Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
Sayfa 2/2 İlkİlk 12
9 sonuçtan 6 ile 9 arası

Konu: Kuduz Nedir? Kuduz Hakkında-Kuduz Nasıl Bulaşır?Kuduz Bulaşıcımıdır?Kuduz Nasıl Geçer

  1. #6

    Standart Kuduz hastalığı Sadece hayvanlardan insanlara geçen Bir Hastalıkmıdır?

    Kuduz hastalığı Sadece hayvanlardan insanlara geçen Bir Hastalıkmıdır?



    Kuduz hastalığı hayvanlardan insanlara geçen ve merkezi sinir sistemini tutan viral bir hastalıktır. Hastalığa etken olan virus insanlara genellikle etkeni taşıyan hayvanın ısırması sonucu gelişir. Ancak sık olamamakla birlikte etkenin göze bulaşması veya laboratuar şartlarında solunum yoluyla bulaşabildiği bilinmektedir. Etken virüs derinin bütünlüğü bozulup infekte tükürüğün içeri girmesine neden olan ısırma sonucunda vücuda girer. Burada virüs saklanacağı kas dokusuna geçer. Virüs buradan periferik sinirlere geçer ve bu yolla merkezi sinir sistemine ilerler.
    Virüs merkezi sinir sistemine vardığında hızla yayılarak hastalığı oluşturur. Eğer iyi tedavi edilmezse kısa süre sonra ölüme neden olabilir. Bugün Amerika’da insanlarda yılda 1-2 kuduz vakası görülmekte iken, diğer ülkelerde görülme sıklığı daha yüksektir. Buna ilaven bu ülkeler her yıl binlerce infekte hayvan tespit edilmektir. Kuduz virüsünün kuluçka süresi 10 gün ile 2 yıl arasında değişmektedir. Bununla birlikte pek çok vaka virüsün alınmasından 20-90 gün sonrasında ortaya çıkmaktadır. İlk 2-10 gün boğaz ağrısı, halsizlik, sinirlilik, depresyon, ateş yada kusma gibi sinsi ve şüpheli semptomlar vardır. Kesin spesifik semptomlar ise ısırma yerinde kaşınma, ağrı yada karıncalanma hissidir. Daha sonraki dönemlerde vakalrın %80’inde saldırganlık, %20’inde kasılmalar görülür.
    Ajitasyon, hiperaktivite garip davranışlar, ense sertliği, boğaz ağrısı, ses kısıklığı görülebilir. Hidrofobi dediğimiz su korkusu görülebilir. Bazı olgularda ısırılan bacakta kasılmalar başlar, daha sonra diğer bacağa yayılır. Kranial sinirlerin tutulumu sonucu mimiksiz yüz oluşur. Tüm bu dönmelerden sonra koma gelişir, 2 haftaya kadar devam edebilir ve hemen hemen tamamı ölümle sonuçlanır. Kuduz aşısı yapılmadıkça ölüm kaçınılmazdır. Bazen ısırılma sonucu kuduz virüsünün dışında başka bir enfeksiyöz ajan bulaşabilir ve kuduz hastalığını taklit edebilir. Bu noktad ayırıcı tanını yapılması tedavi şeklinin belirlenmesi açısından önemlidir. Hayvanlarda kuduz bulguları çok değişken olmakla beraber hayvan için tipik olmayan davranışlar önemlidir. Yani pasif hayvanın agresif hale gelmesi, gece ortay çıkan hayvanların gündüz dolaşması gibi. Ağızda köpük görülmesi de yaygındır.
    Hastalığın izlenmesi ve tedavinin şekillenmesi açısından ısıran hayvanın tipi, hayvanın yerinin saptanıp gözlem altına alınma olasılığı, hayvan ve hastanın kuduz açısından daha önce aşılanıp aşılanmadığı önemlidir. Laboratuar açısından kuduz da klinik bulgular ortaya çıkmadan infeksiyonu belirleyecek bir yöntem bulunmamaktadır. Bununla beraber belirtiler bir kez ortaya çıktığında ölüm meydana gelmeden önce çeşitli yöntemlerle laboratuar tanısı konabilir. Kuduz virüsünün insandan insana geçişi bulunmamaktadır.
    Tedavi
    İnfeksiyonu önlemenin ilk basamağı virüsü yıkayarak mekanik olarak uzaklaştırmak yada sinirlere yapışıp içine girme şansına olmadan inaktive etmektir. Yara bol miktarda sabunlu su ile yıkanmalıdır. Eğer yara çok derin ise mutlaka hastane şartlarında yaranın en derin noktalarına kadar temizlenmesi gerekmektedir. İnsan kuduz immunglobulini kuduz infeksiyonu riski yüksek olduğu bilinen herhangi bir vahşi hayvan ve sağlığı iyi olmayan evcil köpek yada kedi tarafından ısırılan ve 10 gün boyunca hayvanın gözlem altında tutulabileceği durumlarda yapılmalıdır.
    İnaktif kuduz aşısının uygulanması içinde yukardaki şartlar aranır. Aşı karşılaşmadan sonra 0,3,7,14. günlerde koldan kas içine yapılır. Eğer hayvanda yapılan testlerle kuduz bulunmadığı ispat edilirse aşıya son verilir. Karşılaşma sonrası yapılan aşıya aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişebilir. Bu durum diğer alerjik reaksiyonlar gibi tedavi edilmeli ve aşılamaya aynı şema ve maymun diploid hücresinden elde edilen kuduz aşısı ile devam edilmelidir. Bazı riskli kişilerde kuduz virüsü ile karşılaşmadan önce aşılama yapılabilir. Karşılaşmadan önce aşılama yapılabilecek kişiler arsaında veteriner hayvan bakıcıları sayılabilir.
    Kişiler kuduz tehlikesine karşı özellikle vahşi hayvanlarda gereksiz temaslarda kaçınmalıdırlar. Evde hayvan besleyenlerin hayvanlarını kesinlikle aşılatmaları gerekir. Amerika’da oral yolla aşı içeren besinlerin yedirilmesi ile vahşi hayvanların aşılanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.



  2. #7

    Standart Kuduz bir hayvan tarafından ısırılınca ne yapmalıyız?Bütün canlılar kuduz taşırmı?

    Kuduz bir hayvan tarafından ısırılınca ne yapmalıyız?Bütün canlılar kuduz taşırmı?

    Kuduz nasıl bulaşır?

    Tüm hayvan sahiplerive hatta sokaktaki insanlar da kuduz hastalığından korkar. Yaygınlığı gün geçtikçe ilerlemektetir.
    Bir enfeksiyon hastalığı olan kuduzun etkeni spesifik bir kontagiyöz (bulaşıcı) virüs; “rabdoviridae” ailesinden zarflı bir RNA virüsüdür. Kuduz enfeksiyonu , virüsün bulunduğu salya ile temas sonrasında gerçekleşir. Bu temas ısırma, sağlam olmayan derinin yalanması, mukozaların yalanması şeklinde gerçekleşebilir. Kendi patisini yalayan kedinin tırmalaması sonucu da kuduz bulaşabilir. Mağara gezen kişilerin, yarasaların aerosol şeklinde havaya saçtığı damlacıkları soluduğu ve böylece virüs kaptığı söylense de bu bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Aynı şekilde kuduz olduğu bilinmeyen kadavradan alınan korneanın transplantasyonu sonucu kuduz bulaştığı da kanıtlanamamış bir iddeadır. Hele içme suyuyla, cinsel yolla, solunum yoluyla, barsak solucanlarıyla bulaştığına dair hikayeler ise sadece tarih sayfalarında kalan birer söylentidir. Kuduz bir hayvanın ısırdığı hamile kadının karnındaki çocuğuna kuduz bulaşması mümkün değildir. Kuduzun tek ve kesin bulaşma yolu kuduz bir hayvanın ısırdığı açık yaradır.

    Kuduzun Belirtileri

    Hastalıklı hayvan tarafından ısırıldıktan sonra kas dokusuna giren virüs, önce kas dokusu içinde çoğalır. Daha sonra periferik sinirler aracılığıyla merkezi sinir sistemine ve oradan hızal beyine ulaşır. Beyine yerleşip işgal eden virüsün artık yukarı hareketi tamamlanmış ve aşağı doğru hareketine başlar ve göz, tükürük bezleri, deri gibi organlara yerleşir. Burada önemli olan nokta, bu seyir esnasında çok az antijen salınması, antikor oluşmamamsı ve adeta virüsün kendisini saklamasıdır. Bu nedenle labaratuvar tanı yöntemleri klinik belirtiler tam ortaya çıkmadan (yani iş işten geçmeden) sonuç vermez.
    Kuduzda kuluçka süresi ortalama 10-60 gün arasında değişmekle birlikte, litaratürde bu sürenin 2 güne kadar indiği; bazen yıllara kadar uzadığı vakalar görülmüştür. Özellikle çocuklarda, baş, yüz gibi beyine yakın ya da sinir dokusunun yoğun olduğu bölgelerin ısırıldığı durumlarda ve mukozanın yalandığı hallerde kuluçka süresinin çok kısaldığı görülmüştür.
    Kuduz virüsü alan bir insanda ilk belirtiler, sanılanın aksine, genellikle kuduzu düşündürmeyen basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde görülür. Hastalık tablosu tamamen oluşmadan bir iki gün önce ise, iyileşmesine rağmen ısırık yerinde kaşıntı, iğne batması hissi, sinir trasesi boyunca yayılan bir ağrı gibi belirtiler oluşur. Ayrıca kişilik değişiklikleri görülür.
    Hastalık oluştuktan sonra 3 temel formda seyredebilir. “Spastik form”da hidrofobi (su korkusu) ve aerofobinin oluştuğu klasik, spazmlarla karakterize kuduz seyri izlenir. “Demans form”da uç noktada aşırı uyarılma veya adeta delirme hali görülür. “Paralitik form”da kısmi felçler izlenir. Diğerlerine oranla daha uzun süren bu durumda şüpheli bir tanı yoksa, genellikle kuduz tanısı konamadan, nörolojik problemlerle uğraşılırken hasta kaybedilir.
    Kuduz hasatalığı bir kez oluştuktan sonra ölüm kaçınılmazdır. Önemli olan hastalık oluşmadan vücutta koruyucu antikor düzeyini oluşturmaktır.
    Kuduz İnsan Vücudunu Nasıl Ele Geçiriyor ?

    Kuduz olmuş bir hayvan ya da insanda belirtileri birdenbire ortaya çıkıyor. Çünkü hastalığın kendisini göstermesi için virüsün öncelikle beynin cornu amanois bölgesi ile cerebellum bölgelerine ulaşması gerekiyor. Bunun süresi ise ısırığın bulunduğu yere bağlı. Eğer ısırık insanda boyun ve baş bölgesinde ise 3 hafta, belden aşağıdaysa 1,5 ay içinde ortaya çıkıyor. Bu süre kuduz hastalığından kurtulmak için tek ve son şans.
    Sinir sisteminde ilerleyerek beyne yerleşen virüs burada çoğalarak biraraya geliyor ve “Negri cisimciği”ni oluşturuyor. Buradan vücuda yayılan virüsler ilk olarak tükürük bezlerine iniyorlar. Arkasından yutak felci başlıyor. Aynı zamanda aşırı saldırganlık, ışığa ve sese aşırı duyarlılık başlıyor. Çene kaslarının felci sonucu alt çene düşüyor ve son aşamada felçler tüm organlara yayılıyor.
    Kuduz bir hayvan tarafından ısırılınca ne yapmalıyız ?

    Herhangi bir hayvan ısırdıktan sonra kuduz ihtimaline karşı ilk yapılacak şey hiç vakit kaybetmeden yarayı bol sabunlu veya deterjanlı suyla yıkamaktır. Bu işlem yaranın üzerindeki virüsleri öldürmüyor, ancak büyük bir kısmını yaradan uzaklaşmasını sağlıyor. Bunun ardından yara alkol veya tentürdiyot ile temizlenmeli. Bu işlem yara üzerinde kalan virüslerin bir kısmının ölmesini sağlıyor. Yara ne kadar büyük olursa olsun yaraya dikiş atılmamamsı gerekiyor. Çünkü bu işlem o bölgedeki sinir uçlarını uyararak sinir uçlarının çoğalmasını sağlıyor. Bunların dışında tetanoza ve diğer enfeksiyonlara karşı önlem alınması ve antibiyotik tedavisine başlanması gerekiyor.
    Yalancı Kuduz (Aujeszky)

    Bütün hayvan türlerinde görülen bu hastalık ultra virüsten ileri gelir. Hayvanlarda şiddetli kaşıntı, çırpınma ve felçler görülür. Hastalık çok hızlı seyreder ve domuz dışında bütün hayvanlarda ölümle sonuçlanır. Budapeşte Veteriner Yüksek Okulu Müdürü Prof. Aujeszky Aladar tarafından tanımlanan bu virüs, kesinlikle insanlara bulaşmıyor. Bu virüs Türkiye’de ilk defa 1932’de İstanbul Kuduz Müessesi Müdürlüğünde görevli Doktor Zekai Muammer Tunçman tarafından izole edildi.
    Bütün canlılar kuduz taşıyıcısı olabilir mi ?

    Bir tanesi hariç dünyadaki hiçbir hayvan kuduz virüsünü uzun süre taşıyamıyor. Bütün canlılar kuduz virüsünün vücutlarına girmesinden sonra en çok üç ay yaşayabiliyor. Çünkü virüs beyine yerleşiyor ve bütün faaliyetlerini durduruyor. Özellikle yutak felci, canlıların yeme içme fonksiyonunu durduruyor ki, bu da ölümün ilk adımını oluşturuyor.
    Amerika kıtasında yaşayan ve “vampir yarasa” olarak bilinen “Desmodus” türü yarasalar kuduz virüsünün doğal taşıyıcısıdırlar. Bu yarasa türünün virüsü iki yıl kadar taşıdıkları sanılıyor. Bunun yanısıra kuşlarda ve kümes hayvanlarında kuduz vakası hemen hemen hiç görülmüyor.

  3. #8

    Standart Kuduzun Olmaması İçin Önlemler? Kuduz Aşısı Hakkında...

    Kuduzun Olmaması İçin Önlemler? Kuduz Aşısı Hakkında...


    KUDUZ NEDİR?
    Avrupa'da evcil hayvan kuduzu görülen tek ülke olan Türkiye, bu hastalığın yok edilmesi için de Avrupa Birliği'nden (AB) destek alacak
    Türkiye'nin kuduz hastalığından arındırılması için, 2006 yılı başından itibaren, AB ile 3 yıllık ortak bir proje uygulanacak.
    AB'ye sunulan ve bugünlerde onay işlemlerinin tamamlanması beklenen 11 milyon 884.5 bin avroluk projenin 2 milyon 780.7 bin Avrosu Türkiye tarafından, 9 milyon 103 bin 750 Avrosu ise AB tarafından karşılanacak.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinden verilen bilgiye göre, Türkiye'de kuduz, genellikle sokak köpeklerinden kaynaklanıyor. Tarama çalışmalarında, kuduzun genetik kökenin sokak köpeklerinden kaynaklandığı, sokak köpeklerinden yabani hayvanlara, yabani hayvanlardan da orman kenarlarında kurulan çiftliklerdeki hayvanlara bulaştığı belirlendi. Bu döngüden yola çıkılarak, sokak köpeklerinden başlamak üzere kuduz hastalığının önlenmesi konusunda bir proje hazırlandı.

    Proje kapsamında, öncelikle, sivil toplum örgütleri (STÖ) ile işbirliği yapılarak, Ankara, İstanbul ve İzmir'de kedi-köpek barınakları kurulacak. Kurulacak bu barınaklar STÖ'lere devredilecek.

    Gelecek yıldan başlamak üzere, her yıl 500 bin kedi-köpek, 500 bin çiftlik hayvanı 3 yıl süreyle aşılanacak. Ayrıca, ormanlık alanlara 650 bin doz aşılı yiyecek bırakılarak yabani hayvanların da ağız yoluyla aşılanması sağlanacak. Çiftlik hayvanlarının ve yabani hayvanların aşılanmasında Ege Bölgesi'ne öncelik verilecek. Yetkililer, sokak köpeği kaynaklı kuduzun büyük şehirlerde yaygın olarak görülmekle birlikte, Ege Bölgesi'nde, çiftliklerin ormana yakın olması nedeniyle, İzmir, Foça, Manisa ve Muğla'ya kadar olan alanda vahşi yaşam kaynaklı kuduz sayısında önemli artış kaydedildiğini belirttiler. Turizmi de olumsuz etkilemesi nedeniyle, vahşi yaşam kuduzunu önlemekte Ege Bölgesi'ne öncelik verilecek. Hazırlanan aşılı yiyecekler, belirli aralıklarla, yerleşim yerleri ile ormanlar arasındaki 20 kilometrelik (km) bantlar içine bırakılacak.

    Proje kapsamında ayrıca, teşhis ve analiz olanakları geliştirilecek. Bakanlığa bağlı Ankara Etlik ve Bornova laboratuvarları ekipman yönünden güçlendirilecek.

    AŞILANAN KEDİ VE KÖPEKLERE RENKLİ BOYUNLUK TAKILACAK
    Sokak kedi ve köpekleri dahil tüm kedi ve köpeklerin 3 yıl üst üste aşılanmasını öngören proje uyarınca, aşılanan bu hayvanlara her yıl farklı bir bant (tasma-boyunluk) takılacak. Böylece, hayvanların boyunlarındaki tasmanın rengine bakılarak o yılki aşının uygulanıp uygulanmadığı anlaşılacak.

    Kurulacak hayvan barınakları ile de sokak kedi-köpeği sorunun çözümü öngörülüyor.

    AB'de sokak kedi-köpeği olmadığı, butür hayvanların tümünün kayıtlı olduğu belirtiliyor.

    Aşıların ve aşılı yiyeceklerin alınması için uluslararası ihaleye çıkılacak.

    Hayvan hastalıkları açısından vahim bir durum sergileyen Türkiye'de, bu yılın ilk yarısında, 116 kuduz, 51 şarbon, 300'e yakın şap, 74 sığır tüberkülozu 84 koyun vebası, 84 sığır brusellozu mihrakı belirlendi.

    Türkiye'nin AB'ye entegre olabilmesi, malların serbest dolaşımı için, başta şap ve kuduz olmak üzere hayvan hastalıklarının bitirilmesi gerekiyor.

    Bakanlık kayıtlarına göre, son 5 yılda, sığır brüsellozu tespit edilen mihrak sayısı 472'den 202'ye, koyun-keçi vebası (PPR) tespit edilen mihrak sayısı 529'dan 173'e, şap tespit edilen mihrak sayısı 3 binlerden 500'lere, kuduz görülen mihrak sayısı 1400'lerden 300'ün altına, şarbon görülen mihrak sayısı da 722'den 187'ye indi.

    Hayvan hastalıkları ile ilgili tespitlerde geçmiş yıllara göre önemli azalma olmasına karşın, Türkiye'de hayvan sayıları ve kayıtları kesin olmaması, ayrıca hayvan kesimlerinin ortalama yüzde 50'sinin kayıtdışı veya kaçak olması nedeniyle, hayvan hastalıkları hakkındaki tespitlerin de çok gerçekçi olmadığı belirtiliyor.

  4. #9

    Standart hastalık belirtileri başladıktan sonra tedavi olanağı yoktur.ölüm kaçınılmaz sondur..

    hastalık belirtileri başladıktan sonra tedavi olanağı yoktur.ölüm kaçınılmaz sondur..


    Kuduz
    Genellikle hayvanlardan insana bu*laşan ve merkez sinir sistemini (beyin ile omuriliği) tuttuğu için hemen her zaman ölümle sonuçlanan bir virüs hastalığıdır. Bü*tün sıcakkanlı hayvanların (memelilerin ve kuşların) hücrelerinde yaşayabilen bu virüs, kuduz bir hayvanın ısırığıyla insana bulaşır. Tilki, kurt, tavşan ve yarasa gibi yabanıl hayvanlar arasında kuduz virüsü çok yaygın olmakla birlikte, hastalığın insanlarda da gö*rülmesinin baş sorumlusu köpek ve kedi gibi evcil hayvanlardır. Bu hayvanların salyasına karışmış olan kuduz virüsü, hayvanın ısırdığı yerdeki açık yaradan içeri girer ve sinirler boyunca yavaş yavaş ilerleyerek beyne ulaşır. Bu nedenle hastalığın kuluçka dönemi, yani virüsün vücuda girmesinden hastalık belirtile*rinin başlamasına kadar olan süre 10 gün ile altı, hatta sekiz ay arasında değişir. Işınlan yer başa ne kadar yakınsa kuluçka dönemi de o kadar kısa olacaktır.

    Kuduz virüsü hayvanın yada insanın mer*kez sinir sistemine yerleştikten sonra hastalı*ğın ilk belirtileri başlar. Bu evreden sonra bir hayvanın, örneğin bir köpeğin kuduz olup olmadığını anlamak oldukça kolaydır. Mer*kez sinir sistemi uyarıldığı için hayvan huzur*suz, hırçın ve tedirgindir. Daha sonra saldırganlaşarak çevresindeki öbür hayvanları ve insanları ısırmaya çalışır ("kudurma" evresi). Bu arada felç belirtileri başladığı için yutkun*ma güçlüğü çeken hayvan su içmekten kaçı*nır; tükürüğünü yutamadığı için ağzından salyalar akar; boğazında yabancı bir cisim varmış gibi boğuk bir sesle havlar ve ışıktan rahatsız olur. Bu belirtilerin başlamasından sonraki üç beş gün içinde de ölür. Bazen de bu saldırganlık ve kudurma belirtilerini hiç göstermeden doğrudan ağır bir felç evresine girerek sessizce ölebilir.

    İnsandaki hastalık belirtileri de hemen he*men aynıdır. Huzursuzluk ve çırpınma nöbetleriyle tanımlanan ilk evreyi ağrılı kas kasıl*maları ve felç izler. Boğaz kaslarının şiddetle kasılması yutkunma sırasında çok ağrı verdiği için hasta yalnızca su içmekten değil, suyu görmekten bile korkar; bu yüzden bazı diller*de "hidrofobi" (su korkusu) terimi kuduzla eşanlamlı olarak kullanılır. Merkez sinir siste*minin denetimindeki solunum ve yutkunma refleksleri durduğu için, hastalık belirtileri başladıktan sonra tedavi olanağı yoktur ve ölüm kaçınılmaz sondur. Buna karşılık, hasta*lığın kuluçka döneminde uygulanan koruyucu tedavi çok başarılı sonuçlar vererek kuduzu eskisi gibi ürkütücü bir hastalık olmaktan çıkarmıştır.

    Koruyucu tedavinin temeli, hastalığın bu*laşmış olabileceğinden kuşkulanılan kişilere hiç zaman yitirmeden bağışık bir serumun yada aşının uygulanmasına dayanır. Etkisi hafif*letilmiş kuduz virüsü aşılanan hayvanların kan serumu insanlara şırınga edildiğinde, hayvanın kanındaki antikorlar henüz kuluçka devresindeyken virüsleri yok ederek insanı mutlak bir ölümden kurtarır. Ama, ilk kez 1885'te Fransız bilim adamı Louis Pasteur'ün (bak.pasteur, louis) uyguladığı bu serum, ancak virüsün vücuda girmesinden sonraki 24 saat içinde etkilidir ve yalnızca geçici bir bağışıklık kazandırır. Bu yüzden, kuduzu bulaştırabilecek bir hayvan ısırdığında 24 saati geçirmeden koruyucu tedaviye başlamak ve her kuşkulu olayda yeniden serum ya da aşı uygulamak gerekir. Çünkü, son yıllarda giderek serum tedavisinin yerini alan kuduz aşısı da etkisini ilk 24 saat içinde gösterir ve sağladığı bağışıklık geçicidir.

    Doğrudan doğruya etkisiz duruma getiril*miş virüslerden hazırlanan kuduz aşısı eski*den hasta hayvanların beyninden elde edili*yordu ve yaranın ağırlığına yada başa yakınlı*ğına göre 14-21 gün süreyle her gün yapılması gerekiyordu. Günümüzde, kuduz virüsünün laboratuarlardaki özel besi yerlerinde insan*dan alınmış hücrelere ekilmesiyle hazırlanan yeni aşı (HDCV), koruyucu kuduz tedavisini çok daha kolay ve güvenli kılmıştır. Koldan kas içine uygulanan bu aşı, eskisi gibi ağır yan etkilere yol açmaz ve en ciddi yaralarda bile birkaç gün arayla en çok dört kez yapılması yeterlidir.

    Kuduzu önlemenin en etkili yöntemi ise, evcil hayvanlara düzenli olarak kuduz aşısı yapmak ve kuşkulu hayvanları gözetim altına alarak hastalığın yayılmasını engellemektir. Örneğin İngiltere'de, başka ülkelerden gelen köpek ve kedilere çok sıkı karantina önlemle*ri uygulanarak kuduzun hemen hemen tü*müyle önü alınabilmiştir (bak.Karantina). Ama bu yöntem, ancak bütün giriş kapıları*nın denetlenebildiği ada devletlerinde böyle*sine etkili olabilir. Gene de, hayvan dokula*rından hazırlanan ve başta köpek, kedi olmak üzere evcil hayvanlara uygulanan kuduz aşısıy*la birçok ülkede kuduz olayları büyük ölçü*de denetim altına alınmıştır. Ayrıca, meslek*leri nedeniyle kuduza yakalanma riski olan kişilerin düzenli olarak aşılanmasında da ya*rar vardır.

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Kuduz Nedir? Kuduz Hakkında-Kuduz Nasıl Bulaşır?Kuduz Bulaşıcımıdır?Kuduz Nasıl Geçer


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Grip Nasıl Bulaşır? - Grip Nasıl Bulaşır, Geçer
    By RedBuLL in forum Solunum Yolu Hastalıkları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.03.12, 22:18
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.02.12, 14:50
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.02.11, 22:14
  4. Kuduz Rüya Tabiri (Rüyada Kuduz Görmek)
    By ßυяçìη ` in forum Rüya Tabirleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.06.09, 16:26
  5. Tetanos - Tetanos Nedir? Tetanos Nasıl Bulaşır Geçer? Tetanos Hakkında Aşısı
    By angelsss_aylisss in forum Bulaşıcı Hastalıklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.05.08, 01:33

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.