Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi, Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi Hakkında

  1. #1
    Özel Üye
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi, Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi Hakkında

    Sponsorlu Bağlantı

    Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi, Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi Hakkında,

    3. Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi

    İskender Mısır’ı ele geçirdiği sırada yani 331 senesinde Dareios da Makedonya Kralı ile yeni bir savaşa girmek ve kesin sonucu belirlemek için tekrar bir ordu toplamaya başladı. İşe devletin bütün straplıklarına beyannameler göndererek başladı. Gerçi devletin büyük parçaları düşman eline geçmişti ancak bu bütün ile kıyaslanacak olursa çok büyük bir kayıp değildi. Pers kralının elinde hala savaşçı doğu kavimleri bulunmakta idi. Ve bu sefer toplanacak orduda paralı Yunan askeri yoktu.
    Ordunun toplanma yeri olrak Babylon ovası kararlaştırıldı. Asya’nın uzak köşelerinden Baktri’lılar, Sogdiana’lılar, Hintliler, Medler ve Perslere bağlı daha bir çok kavim buraya geliyorlardı.
    Böylece 331 yılının ilkbaharında Pers Kralının bütün memleketlerinden bir araya gelmiş olan büyük ordu babylon’da toplanmıştı. Bu ordu, kırk bin at ile yüzbinlerce insandan, iki yüz tırpanlı araba ile İndus’tan gelmiş olan on beş filden oluşuyordu.
    İskender ziyarete gittiği tapınaktan Memphis’e dönünce Hellen memleketinden gelmiş olan bir çok elçi ile karşılaştı ve bunları çok iyi karşıladı, hepsini dinledi ve isteklerini mümkün olduğunca yerine getirmeye çalıştı. Bu elçiler aynı zamanda İskender’in ordusuna katılmaları için yanlarında yeni akerler de getirmişlerdi.
    Bundan sonra İskender Mısır’ın idaresini özel bir itina ile düzene koydu. Kralın bunda tuttuğu esas, resmi yetkileri ayrı ayrı kimselere bağlamak suretiyle, büyük bir askeri önem ve zengin kuvvet unsurları bulunan bu geniş satraplıkta tehlikeli olabilecek derecede büyük nüfuzun tek elde birleşmesini önlemekten ibaretti.
    Bütün bu işler halledilip, ordu hazır olduğu zaman yani 331 yılı baharında Makedonya kralı Fenike’ye doğru yola çıktı. Kara ordusu Tyros’da donanma ile birleştikten sonra yoluna devam ettti. Ordunun istikameti Fırat nehrine doğru idi. Aşağı yukarı kırk bin piyade ile yedi bin süvariden ibaret olduğu halde ordu ağustos başında ırmağın her zamanki geçiş yeri olan Thapsakos’a vardı. Bir Makedonya müfrezesi nehir üzerinde köprü kurma amacıyla önden gönderilmişti ancak İskender buraya vardığı zaman bu işin henüz bitirilmemiş olduğunu gördü. Çünkü burayı korumak için Mazaios komutasında on bin kişilik bi Pers ordusu bu bölgeyi işgal etmişti. Mazaios Makedonya ordusunun yaklaşmakta olduğunu görünce geri çekildi. İskender’in üstün kuvvetleri ile bu kadar az sayıda adamla savaşa girmek anlamsızdı ayrıca zaten Dareios kuvvetlerini hazırlamıştı ve karşılaşmayı geciktirecek herhangi bir eylem adam kaybından daha öte bir yarar sağlamazdı. Dolayısıyla İskender Fırat’ı rahatça geçti. Ordusu herhangi bir engelle karşılaşmaksızın Dicle’ye vardı ve bu nehrin sol sahilinden aşağı doğru Babylon ovasına inen yola döndü.
    Ordu yürüyüşüne devam etti, bu sırada ulaşan haberlere göre Dareios kuvvetleriyle beraber hareket etmiş ve düşmana karşı Dicle geçidini müdafa etmek kararıyla şimdi nehrin sol tarafında bulunuyordu. Ayrıca Pers kralının elindeki kuvvetler Issos muhareesindekine göre çok daha büyüktü.
    Bunun üzerine İskender yürüyüşünü kuzey doğu yönünde dğiştirdi. Amaç düşman kuvvetleriyle karşılaşmadan önce herahangi bir tehlikeye atılmaksızın Pers ordusuyla nehrin aynı bölgesinde, aynı zamanda bulunabilmekti. İskender’in ordusu nehri kayıp vermeksizin geçmeyi başardı. Şimdi sol tarafta Gordyai dağlarının ön tepleri sağda ise Dicle ırmağı bulunuyordu ve İskender yürüyüş yönünü tekrar güneye döndürmüştü. Birkaç günlük yürüyüşten sonra düşman süvarilerini uzaktan görüldü. İskender’in kuvvetleri hemen muharebe düzenine geçti ve düşman süvarileri takip ederekonları yok etti. Bu süvarilerden alınan esirler Dareios’un biraz güneyde Bumados ırmağı yakınlarındaki Gaugamela yakınlarında her yöne doğru açık bir ovada bulunduğunu ve ordunun yaklaşık bir milyon insandan oluştuğunu söylediler.
    Bu haber üzerine İskender bulunduğu yere ordugahını kurdu ve ordusuna dört günük bir dinlenme süresi verdi. Bu birkaç gün içerisinde herhangi bir düşman birliği görülmedi. Bu gösteriyorduki Dareios kuvvetlerini kendine göre avantajlı bir yere mevzilemişti. Bu durumda İskender Pers kralının üzerine yürümeye karar verdi. Bir gün sonra düşman görüldü. Parmenion’un uyarısıyla bekleme kararı alındı çünkü düşamn ordugahının çevresinde çeşitli tuzaklar, kazıklar, hendekler olabilirdi. Araştırma için birkaç gün bekleme kararı alındı. Bu iş 30 Eylül sabahı yapılmıştı.
    Dareios da Makedonya ordusunu farketmişti. Ancak düşmanın saldırmaması onu tedirgin etmişti. Tedbir olarak o gece boyunca bütün ordu muharebeye hazır bir vaziyette bekledi.
    Ertesi gün yani 1 ekim sabahı Makedonya ordusu harekete geçti. Ordu şöyle bir düzen almıştı:Ortada Falanks’ların altı Taksis’i, bunların sağında Hypastpists’ler, daha sağda Makedonya zadeganı süvarilerinin teşkil ettiği sekiz İle, Taksis’lerin solunda Hellen müttefikleri süvarileri sonra Thessalia altı zadeganı yer almışlardı. Sol kanadın komutanı Parmenion idi.
    İki ordunun karşılaştığı yer Arbela(Erbil) yöresinde Gavgamela ovasıydı. İskender bu savaşta da yine aynı taktiği kullanmıştır; yani sağ kanattaki süvarilerle taaruza geçerek karşısındaki düşman hatlarını yardıktan merkezde bulunan Dareios’un üzerine saldırmak ve kralı firara zorlamak yoluyla zafer kazandı. Savaş , bir ara Parmenion’un zor duruma düşmesi sayılmassa çok zorlanılmadan kazanılmıştı
    Dareios kaçmayı başarmıştı, İskender bütün gün pers kralının kaçtığı yöne doğru at sürdü ancak onu ele geçirmeyi başaramadı.
    Gaugamela muharebesi ile Dareios’un kuvveti kesin olarak kırılmıştı. Arrianos’un yazıdığına göre gaugamela ovasındaki bu zafer, Makedonya atlı zadeganından yalnız altmış ölüye malolmuştu. Yarısı Makedonya atlı zadeganına ait olmakla beraber binden fazla at kaybedilmemişti. En tartışmalı kaynaklara göre ise Makedonya ordusunun kaybı beş yüz adamı geçmiyordu. Gerçi otuz bin hatta doksan bin olarak gösterilen düşman kaybı karşısında bu sayı hiç de gerçekçi gözükmemektedir. İskender ne dağ geçitleri üzerinden Pers kralını, ne de Sus’a giden şoşe üzerinden kaçan Persleri takip etmedi
    Gaugamela muharebesinden sonra ordusu tarafından “Asya Kralı” ilan edilen İskender, bütün Mezopotamya’yı ele geçirdikten sonra ve Babil rahipleri tarafından bu ülkenin meşru hükümdarı olarak selamlandıktan sonra İran’a girerek Pers krallığının eski başkentlerinden Sus, Persopolis ve Pasagard’ı işgal etti. Kserkes’in Yunanistan’da yapmış olduğu tahribata karşı olmak üzere Persopolis’teki sarayları yıktırdı
    Persoplois’in ele geçirilişiyle binlerce talent tutarında gümüş ve altın, sayısız lüks kumaşlar ve kıymetli eşyalar da ele geçti. Düşmanın en zengin kaynağını teşkil eden bu hazinelerin alınması, bunların uzun zamandan beri kullanılmadan uyuyup kaldığı mahzenlerdne çıkarılıp milletlerarası tedavüle sokulması elbette çok önemli bir olaydı. Ancak bundan daha da önemlisi Pers Krallığının asıl ana yurdu olan bu yerlerin zaptedilmesiydi. Şimdi Makedonya kralı, Hellen birliğinin komutanı, krallara ait bu yerlerin,bu sarayların hakimiydi. Persopolis saraylarının yakılması ise büyük ihtimalle simgesel bir olaydı; Hellenlerin öç hareketinin yerine getirildiğini, Pers Krallığının yıkıldığını vurgulamak için yapılmış bir hareketti
    330 senesinin ilk baharında İskender İran’ın kuzey bölgelerine girerek Ekbatan şehirini ele geçirdi. Ordusunda bulunan Yunan askerlerini terhis etmek, bunları bir çok para ve hediyelerle yurtlarına geri göndermek suretiyle “Panhellen öç seferi”nin sona ermiş olduğunu bildirdi. O andan itibaren İskender yapacağı fetihlerde Hellenlerin başkomutanı olarak değil Asya Kralı olarak yapacaktı. İskender buradan hala kaçmakta Pers kralını takip etmeye koyuldu; fakat kralı hazer denizinin güneyinde ancak ölü olarak ele geçirebildi. Dareios yolda, maiyyetinde bulunan Baktriyan satrapı Bessos tarafından öldürülmüştü. Bu olay İskender’in hayatında bir dönüm noktası olmuş o andan itibaren genç kralın Pers tahtının meşru mirasçısı olarak ortaya çıkmasına yol açmıştır



  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi, Ön Asya Ülkelerinin Ele Geçirilmesi Hakkında


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.06.11, 08:12
  2. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 30.10.10, 02:50
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.04.10, 20:48
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.02.10, 19:39
  5. Asya (Asya Kimdir? - Asya Hayatı, Biyoğrafisi, Hakkında)
    By MaqiwoL in forum Türkiye'den Biyografiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.11.08, 12:59

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.