Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 1/2 12 SonSon
9 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık - Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık Nerelerde Yapılır

  1. #1
    Moderator
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık - Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık Nerelerde Yapılır

    Sponsorlu Bağlantı

    Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık - Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık Nerelerde Yapılır

    Büyükbaş Hayvancılık

    Türkiye, 11.789.000 baş sığır varlığı ile önemli bir potansiyele sahip olmakla birlikte hayvan başına verimin düşük olduğu da bilinen bir gerçektir. Bunun pek çok ve genelde birbirine bağlı nedenleri vardır. Başlıcaları sığır populasyonunun genelde düşük verimli yerli ırklardan oluşması, başta kaba yem olmak üzere yem üretiminin yetersizliği, yem fiyatları ile ürün fiyatları arasındaki dengesizlik, hastalık ve zararlılarla etkin bir mücadelenin yapılamaması, pazarlama zincirinin uzunluğu,üreticiler arasındaki örgütlenmenin yetersizliği, kredi ve teşviklerin yetersizliği şeklinde sıralanabilir.
    Türkiye sığır varlığı 1928 yılından 1984 yılına kadar sürekli bir artış göstermiş, fakat 1984 yılında yapılan ilk genel hayvan sayımı sonuçlarına göre ani bir azalma olmuştur. Söz konusu yıldan günümüze kadar ise, önemli bir değişiklik olmamasına rağmen, az da olsa bir düşüş gözlenmektedir. Bu durum Türkiye’de son yıllarda üretimi arttırmak için sığır sayısını arttırmak yerine, birim hayvan başına verimi arttırma çabalarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
    Türkiye’de sığır ıslahı çalışmaları başlangıçta yerli ırkların seleksiyon yoluyla verimlerinin arttırılması şeklinde yürütülmüş; daha sonra bunun yetersiz olduğu anlaşılınca yurt dışından kültür ırkı sığır ithal edilmeye başlanmıştır. Ciddi anlamda ithallere 1925 yılında başlanmıştır. 1958 yılında ise Dünya Kliseler Birliği’nin hibesi ile Esmer, Siyah Alaca, Jersey, Aberdeen Angus ve Hereford sığırları ülkemize getirilmiştir. Bundan sonra da sığır ithali çalışmaları hız kazanmıştır. Sığır ithalleri 1987 yılına kadar az da olsa devam etmekle birlikte, bu yılda gerek devlet eliyle,gerekse özel sektör tarafından gebe düve ithalleri hız kazanmıştır. Türkiye’de sığırcılığın geliştirilmesi için mevcut sığır populasyonu içerisinde yüksek verimli kültür ırklarının oranlarının arttırtılması ve yerli sığırlarımızın yüksek verimli kültür ırkı sığırlarla melezlenmesi hedeflenmiştir. Ne var ki ithaller tüm hızıyla sürerken, ülkemizin coğrafi özellikleri ve hayvanların yetiştirilecekleri işletme şartları yeterince dikkate alınmadığından istenilen başarıya ulaşılamamıştır.
    Sığır ıslahı çalışmaları, kültür ırklarının ithali ile yeni bir boyut kazanmış ve yerli ırkların melezleme yolu ile ıslahı yanında, kültür ırklarının da saf olarak yetiştirilmesi amaçlanmıştır. Melezlemelerde doğal aşımın yanında,1925 yılından itibaren uygulanmaya başlanan yapay tohumlamanın da etkisi olmuştur. Ancak yapay tohumlamdan istenilen başarının elde edildiğini sölemek mümkün değildir.
    Genel hatlarıyla ele alınan ve mevcut durumu ortaya konulmaya çalışılan sığırcılığın ülke ihtiyaçlarına cevap verecek düzeye getirilmesi için belirtilen sorunların bir an önce ele alınıp çözüme kavuşturulması gereklidir.
    Bunun için;
    1) Halen tahminen 1997 yılı itibariyle %45’i yerli ırklardan oluşan sığır populasyonumuzun bir an önce ciddi bir melezleme programıyla ele alınarak melez genotiplerin sayısının arttırılması gereklidir.
    2) Yapay tohumlama uygulaması ülkemizde uzun yıllardan beri yapılmasına rağmen,yeterli etkinlikte değildir. Tarım ve Köyişleri Bakanlı’nın yeterli desteğinin sağlanması yanında, özel sektörün de bu konuya daha etkin katılımı sağlanmalıdır. Bununla birlikte,daha önce uygulanmış olan köylere boğa barınakları kurmak suretiyle tabii tohumlamanın da etkinliği arttırılmalıdır.
    3) Damızlık boğaların seçiminde bilimsel yöntemlere başvurulmalı ve ülkemizde döl kontrolü çalışmaları başlatılmalıdır. Bu konuda Tarım Bakanlığına bağlı üretim kuruluşlarının (TIGEM) potansiyelinden yararlanmak mümkündür.
    4) Damızlık dişi hayvan ithali durdurulmalı veya kontrollü şartlarda en az düzeyde yapılmalıdır. Bunun yerine,yerli sığırlarımızın tohumlanmasında kullanılmak üzere döl kontrolü yapılmış boğalardan elde edilen sperma veya embriyo ithali yapılmalıdır.
    5) Yeni kurulacak işletmelerin ihtiyaç duydukları damızlıkları yurt içi kaynaklardan temin etmeleri konusunda teşvikler uygulanmalıdır.
    6) Ülkemiz,coğrafi yapı ve iklim açısından oldukça farklı bölgelere sahip olduğundan,kültür ırklarının adaptasyon yetenekleri de dikkate alınarak melezleme programlarının bölgesel bazda ele alınması gereklidir.
    7) Ülke genelinde özel sektör entansif sığır yetiştiriciliğine teşvik edilmelidir.
    8) Kaba yem açığını gidermek amacıyla yem bitkileri üretimi desteklenmeli, silaj yapımı ve kullanımı konusunda yetiştiriciler bilinçlendirilmelidir. Kesif yeme,önce önceden olduğu gibi sübvansiyon uygulanmalıdır.
    9) Besiciliğe teşvik ve subvansiyon uygulanmalı, verilen kredilerin etkin denetimi yapılmalıdır.
    10) Yıllardır gündemde olan et ithalatına son verilmeli ve üreticiyi koruyacak tedbirler alınmalıdır. Ancak,üretim-tüketim dengesi sonucu tüketiciye ucuz et temini gerçekleştirilemiyorsa ve bu nedenle mutlaka hayvansal ürünler ithal etmek gerekiyorsa; canlı hayvan ithal edilerek,daha sağlıklı ve imalat sanayinin hammaddesini de sağlayacak bir ithalat rejimi ele alınmalıdır.
    11) Gerek et,gerek süt üreticilerine uygulanacak subvansıyonlar üretimi artırıcı yönde olmalı ve bu teşvikler miktar esasına göre değil, satış fiyatının belli bir oranı şeklinde olmalıdır.
    12) Aracıların ortadan kaldırılması amacıyla; üreticilerin, birlik ve kooperatifler vasıtasıyla örgütlenmesi teşvik edilmelidir.
    13) Hastalık ve zararlılara karşı etkin bir mücadele yapılmalı, bu amaçla ülkesel bazda ciddi programlar uygulanmalıdır.
    14) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl ve İlçe örgütlerinin yetiştiricileri bilinçlendirmek amacıyla demonstrasyon çalışmalarına ağırlık vermesi gereklidir.
    15) Özellikle batı bölgelerimizde uygulanan ve bir özel ıslah ve üretim modeli olan ANAFI benzeri projelerin uygulamaya konulması gerekir.

    Konu başlıkları

    • Süt Sığırlarının Doğum, Buzağılama, Tohumlama ve Sürüden Ayrılma Kayıtları
    • Soykütüğü Belgesi
    • Islah Programı
    • Damızlık Süt Sığırlarında Soykütüğü Talimatı
    • Damızlık Olarak Kullanılan Boğa ve İneklerin Döl Verimi
    • Damızlık Değer Tahmini
    • Suni Tohumlama
    • Sığırların Süngerimsi Beyin Hastalığı

    BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIKİNEK
    Büyük baş hayvanlar içinde en fazla sığır(inek, öküz ,dana, manda) yetiştiriciliği vardır. Sığırlar içinde de en fazla inek yetiştirilmektedir. Bütün bölgelerimizde inek yetiştiriciliği vardır. Ama en fazla Karadeniz Bölgesinin kıyı kesimi ile Doğu Anadolu Bölgesinde Erzurum-Kars Bölümünde gelişmiştir. Karadeniz Bölgesinde gelişmesi yağışların fazla olmasından dolayı çayırların fazla olmasıdır. Erzurum-Kars bölümünde gelişmesi yaz yağışlarıyla oluşan gür ot ve çayırlıklardır. İnek yetiştiriciliği ayrıca şeker fabrikaları çevresinde de gelişmiştir. Şeker pancarı küspesinin hayvan yemi olarak kullanılmasından dolayı.
    MANDA
    Bol sulu bataklık ve göl kenarlarında beslenir. Yurdumuzda başta Karadeniz Bölgesi kıyı kesimi olmak üzere G. Marmara bölümünde yetiştiriciliği yaygındır. Et kalitesi düşük olduğundan yetiştiriciliği fazla gelişmemiştir.
    *** Büyükbaş hayvancılık Doğu Bölgelerimizde mera hayvancılığı şeklinde iken Batı Bölgelerimizde ahır hayvancılığı şeklindedir.
    Büyükbaş Hayvancılık Tarım Takvimi
    OCAK - Elde bulunan sığırların , yetiştirme ve hastalıkları yönünden , sağlık kontrolleri yaptırılarak, sığır kadrosu belirlenir. Özellikle tüberküloz, paratüberküloz testleri ile , Brucellosis yönünden serolojik yoklamalar ve mastitis taraması yapılır.
    - Hayvanlar şimdiki durumları ve verimlerine göre gruplara ayrılarak , bakım ve yemleme programları saptanır.
    - Sağlıklı ve yüksek verimli yavru elde edebilmek için , ineklerin suni tohumlamasına başlanır. Bu mümkün olmadığı takdirde , veteriner kontrolünden geçmiş iyi nitelikli ve sağlıklı bir boğa ile doğal tohumlama yapılır.
    - Şecere , verim ve sağlık kartları aylık olarak işlenir.
    - Buzağı bölmelerindeki iç ısının 10-12 C,sığırların bulunduğu bölümdeki sıcaklığın ise 16-18C arsında tutulmasına çalışılır. Havalandırma kontrol altında tutulur.
    - Uygun hava koşullarında , hayvanlar ahır dışına çıkarılır. Ahır içi temizlenip %3 lük sodalı sıcak su ile yıkanır.
    ŞUBAT
    - Sert ve rüzgarlı olmayan yağışsız günlerde ,sığırlar tımar edildikten sonra ahır dışına çıkarılır. Rutubetli ,temizlenmemiş taban ve toprak zeminlerin birçok mikroorganizmaların çoğalmalarına ortam hazırladığı ne bunların hayvanların sağlık durumlarının bozulmasına neden olduğu bilincine varılarak , diğer işler bittiğinde , derhal ahır temizlenip, zemine yataklık serilir.(Sap,saman , talaş gibi yataklıklar aynı zamanda hayvanlarda ısı kaybını da önler ).
    - Kanatlı ve eklem bacaklı zararlılar, kış aylarında alçak basınçlı ve sıcak ahırlarda saklanırlar. Pencere, kapı ve vantilasyon yolu ile hava değiştirilir ve bu yolla zararlıların ahırda yerleşmeleri engellenir.
    - Hayvanlar içeri alınırken ,ısı kontrolü yapılmalıdır.(Hayvanların fizyolojik uyum sağlamaları için,iç ve dış ısı arasında fazla bir fark olmamalıdır.)
    - Sığırların yeşil yem ihtiyaçları , silaj yemler veya hayvan pancarı ile karşılanmaya başlanır.
    - 4-8 aylık dişi danalara S.19 aşısı , doğumları yaklaşan sığırlara septisemi aşısı yapılır.Bütün sığırlara nokra için paraziter ilaçlama uygulanır.
    - Sığırlar haftada bir kere veteriner hekim kontrolünden geçirilir.Doğum yapacak sığırlar ayrılır;hasta hayvan varsa ,derhal tedavisi yapılır.Doğum yapacak inekler, doğumlarına iki ay kala sütten kesilerek kuruya alınır.
    MART
    - Periyodik olarak sığırların tohumlanmasına devam edilir. Gelişmesi iyi 18-22 aylık Holştayn düveler ile, 18-24 aylık Montofon düvelerde ilk defa tohumlamaya verilir.(Tohumlamada yararlanılacak boğalar, 18 ayını doldurmadan, yetiştirme hastalıkları yönünden testleri ile verim kayıtları incelenmeden, tohumlamada kullanılmamalıdır. Her fırsatta suni tohumlamadan yararlanma yoluna gidilmelidir.)
    - Bütün sığır materyaline şarbon, yanıkara, gerektiğinde sığır vebası aşıları yapılır.
    - Nokra mücadelesine devam edilmelidir.Danaların septisemi serumu, numaralama ve boynuz köreltme işlemine devam edilir.Doğan buzağıların göbek kordonu temiz bir makasla kesilir,günde iki defa tentürdiyot döküp gazlı bezle fazla sıkılmadan bağlanır.
    - Sığırların rasyonlarında enerji ihtiyaçları iyi dengelenmeli, geçici de olsa, noksan besleme yapılmamalıdır. Gebeliğin ilk aylarında besleme kaba yemlere dayalı olabilir. İki yaşına gelmiş dişi materyali de fazla beslememelidir. Çünkü,fazla besleme nedeniyle, cinsel bezler yağlandığından, üreme gücü azalır.
    - Bu ayki çalışmalarda secere, verim ve sağlık kartları işlenir.
    NİSAN
    - Sığırlar mevsim koşulları uygun olacağından , meradan dikkatli bir şekilde yararlandırılır. Sığırların yem ihtiyaçları verim, mera ve gelişme durumları gözönüne alınarak hesaplanır.
    - Sığırlara şap aşısı uygulanır.
    - Yemlik ve su kaynaklarının temizliği ve ilaçlaması yapılır. Gübrelikler kaldırılır.
    - Ahır koşullarının sağlıklı olması sağlanır.
    - Meme hastalıkları yönünden devamlı kontrol yapılır. Sağım süresince , birbirini izleyen iki ay arasında %5-10 olan süt azalması miktarı, bundan daha fazla miktarda olduğunda, sağım hatası ve beslenme hatası yanında, bir hastalık olasılığı düşünülmeli;varsa iyileştirme yoluna gidilmelidir.
    - Nokra mücadelesi titizlikle sürdürülür.
    MAYIS
    - Tohumlamaya devam edilir. Doğuran inekler doğumlarından iki ay sonra , boğaya verilir.
    - Erkek danalar ve sürüye katılması istenmeyen dişi dana ve düvelerin vücut ağırlıkları en az 400-450 kg. olduğunda, kasaba sevk edilir.Kilo almayanların besisine çalışılır.
    - Ahır yemlemesinden tamamen mera hayvancılığına geçilir.Meraya , çiğ ve kırağı kalktıktan sonra çıkılmalı, sakin ve rahat bir otlatma sağlanmalı;parazit yumurtaları genellikle rutubetli çayır ve mera kısımlarında bulunduğundan, böyle yerlerde hayvan otlatılmamalıdır.
    - Hayvanlar iç parazitlere karşı ilaçlanır.Gübrelikte biriken gübre uzak bir yere götürülür veya satılır.
    - Aylık verim ve sağlık kontrolleri yapılır;kartlara işlenir.
    HAZİRAN
    - Doğum sonrası sağım ve çiftleştirme işleri sürdürülür.
    - Parazit durumuna göre, dikkatli olarak iç paraziter ilaçlama yapılır. Günlük tımar işleri aksatılmadan yürütülür.
    - 4-8 aylık dişi danalara S-9 aşısı uygulanır.
    - Doğan buzağıların boynuz köreltmesi ve kulak numaralama işlemleri yapılır.
    - Mera gıda ihtiyacını karşılayabilecek durumda olduğundan, mera otlatılmasına geçilir. Yalnız, 10 kg’dan fazla süt veren sığırlara kesif yem ve nitelikleri bozulmamış kaba yem ile takviye yapılır. Ocak ayında doğan buzağılar erkek ve dişi ayrı ayrı sürüler halinde meralandırılır. Ot ve yem yemeğe alışan buzağılara verilen süt azaltılır ve su verilmeye başlanır.
    - Ahırlar temizlenerek badana ve dezenfeksiyonları yapılır.
    TEMMUZ
    - Mera ihtiyacın tamamını karşılayacak durumda olduğunda; kısıtlı yemleme uygulanır.
    - Sağılan ineklerde meme hastalığına dikkat edilmelidir. Meme, meme başları ve süt sekresyonu sık sık kontrol edilmeli; sağım saatlerinin aynı saatlerde ve eşit aralıklarla yapılmasına çaba gösterilmelidir.
    - Hayvanlar ahıra alındığında sabah- akşam iki defa tımar edilir. Ahır temizliği ve dezenfeksiyonu yapılır. 6-8 baş hayvana 20cm. çaplı baca olacak şekilde ahırda havalandırma sağlanır.
    - Gebe ineklere septisemi aşısı uygulanır. Gebeliğin son günlerinde olan ineklerin gıdaları sulu, hazmı kolay, yumuşak ve gaz yapmayacak yiyeceklerden düzenlenir.
    - Aylık verim ve sağlık kontrolleri yapılarak kartlarına işlenir.
    AĞUSTOS
    - Ahır besisi yapılanların dışındaki diğer sığırlarda mera hayvancılığına devam edilir. Gebe ineklerin gebelikleri ilerlediğinde, meralandırılmalarına özen gösterilir. Gerektiği takdirde suni meralardan yararlanılır.
    - Theileriosis hastalığına karşı koruyucu aşılama yapılır.
    - Bir yaşına gelmiş erkek ve dişi hayvanlara tüberculin uygulanır.
    - Günde sekizer saatlik aralarla üç defa sağım yapmaya çalışılır. (Bu yöntem fazla süt verimli sığırlarda kesinlikle uygulanmalıdır. Böyle sığırlar ilave yemler ile beslenmelidir).
    - Damızlık boğaların spermaları kontrol edilir.
    - 7-8 haftalık buzağılara erken sütten kesim düşünülebilir. Normal olarak 12-16 haftalık oluncaya kadar süt verilir.
    EYLÜL
    - Gebe ineklere iyi bir bakım gösterilmelidir. Doğumlarına 1,5-2 ay kala sığırlar sütten kurutulmaya başlanılmıştır. Doğum locaları ve buzağı bölmeleri yeniden gözden geçirilerek noksanlıklar tamamlanıp, dezenfeksiyonları yapılır.
    - Herhangi bir nedenle yavru atımı görüldüğünde, böyle hayvanlar derhal tecrit edilerek, gerekli araştırmalar yapılmalı; bulaşıcı bir hastalık durumunda, etkin önlemler alınmalıdır.
    - 4-8 aylık dişi danalara Br. S. 19 aşıları uygulanır.
    - Doğumu yaklaşan sığırlara, buzağı septisemi aşısı uygulanır.
    - Kış ayları için gerekli gıda ihtiyaçları sağlanır. Silaj çukurları doldurulup, üzerleri tekniğine uygun bir şekilde kapatılıp, kış sezonuna hazır bir duruma getirilir.
    - Aylık kayıtlar tutulur.
    EKİM
    - Şap ve yanıkara aşıları yapılır.
    - Tüberküloz, paratüberküloz testleri ve brucellosis yönünden serolojik yoklamalar yapılır.
    - Çevrede görülen salgın hastalıklara karşı gerekli tedbirler alınır.
    - Ay içinde nokra mücadelesi yapılır.
    - Genç hayvanlar ile yaşlılar ayrı meralarda otlatılır, ayrı ahırlarda barındırılır.
    - Aylık verim kontrolleri yapılarak, kayıtları tutulur.
    KASIM
    - Tohumlama ve tohum hizmetlerine devam edilir.
    - Mevsim ve işletme koşullarına göre, yem değişikliğine-hayvan alıştırılarak geçilir.
    - Gebeliğin son üç ayında, ananın daha yoğun bir şekilde beslenmesine çalışılır.(İlk aylarda 5 kg, son ayda 10kg süt veriminde verildiği kalite ve miktarında yem verilmeli, yalnız kesif yem miktarı titizlikle dengelenmelidir.)
    - Doğum sonrası görülebilecek meme iltihabı ve diğer hastalıklar için, bir önlem olmak üzere, gebe analara antibiyotik kürü uygulanmalı; yemlere mineral karması katılmalıdır.
    - Bu ayın ortalarına kadar nokra mücadelesi yapılır.
    ARALIK
    - Değişen hava durumuna göre, ahır iç sıcaklığı en az 15-20C olacak şekilde, kapı ve pencereler kapatılır. Yataklıklar sık sık değiştirilip, yerine kuru iki kat yataklık serilir.
    - Hasta hayvan olursa, tecrit bölmesine alınır. Salgın hastalık görüldüğünde, gerektiği şekilde işlemler yapılır.
    - Hayvanların kışlık yem, ot ve yataklık muhafaza yerleri, kar ve yağmur suları girmeyecek şekilde, kapalı tutulur. Bu konuda, gerektiğinde ahır tavanı çatı aralığından faydalanılabilir.
    - Damızlık kadronun %10’u kasaplık, %10’u da damızlık olarak satılacak şekilde ayarlanılarak, yeni yetiştirme yılına geçilir.
    - Hayvanların yaşama ve verim payları çok iyi hesap edilerek, içinde enerji ve mineral maddeleri içeren kaliteli yemlerle beslenmelidir.
    - Yıl sonunda mali hesaplar çıkarılır.





  2. #2
    Moderator

    Standart Cevap: Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık - Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık Nerelerde

    Büyükbaş Hayvancılık : Sığırlar

    Büyükbaş Hayvancılık : Sığırlar

    Sığırlarda Besleme Hataları Ve Besleme İle İlgili Hastalıklar


    1-
    GENETİK ÖZELLİKLER VE ÇEVRE KOŞULLARI:
    İneklerin verimleri ırkına göre değişir. Yerli kara ırkı, boz ırk, kırmızı ırk gibi ırklar süt verimi az ırklardır. Besleme ve çevre koşulları ne kadar iyi olursa olsun ırk özelliklerinin sınırlarını aşamazlar. Keza erkekleri de çok iyi seviyede besi tutmazlar. Holstein, esmer ırk, simmental gibi ırklardan gelen hayvanlara ise � kültür ırkı� adını veriyoruz. Bu ırklar çok verimli olup, verimleri bakım ve besleme koşullarıyla ortaya çıkar. Tek başına ırkın iyi olmasından sonuç beklemek doğru olmaz. Kültür ırklarını iyi, kaliteli, dengeli ve yeterli yemlerle beslemek gerekir.

    2- AHIR VE BARINAKLAR:
    Sığırlar için kötü havalandırmalı ya da az havalandırmalı barınaklar yaşamı aksatacak derecede olumsuzluklar yaratır. Ahırda biriken gazlar sığırların solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmasına zemin hazırladığı gibi, iştahsızlığa, yemden yararlanmanın azalmasına sebep olur. İdrar kokulu, havası pis ahırlardaki hayvanlar az yem tüketirler, yediklerinden yararlanamazlar ve verimleri düşer. Sağlıklı, verimli sığırlar için iyi havalandırılmış veya yarı açık ahır sistemleri tercih edilmelidir. Bu konuda ülkemizde yanlış olan soğuktan korkmaktır. Ancak soğuktan değil sıcaktan korkmak yerinde olur.

    3- SU TÜKETİMİ:
    Sığırların önünde daima temiz su bulundurulmalıdır. Böylece su tüketimi artar. Bu konuda yapılan en büyük hata sabah-akşam su vermektir . Önünde her zaman içebileceği su bulunan sığırlar daha çok su içerler, iştahları daha iyi olur. Verimleri artar. Su ihtiyacı çevre ısısına, süt verimine ve yeme bağlı olarak değişebilir. Bir ineğin su tüketimi 35-75 litre ve hatta bunun da üstündedir. İdrar, dışkı, terleme, soluma yoluyla su kayıpları olduğunu düşünürsek 30 litre süt veren bir ineğin en az 60-70 litre günlük su ihtiyacı vardır.

    4- KABA YEM:
    Kuru ot, yonca, mısır silajı, yeşil otlar kaba yem grubuna girer. En önemli sorun ülkemizde samanın kaba yem olarak kabul edilmesidir. Süt inekçiliğinde samanı kaba yem olarak kabul etmemek gerekir. Kaba yemsiz sığırcılık olmaz. Kaba yem az, kesif yemi çok olan rasyonlar sığırları mide ekşimesi = yem vurması; ya da asidoz dediğimiz hastalıkla karşı karşıya getirir. İştahsızlık, süt veriminde düşme gibi problemlerin yanı sıra ölüme kadar giden daha ağır problemler de yaratan bu hastalık kaba-kesif yem dengesinin sağlanmasıyla önlenmiş olur. Yem vurması aynı zamanda tırnak çürüğü, topallık gibi hastalıklara da zemin hazırlar. Kaba yemin kalitesi kesif yemden yararlanmayı da arttırır. Günlük ihtiyaçların tümünün kesif yemlerle karşılanması mümkün değildir. Kaba yemi saman olan sığırların enerji, protein, mineral ve vitamin ihtiyaçlarının tümünü kesif yemlerle karşılamaya çalışmak yanlış olacağından, kaba yemin silaj, yonca, kaliteli ot olması tercih edilmelidir.

    5- GÜNLÜK TOPLAM YEM:
    Sığırlar günlük olarak canlı ağırlıklarına, verimlerine orantılı bir miktarda yem almalıdırlar. Bu yemlerin bir kısmını kaba yem olarak, bir kısmını kesif yem olarak alsalar da miktarının canlı ağırlığa orantılı olması gerekir. Daha az yem verilen bir sığır, daha az verim verecektir. Bu doğaldır. Ancak olay bununla bitmez. Sığırlarda bir takım hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin, hipokalsemi ( süt humması), ketosis, kızgınlık göstermeme, döl tutmama, iyi gelişmemiş yavru ve benzeri bir çok problemle karşı karşıya gelmek mümkündür.

    6- DENGELİ YEM:
    Yemler kaba ve kesif yem olarak dengeli olmakla beraber, diğer yandan protein, enerji, vitamin, mineral dengesinin de kurulmuş olması gerekir. Enerjisi düşük yemler özellikle doğumdan sonra geç kızgınlık gösterme, hiç kızgınlık göstermeme problemiyle karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde, özellikle ithal sığırlarda sık sık karşılaşılan bir sorundur. Diğer büyük sorunlardan biri de ketosis�dir. Vitamin ve mineral noksanlıkları da kemik gelişimi bozukluğundan, kızgınlık göstermemeye, kansızlıktan, ayak hastalıklarına, körlükten, deri problemlerine, süt hummasından, verim düşüklüğüne kadar bir çok hastalık ve bozukluğa sebep olur. Vitamin ve minerallerin tümünün bir arada ve dengeli olması gerekir.

    Dengeli hazırlanmış yemlere sonradan yapılan ilaveler yemin dengesini bozar. Bundan özellikle kaçınmak gerekir. Doğum yaptıktan sonra kültür ırkları hızla süt vermeye yönlenirler. Bu durumda enerjisi yetersiz yemle beslenen ineklerde aşırı zayıflama görülür. Bunun sonucu doğumdan sonraki ilk kızgınlık ya gecikir, ya da hiç görülmez. Süt verimi günden güne artış göstereceği yerde azalır. Yeni doğum yapmış inekleri yüksek enerjili yemle beslemek gerekir. Böylece ketosis, abomasumun (şirdenin) yer değiştirmesi, karaciğer koması gibi hastalıklar da önlenmiş olur. Bu problemler kalsiyum-fosfor metabolizmasını da etkileyeceğinden süt humması ve kemik erimesi gibi olaylarda da artış olabilir. Bütün bunlardan çıkan sonuca göre yeni doğum yapmış kültür ırkı sığırlara özenli bir besleme rejimi uygulanması gerektiği kanaatine varılır. Bir başka çıkarılacak sonuç şudur; iyi besleme koşullarına sahip olmadıkça çok üstün verimli ineklere sahip olmanın bir anlamı yoktur.

    7- KURU DÖNEM:
    İneklere sağlanması gereken bir hazırlık dönemi olup, sağım doğuma 45-60 gün kala durdurulur. Bunu takiben 2-3 hafta iyi kaliteli kaba yemler verilir. Kesif yem verilmez. Ancak doğuma en az 2-3 hafta kala tekrar bir miktar kesif yem verilmeye başlanmalıdır. Gebe ineklere bu dönemde septisemi aşıları, Se ve E vitamini enjeksiyonları ile A, D, E vitamini enjeksiyonları yapılmalıdır. Kuru dönemin ikinci yarısında kesif yeme geçilmezse ve kaba yem sadece saman ise doğumdan sonra ketosis, hipokalsemi, hızlı zayıflama ve kızgınlığın gecikmesi gibi problemlerden biri veya birkaçıyla karşılaşmak adeta kaçınılmaz hale gelir.

    8- YEMLERİN HAZIRLANMASI:
    Yemler sığırların önüne konulmadan önce melas, silaj veya posalarla karıştırılırlarsa hem iştah arttırıcı etki yapar, hem de tozlanma önlenmiş olur. Ancak yemleri ayrıca ıslatmak, geceden suya koymak sakıncalıdır. Tükrük salgısını önleyen, yemin mayalanmasına veya bozulmasına sebep olan, işkembenin işleyişine engel olan bu uygulamalar yanlıştır.

    Böyle uygulamalar yemden yararlanmayı azaltır. Diğer yandan istenirse toz yemler yerine pelet yemler tercih edilebilir. Isı ve basınç altında yapılan peletleme işleminde yemin sindirilme oranı ve besin değeri artar. Tozlanma azalır. Bütün vitamin ve mineraller peletle birlikte yapışık ve homojen duruma geçtiğinden ziyankarlık önlenmiş olur. Toz halindeki yemler dışkının yumuşamasına, işkembe ekşimelerine, karın şişkinliklerine neden olurlar. Bağırsaklardan hızla geçtiklerinden yemden yararlanma azalır. Arpa, mısır, buğday, yulaf gibi tane yemlerin kaba kırılmış olarak kullanılması yerinde olur. Sığır yemleri hazırlanırken un haline getirilmiş hammaddelerden uzak durulmalıdır. Sığırların alışık olmadıkları hiçbir yem birdenbire verilmemelidir. Mutlaka 1 veya 2 hafta alıştırma dönemi geçirilmelidir.

    Çok taze kesilmiş yeşil bitkiler güneşte kurutulmadan sığırlara verilmemelidir. Küflenmiş yemlerden mutlaka kaçınılmalıdır. Kısa vadede olmasa bile uzun vadede problemler ortaya çıkabilir. Yemden yararlanma azalır.

  3. #3
    Moderator

    Standart Cevap: Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık - Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık Nerelerde

    Süt Sığırlarında Doğum, Buzağılama, Tohumlama ve Sürüden Ayrılma Kayıtları

    Süt Sığırlarında Doğum, Buzağılama, Tohumlama ve Sürüden Ayrılma Kayıtları

    1. Amaç:
    Soykütüğü sisteminin yürütülebilmesi için gerekli olan kayıtların, düzenli ve bir örnek tutulabilmesinin sağlanması bu talimatın amacıdır.

    2. Tutulması Gereken Asgari Kayıtlar:

    a) Soykütüğü sistemi içerisindeki bir inekten doğan hayvanların, sistemin gerektirdiği aşağıdaki bilgilerinin toplanması ve buzağının bilgi işlem merkezi tarafından Ek 1’deki gibi doğum bildirim formu ile belgelendirilmesi gerekir.

    • Soykütüğü numarası
    • Doğum tarihi
    • Doğum tipi (normal, zor)
    • Doğum şekli (tekiz, ikiz vb.)
    • Ana ve baba no

    b) Her inek için laktasyonunun başlamasını sağlayan ve süt verim denetlemesi sonuçlarının girilebilmesini sağlayacak buzağılama olayının aşağıdaki bilgileri içerecek şekilde tespiti yapılmalıdır.

    • Buzağılama tarihi
    • Buzağılama tipi (normal, zor)
    • Buzağılama şekli (tekiz, ikiz vb.)

    c) Soykütüğü sistemi içerisindeki her hayvanın tohumlanması ile ilgili aşağıdaki bilgilerin tespitini içerecek bilgi edinme sisteminin oluşturulması gerekir.

    • Tohumlanan hayvanın numarası
    • Tohumlayan boğanın adı
    • Tohumlayan boğanın numarası
    • Tohumlama tarihi
    • Tohumlama sayısı
    • Tohumlayıcının adı soyadı veya kodu

    d) Soykütüğü sistemi içerisindeki bir işletmede bulunan hayvanların sürüden çıkışları durumunda aşağıdaki bilgilerin tespitini içerecek bilgi edinme sisteminin oluşturulması gerekir.

    • Hayvanın numarası
    • Sürüden çıkış tarihi
    • Sürüden çıkış sebebi: Damızlık satış, kasaplık satış, ölüm, diğer vb.


    3. Yetki:

    Temel esasları içeren faaliyetleri yürütme ve bu bilgileri edinme yetkisi, soykütüğü sistemini yürütmeye yetkili kuruluşa aittir.

    Soykütüğü sistemini yürütmeye yetki almak üzere Bakanlığa müracaat eden kuruluş bu faaliyette yararlanacakları imkanları ve bilgi edinme sistemini açıkça tanımlamak ve çalışmalarını tarafsızlık ve objektiflik ilkelerine uygun olarak gerçekleştireceklerini taahhüt etmek zorundadırlar.

    4. Çalışma Kuralları:

    • Bu faaliyetlerde yer alan bilgilerin toplanması en fazla 1 aylık aralıklarla gerçekleştirilecektir.
    • Elde edilen bilgilerin güvenilirliği sağlanmalıdır.


  4. #4
    Moderator

    Standart Cevap: Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık - Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık Nerelerde

    Soykütüğü Belgesi

    Soykütüğü Belgesi

    1. Amaç:
    Soykütüğüne kayıtlı sığırlara, kayıt niteliklerine bağlı olarak belge verilmesi işlemlerinin düzenlenerek birörnek hale getirilmesi bu talimatın amacıdır.

    2. Yetki:

    • Soykütüğü belgesi düzenleme yetkisi, Bakanlık ve Bakanlığın yetki verdiği kuruluşa aittir.
    • Soykütüğü belgesi düzenlenmesi, Türkiye’de tek bir merkezde yapılır. Düzenlenen belgeler belge talep eden ve soykütüğü sistemini yürütmeye yetkili kuruluşa verilir.
    • Belgelerde, düzenleyen ve soykütüğü sistemini yürüten kuruluşun imzası ve mühürü olmalıdır. Aksi halde belgenin hiçbir geçerliliği yoktur.

    3. Temel Esaslar:
    • Bir sığırın belge alabilmesi için mutlaka kendisinin, annesinin ve babasının soykütüğüne kayıtlı olması gerekir.
    • Belge alacak sığırın soykütüğünde bulunması gereken asgari bilgileri de şunlardır:
    • Soykütüğü numarası
    • Doğum tarihi
    • Cinsiyeti
    • Irkı
    • Baba numarası ve doğum tarihi
    • Ana numarası ve doğum tarihi

    4 Soykütüğü Belgeleri:
    a) Safırk Sertifikası:

    Hem kendi hemde soylarının süt verim bilgileri olmayıp, sadece temel esaslarda belirtilen bilgilere sahip hayvanlara talep edilmesi halinde “Safırk Sertifikası” adı altında ve Ek 1’de bulunan belgeye benzer bir belge düzenlenir.

    b) Damızlık Belgesi:

    Temel esaslarda belirtilen bilgilerle birlikte süt verim ve/veya damızlık değerine sahip olan sığırlara “Damızlık Belgesi” adı altında Ek 2’de bulunan belge düzenlenir.

    5 Damızlık Belgesinde Bulunacak Asgari Veriler:

    • Sığırın soykütüğü numarası,
    • Doğum tarihi,
    • Cinsiyeti,
    • Irkı,
    • Baba numarası ve doğum tarihi,
    • Ana numarası ve doğum tarihi,
    • Ananın ve/veya anneannenin süt verimleri,
    • Hayvanın doğduğu ve son bulunduğu işletme sahibinin adı ve adresi,
    • Belgeyi düzenleyen ve onaylayan kurumların mührü ve onaylayan şahsın adı, imzası.

    6 Damızlık Belgesi Düzenlemede Aranan Koşullar:
    a) İneklerde ve Genç Sığırlarda Aranan Koşullar:

    Soykütüğüne kayıtlı inek ve genç sığırlara damızlık belgesi verilebilmesi için asgari şu bilgilere sahip olması gerekir:

    • Hayvanın kendisi veya annesi veya anneannesine ait en az bir laktasyon süt verimi biliniyor olmalı,
    • Hayvanın kendisi veya annesi veya anneannesine ait süte göre damızlık değeri biliniyor olmalı,
    • Hayvanın babası, suni tohumlama boğası veya annesinin (babaanne) en az bir laktasyon süt verimi bilinen tabii tohumlama boğası olmalıdır.

    b) Tosun ve Boğalarda Aranan Koşullar:
    Soykütüğüne kayıtlı tosun ve boğalarda damızlık belgesi verilebilmesi için asgari şu bilgilere sahip olması gerekir:

    • Boğaların damızlık değeri tahmin edilmiş olmalı,
    • Tosunlar, ineklerde aranan şartlara sahip olmalı.


  5. #5
    Moderator

    Standart Cevap: Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık - Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık Nerelerde

    Islah Programı

    Islah Programı

    1. Amaç:
    Türkiye’de ihtiyaç duyulan denenmiş (yavru verimlerine göre değerlendirilmiş) kaliteli boğa yetiştirmek amacıyla uygulanacak döl kontrolü (yavru testi veya progeny test) çalışmalarını düzenlemek ve yönlendirmek bu talimatın amacıdır.
    2. Yetki ve Sorumluluk:
    Damızlık boğa yetiştirme, test etme, seçme, bu boğalardan sperma üretme ve pazarlama, test edilmekte olan ve denenmiş boğa spermalarının kullanılmasını düzenleme yetki ve sorumluluğu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Bakanlıktan yetki alan kuruluşlara aittir.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetki verdiği kuruluşlarca hazırlanacak ıslah programını onaylama ve denetleme yetkisine sahiptir.
    3. Islah Amacı:
    Gelecekte ulaşılması gerekn verim seviyesi belirlenerek bunu en optimal bir şekilde sağlayacak genotip tanımlanır. Bu genotipi elde etme ve populasyonda yaygınlaştırma yapılacak ıslah çalışmalarının (ıslah programının) amacıdır.

    Islah çalışmaları başlatılırken, öncelikle ıslahı yapılacak her ırk ile ilgili ıslah amacı belirlenir. Bunun için populasyon analizi ve ekonomik analizlerin yapılması gerekir. Yapılan analizler sonucunda bugün ve gelecekte hangi verim özelliklerinin veya özellik gruplarının (örneğin süt verimi, döl verimi, sınıflandırma vb) ekonomik açıdan ne kadar önemli oldukları belirlenir; belirlemelere bağlı olarak ekonomik ağırlık katsayıları hesaplanır. Islahta kullanılacak ölçüt, yapılan hesaplamalar sonucunda bir formül halinde dökümanlaştırılır.

    Örnek: Holstein Friesian Yetiştiriciliğinde ıslah amacı:

    Laktasyonda (305 günde) % 4 yağlı 7000 kg süt verimi verebilen ergin yaşta 750 kg canlı ağırlığa ve 145 cm sağrı yüksekliğine ulaşan; sağlam yapılı ve sağlıklı; beklenen yüksek verimi verebilecek beden kapasiteli; hayvana rahat hareket yeteneği sağlayacak ayak ve tırnak yapılı; makinayla sağıma elverişli ve kolay sağılabilen, kapasiteli bir memeye sahip genotip elde etmek ve populasyonda yaygınlaştırmak.

    Damızlık Değeri (süt) = süt verimi x eko.katsayı + yağ verimi x eko.katsayı

    Damızlık Değeri(sınıf.)= sağrı yük. x eko.katsayı +……..+ tırnak x eko.katsayı

    Top.Dam.Değ.= DDsüt x Ağ.Katsayısı + DDsın x Ağ.Katsayısı
    4. Islah Modeli:
    Planlanacak ıslah programları, suni tohumlamaya dayalı yürütülen denenmiş boğa elde etme ve bunlardan etkin yararlanmayı hedefleyen programlardır.

    Bu programlarda, aday boğa ana ve babaları damızlık değerlerine göre seçilir; bunlardan elde edilen erkek buzağılar döllerine göre değerlendirilmek üzere teste tabi (döl kontrolü) tutulur; döl kontrolünde başarılı olanlar denenmiş boğa olarak suni tohumlamada kullanılır.

    Bu nitelikteki programların temel özelliği populasyonda beklenen genetik ilerlemenin ağırlıkla babaların seçimiyle gerçekleştirilmesidir.

    Damızlık değeri yüksek ineklerden yararlanma oranını yükseltmek amacıyla çoklu yumurtlatma (süper ovulasyon) ve embriyo transferi gibi biyoteknolojileri kullanan modeller koşulların uygun olması halinde gelecekte dikkate alınabilirler.
    5. Islah Programlarında Öngörülen Faaliyetler:
    a) Populasyon ve Çalışma Alanını Tanımlama

    Islah amacı tanımlandıktan sonra, ıslah programına doğrudan ve dolaylı katılacak olan populasyonun ve bu populasyonun yaygın olduğu bölgeler tanımlanır.

    Populasyon tanımında, toplam inek sayısı, işletme sayısı, tohumlama oranı gibi parametrelerin yanısıra populasyon analizi sonucunda elde edilebilen (ekonomik öneme sahip özellikler bakımından) verim seviyesi, kayıtlı ve kayıtsız inek sayısı gibi bilgiler açık bir biçimde yer alırlar.

    Programın uygulanacağı alanı tanımlarken, öncelikle ulaşım ve üretim imkanları üzerinde durulur. Faaliyetleri etkiliyebilecek organizasyonlar da bu tanım içerisinde yer almalıdırlar.

    b) Islah Populasyonu

    Soykütüğüne kayıtlı, verimleri kontrol edilen ve denenmiş ya da aday boğa spermalarıyla tohumlanan ineklerin oluşturduğu grup, ıslah populasyonu olarak adlandırılır. Islah çalışmaları bu populasyonda yapılır ve burada elde edilen genetik ilerleme populasyonu oluşturan diğer hayvanlara suni tohumlama yoluyla aktarılır.

    Islah populasyonunun büyük olması damızlık çalışmalarının başarısını doğrudan etkiler. Asgari sayı 10.000 baş inek olarak kabul edilebilir. Bunun yanında ıslah populasyonunun ana populasyon içindeki payı en az % 10 olmalıdır. Bu oran, populasyonu temsil etmek ve ona etkin ve ekonomik hizmet etmek ile ilgilidir.

    Islah populasyonunda yapılan soykütüğü, verim kontrolleri ve tohumlama faaliyetlerinin ilgili talimatlara uygun bir şekilde yapılması zorunludur.

    c) Damızlık Değer Tahminleri

    Damızlık değer tahmini talimatı gereğince her 6 ayda bir damızlık değer tahminleri yapılır ve yayınlanır.

    d) Boğa Analarının Seçimi

    Damızlık değer sonuçlarına bağlı olarak en başarılı inekler boğa anası adayı olarak seçilirler. Bu inekler görevli bir ıslah komisyonu tarafından yerinde incelenerek uygun görülenlerin sahipleri ile sözleşme yapılır. Sözleşme ineklerin komisyon tarafından önerilecek bir boğanın spermasıyla tohumlanmasını ve erkek buzağı doğması halinde, doğumu izleyen ilk 6-16 hafta içerisinde ıslah programını yürüten kuruluşa, önceden belirlenen bir bedel karşılığında satışını kapsamalıdır.

    Her yıl aday boğa anası olarak seçilen inek sayısı, ıslah populasyonundaki inek sayısının % 5’ini aşmamalıdır.

    e)
    Boğa Babalarının Seçimi
    Programın başarısının temelini oluşturan boğa babası seçimi, damızlık değer tahminleri sonuçlarına bakılarak düzenli bir şekilde en az 6 aylık aralıklarla yapılır. Gelecek kuşakta damızlık olarak kullanılacak boğaların elde edilmesi amacıyla boğa analarını tohumlayacak olan bu boğalar, boğa anası sayısına bağlı olarak en az 2 baş/yıl şeklinde seçilir.

    Başka ıslah programlarından ve sürülerinden elde edilmiş seçkin boğalar da boğa babası olarak kullanılabilir.

    Kuşaklararası süreyi kısaltmak ve tohumlamaları planlı uygulayabilmek amacıyla boğa babaları en fazla 1 yıllık bir süre için boğa analarını tohumlamada kullanılırlar. Daha sonra bu boğaların spermaları damızlık sürüyü oluşturan diğer ineklerin tohumlanmasında kullanılmak amacıyla satışa sunulur.

    f) Döl Kontrolü (Progeny Test)

    Boğa babaları ve yapay tohumlamada kullanılacak diğer boğaları belirlemek amacıyla, çiftleştirme programından elde edilen erkek buzağılar bir program dahilinde düzenli olarak izlenir. Belirlenen verim özellikleri dikkate alınarak en başarılı olanlar seçilir. Başarısız olanlar kesime gönderilir ve spermaları imha edilir veya ıslah programı dışındaki üretim sürülerinde kullanılır.

    Döl Kontrolünde aşağıdaki özellikler dikkate alınmalıdır.

    -
    Tohumlanan ineklerde geri dönmeme oranı (Non-Return) oranı
    -
    Tohumlanan ineklerde ölü ve zor doğum olayları
    -
    Deneme altındaki boğanın 1. laktasyonda bulunan ve tesadüfen seçilmiş en az 20 kızının sınıflandırma sonuçları
    -
    Deneme altındaki boğanın en az 30 kızının 305 gün süt verimi (yağ ve protein verimleri gelecekte dikkate alınmalıdır).
    6. Islah Programının Onayı ve Takibi:

    -
    Islah programı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından onaylandıktan sonra uygulamaya konulabilir.
    -
    Programda yapılan her türlü değişiklikler Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onayına sunulmak zorundadır.
    -
    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı uygulamadaki gelişmeleri izlemek ve sapma olması halinde onayını geri çekmek yetki ve sorumluluğundadır.
    -
    Bir bölgede birden fazla kuruluş ıslah programı çalışması yürütemez.
    -
    Islah programını uygulayacak kuruluş, bölgede soykütüğü sistemi veri toplamadan sorumlu kuruluştan kayıtları alabileceğine
    dair taahhütname almalı veya işbirliği protokolü yapmalıdır.

+ Cevap Ver
Sayfa 1/2 12 SonSon
  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık - Küçükbaş Ve Büyükbaş Hayvancılık Nerelerde Yapılır


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.05.12, 20:24
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.05.12, 13:19
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.01.11, 23:49
  4. Küçükbaş Hayvancılık
    By angelsss_aylisss in forum Hayvancılık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.01.09, 16:23
  5. Büyükbaş Hayvancılık
    By angelsss_aylisss in forum Hayvancılık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.01.09, 16:22

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.