Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Atatürkün Çocuklarla İlgili Kısa Anıları Nelerdir?

  1. #1
    Kayıtsız
    Guest
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Atatürkün Çocuklarla İlgili Kısa Anıları Nelerdir?

    Sponsorlu Bağlantı

    Atatürkün Çocuklarla İlgili Kısa Anıları Nelerdir?

  2. #2
    ModeratoR

    Standart Cevap: Atatürkün Çocuklarla İlgili Kısa Anıları Nelerdir?

    Atatürkün Çocuk Sevgisiyle İlgili Anıları Atatürkün Çocuk Sevgisiyle İlgili Kısa Bir Anısı


    Atatürk bir okula gitmişti.her zaman olduğu gibi bütün çocuklar etrafını sardı. hepsi sevinç içinde onu alkışlıyordu. Yalnız küçük bir çocuk;bir kenara çekilmiş,ilgisiz gibi duruyordu bu durum Atatürk'ün gözünden kaçmadı. Onu yanına çağırdı:
    - ''Çocuğum,neden durgunsun? Bir derdin mi var? Hasta mısın?'' dedi.
    Çocuk:
    - ''Bir şeyim yok efendim'' dedi.Arkasını döndü, gözlerinden akan yaşları gizlice sildi.
    Atatürk:
    - ''Niçin ağlıyorsun yavrum? Sen ağlayınca ben çok üzülüyorum'' dedi.
    Küçük çocuk,o vakit yaşlı gözlerini Atatürk'e çevirdi:
    - ''Atam,seni böyle yakından görmek isterdik. Geldin,gördük,sevindik. Ama artık sıramızı savdık.Bir daha seni ne zaman göreceğiz? Ona ağlıyorum.''
    Atatürk oradaki çocuklara baktı:
    - ''Beni ne zaman görmek isterseniz,aynaya bakın.Siz Türk çocuklarıbenim birer parçamsınız.Bende sizin'' dedi.

    __________________________________________________ _____________


    Mustafa Kemal’in ilk Cumhurreisliğine seçildiği sıraydı. Bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşlarıyla gezmeye çıkmıştı. Gazi yanına sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla alemi büyüleyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu;

    -Adın ne senin bakayım?

    - Cemil

    - Çankaya’da mı oturuyorsun?

    - Yok. Ayrancı’da

    -Mektebe gidiyor musun?

    Çocuk başını öne doğru hızla eğdi

    -E… Ne okuyorsun mektepte?

    -Her bir şey okuyoruz.

    -Peki ben kimim Cemil?

    Çocuk zeki bakışlarını Ata’nın üzerinde gezdirdi:

    -Sen Gazi Paşasın.

    Ata gülümsedi.

    - Olmadı . Cemil ben senin Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.

    - Yok benzetmedim iyi biliyorum, sen Gazi Paşasın.

    -Nereden biliyorsun?

    Çocuk kendinden emin bir tavırla.

    -Çünkü, dedi sana hiç kimse benzemez…

    Çelik gözler bulutlandı. O eşşiz kafanın içinden kimbilir ne düşünceler geçti o anda:

    Büyüdüğü zaman ne olacağını konuştular sonrasında.

    Sonra O’nu oyuna iade edip yoluna devam ederken yanındakilere döndü:

    - Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak dedi.


    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ

  3. #3
    ModeratoR

    Standart Cevap: Atatürkün Çocuklarla İlgili Kısa Anıları Nelerdir?

    Yıl 1934 o dönemde milli eğitim bakanlığı ulus'tadır. Bakan

    ise niğdeli abidin özmen'dir. Bakan makamında çalışmaktadır.

    Kapı çalınır. Bakanın gür sesi "giriniz" atatürk'ün yaverlerinden

    biri yanında iki çocukla makama girerler.


    Hoşbeşten sonra yaver bey bakan abidin özmen'e bir zarf uzatır.

    Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. Atatürk'ten gelen bir

    mektuptur bu : "bay abidin özmen milli eğitim bakanı...." abidin

    özmen zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur : "yaver bey'le

    size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu çocukları uygun

    göreceğiniz bir liseye (parasız yatılı olarak) kaydını yaptırıp..."


    bu atatürk'ün bir emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Bakan

    abidin özmen ortaöğretim genel müdürü'nü çağırtır ve şu direktifi

    verir: "yaver bey'in yanındaki bu iki çocuğun evraklarını alınız ve

    bu çocukları h.p.lisesi'ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp

    her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının veli ve

    ödeyen hanesine atatürk'ün ismini yazdırarak' bana getiriniz" der.

    bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin özmen de kısa bir mektup

    yazarak yaver bey'le atatürk'e yollar. Mektubun içeriği şöyle :

    "muhterem atatürk yaver bey'le göndermiş olduğunuz iki çocuk

    hakkında emirlerinizi aldım. Ancak arkasında türkiye cumhuriyeti

    'nin kurucusu ve cumhurbaskanı atatürk gibi birisinin bulunduğu

    için bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme hem

    yasalarımız hem de mantığımız izin vermedi. Bu nedenle her iki

    çocuğun da emirleriniz gereği h.p.lisesi'ne paralı yatılı olarak

    kayıtlarını yaptırdım. çocukların üçer yıllık okul taksitlerine

    ait makbuzları ekte takdim....."


    atatürk bu mektup üzerine devrin başbakanı ismet inönü'ye telefon

    ederek: "bak" demiş "senin milli eğitim bakanın bana ne yaptı"

    diyerek olayı anlatmış. Inönü bakan'ı adına özür diler. Atatürk :

    "yok" der "özür dileme. çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu

    medeni cesarete sahip olabilse ve gösterebilse..."


    _____________________________________________


    Mustafa Kemal’in ilk Cumhurreisliğine seçildiği sıraydı. Bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşlarıyla gezmeye çıkmıştı. Gazi yanına sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla alemi büyüleyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu;
    -Adın ne senin bakayım?
    - Cemil
    - Çankaya’da mı oturuyorsun?
    - Yok. Ayrancı’da
    -Mektebe gidiyor musun?
    Çocuk başını öne doğru hızla eğdi
    -E… Ne okuyorsun mektepte?
    -Her bir şey okuyoruz.
    -Peki ben kimim Cemil?
    Çocuk zeki bakışlarını Ata’nın üzerinde gezdirdi:
    -Sen Gazi Paşasın.
    Ata gülümsedi.
    - Olmadı . Cemil ben senin Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.
    - Yok benzetmedim iyi biliyorum, sen Gazi Paşasın.
    -Nereden biliyorsun?
    Çocuk kendinden emin bir tavırla.
    -Çünkü, dedi sana hiç kimse benzemez…
    Çelik gözler bulutlandı. O eşşiz kafanın içinden kimbilir ne düşünceler geçti o anda:
    Büyüdüğü zaman ne olacağını konuştular sonrasında.
    Sonra O’nu oyuna iade edip yoluna devam ederken yanındakilere döndü:


    _________________________________________


    sözler Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı ve onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır.

    Cumhuriyeti biz kurduk, siz yaşatacaksınız...

    Küçük hanımlar, küçük beyler!
    Sizler hepiniz geleceğin bir gülü,yıldızı ve ikbal ışığısınız.
    Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.
    Kendinizin Ne Kadar Önemli, Değerli Olduğunuzu Düşünerek Ona Göre Çalışınız.Sizlerden Çok Şey Bekliyoruz. (Atatürk Albümü-1992)

    Gelecek için hazırlanan vatan evlâtlarına, hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam bir sabır ve metanetle çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakârlıktan çekinmemelerini tavsiye ederim.

    Asla şüphe yoktur ki Cumhuriyet'in gelecek evlâtları bizden daha çok rahata kavuşmuş ve bahtiyar olacaklardır.

    Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğretimin sınırları ne olursa olsun, en evvel ve en esaslı olarak Türkiye'nin istiklâline, kendi benliğine, millî geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.

    Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara özellikle varlığıyla, haklarıyla, birlik ve bütünlüğüyle çelişen tüm yabancı öğelerle mücadele zorunluluğu, milli görüşleri derinlemesine bilerek her karşı görüş önünde şiddetle ve özveriyle savunma zorunluluğu telkin edilmelidir. Yeni kuşakların ruh gücüne bu nitelik ve yeteneklerin aşılanması önemlidir. Hayatlarını sürekli ve müthiş bir mücadele biçiminde belirleyen milletlerin felsefesi, bağımsız olmak ve mutlu kalmak isteyen her millet için bu nitelikleri çok şiddetli olarak gerektirmektedir. (16.7.1921 Maarif Kongresi'ni açış konuşmasından)

    Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocuklarıyetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka; gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi v.s. okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir.

    Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttu


    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın, ölüme erken sevgiye geç,
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim, sevgiye on kala ölüme beş..

    )̲̅ζø̸√̸£ ч̸ø̸µ

+ Cevap Ver
  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Atatürkün Çocuklarla İlgili Kısa Anıları Nelerdir?


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 14.04.14, 18:04
  2. Atatürkün Kişisel Özellikleriyle İlgili Kısa Anıları
    By MaqiwoL in forum Atatürk'ün Hayatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.12.12, 21:45
  3. Atatürkün Öğrenim Hayatı İle İlgili Anıları Kısa Yazı
    By RedBuLL in forum Atatürk'ün Hayatı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.11.12, 02:10
  4. Atatürkün Çocuklarla İlgili Sözler
    By mavi_su in forum Atatürk'ün Sözleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.05.12, 21:18
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.05.11, 14:17

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.