Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Ragıp Paşa Köşkleri,Ragıp Paşa Köşkü,Ragıp Paşa Köşkleri Hakkında

  1. #1
    Özel Üye
    Sponsorlu Bağlantı

    Standart Ragıp Paşa Köşkleri,Ragıp Paşa Köşkü,Ragıp Paşa Köşkleri Hakkında

    Sponsorlu Bağlantı

    Ragıp Paşa Köşkleri,Ragıp Paşa Köşkü,Ragıp Paşa Köşkleri Hakkında


    Ragıp Paşa Köşkleri




    Kadiköy İlçesi’nde,Caddebostan Mahallesi’nde,Cemil Topuzlu (eski Çiftehavuzlar) Caddesi’nde, Mabeyinci Ragıp Paşa tarafından yaptırılmış iki köşk ve bir selamlık bulunmaktadır.Köşkler ceşitli tarihlerde yapılan oldukça başarılı restore işlemlerinle iyi durumda günümüze gelmiştir.

    Ragıp Paşa 1906-1907’de Caddebostan’da kendisi ve kızı için iki köşk yaptırmak istediğinde birbirine bitişik uygun bir arsa temin edememiştir.Bu yüzden iki köşk birbirinden büyük bir koruluk ve bir köşkle ayrılmış durumdadır. Deniz kıyısındaki iki köşkten başka, caddenin kara tarafında tek katlı selamlık bulunmaktadır.Bunlardan başka 1940’lı yıllara kadar plaj yolu ile Cemil Topuzlu Caddesi’nin kesiştiği yerdeki ahırlar, yine selamlığın çevresindeki koruluk ile tarlalar, Ragıp Paşa arazisi içindeydi. Buraları halen apartmanlarla yoğun şekilde doldurulmuş olup iki apartman yıktırılarak 15 kat civarındaki küçük gökdelenlerin inşasına başlanmıştır.

    Bulduğum bilgilere göre köşklerin mimarı A. Jasmund’dur.1906’da İstanbul’daki Mühendis Mektebi’nde hocalık yaptığı, Haydarpaşa’daki Mekteb-i Tıbbıye’nin mimarı olduğu, Sirkeci Garı’nın ön projesini hazırladığı ve Ragıp Paşa için Caddebostan’da köşkler yaptırdığı hakkında dağınık bilgiler var. Mühendis Mektebi’ndeki öğrencilerini milli mimarimizi canlandırmaya teşvik etmiş ve Mimar Kemleddin’e yön vermiştir.

    Bugün Kadıköy yakasında ayakta kalabilmiş az sayıdaki eski zaman yapılarının en güzeli ve en bakımlısının sahibi Ragıp Paşa‘ydır.

    Ragıp Paşa iki metreye yakın uzun boylu, mütenasip vücutlu sivil paşaydı. Uzun yıllar Sultan Hamid Sarayı’nın mabeyinciliğini yapmıştı. 1908 yılına kadar Yıldız Sarayı’nın güvenilir bir mensubu olan Ragıp Paşa, devlet memuriyeti yanında ticaretle de uğraşmış, Beyoğlu’nda birbirine yakın Anadolu, Rumeli, Afrika hanlarını yaptırmış, Umurca Rakı Fabrikası’nı kurmuştu. Debdebeli yaşantısı, büyük bir serveti vardı. Son derece zevkli ve bilgili olan Paşa, yaptırdığı büyük binalarda zevkini ve kültürünü simgelemiştir.

    Abdülhamid’in kızlarından Ayşe Sultan anılarında “ Babam, Ragıp Paşa ile kardeşi Arif Bey’i severdi. Ragıp Paşa’ya büyük güveni vardı.” diyor. Bu güvene bir örnek olarak, Mithat Paşa ve arkadaşlarının Yıldız’daki yargılanlamarı sırasında, Ragıp Bey’in zaman zaman mahkeme salonuna girerek hakimlerle fısıldaştığı ve kuşkusuz Padişah’ın direktiflerini onlara ilettiği yazılmıştır.

    Ragıp Paşa, saray politikasına olduğu kadar ticarete de yatkındı. Ticaret ve madencilikle ugraşarak büyük servet yapmış, Umurca Rakı Fabrikası’nı kurmuş, İstanbul’da üç büyük hana sahip olmuştu. 1908 Meşrutiyeti’nden sonra rütbesi alınarak sürüldüğü Midilli Adası’nda bir süre kalmıştı.




    Kaynaklar:Yıldız Demiriz “Caddebostan’da , Mayeyinci Ragıp Pasa’nın kızı için yaptırdığı köşk hakkındaki notlar” + İstanbul Yazıları + Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi no 6 (mut- sin)
    Dr. Bedii Şehsuvaroğlu’nun Göztepe isimli eser
    inde verdiği bilgiye göre, “ Ragıp Paşa’nın kâgir yalısını, Sirkeci Garı’nın mimarı A. Jasmund yapmış,o zamanın parasına göre 105.000 altın liraya mal olmuştu.” Bir takım dedikoduların çıkması ve Meşrutiyet’in ilanı üzerine Paşa’nın bu binada oturması nasip olmayacaktı. 1. Dünya Savaşı’nda yalı, ordu tarafından İhtiyat Zabit Okulu ve Hastane olarak kullanılmıştır.


    “Abdülhamid 1885’te bir çiban çıkarmış, Saray Doktoru Mavroyeni Paşa ile bir başka hekimin tedavisine rağmen çiban giderek azmış, Padişah adeta hayatından ümit keserek oğullarından Burhaneddin Efendi’ye bazı vasiyetlerde bulunmuştu. Ragıp Paşa “Benim kardeşim doktordur, getireyim bir de o görsün” dedi. Padişahın razı olması üzerine Arif Bey, yarayı kendi temizleyerek, üç gün, üç gece yanında beklemiş ve şifaya kavuşmasına yardımcı olmuştu. Bu başarısından sonra mabeyinci olarak saraya alınmış ve zamanla paşalık rütbesi verilmişti.”

    Ragıp Paşa Köşkü


    Ragıp Paşa’nın kendisi için yaptırdığı köşk daha büyük olanıdır.Hareketli cephesi, kulesi ve asimetrik planı ile gruptaki öteki yapılardan tamamiyle tamamen farklı görünüştedir. Ragıp Paşa’nın kızı için yaptırdığı köşk ile selamlık ise daha sade dış görünüşleriyle aynı mimari özelliklere sahiptirler.


    İki tarafını sık meşe ağaçlarının süslediği taşlı bir yoldan Caddebostan plajına doğru gidilince, sağ yanındaki yüksek duvarla deniz arasında kalan 27 dönümlük bahçe ve içindeki saray yavrusu beyaz köşk Ragıp Sarıca Paşa’ya aitti. Paşa’nın ahvadından olan Sarıca Paşa Kosova savaşlarında 5. gruba kumanda etmiş, orada 1811 tarihinde ölmüştü. Türbesi Kosova’dadır.

    Caddebostan’daki köşkünü 1906 yılında önce kâgir olarak inşa ettirmiş, üzerini ahşap kaplattırmıştır. Köşkün mimarisi çok değişik ve kaliteli olup, o nispette pahalıydı. Odaların döşemeleri önce 10 cm kalınlığında pres edilmiş kömür plakalarınla kaplanmış, üzeri kalın bir mantar tabakasıyla örtülmüş, en üstü de Viyana’dan getirilen çok kaliteli bir parkeyle döşenmişti. Tavanlar ince altın varaklarla süslüydü. İlerki yıllarda bu altın malzemenin satıldığı öğrenildi. Bina 40.000 altına malolmuş, 4 katlı köşkün adalar tarafına bir de kule yapılmıştı. Mehtaplı gecelerde Paşa içkisini bu kulede alırdı. Bu bilgileri aktaran Bn. Nahide Sarıcı, binayı A. Jasmund isimli bir mimarın yaptığını söylemişti.

    Köşkün geniş salonları, renkli camları, aradan 100 yıl geçtiği halde bütün ihtişamlarını koruyan kapıları vardı. Binanın iç ve dışındaki mermerlerin hepsi İtalya’dan gelmişti.

    Bahçedeki arabalıkta birbirinden güzel ve şık Landola ve Landon arabaları, ahırlarda ise çok kıymetli İngiliz atları bulunuyordu. Bahçedeki tarhlar her mevsim renkli çiçeklerle dolar, taşar, en güzel çam, çınar ve kestane ağaçları, tabii bir orman
    görüntüsü verirdi. Buna rağmen Göztepe ve Erenköy’deki köşk bahçelerinde anane halina gelmiş olan üzüm bağları Ragıp Paşa Konağı’nda yoktu.


    Paşa Çiftehavuzlar’a özel istimbotla gelir, bazen de arabayı tercih ederdi.

    Ragıp Paşa özenerek yaptırdığı köşkte yılın pek az ayında sadece ilk bahar ve son baharda kalır, daha çok Sarıyer’de, halen yanmış olan yalıda ve Yıldız’da otururdu.

    Köşkün Caddebostan yoluna açılan cift kanatlı büyük, oymalı demir kapısı; deniz tarafında en siddetli lodosların bile bozamadığı beyaz mermerden yapılmış sağlam bir rıhtımı vardı.

    Bahçe kapısının karşısında birisi hala duran, iki güzel bina yapılmıştı. Selamlık olarak kullanılanı son yıllarda yıkılıp, yerine apartmanlar yapıldı. Yaverlerin oturmasına mahsus olanı ise, hala durmaktadır. Köşkün bitişiğindeki büyük beyaz köşk ise Ragıp Paşa’nın kızı Tevhide Hanım’a aittir. Bugün hala bakımlıdır. Gerek Ragıp Paşa’ya gerekse Tevhide Hanım’a ait olan köşklerin içerlek oluşu, etraflarının yüksek duvarlarla çevrili oluşu nedeni ile caddeden iyi görülmemesine rağmen, denizden bakınca muhteşem bir manzara arz etmektedir.

    Sultan Hamid döneminin bu varlıklı ve zevkli paşası 1908 Meşrutiyeti’nden sonra padişahın Selanik’te Alatini Köşkü’ne gönderilmesini müteakip Rodos’a sürgün edilmiş, orada hastalanarak mide kanserine yakalanmıştı. Tedavi için İsviçre’ye gitti. Dönüşte çok yaşamadı, Çiftehavuzlar’daki köşkünde 1920 yılında vefat etti.

    Ragıp Sarıca Paşa’nın ölümünden sonra konak önce avukat İbrahim Ali Bey’e,daha sonra Sait Çiftçi’ye satıldı. Bir süre Yacht Kulübü, bir süre de Askeri Nekahathane olarak kullanıldı. Caddebostan yolu genişletilince, duvarların ve kapının yeri değişti. Bahçenin bir bölümü parsellendi, bazı ağaçlar kesildi. Buna rağmen Ragıp Paşa Köşkü Çiftçi Ailesi’nin mülkiyetinde güzelliğini korudu.

    Tevhide Hanım Köşkü


    Tevhide Hanım, Ragıp Sarıca Paşa’nın kızıydı. Paşa, kendi köşkünün yanında kızı için büyük, büyük olduğu kadar da zevkli ve görkemli bir köşk yaptırmıştı.

    Ragıp Paşa’nın kızı için yaptırdığı köşk 18.000 m²’yi aşan ve denize kadar uzanan bir koru içinde bulunmaktaydı. Köşkün temelleri denize doğru uzanan kayalık bir burun üzerinde olup, istinat duvarı ve mermer korkuluklarla çevrilen bahçe kısmı toprakla doldurulmuştu. Bu arsa içinde halen 50 civarında dairenin bulunduğu bir dizi apartman yer almaktadır, denizle ilgisi de Caddebostan sahillerinde 1984’te başlatılan dolgu işlemi ile ortadan kalkmıştır. Bu sırada denize uzanan iskelesi de ortadan kaldırılmıştır. Yol tarafındaki bahçe duvarı, bahçedeki büyük havuz ve müştemilat da apartman yapımı sırasında tamamen yıkılmıştır.

    Köşk bir bodrum ve üç kattan ibaretir. Oda ve salonlarının balkonları, dikdörtgenler prizması formundaki yapı kitlesini hareketlendirmektedir. Bir büyük hol ve bir salon ile dört büyük odadan ibaret plan katlarda tekrarlanmaktadır. Köşkün mutfağı bahçe kapısı yanındaki müştemilattaydı.Caddenin karşı tarafındaki selamlık, Ragıp Paşa’nın kızı için yaptırdığı köşke çok benzeyen, tek katlı bir binadır.

    Köşklerin mimarı ve süsleme bakımından birçok ortak özelliği vardır. Tamamen kâgir olan yapıların üst katları ahşap kaplamadır. Ahşap panjurlar ve balkonların dekoratif sütunları ile yapılara tamamen ahşap görünüşü verilmiştir. Başlıca iç süslemeler, tavanlar ve bunlara uygun desenli kornişlerdir. Bu süslemelerde bir üslup birliğinden söz edilemez. Alçı üzerine kalem işi, ahşap üzerine oymalı bölümler, tuval üzerine çalışılmış geniş yüzeyler, barok, rokoko, Türk neoklasiği gibi çok farklı üsluplardandır. Tavanların desenlerinin birbirinden farklı olmasına özen gösterilmiştir. Tavanlar tarihlendirme bakımından önemlidir. 1907 yılına ait çeşitli tarihler ve bazı İstanbullu Rum ustaların adları burada okunabilmektedir. Duvarlarda, kapılarda bezeme olmadığı için tavan süslemeleri daha çok göze çarpmaktadır.


    Yıllar sonra Vehbi Koç bir süre kiracı olarak oturmuş, daha sonra da Arap asıllı bir zengine satılmıştı.

    Yeni mal sahibi konağın içinde pek de zevkli olmayan bazı değişiklikler yapmışsa da muhteşem yapı hala Marmara’ya bakan bütün güzelliğiyle dikkati çekmekte, baba ve kızına ait ince bir zevki geçmişten günümüze iletmektedir.


    nahide sarıca, mabeyinci arif bey yalısı, mabeyinci ragıp paşa yalısı, ragıp sarıca nahide sarıca, sait ciftci biyografi, ragip pasha yalisi, tevhide hanım köşkü ,caddebostan ,sarıca arif paşa ,mabeyinci ragıp paşa ,a jasmund, ragıp paşa ,ragıp paşa köşk sait çiftçi, ragıp paşa caddebostan, arif sarıca paşa köşkü, ragip paşa köşkünün tarihi



  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Ragıp Paşa Köşkleri,Ragıp Paşa Köşkü,Ragıp Paşa Köşkleri Hakkında


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.10.09, 18:22
  2. Ragıp Başdağ (Ragıp Başdağ Kimdir? - Ragıp Başdağ Hakkında)
    By MaqiwoL in forum Türkiye'den Biyografiler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.01.09, 15:57
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.01.09, 00:57
  4. Ragıp Savaş (Ragıp Savaş Kimdir? - Ragıp Savaş Hakkında)
    By mehmet__ibili in forum Türkiye'den Biyografiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.10.08, 18:14
  5. Ragıp Savaş (Ragıp Savaş Kimdir? - Ragıp Savaş Hakkında)
    By mehmet__ibili in forum Türkiye'den Biyografiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.10.08, 09:07

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.