Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Atatürkün Doğa Sevgisini Anlatan Kısa Bir Hikaye

  1. #1
    ModeratoR
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Atatürkün Doğa Sevgisini Anlatan Kısa Bir Hikaye

    Sponsorlu Bağlantı

    Atatürkün Doğa Sevgisini Anlatan Kısa Bir Hikaye
    ataturkun doga sevgısını annatan kısa bır hıkaye. yazıda ne nerede nezaman nasıl
    nıcın ve kım ogelerını debelırtınız.


    Atatürk sevgisiyle
    ilgili yazı, atatürk sevgisini anlatan yazılar, kısa atatürk sevgisi hakkında
    yazılar










    Atatürk Sevgisi İle
    İlgili Kısa Yazı ve Kompozisyon


    Atatürk bugüne kadar birçok savaşa
    katılmış Bu savaşlarda düşmanla kahramanca çarpışıp yurdumuzu düşmanlardan
    kurtarmıştır


    Atatürk birçok savaşa katılmıştır
    Fakat hiçbir zaman savaştan, savaşmaktan zevk almamıştır O her zaman barış
    yanlısı olmuştur Bunu Atatürk’ün yurtta sulh cihanda sulh sözünden anlaya
    biliriz O bu sözüyle savaşın gereksiz olduğunu barış olması gerektiğini ve bu
    barışın tüm dünyada hep beraber yaşanılmasını istemiştir atatürkün bu sözüne ve
    anlatmak istediklerine bizde elbette katılıyoruz Fakat bu fikre bizim gibi
    katılanlar çok az Hepimiz görüyoruz ki dünya da savaşlar var malesef bu savaşlar
    hız kesmeden her gün daha da artıyor Yeni çıkan teknolojik silahlar, atom
    bombaları vb bu savaşları tetikleyen unsurlardır Ülkeler güçlü olma yolunda
    savaşırlarken dünyamızın gün ve gün eriyip bittiği kimsenin umurunda değil
    Oysaki bizim yapmamız gereken çok bir şey yok Çok bir şey olmamasına rağmen
    önlem alıp savaşa hayır diyemiyoruz Bizler teknolojiye karşı değiliz Fakat bu
    dünyada bizim gibi çocuklar olduğunu da unutmamak lazım Bizler de bir bireyiz
    bizde geleceğimizin temiz olmasını isteriz Meslek sahibi olmak için okuyoruz Bir
    gün savaşlardan dolayı okulumuzun yıkılmasını istemeyiz Büyüklerimizin bizleri
    düşünmesi gerekir Onların da bizim halimizi düşünmeleri gerekir Şimdi eskisi
    gibi değil Simdi insanlar ülke zenginliği için masum çocukları gözlerini
    kırpmadan öldürüyorlar Bu da yetişkinlerden çok çocuklara ve onların geleceğine
    zarar veriyor Dünya bu şekilde devam ettiği için marsta hayat arıyor Bu savaşlar
    durursa Atatürk’ün istediği barış ortaya çıkacak


    O bizim için yıllarca çalıştı Ölümü
    göze aldı Sebebi barıştı Bizde biraz gayret edelim dünyaya karşı savaşalım Bu
    sayede Atatürk’ün sözünü gerçekleştiririz Atatürk ün “yurtta sulh cihanda sulh”
    sözü yerini tutar Atatürk mezarında rahat yatar Bizde geleceğimizi
    kurtarırız




    Atatürk sevgisi yazısı

    Nerede bir güler yüz görsem, nerede bir hummalı çalışma görsem, nerede bir
    başarıya tanık olsam, nerede bir güzellik görsem, nerede bir kır çiçeği görsem
    “işte Atatürk” derim hep. Bu sadece benim duygularım değil, O’nun istediklerinin
    gerçekleşmiş olması bana yaşadığının bir görünüşü gibi gelir. Aylarca
    bilgisayarımın ekranını dolduran bir resimde Atatürk, kentin gelişmiş bir
    bölgesindeki bayraklarla donatılmış görünümüne gülümseyerek bakıyordu. O’nun
    görünümü gülümsemeyle seyretmesi, yurdun gelişmişliğinin yüzüne gülücüklerle
    yansıması beni de mutlu ediyordu. “İşte sizden bunu istiyorum.” dercesine
    bakıyordu tebessümle…. Çünkü O, yokluklar içinde, en güç koşullarda, Kurtuluş
    Savaşı’nı gerçekleştirmişti. Onunla da yetinmemiş Anadolu halkını yüz yıl ileri
    götürecek devrimlerini yaşama geçirmişti. Şairin deyişiyle Kurtuluş Öncüleri’yle
    birlikte kimsenin yapamadığını yapmıştı. Sadece kendi ülkesini kurtarmak, kendi
    ulusunu yüceltmekle kalmamış, yaptıklarıyla dünyaya örnek olmuş, herkesin
    takdirini ve sevgisini kazanmıştı.

    Her on kasımlarda Atamızı anmak, O’nun devrimlerinin toplumumuza
    kazandırdıklarını anlatmak hepimizin görevi. Çocuğu, genci, yaşlısı, kadını
    erkeğiyle Türk toplumu bu görevini her yıl artırarak büyük bir coşkuyla yapıyor.
    Bu sevgi ve coşku seli bazen karşıt düşünce ve görünümlerle gölgelenmeye
    çalışılsa da çağdaş gelişmeler, Atatürk devrimlerinin ve sevgisinin çoğalarak
    artması yönündedir. Uzun yıllar süren soğuk savaş dönemlerinde, öznel
    çıkarlarını korumak amacıyla yurdumuzu kale olarak kullanmaya kalkan yabancı
    güçler ve onların içimizdeki işbirlikçileri, Atatürk devrimlerinin
    savunulmasında ve geliştirilmesinde ne kadar engel çıkarmış olsa da, artık yirmi
    birinci yüzyılda aydınlık güçlerin, ilerici güçlerin önü açılmıştır.
    Toplumumuzun yetiştirdiği Atatürkçü aydınları karalama dönemi, yetişmiş bilim,
    kültür, sanat insanımızın bir sokak başında kurşunlanması gerilerde kalmıştır.
    Bu süreci yaşayan toplumumuz, gerçek Atatürkçülerin, toplumunun kalkınması,
    aydınlanması için çabalayan devrimci güçlerin ve sadece kendi çıkarları peşinde
    koşanların, karşı devrimcilerin ayrımına varmıştır. Artık Atatürk devrimlerinin
    önündeki uluslar arası engel kalkmıştır. Ulusal engeller ise Atatürk
    devrimlerinin toplumumuza kazandırdığı gelişme ile her zaman saf dışı
    edilebilecektir. Çocuklarımızın, gençlerimizin, halkımızın coşkularını
    gözlemleyin. Aydınlık güçlerimizin yılmadan usanmadan Atatürk devrimleri
    doğrultusundaki çabalarına bakın. Sanatta, edebiyatta, bilimde, kültürde,
    yaşamın her alanında gece gündüz demeden üreten insanımızı düşünün… Tarladaki
    amcayı, bir elinde bayrak bir elinde Atatürk’le anne kucağındaki bebeyi,
    bilgisayarının başında yeni güzellikler yaratma çabası içindeki gençleri,
    bastonuyla oyunu kullanmaya giden nineyi anımsayın. Akın akın Anıtkabire koşan
    çocuklarımızı, yurdun her köşesinde; köyünde, kasabasında, kentindeki
    okullarımızda kutlanan Atatürk haftalarını düşünün… Düşünmekten de öte;
    sizlerde, bizlerde, toplumun her kesiminde hepimizde bu Atatürk sevgisi olduktan
    sonra, şairin dediği gibi gelecek; sevginin, Atatürk’ün ve Atatürk devrimlerinin
    olacaktır.





    ————



    Bağlanmış bilekler kalmışız naçar,

    İçindeyiz ızdırabın, kan akar

    Hançer değmiş yüreğimizden; ama

    Bil ki sana hasret ne gönüller var!”



    Bilmem nasıl giderilir bu hasret, neyle biter bu vuslat denen ebedi yolculuk
    Öğretmensiz köyler, kurucusuz ülkeler, öndersiz memleketler var Özlem kokan
    çiçekler açar gönül bahçemizde

    Senin isminle yetinen, yön bulan ne nesiller yetişiyor dünyanın dört
    bucağında İlmin yaratıcı definesini bizlere, ilme çorak kalmış milletine
    saçtınManevi boşlukta kalmış, ufkunu sis kaplamış nesillere “Kurtuluş Ufku” diye
    tanıttık seni Senin tüm duygun, düşüncen, tasan yüce Türk ulusuydu Senin emeğin,
    bizim emelimizle saadet dolu bir devlet inşa ettin Harcını da sevgi, saygı ve
    hoşgörüden oluşturdun Seslenişin tek bize değil, göklere kadar enginleşmişti
    Kararmış ufukları aydınlatan bir güneş olarak doğdun kalbimizde Kara bulutların
    ardından çıkan ay ışığı gibi istikbalimize ışık oldun Yıldırım inmiş gibi
    kendimize geldik senin gelişinle Tarihin en canlı örneği olan şu kurduğun
    Cumhuriyet’i, varlığına şahit olarak gösterdik Feyiz sahibiydin Kurduğun
    Cumhuriyet’in de feyizli kalmasını istedin Düşman kanıyla paslanmış
    kılıçlarımız, mermisi olmadığı halde süngüsünü kullandığımız namlusu kırık
    tüfekler anlatıyor tarihimizin ne ulvi bir tarih olduğunu Hele bu tarihte tüm
    dünyaya ismini duyurmuş, şanını yaymış altın saçlı önderi bulunca daha da tozdan
    arınıyor tarihimiz

    Okyanuslara meydan okuyan bakışlarında görürdük istikbali, hissederdik
    geleceği Bize en çok dokunan, en çok korktuğumuz şey; sensiz hayata bağlanmak,
    sensizliğe alışmak, hissedememek artık seni, doyasıya duyamamak ismini… Ama
    bunlar ne seni unutmak için, ne diriltici nutuklarına kulaklarımızın pas tutması
    için hiçbir engel teşkil etmez Senin bize emanet ettiğin milli ruhu
    istikbalimize yansıtarak, daha açık denizlere yelken açacağız, daha yüksek
    seviyelere merdiven dikeceğiz Amacımız tüm cihanda tamamıyla uygar bir toplum
    olmaktır Köhne zihniyetten kurtulup, medeniyet yolunda yürümek ve bu yolda
    yenilikleri kavrayıp, başarışlı olmak için yaşamalı ve bu yüce devleti de öylece
    yaşatmalıyız Bilmeliyiz ve bilinmelidir ki; büyük devlet kuranlar, büyük
    uygarlıklara da sahiptir Aynı ortak geçmişe, kültüre ve ahlaka sahip bizler,
    senin getirdiğin ilke ve inkılaplar çizgisinden giderek daha medeni bir yaşama
    yön bulacak, daha uygar bir toplum olup, atalarımızın çizdiği zaferler
    çizgisinden yürüyeceğiz Toplumsal yaşayışın düzenlenmesinde büyük rol oynayan ve
    Cumhuriyet’in temel taşlarından biri olan inkılapların bize laik bir yaşam tarzı
    vermiş, çağdaş bir toplumun oluşmasında pay sahibi olmuştur Laikliğin duru
    sularıyla arınmıştır içimiz Pusulamız çağın gerisinde kalmamış düşüncelerinle
    yön bulmuştur Eşitliği de söz konusu içine alan bu inkılaplar, ‘toplumun yarısı
    toprağa bağlıyken diğer yarısı yükselebilir mi ki devlet de yükselsin’ başlığı
    altında devletin yükselmesi için, öncelikle içinin düzelmesi gerektiğini
    bildirmiştir Bu nedenle adalet ve eşitliğin sağlanması gerektiğini savunmuştur
    Geçmişin üzerine perde çeken yeniliklerin, bu milleti çağdaş ve uygar bir toplum
    haline getirerek asıl ilkesine ulaşmış durumdadır Hür olmak ve bağımsız kalmak
    bizim karakterimizdir Karakterimiz de her zaman yüksektir Haysiyet ve şerefimiz
    şimdiye kadar olduğu gibi, sonsuza dek el üstünde tutulacaktır

    Bu kurduğun yüce devlet kurduğunla sınırlı kalmayacak, daha açık kapılar
    bırakarak daha da yükselecektir İlke ve inkılaplarını kılavuz edinerek daha çok
    şeyler keşfedeceğiz Şehitlerimizin kanından bize yadigar kalan şu ay yıldızlı
    sancağımız hep istikbali armağan ettiğin göklerde olacak Bayrağımıza yan
    bakanın, bize emanet ettiğin binlerce candan değerli kutsal toprağın bir
    karışına el, sana ve tarihime dil uzatanın hep karşısında olup, hep göğüs
    gereceğiz Çünkü milli şuurumuz bunu gerektiriyor Çünkü sarsılmaz irademiz
    bununla güç buluyor Çünkü biz paha biçilmez, milli bütünlüğü sağlayan bu
    değerlerin ebedi bekçisiyiz Biliyoruz ki; bu topraklarda kaç şehidin kanı, kaç
    Nene Hatun’un ayak izi, kaç Seyid Onbaşı’nın topu var Çünkü ;

    “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?

    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,

    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ” diyerek arkasına bakmadan
    ilerleyen, canânını ve çocuklarını vatanı için gözden çıkaran ceddin torunları,
    “Ya istiklal, ya ölüm!”diyerek Türk milletinin istikbalini gölgeler içinden
    çıkaran bir önderin askerleriyiz Ve bu askerler şimdi komutanını arıyor Bülbülün
    gülü özlediği gibi özlüyor Bu kurduğun Türkiye ocağında artık hasretin tütüyor
    durmadan Ve bu ocak hiçbir zaman sönmeyecek, söndürmek isteyenler olsa bile Bize
    verdiğin meşale hiç sönmeyecek Sönmeyecek Atam, geride kalmasın gözün Seninde
    dediğin gibi; “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat; Türkiye
    Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır!”





    Atatürk sevgisi ile ilgili deneme yazısı



    Atatürk bugüne kadar birçok savaşa katılmış Bu savaşlarda düşmanla kahramanca
    çarpışıp yurdumuzu düşmanlardan kurtarmıştır

    Atatürk birçok savaşa katılmıştır Fakat hiçbir zaman savaştan, savaşmaktan
    zevk almamıştır O her zaman barış yanlısı olmuştur Bunu Atatürk’ün yurtta sulh
    cihanda sulh sözünden anlaya biliriz O bu sözüyle savaşın gereksiz olduğunu
    barış olması gerektiğini ve bu barışın tüm dünyada hep beraber yaşanılmasını
    istemiştir atatürkün bu sözüne ve anlatmak istediklerine bizde elbette
    katılıyoruz Fakat bu fikre bizim gibi katılanlar çok az Hepimiz görüyoruz ki
    dünya da savaşlar var malesef bu savaşlar hız kesmeden her gün daha da artıyor
    Yeni çıkan teknolojik silahlar, atom bombaları vb bu savaşları tetikleyen
    unsurlardır Ülkeler güçlü olma yolunda savaşırlarken dünyamızın gün ve gün
    eriyip bittiği kimsenin umurunda değil Oysaki bizim yapmamız gereken çok bir şey
    yok Çok bir şey olmamasına rağmen önlem alıp savaşa hayır diyemiyoruz Bizler
    teknolojiye karşı değiliz Fakat bu dünyada bizim gibi çocuklar olduğunu da
    unutmamak lazım Bizler de bir bireyiz bizde geleceğimizin temiz olmasını isteriz
    Meslek sahibi olmak için okuyoruz Bir gün savaşlardan dolayı okulumuzun
    yıkılmasını istemeyiz Büyüklerimizin bizleri düşünmesi gerekir Onların da bizim
    halimizi düşünmeleri gerekir Şimdi eskisi gibi değil Simdi insanlar ülke
    zenginliği için masum çocukları gözlerini kırpmadan öldürüyorlar Bu da
    yetişkinlerden çok çocuklara ve onların geleceğine zarar veriyor Dünya bu
    şekilde devam ettiği için marsta hayat arıyor Bu savaşlar durursa Atatürk’ün
    istediği barış ortaya çıkacak

    O bizim için yıllarca çalıştı Ölümü göze aldı Sebebi barıştı Bizde biraz
    gayret edelim dünyaya karşı savaşalım Bu sayede Atatürk’ün sözünü
    gerçekleştiririz Atatürk ün “yurtta sulh cihanda sulh” sözü yerini tutar Atatürk
    mezarında rahat yatar Bizde geleceğimizi kurtarırız



    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ



  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Atatürkün Doğa Sevgisini Anlatan Kısa Bir Hikaye


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.03.13, 17:35
  2. Atatürkün Doğa Sevgisi İle İlgili Hikaye
    By mavi_su in forum Mustafa Kemal Atatürk
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.05.12, 00:39
  3. Atatürkün Doğa Sevgisini Anlatan Hikaye
    By mavi_su in forum Mustafa Kemal Atatürk
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.05.12, 00:35
  4. Atatürkün Doğa Sevgisiyle İlgili Hikaye
    By mavi_su in forum Atatürk Genel
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.05.12, 00:57
  5. Atatürkün Vatan ve Millet Sevgisini Anlatan Anıları‎
    By RedBuLL in forum Mustafa Kemal Atatürk
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.05.12, 19:38

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.