'nun hemen her köşesinde, özellikle işgal gören yörelerde, çocukların da bir destan niteliğinde kahramanlık örnekleri sergilediğini anlattı. Çocuk askerler üzerine bir araştırma yaptığını ve elde ettiği bilgileri bazı seminerlerde sunduğunu dile getiren Köstüklü, bunlardan bazılarını şöyle sıraladı: "Antep savunmasında Kebapçı Said Ağa'nın oğlu küçük Mehmet, Şahin Bey'in oğlu Hayri, şehit Yolağası'nın oğlu Mehmed Ali gibi 11-12 yaşlarındaki çocukların özverisi göz yaşartıcı boyuttadır. Bu çocuklar Arslan Bey'in başında bulunduğu milis kuvvetlerinin içinde diğer Kuvayi Milliyeciler gibi silahlı olup yeri geldiğinde çatışmalara katıldılar ve çoğu zaman da istihbarat hizmetinde bulundular.

    KAHRAMANLIĞI TÜRKÜ OLDU
    Adanalı çocukların da İstiklal Savaşı'nda milli heyecan içinde hareket ettiğini dile getiren Köstüklü şöyle dedi: "Urfa'da 14 yaşındaki Bozan, Fransızlar kaçarken Kuvayi Milliye önünde harbe katıldı. Bu yavrunun kahramanlığını gören halk, Bozan için türkü bile yazdı. Sebeke dağından indim dereye/Atılıyor bombalar, bilmem nereye/Türk çeteleri dönmez geriye/Be yürü! yürü Bozan Yavrum yürü!/Vursun kırsın Fransızları, aslanım yürü!..." Köstüklü, Maraş savunması sırasında kendisine verilen köprü uçurma görevini yerine getiren Sarıca Köyü'nden 14 yaşındaki Ali ile milis kuvvetler arasında bir çok yeri dolaşmak suretiyle bilgi alışverişini sağlayan 10 yaşındaki Osmaniyeli Niyazi Aykan'ın da tarihe adını altın harflerle yazdırdığını ifade etti.

    YÜZLERCE GAZİ ÇOCUK
    Köstüklü, Çanakkale Savaşı'na katılan Galata-saray, Konya ve İzmir Liseleri gibi birçok okulun öğrencisinin şehit düştüğünü belirterek, savaşın olduğu dönemde bu üç lisenin mezun bile veremediğini söyledi. Türk milletinin kadını erkeği ve çocuğuyla tek vücut olarak düşmana karşı koyduğunu ve yabancı unsurları Türk topraklarından attığını belirten Köstüklü, "Türk çocuğu yeri geldiğinde omzunda silahla cephede savaştı, yeri geldi istihbarat için haber taşıdı, yeri geldi Türk askerine mermi götürdü" dedi.

    12 YAŞINDAKİ NEZAHAT ONBAŞI
    Tabur Komutanı Binbaşı Halit Bey'in kızı 12 yaşındaki Nezahat onbaşının da, elinde silahı asker kıyafetiyl e çeşitli muharebelere katıldığını anlatan Köstüklü, "Ata binmesini ve silah kullanmasını çok iyi bilen bu kız çocuğu Milli Mücadele boyunca 70. Piyade Alayı'nın bir mensubu olarak tam bir asker gibi, cepheden cepheye koştu. Hatta bu Alaya, o bölgede 'Kızlı Alay' denmişti" diye konuştu.

    FAKÜLTE SİYAHA BOYANDI
    Çanakkale destanında bugünkü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi eski adıyla Darul Fünun öğrencilerinin ise ayrı bir yeri var. 1915'te Darül Fünun 1. sınıfta öğrenim gören 2 bin 500 tıbbiyeli, okullarını bırakarak Çanakkele'ye koştu. İki tümen hâlinde Gelibolu'ya gelen gençler, bir Anzak baskını sonucu şehit oldular. Bu nedenle sonraki yıl açılışta siyaha boyanan Darul Fünun, 1921 yılında hiç mezun veremedi.

    TEK BACAĞIYLA SAVAŞTI
    Çocuk askerlerden Mehmet ve İsmail, şehrin durumu ile ilgili orduya dilenci kılığında bilgi götürürken düşman askerlerine yakalandılar ve hiçbir konuda düşman kuvvetlerine bilgi vermediler. Serbest bırakıldıktan sonra ateş açılması nedeniyle küçük Mehmet 4, İsmail ise 9 yerinden yaralandı. Mehmet'in hastanede ayağı kesilerek kurtarıldı. Ancak İsmail hastanede şehit oldu. Bir ayağı kesilen Gazi Mehmet, geri döndükten sonra tek ayağıyla Milli Mücadelede yine görev aldı.
    İngiliz askerlerini bulut aldı götürdü
    Kahramanlıkların tarih kitaplarına yazıldığı, ardında binlerce dramatik hikayelerin anlatıldığı Çanakkale Savaşları, 91 yıl sonra bile bazı bilinmeyenleriyle anılıyor. Çanakkale Boğazı'nı geçip, İstanbul'a ulaşmak isteyen İtilaf Devletleri, binlerce askerle Gelibolu Yarımadası'na ayak atmış, vatan topraklarını işgal etmişti. Her karış toprağında kanlı savaşların yaşandığı, anaların oğullarının başına kına yakarak savaşa gönderdiği bölgede, İngiltere'den gelen 4. Norfolk Taburu'nun Anzak Koyu'nda, bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu söylentileri, 91 yıldır hala konuşuluyor. Gelibolu Yarımadası'ndaki savaşa katılan İngiliz Kraliyet Ordusu'na ait 4. Norfolk Taburu'nun, 12 Ağustos 1915 tarihinde Anzak Koyu mevkiindeki 60. Tepede büyük bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu iddia edilmiş, bu olay savaştan sonra çeşitli tarih kitaplarında yerini almıştı. Yeni Zelanda Kıtası'nın 1. Sahra Birliği'ne bağlı 3. Bölükte savaşa katılan F. Reichardt, R.Nevnes ve J.L. Newman adlı üç asker, bu olaydan 50 yıl sonra olayın görgü tanığı olduklarını iddia etmiş, güneyden esen 70 kilometre hızındaki rüzgara rağmen, yaklaşık 250 metre uzunluğunda, 65 metre yüksekliğinde ve 60 metre genişliğindeki bulut kültesinin yer değiştirmeden 60. Tepe üzerinde durduğunu ve İngiliz askerlerinin bu kütlenin içinde kaybolduğunu anlatmışlardı. Bu olay, kimilerine göre gerçek, kimilerine göre rivayetten başka bir şey değildi. Ancak, bu tür olaylar, tek bir gerçeği değiştirememişti; o da, "Türk'ün vatan ve millet sevgisi uğruna verdiği binlerce candı..."
    Şehit torunları onur belgesi istiyor

    Dedesi Çanakkale'de şehit düşen işadamı Arif Sarıgül, Çanakkale Savaşı'nda şehit olan Mehmetçikler için "Onur Belgesi" verilmesi yönünde yasa çıkartılması talebiyle TBMM Başkanlığı, Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı'na başvuruda bulundu. Sarıgül, kendi adını taşıyan dedesinin Çanakkale Savaşı sırasında Alçıtepe yakınlarında şehit düştüğünü söyledi. Babası Süleyman Sarıgül'ün de İstiklal Savaşı'na katılarak çeşitli cephelerde savaştığını ve 'gazi' olarak İstiklal Madalyası aldığını anlatan Sarıgül, ancak Çanakkale Savaşı'nda şehit düşen dedesi için günün koşullarında herhangi bir belge verilmediğini söyledi. "Dedem için Şehitlik Beratı verilip verilemeyeceğini araştırdığımda, askeri makamlar, (Çanakkale Savaşı'nın Osmanlı Devleti döneminde olması nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti tarafından böyle bir belge verilmesinin mümkün olmadığını, bunun için TBMM'den yasa çıkması gerektiğini) söylediler " diyen Sarıgül, bunun üzerine konuyla ilgili yasanın çıkartılması için TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'e dilekçe gönderdiğini belirtti. Sarıgül "Çorum'daki 3240 Çanakkale şehidinin torunları, parlamenterlerimizden bu tarihi görevi yerine getirmelerini bekliyor" dedi.

    ÇORUM

    Şehitler dualarla yad ediliyor

    18 Mart Çanakkale Zaferi'ni anma törenleri ve Şehitler Günü dolayısıyla Türkiye'nin dört bir yanından birçok kişi Çanakkale'ye akın etti. Çanakkale'deki şehitlikleri ziyaret edenler bu vatan için kendilerini feda eden atalarımızı dualarla yad ediyor. Bu arada İstanbul'da Edirnekapı ve Sakızağacı Şehitliklikleri'nde de çok sayıda Çanakkale şehidi yatıyor. Sadece Çanakkale değil, 16 Mart, Balkan, 1. Dünya Savaşı ve Sarıkamış savaşlarında yaralanıp, tedavi için İstanbul'daki hastanelere getirilip hayata veda eden şehitler ile son yıllarda Güneydoğu'da terör örgütü ile çarpışmalarda şehit düşen Mehmetçikler Edirnekapı ve Sakızağacı 'nda yan yana yatıyor.

    ŞAMİL KUCUR

    Şehit yakınları gözyaşlarını tutamadı

    Yurtdışında görevli oldukları sırada uğradıkları saldırılar sonucu hayatlarını kaybeden Dışişleri şehitleri, Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki Dışişleri Şehitliği'nde düzenlenen törenle anıldı. Törende, saygı duruşunun ardından Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Ali Tuygan, bir konuşma yaptı. Dışişleri Şehitliği'ndeki bakanlık mensuplarının 1973'ten beri Ermeni terörü, 17 kasım militanları ya da bazı başka terör örgütlerince katledildiğini anımsatan Tuygan, 17 Aralık 2004'te Musul'da öldürülen 5 güvenlik görevlisi de dahil olmak üzere toplam 39 bakanlık mensubunun bu şehitlikte yatmakta olduğunu belirtti. Tuygan'ın konuşmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bir din görevlisi Kuran-ı Kerim okudu. Törende şehit yakınlarının gözyaşlarını tutamadığı görüldü.



  2. #2
    Moderator

    Standart Cevap: Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı) Hakkında Bilgiler Nele

    Çanakkake Şiiri


    Önce bir mermi patladı sağ tarafımdan,
    Fark ettim, bir anda girip çıktı sol şakağımdan...
    Sardı gözlerimi bir an kıpkızıl bir karanlık,
    Yükseldi çavuşumdan, vurulduk diyen o son çığlık,
    Sanırım, çavuşumla aynı mermiyle vurulmuştuk,
    Zaten köyden çıkarken de, el ele tutuşmuştuk...
    Yine el ele geçtik ışıklı yoldan, son menzilimize,
    Birlikte kucaklaştık, özlenen o eşsiz efendimizle...
    Ne de çabuk başlayıp bitmişti, o uzun seferimiz,
    Geçti Sırattan yıldırım hızında, binlerce neferimiz...
    Sustu bir anda top sesleri, söndü denizi yakan ateşler,
    Bir anda sunuldu Rabbine, iki yüz elli üç bin nefer,
    Her nefer için ayrı yapıldı, tarifi imkansız törenler,
    Taşıdı sancağı önde, alemlere rehber olan peygamber...
    Aradı gözlerim; babamı, anamı, bizlerle övünsünler diye,
    Beklerim, her an, bu Cennet kapısında görünsünler diye...
    Hâlâ ayaklarımın bir adım ötesinden Çanakkale görünüyor,
    Tabyadan bir adım sonrasında, vaat edilen Cennet görünüyor...
    Nasıl kesildi birden, o binlerce çığlık ve avaze sesler,
    Tutuldu sanki, bu ulvi haz rüyasında, bütün nefesler...
    Boğaz’da, ateş kusan gemiler, nasıl buharlaştı birden,
    Nasıl çekildi aniden, binlerce Mehmet siperlerinden...
    Hani az önce, denizler kabarıp üstümüze dökülüyordu,
    Çocukken seyrettiğim yıldızlar, yerinden sökülüyordu...
    Bu gün 18 Mart 2005, dediler doksan yıl geçmiş aradan,
    Hayret, hâlâ bir kan sızmada bizi şehit eden yaralardan...
    Gördüm, bir mermer taşı oyup adımı üstüne yazmışlar,
    İşte bu Lapsekili, Hasan oğlu Ahmet diye tanıtmışlar...
    Biz hiç ölmedik ki, neden insanlar burada ağlıyorlar...
    Biz herkesi görüyoruz, onlar galiba bizi görmüyorlar,
    Bütün Anadolu çocuklarıyla beraber buradayız biz,
    Gerçekten göremiyor mu, o nur damlayan gözleriniz...
    Bakın, bu Harputlu Mehmet, eşine mektup yazıyor,
    Bu Lapsekili Ahmet, bıkıp usanmadan siper kazıyor...
    Diyorlar ki, Mehmet’in mektubu eşine hâlâ ulaşmamış
    Bakın, Koca Lapsekili de, nöbetini hâlâ bırakmamış...
    İşte bu Kınalı Mehmet, gelirken anası kına yakmış başına,
    Demiş ki koçumsun sen, vatanımın 18 Mart bayramına...
    Anlamıyorum, peki siz neden ağlıyorsunuz hâlâ...

  3. #3
    Moderator

    Standart Cevap: Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı) Hakkında Bilgiler Nele

    Çanakkaleden Bir Ses


    Çanakkale den dün inmedik mi biz düşmana salalarla
    Boşuna mı kurtardık vatanı Allah Allah nidalarıyla
    Neler çektik siz övünün diye bağımsızlık sedalarıyla

    Namus dedik koruduk vatan toprağını destan yazarken
    Öldük bittik göremedik yirmi yaş çağını kar yağarken
    Kefensiz gömdüler çoğumuzu yan yana güneş batarken

    Yemeklerimiz hiç sanmayın hep üç öğün çoğu zaman yavan
    Nedir bu banka batırmak sahte rakı kapkaç telaşı be hayvan
    Atatürk olmasa görürdünüz hak özgürlük nasıl derler yalan

    Sahip çıkın bize sizde öleceksiniz hiç uğruna bak göçen göçene
    Bir kere dua gönderin ruhlarımıza bari yapmayın boşa çene
    Bin yıl sonra bile abidemiz tarih anlatacak oradan geçenlere.

  4. #4
    Moderator

    Standart Cevap: Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı) Hakkında Bilgiler Nele

    Çanakkale Destanı

    Bir devin yeniden uyanışının öyküsü.


    BUöykü 213 bin 882 şehidimizin kanı ile yazılmış bir destan öyküdür. Bazı yetersiz ve yeteneksiz devletadamlarının, bir yerde kendi ihtiraslarına kapılarakTürk milletini sürükledikleri bu acımasız savaşın başlangıcı Birinci Dünya Savaşı fitilinin ateşlendiği tarihten iki aysonraya dayanır. 10 Ağustos 1914'te İngiliz Donanması'ndankaçarak Çanakkale Boğazı önlerine gelen Goben ve Beslawadlı iki Alman savaş gemisinin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın yazılı emri ile direklerine Türk bayrakları çekilmesi, denizcilerine Türk denizci kıyafetleri giydirilmesi ile Osmanlı kendini savaşın içinde bulur. Bir de bu gemiler yine Enver Paşa'nın emri ile Karadeniz'e açılır ve savaşa katılmamıza sebep olan Alman"Geoben" -Yavuz Zırhlısı- Ruslar'ın bu denizdeki limanlarını bombalar.

    JEST İÇİN ÖLDÜLER
    Zaten kısa bir süre önce Balkan Savaşı yenilgisinden çıkan,Avrupalılar'ın deyimi ile "Hasta Adam" kendisini birçok cephede,neredeyse tüm genç erkek nüfusunun yok oluşu ile noktalanacakçok acıklı bir macera içinde bulur. Bu macera, sırf Alman çıkarlarını savunmak ve küçük bireysel tatminler peşinden koşmak uğrunabaşlar. O kadar ki, aciz ve küçük hesaplar peşinde koşan Osmanlı yönetimi, sırf Avrupa'da Almanya karşısında savaşan Rus güçlerini zayıflatmak gayesiyle 22 Aralık 1914'te Sarıkamış harekatını başlatır. Ve yaptığı bu savaşa katılmamıza sebep olan Alman "Breslau"-Midilli Zırhlısı- için üstlenilen bu sözde jest karşılığında 90 bin Türk gencini Allahuekber Dağları'nda karlar ve buzlar arasına gömer.

    BOĞAZ'A İLK BOMBA
    İngilizler de Süveyş, Filistin, Hicaz, Yemen gibi yerlerdeki Türk Ordusu'nun baskısını güçsüzleştirmek ve kaldırmak gayesi ile o zamanların Denizcilik Bakanı olan Churchil'in baskıları ile Çanakkale Cephesi'ni açarlar. Boğaz'a ilk saldırıları3 Kasım 1914'te yapılan Seddülbahir Kalesi bombardımanı ile başlar. Churchil'in 25 Kasım 1914'te İngiliz Savunma Konseyi'nde yaptığı konuşma dikkat çekicidir: "Osmanlı'nın ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Daha dünkü Balkan Savaşı bozgunu bunun kanıtı değil mi? Donanmamız bir vuruşta Çanakkale Boğazı'nı ele geçirebilir. Topkapı açıklarında görünmesi bile, bu hasta adamın ellerini havaya kaldırıp teslim olması için yeter deartar bile." İngiliz kuvvetlerinin başı General İan Hamilton daşöyle der: "Bir İngiliz denizaltısının Çanakkale'yi geçip Gelibolu'da göründüğünü ve üç defa işaret verdiğini varsayalım, hemen Seddülbahir'deki Türk Kuvvetleri tabanı kaldırıp Bolayır yoluyla İstanbul'a kaçarlar." Tarih; 18 Mart 1915... Amaçları; İngiliz ve Fransız donanmalarının önce Amiral Carden, ardındanda Amiral De Robek komutasında Çanakkale Boğazı'nı geçip, İstanbul'u işgal etmektir.Deniz güçleri 19 Şubat 1915'ten 7 Mart'a kadar özellikle Boğaz girişinde Seddülbahir ve diğer bölümleri 11 kez bombalar. Esas saldırılarını da 18 Mart saat 11.30'da başlatır. Tüm bu saldırıları karşılayan Türk deniz ve kara güçlerinin bombardımanları sonunda, İngiliz ve Fransız donanmaları akşam saat 18'de Bouvert, İrresistible, Ocean zırhlıları ile binlerce askerini Boğazın derin ve soğuk sularına gömerek geri çekilmek durumunda kalırlar. İşte her yıl kutladığımız 18 Mart zaferinin başarı öyküsü budur...

  5. #5
    Moderator

    Standart Cevap: Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı) Hakkında Bilgiler Nele

    Çanakkale Şehidlerine

    Suheda govdesi, bir baksana daglar taslar...
    O, ruku olmasa, dunyada egilmez baslar,

    Yaralanmis temiz alnindan uzanmis yatiyor;
    Bir hilal ugruna ya Rab, ne gunesler batiyor!

    Ey, bu topraklar icin topraga dusmus, asker!
    Gokten ecdad inerek opse o pak alni deger.

    Ne buyuksun ki kanin kurtariyor Tevhid'i...
    Bedr'in aslanlari ancak, bu kadar sanli idi...

    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsin?
    "gomelim gel seni tarihe!" desem, sigmazsin.

    Herc u merc ettigin edvara ya yetmez o kitab...
    seni ancak ebediyyetler eder istiab.

    "Bu, tasindir" diyerek Kabe'yi diksem basina;
    Ruhumun vahyini duysam da gecirsem tasina;

    Sonra gok kubbeyi alsam da, rida namiyle,
    Kanayan lahdine ceksem butun ecramiyle;

    Mor bulutlarla acik turbene catsam da tavan;
    Yedi kandilli Sureyya'yi uzatsam oradan;

    Sen bu avizenin altinda, burunmus kanina,
    Uzanirken gece mehtabi getirsem yanina,

    Turbedarin gibi ta fecre kadar bekletsem;
    Gunduzun fecr ile avizeni lebriz etsem;

    Tullenen magribi, aksamlari sarsam yarana...
    Yine bir sey yapabildim diyemem hatirana.

    Sen ki, son ehl-i salibin kirarak savletini,
    Sarkin en sevgili sultani Salahaddin'i,

    Kilic Arslan gibi iclaline ettin hayran...
    Sen ki islami kusatmis, doguyorken husran,

    O demir cemberi gogsunde kirip parcaladin;
    Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrami adin;

    Sen ki; a'sara gomulsen tasacaksin... Heyhat,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...

    Ey sehid oglu sehid, isteme benden makber,
    Sana agusunu acmis duruyor Peygamber.

+ Cevap Ver
Sayfa 1/2 12 SonSon
  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı) Hakkında Bilgiler Nelerdir?


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Çanakkale, Çanakkale Savaşı, Çanakkale Destanı, Çanakkale Zaferi
    By LaDyRoSe in forum Performans Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04.11.11, 23:29
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.05.11, 18:39
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.05.11, 19:37
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.03.11, 23:43
  5. Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 15.11.09, 18:18

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.