Sponsorlu Bağlantı

+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Hacivat ile Karagöz Oyunu Konuşmaları

  1. #1
    Moderator
    Sponsorlu Bağlantı

    Yeni Hacivat ile Karagöz Oyunu Konuşmaları

    Sponsorlu Bağlantı

    Hacivat ile Karagöz Oyunu Konuşmaları


    Hacivat ile Karagöz Oyunu Konuşmaları


    APTAL BEKÇİ


    Tipler:


    Karagöz

    Hacıvat
    1.Zenne
    2.Zenne
    Çelebi
    Tuzsuz Deli Bekir
    Beberuhiler
    Eşek









    Nâreke zırıltısı ve tef velvelesi ile göstermelik kalkar
    , Hacıvat Şarkı eşliğinde gelir.
    (Şarkı, Şehnaz Sengin Semai)

    (Şarkı bittikten sonra Hacıvat perde gazelini okur)

    Off hay hak
    Gönül verdik perdeye dost, başlayan bir gazeldir
    Hüner değilse de dünyaya gelmek ne güzeldir

    Ölümlüymüş dünya
    , neler gelmiş neler geçmiş
    Hüner, geçmişi gününde görüp güldürmededir

    Gülen pek az
    , ağlayan ne çok, Tanrıyı saymazsak
    Hüner, oynayan kim, oynatan kim, bilmededir

    Tanrı gölgesini eksik eylemesin duamız

    Hüner, gölgede solmadan açmayı bilmededir.


    Hacıvat: Ah efendim ne olurdu şu dört köşe perdede bana da bir arkadaş olsa
    , eli temiz, yüzü temiz, sözleri tatlıııı
    Karagöz: (Evin penceresinden bakarak): Hoş geldin keçi suratlı
    Hacıvat: Geliverse şu meydana, o söylese ben dinlesem, efendim haddim olmayarak bendeniz söylesem, bizi seyreden dostlar gülseler eğlenseler, iş ne imiş diyelim işimizi mevlam rast getiree (Hacıvat musiki gazeli okur)
    Gelse o çeşm-i siyahım
    Handeler peyda olur
    Karagöz: (Pencereden bakarak) Hacıvat hayırdır yahu ezan mı okuyorsun
    Hacıvat: Ah bana bir eğlence medetttttttttttttttt
    Karagöz: Allah versin allah versin hadi başka kapıya
    Hacıvat: Yar bana bir eğlenceeeeee
    Karagöz: Hacıvat aşağıya gelirsem gösteririm sana eğlenceyi
    Hacıvat: Yar bana bir eğlenceeeee
    (Karagöz evden atlar, Hacıvat ile kavga ederler, Hacıvat kaçar Karagöz yerde yatar: Ahhhh amannnn, Hacıvatı kaçırdım ama galiba ben de altıma kaçırdım, sen bir daha gel bak ben sana neler yapıcam Hacıvat (Hacıvat gelir)
    Hacıvat: Aman Karagözüm akşamı şeriflerin hayır olsun
    Karagöz: Senin de sülaleni sansarlar boğsun (vurur)
    Hacıvat: Aman Karagözüm ben sana iltifat ediyorum sen ise bana vuruyorsun yazıklar olsun sana yazık
    Karagöz: Hoş geldin kazık olğlu kazık (vurur)
    Hacıvat: Aman karagözüm ağzından çıkanı hiç kulağın duymuyor
    Karagöz: A musibet adam, her akşam gelirsin kapımın önünde hay bana pancar hay bana pancar diyerek bağırırsın, hiç halimi sormazsın, başımdan geçenleri bilmezsin
    Hacıvat: Hayrola Karagözüm ne oldu
    Karagöz: Sorma Hacıvat sorma, bizim karıyla kavga ettik
    Hacıvat: Yaa, sebep ne peki
    Karagöz:İşte efendim komşu karının kocası ona elbiseler alırmış da çiçekler gibi gezdirirmiş de ben ona senede bir kat elbiseyi bile çok görürmüşüm de, derken iş büyüdü karı beni kapı dışarı attı
    Hacıvat: Aman Karagözüm hemen kaç
    Karagöz: Ben de öyle yaptım zaten Hacı cav cav
    Hacıvat: Eee, sonra
    Karagöz: Evden çıkınca kahveye uğradım, bir kahve içtim, birden üzerime bir ağırlık çöktü, hamama gideyim de bir yıkanayım dedim
    Hacıvat: Evet karagözüm güzel düşünmüşsün, insan hamama gidince rahatlar
    Karagöz: Hamama gittim, soyunup içeri girdim bir kurnanın başına oturdum, bir de baktım iki tellağın kolları arasında ipekli peştemallara sarılı birini getirdiler, göbek taşının üstüne bir havlu serdiler, o getirdikleri adamı yatırıp gittiler
    Hacıvat: Evet Karagözüm her halde terlesin diye yatırmışlardır
    Karagöz: Öyleymiş, adam biraz yattı, sonra ne oldu bilmem adam göbek taşından yuvarlanıp yere düştü
    Hacıvat: Her halde adamcağız sıcaktan fenalık geçirmiştir
    Karagöz: Hemen yanına gidip adama baktım, bir de ne göreyim Hacıvat adam tıpkı bana benzemiyor mu
    Hacıvat: Olabilir Karagözüm insanlar çift yaratılmıştır derler
    Karagöz: Birden aklıma bir şeytanlık geldi, usulca adamın belinden ipekli peştemalları çıkartıp kendi belime bağladım, benim peştemalları da onun beline bağladım, adamı ayağından çekip bir kurnanın başına bıraktım, geldim göbek taşının üstündeki havluya yattım
    Hacıvat: Aman Karagöz hamamcılar seni tanırlar
    Karagöz: Yahu tıpkı o adama benziyorum dedim ya
    Hacıvat: Sonra?
    Karagöz: Derken tellağın biri geldi, kese istemisiniz efendim dedi, ben de hiç istifimi bozmadım başımı salladım, tellak aldı beni bir kurnanın başına götürdü, beni bir yıkadı bir yıkadı ki Hacıvat, ben ben olalı böyle temizlenmemiştim hiç, sonra beni tertemiz ipekli havlulara sarıp o adamın soyunduğu odaya götürdü, bir güzel de kuruladı, efendim sıhhatler olsun çay kahve nargile ister misiniz diye sordu, bir nargile bir de kahve söyleyip afiyetle içtim
    Hacıvat: Peki Karagözüm seni hiç kimse tanımadı mı
    Karagöz: Tanımadılar, getirin benim çamaşırlarımı dedim, bir bohça getirdiler bohçayı açtım, içinden ipekli çamaşırlar çıktı güzelce giyindim, ceplerini karıştırdım bir de ne göreyim Hacıvat
    Hacıvat: Aman Karagöz çabuk söyle ne gördün
    Karagöz:Cepler para dolu Hacıvat, paraaaaa, beni keseleyene, kurulayana, bohçayı getirene, ayakkabıları getirene, hepsine bol bol bahşiş bıraktım, hepsi yerden temennalar eşliğinde “efendim Allah ömürler versin” diyerek beni uğurladılar, bir de baktım ki hamamın kapısının önünde son model bir fayton bekliyor, arabacı kapıyı açıp buyrun efendim dedi beni arabaya bindirdi. Kaynak
    Hacıvat: Aman Karagöz o araba da nerden çıktı
    Karagöz: O beyin arabasıymış
    Hacıvat: Arabacı da seni tanımadı mı
    Karagöz: Dedim ya tıpkı o adama benziyorum diye
    Hacıvat: Eee sonra
    Karagoz: Derken Hacıvat araba güzelll bir konağın önünde durdu
    Hacıvat: Kimin konağıymış Karagöz
    Karagöz: O beyin konağıymış, kapılar açıldı iki uşak geldi kollarıma girdi “efendim sıhhat afiyet olsun” diyerekten bei içeri aldılar
    Hacıvat: Uşaklar da seni tanımadı mı
    Karagöz: Tanımadılar Hacıvat, neyse merdiven başında iki güzel kız beni uşakların elinden aldılar yukarı çıkardılar “efendim sıhhat ve afiyetler olsun inşallah” diyerek beni yukarı çıkardılar. Merdivenin başında ipekten gecelikler giymiş dünyalar güzeli bir hanım “kızlar efendimi incitmeyin yavaş çıkarın” diye kızlara çıkıştı beni kızların kolundan alarak bir odaya soktu, oda yatak odasıymış
    Hacıvat: Hanım da seni tanımadı öyle mi
    Karagöz: Yahu Hacıvat dedim ya sana tıpkı o adama benziyorum diye
    Hacıvat: Sesinden de tanımadılar mı
    Karagöz: Ben hamam yorgunuyum diye hiç sesimi çıkarmıyorum
    Hacıvat: Yaaa! Sonra?
    Karagöz: Hanım bana gecelikler giydirdi, “istirahat ediniz, çok yorulmuşsunuzdur” diyerek kuştüyünden yapılmış yatağa yatırdı, bir yelpaze aldı geldi başucuma oturdu yavaş yavaş yellemeye başladı, ben gözüm yarı açık yarı kapalı uyur gibi yapıyorum
    Hacıvat: (ağzını şapırdatarak) Aman Karagözüm sonra?
    Karagöz: Sulanma, ağzını sil tepelerim haaa
    Hacıvat: Anlat Karagözüm anlat sonra ne oldu?
    Karagöz: Anlatmayacağım işte
    Hacıvat: (yalvarırcasına) Kuzum Karagözüm ne olur anlat sonra ne oldu?
    Karagöz: Bey hamamdan geldikten sonra biraz istirahat edip kahvaltı edermiş, sofrayı hazırlamışlar hanım gelmiş beni uyandırıyor “efendim kalkar mısınız sofra hazırlandı “ diyor, ben yine gözlerim yarı açık yarı kapalı uyuyorum, hanım baktı ki ben uyanmıyorum, herhalde efendinin içine baygınlık gelmiştir diyerek bir şişe lavanta getirdi yavaş yavaş yüzüme serpmeye başladı, ben yine uyanmayınca bolca dökmeye başladı, lavanta ılık ılık yüzümden aşağı doğru akmaya başladı
    Hacıvat: Aman pek de kibar bir hanımmış, sen hamamdan çıktın ya soğuk lavanta seni hasta eder diye ısıtmıştır besbelli
    Karagöz: Yok yahu Hacı cav cav, meğerse bir köpek gelmiş suratıma işemiyor mu
    Hacıvat: Aman Karagöz köpek de nerden çıktı şimdi
    Karagöz: Ben kahveye gidip kahve içince uyuyup kalmışım, rüya görmüşüm, o sıra da kahvecinin köpeği gelmiş suratıma işiyor ben de rüyamda gördüğüm hanım bana lavanta döküyor sanmışım
    Hacıvat: Aman Karagöz deminden beri anlattığın rüya mıydı?
    Karagöz: Seni gidi muşmula suratlı adam seni, böyle şeyler gerçek olur mu hiç (vurur, Hacıvat gider) sen gidersin beni buraya mıhlamazlar pamuk ipliğiyle hiç bağlamazlar ben de çeker giderim, tavan arasında farelerle tavla atarım (gider)

    (Muhavere burada biter
    , fasıl başlar)

    Şarkı eşliğinde Zenneler gelir

    (Şarkı Hicaz Curcuna)

    (Zenneleri Hacıvat karşılar)

    Hacıvat: Vay efendim hoş geldiniz safalar getirdiniz, böyle şarkılar söyleyerek ne tarafa gidiyorsunuz
    1.Zenne: Allah ömürler versin Hacıvat Çelebi, şöyle biraz gezmeye çıktık
    Hacıvat: Anladım hanım kızım, evde otura otura canınız sıkıldı herhalde
    1.Zenne: Ahh evimizi hiç sormayın Hacıvat çelebi, evin damı akıyor ama ev sahibi hiç aldırmıyor, bir dolaşalım bakalım bir ev bulabilirsek hemen taşınacağız
    Hacıvat: Aman hanım kızım iyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş, benim elimin altında güzel bir ev var eğer beğenirseniz hemen size vereyim o evi, yeter ki evi beğenin sizden iyi kiracı mı bulacağım
    1.Zenne: Evi görebilir miyiz Hacıvat çelebi
    Hacıvat: Hay hay evladım, buyurun (eve girerler içerde konuşurlar) işte hanım kızım burası mutfak, burası yatak odası
    1.Zenne: Çok güzel Hacıvat Çelebi
    Hacıvat: Yukarıda da iki oda var, çok kullanışlıdır, bakınız arkada bahçesi de var
    2.Zenne: Tavuk kümesi de var mı efendim
    Hacıvat: Elbette var hanım kızım
    1.Zenne: Pek güzelmiş efendim (perdeye gelirler) Kirası ne kadar Hacıvat Çelebi
    Hacıvat: Evladım siz yabancı değilsiniz sizin için elli milyon olur
    2.Zenne: Peki efendim biz bu evi tuttuk, buyurun bir aylık da peşin veriyoruz
    Hacıvat: Sağolunuz evladım güle güle oturunuz (gider)
    2.Zenne: Biz de gidip evi temizleyelim bari (giderler)
    Şarkı eşliğinde Tuzsuz Deli Bekir gelir.

    (Şarkı Hicaz Düyek)

    Tuzsuz: (Nâra atar) Eyy gidii felekkkk, eyyy gidii felekkk beeeeeeee
    Karagöz: (pencereden bakarak) Hey gidi dümbelekk bee, bu da kim yahuu
    Tuzsuz: Bana bak öyle tepeden konuşma erkeksen aşağı gel de boyunu görelimmm
    Karagöz: (gelir) Ne var be ne bağırırsın ayağına basılmış ayılar gibi?
    Tuzsuz: Eyytt beeee, bana bak breee sen beni tanır mısın, bana adıyla sanıyla Tuzsuz Deli Bekir derler
    Karagöz: Senin tatsız tuzsuz olduğun belli zaten
    Tuzsuz: Bana bak var mısın benimle bir güreşe bakalım haaa
    Karagöz: Seninle değil, senden daha kabadayı pehlivan varsa o gelsin onunla güreşirim ben
    Tuzsuz: Bana bak yere bir mendil ser bakalım
    Karagöz: Ne olacak mendil
    Tuzsuz: ben şimdi bir vuruşta senin kelleni kesicem, kellen yere düşüp toz olmasın diye, eğğ bakalım başınıııııı yere
    Karagöz: Sen beni biraz bekle bakalım burda(Karagöz eve gidip bir sopa alır, sopayı arkasına saklayıp perdeye gelir) Bana bak Tuzsuz, başımı nasıl eğecektim bennn?
    Tuzsuz: (Başını aşağı eğerek) İşte böyle
    Karagöz: (sopayı Tuzsuz’un kafasına indirir) Al sanaaa
    Tuzsuz: Aman bree kelleyi kırdınn
    Karagöz: Kırarım ben, sana Tuzsuz Deli Bekir derlerse bana da Karagöz pehlivan derler
    Tuzsuz: helel sana bee, ben kendimi kabadayı sanırdım meğer sen benden daha kabadayı imişsin
    Karagöz: Elbetteee öyleyim
    Tuzsuz: Sen hakikaten kabadayı bir adama benziyorsun, bana bak ben seni bu mahalleye bekçi yapıyorum tamam mı,
    Karagöz: Olur Tuzsuz efendi olurr,
    Tuzsuz: Yalnız şu karşıdaki eve yeni taşınan zennelere dikkat et, yabancılar girmesin haydi eyvallah (gider)
    Karagöz: (eve gider başına bir külah takıp perdeye gelir) haydi bekçi vereliimmmm, peynirli, kıymalı, sade bekçiiiiiiii
    Zenne: (içerden) Aaa gündüz vakti de bekçi dolaştığını bu mahallede gördüm ayoll
    Şarkı söyleyerek Çelebi gelir.

    (Şarkı Nihavend İstanbul Türküsü)

    Üsküdara gider iken aldı da bir yağmur

    Zenne: (perdeye gelerek) Vay beyim böyle şarkılar söyleyerek nereden gelirsiniz
    , nerelere gidersiniz
    Çelebi: Nereye olacak, sizi aramaktan ayaklarıma kara sular indi, evden ayrılmışsınız
    Zenne: Evet efendim çıktım, buraya taşındım, yeni evimiz çok güzel
    Çelebi: Müsaade ederseniz görmek isterim efendim
    Karagöz: (pencereden) Ooo burada pazarlık başlamış
    Zenne: Tabii efendim ama buralarda bir bekçi dolaşıyor siz yarım saat sonra gelin olmaz mı bekçi anlamasın, hem aramızda bir parola belirleyelim, siz parolayı söyleyince ben kapıyı açarım içeri girersiniz
    Çelebi: Çok iyi olur
    Karagöz: Hem de parolalı haa
    Zenne: Siz kapıyı çalınca ben size parola derim siz de lofça çivisi dersiniz, kapıyı açarım
    Karagöz: Parola çiviymiş anladım
    Çelebi: Allahaısmarladık efendim (gider)
    Zenne: Güle güle efendim uğurlar olsun
    Karagöz: (gelip zennelerin kapısını çalarak) Açın ben geldim
    Zenne: (içerden) Parola?
    Karagöz: Çivi
    Zenne: Ne çivisi
    Karagöz: (Kendi kendine) Çivinin adını anlamadım ki yahu.. Şeyyyy hanım çivi işte yahuu
    Zenne: Çivi anladık ama ne çivisi
    Karagöz: Temel çivisi
    Zenne: Değil
    Karagöz: Döşeme çivisi
    Zenne: Değil
    Karagöz: Nal çivisi
    Zenne: Değil
    Karagöz: Ayakkabı çivisi
    Zenne: O da değil
    Karagöz: Canım işte çivilerin birisi
    Zenne: Tamam ama adı ne
    Karagöz: Ölünün körü çivisi (gider, yavaşça çelebi gelir)
    Çelebi: (kendi kendine) Buralarda kimseler yok galiba (kapıyı çalar)
    Zenne: (içerden) Kim o
    Çelebi: Çivi
    Karagöz: (pencereden bakarak) Oo çivici başı gelmişş
    Zenne: (içerden) Ne çivisi
    Çelebi: Lofça çivisi
    Zenne: Buyrun efendim buyrunnn (kapıyı açar)
    Karagöz: (pencereden) Tühh lofça çivisi imişş (perdeye iner, zennelerin kapısını vurur)
    Zenne: (içerden) Kim oo
    Karagöz: Çivi
    Zenne: Ne çivisi
    Karagöz: Lofça çivisi
    Zenne: Buyrun içeri
    Karagöz: (içeri girer) Ooo maşallhh sofra da kurulmuş
    Çelebi: (içerden)Hoş geldin bekçi baba
    Karagöz: (içerden)Hoş bulduk çivicibaşı
    Zenne: (içerden)Ne içersiniz bekçi baba rakı şarap likör vermut?
    Karagöz: (içerden)Rakı var mı rakı
    Zenne: (içerden)Var efendim buyrun
    Karagöz: (içerden)Ohhh yarasınnn
    Zenne: (içerden) Mezelerden de buyrun efendim
    Çelebi: (içerden)Yavaş iç bekçi baba sarhoş olursun
    Karagöz: (içerden)Sen karışma, ohh yarasınn (içer sarhoş olur, bu sırada Tuzsuz Deli Bekir perdeye gelir)
    Tuzsuz: (Nâra atarak) Eyy gidi felekk beee, nerde o bekçi olacak adam beeee
    Zenne: (içerden) Aman kaçın Tuzsuz geldi
    Çelebi: (içerden)Nereye kaçalım
    Zenne: (içerden) Arka kapıdan kaçın
    Karagöz: (içerden) Ya ben nereye kaçayım
    Zenne: (içerden)Sen de bahçeye saklan
    Karagöz: (içerden) Olur ben de bahçedeki kümese gireyim (kümese girer içerden tavuk horoz sesleri gelir) ötme kerata keser dolmanı yaparım haa
    Tuzsuz: (içerden) Ooo rakı sofrası da hazırmış
    Zenne: (içerden)Sizin için hazırladım efendim
    Tuzsuz: Mezeler fiyakalı ama piliç kızartması yok
    Zenne: (içerden) Şimdi kümesten bir tane alıp keserim efendim
    Tuzsuz: (içerden) Olmaz ben gider keser getiririm bir tane
    Karagöz: (içerden) Eyvah Tuzsuz kümese geliyor galiba (Tuzsuz kümese girer karagözü görür)
    Tuzsuz: (içerden)Vay bekçi baba senin burda işin ne
    Karagöz: (içerden)Tavuklara hırsız dadanmış da onu bekliyordum
    Tuzsuz: (içerden) Aferin bekçi baba sen git artık ben hakkından gelirim o hırsızın
    Karagöz: (perdeye gelir) Ohh yarabbi şükür kurtuldum Tuzsuzun elinden
    Zenne: (içerden)Tuzsuz gel efendim ben şimdi pilici kızartır getiririm
    Tuzsuz: (içerden) Hele bir tane daha doldur bakayım şu rakıdan
    Zenne: (içerden) Buyrun efendim
    Karagöz: Bu iş böyle olmaz bu Tuzsuzu kapı dışarı etmeli (gider beberuhileri toplar kendi de bir eşeğin üzerine biner gelir) bana bakın beberuhiler bu eve tatsız tuzsuz bir adam girdi bunu yakalayıp kapı dışarı atıcaz tamam mı
    Beberuhiler: (hep bir ağızdan) Sen merak etme Karagöz biz arkandayız
    Karagöz: Ama bana bakın adam hem sarhoş hem de bıçaklı
    Beberuhiler: Sen merak etme Karagöz biz sarhoştan da bıçaktan da korkmayız
    Karagöz: Hadi bakalım göreyim sizi, ben şimdi Tuzsuzu dışarı çağıracağım
    Beberuhiler: Çağır gelsin biz ona yapacağımızı biliriz
    Karagöz: (eve doğru bağırarak) Hey bana bak Tatsız tuzsuz herif senin bu evde işin ne çık bakayım dışarı (beberuhilere dönerek) bana bakın hazır mısınız herif geliyor
    Beberuhiler: Hazırız gelsin
    Karagöz: Bana bak Tuzsuz erkeksen dışarı çık
    Tuzsuz: (dışarı çıkar) Eyyytt bee kim o eşeğin üstünde bağıran
    Karagöz: Mahalle bekçisi (bu sırada beberuhiler kaçar)
    Tuzsuz: Ne istiyorsun bee
    Karagöz: Biz mahalleliler seni bu evden çıkarmaya geldik (arkasına bakar ki beberuhiler gitmiştir) Ee şey yani Tuzsuz sana bir eşek getirdim belki binersin diye
    Tuzsuz: Hani beni evden atacaktınız bee
    Karagöz: Yok yahu şaka yaptım ben sana
    Tuzsuz: Ben eşek meşek istemem defol
    Karagöz: Gel bakalım eşek efendi biz gidelim
    Tuzsuz: (evdeki zenneler hitaben) Bana bak güzelim ben şimdi meyhaneye gidiyorum yarın akşam yine gelirim hadi eyvallah (gider , hacıvat ve karagöz perdeye gelirler)
    Hacıvat: Aman karagözüm nedir bu işler
    Karagöz: kafanı kırsın geyiklerle keşişler
    Hacıvat: Yıktın perdeyi eyledin viran varayım sahibine haber veryim hemann
    Karagöz: Burada oyunumuz erdi sona her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola kalın sağlıcakla.

    (Işık söner oyun biter)






  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Hacivat ile Karagöz Oyunu Konuşmaları


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15.08.12, 01:13
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.01.11, 11:08
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.01.11, 11:02
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.12.10, 03:23
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.11.10, 21:04

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.