Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 8/10 İlkİlk ... 678910 SonSon
50 sonuçtan 36 ile 40 arası

Konu: İlk Yardım Nedir? İlk Yardım Nasıl Yapılır? İlk Yardım Teknikleri

  1. #36
    AdministratoR

    Standart Cevap: İlk Yardım Nedir? İlk Yardım Nasıl Yapılır? İlk Yardım Teknikleri

    İLK YARDIM


    İLK YARDIM NEDİR?
    İLK YARDIMDA AMAÇ NEDİR?
    İLKYARDIMCININ ÖZELLİKLERİ VE SORUMLULUKLARI NEDİR?
    İLK YARDIMIN ABC'Sİ NEDİR?
    SOLUK YOLU NASIL AÇILIR?
    SOLUNUM YOLU NASIL DÜZELTİLİR?(YAPAY SOLUNUM)
    DOLAŞIMIN ETKİNLİĞİ NASIL SAĞLANIR?(KALP MESAJI)
    BAYILMALARDA UYGULANACAK İLKYARDIM KURALLARI
    GÖĞÜS YARALANMALARINDA İLKYARDIM
    KARIN YARALANMALARINDA İLKYARDIM
    EGZOZ ZEHİRMELERİNDE İLKYARDIM
    SİNDİRİM YOLU İLE OLAN ZEHİRMELERİNDE İLKYARDIM
    KANAMALARDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    BURUN KANAMASINDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    ELEKTRİK ÇARPMALARINDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    KIRIKLARDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    YANIKLARDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    YARALANMALARDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?


    İLK YARDIM NEDİR?
    Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye düşüren durumda,sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar,hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla,ilaçsız olarak yapılan uygulamalara ilkyardım denir.
    İLK YARDIM UYGULAMASINDA KESİNLİKLE İLAÇ KULLANILMAZ.

    İLK YARDIMDA AMAÇ NEDİR?
    1.Yaşamı koruma ve sürdürülmesini sağlama
    2.Durumun kötüleşmesini engelleme
    3.İyileşmesini kolaylaştırma

    İLKYARDIMCININ ÖZELLİKLERİ VE SORUMLULUKLARI NEDİR?
    1.Sakin ve telaşsız olmalı.
    2.Hastayı sakinleştirmeli.
    3.Çevreyi değerlendirip süren bir tehlike olup olmadığını belirlemeli.
    4.Kendi can güvenliğini tehlikeye atmamalı.
    5.Çevredeki kişileri,sağlık kuruluşları,itfaiye ve güvenliğe haber vermeleri için organize etmeli.
    6.Hastanın durumunu değerlendirerek uygun ilk yardıma başlamalı.
    7.Hastanın sağlık kuruluşuna bir an önce ulaşmasını sağlamalı.

    İLK YARDIMIN ABC'Sİ NEDİR?

    A.Soluk yolunun açılması.
    B.Solunumun düzeltilmesi.
    C.Dolaşımın etkinliğini sağlama.

    SOLUK YOLU NASIL AÇILIR?
    1.Ağızda toz toprak,kırık takma diş ve yabancı cisimler varsa çıkarılır.





    2.Bilinci kapalı kişilerde dil arkaya düşüp havayolunu tıkayabilir.Bu durumda baş geriye itilip çene yukarı kaldırılarak soluk yolu açılır.





    SOLUNUM YOLU NASIL DÜZELTİLİR?(YAPAY SOLUNUM)
    Solunumu duran kişiye derhal yapay solunum uygulanmalıdır.
    1.Hasta sert bir zemine yatırılır.
    2.Ağız içi temizlenerek varsa yabancı cisimler çıkarılır.
    3.Çenesi yukarı kaldırılarak baş hafifçe arkaya itilir.
    4.Ağızdan ağıza solunum yapılacaksa burun kapatılır.Burundan solunum yapılacaksa ağız kapatılır.





    5.Derin bir soluk alınıp,solunum yaptırılacak kişinin ağzına (yada burnuna) ağız yerleştirlir.
    6.Hastanın göğsünün kabarmasına yetecek şiddette soluk verilir.




    DOLAŞIMIN ETKİNLİĞİ NASIL SAĞLANIR?(KALP MESAJI)
    1.Kalp durmuşsa hemen kalp mesajına başlanır.
    2.Hasta sert bir zemine yatırılır ve bir yanına diz çökülür.
    YARA İÇİNDEKİ YABANCI CİSİM,KEMİK,PARÇASI VS. ÇIKARILMAMALIDIR.





    3.Göğüs kemiğinin(iman tahtası)üçte bir alt ucuna bir elin ayası sıkıca yerleştirilir,diğer elin ayası bunun üstüne konur.Parmaklar hastaya temas etmemelidir.
    4. Kollar dik tutularak (Bilek ve dirsekler bükülmeden)sabit ve ritmik bir şekilde göğüse 4-5 cm bastırılır.
    5. Arada nabız kontrol edilerek dakikada 60 kez olmak üzere dolaşım başlayıncaya kadar devam edilir.





    BAYILMALARDA UYGULANACAK İLKYARDIM KURALLARI
    1.Elbiseleri boyundan,göğüsten ve karından gevşetilir.
    2.Hastanın beynine kan gitmesini sağlamak için düz bir yerde sırtüstü yatırılarak,ayakları yukarı kaldırılır ve sonrada şok pozisyonunda bekletilir. Kesinlikle başının altına yastık konmaz.
    3.Hastaya uyarıcı kokular koklatılır. (Amonyak vb.)
    4.Hastanın zorlanmaksızın kendine gelmesi beklenir.
    5.Kendine geldiğinde su, çay gibi içecekler azar azar verilmelidir.

    GÖĞÜS YARALANMALARINDA İLKYARDIM
    1.Yaralı,yarı oturur duruma getirilir
    2.Havanın akciğerler dolmasına engel olmak için açık olan yara yerine temiz bir bez kapatıp basınç yapmadan sarılır
    3.Kazazedenin ısı kaybı önlenir.

    KARIN YARALANMALARINDA İLKYARDIM
    1.Hastaya ağızdan yiyecek içecek verilmez.
    2.Yaralı başı hafif yüksek, dizlernin altına rulo edilmiş bir battaniye konularak sırt üstü yatırılır
    3.Herhangi bir organ dışarı çıkmış ise asla el sürülmez.Genişbir gaz bezi varsa serum fizyolojik ile ıslatılarak basınç yapmadan organların üzerine örtülür.
    4.Yaralı zaman geçirmeden sevkedilir..

    EGZOS ZEHİRMELERİNDE İLKYARDIM
    1.Hasta derhal temiz havaya çıkarılır.
    2.Şuuru tam kapalı olmayanlar temiz havada derin solunum yaptırılır.
    3.Şuuru kapalı veya solunum yapmakta güçlük çeken hastalara suni solunum tatbik edilir.
    4.Beden ısısının düşmesini engellemek için üstü örtülür.
    5.Hasta en seri şekilde sağlık merkezine gönderilir.

    SİNDİRİM YOLU İLE OLAN ZEHİRMELERİNDE İLKYARDIM
    1.Zehrin sulanması ve emilimin yavaşlaması için hastalara;süt,yumurta akı,nişasta solisyonlu su içirilir
    2.Kusmasına yardım edilir.
    3.Asitle olan zehirlenmelerde,hasta hiçbir zaman kusmaya zorlanmaz.Su ve süt yumurta akı karıştırılarak içirilir.
    4.Alkali ile olan zehirlenmelerde:1/4 oranında sirke ile hazırlanmış 500ml. su veya limon suyu içirilir.

    KANAMALARDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    1.Kanayan uzuv(kol,bacak vs.)yükseltilir.
    2.Yara üzerine temiz gazlıbez,mendil veya çamaşır parçası konur ve sıkıca bastırılır.
    3.Kanama durmazsa kanayan yerin 5 cm yukarı kısmına bandaj uygulanır.

    BURUN KANAMASINDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    1.Burnu kanayan kişinin başı hafifçe öne eğilir.
    2.Hasta burun üzerine basınç yapar
    3.Bu sırada ağızdan soluk alıp verir ve asla sümkürmez.
    BURUN KANAMASINDA HASTANIN BAŞI GERİYE DOĞRU KALDIRILMAZ.

    ELEKTİRİK ÇARPMALARINDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    1.Önce ilk yardımcı kendi güvenliğini sağlar.
    2.Elektrik akımının yaralı ile teması kesilir.Bu yapılmadan önce yaralıya dokunulmaz
    3.Kuru tahta parçası ve lastik gibi elektrik geçirmeyen maddelerle hasta çekilerek veya kablo itilerek akımdan kurtarılır.
    4.Solunum durmuşsa yapay solunuma,kalp durmuşsa kalp mesajına başlanır.
    5.Yanık varsa soğuk su ile yıkanır.

    KIRIKLARDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    1.Hasta sarsılmaz ve hareket ettirilmez.
    2. Kanama varsa durdurulur.
    3. Hasta taşınmadan önce kırık bölgesi hareketsiz hale getirilir.(Bunun için tahta gibi sert cisimler kullanılabilir.)
    4.Açık kırık varsa(kırık uçları görülüyorsa)kırık kemik parçalarına kesinlikle dokunulmaz ve bunlar yerleştirilmeye çalışılmaz.Yara üzerine temiz bir gazlıbez kapatılır.

    YANIKLARDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    1.Soğuk musluk suyu ile ağrı azaltılır.
    2.Hastanın takıları çıkartılır.(Daha sonra oluşabilecek şişler nedeniyle çıkarmak zorlaşabilir.)
    3.Oluşan kabarcıklar patlatılmaz.
    4.Yanan kısımların üzeri temiz gazlıbezle kapatılır hiçbir şey sürülmez.
    5.Hastanın bilinci yerinde ise bol su içirilir.
    YANIK YÜZEYİNE DİŞ MACUNU,SALÇA,YOĞURT GİBİ MADDELER KESİNLİKLE SÜRÜLMEMELİDİR.

    YARALANMALARDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
    1.Kanama varsa kontrol edilir.
    2.Yaranın kirlenmesi önlenir.
    3.Varsa kopan parça korunur.(Islak bir gazlı beze sarılıp bir naylon torbaya konulur,bu torba da içi buz dolu başka bir torbaya konulur.)



  2. #37
    AdministratoR

    Standart Cevap: İlk Yardım Nedir? İlk Yardım Nasıl Yapılır? İlk Yardım Teknikleri

    İŞTE BURUN KANAMASINDA YAPILMAMASI GEREKENLER

    Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erkan, burun kanamasını durdurmak için başa ve enseye soğuk su dökmenin hiçbir faydası olmadığını, sırtüstü yatmanın da kanın akciğere kaçmasına ve boğulmaya neden olabileceğini bildirdi.
    Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erkan, burun kanamasını durdurmak için başa ve enseye soğuk su dökmenin hiçbir faydası olmadığını, sırtüstü yatmanın da kanın akciğere kaçmasına ve boğulmaya neden olabileceğini bildirdi.
    Prof. Dr. Erkan, nezle, buruna yabancı cisim sokulması, burun karıştırma alışkanlığı, burun travmaları, burun ve geniz tümörleri ve burun damar problemleri gibi lokal nedenler ile genel damar patolojileri, genel enfeksiyonlar, faktör yetmezlikleri, lösemi ve hipertansiyonun burun kanamalarına neden olduğunu söyledi.
    Çocuklardaki burun kanamalarının en önemli nedeninin enfeksiyonlar, yaşlılardaki burun kanamalarının en önemli nedeninin ise hipertansiyon olduğuna işaret eden Prof. Dr. Erkan, şu bilgileri verdi:
    'Yaşlılarda görülen hipertansif burun kanamaları, daha büyük tehlikeleri önlemek için supap görevi görür. Bu nedenle hastaneye hipertansif burun kanaması ile gelen hastaya tampon uygulanması kesinlikle yasaktır. Önce tansiyon düşürülmelidir. Tansiyon normal seviyeye geldiği halde kanama devam ederse o zaman tampon uygulanır.'

    SIRTÜSTÜ YATMAYIN

    Prof. Dr. Mustafa Erkan, halk arasında burun kanamasının 'sırtüstü yatarak, başa ve enseye soğuk su dökerek durdurulabileceği' gibi yanlış bir inanış olduğuna dikkat çekerek, sırtüstü yatıldığı için kanın mideye ve akciğere kaçabileceğini, başa soğuk su döküldüğü için üşütülebileceğini belirtti.
    Prof. Dr. Erkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    'Burun kanamasını durdurmak için sırtüstü yatmanın, başa ve enseye soğuk su dökmenin hiçbir faydası yoktur. Aksine sırtüstü yatıldığında kanın akciğer kaçması, boğulmaya neden olabilir. Mideye kaçması ciddi bulantı, kusma nedenidir. Yapılması gereken ilk müdahale, hasta dik şekilde oturtularak bel hafif öne eğilir, baş arkaya doğru kaldırılır ve burnun içine buzlu, soğuk su püskürtülür. Kanama devam ederse burun, temizliğinden emin olunduktan sonra baş ve işaret parmağı arasına alınarak sıkılmalı ve 3-5 dakika bu şekilde beklenmelidir. Bu müdahale genellikle kanamayı kontrol eder. Kanama devam edecek olursa mutlaka kulak burun boğaz hekimine başvurulması gerekir.' Burun kanamasının aşırı olması ve vaktinde müdahale edilmemesi halinde ölüme kadar gidebilecek çok ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Prof. Dr. Erkan, 'Kanama, kanamayı kontrol eden faktörlerin yetersizleşmesine neden olur. Bu faktörler yetersizleşince kanama artar ve kontrolsüz bir kanama başlar. Hemofili kanamaları, lösemi kanamaları, damar patolojilerine bağlı kanamalar da öldürücü olabilir' diye konuştu.

  3. #38
    AdministratoR

    Standart Cevap: İlk Yardım Nedir? İlk Yardım Nasıl Yapılır? İlk Yardım Teknikleri

    7 Gün 24 Saat Hayat Kurtaran Sistem: Ambulanslar!
    Ambulans veya cankurtaran; sağlık ekibini olay yerine en kısa sürede ve güvenli bir şekilde ulaştıran, içerisinde hastaya acil girişimle ilgili bütün ekipmanların bulunduğu, gerektiğinde hasta transportunu sağlamada kullanılan, özel olarak dizayn edilmiş araçlardır. İçerisinde standart acil girişim ekipmanlarına ek olarak, yoğun bakım hastalarını taşımak için gerekli ekipmanları (Respiratör, EKG, Pulse Oxymeter, Kapnografi vb.) bulunduranlar ise Reanimobil Ambulans adını alır.

    Ambulanslarla sadece erişkin ve çocuklar değil, içerisine küvöz yerleştirilerek, infant adını verdiğimiz 0 - 2 yaş grubu bebekler de taşınabilir. Üzerinde mobil oksijen verme ünitesi, bebek izleme monitörü ve infant respiratörü bulunan transport küvözleriyle, sadece infant taşımaya yönelik olarak dizayn edilmiş İnfant Transport Araçları da vardır. Daha ergonomik ve hijyenik olması bakımından, önümüzdeki günlerde İnfant Transport Araçları’nın yaygınlaşacağını umuyoruz.

    Ambulans sağlık ekibinde acil deneyimli doktor, acil tıbbi teknisyen / tekniker (paramedik), yardımcı sağlık personeli ve ambulans sürücüsü bulunur. Gelişmiş ülkelerde paramedikli ambulans sağlık ekipleri yaygın olmasına karşın; ülkemizde paramedikli sistem henüz yeterince yerleşmediğinden, ambulans sağlık ekipleri çoğunlukla doktor yönetimindedir.



    Mobil Sağlık Hizmetlerinin vazgeçilmez birkaç unsuru vardır:

    1. Sağlık Ekibi
    2. Ambulans / Reanimobil Ambulans
    3. Alarm Merkezi (Call Center)

    Call Center, acil yardım çağrısını aldıktan sonra, hem sağlık ekibini, hem de hastayı yönlendirir. Call Center, acil durumlar dışında sağlık danışmanlık hizmeti de verebilir.
    ‘Emergency Rescue’ olarak bilinen acil kurtarma işlemi, oldukça pahalı teknik techizat ve özel eğitim gerektirdiğinden, şimdilik çoğunlukla itfaiye tarafından yapılmaya çalışılır. Acil kurtarma işlemini yakın bir gelecekte tamamen ambulans firmalarının üstleneceği umuluyor.

    Ambulansları trafikte birkaç konumda görebiliriz;
    1. Aktif görev durumu:
    Hastaya acil yardım için gidişi, yerinde müdahaleyi ve hastanın sağlık kuruluşuna tansportunu içeren oldukça hareketli bir seri olaylar zinciridir. Bu durumdaki ambulanslar, sesli ve ışıklı uyarı sistemlerinden maksimum düzeyde yararlanırlar.

    2. Pasif görev durumu:
    Aktif görevin sona ermesiyle başlar. Bu durumdaki ambulanslar trafikte sakin bir seyir izlerler. Bu durumdaki ambulanslar sesli ve ışıklı uyarı sistemlerini çalıştırmazlar, ancak diğer araçlara göre biraz daha seri ve hızlıdırlar.

    Ambulanslarla elektif hasta transportları da yapılabilir. Elektif hasta grubunda taburcu hastalarla, hastaneye, hemodiyaliz ve görüntüleme merkezlerine götürülen hastalar yer alır.

    Ambulanslar, çok seri kullanılan ve oldukça bakım gerektiren araçlardır. Ayrıca ambulanslarda iletişim için telsiz, GSM telefon ve araç telefonu gibi çok yönlü ve yüksek maliyetli iletişim sistemlerinden yararlanılır.

    Trafikteki Diğer Araç Sürücüleri Ambulanslara Karşı Nasıl Davranmalı?
    Arkanızdan hızla gelen bir ambulans sizden yol istiyorsa, hemen yol vermeden önce;
    öncelikle durum değerlendirmesi yaparak, ne yapacağınıza hızlıca karar verin! Karar vermenizde en etkili parametre, ambulans sürücüsünün sizi hoparlörle sesli olarak uyarmasıdır. Ancak ambulans sürücüsünün sizden yapmanızı istediği davranışın sizin için tehlikeli veya imkansız olduğunu düşünüyorsanız, trafikteki seyrinizi değiştirmemenizi öneririz. Bazı araç sürücülerinin arkalarından hızlıca gelen ambulanslara ilk tepkisi, ani fren yapmak olur. Arkanızdan hızlı bir araç gelirken yapacağınız en tehlikeli hareket, ani fren yapmaktır. Bilakis araç sürücüsü olarak önümüzdeki bir tehlike kaynağı varsa, yavaşlamak veya ani fren yapmak daha doğru bir davranış değil mi? Bazı araç sürücüleri ne yapacağını bilemezler, panik içerisinde sağa - sola refleksif ani direksiyon hareketleri yaparak, hem kendi hayatlarını tehlikeye atarlar, hem de bizleri şaşırtırlar.

    Bazen ters yola girmiş bir ambulansla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu durumda önce aracınızın hızını azaltın, sonra yolun sağına yanaşın ve ambulansın geçmesini bekleyin. Kesinlikle ani sağ - sol direksiyon hareketlerinden kaçının! Aracınızı yavaşlatacak ve sağa yanaşacak kadar bir zamana sahip olduğunuzu unutmayın.

    Bir grup araç sürücüsü ambulanslara hiçbir şekilde yol vermeme yolunu izlerler. Bu davranış şeklini sizlerin yorumuna bırakıyoruz. Sanki onların zamanı, ambulansta zamana karşı mücadele veren hastanın zamanından daha mı değerli?

    Bazı araç sürücüleri de hızlı giden ambulansları takip ederler. Bu oldukça tehlikeli bir davranıştır. Çünkü, ambulanslar hızla ani fren yapıp durduklarında, arkalarındaki araçlar ambulansa çarpabilirler.

    Dr. Mehmek Dokur, sürücülerin arıza halleri dışında emniyet şeritlerini kullanmaması, onlar için çok önemli olduğunu belirtiyor.

    Ambulansların hızlı gitme çabaları, bazı hızlı araç sürücüleri tarafından sanki ‘Slalon Yarışı’ startı olarak algılanıyor. Bu araç sürücüleri, yavaş seyreden diğer sürücülerini Slalon yarışındaki direkler gibi görüyor ve zigzaklar çizerek hızlıca onları geçiyorlar. Tehlikeli davranışlar sergileyen bu araç sürücülerini 154’e bildirmek zorunda kalıyoruz.



    Trafik Polislerinden Beklentiler
    Ambulanslarla trafik polisleri arasında genellikle ciddi sorunlar yaşanmaz. Bazı şehiriçi otoyollarda sürücülerin emniyet şeritlerini işgal etmesini engellemek amacıyla konulan bariyerler, ambulanslar için ciddi geçiş engeli oluşturuyor.

    Acil Hizmetler Operasyon Sorumlusu Uğur Kaya, şunları söylüyor; “Bir dönem taksi ambulans olaylarının ortaya çıkmasıyla beraber, aktif göreve giden ambulanslarımızın trafik polisi tarafından kontrole tabi tutulması gibi, bizler için zaman ve saygınlık kaybettirici sorunlar yaşadık. Trafik polislerinden en önemli beklentimiz, çok önemli bir gerekçe olmadığı sürece ambulansları trafikte alıkoymamalarıdır.”



    Yayalardan Beklentiler
    Yayalar; yakınınızda herhangi bir araç siren sesi duyduğunuzda, tehlikeli durum geçinceye kadar size yeşil ışık yansa da, yaya geçitlerinden veya yoldan karşıya geçmemenizi öneririz. Eğer yolun ortasındaysanız hızlıca yolun karşısına geçebiliyorsanız geçiniz, ancak bunu yapacak kadar zamanınız yoksa, olduğunuz yerde hareketsiz kalmayı tercih edin. Kesinlikle belirsiz ve sürücüleri şaşırtıcı hareketlerden kaçının.


  4. #39
    AdministratoR

    Standart Cevap: İlk Yardım Nedir? İlk Yardım Nasıl Yapılır? İlk Yardım Teknikleri

    İlkyardım uygulamalarının öncelik sırasıyla üç temel amacı vardır; 1-) Yaşamı kurtarmak ve sürdürülmesini sağlamak
    2-) Durumun kötüleşmesini önlemek,
    3-) Olanaklar ölçüsünde iyileşmeyi kolaylaştırmak.
    Yaşamı korumak ve sürdürülmesini sağlamak için ilkyardımcı; İlkyardımın ABC sini uygular
    A-)Solunum yolunu açar;
    B-) Solunumu sağlar,
    C-) Dolaşımı sağlar


    Bir insanın soluk yollarında bir tıkanma olması, kendiliğinden soluk alıp vermenin bozulması, kalbinin durup damarlarındaki kan akışının kesilmesi dakikalar içinde ölüme neden olacaktır. Bu nedenle, yaşamın devamın sağlayacak bu üç girişim ilkyardımın ilk ve en önemli maddeleridir. Bu nedenle ilkyardımın ABC si olarak adlandırılıdr.
    İlkyardımın ikinci ve üçüncü amacına ulaşmak üzere ilkyardımcı;
    - Kanamayı durdurur,
    - Gerekli sargıları yapar,
    - Kırık ve çıkıkları hareketsiz hale getirir,
    - Kazazedeyi durumuna uygun pozisyona getirir.



    TANIM VE ONEMI


    Bir kaza ya da hayatı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek için, ilaç kullanılmadan yapılan uygulamalara ilkyardım denir.
    Belirli bir eğitim almış ve insan vücuduna müdahale etme alanında yasalarla yetkilendirilmiş kişilerce yapılan, ilaçlı müdahalelere acil tedavi denir ve ilkyardım kavramı ile karıştırılmamalıdır. İlkyardım eğitimi almış olmak bir kişiyi sağlık personeli yapmaz.
    İlkyardım bir kaza anında ya da hayatı tehlikeye düşüren durumlarda uygulanır. Bu durumlarda nasıl davranılması gerektiği sade vatandaşlar bir yana, ülkemizde itfaiye, sivil savunma, emniyet, eğitim, ulaşım, sanayi alanlarında profesyonel olarak çalışan insanlarca dahi yeterince bilinmemektedir. Az sayıda insanımızın katıldığı ilkyardım kursları ise nitelik olarak çoğu kez yetersiz kalmaktadır. Sürücü kursları, görsel ve yazılı basın aracılığıyla geniş kesimlere ulaşan ilkyardıma ilişkin çeşitli mesajlar ise anlamlı yararlar sağlamak bir yana pek çok traji-komik örnek olaylarla sonuçlanmaktadır.
    İlkyardım bilgisi açığımızın büyüklüğüne paralel bir özelliğimiz de, ilkyardım gerektirecek olayların sıklığıdır. Yetersiz altyapı, eğitimsiz insan gücü, kurumsallaşma bozuklukları, idari ve kişisel sorumsuzluklar işyerlerinde, trafikte ve evlerde sık rastladığımız sakatlanma, yaralanma hatta ölümle sonuçlanan kazalara neden olmaktadır. Bireysel ve toplumsal zararları en aza indirmek dışında sosyal bir varlık olmanın bir gereği olarak, ilkyardım eğitimi almak ve uygulamak özel bir anlam ve önem taşımaktadır.
    Doğru ilkyardım eğitimi belli özelliklere sahiptir:
    - Eğitim verecek kişiler ilkyardım bilgi ve becerisi dışında, eğiticilik yönünden de nitelikli olmalıdır.
    - Eğitilenler öncelikli olarak, ilkyardım bilgisinin gerçekten gerekli olacağı ortamlarda çalışanlardan seçilmeli, bu özelliklerinin farkında ve öğrenmeye istekli olmalıdır.
    - Eğitilen grupları 10-12 kişiyi geçmemeli, birbirine yakın eğitim düzeyinde olmalı, eğitim mekanı sağlıklı, yeterli olmalıdır.
    - Eğitimde erişkin eğitimi ilkeleri gözetilmeli, eğitilenin her aşamaya katılımı sağlanmalıdır.
    - Eğitim malzemeleri, manken, maketler, afişler, slayt, tepegöz, film kasetleri gibi desteklerle zenginleşen konu aktarımlarından sonra, tüm beceriler tüm eğitilenlerce doğru uygulanana dek tekrarlanmalıdır.
    - Eğitimden önce bir ön değerlendirme, kurs sonunda uygulamalar ve teorik test içeren bir son değerlendirme mutlaka yapılmalı, başarılı olanlar belgelendirilmelidir.
    - Eğitilenlerin çalışma yaşamlarına dönüşlerinden sonra eğiticileri ile bağı kopmamalı, bilgi ve becerileri belli aralarla tazelenmelidir.


    İLK YAPILACAKLAR



    Kazazedeler arasında isen önce kendini değerlendir.
    - Sakin ol.
    - Kendi vücudunu kontrol et.
    - Gerekiyorsa kendine ilkyardı uygula.Ortamı değerlendir.
    - Devam eden riskleri ortadan kaldır.Kendini tanıt, etraftakileri sakinleştir.
    - Sağlam kişileri yardım ve güvenlik için organize et.Kazazedeleri değerlendir.
    - Tüm kazazedeleri hızla kontrol et
    - Öncelikli olanları belirleÖncelikli kazazede ile işbirliği sağla.
    - Kazazede ile tanış, güven ver, sakinleştir. ve rahatlat
    - Yatmasını ya da oturmasını sağla, gereksiz hareket ettirme.Gereken ilkyardım müdahalelerini yap.
    - ABC yi sağla
    - Kanamayı durdur, kırık veya çıkıklı bölgeyi hareketsizleştir, sargıları yap, pozisyon ver.Koru ve Naklet
    - Kazazedenin ısı kaybetmesini önle, kımıldatma, yedirme, içirme, yanında git, sağlıkçılara bilgi ver
    - Eğitilenlerin çalışma yaşamlarına dönüşlerinden sonra eğiticileri ile bağı kopmamalı, bilgi ve becerileri belli aralarla tazelenmelidir.



    İLK YARDIMCIDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER


    İyi bir ilkyardımcı:
    - Oturduğu ve çalıştığı yerleşim biriminin coğrafi özelliklerini, ulaşım olanaklarını, sağlık kuruluşlarının yerlerini, özelliklerini, uzaklıklarını bilir.
    - Yaşadığı ülkenin sağlık ve idari mevzuatına yabancı değildir, toplumsal ve bireysel sağlık sorunlarına duyarlıdır. Temel sağlık ve insan vücudu bilgisine sahiptir.
    - Birey olarak kendisini sağlıklı, zinde tutmaya çalışır. Düzenli spor yapar, düzenli sağlık kontrolünden geçer, madde bağımlılığı gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durur. Dengeli beslenmeye gayret eder. Kendi vücudunun kapasitesini bilir, uygulayacağı ilkyardım tekniğini gereğinde buna göre seçer.
    - İşyerinin fiziksel özelliklerini, özellikle acil çıkışı, yangın hortumu vb. yerleri önceden bilir. Kurumundaki idareciye, şoföre, varsa sağlıkçıya, en çabuk nasıl ulaşacağını bilir. İşyerinde ve çevrede gerekebilecek telefon numaralarını yanında taşır.
    - Sakin, pratik, dengeli, olgun, yardımsever, girişken bir kişi olarak tanınır.
    - Bir kaza anında, aldığı eğitim nedeniyle kendisi ve ortamdakilere yardımcı olabilecek bir kişi olduğunun bilinci ve güveni ile paniğe kapılmaz, düşünerek davranır.
    - Davranışları hızlı ancak bilinçli, sıralı ve ölçülüdür.
    - Bir kahraman değil ilkyardımcı olduğunu bilir, kendisini asla tehlikeye atmaz.
    - Bilgisinin olmadığını düşündüğü durumlarda bir şey yapmaz, yardım çağırır.
    - Bir sağlıkçının yardıma gelmesiyle, ona bilgi verip onun yardımcısı durumuna geçer. Bilgi ve yetki sınırlarını bilir.
    - Üzerinde girişimde bulunacağı kişi ya da yakınının onayını aldıktan sonra müdahalesini yapar. Gereğinde çevredekileri de örgütleyerek çalışır.
    - Güvenli ve kararlı bir konuşma tarzı vardır. Kullanacağı ses tonu ve kelimeleri iyi seçer. Sürtüşmeye meydan vermez.
    - İlkyardım bilgisi içinde yapılması gereken ve yapılmaması gerekenler olduğunu bilir. Yararlı olmak kadar zarar vermemeye de çalışır. Duyguları ve ortam etkisiyle değil, bilgileri ile tarafsız bir değerlendirme yaparak karşısındakinin ilkyardım girişimlerine gerçekten gereksinimi olup olmadığını belirler.
    - Uygun ilkyardım uygulamasını doğru yere, yeterli sayı ve şiddette, yeterli süre uygular. Her uygulamadan sonra yaptığının doğru ve yeterli olduğunu kontrol eder. Eksik ya da yanlıştan dönmeyi bilir.
    - Edindiği bilgi ve becerilerin bir süre sonra unutulacağını, bazılarında değişiklikler olabileceğini bilir. Unutmamak için becerilerini kendisi ve yakınları üzerinde zaman zaman dener. İşyeri hekimi, sağlıkçı, ilkyardım eğiticisi ile gerektikçe ilişki kurar. Belli aralıklarla eğitimini tazelemek için isteklidir. Çevresindeki olayları yakınındaki ilkyardımcı ve sağlıkçılarla tartışır.




    BURUN KANAMALARI




    Burun kanaması deyip geçmeyin. Burun kanamaları çoğunlukla can sıkıcıdır, bazen korkutucu ve yaşamı tehdit edici bile olabilir.
    Uzmanlar burun kanamalarını iki gruba ayırmaktadırlar.
    1. Ön burun kanamaları: Burnun ön kısmından gelen kanamalardır. Ayakta duran ya da oturan kişide bir burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir.
    2. Arka kanama: Burun arkasından ve derinden olan kanamadır. Kanama genize doğrudur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama boğaza doğru olur. Hasta sırt üstü yattığında ön kanama bile olsa her iki yönde kanama olabilecektir.
    Arka burun kanamalarının tanınması çok önemlidir.Bu kanama tipi oldukça şiddetlidir ve bir uzmanın takibini gerektirmektedir. Arka kanamalar çoğunlukla yaşlı kişilerde görülür. Bu hasta grubu genellikle yüksek kan basıncı (tansiyon) olan kişiler ya da travma geçirmiş kişilerdir.
    Burun kanamaları çocuk yaş grubunda genellikle ön kanama tipinde olmaktadır. Kuru hava veya kış aylarında görülen kabuklanmalar kanamaya neden olmaktadır. Bundan korunmak için nemlendirici bir kremi burunun orta bölmesine parmak ucu ile sürmek yararlı olacaktır. Bu amaçla vaselin ve viks faydalı ilaçlardır. Günde üç defa kullanılması önerilir ancak gece yatmadan önce sürmek yeterlidir. Burun kanaması sık tekrarlıyorsa doktorunuza görünmenin faydası vardır.
    Siz ya da çocuğunuzda ön burun kanaması varsa şunları uygulayınız.
    1. Burnun uçtaki yumuşak kısmını baş parmağınızla diğer iki parmağınız arasına alınız.
    2. Burnu parmakla sıkıştırılmış olarak yüzünüze doğru bastırınız.
    3. Beş dakika böyle bekleyiniz (Saat tutunuz).
    4. Başınızı kalbinizden daha yüksek tutmaya dikkat ediniz. Bu nedenle oturunuz ya da başınız daha yukarıda uzanınız.
    5. Burun ve yanağınıza buz tatbik ediniz (Bir plastik torba içinde buz doldurarak).
    KANAMA DURDUKTAN SONRA YENİDEN KANAMAYI ÖNLEMEK
    6. Sümkürmemeye özen gösteriniz.
    7. Yerden ağır bir şey kaldırmak ya da buna benzer zorlayıcı hareketler yapmayınız.
    8. Başınızı mutlaka göğsünüzden daha yukarıda tutmaya çalışınız.
    TEKRAR KANAMA OLURSA
    9. Burun içindeki tüm pıhtıları sümkürterek temizleyiniz.
    10. 3, 4 defa her iki burun deliğine dekonjestan burun spreyi sıkınız (Otrivine, Burnil, Faral v.b.).
    11. Tekrar en baştaki 1. ve 3. basamaktaki gibi buruna baskı yaparak sıkınız.
    12. Doktorunuzu arayınız.



    ELEKTİRİK ÖARPMASINDA İLK YARDIM






    Elektrikle çarpılmak için akımın vücuttan geçerek + ve - kutuplar arasındaki devreyi tamamlaması gerekir. Pil, batarya, ve akümülatörler doğru akım üretirler. Doğru akım 20-30 volttan sonra çarpılma hissi vermekte ancak tahribat yapmamaktadır. Pil ve oto aküsü ile çarpılmak olası değildir. 30 volt üstü doğru akım (DC) kaynakları tehlikelidir.

    Evde kullanılan elektrik alternatif akım (AC) tipindedir. Alternatif akım, 15 volt üstünde çarpılma hissi verir, tahribat yapmaz. 20 volt üstü tehlikeli sayılabilir. Elektriğe temas eden noktalar arası mesafe kısa ise arada kalan doku şiddetle ısınır ve yanar. Yanık, elektrik akımının kuvvetine bağlı olarak artar.

    Alternatif akım, kalp üzerinden geçecek olursa, kalbin sinirsel ileti sistemini bozar, kalp durur.

    Allternatif akımla çarpılma çok kolaydır. Prizdeki aktif kutba değildiğinde, vücut devreyi tamamlamak için yere basan ayakları kullanır.

    Su, elektrik akımını iyi iletir. Kuruyken iletken olmayan tahta, plastik gibi maddeler ıslanınca iletken olurlar.

    Yıldırım, doğal elektrik kaynaklarıdır. Yıldırım havadaki durağan elektriğin bir ark ile boşalması demektir. Bu nedenle çocukların yağışlı ve fırtınalı havalarda uçurtma uçurmaları tehlikelidir. Çünkü ıslanan uçurtma ipi iletken hale gelir ve elektrik, ipi elle tutan kişi üzerine boşalabilir.

    Ülkemizde yerleşim alanları üstünden geçen ve zaman zaman evlerin çok yakınlarına kadar gelen yüksek gerilim hatları başka bir tehlike kaynağıdır. Bu gibi yerlerde televizyon antenlerin düzeltilmesi için dama çıkılması başlı başına ayrı bir tehlikedir. Çocukların uçurtmalarını almak için bir sopayla tellere dokunmaya kalkışmaları ölümle sonuçlanan kazalara yol açmaktadır. Bu hatlara 20 m. den daha yakına gelmek son derece tehlikelidir.

    Elektrik çarpmalarına karşı alınması gereken önlemler

    *Saç kurutucusunu ve elektrikli ısıtıcıyı banyo küvetinin ve lavabonun yakınlarına koymayın.

    *Islak ortamda elektrikli cihaz çalıştırmayın. Banyoda saç kurutucusu kullanmayın

    *Prizlere emniyet kapağı takın

    *Evde topraklı priz kullanın

    *Yuvasından çıkmış, telleri açıkta kalmış prizleri tamir ettirin

    *Sigortaları tel sararak yenilemeyin, orjinal malzeme kullanın

    *Elektrikli cihazları fişe takmadan önce kapalı olduklarına emin olun

    *Elektrikli ev aletlerini kullanım talimatlarına uygun kullanın

    *Sigortayı kapatmadan elektrikle ilgili hiçbir iş yapmayın

    *Evi uzunca bir süre terk edecekseniz sigortaları kapatın

    *Ekmek kızartma aletini kahvaltı masasına almayın. İçinde sıkışan dilimi çatal, bıçak gibi nesnelerle kurcalamayın

    *Sıcak ütüyü kablosunun üstüne koymayın

    *Elektrikle uğraşırken kalın lastik tabanlı ayakkabı giyin

    Elektrik çarpmalarında yapılması gerekenler

    *Elektriği kesmek için sigortaları kullanın

    *Lastik tabanlı ayakkabı giyin, kuru bir lastik eldiven takın

    *Elektrik akımını iletmeyecek kuru bir cismin üzerine çıkın

    *Elektrik çarpan kişinin yakınındaki kablo gibi iletkenleri, yalıtkan bir çubukla uzaklaştırın

    *Hastayı giysilerinden çekerek bölgeden uzaklaştırın

    *Elektrik çarpan kişiye kalın lastik tabanlı ayakkabınız yoksa dokunmayın

    *Sigortaları kapatmadan yaralıya temas etmeyin

    *Çıplak elle çarpılmış kişiye dokunmayın

    *Çocukları olay yerinden uzak tutun

    *Dokunmak için iletken cisimler kullanmayın


    BILINC KAYBI



    Beyine giden kan miktarının azalması sonucu, beş duyu organından gelen uyarılara geçici olarak cevap verememe haline bilinç kaybı, ya da bayılma denir. Bu durumdaki bir kişi, sözle ya da dokunarak kendisine ulaşmaya çalışan ilkyardımcıya cevap veremez, ancak, ağrı yaratan bir uyarana refleks karşılık verir.
    Basit bayılmalar genellikle uzun süren açlıklar, ağır yorgunluk, uykusuzluk, ani korku ya da acılar sonucu olarak ortaya çıkar.
    Bu durumdaki bir kazazedeye ağızdan yiyecek, içecek verilmez, giysileri rahatlatılır, ayakları yukarıya kaldırılır, kusma olabileceği için yan güvenli pozisyonda tutulur. Kendine gelmeye başlayan kazazede hemen ayağa kaldırılıp, yürümeye zorlanmamalıdır.



    BOGAZDA YANANCI CİSİM


    Boğaza takılan yabancı cisim, elle ulaşılabiliyorsa elle çıkarılır. Aksi takdirde çocuksa baş aşağı tutularak, büyükçe iki kürek kemiği arasına vurularak yardım edilir.


    BURKULMALAR


    Eklem bağlarının kopması, ya da kısmen zedelenmesine burkulma denir. Ağrı, hassasiyet, şişlik ve morluk görülebilir. Zorlanan eklem buz torbası ve benzer uygulamalarla soğutulur. Varsa, elastik bandaj uygulanarak şişlik önlenmeye çalışılır. Zedeli eklem kullanılmadan ve hareket ettirilmeden, mümkünse yukarıda tutularak taşınır.



    BURUNDA YABANCI CİSİM


    Çocuklarda görülebilir. Buruna sivri, uzun cisimler sokmamak gerekir. Yabancı cismin olduğu tarafın karşısındaki burun köküne bastırılarak kişi sümkürtülür. Başarılı olunamazsa kişi nakledilir.



    ÇIKIKLAR


    Bir eklemi meydana getiren kemiklerden birinin, bir dış etki sonucu normalde bulunduğu yerden ayrılmasına çıkık denir. Eklem bağlarının normalde izin vermeyeceği bir harekete zorlanan kemik bağları, aralayarak ya da yırtarak yerinden uzaklaşır.
    - Eklemin ve vücut uzantısının görünümünde bozukluk
    - Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da tamamen ortadan kalkmış hareket
    - Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık düşündürmelidir.


    Çıkmış bir kemiği, eklem boşluğuna ancak yetkili ve deneyimli bir kişi yeniden yerleştirebilir. Yetkisiz kişilerce yapılan denemeler ise damar-sinir sıkışmalarına, eklem bağlarının düzelemeyecek ölçüde tahrip olmasına, sık sık çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı) neden olabilir. İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya ulaşana kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu amaçla askı, atel ve sargı uygulamaları yapılır


    DONMALAR



    Aşırı soğuk ortamda uzun süre kalınması sonucu donma ortaya çıkar. Kazazede halsiz, uykuludur. Donuk vücut bölümleri beyaz, sert, soğuktur. Henüz donmamış kısımlar kızarık olabilir. Hareketleri ağır ve ağrılıdır. Ciltte su dolu keseler görülebilir. Donmuş kısımlarda duyu kaybı vardır.
    Karla ovuşturmak, masaj yapmak, kumaş parçaları sürterek ısıtmaya çalışmak, sıcak odaya ya da sıcak suya sokmak, bandaj yapmak, cilde ilaçlar sürmek, alkol ya da sigara vermek sakıncalıdır.
    İlkyardımcı önce kazazedenin ıslak giysilerini çıkartıp kurumasını sağlamalıdır. Donmuş bölgeler temas, sürtünme, doğrudan ısıdan korunmalı, yüksekte tutularak bir battaniye ile sarılmalıdır. Isıtma işlemi yavaş ve aşamalı olarak yapılmalıdır. Ilık su bu amaçla kullanılabilir. Kazazedeye ılık içecekler ve şekerli sıvı gıdalar verilebilir.


    EPILEPSI-SARA NOBETI



    Doğuştan ya da sonradan ortaya çıkabilen, bir grup beyin hücresinin düzensiz emirler üreterek beyinin çalışmasını geçici olarak bozması ile oluşan bir durumdur.
    Bilinç kaybı, idrar kaçırma, çenenin kilitlenmesi, adalelerde kasılmalar görülür. Nöbet sırasında solunumda bozularak ağızdan köpüklü tükürük akar.
    Kendiliğinden düzelene kadar kişinin dilini ısırması ve başını bir yere çarpması engellenir. Bu amaçla dişler arasına rulo yapılmış bir kumaş parçası ya da mendil konur. Baş iki el ile kontrol altına alınır, altına yumuşak destekler konur. Nöbetin sonlandığı görülünce hasta nakledilir.


    GOZDE YABANCI CISIM



    Çocuklarda ve işçilerde sıkça rastlanabilir. Açık havada oynayan çocuklarda bitki parçaları ya da toprak taneleri, metal kesimi, düzeltilmesi, sıva işinde çalışan işçilerde ise metal ve sıva parçacıkları göze kaçar.
    Gözde yanma, batma, sulanma, kaşıntı ve ovmaya bağlı kızarıklık görülür. Hatalı müdahaleler göze zarar verir ve yabancı cismin çıkarılması da güçleşir. İlkyardımcı, kişinin gözlerini ovmasını önlemeli bol suyla yıkandıktan sonra gözlerini kapattırıp cismin gözyaşı ile çıkmasını beklemelidir. Bu olmuyor ve cisim gözle görülebiliyorsa temiz bir bez parçasının kenarı ile alınabilir. Çıkartma işleminden pamuk kullanılmaz. Yabancı cisim yine çıkmıyorsa kişi nakledilir.



    HAYVAN ISIRIĞI


    Bir tahrik olmaksınız saldırarak ısıran kedi ya da köpeğin kuduz olmasından şüphe edilmelidir. Kuduz mikrobu ısırılmış bölgeden vücuda girer. Isıran hayvanın gözlem altına alınması gerekir.
    Isırılma halinde, ısırık yeri hemen bol su ve sabun ile iyice yıkanır. Kazazede yürütülmeden nakledilmelidir.
    Arı Sokması
    İğnenin girdiği yerde kızarıklık, ağrı, kaşıntı, şişme olabilir. İğne hala ciltte ise düzgünce çıkarılır. İğne yerine buz koyarak soğutma yapılır. Alerjisi olanlar, astımlılar, ağızdan sokulanlar, çok sayıda arı tarafından sokulanların hemen nakli gerekir.
    Yılan Sokması
    Yılan zehirlenmelerinde ısırık yerinde ağrı, şişlik, morluk, hassasiyet vardır. Sokulan yer hareket ettirilmeden yıkanır. Isırılan yerin birkaç cm yukarısına boğucu sargı uygulanır. Isırık yeri 0.5 cm kesilerek ve elle sıvazlanarak zehrin kısmen çıkması sağlanır. Yaranın emilmesi etkili değildir ve zararlı olabileceği için uygulanmamalıdır. Isırık yerine buz uygulanabilir. Kişinin yatarak nakli sağlanır.
    Akrep Sokması
    Akrep sokmasında yara yerinde ağrı ve uyuşukluk olur. Solunum bozulabilir. Sokulan bölge yıkanır, buzla soğutulur, sokulan kol veya bacakla vücut arasına boğucu sargı uygulanılarak akrep antiserumu bulunabilecek bir merkeze yatarak nakledilir.


    HIÇKIRIK


    Göğüs ve karın boşluğunu ayıran solunumda rol alan diafram adlı adelenin düzensiz kasılmasıyla ortaya çıkar peşpeşe ve uzun süre devam eden hıçkırık solunumu aksatır ve kişiyi rahatsız eder. Soluğunu bir süre tutturmak ya da su içirmek düzelmeyi sağlayabilir. Başarılı olmazsa bir torba yada poşet içindeki hava kısa süre solunarak hıçkırık sonlandırılabilir


    IC KANAMALAR



    İç kanamada ilkyardımcı kanamanın varlığını dışarıdan göremez. Büyük kemik kırıkları, kafaya gelen darbeler, tüm vücudu etkileyen kazalarda, dıştan izlenebilen kanama olsun ya da olmasın, iç kanamadan şüphe edilmelidir.
    - Huzursuz kazazede, görme
    - işitme sorunlari, uyuklama hali
    - Soguk, soluk, nemli cilt
    - Karinda sertlik ve bastirmakla agri
    - Vücutta yaygin siyrik, morluk, şişlikler
    - Halsizlik
    - Susuzluk hissi
    - Sayisi artmiş ancak zayif solunum ve nabiz varsa iç kanama düşünülmelidir.
    Iç Kanama Düşünülen Kazazede Için Yapilacaklar:
    1. Şok ile mücadele et (ayaklari yüksek olarak yatir, isit)
    2. Hizli naklet

    KALP KRIZI


    Şiddetli göğüs ağrısına şok belirtileri eklenen bir kişinin kalp krizi geçiriyor olabileceği düşünülmeli, sakinleştirilmeli, oturtulmalı ve nakledilmelidir.


    KANAMALAR



    Kanın, normal olarak içinde bulunduğu kalp ve damarlardan dışarıya çıkmasına kanama denir.
    Nedeni ve yeri ne olursa olsun, durmayan ya da durdurulamayan her kanama, şok, hatta ölüme yol açar. Kazalarda ölümlerin önemli bölümü bir kanamadan kaynaklanır. Kanama kontrolü bir ilkyardımcının en çok gereksinim duyacağı ve kullanacağı becerilerdendir.
    Kanamaları zedelenmiş damar çeşidine göre üçe ayırabiliriz;
    1. Kılcal damar kanamaları: Kılcal damarlar hücrelere ulaşan son damar uzantılarıdır. Çok ince olup içlerinde çok az kan bulunduğu için zedelenme, kesilmelerinde ancak sızıntı tarzında ve hafif bir kanama olur. Bir kesi ya da darbe sonrası ortaya çıkabilir. Hemen her zaman, dış müdahale olmasa bile, kendiliğinden sona erer. Hayati tehlike yaratmaz.
    2. Toplardamar kanamaları: Toplardamarlar hücrelerden dönen kanı kalbe taşıyan, düşük basınçlı kan akımı olan damarlardır. Cilde yakın, yüzeysel toplardamarlar kol ve bacak, el, ayak sırtında rahatça seçilebilir. Toplardamar kesileriyle olan kanamalarda koyu renkli, taşma tarzında kan kaçışı görülür. Çoğu kez doğrudan baskı uygulayarak kontrol altına alınabilir. Genellikle yaşamı tehlikeye sokmaz.
    3. Atardamar kanamaları: Atardamarlar kalbimizden yüksek basınçla pompalanan kanı hücrelere ileten, toplardamarların tersine kol ve bacakta derinde yol alan damarlardır. Atardamardan olan kanamalarda, açık renkli kanın, yara ağzından kalp atımına uyumlu şekilde fışkırarak çıktığı izlenir. Genellikle durdurulması daha zor olan, hayati tehlike yaratan kanamalardır.
    Kanamaları konumu ve yönüne göre de üçe ayırmak mümkündür.
    Kanın kaçışının gözle izlenebildiği kanamaya dış kanama adı verilir. İç organlara ait damarlar, ya da vücut içinde kafa-göğüs-karın boşluklarında yerleşik damarların, bir darbe ya da kesici delici bir aletle parçalanmasıyla ortaya çıkan kan kaçışı dışardan görülmez. Bunlar, iç kanama olarak adlandırılır. Kanayan damarın vücudun iç organlarında olduğu kanamalar, doğal deliklerden dışarıya doğru kanama olarak adlandırılır.
    Kanamada ilkyardımcının amacı, önce damardan kan kaçışını önlemek, sonra da, kan hacmi azaldığı için şoka karşı önlem almaktır.
    Kanamaya müdahalede en basit, risksiz, malzeme gerektirmeyecek yöntemden daha etkili, ancak uygulaması daha zor, riskler taşıyan yönteme doğru bir sıra izlenir. Değişik yöntemlerle damarı sıkıştıran, içinden kan geçmesi ve dışarıya kaçmasını önleyen ilkyardımcı, damardan kan kaçışını önleyen sağlam pıhtı oluşuna kadar uygulamasını sürdürmelidir.
    Kanamayı durdurmak için kullanılan ilkyardım yöntemleri sırayla;
    1. Kanayan yer üzerine doğrudan baskı yapmak,
    2. Kanayan damarın kalpten geliş yolu üzerindeki özel noktalara baskı yapmak,
    3. İlk iki yöntemle kontrol edilemeyen özel durumlarda, turnike-boğucu sargı yapmaktır.
    Ufak bir keside, kesi yerinin su ve sabunla yıkanıp üzerine birkaç dakika bastırılması yeterli olacaktır. Üzeri bir yara bandı ile kapatılabilir.
    Daha büyük bir yaralanmada, yara bezi üzerinden avuç ya da parmaklarla yapılacak baskı ile kanama durdurulduktan sonra, yeniden açılmayı önlemek için rulo, ya da, bohça haline getirilecek yara bezleri ile, üzerine sıkı bandaj yapılması uygun olur. Kanamalı kişinin sakinleştirilmesi ve kanayan kol ya da bacağın yukarıya kaldırılması, kanamanın durmasını kolaylaştıracaktır. Kanla ıslanan bandaj sökülmez, üstten yenilenir.
    Doğrudan baskı ile kontrol edilmeyen kanamalarda, ilkyardımcı kanamanın yerine uygun bir noktadan, baş parmağı ya da yumruğu ile baskı yaparak, kanı getiren atardamarı sıkıştırır. Ancak uygun baskı noktaları bu konuda beceri eğitimi almadan kullanılmamalıdır.
    Organ kopması birden fazla atardamar kanamasına yanı anda baskı uygulayamayacak tek ilkyardımcı olması, kazazedenin yanından ayrılma zorunluluğu, ilkyardımcının uzun sürecek yol boyunca baskı yapacak gücü olmaması durumunda, son çare olarak, boğucu sargı-turnike uygulanır. Uygulama omuz-dirsek ya da diz-kalça arasındaki tek kemikli bölgeye yapılır. Kan dolaşımının tam olarak kesilmesi kalıcı doku hasarlarına neden olabileceği için istenmeyen bir uygulamadır.



    Her yüz kanamalı olaydan doksanının yara yerine baskı yapılarak, geri kalan on olayın dokuzunun özel noktalara baskı ile kontrol altına alınabileceği, turnike-boğucu sargının çok az başvurulacak yöntemler olduğu unutulmamalıdır.




  5. #40
    AdministratoR

    Standart Cevap: İlk Yardım Nedir? İlk Yardım Nasıl Yapılır? İlk Yardım Teknikleri

    KIRIKLAR


    Yüksekten düşen, üzerine bir cisim düşen, trafik kazası geçiren kazazedelerde kırık, çıkık ve burkulmalara sıklıkla rastlanır. Kırıklar, büyük kemik kırıklarında görülebilen iç kanamalar dışında, hayatı doğrudan tehdit etmeyen olaylardır. Bununla birlikte, hatalı yaklaşımlar sonucu bir boyun ya da omurga kırığı olan kazazede felç kalabilir, kol yada bacak kemiği kırık bir kazazedede kol ve bacak damarları ve sinirleri kesilip durum ağırlaşabilir, yerine takma çabası içine girilen omuz çıkığı ameliyatla dahi düzelemeyecek hale gelebilir.
    Kırık, çıkık, burkulma gibi kemik ve eklemi ilgilendiren olaylarda ilkyardımcının temel hedefi, sorunlu vücut uzantısı ya da bölümünü hareketsiz hale getirerek, kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek, ağrısız ve güvenli bir şekilde naklini sağlamaktır.
    Kemik bütünlüğünün çarpma ya da düşme sonucu ortadan kalkmasına kırık denir. Kırık kemik parçaları cildi delerek dışarıya çıkmış ise buna açık kırık, cilt sağlam ise kapalı kırık olarak tanımlanır.
    Aşağıdaki maddelerin birkaçının varlığında kırıktan şüphelenmek gerekir.
    - Düşme, üzerine düşme, çarpma tarif edilmesi
    - Sorunlu bölgede hareketle ya da temasla çok şiddetlenen ağrı
    - İlgili vücut bölümünde şekil bozukluğu, simetrinin kaybolması
    - Kırılma sırası ya da sonrasında kırık sürtünme sesinin duyulmuş olması
    - Kırık bölgesinde şişlik, morarma ,
    - Kol ya da bacakta kısalma
    - Eklem olmayan bir yerde, eklem varmış gibi açılaşma olması
    - Deriyi parçalamış kırık kemik ucunun dışarıdan görülmesi
    - Hareket kısıtlılığı ya da hiç hareket ettirememe
    - İlgili bölgede hissetmede azalma, uyuşma, karıncalanma
    - Dolaşımda aksama sonucu soğuma
    Kırığı olan, ya da kırık şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken, aşağıdaki ilkelere uymak gerekir:
    - Kırık olmadığına kanaat getirilmiş bir kazazede kesinlikle yerinden oynatılmamalıdır. Kırık bölgenin hareket ettirilmesi sonucu kırık parçanın keskin kenarı etrafındaki bir damar ya da siniri kesebilir, kas dokusunu zedeleyebilir.
    - Kazazedenin oturması ya da sağa sola kımıldamasına izin verilmez, kırık şüpheli bölge hareketsizleştirilmeden taşıma yapılmaz.
    - Kaza ortamında hayatı tehdit eden bir zararlı etkenin bulunmadığı her durumda kırığa müdahale bulunduğu ortamda yapılır.
    - Kırık açık kırık şeklinde ve kopuk kemik parçaları görünüyorsa parçalara dokunulmaz.
    - Kırıklı uzvun bileğinden nabız ve bölgede kanama olup olmadığı kontrol edilmelidir.
    - Açık kırıklarda görünen kemik parçasını içeri sokmaya, kemik uçlarım birleştirmeye, kol ya da bacakta bozulmuş şekli düzeltmeye çalışmamak gerekir.
    - Kırıkla beraber kanama-şok belirtileri varsa öncelikle bunlara müdahale edilir.
    - Boyun kırıklarında hatalı taşıma ve gereksiz hareketler omurilik zedelenmesi sonucu tüm vücutta felçle sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi ve hareketsizleştirme hayati önem taşır.
    - Başa gelen darbeden sonra burun ve kulaktan su gelmesi; gözlük şeklinde morarma, bayılma, uyku hali, nabız ve solunum zayıflaması, gözbebeklerinde büyüklük farkı, püskürür tarz kusma, kafa kemiklerinde çökme şeklinde şekil bozukluğu varsa; kafatasında kırıkla beraber beyinde de sıkıntı var denektir. Acilen kazazedenin nakli gerekir.
    - Sorunlu bölgenin hareketsizleştirilmesi, yani tespit edilmesi ağrıyı azaltacak, kırık uçlarının çevre dokuları zedelemesini önleyerek, kırık uçların birbirinden ayrılması ya da deriden dışarı çıkmasına engel olacaktır. Böylece iyileşme de daha kolay olacaktır.
    - Tespit işlemi, kırık kemikleri ilgilendiren iki eklemin sert-uzun bir cismin yardımıyla hareketsiz hale getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak standart malzemenin bulunmadığı yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler aramalıdır. Bir dal parçası, katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya da şemsiye atelle tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile tespitte, kemer, kravat, gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak kullanılabilir. Hiçbir malzeme bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık bacağa atel olabilir




    KOMALAR



    Bilinç kaybının en ileri durumu komadır. Sözlü uyaranlara ek olarak, komadaki kişi ağrılı uyarılara da cevap vermez. Kolunun kuvvetli bir şeklide cimdiklenmesine, hatta cildine batırılacak bir iğneye hiçbir tepki vermez. Beyin hücreleri canlılığını hala koruyor olmakla beraber, hiçbir uyarıya cevap çıkartamayacak ölçüde sıkıntıdadır.
    Koma Nedenleri:
    - Ağır kafa darbeleri (kafada darbe izleri, nedensiz püskürür tarz kusma)
    - Beyin kanamaları ve inme (cebinden tansiyon ilacı çıkabilir, yüz ve vücut simetrisi bozuktur)
    - Beyin tümörleri (düzensiz, şiddetli baş ağrıları ve çeşitli belirtiler)
    - Beyin zarının iltihabi hastalıkları (yüksek ateş, ciltte döküntüler)
    - İlaç zehirlenmesi (etrafta boş ilaç şişesi ya da enjektör, kusmukta ilaç)
    - Aşırı alkol alımı (nefesinde alkol kokusu)
    - Karaciğer yetmezliği (ince, bitkin bir vücut, bazen şişmiş bir karın)
    - Üre birikimi (cilt renginde değişiklik, zihinsel sorunlar, halsizlik)
    - Şeker hastalığı (nefesi meyva kokar, kalp hızlı, cilt kuru ve sıcaktır, karın ağrısı kusma)
    Komadaki kazazedenin özellikleri:
    - Yardım isteyemez, kolayca zarar görebilir
    - Dikkatli incelenmezse öldüğü sanılabilir
    - Solunum ve dolaşımın bozulma riski vardır
    - Soluk yolu her an tıkanabilir
    - Her an kusabilir
    - Göz kapağı refleksi bozulmuştur
    - Öğürme ve öksürük refleksi çalışmayabilir
    Komadaki kazazedeye müdahale ABC ile başlar. Solunum ve dolaşım normal ise koma pozisyonunda (yan güvenli pozisyon) tutulur ve nakledilir. Nedene uygun müdahalelerle yaşamı kurtulup, zaman içinde tamamen normale de dönebilir.




    KULAKTA YABANCI CİSİM


    Kulağa nohut, mercimek gibi gıdalar, boncuk tanesi, böcek ya da bitki parçaları kaza ile kaçabilir. Özellikle böcekler hareket ve sesleri ile çok rahatsızlık verir. Su ile şişen tahıllar ve kuru baklagillerin çıkarılması çok zorlaşır. Bazen kulağı temizlemekte kullanılan pamuk, çöpler kulakta kalabilir.
    Kulaktaki yabancı cisimleri çıkartmak için sivri, uzun cisimler sokmak doğru değildir. Kulak yere bakar durumda iken kulak kepçesi küçük çocukta geriye ve aşağıya büyükte geriye ve yukarıya çekilerek cisim çıkarılır. Böcekler ışık tutularak dışarıya çıkarılabilir. Başarı olunamazsa kişi nakledilir.


    ORGAN KOPMASI



    Parmak, el, kol, ayak, bacak, kulak, burun gibi vücut uzantılarının vücutla olan bütünlüğünün bozulmasına, organ kopması denir. Bütünlüğün bir kısım dokularla devam ettiği hallere kopma değil, kesi demek doğru olur.
    Organ kopmasına müdahale edilmezse;
    1. Kanama nedeniyle kazazedenin yaşamı tehlikeye girer
    2. Organın kaybı fiziksel görünüm bozukluğu, işlev kaybı ve ruhsal sorunlar yaratır.
    Kasıt, ya da kaza sonucu ortaya çıkacak organ kopmasına ilkyardımcının müdahalesi iki yönlü ve hızlı olmalıdır. Kanama kontrolü kadar, nakil ve ulaşılacak merkezin bilgilendirilmesi de önemlidir. Diğer ilkyardım uygulamalarından farklı olarak, organ kopmasında, kazazede ve kopmuş organın ulaştırılacağı sağlık merkezinin damar- sinir cerrahisi yapılabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Soğuk ortamda taşınan kopmuş organ canlılığını daha uzun süre koruyacak, birleştirme sonrası, işlev de daha iyi korunacaktır.
    Organ kopmasında ilkyardım uygulamaları öncelikle ABC kontrolü ile başlar. Daha sonra kazazede yatar pozisyona getirilir., bilinci açıksa sırtüstü, kapalı ise yan güvenli pozisyonda tutulur.
    Kopma, eğer tek tek kemikli bölgelerin uzağında meydana gelmiş ise kolun ve bacağın vücuda yakın kısımlarından turnike uygulanır. Daha sonra kopan organ temiz, su geçirmez plastik bir torba ya da kaba konulup ağzı kapatılır. Daha sonra bu torba veya buz dolu bir kap ya da torbaya konur. Kazazede ve kopan organ aynı araçla nakledilir.

    SICAK ÇARPMASI

    Güneşte fazla kalma sonucu ortaya çıkar. Güneş çarpması olarak da bilinir. Kazazede aşırı terlemektedir ya da terlemiştir. Vücut sıcaklığı 40 derece ya da üzerinde olabilir. Nabız hızlı, bilinç bulanıktır. Aşırı susuzluk hissi, halsizlik ve ağrılar vardır. Bilinç kapalı ise;
    Kazazede gölge, serin bir yere taşınır.
    ABC kontrol edilir, serinletilir.
    Bilinç açık ise
    Kazazede serin bir yere taşınır, yarı oturur pozisyon verilir.
    Su serpme, ıslak havlu ve hava akımı kullanılarak (yelpaze, vantilatör vb.) serinletilir, su ve alkolsüz içecekler verilir.
    Fazla giysileri çıkarılır.


    ŞOK


    Değişik nedenlerle kalbin pompalama etkinliğinin zayıflaması, ya da, damarlarda pompalanacak yeterli kan olmaması halinde, ciltte, bilinçte ve kaslarda ortaya çıkan ilerleyici nitelikte belirtilerin tümüne şok denir. Müdahale edilmezse, belirtiler ilerler, kişi ölebilir.
    Aşırı kanamalar, ishal, yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve heyecan, allerjik olaylar, aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir.
    Şok belirtileri:
    - Soğuk, soluk, nemli deri
    - Eller ve ayaklarda soğuma, his kaybı
    - Nabız sayısında artma, nabızın zayıflaması
    - Solunumun sayıca artması, ancak yüzeyselleşmesi
    - Göz kararması, halsizlik
    - Bulantı, kusma
    - Huzursuzluk
    - Aşırı susuzluk hissi, ağızın kurumasıdır.
    Başlangıçta açık ya da bulanık olabilen bilinç, zamanla kapanabilir. Şokla mücadelede temel ilke, kan kaybı varsa daha fazla kaybın önlenmesi, mevcut kanın daha hayati organlarca kullanılması için uygun pozisyon verilmesidir.
    Şok pozisyonu için kazazede, bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı ise, yan güvenli pozisyonda yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı kaldırılır. Üzeri battaniye ile örtülür ve 112 ye haber verilir.




    SUDA BOGULMA


    Havuz ya da denizde çırpınmakta olan kişiye suda kurtarmaalmamış kişilerin, yüzme bilseler dahi yaklaşmaması gerekir.
    Bir tekne ile yaklaşmak mümkün değil ise, ipe bağlı bir can simidi ya da tahta parçası, çırpınan kişiye yardım amacı ile atılabilir.
    Uzun bir sırık ya da ip ile kişiye ulaşmak denenebilir. Bunlar yapılamıyorsa, çırpınmaların bitmesi beklenir .
    Tekneye ya da sahile çıkarılan kazazedenin ABC’si kontrol edilir.
    Normal solunum ve dolaşım sağlandıktan sonra bilincin durumuna göre pozisyon verilir.
    Üzeri örtülerek nakledilir

    YABANCI MADDE YUTMA


    Yutulan cisim küçük, düzgün kenarlı ise kendiliğinden çıkacaktır. Müdahale gereksizdir. Sivri, uzun, batıcı, kesici cisimler yatılmış ise acilen nakledilir.


    YANIKLAR



    Doğrudan ateş ya da yüksek ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerle karşılaşma sonucu yanıklar oluşur. Bu etkenler ateş, elektrik, güneş, sıcak su ya da yağ, kimyasal maddeler, sıcak metal cisimler olabilir. Yanık cilt, açık yara gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su kaybeder ve açık yara gibi mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut yüzeyinin %20 sinden fazlasını etkileyen yanıklar yaşamsal tehlike doğurur.
    Yanıklar, ortaya çıkan tahribata göre derecelendirilir.
    1. Derece Yanıklar
    En çok güneşte fazla kalma nedeniyle olur.
    Cildin kızarması ve şiddetli ağrı ile tanınır.
    Kendiliğinden iyileşip, cilt normal görünümünü alabilir.
    Elbisesi tutuşan kişi yere yatıp kendi etrafında dönmelidir
    2. Derece Yanıklar
    Kızarıklığa ek olarak su dolu keseciklerin görünmesi ile tanınır.
    En sık sıcak sıvılar ile olur.Ağrılı ve ciddi yanıklardır.
    Su keselerini patlatmak sakıncalıdır.
    Doğru bakım yapılmaz ise iz kalır. Mikrop üremesine açıktır.
    3. Derece Yanıklar
    Cildin tamamı etkilenmiştir. Ağrı azdır. Hayati tehlike yaratacak sıvı kayıpları ve iltihaplanmalar mümkündür.
    Yanıklarda ilkyardımcının ilk amacı, yanığa neden olan madde ya da kaynağın uzaklaştırılmasıdır.
    Tutuşmuş kazazedenin kaçması önlenir. Üzerine bir örtü atılarak ya da yuvarlanarak söndürülür.
    Yanıklı kazazede soyulurken cilt de soyulabileceğinden elbiseler kesilerek çıkartılır.
    Tüm yanıklarda ilk yapılacak işlem, yanık bölgenin ağrı geçene ve sonra 10 dakika kadar soğuk suda tutulmasıdır.
    Yaralının üzerinde yüzük, bilezik, saat, künye varsa çıkarılır.
    Yanık bölge üzeri ıslak, temiz bir bezle örtülür.
    Bu nitelikte malzeme yoksa açık bırakılır.
    Bilinç açık ise ağızdan sulu gıdalar ve su verilir. Şoka karşı uygun pozisyonda tutulur.
    İkinci ve üçüncü derece yanıklar var ise kişi nakledilir.


    YÜKSEK ATEŞ HAVALE


    Genellikle iltihabi hastalıklar arasında yükselen ateşe bağlı olarak küçük çocuklarda ortaya çıkar. Beyin hücrelerinin yüksek ısıda normal çalışmayıp kontrolsüz emiriler iletmesi sonucu bilinç kapanıp, titreme-kasılmalar ortaya çıkar. Çocuğun üzerinin soyulması, ıslak havlularla serinletilmesi ya da yıkanması yoluyla ateşi düşürülerek havale durdurulabilir.


    ZEHİRLENMELER



    Zehirlenmeleri oluşturan faktörlerin arasında kazalar, bilgisiz intihar girişimleri ve zehirle öldürme olayları gelmektedir. Endüstri alanındaki zehirlenmeler genellikle kronik zehirlenmelerdir ve meslek hastalıklarından sayılmaktadır. Zehirlenme vakalarının başında uyku ilaçlarının oluşturduğu zehirlenmeler gelir. Bunu karbon monoksit zehirlenmeleri izler. Zehirlenme belirtileri birçok hastalıklarda olduğu gibi kusma, ishal, baygınlık ve adale krampları halinde ortaya çıktığından zehirlenme cinsinin saptanması pek kolay olmaz. Zehirlenme vakalarında acele müdahale gerekir, aksi halde hastanın kurtarılması olasılığı azalır.
    Zehirlenmeye neden olan maddeler şöyle sıralanabilir:
    Alkol
    Belirtiler: Konuşma güçlüğü, baş dönmesi, bilinç kaybı.
    Tedavi: Mide yıkanması, kan dolaşımını arttırıcı kafein gibi maddelerin verilmesi, yapay solunum.
    Arsenik
    Belirtiler: Titreme, kramp, bilinç kaybı, sancı, kusma ve ishal.
    Tedavi: Hayvansal kömür, acı tuz, mide yıkanması.
    Asitler
    Belirtiler: Parşömen kağıdım andıran asit kabukları oluşur ve bu kabukların kendilerine özgü renkleri vardır.
    Sülfirik asit: Önce beyaz, sonra siyah.
    Azot asit: Sarı.
    Tuzruhu (kezzap): Beyaz.
    Pikrin asiti: Kirli kahverengi.
    Eter kireci: Beyaz halkayla çevreli urlar.
    Karbolik asit: Beyaz, sonra kahverengi, yüzeysel kabuk oluşumu.
    Lizol: Yüzeysel kahverengi kabuk oluşumu.
    Asit oksalat
    Belirtiler: Kanlı kusmuk, nabız yavaşlaması, solunum güçlüğü, vücutta şişme.
    Tedavi:Bol miktarda yumurta akı karıştırılmış süt.
    Atropin
    Belirtiler : DEride kızarma, ağız kuruluğu, göz sulanması, ateş, gözbebeğinin büyümesi, bilinç kaybı.
    Tedavi: Hayvansal kömür, yatak dinlenmesi, soğuğa yakın ılık banyo.
    Benzol
    Belirtiler: Baş ağrısı, baş dönmesi, adalet krampları.
    Tedavi: Temiz hava, mide yıkanması, hayvansal kömür.
    Cıva
    Belirtiler: Kanlı kusmuk, karın ağrısı, ishal.
    Tedavi: Bol miktarda az yağlı süt ve yumurta akı, midenin yıkanması.
    Dijital
    Belirtiler: İştahsızlık, bulantı, kusma, nabız yavaşlaması, kalp atımında düzensizlik.
    Tedavi:İlacın hemen kesilmesi, karşıt madde olarak atropin verilmesi.
    Fenol
    Belirtiler: Baş dönmesi, kulak çınlaması, terleme, salya salgısı.
    Tedavi:Zeytinyağı ve yumurta akı içirilmesi, mide yıkan. ması.
    Fosfor bileşikleri
    Belirtiler: Bulantı, salya salgısı, ishal, karın ağrısı, solunum güçlüğü, adale krampları ve gözbebeklerindeki belirgin değişim.
    Tedavi: Oksijen verilmesi, midenin yıkanması.
    Gıda maddeleri
    Belirtiler: Kusma, mide ağrısı, ishal, halsizlik, terleme, bilinç kaybı, heyecan.
    Tedavi:İlik tuzlu su vererek kusturma, mide yıkama, hay. vansal kömür, iki yemek kaşığı tuz eritilmiş su, gerekirse lavman ve yapa~r solunum.
    Karbon monoksit
    Belirtiler: Baş ağrısı, kulak çınlaması, baş dönmesi, bilinç kaybı, kramplar, yüz kızarması, uyku hali.
    Tedavi: Açık hava, yapay solunum, uyutmama, birkaç kaşık kuru kahve.
    Mantarlar
    Belirtiler: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, bunalma ve baldır krampları.
    Tedavi: Hayvansal kömür, tavşan beyninin ya da midesinin çiğ olarak yedirilmesi.
    Siyanür
    Belirtiler: Solunum güçlüğü, kramplar, kalp çarpıntısı.
    Tedavi: Yalnızca doktor tarafından uygulanır.
    Talyum
    Belirtiler: Baldır ağrıları, yarı felç, kusma, uykusuzluk, zehirlenmenin üçüncü haftasında tüm saçların dökülmesi.
    Tedavi: Hayvansal kömür, süt, kimyasal tuz, kireç.
    Uyku ilacı
    Belirtiler: Baygınlık, uyku hali, bilinç kaybı, vücut ısısında azalma, solunum önceleri hızlı, sonra yavaş ve düzensiz, adale krampları.
    Tedavi: Midenin yıkanması, damardan serum.

  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    İlk Yardım Nedir? İlk Yardım Nasıl Yapılır? İlk Yardım Teknikleri

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 4 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 3,50 puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.07.12, 13:59
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.08.11, 17:00
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.06.11, 05:02
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.11.10, 19:25
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.10.10, 17:32

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.