Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Halk Hikayesi Nedir? Halk Hikayesi Örnekleri Nelerdir? Halk Şiiri Örnekleri Nelerdir?

  1. #1
    LaDy
    Sponsorlu Bağlantı

    Icon5 Halk Hikayesi Nedir? Halk Hikayesi Örnekleri Nelerdir? Halk Şiiri Örnekleri Nelerdir?

    Sponsorlu Bağlantı

    Halk Hikayesi Nedir? Halk Hikayesi Örnekleri Nelerdir? Halk Şiiri Örnekleri Nelerdir?


    HALK HİKAYESİ

    Halk anlatılarının önemli bir türü olan halk hikayeleri, batıda ve bizde üretiliş tarz ve biçimi belirli bir tür olarak ele alınmış ve diğer anlatı türleri ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

    Halk hikayelerinde de bu anlatım ananesi devam etmekle beraber mühim bazı farklar onu destandan ayırır. Bunları şöyle sıralamak mümkündür:

    A-) Tarihi bir vakanın olması şart değildir.

    B-) Nazım-Nesir karışıktır. Zamanla nesir nazıma üstünlük kazanmıştır.

    C-) Şahısları ve olayların anlatılmasında realist, çizgilere daha çok yer verilmiştir.

    D-) Kahramanlıktan çok aşk maceraları konunun ağırlığını teşkil etmektedir.

    Konuları Bakımından Halk Hikayeleri:

    1-) Aşk Hikayeleri

    2-) Kahramanlık Hikayeleri

    3-) Aşk ve Kahramanlık Hikayeleri

    Coğrafi Yayılışları Bakımından Halk Hikayeleri:

    1-) Anadolu'da Bilinen Halk Hikayeleri

    2-) Türk Dünyasının Bir Bölümünde Bilinen Halk Hikayeleri

    3-) Türk Dünyasının Genelinde Bilinen Halk Hikayeleri

    Çeşitli ve sayıları pek çok olan Anadolu Halk hikayeleri, çok değişik kaynaklardan gelmişlerdir. Bunlar arasında, kökleri binlerce yıl önceki Türk tarihinin derinliklerinde olanlar bulunduğu gibi, yeni olaylardan doğanlar veya yabancı kültürden aktarılanlar da vardır. Halk hikayelerini kaba bir sınıflandırma ile, aşağıdaki türlere ayırabiliriz:

    1) Destanlar ve Destanımsılar
    2) Tarihler ve Menkıbeler
    3) Aşık Hikayeleri
    4) Masallar, Fıkralar ve Efsaneler

    1) Destanlar ve Destanımsılar:
    Destan, kelime anlamı olarak Epos demektir; destanın diğer bir türü olan aşık şiirinde tamamen farklıdır. Destanın başlıca niteliği uzun soluklu bir anlatım olmasıdır. Örneğin Oğuzlardan bize kalmış Dede Korkut Kitabı adlı destan, dresden yazmasında 12 boy ve 300 sayfalık bir metindir. Kırgızların Manaz Destanı ortalama olarak 90000 dize tutar. Görüldüğü gibi destanlar en uzun halk edebiyatı türlerindendir.
    Destanlar çoğunlukla nazımla düzenlenmiştir. Aynı diğer halk edebiyatı türlerinde olduğu gibi destanda da söz, ezgi ve seyirlik anlatım biçimi kullanılmaktadır. Bütün bunların dışında destanlar ölçülü söz biçiminde söylenmiş, yani ölçü kullanılmıştır. Destanlarda anlatılanlar kahramanlık hikayeleri ve doğa üstü varlıkların geçtiği olaylardır.
    Destanlar ulusların yazı öncesi çağlarında oluşmuş ve gelişmiş yapıtlardır. Destanlar da, o çağlarda insanları yaratılış, tanrılar, hem de toplumun geçmişine dair bilgiler vemek amacıyla yazılırdı. bu yüzden destanlar konuları bakımından iki grupta toplanır.

    1) Kozmogoni ve mitoloji konuları - Tanrılar ve evrenin yaratılışını inceler
    2) Ulusun geçmişindeki önemli olaylar ve büyük önderler
    Destanların günümüze kattıkları, geleneklerimiz, göreneklerimiz ve tarihimiz hakkında verdiği bilgilerdir.En önemlileri: Oğuz Destanı, Dede korkut hikayeleri, Ergenekon Destanı

    2) Tarihler ve Menkıbeler:
    Önemli bazı tarih olayları, halk arasında, hikaye şekline dökülerek anlatılır. Ağızdan ağıza dolaşan bu hikayeler, zaman geçtikçe, asıl hallerinden uzaklaşırlar. Bunlar, zaman zaman, kimlikleri bilinmeyen kişiler tarafından yazıya geçirilir. Anlatılan tarihi olay, eski çağlara doğru uzaklaştıkça, hayalle beslenerek destana masala doğru kaymaya başlar. Bu kayma, olaylar yazıya üstünden uzun süre geçtikten sonra geçirildiği zaman görülür. "Tevarih-i Al-i Osman" (Osmanoğulları Tarihleri) adlı eser, olaylar yaşandığından çok kısa bir süre sonra yazıya geçirildiği için esasına bağlı kalmıştır. Olağan üstü olaylarla bezenen eserler de, İslam tarihinde görülmektedir: "Seyyid Battal Gazi", "Cafer-i Tayyar", "Hz. Ali'nin Cenkleri" gibi.

    3) Aşk Hikayeleri:
    Aşk hikayelerinin khramanı bir aşıktır. Rürk halkı şiire ve şaire karşı büyük saygı duyduğu için, birçok saz şiarlerinin hayatlarını acı-tatlı olaylarla süsleyerrek hikaye etmişlerdir. Kimi aşıklar da bu halk geleneğine uyarak, kendi hayatlarından kendi aşklarından söz eden hikayeler düzenlemişlerdir.
    Bir saz şairinin hayatı çevresinde doğan hikayelerin en tanınmışları: Köroğlu, Aşık Kerem, Aşık Garip'tir. Köroğlu'ndan bir örnek:
    ...
    Dinleyin ağalar dinleyin beyler
    Sorarım bunları birgün olur ki
    Adam olup koç bir ata binmişim
    Kırarım belleri bir gün olur ki
    Ben yükümü dağ başında çözersem
    Sıra sıra koç yiğidi dizersem
    Yiğitler elinde bade süzersem
    Ararım bunları bir gün olur ki
    ...
    4) Masallar, Fıkralar ve Efsaneler:
    Masallar nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlardan ve törelerden bağımsız, tamamiyle hayal ürünü, gerçekle ilgisiz, ve anlattıklarında inandırmak iddiası olmayan, kısa bir anlatıdır. Ancak, masalı sadece "olağanüstü" olayları konu eden yazı biçimi olarak tanımlamak da hata olur, çünkü, hayal ürünü olup olağanüstü olmayan masallar da vardır. Masalı hikaye, destan ve efsaneden ayıran başlıca özellik, masalın, gerek olağan-üstü, gerek gerçek hayattan alınma olayları, hayal ürünüymüş gibi anlatmasıdır.
    Fıkra terimi, genelde, fıkra, latife, nükte, ve birçok hallerde sadece hikaye anlatılarına verilen genel addır. Fıkralarda kısa ve yoğun bir anlatım tekniği kullanılır. Bu anlatı biçimi, halk edebiyatında, gerek sözlü, gerek yazılı olsun, bir hazine değerindedir ancak tam olarak derlenmiş, sınıflanmış ve incelenmiş olmadıkları için bu hikayelerden yeterince yararlanılamaz.
    Efsaneyi, diğer anlatım türlerinden farklı kılan efsanenin geçmiş hakkında söylediğinin gerçek olarak kabul edilmesidir. Efsaneler gerçek niteliktedir. Diğer bir anlatım farkı ise, efsanelerin günlük anlatım diliyle, uslüpsüz, düz yazı biçiminde yazılmış olmasıdır. Bir destan parçası karmaşık ve uzun soluklu anlatı bütününden kopup, kendine özgü üslup niteliklerini yitirince, sadece olağanüstü yönleriyle bir kişiyi ya da bir olayı bildirmek göreviyle sınırlanınca "efsane" olur.


    TANIMI:Hikaye türünün en eski örnekleri olan ve destandan modern hikayeye geçişi sağlayan anonim eserlerdir. Başka bir tanım yapacak olursak; Türk edebiyatı verimleri içinde 16.asırdan itibaren görülmeye başlanan, genellikle aşıklar tarafından nazım-nesir karışık bir ifade tarzı ile dinleyicilere karşı anlatılarak nesilden nesile intikal eden, yer yer masal ve destan özellikleri gösteren hikayelerdir. (Albayrak Abdullah, 1993)

    GENEL ÖZELLİKLERİ: Türk edebiyatında bu özelliğe sahip ilk örnek Dede Korkut Hikayeleridir. Genellikle aşk konusunun işlendiği halk hikayelerinde zaman zaman kahramanlık konularıyla dini konuların işlendiği de görülmüştür. Nazım- nesir karışık olarak anlatılan bu hikayelerin gelişip yayılmasında saz şairlerinin önemli bir fonksiyonu vardır. Pertev Naili Boratav’ın ‘belki eskiden destanların üzerine almış yeni ve orijinal bir nevin mahsulleri’ diye nitelendirdiği hikayeler, destanlardan; mutlaka tarihi bir vakaya dayanmaması, nazım-nesir karışık oluşu ve zamanla nesir kısmının ağırlık kazanması, şahısların ve olayların anlatımında takınılan gerçekçi tavır, kahramanlıktan çok aşk maceralarına yer verilmesi, destanlarda yer alan olaylar kesin bir sonla bitmediği halde halk hikayelerinde kesin bir sonun bulunmaması, halk hikayelerinde söz konusu edilen olayların ve kişilerin oldukça azalması, toplum karşısında anlatılmaları, hikayedeki manzum kısımların genellikle saz eşliğinde dile getirilmesi, değişik bir anlatılma üslup ve geleneğinin olması, belli yerlerinde tekerleme adı verilen belli söz kalıplarının bulunması gibi hususlarda ayrılmaktadır. Ayrıca destanlar belli bir daire teşkil ederler. Hikayelerde, özellikle aşk maceralarını işleyenlerde böyle bir daire söz konusu değildir. Hikayenin kahramanı aşık olur, sevgilisine kavuşma yolunda çeşitli maceralara girer, sonunda kavuşur veya kavuşamaz ama hikaye de orada biter. Destanlarda böyle kesin bir son mevcut değildir. Destanlara en yakın duran Köroğlu ve Dede Korkut Hikayeleri’nde böyle bir tesir görülmektedir.
    Halk hikayelerinde anlatılan ilişkiler, toplum içi olup, fertler ve tabakalar arasında cereyan eder. Hikayelerde olağanüstü özellikler epeyce azalmıştır. Halk hikayeleri, Boratav’a göre destandan romana geçiştir. Hikayeler masallara göre oldukça uzundur. Özellikle koşma şeklinde söylenen şiirler duyguyu yoğunlaştırmaya yarar. Halk hikayeleri daha çok aşıklar tarafından kahvelerde, düğün ve benzeri toplantılarda erkeklere hitap eder. Halk hikayelerinin destan döneminin kapanmasından sonra ortaya çıktığı kanaati yaygındır. Nitekim Türk edebiyatında halk hikayelerinin en eski örneği sayılan Dede Korkut Hikayeleri de destandan halk hikayeciliğine geçiş dönemi ürünü olarak kabul edilmektedir.10. yy’ dan itibaren halk hikayelerinin belki de destandan boşalan yeri doldurmak üzere ortaya çıktığı söylenebilir. (Koz M. Sabri, 1981)
    Aşk ve kahramanlık konularının çokça işlendiği halk hikayelerinin gerçek hayat olaylarından ayrılan, kendilerine göre bir mantık örgüsü vardır. Bu mantık idealist ölçüler göre şekillenmiş bir hayat anlayışını savunur. Bunun sonucu hikaye kahramanı idealist bir kişiliğe sahiptir. Son olarak şunu unutmamak gerekir ki; kendi içinde tutarlı bir mantığa dayanmak şartıyla halk hikayelerinde olmayacak şey yoktur.




  2. #2
    LaDy

    Standart Cevap: Halk Hikayesi Nedir? Halk Hikayesi Örnekleri Nelerdir? Halk Şiiri Örnekleri Ne

    Destan (Manzum)

    Destan (Manzum)

    Aşık edebiyatında destan, aşıkların sevgilerini, kahramanlık olaylarını, günlük olaylarla ilgili kimi durumları ve bazı acıklı olayları anlattıkları, biçim olarak halk edebiyatı türlerinden koşmaya benzeyen, koşmadan dörtlük sayısı, konu, anlatım ve ezgi yönünden ayrılan halk şiiri. Kafiye şeması (abab), (cccb), (eeeb) şeklindedir.

    DESTAN ÖRNEKLERİ

    Köroğlu Destanı'ndan

    (Köroğlu'nun Rus muharebesinde askerine söylediği)

    1

    Yiğit olan gümbür gümbür gürlesin
    Yiğidi doğuran ana bin yaşa
    Ağ göğdede kızıl kanlar şorlasın
    Yiğidi doğuran ana bin yaşa

    Davlumbazlar yeğde yeğde uranda
    Çarkacılar sağlı sollu dönende
    Eğri kılınç ağ göğdeyi bölende
    Yiğidi doğuran ana bin yaşa

    Gel'e beyler cengi harbi çalınsun
    Çamlıbel askeri ayrı bölünsün
    Gece gündüz zarbı meydan kurulsun
    Yiğidi doğuran ana bin yaşa

    Asıl koç yiğitler busuda saklı
    Belleri kılınçlı eli mızraklı
    Hep şahin bakışlı arslan sıfatlı
    Yürü kan içenler hep binler yaşa

    Köroğlu der bugün burda duralım
    Sabah olsun zarbı meydan kuralım
    Akan kandan dolu şarap uralım
    Yürü deli Hoylu'm sen binler yaşa

    2

    Yiğitler silkinüp ata binende
    Derelerde aç kurtlara ün olur
    Yiğit olan döne döne döğüşür
    Kötüler de attan düşer kan olur

    Bir yiğit okunu almış eline
    Başın komuş yiğitliğin yoluna
    Kalkan paralana zırhlar deline
    Kanlı gömlek koç yiğide don olur

    Bir yiğit okunu almış atıyor
    Ak elleri kızıl kana batıyor
    Bir kötü yoldaşın komuş gidiyor
    Kaçma kötü kaçma şimdi dön olur

    Hasım da çağırır figan ağıtlar
    İman ehli birbirini öğütler
    Boydan boya demir donlu yiğitler
    Çalar cidasını kahraman olur

    Köroğlu da der ki kalmayın n'ç'r
    Serçenin gönlünden şahinlik geçer
    Şahini görünce ormana kaçar
    Gider tenhalara kahraman olur

    3

    Hemen Mevl' ile sana sığındım
    Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey
    Senden gayrı yoktur kolum kanadım
    Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey

    Sana derim sana hey ulu yaylam
    Nasıl başım alup bu ilden gidem
    Okum senden yayım sendendir cıdam
    Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey

    Hep sınadım Osmanlı'nın alını
    Bulamadım bir gez gönlüm alanı
    Anacığım sevdiğimin halını
    Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey

    Yüce yüce tepesinden yol aşan
    Gitmez oldu günlümüzden endişen
    Mürüvvetsiz beyden yeğdir dört köşen
    Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey
    Köroğlu der tepelerden bakarım
    Gözlerimden kanlu yaşlar dökerim
    Bunca yıldır hasretini çekerim
    Arkam sensin kal'am sensin dağlar

    4

    Mert dayanır n'mert kaçar
    Meydan gümbür gümbürlenir
    Şahlar ş'hı div'n açar
    Meydan gümbür gümbürlenir

    Yiğit kendini öğende
    Oklar menzili döğende
    Şeşber kalkana değende
    Meydan gümbür gümbürlenir

    Ok atılır kal'asından
    Hak saklasın bel'sından
    Köroğlu'nun n'rasından
    Meydan gümbür gümbürlenir.

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Halk Hikayesi Nedir? Halk Hikayesi Örnekleri Nelerdir? Halk Şiiri Örnekleri Nelerdir?


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Halk Hikayesi Nedir?- Halk Hikayesi Türleri Nelerdir?
    By RedBuLL in forum Edebiyat Bölümü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.03.12, 20:00
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.05.11, 22:47
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.04.11, 17:33
  4. Halk Hikayeleri (Halk Hikayesi) Halk Hikayesi Türleri
    By Di@ßLeSsE in forum Soru Cevap
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.04.11, 17:05
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.02.11, 19:55

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.