Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Cumhuriyetten Önceki İnsanların Yaşantıları Ve Giyim Kuşamları Nasıldı

  1. #1
    ModeratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Cumhuriyetten Önceki İnsanların Yaşantıları Ve Giyim Kuşamları Nasıldı

    Sponsorlu Bağlantı

    Cumhuriyetten Önceki İnsanların Yaşantıları Ve Giyim Kuşamları Nasıldı


    inkilaptan önce insanlar yaşamlarını ne şartlar altında sürdürüyorlardı

    Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922) :Neden üşürüz İnkılap Tarihi derslerinde? Ya da şöyle soralım: Genel olarak tarih dersleri hep sıkıcı olmak zorunda mıdır? Kabahat hocalarımızda mı yoksa kitaplarda mıdır? Yoksa hepimiz mi suçluyuz?

    Tekrarlana tekrarlana bilgiler şablonlaşmış, derslere mekanik bir anlatım tarzı hakim olmuştur Oysa bir imparatorluğun bünyesinden ulus devlete geçilirken ne amansız alt üst oluşlar yaşanmış, hangi büyük badireler atlatılmış, devrimleri yapanların olduğu kadar ona maruz kalanların beyinleri de bu yeni düzene hangi zorlanmalarla intibak etmiştir? Neresinden baksanız son derece ilginç bir dönem Düşünün, daha harf devriminin sosyal psikoloji açısından doğru dürüst bir incelemesi yapılamamıştır Halbuki sırf bu ‘olay’, sosyal bilimcilerimiz için ne paha biçilmez bir kaynaktır, bilsek
    Gelin bugün iyi bildiğimiz bir olayı mercek altına tutalım Saltanatın kaldırılması nasıl gerçekleşti?
    Prof Suna Kili’nin “Türk Devrim Tarihi”ne bakarsanız, saltanatın kaldırılması Atatürk devrimlerine dahildir (Şimdi birileri kalkıp ‘değil midir?’ demezsin sakın Öyle olup olmadığını göreceğiz) Prof Kili’ye göre saltanatın kaldırılması “ulusal eylemin”, yani milli mücadelenin ve 1921 anayasasının “doğal sonucudur” Neden? Çünkü anayasanın kabulünden 21 ay, 12 sonra TBMM saltanatın kaldırılmasını gündemine almıştır Yani daha önce veya daha sonra gündemine alsaydı bu ‘doğal sonuç” ortaya çıkmayacak mıydı sayın hocam? Neyse, geçelim, çünkü daha ilk adımda sonuç ile nedenin mutlaka zamansal olarak öncelik-sonralık sırasıyla açıklanamayacağına dair Gazali ve Kant’ın söylediklerine sarkma riski belirdi, onun için itirazlarımı burada kesiyorum
    Siz de sıkıldınız, biliyorum Lakin bu iş böyle Önümüzdeki metinleri redakte ederek gideceğiz doğruya
    Nerde kalmıştık? Ha, evet, TBMM saltanatın kaldırılmasını gündemine almıştı Sonra gündemle ilgili önerge üzerinde uzun tartışmalar olmuş, padişahı tutan milletvekilleri karşı çıkmışlar, nihayet önerge “Mustafa Kemal ve sekseni aşkın milletvekilince imzalanmış” Konunun o tarihte gündeme gelmesine ise İstanbul’dan Sadrazam Tevfik Paşa’nın Lozan’a birlikte katılma isteği neden olmuş Sonra? “Bu davranış iyi değerlendirilmiş, saltanatçı milletvekillerine karşın saltanatın kaldırılması oybirliğiyle kabul edilmiştir”
    Profesörümüze göre bu oybirliğini sağlamak öyle kolay olmamıştır Önerge ve “diğer önergeler” komisyonlarda görüşülürken tartışmalar uzamış, saltanatçı vekiller hilafet ve saltanatın ayrılmasının sakıncalar yaratacağını ileri sürmüşler Ne güzel, demokratik bir tartışma diyebilirsiniz ama yok Suna hanım bu çok seslilikten hiç mi hiç hoşnut değildir “Sonunda karar gene Mustafa Kemal’in yerinde uyarısı ve karşıtların gözünü korkutmasıyla alınabilmiştir” Mustafa Kemal’in komisyonda neler dediğini de aktarıyor bize: “Burada (yani komisyonda) toplananlar, Meclis ve herkes sorunu doğal bulursa, sanırım ki uygun olacaktır Yoksa, yine gerçek, yöntemine göre saptanacaktır; ama belki bir takım kafalar kesilecektir”
    Bu ‘kesin, kararlı, inançlı’ çıkış karşısında herkes susmuş, hatta Hoca milletvekillerinden Mustafa Efendi’nin ünlü (!) “Bağışlayınız efendim; biz sorunu başka bakımdan ele almıştık; açıklamalarınızdan aydınlandık” cümlesi bu sert çıkış üzerine söylenmiş Bunun üzerine komisyon önergeyi benimseyerek genel kurula göndermiş, aynı gün 1 Kasım 1922’de 2 oturumda kabul edilmiştir
    Demokrasiye demokrasi dışı müdahalenin, bir nevi sert bir muhtıranın sözünü etmesine rağmen Prof Kili’nin Mustafa Kemal’in sözünü oldukça haklı ve yerinde bulması ilginçtir Devrimler yapılırken bu örnekler olağan görülmelidir Yine de hep böyle korkutarak bir yere varılamayacağının bilincindedir hocamız Her adımda ‘gerekirse bazı kafalar kesilecektir” demenin demokratik bir anlayışla bağdaşmayacağının, sık sık tekrarlandığı zaman olumsuz tepkilere yol açabileceğinin farkındadır İşte bunun için yapılacak şey, yine demokrasiye dışarıdan müdahale edilip meclisteki çatlak seslerin temizlenerek yeni bir meclisin kurulmasıdır Bu kaçınılmazdır
    Bu geniş aktarmayı, Prof Kili’nin tarih bilgisi ve yorumunu kesmeden vermek ve inkılap tarihi kitaplarımızın içinde yüzdüğü mekanik ve sığ bilgi yığınını bütün halinde göstermek amacıyla yaptım İyi güzel de, neye itiraz ediyorum? Nedir beğenmediğim ya da eleştirdiğim taraf bu metinde?
    Bir kere hatalar
    1 Önerge veya önergeler sanki Mustafa Kemal tarafından verilmiş gibi gösteriliyor Halbuki Nutuk’ta bile kendisi, “…bir takrir (önerge) hazırlandı Sekseni mütecaviz arkadaşa imza ettirildi Bu takrirde benim de imzam vardır” diyor, yani saltanatın kaldırılması için hazırlanan önergenin kendisi haricinde hazırlandığını bizzat kendi ağzıyla kabul ediyor Hatta ben hazırladım bile demiyor, “benim de imzam vardır” diyerek aslında bunu ilk düşünenin kendisi olmadığını itiraf ediyor
    2 Meclise o gün üç önerge verilmiştir Verenler arasında ikinci gruba, yani muhaliflere ait olanlar da vardır Mecliste padişahlığı tutanlar olduğu kadar saltanatla beraber hilafeti de kaldıralım diyecek kadar ileri gidenler vardı Ama bu kadar ileri gitmek o aşamada sakıncalı bulunduğu için hilafet bir süre daha kalmış, hilafetli Cumhuriyetimiz yaklaşık 6 ay devam etmişti Bir de Rauf Orbay gibi, karşı çıkanların bir kısmı, hilafatle saltanatın ayrılmasına karşı çıkıyorlardı, saltanatın kaldırılmasına değil Bu önemli ayrım atlanıyor
    3 Peki oybirliğiyle kabul edilmesinden bahsediyorsunuz da, o gün kaç milletvekilinin meclise geldiğinden neden söz etmiyorsunuz? Üstelik madem bu kadar yaygın bir oybirliği vardı, saltanat neden ilk turda değil de ikinci turda kaldırılabildi? Bunun açıklaması nerede? Çünkü ilk oylamada gerekli çoğunluk mevcut değildi Bütün uyarılara rağmen oylamaya sadece 136 milletvekili katılmış, 132 kabul, 2 red, 2 çekimser oy çıkmış, karar yeter sayısı bulunamayınca ertesi günkü 2 tura bırakılmıştı (Kili’nin dediği gibi 2 oylama aynı gün yapılmamıştı) Uzatmaya gerek yok Anladınız İnkılap tarihlerimizin neden sığ ve yavan olduğuna bir misal daha vermiş olduk

    Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923) Cumhuriyetin ilandan önce devlet padşahlıkla yönetiliyordu halk bundan memnun değildi çünükü padişah istediği herşeyi yaptırıyor halkın fikri sorulmuyordu

    Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924) Halifelik artık dinin temsilcisiolmaktan çııkmış bir saltanat haline gelmişti artık dnin kuralllarını yerine getirmek yerine birçoğu halkı hiçe sarıyor ortamı velveleye veriyordu

    Şeriye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılması (3 Mart 1924)

    Eğitim ve öğretim devrimi (3 Mart 1924) eğitim sadece medreselerde yapılıyor ve kadın ve erkeklere okuma konusunda aynı eşitlik sağlanmıyordu

    Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925) toplumun giyimi şalvar kadınlar içinde çarçaftı

    Tarikatların kaldırılması, tekke ve zaviyelerin kapatılması (30 Kasım 1925) birçok tarikatlar farklı sesler çıkararak ülkeyi karıştırıyor isyan çıkarmaya çalışıyor ve halka zarar veriyorlardı

    Medeni Kanun'un kabulü (17 Şubat 1926) Resmi nikah zorunlu hale getirilmiştirBöylece evlilik devlet kontrolü altına alınmıştır
    * Tek eşle evlilik zorunluluğu getirilerek Türk ailesi modern bir yapıya kavuşturulmuştur
    * Mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almaları sağlanmıştır
    * Boşanma hakkı düzenlenmiş ve kadınlara da bu konuda haklar tanınmıştır
    * Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanınmıştırBöylece kadın ve erkekler arasında ekonomik ve sosyal alanlarda eşitlik sağlanmıştır
    * Toplumsal hayatın çağdaş kurallara göre düzenlenmesinin sağlanması Türkiye’de yaşayan gayrimüslim halkı da etkilemiştirMüslüman olmayan halk Lozan antlaşmasının kendilerine tanıdığı haklardan vazgeçerek Türk medeni kanununa uymak istemişlerdirBu istekleri kabul edilmiştir
    * Patrikhane ve konsoloslukların yargı yetkileri sona ermiştir
    * Türkiye’de hukuk birliği sağlanmıştır
    * Laik hukuk anlayışı toplumun her kesiminde uygulanır hale gelmiştir
    bunların olmadığını varsayarsak kadınların konuşmasın yasak gib birşeydi

    Laikliğin kabulü (1928-1937) laiklik kabul edilmeden önce devlet katı kuaralllar içerisinde ne denirse onu yaptırılmaya zorlanıyor fikirleri sorulmuyordu

    Harf ya da yazı devrimi (1 Kasım 1928) yeni bir devletin yeni bir yazısı olmalıydı osmanlıda osmanlıca farsça karışımı birdil kullanılmaktaydı

    Tarih anlayışında gerçeğe dönüş (12 Nisan 1931)Osmanlı döneminde tarihçilerin aşağı yukarı yalnızca yaşadıkları dönemin olaylarını yazıya geçirmekle yükümlü olmalarından ötürü, Türklerin eski tarihlerine ilişkin çalışmalar yok denecek kadar azdı Türkiye Cumhuriyeti'nin "önceki bütün Türk devletleriyle tarihsel bağı" olduğu, "dünya uygarlığının oluşma ve gelişmesinde Türk uygarlığının önemli payı bulunduğu" görüşünden yola çıkan Atatürk'ün öncülüğünde yapılan çalışmalar, 12 Nisan 1931'de, sonradan Türk Tarih Kurumu adını alan Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin kurulmasıyla sonuçlandı


    Takvim, saat ve ölçülerde değişiklik (1925 ve 1931) tarih ve saat değişiminde dünyaya uyulmaya çalışıldı

    Dil devrimi (12 Temmuz 1932) Dil devrimi yapılmadan önce Osmanlıda farklı diller kullanılıyordu milli bir dile ihtiyaç vardı

    Kadın haklarının tanınması (1930-1933 ve 1934) Kadınlara gerekli hak ve özgürlükler verilmiyordu bir mal şeklini aldığı savunuluyordu kadınların itiraz hakları yoktu

    Soyadı yasasının kabulü (21 Haziran 1934) herkes babasının adıyla yada belli lakaplarıyla çağrılıyor çoğu zaman karışlıklar yaşanıyor tatsızlıklar oluyordu





    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ



  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Cumhuriyetten Önceki İnsanların Yaşantıları Ve Giyim Kuşamları Nasıldı


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12.03.12, 18:26
  2. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.03.12, 17:07
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.02.12, 17:40
  4. Cumhuriyetten Önceki İnsanların Yaşantıları
    By RedBuLL in forum Soru Cevap
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.02.12, 21:24
  5. Cumhuriyetten Önceki Yaşam Nasıldı?
    By RedBuLL in forum Soru Cevap
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.02.12, 20:39

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.