Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Hikayeci Tarih Yazıcılığının Özellikleri Nelerdir? İlk Temsilcisi Kimdir

  1. #1
    Junior Member
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Hikayeci Tarih Yazıcılığının Özellikleri Nelerdir? İlk Temsilcisi Kimdir

    Sponsorlu Bağlantı

    hikayeci tarih çeşidinin özellikleri nelerdir? temsilcileri ve kurucusu kimdir? :)



  2. #2
    ModeratoR

    Icon14 Cevap: Hikayeci Tarih Yazıcılığının Özellikleri Nelerdir? İlk Temsilcisi Kimdir

    Hikâyeci (Rivayetçi) Tarih

    Bu tarz ilk olarak eski Yunan’da ortaya çıkmıştır. Başlangıçta ağızdan ağza dolaşan hatıralar şairler tarafından nazım tarzında söylenmekte ve bunlara “epos” adı verilmekteyken, Logograflar tarafından hikâyeleştirilerek nesre çevrilmişler ve arşivlerdeki malzemenin de ilavesiyle içlerine birtakım gerçekler de karışmıştır. Fakat yine de, Strabon’un ifadesiyle bunlar “epos” olmaktan kurtulamamışlardır. Logografların eserleri ne edebi, ne de tarihi eserlerdir. Sadece ilmi araştırma yolunu açan “basit kronikler”dir.(Tarih Yazıcılığı Nedir?)

    “Tarihin Babası” adıyla bilinen Herodotos her ne kadar Logografların yolundan gitmişse de, insanı merkez haline getirmiş olması ve kavrayış üstünlüğüyle onlardan ayrılır. Herodotos da hikâyeci tarih tarzını kullanmıştır. Fakat olayları peş peşe sıralamakla kalmamış, onları bir düzen içinde nakletmiş ve bir kompozisyon örneği vermiştir. Eserinde az da olsa siyasi görüşler vardır. Tenkit düşüncesine sahip olmamakla birlikte, gördükleri ile duydukları arasında bir ayrım yapmıştır.



    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ

  3. #3
    Kayıtsız Üye
    Guest

    Icon14 Cevap: Hikayeci Tarih Yazıcılığının Özellikleri Nelerdir? İlk Temsilcisi Kimdir

    teşekkürler

  4. #4
    Kayıtsız Üye
    Guest

    Standart Cevap: Hikayeci Tarih Yazıcılığının Özellikleri Nelerdir? İlk Temsilcisi Kimdir

    tarih yazıcılığının özellikleri ve temsilcileri

  5. #5
    ModeratoR

    Standart Cevap: Hikayeci Tarih Yazıcılığının Özellikleri Nelerdir? İlk Temsilcisi Kimdir

    Tarih Yazıcılığının
    Gelişimi: İnsanlar, çeşitli alanlarda edindiği tecrübeleri gelecek nesillere
    aktarma ihtiyacı duymuştur. Bundan dolayı kendileri ile ilgili çeşitli konuları
    yazılı hâle getirmişlerdir. Hititlerde anallar (yıllıklar), Kök Türklerde
    kitabeler, Osmanlılarda vakayinameler, Ruslarda kronikler tarih yazıcılığına
    örnek gösterilebilir. İnsanların olayları kaydetme ihtiyacı tarih yazıcılığını
    ortaya çıkarmıştır. Ancak tarih yazıcılığı insanların ihtiyaçlarına,
    beklentilerine, dönemin siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel özelliklerine göre
    değişiklik göstermiştir. Bunun sonucunda farklı tarih yazım ve kuramları ortaya
    çıkmıştır. Bunun temel sebebi, insanların zaman içerisinde düşünce ve
    ihtiyaçlarında meydana gelen değişikliklerdir.




    HİKÂYECİ TARİH
    YAZICILIĞI: İlk olarak Eski Yunanda MÖ 5. yüzyılda yaşamış olan Heredotos
    (Heredot) yazdığı Tarih (Historia) bu türün ilk örneğidir. Bu tür tarih
    yazıcılığında hikâye ve efsanelerle dolu bilgiler nakledilir. Genellikle yer ve
    zamandan bahsedilmekle birlikte sebep ve sonuç ilişkileri üzerinde çok durulmaz.
    Ancak Heredot, olayları peşpeşe sıralamakla kalmayıp onları bir düzen içerisinde
    aktarmıştır. XVIII. yüzyıla kadar Avrupa ve İslam dünyası tarihçiliğinde bu
    tarzda kaleme alınan eserler vardır.




    ÖĞRETİCİ TARİH
    YAZICILIĞI: Öğretici tarzda eser veren tarihçiler, mensup oldukları toplumu
    harekete geçirerek millî birlik ve ahlakî değerleri geliştirmeyi istemişlerdir.
    Bu tarz tarih yazıcılığında f topluma fayda sağlamak amaçlanır. Bu tarzın ilk
    temsilcisi Thukydides (Tukidides)'tir. Büyük yenilgileri takip eden zamanlarda
    ya da toplumun fikir yönünden birlik içinde olmadığı dönemlerde bu eserler ilgi
    çekmiştir. Özellikle Avrupa'da ve Türkiye'de XIX. yüzyıla kadar bu tarih
    yazıcılığı devam etmiştir.




    ARAŞTIRICI TARİH
    YAZICILIĞI: Araştırıcı tarih yazımı yüzyılda doğmuştur. Bu tarz tarih
    yazıcılığında tarihî olaylar tek bir sebebe dayandırılmamış, dönemin toplumsal,
    ekonomik, siyasi, dinî, kültürel yapıları ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Bu tür
    tarih yazıcılığında tarih olaylar kaynaklara dayalı olarak araştırılır ve
    başvurulan kaynaklar oluşturulan eserde dipnot olarak belirtilir. Ayrıca
    eserlerde araştırıcı tarih yazıcılığında olayların gelişimi, yeri, zamanı, sebep
    ve sonuçları ve bunlar arasındaki ilişkiler bir bütün olarak
    değerlendirilmiştir.




    Anlatılanlara göre
    güneş yılını ilk keşfedenler ve onu on ikiye taksim edenler Mısırlılardır.
    Mısırlılar bu bilgiyi yıldızlardan öğrendiler. Bana kalırsa Mısırlılar seneyi,
    Yunanlılardan daha doğru hesap ediyorlar. Çünkü Yunanlılar, seneye birer ay
    katarlar. Mısırlılarsa her seneyi otuzar günlük aylara taksim ederler ve her
    seneye beş gün katarlar, bu suretle mevsimler, aynı zamanla tevali ederler.
    Bundan başka Mısırlılar herkesten önce, on iki ilahın isimlerini kullandıklarını
    ve Yunanlıların bunları Mısırlılardan aldıklarını, Mısırlıların herkesten önce
    mezbahlar inşa ettiklerini, ilahlar için heykeller ve mabedler yaptıklarını,
    taşlar üzerinde hayvan resimleri yaptıklarını söylüyorlar. Sonra kâhinler Mısır
    üzerinde hüküm süren ilk adamın Men olduğunu, o sırada Teb ülkesi müstesna olmak
    üzere, bütün Mısır'ın bataklık olduğunu, Moeris Gölü'nden başka hiçbir yerin su
    üzerinde görülmediğini söylüyorlar. Burası denizden nehir boyunca yedi günlük
    bir mesafedir.




    George Rawlinson,
    Herodot Tarihi (Tercüme), 141.








    Söylendiğine göre
    hastalık, ilk önce Habeşistan'da başlamış, sonra Mısır'a Libya'ya ve kraliyet
    arazisinin büyük bir kısmına da yayılmıştı. Bu hastalık, Atinalıların şehrine de
    birdenbire girdi. Zenginlerde olduğu kadar, önceden hiçbir şeyi olmayıp ölenin
    mallarını alan kimselerde ani değişmeler görüldü. İnsanlar hoşça vakit
    geçirmenin zevk ve sefa etmenin gerekliliğini anladılar. Hayat da mal da fani
    kabul edildi. Sonra hiç kimse hiç bir şey için sıkıntı çekmeye meyletmedi. Çünkü
    hiç kimse istediğini elde edinceye kadar bu dünyadan gitmeyeceğini kesin olarak
    biliyordu. Hoş ve aynı zamanda her yönden kârlı olan şey iyi ve faydalı göründü.
    Artık ne Allah korkusu ne de kanunlar, insanları yollarından döndüremedi. Hiç
    kimse yaptığı suç ve kötülükten dolayı bir davanın açılmasını gerekli
    görmüyordu. Çünkü suçluların, davanın bitmesine ya da suçun cezasının
    çekilmesine kadar geçecek sürede yaşayacağını bilemiyordu. Aksine bu cezadan çok
    daha büyüğünün artık başlarında dolaştığını ve bunun azabına uğramadan önce
    hayattan biraz daha zevk almak gerektiğine inanıyordu.








    Thukydides,
    Peloponnesoslularia Atinalıların Savaşı, s.31-32-35-36'dan
    yararlanılmıştır.




    Tarihteki en eski
    Türk devleti Hunlar kabul edilmekle beraber, MÖ 1050-247 yılları arasında Çin'de
    kurulmuş olan Chou Devleti'nin Türklerle alakalı olabileceği çeşitli deliller
    gösterilerek ispat edilmeye çalışılmıştır. Hun adınınMÖ1000 yıllarının başında
    ortaya çıktığı ileri sürülmüş olmasına rağmen, Hun birliğinin teşekkülü MÖ IV.
    asırdan itibaren başlamakta ve ilk defa kaynaklarda MÖ 318 yılında yapılan bir
    andlaşma vesilesiyle zikredilmektedir. Daha sonra Hunların Asya'nın en güçlü
    devleti hâline geldiğini ve Çinlilerin, Türklere karşı Çin Seddi'ni yapmak
    zorunda kaldıklarını görüyoruz. Çin'i korumak amacıyla oluşturulan bu engelin
    inşasında on binlerce insan çalıştırıldı. Pek çoğu ağır şartlara dayanamayarak
    öldü ve oralara gömüldü. Ama yine de binlerce kilometre uzunluğundaki bu duvar
    Türklerin üzerinden atlamasına m ni olamadı. Bununla beraber bazı ilim adamları
    bu durumun Türklerin lehine olduğunu savunmaktadır. Çin Seddi'nin
    birleştirilmesiyle Türk ve akraba toplulukların birbirlerine daha sıkı bir
    şekilde sarıldıkları görülmüştür .




    Saadettin Gömeç, Türk
    KültürününAna Hatları, s.319.




    Eski Yunanlılarda MÖ
    V. yüzyılda Heredotos ile başlayan tarih yazıcılığı Thukydides ile devam
    etmiştir. İslam tarih yazıcılığı, VII. yüzyılda olayların hikayeci anlatım
    tarzıyla nakledilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır. IX.yüzyılda yaşamış olan
    Taberi, İslam tarih yazıcılığını hikayeci bir anlatımdan kurtarırken eserlerini
    çeşitli kaynaklardan yararlanarak yazmıştır. XV. yüzyılda İbn Haldun konularını
    tarih felsefesi çerçevesinde ele almıştır. XVII ve XVIII. yüzyıldaki olayları
    aktarmak amacıyla ansiklopedik tarzda eserler yazılmıştır. XIX. yüzyılda genel
    tarih, milletler ve ülkeler tarihi, dinler ve medeniyetler tarihi, düşünce ve
    felsefe tarihleri yazılmıştır. Orta Çağ Avrupa'sında ise tarih anlayışı,
    eleştiriden uzak, "kilise tarihi" şeklinde bir gelişim göstermiştir. Orta Çağda
    tarih yazıcılığına eleştirel yöntemi kazandıran Rönesans düşünürleridir. XVIII.
    yüzyılda tarihi yazmak için sadece belgenin derlenmesinin yeterli olmayacağı
    anlaşılmıştır. Bu dönemde tarihçinin geçmişe daha geniş açıdan bakması gerektiği
    ortaya çıkmıştır. Bu anlayış Alman Tarih Okulunun kurulmasında önemli rol
    oynamıştır. XVIII. yüzyılda tarihçiler bir yandan kaynakları araştırmayı
    sürdürürken bir yandan da çeşitli tarih felsefelerinden ve çeşitli düşünce
    akımlarından esinlenmişlerdir. XVIII. yüzyılda Voltaire (Volter) o zamana kadar
    din ve siyaseti konu alan tarih anlayışını geliştirerek uygarlığın genel
    tarihini yazmıştır. XIX. yüzyıl ve sonrasında onun açtığı yoldan devam eden
    tarihçiler, değişik alanlarda çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmalar Toplum
    Bilimleri Yüksek Araştırma Okulunun ve İtalyan Mikro Tarih Okulunun açılmasını
    sağlamıştır. XX. yüzyılda biyografi çalışmaları, gazeteciliğe ve sosyolojiye
    dayanan yeni tarih anlayışı ,ABD ve İngiltere'de sanayi kuruluşlarına yönelik
    "İş Dünyası Tarihi" gibi yeni yaklaşımlar ortaya
    çıkmıştır.


    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Hikayeci Tarih Yazıcılığının Özellikleri Nelerdir? İlk Temsilcisi Kimdir


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.03.11, 21:22
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.01.11, 15:24
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.03.10, 18:09
  4. Tarih 19. yy test- soruları/Tarih Soru Bankası-Tarih Testleri
    By ѕυρєяisi in forum Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.01.09, 18:40
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.01.09, 15:26

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.