Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Keloğlan Kimdir? Keloğlan'ın Hayatı

  1. #1
    Kayıtsız Üye
    Guest
    Sponsorlu Bağlantı

    Icon4 Keloğlan Kimdir? Keloğlan'ın Hayatı

    Sponsorlu Bağlantı

    daha düzgüm 7. sınıf düzeyine göre cewplar bekliyorum lütfeenn ACİL CEWAP !!! :(



  2. #2
    Moderator

    Icon14 Cevap: Keloğlan Kimdir? Keloğlan'ın Hayatı

    daha düzgüm 7. sınıf düzeyine göre cewplar bekliyorum lütfeenn ACİL CEWAP !!! :(

    sevgili üye ne sorduğunuzu anlayamadım daha açık ve anlaşılır yazarsanız yardımcı olmaya çalışırız
    Keloğlan
    Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Keloğlan yüzyıllardır anlatılan, nesillerden nesillere aktarılarak günümüze kadar gelen bir masal kahramanımız. Tembelliği her seferinde başına iş açsa da o, çocuksu saflığı, pratik zekası, yapıcı karakteriyle sonunda mutlaka doğruya ulaşır. Küçük seyirciler oyunda bir yandan bu sevimli masal kahramanını maceralarını izlerken diğer yandan artık unutulmaya yüz tutmuş Karagöz, Ortaoyunu gibi geleneksel tiyatromuzun türleri arasında keyifli bir yolculuğa çıkarılıyor.

    Ben bir garip Keloğlanım
    Eşeğimin yok palanı
    Varım yoğum doğruluktur
    Hiç de sevmem ben yalanı.
    Kocakarı bir anam var,
    Birkaç tavuk bir de inek,
    Her gün konar kel kafama,
    Evsiz kalmış birkaç sinek.
    Keloğlanım budur özüm,
    Haram malda yoktur gözüm,
    Garip hakkı yiyenlere,
    Elbet vardır birkaç sözüm
    Bir eşeğim var, bir de sazım
    Kendimden başkasına geçmez nazım
    Çoktan beri açlıktan kokar ağzım
    -Bana bir saray kızı lazım.

    Tanınmış bir halk öyküleri kahramanı. Anadolu insanının büyük düşler kurabilen, ama en büyük ödülleri de elinin tersiyle itebilen, erdemli, sağduyulu, biraz saf, biraz romantik, fazlasıyla pratik zekâlı temsilcisi.

    Ve bir Keloğlan masalı

    Keloğlan ve Sihirli Taş
    Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış. Evvel zaman içinde bir Keloğlan varmış. İhtiyar ve yoksul annesi, bu biricik oğlunu " Keloğlum, keleş oğlum" diye severmiş. Günlerden bir gün Keloğlan annesinden izin
    alıp balık tutmaya gitmiş. Belki bir kaç balık yakalarım. Anacığımla pişirir, yeriz. Aç karnımızı doyururuz" diye düşünüyormuş. Irmağın kenarına gelip oltasını salmış. Öğleye doğru kocaman bir balık tutmuş. Pulları gümüş gibi parlak, gözleri cam gibi aydınlık, güzel mi güzel bir balıkmış bu..
    Keloğlan balığın pullarını kazımış, karnını yarıp temizlemek istemiş. Bir de ne görsün! Balığın karnı içinde kocaman bir tas durmuyor mu? Keloğlan bir sevinmiş, bir sevinmiş ki sormayın. "Hem balığı götürürüm anama, hem tası" demiş.
    Tası su ile doldurup balığı yıkamak istemiş. Birden inanılmayacak bir şey olmuş. Tastan boşalttığı sular altın olarak akıyormuş yere. Keloğlan çok şaşırmış. Bir kaç kere denemiş, hep altın akıyormuş tastan. "Bu, sihirli bir tas galiba. Hemen anama haber vereyim" demiş. Evlerine koşmuş. Sihirli tasa küpler dolusu suyu doldurup doldurup boşaltmış. Suyu boşalan küplere de altınları biriktirmiş. Artık ülke hükümdarı bile onun yanında fakir sayılırmış..
    Keloğlan günler sonra büyük bir saray yaptırıp oraya taşınmış. Kendisine hizmetçiler tutmuş. Sevdiği ve istediği her şeyi alıyor, en güzel yemekleri yiyormuş. Sonunda altınlarının çokluğu onu şımartmaya başlamış. Gereksiz masraflara, lüzumsuz harcamalara girişmiş.
    "Oğlum bu işin sonu kötü olabilir" diye öğüt vermeye çalışan annesini bile dinlememiş. "Sihirli tas elimde, ne istersem yapabilirim..." diyormuş. Keloğlan'ın böyle kendini beğenmesi, şımarması ve hırsa kapılması, insanların ona duyduğu sevgiyi azaltmış. Herkes "Eski hali bundan daha iyiydi. Gözünü hırs bürüdü Keloğlan'ın" demeye başlamış.
    Keloğlan bir gün daha çok altın elde etmek içinsihirli tasını eline alıp ırmağın kenarına gelmiş. "Suyu tükenecek değil ya, bir saray da buraya yaptırayım. " demiş. Gurur ve kibirle tasını suya daldırmış. Kıyıda biriken altınlar hırsını artırıyormuş. Daha hızlı daha hızlı daldırmaya başlamış tası. Artık altınlardan başka bir şey düşünmüyormuş. Birden tas elinden kayıp suya düşmüş. Keloğlan onu tutmak için eğilince kendisi de ırmağa yuvarlanmış. Yüzme bilmediği için hızla akan ırmakta nerdeyse boğulacakmış. Binbir güçlükle kenara çıkmış. Kendisi suda çırpınıp dururken,biriktirdiği altınları da hırsızlar çalıp götürmüşler.
    Artık tası bulmanın da imkanı kalmadığından ağlaya ağlaya annesinin yanına dönmüş. Başına gelenleri anlatmış. Yaşlı kadın:
    - Üzülme yavrum, demiş. Hay'dan gelen Hû'ya gider. Zaten, sen o tası alnının teri, elinin emeği ile kazanmamıştın. Üstelik zenginlik seni iyice şımartmıştı. Böylesi daha iyi oldu. Hiç olmazsa kendini başkalarından üstün görme hastalığından kurtulursun." Keloğlan bu sözlerle teselli bulmuş. Anasına hak vermiş. O günden sonra da Sihirli Tası bir daha hiç anmamış.





  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Keloğlan Kimdir? Keloğlan'ın Hayatı


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Keloğlan Mücevher Ağacı
    By Serdar50 in forum Çocuk Masalları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.01.13, 07:50
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.05.11, 18:53
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.02.11, 23:15
  4. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 11.12.10, 02:24
  5. Keloğlan ( Kimdir - Hakkında - Biyografisi - Hayatı )
    By Sword_of_HeLL in forum Masal Kahramanları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.10.08, 14:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.