Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: sevr barış antlaşması ve lozan barış anlaşmasının karşılaştırılması,lozan barış Sonuç

  1. #1
    Özel Üye
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart sevr barış antlaşması ve lozan barış anlaşmasının karşılaştırılması,lozan barış Sonuç

    Sponsorlu Bağlantı

    sevr barış antlaşması ve lozan barış anlaşmasının karşılaştırılması,lozan barış Sonuç


    LOZAN KONFERANSI GÖRÜŞMELERİ

    Lozan Konferansı genel toplantısı , 21 Kasım 1922 günü yapılmıştı. Trabzon milletvekili Hasan Bey'le Sinop milletvekili Rıza Nur Bey , İsmet Paşa'nın başkanlığındaki delegeler kurulunu oluşturuyordu.

    Lozan Konferansı'nda , Türkiye'nin karşısında İngiltere , Fransa , İtalya , Japonya , Yunanistan , Romanya , Sırp-Sloven krallığı devletleri vardı.Boğazlar'la ilgili sorunların görüşülmesi sırasında Ruslar'la Bulgarlar da konferansa katıldılar.ABD , sadece bir gözlemci olarak bulundu.
    Görüşmeler , aralıklı ve çekişmeli geçti. Çünkü , konferansın görüşme konusu , yalnız Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunlar değildi.Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra , İtilaf devletleri ile Türkiye arasında çözülmemiş bütün sorunlar , görüşme konusu olarak ortaya konmuştu.İtilaf devletleri , Osmanlı İmparatorluğu ile aralarında olan maliye , ekonomi ve adaletle ilgili sorunları ,kendileri için elverişli bir biçimde çözüme bağlamak istiyorlardı.
    İki aya yakın görüşmelerden sonra İtilaf devletleri delegeleri hazırladıkları bir barış tasarısını Türk delegelerine verdiler.Tasarıda çok titiz davranılan bağımsızlığımızı zedeleyen öğeler bulunduğu için İsdmet Paşa bir mektupla buna karşılık vermek gereğini duydu.Türk delegeleri üzerinde görüş birliği sağlanan maddelerin hemen imzalanmasını , öteki konularda görüşmlerein sürdürülmesini öneriyordu.Ancak İtilaf Devletleri bu öneriyi kabul etmediler.Böylece görüşmeler , 4 Şubat 1923'e ertelendi, delegeler ülkelerine döndüler.

    LOZAN GÖRÜMELERİ NEDENİYLE İSMET PAŞA İLE RAUF BEY ARASINDA ANLAŞMAZLIK

    İsmet Paşa , lozna görüşmelerini büyük bir uyanıklıkla yürütüyordu. Görüşme evrelerini düzenli olarak Bakanlar Kurulu'na bildiriyordu.Kimi önemli sorunlarda Bakanlar Kurulu'nun görüşünü , düşüncesini soruyor ya da yönerge istiyordu. Çözülmesi gereken sorunlar öneli ; verilen savaşımlarda ağır ve üzücü idi.Rauf Bey'de İsmet Paşa'nın görüşmeleri yürütüş biçimini beğenmezlik duygusu uyanmıştı.Bu duygusunu Bakanlar Kurulu'ndaki arkadaşlarına da aşılamak isteğine kapılmıştı.Bakanlar Kurulu'nda İsmet Paşa'nın raporları okundukça , zaman zaman "İsmet Paşa bu işi başaramayacak" denmeye başlanmış.

    Atatürk ,bir aralık , Rauf Bey'in İsmet Paşa'nın geri çağırılmasını Bakanlar Kurulu'nda oylamaya sunduğunu , fakat Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa'nın karşı gelmesi üzerine bu önergeden vazgeçildiğini belirtir.
    İsmet Paşa , Rauf Bey'in , Lozan'da yapılacak önerileri ve kendisine verilecek yanıtları geciktirdiğini ; Hükümete yaptığı başvurulardan Atatürk'e bilgi verilmediğini ; Bakanlar Kurulu'nun aldığı kararların ,kendisine duyurulmadan önce Lozan'da başkalarına duyurulduğunu belirler.
    Atatürk , İsmet Paşa'nın bu durumu kendisine bildirmesi üzerine , "Lozan görüşmelerini Bakanlar Kurulu'nda" izlemeyi , "kimi zaman , Bakanlar Kurulu kararlarını" kendisi yazmayı gerekli görür.
    Savaş onarımlarından dolayı, Yunanistan gergin bir durum aldı. İsmet Paşa ile Venizelos arasında bu konu ile ilgili görüşme ve tartışma kesildi.İtilaf Devletleri delegeleri , Karaağaç'ın bize bırakılmasını , buna karşılık ,bizim de onarım isteğinden vazgeçmemizi böylece Yunan onarımı sorununun çözülmesini İsmet Paşa'ya önerirler.İsmet Paşa , bu durumu , 19 Mayıs 1923 günlü kapalı telgraflarıyla Bakanlar Kurulu Başkanlığına bildiriyor ve "Hükümet kararının tez elden bildirilmesini saygı ile dilerim" diyor.
    Rauf Bey , İsmet Paşa'nın telgrafını , 23 Mayıs 1923 günü yanıtlar veKaraağaç'a karşılık onarım parasından vazgeçemeyeceğimizi" belirtir.İsmet Paşa , Bakanlar Kurulunun bu görüşüne katılmamaktadır.
    Atatürk , Rauf Bey'in "yurdumuzu yakıp yıkmış olan Yunanlılar'dan , büyük zaferimize karşın , onarım parası istemekten vazgeçemeyiz! İtilaf Devletleri , Yunanlılar'ı bizimle karşı karşıya serbest bıraksınlar! Biz onlarla hesabımızı görürüz!" görüşünün savunucusu olduğunu vurguladıktan sonra Söylev'i şöyle sürdürür:
    Bütün barış sorununu ve büyük bir barışın ilkelerini göz önünde tutan İsmet Paşa ise, Bakanlar Kurulu Başkanı ile bu anlaşmazlığı sırasında , Yunanlılar yararına özveride bulunmayı önermek durumunda bulunuyordu.Bu görüşün yerinde ve kabulünün zorunlu olduğunu kamuoyuna oaçıklamak doğallıkla pek kolay değildi.
    Sorunu o yolda çözmek gerekti ki , hem İsmet Paşa'nın önerisi kabul edilerek barış yapılsın , hem de Rauf Bey ve başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu yerinde kalıp barış yapılıncaya kadar çalışmalarını sürdürsün.
    Genel olarak Atatürk'ün iki yana karşı aldığı tutum yumuşak olmadı.Bir yana hak vererek öbür tarafı susturmak yoluna gitmedi.
    Atatürk , Söylev'de , "Karaağaç'a karşılık Yunan onarımından vazgeçmeyi " genelolarak kabul edildiğinin açıkça anlaşıldığını vurguladıktan sonra , "ana sorunlarda çok gerekli ölüm-dirim işi saydığımız koşulların sağlanmasına da İsmet Paşa'nın dikkatinin" çekildiğini belirtir.
    İsmet Paşa , Rauf Bey ve Atatürk arasındaki yazışmalar , böylece sürer. İsmet Paşa , Lozan görüşmelerini Atatürk'ün yönlendirdiği bçimde sürdürmektedir.
    Atatürk , 29 Mayıs 1923 günü , İsmet Paşa'ya bir telgraf çekerek "Barış sorunlarının büyük ölçüde çözülmüş olduğu yolundaki" bildiriminin , kıvanılmaya değer olduğunu vurgular.
    Bu arada , Rauf Bey'in ve Bkanlar Kurulu'nun da bu işte daha çok direnmesini önler.Böylece İsmet Paşa Lozan'daki görevini bırakmaz.
    Atatürk Söylev'i şöyle sürdürür:
    Sonunda, Temmuz ortalarında konferans sona erdi. İsmet Paşa ,barış antlaşmasını imzalamadan önce , Bakanlar Kurulu başkanı Rauf Bey'e konferansın sona erdiğini ve sorunların nasıl çözüldüğünü bildirmiş.Rauf Bey olumlu ya da olumsuz hiçbir yanıt vermemiş.İsmet Paşa beklemekle geçirdiği bu günlerde çok üzülmüş.Hükümetin hiçbir karşılık vermeyiişni , Ankara'nın kararsızlık içnde olduğuna yormuş.
    İsmet Paşa'nın yürüttüğü ve sonuçlandırdığı işin ne denli önemli olduğunu açıklamak gerelsizdir.Bu işin bitirildiği ; son günün , imza gününün geldiğini bildiren telgrafa sevinçle hemen bir yanıt verileceğini beklemek doğaldır.Ankara ile Lozan arasında bir günde , iki günde haberleşme olanağı vardı.İsmet Paşa'nın telgrafına aradan üç gün geçtiği halde hiçbir karşılık verilmemiş olması , en yalınç bir anlayışa göre , Bakanlar Kurulu Başkanının işi savsaklamasıyla ve ilgisizlikle karşıladığını gösterir.Yapılan işin , hükümetçe eksik görülerek , kabul edilmek istenmediği ve bundaki kararsızlık dolayısıyla , çekilen telgrafa karşılık verilmemekte olduğu sanısına düşülebilir.Böyle bir durumda , işi bitirmek için büyük ve tarihsel sorumluluk yüklenerek imzasını kullanıcak olan kişinin , ne denli bir güçlük içinde bulunacağı düşünülürse , İsmet Paşa'nın üzüntü ve acı duymasını haklı görmek gerekir.

    ATATÜRK , İSMET PAŞA'YA ANTLAŞMAYI İMZALAMASINI BİLDİRİYOR
    Atatürk , İsmet Paşa'nın telgrafına , 19 Temmuz 1923 günü ŞU yanıtı verir:
    "Hiç kimsede kararsızlık yoktur.Kazandığınız başarıyı en sıcak ve içten duygularımızla kutlamak için , yöntem gereği , Antlaşma'nın imzalandığını bildirmenizi bekliyoruz , kardeşim."

    LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI , 24 TEMMUZ 1923'TE İMZALANIYOR

    Atatürk , İsmet Paşa'yı ve öbür delegelerimizi kutlamak için , İsmet Paşa'ya şu telgrafı çeker:

    "Ulusun ve Hükümetin yüksek kişiliğinize vermiş olduğu yeni görevi başarı ile sonuçlandırdınız.Yurda sıra sıra yararlı işlerle dolu olan ömrünüzü bir kez daha tarihsel bir başarıya yücelttiniz.Uzun savaşmalardan sonra yurdumuzun barışa ve bağımsızlığa kavuştuğu bu günde parlak başarılarınız dolayısıyla sizi yakın arkadaşlarımız Rıza Nur ve Hasan Beyler'i ve çalışmalarınızda size yardım eden bütn Delegeler Kurulu üyelerini içten duygularımla kutlarım.

    LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI

    TBMM'nin ikinci seçim dönemi, yeni Türkiye Devleti'nin tarihinde mutlu bir geçiş evresine rastladı.Gerçekten , 4 yıllık Kurtuluş Savaşı'mız , ulusumuzun ününe , sanına yaraşır bir barışla sonuçlanmış bulunuyordu.

    24 Temmuz 1923'te Lozan'da imzalanan antlaşma , 24 Ağustos 1923'te Meclis'te onaylandı.
    Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra , düşman devletler Türkiye'ye 4 kez barış koşulları önermişlerdir.Bunların birincisi Sevr tasarısıdır.Bu tasarı İtilaf Devletleri'nce , Yunan Başbakanı Bay Venizelos'un da katılmasıyla düzenlenmiş ve üzerinde bir görüşme yapılmaksızın Vahdettin Hükümeti'nce 10 Ağustos 1920'de imza edilmiştir.
    TBMM'ce bu tasarı tartışılmaya değer bile görülmemiştir.
    İkinci barış önerisi, Birinci İnönü Savaşı'ndan sonra toplanan Londra Konferansı 'nın bitiminde , 12 Mart 1921'de yapılmıştır.Bu öneri , Sevr Antlaşması'nda kimi değişiklikler yapılmasını kapsıyor idiyse de , değinilmemiş olan sorunlarda Sevr tasarısındaki madfdelerin tümünün olduğu gibi bırakıldığını kabul etmek gerekir.
    Bu öneri , bizce tartışma konusu olmadan , İkinci İnönü Savaşı'nın başlamasıyla sonuçsuz kalmıştır.
    Üçüncü barış önerisi 22 Mart 1922'de , yani Sakarya Zaferi'nden ve Fransızlar'la yapılan Ankara Antlaşması'ndan sonra , yakın bir saldırımızın beklendiği sıralarda , Paris'te toplanan İtilaf Devletleri dışişleri bakanlarınca yapılmıştır.Bu öneride , Sevr tasarısını temel edinerek işe başlama ilkesinden vazgeçilmişti ; ama bu da ana çizgileriyle ulusal amacımızı gerçekleştirecek nitelikten uzaktı.
    Dördüncü öneri , Lozan Antlaşması'nın imzalanmasıyla sonuçlanan görüşmelere konu olmuştur.
    Atatürk , İtilaf Devletleri'nin Türkiye'ye kabul ettirmeyi düşündükleri tasarılarla Kurtuluş Savaşı sonunda elde ettiğimiz sonucu açıkça gözden geçirmek için bu 4 türlü öneri arasında yalnız en önemli konuları ele alarak kısa bir karşılaştırma yapmayı yararlı saymıştır.
    Atatürk , Söylev'de bu tasarılarda öngörülen , 1- Sınırlar , 2- Kürdistan ,
    3- Sömürü Bölgeleri , 4- İstanbul , 5- Uyrukluk , 6- Adalette ayrıcalık hakları , 7- Azınlıkların korunması , 8- Askerlikle ilgili hükümler , 9- Cezalandırma işleri , 10- Maliyeyi ilgilendiren işler , 11- Ekonomik işler , 12- Boğazlar Komisyonu konuları üzerinde karşılaştırmalar yapar.

    ANTLAŞMA'NIN TEMEL HÜKÜMLERİ

    A) Sınırlar

    1- Trakya Sınırı: Mudanya Silah Bırakışması'nda kararlaştırıldığı biçimde , Türkiye ve Yunanistan arasındaki sınır , Meriç Irmağından geçecek.
    2- Bozcaada ve İmroz Türkiye'ye verilecek. Yunanlılar'da kalan Midilli, Sakız , Sisam ve Nikarya adaları , askersiz duruma konulacak.
    3- Ankara Antlaşması ile Fransızlar'la aramızda çizilmiş bulunan Suriye sınırı , Lozan'da onaylanıyordu.
    4- Türkiye-Irak arasındaki sınırın çözümü işi , barıştan sonra düzenlenecekti.

    B) Türkiye ile Yunanistan arasındaki öbür sorunlar:

    1- İstanbul Rumları ile Batı Trakya'da bulunan Türkler dışında , Türkiye'deki Rumlarla Yunanistan'daki Türkler değiştirileceklerdi.Bu duruma göre Yunan Ordusu ile Yunanistan'a gitmiş olan Anadolu ve Trakya'daki Rumlar geri gelmeyeceklerdi.
    2-Yunanistan Türkiye'ye onarım borcu yerine Karaağaç'ı verecekti.

    C) Boğazlar rejimi:

    1- Gelibolu yarımadasında , Çanakkale'de ve İstanbul Boğazı'nda iki taraflı dar bir bölge askersiz duruma getirelecekti.Türkiye bir savaşa girecek olursa Boğazları silahlandırabilecekti.
    2- Yabancı savaş gemilerinin savaş ve barış zamanlarında Boğazlar'dan geçişleri , kurulacak bir Boğazlar Komisyonu tarafından , Konferans'ta kararlaştırılan ilkelere göre incelenecek ve kontrol edilecekti.Komisyon'a bir Türk üye başkanlık edecekti.

    Ç) Kapitülasyonlar:

    1- Kapitülasyonlar tümüyle kalkıyordu.

    D) Kabotaj sorunu:

    1- Kıyılarımız arasındaki deniz ulaşımı yalnız Türk gemileriyle yapılacaktı.

    E) Borçlar sorunu:

    1- Türkiye Osmanlı genel borçlarından kendi payına düşeni ödeyecekti.

    F) İstanbul'un boşaltılması:

    1- Barış antlaşmasının TBMM tarfından onaylanmasından altı hafta sonra İstanbul'daki ve Boğazlar'daki İtilaf Devletleri kuvvetleri topraklarımızdan ayrılacaklardı.


    ANTLAŞMA'NIN ÖNEMİ

    Atatürk Lozan Barışı İle ilgili olarak Söylev'de şunları vurgular:

    "Lozan Barış Antlaşması'ndaki hükümleri öbür barış önerileriyle daha çok karşılaştırmanın yersiz olduğu düşüncesindeyim.Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış , büyük bir yoketme eyleminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer yapıtıdır!

    lozan konferansı ve antlaşmas,ı lozan barış antlaşmasında çözülen konular, lozan konferansı,lozan konferansı ve antlaşmaları, 1923 te bakanlar kurulunda kimler vardı, lozan konferansi ve anlaşmasi lozan ile sevr barış antlaşması karşılaştırma, lozan antlaşmasında çözülen konular, lozan konferansı ve anlaşması, lozan ve sevr barış antlaşmasının karşılaştırılması ,mondros ve sevr antlaşmalarının karşılaştırılması, lozan barıs antlasmasının ilgili hükümleri kimlerdir, londra konferansi nasil sonuclandi ,sevr barış antlaşması ve lozan barış anlaşmasının karşılaştırılması,lozan barış antlaşmasının çözülmemiş sorunları





  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    sevr barış antlaşması ve lozan barış anlaşmasının karşılaştırılması,lozan barış Sonuç

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 1 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 4,00 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Lozan Barış Antlaşması Maddeleri
    By Hırs Adamı in forum T.C. İnkilap Tarihi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.04.12, 17:18
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.11.11, 16:17
  3. Lozan Barış Antlaşması - Lozan Barış Antlaşmasının Maddeleri
    By LaDyRoSe in forum Performans Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.11.11, 15:36
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.04.10, 21:43
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.04.10, 21:36

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.